100 YIL ÖNCE ...100 YEARS AGO - April 23, 1920 ...Güran Tatlıoğlu

1 view
Skip to first unread message

Kayaalp Buyukataman

unread,
Apr 27, 2022, 4:04:01 AM4/27/22
to Turkishforum, *TURKISH FORUM DOWN UNDER * AUSTRALIA, turkish-forum-advisory-board, turkiye genclik Birliği, Turkkadinlarbirligi Turkkadinlarbirligi, TÜRKİYE GAZETECİLER CEMİYETİ, M. Ata Erim, Mazlum Kosma, Taner Ertunc, kayaalp buyukataman

TURKCE  VE INGILIZCE
TURKISH AND ENGLSH

100 YIL ÖNCE - 23 Nisan 1920

Güran Tatlıoğlu

1918 yılında Birinci Dünya Harbi’nin sonunda Osmanlı Devleti Almanya ile beraber mağlup olmuş, galip devletler İngiltere, Fransa ve Italya , Yunanistan’la birlikte Türkiye’nin çeşitli bölgelerini , Istanbul ve Izmir dahil işgal etmiştı. Yunan orduları Batı Anadolu’da baş işgalci olarak bir çok köy, kasaba ve şehre yerleşmiş, buraların yönetimine el koymuştu.  Yunan askerleri yerli Rum ve Ermenilerin işbirliğiyle yerli Türk halkına zulme başlamış, kadın ve kızlara tecavüzler olmuş, işkenceler, dövmeler , talanlar ve öldürmeler sıradan hale gelmişti.

Halk bitkin ve yorgundu. Yıllarca süren savaşlardan ve mağlubiyetlerden sonra ümitsiz, bezgin ve yoksuldu. Devlet yönetimi nerede ise çökmüş, asayişi sağlamak sorun haline gelmişti. Böyle bir ortamda çeteler türemişti. Bunların bir kısmı işgal kuvvetlerine karşı savaşmak amacını taşıyor, işgale karşı çıkıyor, işgali onaylayan İstanbul hükümetine isyan ediyordu. Çetelerin bir kısmı ise sadece eşkiyalık yapmak , bu kaotik ortamda baskınlarla , tehditlerle yerli halktan ne çalabilirlerse çalmayı ve zenginleşmeyi amaçlıyordu. Bir başka gurup ise İstanbul hükümeti tarafından, oluşmakta olan  isgalcilere  direniş hareketlerine karşı çıkmakla, görevlendiriliyordu. Ülkede padişah taraftarları da ikiye bölünmüş  bir kısmı zamanın en güçlü devleti Ingiltere’nin himayesini , bir kısmı da Amerikan mandasını istiyordu. Bunlara karşı Mustafa Kemal ve arkadaşları bağımsız bir Türkiye için mücadele ediyorlardı.

Mondros anlaşmasından sonra 50 gün yaşayabilen Istanbul’daki meclis 21 Aralık 1918’de padişah tarafından feshedilmişti.  1920’de bir yıl aradan sonra Mustafa Kemal’in Ankara’da bir meclis toplayacağı ortaya çıkınca Osmanlı Meclisi 1920 Ocağında yeniden açıldı. İki ay yaşayabilen bu meclis 16 Mart 1920’de İngiliz işgal güçleri tarafından dağıtıldı, milletvekilleri tutuklandı ve Malta adasına sürgüne gönderildi. Nihayet 23 Nisan 1920 ‘de Türkiye Büyük Millet  Meclisi  Mustafa Kemal’in önderliğinde açıldı. Ankara hükümeti, işgal kuvvetleri ile savaşmanın ve başarılı olabilmenin ancak düzenli ordu ile olabileceğine karar vermişti.

Susurluk, Mustafa Kemal Paşa, Bandırma, Manyas, Balıkesir ve Bursa bölgelerinde  işgal kuvvetlerine karşı,  harbin bitimi 1918’den itibaren, Kuvvay-ı Milliye adı altında yerel gerilla hareketlerini yapan guruplar arasında Çerkez Ethem , özellikle önem taşımaktadır.

Çerkez Ethem 1880 yılında Bandırma’da doğdu. Şapsığ Çerkez boyundan Ali Bey’in beş oğlundan en küçüğü idi.Iki büyük ağabey, Reşit ve  Tevfik Beyler 1901 ve 1902 ‘de Harbiye’den mezun olmuş ve Osmanlı ordusuna katılmıştı. Diğer iki kardeş İlyas ve Nuri Beyler ise Rum çeteleri ile çarpışırken ölmüştü. Varlık sahibi Ali Bey Ethem’in orduya katılmasını istememişti. Fakat Ethem kaçak olarak Bandırma’dan Istanbul’a gelmiş Bakırköy’deki Suvari küçük Zabit Mektebine ( Astsubay Okuluna) girmişti.Balkan savaşında  Bulgar çephesinde çarpışmış ve gösterdiği yararlılıklardan dolayı madalya almışdı. Çerkez Ethem Birinci Dünya Harbinde Eşref Kuşbaşı’nın yönettiği Osmanlı Devleti’nin gizli teşkilatı Teşkilat – ı  Mahsusa emrinde İran ,Irak ve Afganistan’da gerilla savaşlarına katılmış ve yaralanmıştı. Bu nedenle   memlekete geri dönmüştü.

                                                                                                                                                                                                                         1

15 Mayıs 1920’de Yunan ordusunun İzmir’i işgalinden sonra Çerkez Ethem vatan korunması için  Kuvvay – ı Seyyariye adı altında gerilla müfrezeleri kurdu ve isgalci Yunan birliklerine karşı mücadeleye başladı. O dönemde Çerkez Ethem’in müfrezeleri Yunan ordusunun ilerlemesini bazı yerlerde durdurdu ya  da geçiktirdi.  Böylece milli ordunun kurulması için gerekli zamanın kazanılmasına yardımcı  oldu.

İşbirlikçi İstanbul hükümetinin Başbakanı Damat Ferit Paşa , Milli Kurtuluş Savaşı’nı engellemek için , silahlandırdığı ve donattıği ve Kuvva- yı İnzibatiye adını verdiği tümenin başına bir çerkes olan Jandarma binbaşısı Ahmet Anzavur’u getirdi. Marmara bölgesinde Milli Kurtuluş güçlerine karşı büyük bir isyan başlattırdı. “Anzavur Isyanları” denen bu isyan hareketi kısa zamanda Biga’dan Balıkesir’e kadar yayıldı. Milli Kurtuluş Hareketi’ni tehlikeye sokacak kadar tehdit  yarattı.

Ankara hükümeti bu isyanın bastırılması için Çerkes Ethem’I görevlendirdi. Beş bin atlı suvari gücüne sahip Ethem bu isyanı bastırdı. Zamanın milli hareketine önemli tehditlerden  olan Gerede ve Yozgat isyanlarını da Mustafa Kemal’in talebi ile Çerkez Ethem’in Kuvvay- ı Seyyare birlikleri bastırdı. Çerkez Ethem bu arada Yunan ve Istanbul yanlısı çeteleri ve halkı soyan eşkiyaları da yakaladı ve cezalandırdı. Isyancıların yargılanmasına izin vermeden onların hemen infazına karar veren kişilıği, bir anlamda hukuk dışılığı  ve konvansiyonel bir savaş için  gerekli düzenli bir ordu kurulmasına karşı olması nedeniyle  Ankara hükümeti ile anlaşmazlığa düştü. Düzenli orduya katılma teklifini red etti. Yunan  kuvvetlerine iltica etti. Önce İzmir’e sonra Almanya’ya tedavi için Yunanlılar tarafından gönderildi.  Vatana ihanetle suçlanarak 150’likler listesine girdi. Yıllar sonra  150’likler affedilince, böyle bir suç işlemediği düşüncesi ile, geri dönmedi. Ürdün’de bir akrabasının yanında , 1950 yılında bu dünyadan ayrıldı.

                                                                               XX

Birinci Dünya Harbi sonlarında Batı Anadolu’da Kuvvay-I Milliye – Milli Kuvvetler- hareketi başladığında konumuzun içine giren bölgede bazı yerlerin nufus durumu (köyler dahil) aşağıdaki gibi idi;

                                          Türk            Rum               Ermeni      Yahudi

Bandırma                      46.119          11.703               4030            -

Erdek                             11.143          20.815                 186         252

Gönen                           43.472            1.480                  48              -

Edremit                         39.906              -                          -              46

Balya                              29.043            1.113                   -                -

Burhaniye                     23.100                 215                  -                -

Ayvalık                            3.215            18.052                  -                -

Balıkesir                      158.380             2.129               2.682          -

Izmir                            111.486            87.497            12.857     24.403

(Selek 1, 180 ek 1)

                                                                                                                                                                                                                      2

Bu listede Susurluk görülmemektedir. Susurluk Çerkez Ethem ve Anzavur kuvvetleri arasındaki Taşköprü muharebesi, Çerkez Ethem’in Susurluk’ta Yunan işgal komutanına teslim olması ve Anzavur’un Susurluk’a kadar gelmesi ve Susurluk Sultançayır’daki İngilizlere ait Borasit madeni nedeni ile o dönemde önem taşımaktadır. Susurluk’ta  tahmini bilgilere göre Türk halkının yanısıra, bir miktar Rum, Borasit madeninde çalışan 60  Ermeni ailesi – 200’e yakın Ermeni nüfusu - ve az miktarda da Yahudi bulunmakta idi. Rumların maşatlığı – mezarlığı – olduğu söylenirdi.  Yahudi bulunduğunu babamdan öğrendim ( Tüccardan Hilmi Efendi). Dedem (Helvaci zade Mehmet Efendi)  muteber bir  iş adamı idi.  Dedem ve babam tahın helva imalathanesi, ekmek fırını ve toptan ve parakende bakkaliye içeren bir iş yerine ve büyükçe bir çiftliğe sahipti. 1902 doğumlu olan babam gençliğinde Susurluk’ta bir Yahudi’den Fransızca dersler aldığını, öğretmenin işyerine gelip ders verdiğini söylerdi. Dedem ve babam Yunan işgalinden sonra başlayan Kuvvay-ı Milliye Hareketine cephe gerisinde katılmış ve bu birliklere yiyecek ve para yardımında bulunmuşlar. Yunan işgal komutanı aileyi cezalandırmak için babamı 18 yaşında  iken, ayni durumda olan başka birkaç gençle beraber esir almış, önce Bandırma’da bir tuz ambarında tutuklamış. Sonra Girit adası üzerinden Atina’ya sevkedilmişler ve Atina’da iki yıl Kıral VI. Konstantinos askeri  hastanesinde hizmetçilik ve süpürgecilik yaptırmışlar. Kurtuluş  Savaşından sonra serbest bırakılmışlar ve yine Girit üzerinden Türkiye’ye gelmişler.Dedemin kurtuluş savaşı sırasındaki cephe gerisi hizmetleri nedeni ile  eski  Türkçe yazılı Gazi Mustafa Kemal imzalı beratı olan bir İstiklal madalyası bulunmaktadır.

Çevrede  Birinci Dünya Harbinin son yıllarında Rum ve Ermeni isyan hareketleri filizlenmeye başlamıştı.  Örneğin Bandırma’da  şehrin merkezindeki Ermeni kilisesinin papazı Avadis kilise vaazlarında uygar ve çileli Ermeni milletinin bu toprakların sahibi olduğunu , artık bunun zamanının geldiğini , Tanrı’nın böyle istediğini söylüyordu. Ermeni kilisesine bağlı Ermeni ilkokulu öğretmeni  Toros kendini bağımsızlık savaşçısı olarak tanıtıyordu. Eczacı İstepan ise ulusal bayrak özlemini dile getiriyordu. Bunlar Ermeni halkını kışkırtmanın yanısıra , Osmanlı ordusundan kaçan Ermenilere yataklık yapıyor ve Ermeni çetelerine katılmalarını sağlıyordu. Teşkilat-ı Mahsusa’dan ( Türk Gizli Teşkilatı) Bursalı Ibrahim Bey bir ajan olarak aralarına girdi .1917 Ağustos’unda bunları yakaladı, belgeleri ile suçları  mahkemede kanıtlandı ve idam edildiler.

Yunan ordusunun İzmir’i işgali üzerine Bandırma’nın yerli Rumları, Yunan kuvvetlerinin Bandırma’ya da  geleceğini düşünerek Yunan bayraklı Zafer Tak’ı yaptılar ve onları beklemeye başladılar. Marmara bölgesindeki bir çok yerle birlikte Bandırma Rum okullarında “Mavri Mira” tarafından yönetilen izci kolları vardı. Yirmi yaşına kadar Rum gençleri bunlara katılıyordu. Şehirde Yunan başbakanı Venizelosun resimleri ve Yunan bayrakları asılıydı. Osmanlı hükümeti çaresizdi. Bandırma’da askeri ve mülki yönetim Rum taşkınlığına karşı aciz durumdaydı.

Çevrede güvenliğin bozulmasına Biga bölgesinde 200 kişilik Kara Hasan, Edincik ve çevresinde Çerkez eşkiya Deli Şükrü, Karacabey’de Çambaz Hakkı , Anzavur, Biga’da Çerkez Sefer Bey, Balıkesir’de Dramalı Riza Bey’e bağlı eşkiya birliklerinin hareketleri  neden oluyordu. Bandırma, Gönen, Susurluk Balıkesir, Edremit ve Ayvalık arasında bir soygun olayı yaşanmadan yolculuk yapmak mümkün değildi. Bandırma’da daima bir Fransız savaş gemisi bulunuyordu. Fransızların işlettiği Bandırma – İzmir demiryolunun korunması için bunu gerekli görüyorlardı.

                                                                                                                                                                                                                        3

Çeşitli Çerkez ve Türk eşkiya çetelerinin yanısıra Rum çeteleri de güvenliğin bozulmasının nedenlerinden biri idi.  Yerli Rum çeteleri daha çok Erdek, Bandırma ve Marmara Adası çevresinde etkin olmuşlar, oralardaki yerli Müslüman halka korkunç zulümler yapmışlardı. Bu çetelere Sisam adasından gelen , yerli Rum elbiseleri giyen ,Yunanlılar da katılmıştı.

İşgal kuvvetlerine karşı yer yer oluşan karşıt hareketlerin koordinasyonu ve  genel bir politika uygulama amacı ile bölgesel kongreler toplanmaya başladı. Sivas Kongresi 23 Temmuz 1919’da, Birinci Balıkesir Kongresi 26 Temmuzda , Erzurum Kongresinin kapandığı 7 Ağustos’ta Nazilli, 16 Ağustos Alaşehir ve 18 gün sonra Sivas Kongresi toplandı. Bu kongreler Mustafa Kemal Paşa’nın  milli devlet kurulması ile ilgili hedeflerinin temelini teşkil ediyordu.

İzmir’in işgalinden sonra Çerkez Ethem Gönen, Manyas, Balıkesir ve Bandırma’dan , muhtemelen Susurluk’taki Çerkez köyleri olan Sultançayır, Aziziye ve Demirkapı  köylerinden ve Borasit Madeni’ninde çalısan tanıdığı Çerkezleri yanına çağırarak 2000 kişilik bir süvarı birliği kurdu. Sonradan bu birlik mevcudu 5000 kişiye ulaştı. İlkin Kuşçubaşı Eşref Bey’in  çiftliğinin bulunduğu Salihli’nin ilerisinde bir savunma hattı kurdular. Çiftlik Teşkilat – ı Mahsusa’nın merkezi durumunda idi. Daha sonra başlangıçta Marmara bölgesinde olmak üzere çıkan iç karışıklıkların ve isyanların bastırılmasında önemli hizmetlerde bulundular. Fakat bu Çerkez Ethem kuvvetleri kendi başına buyruk ,bir anlamda başı bozuk alayı idi. Yağma ve zulüm hareketlerine de karıştılar.Kişisel ve toplumsal ilişkileri Çerkezlerin aşiret kurallarına göre işlemekteydi. Düzce, Konya ,ve Yozgat isyanlarının bastırılmasında büyük rol oynadılar. Ayni zamanda evlere silah aramak bahanesi ile girdiklerinde kadınların  sandık eşyalarına ve takılarına kadar el uzattıkları da  bilinmektedir. Ankara’da askeri bir güç olmadığından onlar el üstünde tutuluyordu.

 Bölgede zamanın  önemli olaylarından biri Çerkez Ethem , Anzavur Ahmet çatışmasıdır. Anzavur Ahmet Marmara Bolgesi’nde Biga’da yerleşen Çerkezlerin bir kolundandı, gençliğinde jandarma eri olarak hizmete girmiş, eşkiya takiplerinde bulunmuştu. Aydın – Ödemiş arasında türeyen ve Meşrutiyetin ilk yıllarında ortadan kaldırılan Çakırcalı’nin takibine katılmıştı. Böylece jandarmalıkta ilerleyerek alaylı yüzbaşılığa kadar yükseldi. Bazı yolsuzluklar nedeniyle emekliye sevkedildi. Anzavur Milli Mücadele’nin en buhranlı günlerinde huzursuzluk ve kargaşalık kaynağı oldu. Cahil ve tutucu idi. Gözüpek , kanun ve nizam tanımayan  karaktere sahip bir çeteci idi. Hapishanelerdeki ağır cezalı  mahkümların serbest bırakılmasıyla çetesini tamamladı. İngilizlerin ve sarayın desteği ile işgal makamlarının istediği yerlerde ayaklanmalar çıkardı ve ciddi tehlikeler yarattı. Bir ara İzmit mutasarraflığina , valilik ve kaymakamlık arası bir makama,  atandı.

Anzavur’un kımıldamaları 21 Eylül 1919’da başladı. Sivas Kongresinden sonra ortaya çıktı.  Izmir’den gelmekte olan Yunan birlikleri daha isyan bölgesine ulaşmamıştı. I. Anzavur isyanı adı verilen hareketle 2 Kasım 1919’da Susurluğa, 12 Kasım’da Gönen’e girdi. Girdiği Susurluk, Manyas, Uluabat, Kirmastı ( Mustafa Kemeal Paşa), Gönen taraflarını alla bullak etti. Işgal ettiği köy ve kasabalarda halkı camilere, meydanlara topluyor askerliğin kalktığını, askerlerin memleketlerine dönmeleri gerektiğini, ya da kendisine katılmalarını,Kuvvay-ı Milliye’nin “İttihat ve Terakki “ eşkiyaları olduğunu, onların silineceğini, Yunanlılara karşı durmaya padişahın rızası olmadığını ilan ediyordu.

                                                                                                                                                                                                                        4

  

 

 

Balıkesir’de Kazım Özalp’ın 61.tümeni ve Bursa’dan Bekir Sami Bey’in 56.Tümeni atlı ve yaya askerle ve küçük miktarda milli kuvvetlerle 15 Kasım’da Anzavur’u Susurluk civarında çevirdiler. O 30 ölü vererek sahadan çekildi. 16/17 kasım çatışmasına mecbur edildi. Perişan oldu. 1.Anzavur hereketi onun yenilgisi ile sonuçlandı. 2.Anzavur hareketi denilen büyük ayaklanmaya 16 Şubat 1920’de başladı. Biga’da başlayan bu hareket Gönen, Susurluk, Kirmastı ve Bandırma’ya hızla yayıldı. Gönenliler 200 kişilik Kaymakam Rahmi Bey kuvvetlerine katılarak savunma yaptılar. Rahmi bey , Müftü , Belediye Reisi ve halktan bir çok kişi şehit oldu. Bandırma komutanı , kendisi de Çerkez olan,Yusuf İzzet Paşa Bursa’ya çekildi. Anzavur bulunduğu bölgeye tamamen hakim oldu. Bandırma’ya yerli işbirlikçileri sayesinda kolaylıkla girdi. Anzavur her yerde “ Göğsümde Kur’an, kalbimde iman, at üstünde, din uğrunda çalışmaya ahdettim. Ey ahali , arkamdan gelin. Halife ordusu, Kuvvay-I Milliye eşkiyasını mahvedecektir. Kuvvay-ı Muhammediye’yi kuracağım, Mustafa Kemal  vatan hainidir” diyerek dolaşıyordu. Arkasını padişaha ve Yunan Kuvvetlerine dayamıştı.

15 Nisan 1920’de Susurluk Kirmasti arasındaki Taşköprü mevkiinde Milli kuvvetler – Çerkes Ethem kuvvetleri-  beş bin kişilik olduğu iddia edilen Anzavur ve Gavur Imam kuvvetlerini bozguna uğrattı. Kaçan kuvvetler sıkı takip edildi. Asiler Bandırma ve Karabiga’da bulunan Ingiliz gemilerine sığındılar. Bir süre Adapazarı civarında Milli kuvvetlerle savaştılar. Çerkez Ethem bölgeyi isyancılardan temizledi. Bandırma’da sehpalar işledi. Çerkez Ethem ve ağabeyi Tevfik Bey kasabalarda darağaçları kurdular ve bir çok asi adamı astılar. Bu olaylardan bir hafta sonra 23 Nisan’da Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldı. Çerkez  Ethem’in bu başarısı onu ve kardeşlerini, milli ordu yokluğunda, saygı duyulan , çok önemli kişiler haline getirdi. Çerkez Ethem’in Anzavur ve Gavur Imam kuvvetlerini yenmesi Kurtuluş Savaşı’nın önemli bir noktasıdır.  Eğer aksi olsa idi Padisah ve İşgal kuvvetleri büyük moral kazanmış, düzenli ordunun kurulması çok geçikmiş olacaktı.

Bandırma Marmara kıyısında olduğu için , Boğazlar statüsünde sayılmış ve hiç bir gücün tam egemenliği altına girmemişti. Daha çok Milli Kuvvetler’in sözünün geçtiği bir kasaba idi. Bazen Anzavur güçlerinin bazen de Akbaş cephaneliğinin kaçırılmasından sonra İngiliz askerlerinin limana çıkarak yaptıkları gösterilere sahne oluyordu. 22 Haziran 1920’de başlatılan "Zafer Yürüyüşü ” harekatıyla Balıkesir’e giren Yunan birlikleri, toparlanmak için, bir süre beklediler. Türk birliklerinin dağıldığından emin olan Yunan Komutanı , Balıkesir’de bekliyen birliklere yardıma geçti . Selanik, Dedeağaç, ve İskeçe’den getirdikleri askerleri , 2 Temmuz 1920 günü sabah 5.00 de gemilerle Bandırma ve Erdek limanlarına çıkararak , buraları isgal etti. Bandırma’da direnme ile karşılaşmadılar. Karacabey ve Susurluk yönünde harekatlarını geliştirdiler. Yunan Başkomutanı Paraskevopulos işgalden üç gün sonra  5 Temmuz’da , Yunan Kıralı Konstantin ise 6 Temmuz’da Bandırma’ya  geldiler. (Aybek, 173-174)

Çerkez Ethem Yozgat isyanını bastırmak için görevlendirildıkten sonra   Ankara’ya geldiğinde Mustafa Kemal Paşa tarafından karşılanması ve taltif edilmesi , Yozgat isyanını bastırdıktan sonra  kuvvetleri ile birlikte Ankara’ya tekrar döndüğünde Çerkez Ethem bey ve kardeşleri , “ Ankara’da kendilerine yapılan gösterilerle, Anadolu’nun başkentinde dahi biricik güç , şeref ve iktidar sahibi adamlar olduklarını gördüler…Ethem ve kardeşleri kendilerini milli ihtilalin efendisi saymakla haklı görüyorlardı..düşüncelerine göre , bütün milli Anadolu varlığı Meclis ve Hükümet onların tüfeklerinin kuvvetiyle yaşıyordu” (Şener, 53)

                                                                                                                                                                                                                         5

Milli orduya katılmaları konusundaki önerileri ve arabulucuların  tekliflerini red etmeleri üzerine Ankara hükümeti ile ihtilaf büyüdü. Mustafa Kemal 27 Aralık 1920’de Batı Cephesi Komutanı Albay Ismet Beye ve Güney Cephesi Komutanı Refet Bey’e şu telgrafı çekti; “Kütahya’daki kurulun ((Balıkesir mebusu Vehbi, Saruhan mebusu Celal  Bayar, Ethem’in ağabeyi Saruhan Mebusu Reşit Bey, Eskişehir mebusu Eyup Sabri, Antep mebusu Kılıç Ali ‘yi kapsayan öğüt kurulu)cevabı, Kuvvayı-ı Seyyare işinin artık barış yoluyla ve siyasetle çözümünün mümkün olamayacağını ispat etmiş ve sorunun kuvvet zoruyla çözümlenmesi gereği ortaya çıkmıştır. Bunun son safhasını şimdiden Meclise bildirmeye ihtiyaç yoktur. Başarı ile sonuçlandırırsak , Meclisin yaptıklarımızı onaylayacağı kuşkusuzdur. Haklı olduğumuzu ispat edecek yeteri kadar belge ve delillerimiz mevcuttur”. (Şener, 106)

Mustafa Kemal Nutuk’un 543- 547.ci sahifelerinde durumu şöyle anlatmaktadır; “Efendiler, Kütahya’ya , Heyeti vekile kararını ve heyetin avdeti lüzumunu tebliği müteakip cephe kumandanlarına da asi Etem ve kardeşleri aleyhine harekatı fiiliyeye geçmelerini emrettim.

Efendiler,   harekatı askeriyeyi , çapulculuktan ve devlet teşkil ve idaresini, şunun bunun masum çocuklarıni fidyei necat dilenmek için dağlara kaldırmak haydutluğundan ibaret zanneden , şarlatanlıklarıyla, yaygaralarıyla bütün Türk vatanını iz’aç ve Türk milletinin Büyük Millet Meclisini kendileriyle işgal eden hayasız, hadnaşinas, küstah ve herhangi bir düşmanin boğaz tokluğuna casusluğunu, uşaklığını yapacak kadar  pest ve erzel tıynette bulunan bu kardeşleri, ellerindeki azami kuvvet ve istinadettikleri düşmanlar da dahil olduğu halde , tedip ve tenkil etmek suretiyle , inkilap tarihimizde, bir ibreti müessire misali kaydetmek , zaruri görüldü”…

Kurul Kütahya’da Çerkez Ethem’in misafiri  iken , 29 Aralık 1920  günü, Ethem odasına çekildi, sinirlerinin çok bozuk olduğu sırada Meclise ağır ithamlarla dolu şu telgrafı gönderdi;  Özetle“Bu israflar içinde savaşa devam olanağı kalmıyor. Bir yıldan beri devamlı toplantı halinde bulunduğunuz halde , bu süre içinde yaptığınız en büyük iş, kendi maaşlarınızı 300 -400 liraya çıkarmak olmuştur. Herhalde aylardanberi ordu arasına sokulan fitneden haberdar edildiğiniz halde, bir gizli oturum ile bunları giderme ve önleme yürekliliğini göstermediniz… Hükümet üyelerinin herbirine dalkavukluk ederek kutsal görevinizi kişisel çıkarlarınıza feda etmiş görünüyorsunuz..”(Ethem, 176) diye yazıyordu. Çerkez Ethem bu telgrafı gönderdiğine daha sonra pişman olduğunu hatıralarında belirtir.

Mustafa Kemal Nutku’nda şöyle devam ediyor (Nutuk, 545);

“Efendiler, bu telgrafnamede münderiç, protestoname denilen bir hezeyanname, hakikaten Meclis riyasetine çekilmiş ve bir celsei hafiyede Meclise okunmuştu. Bunda kullanılan elfaz ve tabirat, o kadar galiz ve o kadar biedebanedir ki, bir defa okunduktan sonra , tekrar aynen okunmasına ve istimaına tahammül edilememişti. Bu kadar adi bir hezeyannameyi, huzurunuzda da arz etmeyi luzumlu görmüyorum. Bu hezeyanname ile mebusların şahıslarına  hakaret , Meclisi Millinin meşruiyetine tecavüz edilerek , İzzet Paşa heyetinin İstanbula harekette serbest bırakılması talebolunuyordu.”                                       

                                                                                                                                                                                                                         6

Çerkez Ethem kuvvetlerinde 2326 milis (bunun 200 ‘ü piyade) , 159. Alayın tam mevcudu 4650 kişi, 6 makineli tüfek, 4 top vardı. Batı Cephesi Komutanı Ismet bey ve Güney Cephesi komutanı Refet Beyle çatışmalar oldu.  Milli ordu bu arada Garp Cephesi Komutanı Albay İsmet Bey komutasında I.İnönü zaferini kazandı. 11 Ocak 1921’de Yunan ordusunun nihayet mağlubiyeti kabul ederek çekilmekte olduğu haberi alındı.

Çerkez Ethem için üç seçenek vardı; Düzenli orduya teslim olmak, Dağa çıkarak özgürlüğü seçip mücadele etmek, Yunanlılara sığınmak. Ethem bey kardeşlerini ve yaveri Sami Bey’i Yunanlılarla görüşmeye gönderir. Ateşkes imzalanır. Yunanlılara sığınma talebinde bulunur. Yunanlılar onun şartlarını kabul eder . Önce kardeşleri Reşit ve Tevfik Beyler sığınır. Onların sağlık haberi gelince  o da sığınmaya karar verir. 25 subay ve 700 kişilik birlik Yunan tarafına geçer. Diğerleri serbest bırakılır.

 Ethem Bey bir türlü sığınma eylemini gerçekleştiremez. 50 kişilik seçkin birliği ile dağa çekilir. Manyas, Sındırgı, Susurluk dağ köylerinde  bir süre kalır ve arkadaşlarıyla birlikte   barınma şartlarının zorlaması nedeniyle  Yunan kuvvetlerine sığınma isteğinde bulunur. Susurluk’tan gelen Yunan Kaymakami Alexander ile, bir yörük köyünde Ermeni bir tercüman aracılığıyla anlaşırlar. Beraberce Susurluğa gelirler. Susurluk hükümet konağında- şimdi Atatürk heykelinin, bayrak direğinin ve çay bahçesinin  bulunduğu yer – Çerkez Ethem Yunan komutanına teslim olur. Arkadaşları silahlarıyla köylerine bırakılır.  Susurluğa gelmis olan kardeşi Tevfik Bey , kaymakam Alexander, Tevfik Bey’in refakat memuru Yorgiyadis , Şevket Bey ve birkaç arkadaşı ile birlikte Çerkez Ethem  Susurluk Garında ( açılışı 16 Aralık 1912) 1920 yılı Şubat’ının sonlarında bir günde trene binerek İzmir’e hareket ederler.

Birinci Dünya Harbi sırasında ve sonrasında , Türkiye Cumhuriyeti 29 Ekim 1923’de kuruluncaya kadar  Türk Iktisat Tarihi’nde çok önemli yeri olan Susurluk’taki İngilizlere ait Borasit madeni üretim, ulaşım, ve yönetim açısından bir çok çetin sorunlarla karşılaştı.Bir kaç kere el değiştirdi. Fakat bütün sorunlara rağmen varlığını sürdürdü.  Daha sonra  Cumhuriyet hükümeti ile yeni anlaşmalar yaptı. Borasit Madeninin hava hattı ile kovalara konmuş boraks Ömerköy istasyonuna gidiyordu.Bu hava hattını sağlayan 4.5 km uzunluğundaki kalın çelik halat Birinci Dünya harbi sırasında Çanakkale Boğazı’nı kapatmakta kullanılmıştı.

Kaynaklar;

Kemal  Atatürk; Nutuk I,II, Türk Devrim Tarihi Enstitüsu, Istanbul, 1960

Selçuk Aybey; Kurtuluş Namlunun Ucunda,İstanbul,2006

Çerkes Ethem; Hatıralarım , Hazırlayan; Nermin Taylan; Bizim Kitaplar, İstanbul, 2014

Sabahattin Selek; Milli Mücadele I,II,Örgün Yayınları, 1982

Cemal Şener; Çerkes Ethem Olayı,Any Yayınları, İstanbul,1986

Nurer Uğurlu; Kuvayı Seyyariye,Örgün Yayınevi,İstanbul, 2007

                                                                                    7

100 YEARS AGO -  April 23, 1920

Guran Tatlıoğlu

At the  end of the First  World War in 1918, the Ottoman  Empire was   defeated     with  Germany, the  victorious  states,  England,  France  and  Italy,    greece and  various  regions of  Turkey Had occupied,   including Istanbul  and  Izmir.  As the chief  occupier   of The Greek armies in Western  Anatolia,  bi r  many  villages,  towns  and  cities  settled,  seized  the rule of these places.  Greek  soldiers  began persecution of the indigenous  Turkish  people with the cooperation of   local  Greeks  and  Armenians, raped   women  and  girls,   tortures,  tattoos,    tresers  and  the killings   became  commonplace.

The people were exhausted  and  tired. After years    of wars  and  defeats,  he was hopeful,  tired  and  poor. Devlet  management had   become a problem to ensure public order,    where  it  collapsed. Gangs were   made in an  environment like this. Some  of them  were intended to fight  against  the occupying     forces, oppose the  occupation,  rebelled to the Istanbul  government  that approved  the  occupation. Some  of   the gangs were just   bandit  -   with raids in this  chaotic  environment  - aimed at stealing  and  enriching  what they could steal from locals   with threats - and to enrichthem. Another    group   was commissioned by the      Istanbul  government to   oppose  resistance  to the invading insurgents.  In the country, some    of the     sultan's supporters  were divided into two, and some wanted the patronage  of  Britain, the most  powerful  state of the time  ,  some of which was the American mandate.   Mustafa   Kemal  and  his friends  were fighting  an  independent  Turkey  and China against them.

The parliament  in Istanbul,  which lived for 50  days  after the Mondros agreement,  was dissolved by padishah on  December  21,  1918. In 1920,  after a  year's break,  it was  revealed that Mustafa  Kemal  would convene  a  parliament  in Ankara and the Ottoman  Assembly    reopened   in January  1920.  The   parliament, which could live for  months,  was disbanded by British  occupying  forces on 16 March  1920 , where MPs  were arrested  and  deported  to the island of Malta.  Finally, on  April 23, 1920, the Turkish  Grand  National  Assembly was opened in the honor of Mustafa  Kemal.  The      land  government   had decided  that fighting the occupying  forces   could only  be successful with  the regular  army .

Susurluk, Mustafa Kemal  Pasha ,  Bandirma,   Manyas,  Balikesir  and  Bursa  regionagainstthe  occupying  forces, from the end of the  war  from 1918,    Kuvvay-ı  Milliye name under the name local   Circassian  Ethem  is of particular  importance   among the groups that make guerrilla movements.  

Circassian Ethem  was born in Bandirma in  1880.  The salum was the youngest of    Mr. Ali's   son, from the shallow  Circassian  neck.     Two    b-and-a-half     brothers,  Reşit and Tevfik  Beyler,  graduated from Harbiye in 1901  ve  1902  and  joined the army of Osmanl. The other  two  brothers  Ilyas  and  Nuri  Gentlemen    died fighting  with  Greek  gangs.  Mr.    Ali did not want Ethem  to join the army.  However,  Ethem    came  to Istanbul from Bandirma  illegally and entered   suvari  little  Zabit  School in Bakirkoy ( Petty Officer  School).  The  Balkan  war also  collided in the Bulgarian  country  and  was awarded medals  for its usefulness . The    secret  organization of the Ottoman  Empire,  led by  Ashraf  Birdbasi in the First  World  War, is a guerrilla                in Iran, Iraq and Afghanistan under the command of The Organization – Isusa he  was involved in his wars and  wounded. That's  why he had   returned to the country.

                                                                                                                                                                                                                        1

 

 

15 M in     1920  after the Greek  army's invasion of   Izmir,  Circassian  Ethem  in order to  protect  the homeland  kuvvay    i  Seyyariye  under the name of guerrillaa  platoon  and  i   Start the fight  against  the Greek  troops.  At the         time, Circassian  Ethem's  platozeleri  stood  in  someplaces for the greek army to advance or  pass. So he  helped   win the  time needed  to  establish the national  army .

Co-operative Istanbul  government Prime Minister  Damat  Ferit  Pasha  , to prevent   the   National  Liberation  War,   armed  and  equipped  and  kuvva-  the head of the division  called    The Gods  The gendarmerie  major,  who was circassian,  brought Ahmet  Anzavur.  He started a  major  rebellion  against  the National  Liberation  forces in the Marmara region.    This riot movement called the"Anzavur  Rebellions"    soon    spread from Biga  to Balikesir.  He posed enough  threats to endanger   the National Liberation  Movement.

The Ankara government  has mandated Circassian  Ethem  to  quell  this  insurgency.  Ethem,  who has    5,000  horse-drawn water   power,  has suppressed this  rebellion .      Gerede  and    Yozgat  riots,     which were the threat of the national  movement of the time,  also  suppressed the Incubators of Circassian  Ethem at the request of Mustafa   Kemal.  Circassian      Ethem,  meanwhile, caught and   punished greek  and pro-Istanbul eteas  and the bandits that robbed the people.  The person who   decided   to execute them  immediately  without  allowing the rebels to be tried - in a  sense,  a regular army                  necessary for an illegality and a confederate zionic war.    due to the establishment of themas,    ankara government    has been at odds.  He  refused  his offer to join thearmy.    He  defected  to greek incubators.  He  was sent to Izmir  and then  to Germany  for  treatment  by the Greekscoured . He was charged with treason  and  enteredthe 150s  list. Years    later, whenhe was   150,he didn't  return the idea that he had not committed  a  crime with a crime. He leftthe   world in  1950,  alongside    a  relative in Jordan.

Xx

      At the end of the First World  War, the Batin     Anatolia,  Kuvvay-I  Milliye – National  Forces- the region that entered  our  position when the movement  began  ,includingvillages    )  was as  follows ;

   Turkish Greek Armenian  Jewish

Bandirma 46119 11.703  4030  -

Erdek 11.143 20.815 186 252

Gönen 43. 472 1480  48  -

Edremit 39,906 - - 46

Bale 29. 043  1113 -  -

Burhaniye 23.100  215 -  -

Quince 3.215  18.052  - -

Balikesir 158.380 2.129  2.682 -

Izmir                            111.486            87.497            12.857     24.403

(Selek  1,  180  appendix  1)

                                                                                                                                                                                                                        2

This List Susurluk is not seen. Susurluk Çerkez Ethem ve Anzavur Force Between Tan MuhareIronChen Ethem’in Susurluk'ta Greek Occupied to the commander Delivered OlmaSi ve Anzavur's Susurluk’a up Come ve Susurluk Sulta, SultanMeadow’in British Has Borasit Mine Reason With The Turn aroundemde Importance carries. Theirurluk'ta  Estimated Information Brat Türk people yanısıra, bir Quantity Rum, Borasit in the mine Running 60  Armenian Family – 200'e Close Armenian Population - ve Az Amount Of Jewish available idi. Greeks Butşatlığı – Cemetery – Is would be said.  Jewish is My father learned ( Tüccardan HScientific Efendi). Grandpa (Helvaci zade Mehmet EfEndi  Muteber bir  Job adamı idi.  Grandpa ve Drool tahın hEleven factory, Bread Furnace ve Wholesale ve parakende Groceries Containing bir Job Instead ve Sizeable bir Farm sahipTi. 1902 Born the Drool in his youth Susurluk'ta bir From the Jew French Lessons aldığın, Teacher işyerine gelip of this Gave he'd say.. Grandpa ve Drool Greek from the invasion of After their Starting Kuvvay-ı Milliye To the transaction Façade behind Kelly ve This troops yiywill ve For help they were found.. Greek Occupied Commander Family punish Internalin Droolı 18 Years old  While, Same Case the Other Several young AboutBut Prisoners Got, Ago In Bandirma bir Salt in the warehouse tutuklamış. Sonra Givesit Island Over Atina'already it'svkedilmişler ve AtinaOf Two Years Khumalo VI. Konstantinos Military  hastaneWithoutof maidship ve süpürgecilik they had it done.. Salvation  War After their Free bırakılmışlar ve Again Girit Over Türkiye'ye They're here.. Dedemin Salvation War in the Façade Rest Services Reason With  Old  Türkçe Written Gazi Mustafa Kemal Signed Weightı the bir İstiklal Medal available.

Inthe  final  years of the First   World  Harbinin the vicinity, the Greek  and  Armenian  riot  movements  beganto sprout. For example, the Armenian church in the center  of the city in   Bandirma  pa-apazI  Avadis  church  sermonsthat the civilized  and  infortifiable  Armenian  nation  owns  this  land  -  now  that the time  of  this he    said he was coming, that God wantedit to be. Toros,  a teacher of the Armenian  primary school  in the Armenian  church,  described himself  as  a warfighter of independence.  Pharmacist  Istepan    expressed   his longing for the  national  flag.  In  addition  to provoking the    Armenian  people, they were abetting armenians      fleeing the Ottoman army  and  allowing them to join  the Armenian    gangs.  Organization-i  Mahsusa  (Turkish  Secret  Organization)  Bursa's  Ibrahim Bey  entered  into the ranks  as an  agent .In August  1917  he caught the bflours,  with  documents   the crimes   were  substantiatedin court and they were executed. 

Upon  the Greek      army's invasion of Izmir,the native  Greeksof Bandirma  built the Greek  flag  Zafer  Tak, thinking that Greek  forces would come to Bandirma  and  beganto wait for  them . Along with    many  places in the Marmara  divide, there were scout  arms  led by  "Mavri  Mira" for  Bandirma  Rum  schools. Until he was 20,    Greek  youth  were joining them.  Pictures of Yunan  prime minister     andnizelosin the city and  Greek  flags were the original. Ottoman  hücluster  remedywasnot. In Bandirma,  theaskeri  and  the property  management  were incapable  of  greek  aggression.

Kara Hasanfor 200  people in the area to disrupt  security in  Biga,   Edincik  and  circassian  bandit  Deli Şükrü,  Karacabey  Çambaz    Hakki,  Anzavur,  Biga'da  Çerkez Sefer Bey,  In Balikesir,  the bandit's  troops attached to The Drama's  Riza  Bey  were causing  their movements .  Bandirma,  Gönen,  Susurluk  Bdetained,  edremit  and  ayvalik  was made possible  to make the journey as soonas there was no  robbery.   Therewas always  a  French  warship    in B andanma.    The  French-run  B-m-Izmirsaw this  as a fact for the protection   of the railway. 

                                                                                                                                                                                                                        3

In addition to the  Circassian  and  Turkish  bandit    gangs,  the Greek  thug  was oneof the  reasons for  the deteriorationof security .   Local  Greek     gangswere   mostly    active  around  Erdek,  Bandirma  and  Marmara Island, where they   persecuted the local  Muslim  people.   These  gangs were joinedbyYunanpeople   from   the island of  Sisam,  who wore   native  Greek  dresses .

With         the coordination   of opposing  movements  and the  purpose   of implementing  a  general  policy,  the inter-congressional  conventions were to be convened . Sivas  Congress on July  23,  1919,  First  Balikesir  Congress on July    26,    Erzurum  Congress closed on August 7 th n azilli,  August 16    Alaşehir  and  18  days  Then the Sivas  Congress  convened. These  congresses        were the basis   of mustafa kemal    pa'n'n'n'nnational state  establishmenttargets.

  After the occupation of Izmir, Circassian  Ethem  Gönen,  Manyas,Balikesir  and   Bandirma n,  probably the villages of Çerkez  in Susurluk  Sultanmeadow,  Aziziye  and  Demirkapi villages    and      Borasit   madeni's work by summoning the Circassians  he knew,  formed a  unity of 2,000  people.  Later,  this  union    reached 5,000  people.  They  set up a  defensive  line   in  Salihli,where the first Birdçubaşı  Ashref  Bey's  farm is located.  The Farm  Organization      was the center of The Mahsusa.   They  then  provided important  services in suppressing    internal  disturbances  and  riots,  initially    in the Marmara  region.  But  these  Circassian  Ethem  forces  were commanded on their own, in a  sense  the disdemeanor      procession.  They're also involved in thefat ma and  persecution    movements. Kisishand  and  social  relations  were processed according to the tribal  rules of the Circassians.  Duzce,   Konya,and  Yozgat  rebels  played a role in the raid. It is also   known that when they enter a house      under the pretext of looking for  weapons,  women go hand-to-hand  to crates  and  jewelry - and they're not goingto be able to get into the house.  Since there was no  military    force in Ankara,  they     were cherished.

 One of  themoments of pre-em  events in the region is the cherkez  Ethem  ,  Anzavur  Ahmet  çhorse. Anzavur  ahmet was  one of the branchesof the Circassians  who settled  in Biga in Marmara Bolgesi, he was in service  as a gendarmerie  man in  his youth, followed   by eşkiya.  He  participatedin the follow-up of Cakircalı,  who was derived  between Aydin and Ödemiş  and    eliminatedin the early  years  of legitimacy.  So he went up to  the gendarmerieand went up to the regimental  captaincy.  Some  corruption was  referredto the nedenide  dispenser .  Anzavur  Milli  Mücadele's  most  buddhist  days  becamea source of unrest  and crow's wand  . He was ignorant  and  conservative.  He was  a  tally, a gang maker with    no  laws and  no order.  He    completedhis gang with the  release   of the prison-bound  inmate- the first time he's been convicted of murder.  With the support of the British  and  the palace, it has sparked  riots  and  posed serious  dangers  where the occupying  authorities  wanted it. At one  point,  izmit  mutasarrafghina,    an  office between the governor's  office and the prefecture,   was appointed.

Anzavur's matings beganon September  21,  1919.  He showed up   after the Sivas  Congress.    Greek  troops  coming from Izmir had not yet  reachedthe rebel  zone.  I. On November  2, 1919, susuren enteredthe Susuriaand Gönen on November 12,  1919,  in what is   called the Anzavur  rebellion.  Girı  Susurluk,  Manyas,  Ulu abat,  Kirmastı  ( Mustafa  Kemeal  Pasha),  Gönen  sides  allaa.     In the   villages  and  towns  he occupied,  hegatheredpeople in mosques-  the squares, the military service  ,the soldiers  should return to their hometowns -    or  join him, Kuvvay-  he   declared  that I Milliye  had "Alliance  and  Terakki"   bandits, that  they would be erased, that there was no  sultan's  consent to stand up to the Greeks.

                                                                                                                                                                                                                        4

    Kazim Özalp's   61st division  in Balikesir and The 56th Division of Bursa's  Bekir Sami  Bey with horsemen  and  pedestrian  soldiers  and  threethousand national   forcerle on November  15,  anzavur'u  susurluk around thevicinity. He pulled from the field  with 30  dead.  He was forced  to clash November 16/17 . It's afairymoment.  1.Anzavur    resultedin his  defeat in everye-kmeat.  2.The      so-called Anzavur movement  began on February  16,  1920. This  movement,  which began in Biga,  spread rapidly to  Gforeen,  Susurluk,  Kirmasti  and  Bandirma. Gönenliler  200-strong    Governor  Rahmi  Bey joined forces  and  made a defense.  Rahmi  bey,   Mufti,   Mayor and  many    people from the people  were killed.  Bandirma  commander,   who is circassian,  Yusuf  Izzet  Pasha  was withdrawnto   Bursa.  Anzavur  completely  dominated   the area where he was found.  He entered Bandirma  easily   because of his native businessmen.   Anzavur  is  everywhere,  "The  Koranin my chest,  faith  in my heart, horse  in thestadium,i have dedicatedmy commitment to working for religion.  O  people,    comebehind my back.  Caliph  army,  Kuvvay-I will ruinthe Milliye  bandit.  Kuvvay-I  will establish Muhammadiye ,  Mustafa  Kemal is a  traitor"   he was walking aroundtherek.  He had his back on the sultan  and the Greek  forces.

On  April 15, 192,the National  forces –  Circassian  Ethem  forces-  defeated                              the anzavur and Gavur Imam forces, who are alleged to have been for 5,000 people, in the Tashbridge area between Susurluk Kirmasti . The  forces weretight-knit.       The rebels  took refugeon British  ships  in  Bandirma  and  Karabiga.  They  foughtthe National  forces around  Adapazari for a while.  Circassian  Ethem  clearedthe area from the rebels . He processed coffee tables in Bandirma.  Circassian  Ethem  and his older brother  Tevfik Bey set up the gallows  in towns    and   subordinated many    rebel  men.     A  week  later, on April  23rd,   the Turkish  Grand  National  Assembly was openedin  Ankara.    This   success of Circassian Ethe   m  made him a very  important  person, respected    , in the absence of the milli  army . Circassian  Ethem's defeat of the Anzavur  and  Gavur  Imam  forces is an  important  pointof Kurtuluş  Savaşı.  If  otherwise  it was  Padisah  and  the Occupy  forces gained   great morale, the establishment  of a regular army would have been too   late.

Since thebandirma  was   on the coast of  marmara, the   Straits  were considered to be the statusquo and  hhad not been underthe full  dominance of  an internal  power.  It  was more  of a  town where the National  Forces  mentioned   it. Sometimes  Anzav   wasthe  scene   of    the  attackby British  soldiers  going to the port  after the abduction of the Akbas  ammunition. The Greek  birlikleri, who entered  Balıkesir  with the "Zafer  March"    campaign launched on June 22,  1920, added a bfor a  while  to  recover.  The Greek  Commander,  who is  confident that Turkish  troops  were disbanded,  went to  help  theb-altitudes  in Balikesir.     Thessaloniki,  Dedeağ     hungry, and the soldiers  they brought  from Iskeçe, on July    2,  1920  at 5:00  a.m. by taking ships to the ports of Bandirma  and  Erdek,   isgal these places   he did. They didn't meet enme   in Bandirma.  He   has developed operationsin the direction of Karacabey and  Susurluk . Greek  Commander-in-Chief  Paraskevopulos arrived in Nanisma on July  5th,  three  days  after  the invasion,  while   Greek  Kyreg  tantdha konstantin  arrivedin B on July 6th.   (Aybek,  173-174)

When Circassian   Ethem  came to Ankara  after the   appointment to bathe the Yozgat  rebellion, he was  greeted  and  compensated    by  Mustafa Kemal  Pasha, after the  Yozgat  rebellion wasstirn.   When he returned to    Ankara with his forces, Circassian  Ethem  bey  and   his       brothers,  " with theg-showsmade  to them in Ankara,  even in the capital   of  Anatolia, Honor   and the men  who have  power are knitted...   Ethem  and  his brothers  were right to   consider  themselves masters of national revolution..  According to the thoughts, the  whole  national  Anatolian  presence was livingwith the force of their  rifles of parliament  and the Government "  (Sener,53)

                                                                                                                                                                                                                         5

The conflict    with the  Ankara  government has grown after  proposals   to  join thenational military  and  rejected  proposals for arabulupeople. On  December 27,  1920,Mustafa Kemal   telegraphedto Colonel  Ismet  Beye,  commander of the BatFront,    and  Refet Bey, commander of the Southern  Front, who said: "I don't know what you're doinghere. "     (Balikesir  mebusu  Vehbi,  Saruhan  mebusu  CelalBayar,  Ethem's abeyi  Saruhan  Mebusu  Reşit   Bey,  Formershir mebusu  Eyup  Sabri,        Antep  mebusu Kılıç Ali ( the advice  board covering theanswer)-  The Kuuvvayi-ı  Seyyare  work  can no longer  be solved through  peace  and  politics the   work    and  the problem has   been resolvedby  force  less. There is  noneed to inform Parliament   of the final phase of this- and that's not the first timewe've been able to do so.     If we succeed, there   isno doubtthat the Assembly  will approve of what we do.  We have    enough  documents  and  evidence  to  prove that we are entitledto". (Sener, 106)

Mustafa Kemal Describes the situation    in the 543-547.ci  of Nutuk;  "The         masters,  Kutahya,   the decision of the delegation  to the deputy and the need for the prey  of  the delegation to communicate the needfor  the front line  commanders against the rebel Etem and his brothers to act on the operation against the rebel  Etem  and  his  brothers I ordered it.

 The masters- the military of the           operation, the capulsion   and the state  of the state,    the unjust  children of this to beg the ransom to the  mountains, who think it is a  thuggery.             Trace the whole  Turkish  homeland with their charlatans,  clamors,  and  the Turkish nation's  Grand  National  Assembly with them, the inadequacy,  the  unjust  and any enemy  These             brothers,  who  have enough  pests  and private medicine storing their stobs, have the utmost  strength  and  istin their  hands,   including    the enemies they have.              in our historyof inkilap,  recording  as   an  exemplary  muessire, was  seen as essential  "... 

When the board was a guest of Kütahya'da  Circassian  Ethem,  on December  29,  1920,   Ethem was drawn  to hisroom, and when the nervouserwas  too  corrupt, he told parliament  that he was full of  heavy  accusations.     sent; "Thereis no way to  continue  fighting  in these  wastes .  Even though    you've been in constant  meetings  for a year  -  the  biggest    job you've done  in the time -  it's been to increase your own  foodto 300-400  liras . I think    you've been  informed of the sedition  that's been in the army for months ,  butwith a  secret  session,   you've had the courageto resolve  and  prevent  them ... Hü k ümet  members are a member of each of them who have sacrificed   your    holy  grev to your  personal interests by being sycophantsto each of them.. "  (Ethem, 176)  wrote. Circassian  Ethem  later stated    in his memoir that he regretted    sending  this  telegram.

Mustafa Kemal   continues   in Nutku  (Speech, 545);

"  Masters,  in this  telgramnesty,  a  delusion called the protest name,  was indeed  drawn to the parliament  rial  and  readto parliament in a     trial. The  elfaz       and  phrase used in this -    so  galiz  and  so    biedeba - once it was read    ,  could not tolerate reading and  using it   again.  I don't see such  a  despicable       delusion, and i don't seeit as a must-have in your presence.  With this  delusion,    insulting  the individuals of the mebus, the legitimacy of the  Assembly of the National was violated,    and izzet Pasha delegation was demandingthe release    of the movement  to Istanbul."

                                                                                                                                                                                                                        6

Circassian Ethem  forces  2326  militias  - 200  of them infantry-  159. The  exact  presence of the regiment was 4650  people,  6  machine  guns,  4 guns.  There  have been clashes with Western Front  Commander  Ismet  and The Southern  Front  commander,  Refet  Be.       The    national   army,  meanwhile,  wonthe Victoryof I.     On January 11,  1921,  the Greek  army was finally  withdrawn    from the defeat.

There were three  options  for Circassian Ethem ; To  surrender  to the  army, to choose freedom  by  climbing the  mountain and to fight, to seek refuge  in the Greeks.  Mr. Ethem  sends his brothers  and his  aide,  Mr. Sami,   to meet with the Greeks.  Cut the fire  is signed. He seeks   asylum for the Greeks.  The Yunans  accept    his  terms  . First,  his brothers  Reşit  and  Tevfik  Gentlemen take refuge.   As for   their  health,   he    decides to take refuge.  25  officers  and  700  troops    moveto the Greek  side.  Others  are released.

 Mr. Ethem cannot carry out any kind   of  asylum.   He is drawnto the mountain  with his  elite  50-strong contingent.     Manyas     ,  Stirdirgı-  Susurluk  mountain  villages  stay for  a  while  and  friendsand friends are forced to stay in the Greek  kuvetts  due to the   forced conditionsof housing is found. They deal with Alexander, the Greek  Governor  from Susurluk, through  an  Armenian  interpreter  in the village of  Bir  Yoruk . They  cometogether to  Susurlu. In the   government mansion of Susurluk -  now the site of the statue of Ataturk, the  flag  pole  and the c.E.moon  garden – Circassian  Ethem  surrenders  to the Greek  commander.  His friends  are leftin their village with their guns.  His   brother  Tevfik  Bey,   who came to the susur,  governor Alexander, Tevfik  Bey's  escort  officer  Yorgiyadis,   Şevket  Bey  and a few  friends  together  with  Circassian  Ethem  Susurluk  At the station    (opening   December  16, 1912) theysayto move  to Izmir by taking the train on a  day in late  February  1920.

The   Borasit     mine                                  in Susurluk, which has a very important place in Turkish Economic History until the First World War and beyond, was established on October 29, 1923, in The Republic of Turkey. faced many    difficult  problems in terms of production,  transportation,  and  management.   He changed hands  a couple of  times.  But  despite  all  the problems,  he continued to exist.  He  then made new  agreements  with  the Republican  government.  Borax,  which was placed in buckets  with the air  lineof the Borasit  Mine, was on its way to Omerköy  station.  The thick steel  rope,  which provides this air  line  4.5 km  long,    was usedto close  the  Dardanelles  during the First  Düya  war.

Resources;

Kemal Ataturk; Lecture  I,II, Turkish Revolutionary History  Institute,Istanbul, 1960

Selcuk Aybey; Salvation at the End of the  Barrel,Istanbul, 2006

Circassian Ethem; My memories,    the prepared; Nermin  Taylan; Our  Books,Istanbul, 2014

Sabahattin Selek; National  Struggle  I,II,Formal  Publications,1982

Cemal Şener; Circassian  Ethem  Event,Any  Publications,Istanbul,1986

Nurer Ugurlu; Kuvayi  Seyyariye,Formal  Publishing House,Istanbul,2007

                                                                                                                                                                                                                        7

 

 

--
Dr. Kayaalp Buyukataman
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages