İLT: 24 Temmuz 1923 Lausanne, T.C.nin tapusu ve Türkiye'nin siyasi zaferi.

19 views
Skip to first unread message

Kaya Alp Buyukataman

unread,
Sep 16, 2019, 4:24:41 AM9/16/19
to eturkiy...@googlegroups.com, turkish-forum-advisory-board, TF Global Strategy & Analysis Think Tank', *TURKISH FORUM DOWN UNDER * AUSTRALIA, pres...@turkishforum.com.tr

 

 

Kimden: a....@hispeed.ch [mailto:a....@hispeed.ch]

 


 

 

Bildergebnis für caricatures of lausanne peace conference 1923     

 

 

 

 

Written by  DR. PAT WALSH 

Assistant Professor. Trinity College. Dept. of History. Dublin               

2016-10-04

 

ON THE DEFEAT OF ENGLAND AT LAUSANNE BY ATATURK

“It is an old policy of England to sacrifice her friends to her enemies. The idea is that your friend is your friend, and will support you anyhow. Your enemy will be so pleased at being allowed to punish your friend that he will forget his old grudge against you, and perhaps himself become friendly. And the policy is often successful enough, especially when the friend is helpless and the enemy placable.”

 

The Lausanne Peace Treaty was negotiated with long and hard deliberation spread over an eight-month period (the Turkish delegation withdrew for a three-month interruption in the middle of the proceedings when it was not happy with what was happening). Turkey refused to have terms imposed upon her that would dilute her sovereignty, even though Britain fought tooth and nail to maximize her Imperial influence over the region. The Turkish delegation also refused to be railroaded into a take it or leave it deal imposed by an arbitrary deadline. When Curzon said his train was standing at the station and it was “now or never” the treaty remained unsigned by the Turks. Curzon, after delaying his train in the expectation they would submit, left empty handed on his train.

 

In early March 1923, a Turkish note suggested new propositions towards the still unsettled financial, economic, and judicial questions. Curzon accepted the Turkish proposals on the basis that the conference would be revived although he ruled out any further revisions of the territorial clauses already resolved. Between 21–27 March 1923, British, French, Italian, and Japanese experts met in London to discuss Allied criteria for the settlement of the still unresolved issues of the conference.

The conference eventually reopened at Lausanne on 23 April 1923. Once again three commissions were set up: the first dealing with the remaining territorial questions and the rights for foreigners, which was chaired by Sir Horace Rumbold, the primary British delegate as Curzon refused to return to Lausanne and the Treaty was signed on July 24th 1923. It had, indeed, been a grave surrender on the part of British representatives.

For the first time in the world history, the West bowed its head in front of the East and the extend of the western colonialist politics was stopped at the doorstep of Asia.

Lausanne Peace Treaty is the only uninterrupted treaty of the 20th century,  lasting 96 years long. Within next 4 years, it will be 100 years young.

 

Bazi kimseler maalesef, hic düsünmeden, arastirmadan, sanki Lausanne anlasmasi hakkinda yazili baska eser yokmus gibi,  tarihci gecinen bir kimsenin yazdigi Lozan. Hizmet mi? Hezimet mi? kitabinin akintisina kapilarak Lausanne kahramani diye bilinen Ismet Inönü’yü, sanki kendileri cok iyi bilirlermis gibi, cekinmeden, daha ileri gidip, vatan haini olarak vasiflandiriyorlar. https://www.youtube.com/watch?v=ce3m-Wjm9cs

Onlarin asil hedefi Ismet Inönü degil, Atatürk.

Azmi Güran. Ph.D. (U of P), Prof.Eng.

============================================================================================

Vehbi Kara. Lozan Büyük Bir Hezimettir.

                      Milli Yeminimizi Lozan’da Bize Yedirdiler

 

Muhterem Vehbi bey.

Yazinizi tesadüfen okurken yarida vazgectim, cünkü Lausanne hakkinda pek büyük malumata sahip olmadiginizi gördüm.

Ben WW I ve Istiklal harbini icinde yasamis bir neslin evladi ve Atatürk devrini yasamis Cumhuriyet cocuguyum. Liseden sonra yüksek tahsilimi WW II akabinde Almanya ve ABD de elektrik mühendisi olarak bitirdim ve el’an haricte yasiyorum.

T.C. tarihini Washington’da Library of Congress’te kopyalaridigim kitaplardan okuyarak ögrendim ve 20. asrin en güzel tarihinin T.C. tarihi olduguna inandim. Sizde okuyun lütfen, anliyacaksiniz.

Lausanne’da konferans baslamadan önce Inönü «burada Ermenistan, Kürdistan sözü gectigi anda, biz salonu terkediyoruz» diye söze basladi. Karsi taraf genis koltuklarda otururken Türk delegelerine sandalya verildi oturmalari icin. Inönü, karsi tarafin oturdugu koltuklar gelmeden konferansa basliyamiyacaginda israr edince, karsi tarafida iskemleye oturttu ve ondan sonra konferans acildi. Ilisikte gönderdigim kitaplar icerisinde lütfen 1920-1922 senelerinde yazilan yazilari bulun ve iyice okuyun. Bunlari yazan Türk degil, yabanci muhabirler, tarihciler.

Lausanne’da Bati Dogu’nun karsisinda basini egdi, Bati’nin müstemleke siyasetinin Dogu’ya yayilmasi durduruldu.

Siz ayrica Istiklal harbini ehemmiyetsiz olarak görüyorsunuz. Canakkale harbinden sonra, bugüne kadar, Ingiltere ve Fransa’nin askeri gücünün beli kirilmistir. WW II bunlari ispat etti. Yazmak istedigim cok seyler var, ama T.C. tarihi o kadar muhtesem tarihtirki, sayfalarca yazsaniz bitmez. Okuyun beyefendi lütfen. Okuyun. Tarih okumakla anlasilir, bazi tarihci gecinenlerin anlattiklari rüyalarla, dedikodularla degil.

Türk delegesi Lausanne’a toprak almak icin gitmedi, cünkü istedigi topraklari Misak-i milli kararlari ile zaten almisti. Biz Lausanne’a Kanuni zamanindan beri yabancilara verilen kapitülasyon haklarini geri almak icin gittik. Ve dislerini söke söke aldik Vehbi bey. Söke söke.

Aklima bir sey daha geldi, 1932 de Inönü Mussolini ile karsilasmak üzere Roma’ya gittiginde Mussolini’yi Roma’da tren istasyonuna ayagina getirtti, aksi halde dönecegini yazdi. Ve Mussolini, Statione Termini’ye geldi Ismet Inönü’yü karsilamak icin. Eminim, siz ve sizin gibi, malumati olmayan kimseler bilmiyorlar. Bugün Library of Congress’te T.C. hakkinda yazilanlarin sayisi 2’400 civarindadir. Bende bunlardan sadece  ilisikte olanlar mevcut, cünkü ’70 senelerinde, bugüngü kopya makinalari yoktu, elinizi cabuk tutarsaniz dakikada ancak 2 sayfayi kopyalayabilirdiniz.

Bunlarin hepsi ilisik kitaplarda yaziyor. Neden okumuyorsunuz, yoksa sizde bazi tarihci gecinenler gibi rüyanizda gördüklerini, isittiginiz dedikodulardan mi yazyorsunuz?

1945 WW II akabinde Almanya’nin yikilmis, harap halini gördüm. Hitler’in cikarttigi harp Avrupa’da 50-60 milyon insanin ölümüne, 20 milyon insani muhacir durumuna soktu,  1945 te Hitler alman milletine enkaz yigini birakti. («The Big Lift 1950» filmini internet’ten bulursaniz, lütfen Hitler’in alman milletine geride biraktigi Almanya’yi görün). Bugüne kadar hic bir alman, veya avusturyali, Hitler ve arkadaslarina lanet okumuyor, onlari, bir Türk profesörünün Ismet Inönü icin söyledigi gibi, vatan haini olarak vasiflandirmiyor. Böyle bir sey isittiniz ise, cok cok enderdir. 80 milyon alman milleti icerisinde belki 80 kisi cikmaz bile.

Verecek cevabiniz olmadiginizi bildigim icin, sizden cevap almiyacagimi biliyorum.

 

Güzel günler dilerim Vehbi bey.

 

Dr. Azmi Güran

Ph.D.  Prof.Eng.

 

 

 

image005.png
image007.jpg
image009.jpg
image004.png
image001.png
Kitaplar.odt
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages