'İmar'daki para cezası hükmü iptal edildi
05.11.2008, Çarşamba
Anayasa Mahkemesi, İmar Kanunu'nun "ruhsat alınmadan, ruhsat veya eklerine veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının yapı sahibine ve müteahhidine, istisnalar dışında özel parselasyon ile hisse karşılığı belirli bir yer satan ve alana 500 bin liradan 25 milyon liraya kadar para cezası verileceği" hükmünü iptal etti.
Anayasa Mahkemesi, Konya 1. İdare Mahkemesi'nin İmar Kanunu'nun
42. maddesinin birinci fıkrasındaki hükmün Anayasa'ya aykırılığı savıyla iptal
istemini karara bağladı.
İdari makamların yasanın belirlediği sınırlar arasında cezanın takdirinde esas
alacakları objektif ölçütlerin yasada gösterilmediğini belirten Yüksek Mahkeme,
yasa kuralının bu anlamda belirli ve öngörülebilir olmadığını kaydetti. Anayasa
Mahkemesi, alt ve üst sınır arasında idareye bırakılan takdir alanının geniş,
sınırsız ve ölçüsüz olmasının yanı sıra alt ve üst sınır arasında elli kat gibi
makul ve ölçülü olmayan genişliğin, uygulamada, yorum ve değerlendirme
farklılıklarına dayalı olarak eşitsizliğe, haksızlığa ve keyfiliğe yol
açabilecek nitelikte olduğunu belirledi.
Yüksek Mahkeme, fıkranın iptaline karar vererek, iptal hükmünün, kararın Resmi
Gazete'de yayımlanmasından dört ay sonra yürürlüğe girmesine karar verdi.
RTÜK uzmanlarının atanmalarına ilişkin düzenleme
Anayasa Mahkemesi, Danıştay Beşinci Dairesi'nin Radyo ve
Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun'un Radyo ve Televizyon Üst
Kurulu uzmanlarının atanmalarına ilişkin düzenlemesinin iptali istemini de
karara bağladı.
Yüksek Mahkeme, Üst Kurul uzmanlarının, uzmanlık alanları, nitelikleri, öğrenim
dalları ve düzeyleri, seçilme usulleri, tabi olacakları sınavlar,
yeterliliklerinin belirlenmesi ve atamanın nasıl yapılacağını içeren atama
usullerinin yasayla düzenlenmesi gerekirken buna ilişkin düzenlemenin Üst
Kurul'un çıkartacağı yönetmeliğe bırakılmasının Anayasa'nın 2. ve 128.
maddelerine aykırı olduğuna hükmetti. "Uzman" kadrosuna ilişkin
olarak Kanunda somut bir belirleme yapılmadığı ve çerçevenin çizilmediği,
dolayısıyla salt Üst Kurul'un takdirine bırakılma şeklindeki itiraza konu
kuralın Anayasa'ya aykırı düştüğü belirlendi.
RTÜK Uzmanlarının, Anayasa'nın 128. maddesinde sözü edilen genel idare
esaslarına göre asli ve sürekli nitelik taşıyan kamu hizmetlerini yerine
getiren personel olduğunu belirten Yüksek Mahkeme, Anayasa'nın 128. maddesinin
birinci fıkrası kapsamındaki görevleri yürüten bütün personelin nitelikleri,
atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülüklerinin yasayla
düzenlenmesi gerektiğini bildirdi.
Anayasa Mahkemesi, Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında
Kanun'un 2002'de değiştirilen maddesinin son fıkrasında yer alan "...ve
atama usulleri..." ibaresini, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu uzmanlığı
yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna oy çokluğuyla karar vererek iptal etti.
Mahkeme Üyesi Serdar Özgüldür ise karşı oy gerekçesinde, RTÜK'ün, kamu (TRT) ve
özel teşebbüs tarafından işletilen tüm radyo ve televizyon faaliyetleri
üzerinde düzenleyici ve denetleyici işleve sahip, asıl iştigal alanı
"görsel ve işitsel medya" olan bir kurum olarak, Anayasa'nın 128.
maddesinin birinci fıkrasındaki "genel idare esaslarına göre kamu
hizmetlerini yürütmekle yükümlü bir Devlet kuruluşu" şeklinde
nitelendirilemeyeceğini iddia ederek, dava konusu kuralla öngörülen
düzenlemenin Anayasa'ya aykırı bir yönünün bulunmadığını savundu.
Kaynak : Hurriyetemlak.com