
Gültekin AVCI ga...@bugun.com.tr
Şeytanın bir yüzü İsrail'se diğer yüzü İran'dır.
Ne ilginç bir menfaat kesişmesidir ki, Ortadoğu'da Şii-Sünni polarizasyonunun yükselmesi en çok ikisinin işine yarıyor.
İran, mezhepsel gerilimin tırmanmasıyla Şii jeopolitiğinde aktif taşların ve dekorların kımıldatılamayacak şekilde yerine oturmasını sağlıyor.
İsrail ise, etrafındaki İslam ülkelerinin Şii-Sünni gerginliğiyle birbirini operasyon hedefi haline getirdiğini görerek huzur duyuyor.
Şii-Sünni gerilimi, İsrail ve İran'a kazandırırken, Türkiye'ye kaybettiriyor.
Bu kaygan zeminde operasyonel istihbarat, Türkiye'nin ve bölgenin kaderinde belirleyici parametrelerin başında geliyor.
Kadın cazibesine dayalı istihbari operasyonların şövalyesi MOSSAD iken, bugünün VEVAK'ı bal tuzakları konusunda MOSSAD'ı büyük ölçüde geride bıraktı.
MOSSAD'ı bile rahatsız edecek ölçüde...
Pasdaran ve Savama tarafından sevk ve idare edilen, özellikle Türkiye'de yoğun faaliyet gösteren Basij kadınları, bal tuzağında MOSSAD kadınlarını unutturdu.
Şahide bile gerek yok
Bir "İslam ülkesi" olan İran, istihbarat namına İslam hukukunca zina kabul edilen bir eyleme nasıl göz yumabiliyor?
mut'a nikâhıyla.
Bilineceği üzere mut'a nikâhı, bir erkeğin, rızası olan bir kadınla, bir ücret karşılığında, belirli bir süreliğine evlenmesidir.
İran'da egemen Şia itikadında mut'a nikâhının gerçekleşmesi için her iki tarafın rızası, ücret ve sürenin belirlenmiş olması gerekli ve yeterlidir.
Şahide bile gerek yoktur.
Şii jeopolitiğinin etkili kılınmasında en önemli enstrümanlardan biri olan mut'a nikâhı, Wikileaks'e de konu oldu.
Wikileaks belgelerine göre de, İran mut'a nikâhını diplomatik amaçlı kullanıyordu.
Aralık 2010'da Wikileaks tarafından ifşa edilen Bağdat ABD Büyükelçiliği'nin diplomatik belgelerinde, "İran'ın mut'a'yı yaygınlaştırmaya çalıştığı, Irak'taki etkisini güçlendirme gayesiyle Arap aşiret şeyhlerine mut'a'yla kadın temin ettiği" yönünde önemli bilgiler vardı.
Yine Wikileaks'ce yayınlanan ABD Bağdat Büyükelçiliği'nin diplomatik belgelerinde İran'la ilgili önemli bir detay daha vardı:
İran'ı ziyaret eden Iraklı aşiret liderlerinden biri şöyle diyor: "İran'ı ilk ziyaretimizin ardından bu ülkeyi ziyaret eden tüm aşiret önderlerinin mut'a'dan istifade ettiklerinin farkına vardım!"
Wikileaks'e göre aşiret lideri şu çarpıcı ifadeleri de ekliyor:
"İran'a her gittiğimde akrabalarımıza tedavi için oraya gittiğimizi söylüyorduk. İran'da bizler İranlı yetkililerin sağladığı imkânları kullanıyor, mut'a'nın keyfini çıkarıyorduk."
Nitekim Kuwait Times'a göre, Beşşar Esed'in danışmanı Buseyna Şaban, 23 Aralık 2011'de yaptığı basın açıklamasında, ellerinde Körfez ülkeleri liderlerinin seks kasetlerinin bulunduğunu belirterek, bunları internet sitelerinde yayınlayabileceklerini söylemişti.
Pasdaran arşivlerinde yer alıyor
Şaban, 'kasetleri internet sitelerinde yayınladıktan sonra Arap yetkililer elimizdeki kozları görecek' demeyi de ihmal etmedi.
Bu açıklamadan sonra Körfez ülkelerinin Beşşar Esed'e olan baskılarındaki azalma dikkate şayandır.
Acem yetkilileri misafirlerine mut'a namıyla kadın ayarlarken bunları kuşkusuz misafire haz ikramkârlığıyla yapmıyorlar.
Acem istihbaratınca kayda alınan tüm mut'a eylemleri, zamanı ve yeri geldiğinde kullanılmak üzere Pasdaran arşivlerinde yerini alıyor.
Nikâh anlayışı bu noktada olduktan sonra, Acemler'in espiyonajda kadın kullanması ve sonuç alması çok daha kolay ve etkilidir.
Bu yazının ilkini 7 Ekim 2013’te yazmıştım.
Kadın cinselliğiyle espiyonaj faaliyetinin (bal tuzağı) üstadı efsane Rus KGB istihbarat servisi ile MOSSAD’dır.
Erkek cazibesine dayalı espiyonajın üstadı da Doğu Alman istihbarat servisi STASI’dir.
STASI şefi Markus Wolf’un yakışıklı ve güzel konuşan erkeklerden oluşturduğu seçkin saha grubu, istihbarat tarihine “Romeo Ordusu” olarak geçti.
Ve Avrupa’da pek çok devlet yöneticisinin en yakınındaki kadınların kalplerini çalarak en gizli devlet sırlarına ulaştılar.
Bal tuzağı hedef ülkede kritik görevlerdeki erkek devlet yöneticilerini istismar, ikincisi ise kritik görevlerdeki erkeklerin en yakınındaki kadın görevlileri istismar gayesini güder.
Ortadoğu’da kadın cinselliğine dayalı espiyonajın yükselen yıldızı İran demiştim evvelce.
Bugün bal tuzağında İran, İsrail’i epey geride bırakmış durumda.
Bu iki ülkenin cinsel istihbaratta başarılı olmasında önemli bir faktör de, bu tür istihbaratın dini inanışlarında önemli bir yer tutması.
İran’ın mut’a nikâhıyla yürüttüğü ve tüm Körfez’e yayılan operasyonları İslam’a getirdiği sapkın yorumun bir parçası.
İsrail’de ise istihbarat faaliyeti ile din iç içedir.
İsrail için istihbarat yapmanın kutsiyeti vardır.
İran’ın Türkiye’deki cinsel istihbarat faaliyetinde mut’a nikâhıyla faaliyet gösteren kadın casusları (Mutaşalar) iki grup şeklinde faaliyet gösteriyor:
1- Doğrudan dış istihbarat servisi SAWAMA ve Devrim Muhafızları Komutanlığı’na bağlı kariyer ve cazibe sahibi kadınlar
2- Devrim Muhafızları içindeki Kudüs Ordusu Komutanlığı’na bağlı yardımcı Mutaşalar ve gönüllü Basij kadınları.
SAWAMA’ya bağlı üst seviye Mutaşalar ile Devrim Muhafızları’na bağlı Mutaşalar birbirini bilmez.
Birinci grup elit Mutaşalar istihbarat formasyonuna sahiptir.
İkinci grup olan Kudüs Ordusu’na bağlı faaliyet gösterenler ise cinsel temaslarıyla ilgili sadece raportif çalışma yapıp, bilgi ve görüntü aktarırlar.
Birinci grup Elit Mutaşalar cinsel temastan çok istihbarat odaklı çalışıyor.
İkinci grup Mutaşalar ise devlet yönetimiyle kurdukları yakınlaşmaları kısa sürede cinsel temasa ulaştırıyorlar.
Ve birinci derecede cinsel odaklı faaliyet yürütüyorlar.
Sahada yoğun olup adeta Mutaşa ordusu teşkil eden ekip Kudüs Ordusu’na bağlı bu ikinci gruptur.
Bu grup Mutaşalarda kariyerden çok güzellik ve işve ön planda tutulur.
Bugün Mutaşaların körfez dâhil en yoğun faaliyet gösterdikleri saha, Türkiye sahasıdır.
Nitekim 2006 yılı itibariyle İran, Türkiye’yi ilk kez ana istihbarat sahası içine almıştır.
İsrail bireysel nokta operasyonlarında kadın cinselliğini kullanırken, İran’ın mut’a yoluyla cinsel istihbarat faaliyeti kurumsal ve genel bir espiyonaj faaliyetidir.
Kudüs Ordusu Türkiye Dairesi’ne bağlıdırlar.
Kudüs Ordusu İran’dadır ve Devrim Muhafızları Komutanlığı’na bağlıdır.
Bu ordu askeri olarak Kolordu seviyesinde konuşlandırılmış.
Nicelik ve donanım olarak ise kolordudan daha küçük bir yapıya sahip.
Kudüs Ordusu içinde yer alan 9. Kolordu “Bedir Kuvvetleri” namıyla anılır.
Hem askeri hem istihbari faaliyet gösteriyor.
Kudüs Ordusu içinde yurtdışı operasyonlardan sorumlu Uluslararası İlişkiler Dairesi mevcut.
Bu birim, operasyonel faaliyet olmadığı zamanlarda haber toplamakla görevli. Bu dairenin başında bir tuğgeneral görevli.
Genellikle komutanlar kod adları ile anılırlar. Kod adları yaptıkları işe göre belirlenir.
Kudüs Ordusu unsurlarının Velayet-i Fakih'e inançları sonsuzdur.
İşte Kudüs Ordusu’nun Türkiye faaliyetlerini yöneten generallerden Seyed Ali Akbar Mir Vekili bu ordunun generallerinden.
Türkiye’de ikinci grup Mutaşa ağını yöneten ise hükumet ve havuz medyasının Tevhid-Selam adli soruşturmasını kasten deşifre etmesiyle firar etme fırsatı yakalayan Kudüs Ordusu Türkiye sorumlusu Naser Ghafari’ydi…
Ghafari’ye bağlı geniş bir Mutaşa ağı vardı Türkiye’de.
[publicize twitter]
[publicize facebook]
[category istihbarat]
[tags İSTİHBARAT DOSYASI, GÜLTEKİN AVCI, İstihbarat, mut'a operasyonları]