|
|
2008 ne getirsin? |
|
Hüseyin GÜNEY |
|
18.01.2008 |
|
Devamlı sorarız birbirimize, “Sence 2008 ne getirecek?” diye. Bu sorunun cevabı aslında çok basittir. Çalışan için; “çok şey” çalışmayan için; “hiçbir şey” dir. Ama biz yine de birileri bize bir şey getirsin, şans, uğur getirsin isteriz. Her şeyden medet umarız, Cumhurbaşkanından, başbakandan, askerden, olmadı ABD’den, olmadı havadan sudan…
Bekler dururuz…
Çalışmak ama isteyerek, bilerek, bilincinde olarak çalışmak, kimsenin aklına gelmez. Varsa yoksa, birilerinden ummak, beklemek…
Devamlı olarak da; “O yapsın? Bu yapsın? O niye yapmıyor? Bunlar niye çalışmıyor? Bu niye olmuyor?” der dururuz.
Yine akla gelmez; çalışmak ama bilinçli, bilerek, isteyerek…
Bu durum, her konu, her sektör için öyledir? Ama ben biraz daha özele inerek gayrimenkul sektörü için konuşacağım, yazacağım. 2007’de durgunluk yaşandı. Problemin nedenleri bulundu ve beklendi. Birileri bu problemleri ortadan kaldırsın istendi. Ama kaldıran çıkmadı. Öyle olunca da el birliği etmişçesine herkes bekledi. Kimse, ben neyim, benim neyim eksik, bu engelleri ben aşarım, demedi.
Diyen kazandı, kazanıyor, kazanacak…
2008 için daha ilk aydan başladık Yine aynı durgunluk yaşanacak, diye. Ve, daha şimdiden başladık, sağa sola sormaya; “2008 ne getirecek, ne götürecek?” diye.
İlk Tepki; Peki Sormayalım mı?
Sorun ama çalışacaksanız, sorun ama harekete geçecekseniz, sorun ama problemleri, engelleri aşmak için gayret gösterecekseniz, sorun. Aksi taktirde 2008 yine size kocaman bir “HİÇ” getirecektir. Bunun için sormaya da gerek yoktur.
Görüyorum sektör içerisinde birileri iş yapmaktan başını kaşımaya fırsat bulamazken, biri aylardır oturmaya, dertlenmeye devam ediyor. Neden biri oturuyor da diğeri devamlı çalışıyor, üretiyor. Hiç düşündünüz mü?
Çok yakın bir olay anlatayım; Geçen yıl bir dostum İngiltere’den aradı. “Şu adar param var. Buna göre bir daire almak istiyorum. Bana bulur musun?” dedi. Ben de bu işi yapan firmalara haber uçurdum. “Acilen şu fiyat aralıklarında daire bulmamız gerekiyor. Mümkünse alternatifler sunun” dedim. Sadece 2 firma ilgilendi. Diğerleri aramak zahmetinde bile bulunmadı. Daireye karşı çok cazip şartlarda arsa bulan gayrimenkul şirketleri oldu. Ama takibi iyi yapamadılar. Genel bilgiyi verdikten sonra bir daha arama zahmetinde bile bulunmadılar. Neticede 3 günlük için gelen dostum, işi sıkı tutan ve sıcaklığı sağlayan, bunun için müşterinin msn’sini alıp görsel dokümanlar gönderen inşaat firmasından 2 daire alıp gitti. Aslında niyeti bir daire almaktı. İyi bir pazarlamayla 2 daire satıldı ve kazanan bu firma oldu. İş işten geçtikten sonra, “müşteri bizi bulsun, arasın bilgi alsın” diye bekleyenlere sadece “Ah vah” demek kaldı.
İşin Sırrı Bilinçli ve İlmi Satışta
Günümüz dünyasında hiç kimse müşteri gelsin diye beklemiyor, kaliteli üretim yapıyor, markalaşıyor, pazarlama stratejileri geliştiriyor, dünyadaki gelişmeleri yakından izliyor, fuarları kaçırmıyor, müşteri analizleri yapıyor, kitlesine uygun reklâm yapıyor. Yani boş durmuyor, devamlı çalışıyor. Neticede kaliteyi, markayı, yüksek kar marjıyla ve de daha hızlı bir şekilde satıyor.
Evet unutmayın, artık satmak için sadece kaliteli üretim yapmak yetmiyor, o gayrimenkulü, doğru kişiye, doğru zamanda, doğru fiyata satmak ve de bunu ilmi olarak yapmak gerekiyor. Bir inşaat firmasını ziyaretimde, bana çok iyi ve sağlam ekip kurduk diye anlatan firma sahibi, kadrosundakilerin çok yakın akrabadan oluştuğunu, çok güvenilir insanlar olduğunu, yaptığı yanlışın farkında bile olmadan anlatmasını ise isterseniz başka bir yazımda dillendireyim.
Yeni yılınızın bereketli ve huzur dolu geçmesi dileğiyle… |