imla ve noktalama-2

126 views
Skip to first unread message

aysup...@hotmail.com

unread,
Apr 15, 2006, 1:48:21 PM4/15/06
to turkdilikonuları
II. 2. B. b.
5. Tarihlerin yazılışında gün, ay ve yılı gösteren sayıları
birbirinden ayırmak için konur: 29.5.1453, 29.X.1923.
Tarihlerde ay adları yazıyla da yazılabilir. Bu durumda ay
adlarından önce ve sonra nokta kullanılmaz: 29 Mayıs 1453.
6. Saat ve dakika gösteren sayıları birbirinden ayırmak için
konur: Tren 09.15’te kalktı.
Saat ve dakika sayılarını ayırmak için iki nokta işareti
kesinlikle kullanılmaz.
7. Bibliyografik künyelerin sonuna konur:
Agâh Sırrı Levend, Türk Dilinde Gelişme ve Sadeleşme Evreleri,
Ankara, 1960.
8. Üçlü gruplara ayrılarak yazılan büyük sayılarda gruplar
arasına konur: 16.551.000, 22.465.660.
9. Matematikte çarpı işareti yerine kullanılır: 4.5=20

Virgül ( , )
1. Birbiri ardınca sıralanan eş görevli kelime ve kelime grupları
arasına konur:
Fırtınadan, soğuktan, karanlıktan ve biraz da korkudan sonra bu
sıcak, aydınlık ve sevimli odanın havasında erir gibi oldum. (H.
Edip, Kalp Ağrısı)
Sessiz dereler, solgun ağaçlar, sarı güller
Dillenmiş ağızlarda tutuk dilli gönüller.
(Faruk Nafiz)
2. Sıralı cümleleri birbirinden ayırmak için kullanılır: Umduk,
bekle-dik, düşündük. Geldim, gördüm, yendim.
Fakat yol otomobillere yasak olduğundan o da herkes gibi tramvaya
biner, kimse kendisine dikkat etmez. (F. Rıfkı Atay, Denizaşırı)
3. Cümlede özel olarak vurgulanması gereken ögelerden sonra konur:
Binaenaleyh, biz her vasıtadan, yalnız ve ancak, bir noktainazardan
istifade ederiz. (Atatürk)
4. Uzun cümlelerde yüklemden uzak düşmüş olan ögeleri belirtmek
için konur:
Saniye Hanımefendi, merdivenlerde oğlunun ayak seslerini duyar
duymaz, hasretlisini karşılamaya atılan bir genç kadın gibi,
koltuğundan fırlamış ve ona kapıyı kendi eliyle açmaya
gelmişti. (Y. Kadri, Panoroma)
5. Cümle içinde ara sözleri ve ara cümleleri ayırmak için konur:
Şimdi, efendiler, müsaade buyurursanız, size bir sual sorayım.
(Atatürk)
6. Anlama güç kazandırmak için tekrarlanan kelimeler arasına
ko-nur:
Akşam, yine akşam, yine akşam,
Göllerde bu dem bir kamış olsam!
(Ahmet Haşim)
İkilemelerde kelimeler arasına herhangi bir işaret konmaz.
7. Tırnak içinde olmayan alıntı cümlelerden sonra konur:
Datça’ya yarın gideceğim, dedi.
8. Kendisinden sonraki cümleye bağlı olarak ret, kabul ve teşvik
bil-diren hayır, yok, yoo, evet, peki, pekâlâ, tamam, olur, hayhay,
baş üstüne, öyle, haydi, elbette gibi kelimelerden sonra konur:
Peki, gideriz. Hayhay, memnun oluruz. Haydi, geç kalıyoruz.
Evet, kırk seneden beri Türkçe merhale merhale Türkleşiyor.
9. Bir kelimenin kendisinden sonra gelen kelime veya kelime
grup-larıyla yapı ve anlam bakımından bağlantısı olmadığını
göstermek için kullanılır:
Bu, tek gözlü, genç fakat ihtiyar görünen bir adamcağızdır.
(H. Ziya Uşaklıgil)
Bu gece, eğlenceleri içlerine sinmedi.
(R. Nuri Güntekin)
Genç, doktora şikâyetini anlatmaya başladı.


10. Hitap için kullanılan kelimelerden sonra konur:
Efendiler, bilirsiniz ki hayat demek, mücadele, müsademe demektir.
(Atatürk)
Sayın Başkan,
Sevgili kardeşim,
11. Yazışmalarda, başvurulan makamın adından sonra konur:
Selçuk Üniversitesi Rektörlüğüne,
12. Yazışmalarda, yer adlarını tarihlerden ayırmak için konur:
Konya, 25 Eylül 2000
13. Sayıların yazılışında, kesirleri ayırmak için konur: 38,6
(otuz sekiz tam onda altı).
Sayıların kesirli kısımları ayırmak için araya nokta işareti
konmaz. Bu şekildeki sayılar usulüne göre okunmalıdır: 6,7 (altı

onda yedi).
14. Bibliyografik künyelerde yazar, eser, basım evi vb. maddelerden
sonra konur:
Atay, Falih Rıfkı, Tuna Kıyıları, Remzi Kitap Evi, İstanbul 1938.

Metin içinde ve, veya, yahut bağlaçlarından önce de sonra da
virgül konmaz.
Noktalı virgül ( ; )
1. Cümle içinde virgüllerle ayrılmış tür veya takımları
birbirinden ayırmak için konur: Erkek çocuklara Doğan, Tuğrul,
Aslan, Orhan; kız çocuklara ise İnci, Çiçek, Gönül, Yonca
adları verilir.
2. Ögeleri arasında virgül bulunan sıralı cümleleri birbirinden
ayırmak için konur: Sevinçten, heyecandan içim içime sığmıyor;
bağırmak, kahkahalar atmak, ağlamak istiyorum. Sabahtan beri
bekliyorum; ne gelen var, ne giden. İş işten geçti; artık gelse de

olur, gelmese de.
3. Virgülle ayrılmış örnekleri farklı örneklerden ayırmak için

konur: Türkiye, İngiltere, Azerbaycan; İstanbul, Londra, Bakû.
4. Kendilerinden evvelki cümleyle ilgi kuran ancak, yalnız, fakat,
lâ-kin, çünkü, yoksa, bundan dolayı, binaenaleyh, sonuç olarak,
bununla birlikte, öyleyse vb. cümle başı bağlaçlarından önce
konur:
Halis bir şiir fena okunabilir; lâkin sahte bir şiir iyi okunamaz.
(Yahya Kemal)
Bir millet ordusunu kaybedebilir, bağımsızlığını da
kaybedebilir; fakat dilini sakladıkça, o millet yaşıyor demektir.
(N. Atsız)
Sıralı cümleler arasında ancak, fakat, çünkü vb. cümle başı
bağlayı-cılarından önce yazar, araya nokta, virgül, noktalı
virgül koymakta serbesttir. Bu husus, yazarın üslûptaki tercihiyle
ilgilidir.


İki nokta ( : )
1. Kendisinden sonra örnek verilecek cümlenin sonuna konur: Millî
Edebiyat akımının temsilcilerinden bir kısmını sıralayalım:
Ömer Seyfettin, Halide Edip Adıvar, Ziya Gökalp, Mehmet Emin
Yurdakul, Ali Canip Yöntem.
Yeni harfler alındıktan sonra eski yazı ile bir tek kelime bile
yazmayan iki kişi görmüşümdür: Atatürk ve İnönü! (Falih
Rıfkı Atay, Çankaya)
2. Kendisinden sonra açıklama yapılacak cümlenin sonuna konur:
Bu kararın istinat ettiği en kuvvetli muhakeme ve mantık şu idi:
Esas, Türk milletinin haysiyetli ve şerefli bir millet olarak
yaşamasıdır. (Atatürk)
Derler: İnsanda derin bir yaradır köksüzlük;
Budur âlemde hudutsuz ve hazin öksüzlük.
(Yahya Kemal)
3. Kütüphanecilik alanında yazar adı ile eser başlığı arasına
konur: Yahya Kemal Beyatlı: Kendi Gök Kubbemiz
4. Ses biliminde uzun ünlüyü göstermek için kullanılır: a:ile,
i:cat.
5. Edebî eserlerdeki karşılıklı konuşmalarda, konuşan kişinin
adın-dan sonra konur:
Bilge Kağan : Türklerim, işitin!
Üstten gök çökmedikçe
alttan yer delinmedikçe
ülkenizi, törenizi kim bozabilir sizin?
Koro : Göğe erer başımız
başınla senin!
Bilge Kağan : Ulusum birleşip yücelsin diye
gece uyumadım, gündüz oturmadım.
(A. Turan Oflazoğlu)
6. Matematikte bölme işareti olarak kullanılır: 56:8=7


Uyarı
İki nokta üst üste şeklinde bir adlandırma yanlıştır.


Üç nokta ( ... )
1. Tamamlanmamış cümlelerin sonuna konur:
Ne çare ki çirkinliği hemencecik ve herkes tarafından
görülüveriyordu da, bu yanı...
(Tarık Buğra, Dönemeçte)
2. Kaba sayıldığı için veya bir başka sebepten ötürü
açıklanmak istenmeyen kelime ve bölümlerin yerine konur: Kılavuzu
karga olanın burnu b...tan çıkmaz.
B..., 7 Nisan (R. Nuri Güntekin, Çalıkuşu)
3. Alıntılarda; başta, ortada ve sonda alınmayan kelime ve
bölümlerin yerine konur: Mümtaz, bu dükkâna bakarken hiç
farkında olmadan Mallarmé’nin mısraını hatırladı: “Meçhul
bir felâketten buraya düşmüş...”
(A. Hamdi Tanpınar, Huzur)
Alınmayan kelime ve bölümlerin yerine parantez içinde üç nokta
konması da mümkündür.
4. Sözün bir yerde kesilerek geri kalan bölümün okuyucunun
muhayyilesine bırakıldığını göstermek veya ifadeye güç katmak
için konur:
Karşı sahilde mor, fark olunmaz sisler altındaki dağlar, korular,
beyaz yalılar... Ve bütün bunların üzerinde bir esatir
rüyasının havaî hakikati gibi uçan martı sürüleri...
(Ömer Seyfettin, Bahar ve Kelebekler)
Gök sarı, toprak sarı, çıplak ağaçlar sarı...
(Faruk Nafiz Çamlıbel, Sanat)
5. Ünlem ve seslenmelerde anlatımı pekiştirmek için konur:
Gölgeler yaklaştılar. Bir adım kalınca onu kıyafetinden
tanıdılar:
— Koca Ali... Koca Ali, be!..
(Ömer Seyfettin, Diyet)
6. Karşılıklı konuşmalarda, yeterli olmayan, eksik bırakılan
cevaplarda kullanılır:
— Yabancı yok!
— Kimsin?
— Ali...
— Hangi Ali?
— ...
— Sen misin, Ali usta?
— Benim!...
(Ömer Seyfettin, Diyet)
Türk imlâsında iki nokta yan yana kullanılmaz.


Soru işareti ( ? )
1. Soru bildiren cümle veya sözlerin sonuna konur:
Ne zaman tükenecek bu yollar, arabacı?
(Faruk Nafiz)
Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer?
(Ahmet Haşim)
2. Bilinmeyen yer, tarih vb. durumlar için kullanılır:
Yunus Emre (1240?-1320), (Doğum yeri:?).
3. Bir bilginin şüpheyle karşılandığı veya kesin olmadığı
durumlarda yay ayraç (parantez) içinde soru işareti kullanılır:
Ankara’dan Konya’ya 1,5 (?) saatte gitmiş.
1496 (?) yılında doğan Fuzulî ...
Soru ifadesi taşıyan sıralı ve bağlı cümlelerde soru işareti en

sona konur:
Çok yakından mı bu sesler, çok uzaklardan mı?
Üsküdar'dan mı, Hisar'dan mı, Kavaklar'dan mı?
(Yahya Kemal)


Ruhunu karartan neydi, yağmur mu yağıyordu; yoksa şimşekler mi
çakıyordu?


Uyarı
mı / mi eki -ınca / -ince anlamında zarf-fiil işleviyle
kullanıldığı zaman soru işareti kullanılmaz: Akşam oldu mu
sürüler döner.


Ünlem işareti ( ! )
1. Sevinç, kıvanç, acı, korku, şaşma gibi duyguları anlatan
cümle-lerin sonuna konur:
Ne mutlu Türk’üm diyene! (Atatürk)
Gurbet o kadar acı
Ki ne varsa içimde
Hepsi bana yabancı
Hepsi başka biçimde!
(Kemalettin Kamu)


Aşk olsun!
Ne kadar akıllı adamlar var!


2. Seslenme, hitap ve uyarı sözlerinden sonra konur:
Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!
(Atatürk)
Ak tolgalı beylerbeyi haykırdı: İlerle!
(Yahya Kemal)
Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın
Bu toprak bir devrin battığı yerdir.
(Necmettin Halil Onan)
3. Bir söze alay, kinaye veya küçümseme anlamı kazandırmak için
ayraç içinde ünlem işareti kullanılır:
İsteseymiş bir günde bitirirmiş (!) ama ne yazık ki vakti
yokmuş(!)
Adam, akıllı (!) olduğunu söylüyor.


Kısa çizgi ( - )
1. Satıra sığmayan kelimeler bölünürken satır sonuna konur:
Soğuktan mı titriyordum, yoksa heyecandan, üzüntü- den mi bilmem.
(Sait Faik)
2. Ara sözleri ve ara cümleleri ayırmak için kullanılır: Örnek
olsun diye -örnek istemez ya- söylüyorum.
3. Dil bilgisinde kökleri ve ekleri ayırmak için konur: al-ış,
dur-ak.
4. Dil bilgisinde fiil kök ve gövdelerini göstermek için
kullanılır: al-, oku-, yazdır-, okut-, bil-, sevdir-, anla-...
5. Dil bilgisinde eklerin başına konur: -den, -lık, -ış, -t, -m,
-sı, -ak...
6. Dil bilgisinde heceleri göstermek için kullanılır:
a-raş-tır-ma.
7. Kelimeler arasında “-den... -a, ve, ile, ilâ, arasında”
anlamlarını vermek üzere kullanılır: Türkçe-Fransızca Sözlük,

Aydın-İzmir yolu, Ankara-İstanbul uçak seferleri, Türk-Alman
ilişkileri, 10.30-11.30, 2000-2001 öğretim yılı.
8. Bazı terim ve kuruluş adlarında kelimeler arasına konur:
sıfat-fiil, zarf-fiil, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Fen-Edebiyat

Fakültesi.
9. Adres yazarken semt ile şehir arasına konur: Kurtuluş-ANKARA
10. Matematikte çıkarma işareti olarak kullanılır: 50 – 30 = 20


Uzun çizgi ( – )
Yazıda satır başına alınan konuşmaları göstermek için
kullanılır. Buna konuşma çizgisi de denir.
— Yoo, güvercinlerime dokunmayınız, dedi.
(Yakup Kadri)


Uyarı
Konuşmalar tırnak içinde verildiği zaman uzun çizgi kullanılmaz.


Eğik çizgi ( / )
1. Şiirlerden yapılan alıntılarda, mısraların yan yana
yazılması gereken durumlarda mısraları belirlemek için
kullanılır: Ne sen, ne ben / Ne de hüsnünde toplanan bu mesâ / Ne
de âlâm-ı fikre bir mersâ / Olan bu mâî deniz. (Ahmet Haşim)
2. Adres yazarken apartman numarası ile daire numarası arasına
konur: Altay Sokağı, Nu.:21/6
3. Adres yazarken semt ile şehir arasına konur: Altay Sokağı,
Nu.:21/6 Kurtuluş/ANKARA
4. Dil bilgisinde eklerin farklı şekillerini göstermek için
kullanılır: -a /-e, -an / -en, -madan / -meden.
5. Matematikte bölme işareti olarak kullanılır: 70 / 2 = 35


Tırnak işareti ( “ ” )
1. Başka bir kimseden veya yazıdan olduğu gibi aktarılan sözler
tırnak içine alınır:
Bakınız, şair vatanı ne güzel tarif ediyor:
“Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır.
Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.”
Aynen alınmayan söz ve yazılar tırnak içine alınmaz.
2. Özel olarak belirtilmek istenen sözler tırnak içine alınır:
Bugünlerde “iyi bir iş” arıyordu.
Özel olarak belirtilmek istenen sözler tırnak içine alınmadan koyu

yazılarak veya altı çizilerek de gösterilebilir:
Höyük sözü Anadolu'da tepe olarak geçer.
3. Kitapların ve yazıların adları ve başlıkları tırnak içine
alınır: Yahya Kemal’in bazı şiirleri “Kendi Gök Kubbemiz”
adı altında çıktı. (A. H. Tanpınar)
“İmlâ Kuralları” bölümünde bazı uyarılara yer verilmiştir.

Uyarı
Tırnak içine alınan sözlerden sonra kesme işareti kullanılmaz.


Tek tırnak işareti ( ‘ ’ )
1. Tırnak içinde verilen ve yeniden tırnağa alınması gereken bir
sözü belirtmek için kullanılır: Edebiyat öğretmeni “Şiirler
içinde ‘Han Duvarları’ gibisi var mı” dedi ve Faruk Nafiz’in

bu güzel şiirini okumaya başladı.
2. Dil yazılarında verilen örneğin anlamını göstermek için
kullanılır: Göktürk Anıtları’nda geçen, fakat günümüze
ulaşmayan bazı örnekler: bodun ‘millet, kavim’, sab ‘söz’,
eçü apa ‘ecdat, atalar’, tüketi ‘tamamen, bütünüyle’.


Denden işareti ( ″ )
Bir yazıdaki maddelerin sıralanmasında veya bir çizelgede alt alta
yazılması gelen aynı sözlerin veya söz gruplarının tekrar
yazılmasını önlemek için kullanılır:
a) Etken fiil
b) Edilgen ″
c) Dönüşlü ″
ç) İşteş ″


Yay ayraç ( ( ) )
1. Cümlenin yapısıyla doğrudan ilgili olmayan açıklamalar için
kullanılır:
Anadolu kentlerini, köylerini (Köy sözünü de çekinerek
yazıyorum.) gezsek bile görmek için değil, kendimizi göstermek
için geziyoruz. (N. Ataç)


Uyarı
Hakkında açıklama yapılan söze ait ek, ayraç kapandıktan sonra
yazılır: Yunus Emre (1240-1320)’nin...


2. Tiyatro eserlerinde konuşanın hareketlerini, durumunu açıkla-mak

ve göstermek için kullanılır:
İhtiyar - (Yavaş yavaş Kaymakama yaklaşır.) Ne oluyor beyefendi?
Allah rızası için bana da anlatın...
Kaymakam - (hiddetle) Ne olacak baba...
(R. Nuri Güntekin, İstiklâl)
3. Alıntıların aktarıldığı eseri veya yazarı göstermek için
kullanılır:
Eşin var, âşiyânın var, baharın var ki beklerdin
Kıyametler koparmak neydi ey bülbül, nedir derdin?
(Mehmet Âkif, Safahat)
4. Alıntılarda, başta, ortada ve sonda alınmayan kelime ve
bölüm-lerin yerine konulan üç nokta, yay ayraç içine alınabilir.

5. Bir söze alay, kinaye veya küçümseme anlamı kazandırmak için
kullanılan ünlem işareti yay ayraç içine alınır.
6. Bir bilginin şüpheyle karşılandığını veya kesin
olmadığını göster-mek için kullanılan soru işareti yay ayraç
içine alınır.
7. Bir yazının maddelerini gösteren rakam ve harflerden sonra kapama

ayracı konur:
I) 1) A) a)
II) 2) B) b)


Köşeli ayraç (  )
1. Ayraç içinde ayraç kullanılması gereken durumlarda yay
ayraç-tan önce köşeli ayraç kullanılır:
2. Bibliyografik künyelere ilişkin bazı ayrıntıları göstermek
için kul-lanılır: Reşat Nuri  Güntekin, Çalıkuşu,
Dersaadet 1922.
3. Bilimsel çalışmalarda, metinde bulunmayan veya silinmiş olan,
fakat araştırmacı tarafından tamamlanan bölümler köşeli ayraç
içine alı-nır:
Babam kağan öldüğünde küçük kardeşim Kül-tegin yedi
yaşında kaldı...


Kesme işareti ( ’ )
1. Özel adlara getirilen iyelik ve hâl eklerini ayırmak için konur:

Fatih Sultan Mehmet’e, Atatürk’üm, Yunus Emre’yi, Türk’e,
Türkiye’m, Kâzım Karabekir’i, Türkiye’de, Anadolu’dan, Ziya

Gökalp Bulvarı’nda, Çankaya Köşkü’ne, Sait Halim Paşa
Yalısı’ndan, Van Gölü’ne, Ağrı Dağı’nın; Kiralık
Konak’ta, Sinekli Bakkal’ı...
Ancak aşağıda belirtilen özel adlardan sonra kesme işareti
kullanıl-maz:
a) Kurum ve kuruluş adları: Türk Dil Kurumundan, Selçuk
Üniver-sitesi Rektörlüğüne.
b) Akım, çağ ve dönem adları: Eski Çağın, Millî Edebiyat
Akımının.
c) Kişi adlarından sonra kullanılan unvanlar: Mustafa Kemal Paşaya,

Zeynep Hanıma, Ayhan Beyden, Ahmet Mithat Efendinin.
ç) Ay ve gün adları: 29 Ekime..., 30 Ağustos Çarşambadan sonra.
d) Deyimlerde geçen özel adlar: Allaha emanet, Alinin külâhını
Veliye, Velinin külâhını Aliye.


Uyarılar
1. Özel adlar yerine kullanılan “o” zamiri cümle içinde büyük

harfle yazılmaz ve kendisinden sonra gelen ekler kesme işaretiyle
ayrılmaz.
2. Yabancı özel adlar dışındaki özel adlara getirilen yapım
ekleri ve çokluk eki kesmeyle ayrılmaz: Türklük, Ahmetler,
Avrupalı, Konyalı, Kayserili. Bu eklerden sonra da kesme işareti
kullanılmaz: Türkleşmekte, Türklüğün, Türkçenin, Türkçeye,
Müslümanlıkta, Hrıstiyanlıktan.


2. Kısaltmalara getirilen ekleri ayırmak için: TBMM’nin,
TDK’nin, BM’de, TV’ye.
Uyarı
Küçük harflerle yapılan kısaltmalara getirilen eklerde kelimenin
okunuşu; büyük harflerle yapılan kısaltmalara getirilen eklerde
kısaltmanın son harfinin okunuşu esas alınır: kg’dan, cm’yi,
mm’den; BDT’ye, THY’de, TRT’den. Ancak kısaltması büyük
harflerle yapıldığı hâlde bir kelime gibi okunan kısaltmalara
getirilen eklerde bu okunuş esas alınır: ASELSAN’da, BOTAŞ’ın,

NATO’dan, UNESCO’ya.
Sonunda nokta bulunan kısaltmalar kesmeyle ayrılmaz. Bu tür
kısaltmalarda ek noktadan sonra ve kelimenin okunuşuna uygun olarak
yazılır: vb.leri, mad.si, Alm.dan.


3. Sayılara getirilen ekleri ayırmak için konur: 1985’te, 8’inci

madde, 2’nci kat, 7,65’lik.
4. Seslerin vezin dolayısıyla şiirde veya konuşma sırasında
düştü-ğünü göstermek için konur: N’oldu, n’apalım,
n’eylesin.
5. Bir ek veya harften sonra gelen ekleri göstermek için konur:
A’dan Z’ye kadar, b’nin m’ye dönüşmesi; -sız, -siz’le
yapılan yeni isimler.
6. Özel isimlerden sonra yay ayraç içinde bir açıklama
yapıldığı taktirde kesme işareti yay ayraçtan sonra konur: Yunus
Emre (1240-1320)’nin, Yakup Kadri (Karaosmanoğlu)’nin.
7. Bazı alıntı kelimelerde Türkçeye aykırı ses ve hece
yapısını gös-termek için kesme işareti konur: an’ane, sun’i,
kur’a, cür’et, kat’iyet, mel’un, meş’ale, mes’ul,
cem’i, nev’i.


Uyarı
“” işareti İngilizceye özgüdür. Türkçede “ve”
bağlacını karşılamak için böyle bir işaret kullanılamaz.


KISALTMALAR
Kısaltmalarda herkesçe uyulan genel bir sistem bulunmamakla birlikte
dilimizde bazı esasların yerleştiği de görülmektedir.
Kısaltma-larla ilgili bu esasları şöyle gösterebiliriz:
1. Kuruluş, kitap, dergi ve yön adlarının kısaltmaları
genellikle
her kelimenin ilk harfinin büyük olarak yazılmasıyla yapılır:
TBMM, TDK (Türk Dil Kurumu), TK (Türk Kültürü), GD (güneydoğu).
Ancak bazı kısaltmalarda, kısaltmanın akılda kalabilmesi için
yeni bir kelime türetme amacıyla bazen özellikle son kelimenin
birkaç harfinin kısaltmaya alındığı görülür: İLESAM (İlim ve

Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği), SEKA (Selüloz ve Kâğıt
Sanayii Kurumu), TÖMER (Türkçe Öğretim Merkezi.
Büyük harflerle yapılan kısaltmalarda genellikle nokta
kullanılmaz. Ancak bazı örneklerde nokta konulması
gelenekleşmiştir: M.Ö., P.K.(Posta Kutusu), T.C.(Türkiye
Cumhuriyeti)
2. Elementlerin ve ölçülerin milletler arası kısaltmaları
Türkiye’de de aynen kabul edilmiştir: C (karbon), Ca (kalsiyum), Fe

(demir); m (metre), cm (santimetre), l (litre), mg (miligram).
3. Kuruluş, kitap, dergi ve yön adlarıyla element ve
ölçülerin
dışında kalan kelime veya kelime gruplarının kısaltılmasında,
ilk harfle birlikte kelimeyi oluşturan temel harfler (genellikle
ünsüzler) dikkate alınır. Kısaltılan kelime veya kelime grubu,
özel ad, unvan veya rütbe ise ilk harf büyük; cins ismi ise ilk
harf küçük olur: İng.(İngilizce), Alb. (Albay), Kocatepe Mah.,
kim. (kimya), sf. (sıfat), çev. (çeviren).
Küçük harflerle yapılan kısaltmalara getirilen eklerde kelimenin
okunuşu; büyük harflerle yapılan kısaltmalara getirilen eklerde
kısaltmanın son harfinin okunuşu esas alınır: kg'dan, cm'yi,
THY'de, TV'den.
Ancak kısaltması büyük harfle yapıldığı hâlde bir kelime gibi
okunan kısaltmalara getirilen eklerde bu okunuş esas alınır:
ASELSAN'da, BOTAŞ'ın, NATO'dan, UNESCO'ya.


Sık kullanılan kısaltmalardan bazıları
AB Avrupa Birliği Gön. Gönderen
age. Adı geçen eser Hst. Hastahane
APS Acele Posta Servisi Hz. Hazret
Apt. Apartman hzl. Hazırlayan
Ar. Arapça Hz. özl. Hizmete özel
Arş. Gör. Araştırma Görevlisi kg Kilogram
Asb. Astsubay km Kilometre
Asist. Asistan krş. Karşılaştırınız
Atğm. Asteğmen l Litre
B Batı LPG Likit petrol gazı
B. Bay Ltd. Limitet
belgeç Belgegeçer (faks) mad. Madde
bk. Bakınız Md. Müdür
Bn. Bayan Mür. Müracaat
Böl. Bölüm No., Nr., Nu. Numara
bs. Baskı, basım Opr. Operatör
Bşk. Başkan, Başkanlık Öğ. Öğretmen
C. Cilt ör. Örnek
Cad. Cadde S. Sayı
çev. Çeviren s. Sayfa
dk Dakika Sn. Sayın
Doç. Doçent sn Saniye
drl. Derleyen tlf. Telefon
Ens. Enstitü Yard. Doç. Yardımcı Doçent
g Gram Yay. Yayın
gn. Genel yy. Yüzyıl
SÖZÜN ÖZÜ
Noktalama işaretleri, anlamı aydınlattığı, yanlış
anlaşılmaların önüne geçtiği, okumayı düzenlediği, söylemek
istediğimizle yazdığımızın aynı olmasını sağladığı için
önem kazanmaktadır. Bu sebeple noktalama işaretlerinin yerinde ve
doğru kullanılmasına özen gösterilmelidir.


Özellikle son zamanlarda, aşağıda belirtilen noktalara dikkat
etmemekten kaynaklanan yanlışlar artmaktadır:


• Tarihlerde ay adı yazıyla yazıldığında bundan önce ve
sonra
herhangi bir noktalama işareti kullanılmamalıdır: 04 Nisan 2001
• Saat ve dakika sayılarını ayırmak için iki nokta işareti
değil, nokta kullanılır: Saat 17.35’te gelecekler.
• Sayıların ondalık bölümlerini ayırmak için virgül
işareti
kullanılır. Bu sayılar okunurken de usulüne uygun olarak söylenir:

3,14 (Üç tam yüzde on dört)
• Kendisinden sonra gelen kelimeyle yapı ve anlam bakımından
ilgisi olmayan sözlerden sonra virgül işareti mutlaka konmalıdır.
Aksi halde söylenmek istenenle yazılan aynı olmayacaktır: Küçük,

masanın üstünden düştü.(Cümlenin öznesi “küçük”
kelimesidir.) Küçük masanın üstünden düştü. (Cümlenin öznesi

“o”dur. “Küçük” masanın sıfatıdır.)
• Cümleden soru anlamı çıkmıyorsa soru işareti
kullanılmaz:
Sorumluluklarının farkına varır mı varmaz mı , bilmiyorum.
• Konuşma çizgisi, daima paragraftan itibaren ve kişinin
ağzından çıkan ilk sözden önce konur. İkinci konuşma çizgisi
çekildiğinde sözün muhataba geçtiği anlaşılır.
• & işareti Türkçe olmadığı için, nerede olursa olsun
Türkçe bir ifade içinde kesinlikle yer almamalıdır.
• Bazı özel durumlar dışında birden fazla noktalama
işaretinin
bir arada kullanılmayacağı unutulmamalıdır.
• Dildeki gelişmelere paralel olarak zaman zaman TDK tarafından

yayınlanan İmlâ Kılavuzu’nda değişiklikler olmaktadır. Bu
yüzden kılavuzun son baskısı kullanılmalıdır.
Özellikle sınav kâğıtlarında, soru veya cevap numarası S : 5-),
C-5- , C8)-, 7-)-, C=4= gibi şekillerde yazılmamalıdır.


KAYNAK
İmlâ Kılavuzu, TDK Yay., Ankara, 2000.


SORULAR
1. Özellikle resmî yazışmalarda noktalama işaretlerinin yerli
yerinde kullanılmaması ne gibi sorunlara yol açar?
2. Noktalama işaretlerinin doğru öğrenilmesinde kimlerin
sorumluluğu daha fazladır?
3. İmlâ ve noktalamanın doğru öğrenilmesinde kamu kurumlarına
düşen sorumluluklar var mıdır? Tartışınız.


8. UYGULAMA
Adı soyadı :......................................
..../..../
20....
Numarası :......................................
Bölümü :......................................
Okulu :......................................
A. Noktalama işaretlerinin kullanıldığı yerlerle ilgili olarak
aşağıda sıralanan örneklerden doğru olanların yanına D harfini;

yanlış olanların yanına Y harfini koyunuz.
( ) 1. 21.Mayıs.2001 ( ) 6. 29 Ekim’den
( ) 2. Saat 13.45’te ( ) 7. -an / -en ekleri
( ) 3. Umduk; bekledik. ( ) 8. Beşiktaş : Fenerbahçe
maçı
( ) 4. Nu.’dan ( ) 9. Ka:til
( ) 5. Ali Bey’e ( ) 10. Sayın Vali,
B. Aşağıdaki cümlelerde ( ) işaretiyle boş bırakılan yerlere
konması gereken noktalama işaretlerini yazınız.
1. Düşünmeden konuşmak ( ) nişan almadan ateş etmeye benzer.
2. İnsanları yükselten iki meziyet vardır ( ) Erkeğin cesur (
) kadının iffetli olması ( )
3. Gençlikte günler kısa ( ) yıllar uzun ( ) yaşlılıkta
yıllar kısa ( ) günler uzundur.
4. Herkes aya benzer ( ) çünkü ( ) herkesin kimseye
göstermediği bir karanlık yüzü vardır ( )
5. Sakladığın sır ( ) senin esirindir ( ) açığa vurursan (
) sen onun esiri olursun. ( ) Hz. Ali ( )
6. Cinayete ses çıkarmayan ( ) caninin suç ortağıdır ( ) (C.
Meriç)
7. Bildiğini bilenin arkasından gidiniz ( ) bildiğini bilmeyeni
uyandırınız ( ) bilmediğini bilene öğretiniz ( ) bilmediğini

bilmeyenden kaçınız ( ) (Konfüçyüs)
8. Gençliğe üç öğüdüm vardır ( ) Çalış ( ) çalış (
) çalış. (Bismark)
9. Doktorların hataları ( ) ancak toprakla örtülür.
10. ( ) Sağlıklı bir kente benziyor burası ( ) Ölüm oranı
nedir ( )
( ) Kişi başına bir ( )
C. Aşağıdaki nüktelerde ( ) işaretiyle boş bırakılan yerlere
konması gereken noktalama işaretlerini yazınız.
1. İki arkadaş atışıyordu ( )
( ) Mimarım diye geçiniyorsun ( ) Sen ahır bile yapamazsın ( )
ahır.
( )Yaparım ( ) yapar ( ) Sen yeter ki ne zaman taşınacağını
söyle ( )
2. İngilizce dersinde öğrenciler ( ) Sınıftan çıkabilir miyim
( ) ( ) Sınıfa girebilir miyim ( ) ( ) gibi cümleleri
öğreniyorlardı. Öğretmen ( ) Temel’den “Sınıftan
çıkabilir miyim?” cümlesini söylemesini ister. Temel, cümleyi
İngilizce tekrar eder. Öğretmen, İngilizce ( )
( ) Çıkabilirsin( ) der.
Temel, dışarı çıkar. Uzun bir zaman geçer. Temel bir türlü
sınıfa dönmez. Nihayet zil çalmak üzereyken içeri girer.
Öğretmen sorar ( )
( ) Kayıp mı oldun, neredesin ( )
( ) Hayır ( ) öğretmenim. “Sınıfa girebilir miyim?”
cümlesinin İngi- lizcesini şimdi hatırladım.
3.
KAMIŞ
Bir mecliste ( ) Ahmet Haşim ( )in Akşam şiiri okunuyordu ( )
Akşam ( ) yine akşam ( ) yine akşam ( ) Göllerde bu dem bir
kamış olsam ( )
Mecliste bulunanlardan biri atılır ( )
( ) Bu nasıl şiir( ) Kamış olmak da ne demek( )İnsan kamış
olur mu( )
Halit Fahri cevap verdi ( )
( ) İnsan elbette kamış olur ( ) Bir çoğumuz odun oluyor ( )

birimiz de kamış olsun ( )
4.
ÖLÜM KORKUSUYLA
Cep takvimi şairlerinden biri Yahya Kemal’e uzun ( ) sıkıcı (
) manasız bir şiirini okur. Sonunda ( )
( ) Üstadım ( ) der ( ) Ben bu şiiri müthiş bir heyecanın
tesiriyle yazdım ( )
Yahya Kemal bu görüşe hak verir ( )
( ) Mutlaka sizi ölümle tehdit etmişlerdir ( ) Yoksa yazamaya
bilir-diniz ( )
9. UYGULAMA
Adı soyadı :......................................
..../..../
20....
Numarası :......................................
Bölümü :......................................
Okulu :......................................


A. Aşağıdaki sözlerden imlâ kurallarına ve noktalama
işaretlerinin kullanıldığı yerlere göre, yazılışları yanlış

olanları düzelterek yanlarına doğrusunu yazınız. Doğru olduğunu

düşündükleriniz için değişiklik yapmadan aynısını yazınız.
1. yemekane ........................ 11.
reklâm ........................
2. dolanbaç ........................ 12.
gökkuşağı ........................
3. bilmemki ........................ 13. saat 14:30
da ........................
4. bilgiyide ........................ 14. Mehmet
II ........................
5. 9’ar ........................ 15.
cm’lik ........................
6. 10 Nisan salı ........................ 16. Mostar
köprüsü ........................
7. Konya lisesi’ne ......................... 17. 3.
Cadde ........................
8. Kat 5 ........................ 18. biçer
döver ........................
9. baş yazar ........................ 19. oto
park ........................
10. Ali Dağı ........................ 20.
TV’na ........................
B. Aşağıdaki cümleleri imlâ ve noktalama yanlışlarını
düzelterek yeniden yazınız.
1. Geçen Perşembe günü tam evden çıkıyordumki projeyide
yapmadıgım akılıma geldi.
...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

2. Akıl insanın küllahında bir çividir, arasıra yumruk yemeden
kafanın içine girmez!
...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

3. Hiç, bilenlerle bilmiyenler bir olurmu? (Kuranı Kerim, 39/9)
...........................................................................­.....................................................

4. Akıl, yaşda deyil başdadır: Dogru birsöz fakat aklıda, başa
yaş getirir.
...........................................................................­.....................................................

5. “Yarın bam başka (!) bir insan olacağım”, diyorsun. Niçin
bu günden başla mıyorsun?
...........................................................................­....................................................

...........................................................................­.....................................................

6. Aklın ve, ilmin üç büyük düşmanı vardır; kötülük,
bilgisizlik, ve tembellik!
...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­....................................................

C. Aşağıdaki nükteleri imlâ ve noktalama yanlışlarını
düzelterek yeniden yazınız.
NASİHAT
Mahkemede hâkim Temele nasihat ederken, Bak dosdum, seni bundan böyle

huzurum da görmiyeceğim deyil mi? Der.
Temel hayretli bir ifadeyle sorar? Hayrola Hakim bey yoksa istifamı
ediyor sunuz?
...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

AYAKLAR İLE ŞİİR
Yeni şayirlerden birinin yeni yayımlanan şiir kitabından
sözedilirken-ora da bulunanlardan biri dudak bükerek -mübarek sanki
ayaklarıyla yazıyor. Der. Yahya kemalde bulundugu koltukda bir az
daha yayılarak tamamlar; hemde topal galiba?
...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

10. UYGULAMA
Adı soyadı :......................................
..../..../
20....
Numarası :......................................
Bölümü :......................................
Okulu :......................................


A. Aşağıdaki sözlerden imlâ kurallarına ve noktalama
işaretlerinin kullanıldığı yerlere göre, yazılışları yanlış

olanları düzelterek yanlarına doğrusunu yazınız. Doğru olduğunu

düşündükleriniz için değişiklik yapmadan aynısını yazınız.
1. Gazi Osman Paşa
Üniversitesi
..........................................................
2. Güney Doğu Anadolu
bölgesi
..........................................................
3. Param
parça ..........................................................
4. Prf.Dr. Mehmet Kaplan
bey’e ..........................................................
5. Nene hatun
caddesinde
..........................................................
6. Milli
kütüpaneyi
..........................................................
7.
Hiristiyanlık’ta
..........................................................
8. İngiliz
Anahtarı
..........................................................
9. Kızıda geldimi
ki ..........................................................
10. Cumhuriyet
bayramı
..........................................................
B. Aşağıdaki cümleleri imlâ ve noktalama yanlışlarını
düzelterek yeni-den yazınız.
1. Bir hafdadan beri Faruk nafizin han duvarlarını okuyorum
...........................................................................­.....................................................

2. Dondurma deyince Kahraman Maraş akla gelmezmi.
...........................................................................­.....................................................

3. Hocanın dediyi gibi parayı veren düdügü çalar.
...........................................................................­.....................................................

4. Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri?!.
...........................................................................­.....................................................

5. Büyük şeyleri yanlız Büyük Milletler yapar ( atatürk )
...........................................................................­.....................................................

C. Aşağıdaki nükteleri imlâ ve noktalama yanlışlarını
düzelterek yeniden yazınız.
AZMI GÖRÜYOR SUNUZ
Napolyon Bonapartın general olduğu sıralarda, zamanın kibar
kadınlarından biri kendisiyle sohpet ederken şöyle der: Efendim
kazandıgınız bunca şan ve, şeref, eldeettiğiniz bunca zafer size
yetmeyormu ki hala yeni şöh-retler ve zaferler peşinde koşuyor
sunuz.
Napolyon bu soruya şöyle cevab verir. allahın size verdiği bu
güzelligi azmı görüyor sunuzki yüzünüze boya sürüyorsunuz.
...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

BİR ŞEY SÖYLEMEDİ
Bir demiryolu katarı yoldan çıkar. Yolculardan birinin kol’u
kırılır. Adam Demiryol idaresine müracat ederek; memurlarınız
hiç dikkat etmiyor, bu kaza dikkatsizliğin eseridir. Bakın! benimde
bir kolum kırıldı. diye şikayet edince müdür derki, Sadece
kolunuz kırıldı ha? bu kadarcık şey şikayete deyermi? Geçen kaza

da 30 kişi öldüde hiçbiri ağızını açıp bir şey söylemedi.
...........................................................................­.....................................................

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages