c) Ek-fiilin isimle birlikte öğrenilen geçmiş zamanda çekimi
Olumlu:
(ben) güçlüymüşüm (biz) güçlüymüşüz
(sen) güçlüymüşsün (siz) güçlüymüşsünüz
(o) güçlüymüş (onlar) güçlüymüşler /
güçlülermiş
Olumsuz:
(ben) genç değilmişim (biz) genç değilmişiz
(sen) genç değilmişsin (siz) genç değilmişsiniz
(o) genç değilmiş (onlar) genç
değilmişler/değillermiş
ç) Ek-fiilin isimle birlikte şart kipinde çekimi
Bu çekim, diğer fiillerde olduğu gibidir:
Olumlu:
(ben) güzelsem (biz) güzelsek
(sen) güzelsen (siz) güzelseniz
(o) güzelse (onlar) güzelseler / güzellerse
Olumsuz:
(ben) umutlu değilsem (biz) umutlu değilsek
(sen) umutlu değilsen (siz) umutlu değilseniz
(o) umutlu değilse (onlar) umutlu değilseler /
değillerse
Ek-fiil, isimle soru biçiminde çekimlenirken soru eki kişi
eklerinden önce gelir: güzel miyim? çalışkan mıydı? doktor
muymuş? Ayhan değil miydi?
Ek-fiilin isimle birlikte şart kipinde çekiminde soru şekli
kullanılmaz.
Ek-fiilin isimle birlikte çekimini böylece tamamladıktan sonra
ek-fiil yardımıyla fiillerin birleşik çekimlerine geçebiliriz:
II. FİİLLERİN BİRLEŞİK ÇEKİMİ
Birleşik çekim, iki çekimli fiilin ek-fiil aracılığıyla
birleştirilmesin-den ibarettir. Ek-fiil, kip eklerinden sadece
görülen geçmiş zaman, öğre-nilen geçmiş zaman ve şart kipinin
ekini aldığı için fiillerin birleşik çekimi, ek-fiilin çekimiyle
sınırlıdır.
Fiillerin birleşik çekimlerini basit çekimlerden ayırmak için
görülen geçmiş zaman ekiyle yapılan birleşik çekime hikâye,
öğrenilen geçmiş zaman ekiyle yapılana rivayet, şart kipinin
ekiyle yapılana şart adı verilir. Birleşik çekimin
adlandırılmasında önce asıl fiilin kipi, sonra ek-fiilin kipi
söylenir: geniş zamanın hikâyesi, gelecek zamanın şartı,
dilek-şart kipinin rivayeti gibi.
Fiillerin birleşik çekimlerinde günümüzde i- ek-fiili çoğunlukla
düşürülür, kip ekleri ünlü ve ünsüz uyumlarına uyar:
öğren - ecek i - di – m
> öğren ecek ti m
1. fiil + 1. kip eki + 2. fiil + 2. kip eki + kişi eki
Fiillerin birleşik çekimi aşağıdaki düzende yapılır.
hikâyesi için -di
Fiil kökü veya gövdesi + basit kip eki + rivayeti için
-miş + kişi eki
şartı için -sa
yaz mış
tı k
çalış acak
mış sın
öğren ir
se niz
Not: Daha fazla örnek için 181. sayfadaki çizelgeyi inceleyiniz.
HİKÂYE BİRLEŞİK ZAMANI
Asıl fiil kipinin gösterdiği eylemin görülen geçmiş zamanda
olduğunu anlatmada, hikâye etmede kullanılır. Basit kipteki fiile,
ek-fiilin görülen geçmiş (hikâye) zamanını gösteren -dı -di,
-du, -dü; -tı, -ti, -tu, -tü ekinin getirilmesiyle yapılır.
Emir kipi dışındaki bütün kiplerin hikâye biçimi vardır:
uğraştıydım, sevinmiştin, usanıyordun, üzülecekti-niz,
saklanırdık, görseydim, çalışmalıydınız, bileydin.
RİVAYET BİRLEŞİK ZAMANI
Basit kipteki fiile ek-fiilin öğrenilen geçmiş zaman eki -mış,
-miş, -muş, -müş’ün getirilmesiyle yapılır. Rivayet
biçimiyle hikâyedeki gibi bir zaman bildirilmez. Buradaki ek,
anlatma, nakletme, sonradan farkına varma işlevini yerine getirir.
Görülen geçmiş zaman ve emir kipi dışında bütün kiplerin
rivayeti vardır: sevinmişmiş, yoruluyormuşsun, yönetecekmişsiniz,
öğrenirmişim, kaçsaymışsın, görüşmeliymişsiniz,
soraymışım.
Öğrenilen geçmiş zamanın rivayetinde -mış ekinin arka arkaya
söylenmesi kulağa hoş gelmediği için çoğu zaman cümlenin
düzeninde değişiklik yapılarak bu biçim kullanılmaz. Ancak söze
küçümseme veya alay anlamı katılacaksa bu biçim özellikle
kullanılır: Sınava çalışmışmış da ezberlemişmiş de.
Son zamanlarda, söze güya espri katma amacıyla varsayım ifadesinde
de bu kip kullanılmaktadır. Fakat bu, güzel bir anlatım değildir:
Matematikten 95 aldım, dermişim. Toplantıya ben katılmıyormuşum.
ŞART BİRLEŞİK ZAMANI
Şart birleşik zamanı, basit fiil kiplerine ek-fiilin şart biçimi
(-sa, -se) getirilerek yapılır. Basit fiil kiplerinin gösterdiği
eylemi şart biçiminde ifade eder. Şart kipi, istek kipi ve emir
kipinin şart birleşik zamanıyla çekimi yoktur. Gereklilik kipinin
şartı ise çok az kullanılır: beklediysem, bölmüşsen,
biliyorsanız, ağlayacaksak, gezerseniz, güzelleşmeliyse.
KATMERLİ BİRLEŞİK ÇEKİM
Hikâye ve rivayet birleşik çekimine giren fiillerin tekrar ek-fiille
şart biçiminde çekimlenmesiyle katmerli birleşik kipler
oluşturulur. Bunlar hikâyenin şartı ve rivayetin şartı olarak
adlandırılır: yoruldu idiysem, gecikmiş idiysen, güceniyor idiyse,
konuşacak idiysek, inanır idiysek, okumalı idiyseniz (hikayenin
şartı); duymuş imişsem, dinliyor imişsen, yazacak imişse, istenir
imişsek, öğrenmeli imişseniz ( rivayetin şartı) gibi. Ancak bu
kullanımlar çok seyrektir.
TÜRKİYE TÜRKÇESİNDE FİİL ÇEKİMİ
BİRLEŞİK KİPLER
KİŞİ HİKÂYE RİVAYET ŞART
BİLDİRME KİPLERİ GÖRÜLEN GEÇMİŞ ZAMAN T.1. Ben
T.2. Sen
T.3. O
Ç.1 Biz
Ç.2. Siz
Ç.3. Onlar öğren di y di m
öğren di y di n
öğren di y di
öğren di y di k
öğren di y di niz
öğren di y di ler Kullanılmaz çalış tı y sa m
çalış tı y sa n
çalış tı y sa-
çalış tı y sa k
çalış tı y sa nız
çalış tı lar sa
ÖĞRENİLEN GEÇMİŞ ZAMAN T.1. Ben
T.2. Sen
T.3. O
Ç.1 Biz
Ç.2. Siz
Ç.3. Onlar sev miş ti m
sev miş ti n
sev miş ti
sev miş ti k
sev miş ti niz
sev miş ler di sor muş muş um
sor muş muş sun
sor muş muş
sor muş muş uz
sor muş muş sunuz
sor muş muş lar bil miş se m
bil miş se n
bil miş se
bil miş se k
bil miş se niz
bil miş ler se
ŞİMDİKİ ZAMAN T.1. Ben
T.2. Sen
T.3. O
Ç.1 Biz
Ç.2. Siz
Ç.3. Onlar oku yor du m
oku yor du n
oku yor du
oku yor du k
oku yor du nuz
oku yor lar dı yaz ı yor muş um
yaz ı yor muş sun
yaz ı yor muş
yaz ı yor muş uz
yaz ı yor muş sunuz
yaz ı yor lar mış çek i yor sa m
çek i yor sa n
çek i yor sa
çek i yor sa k
çek i yor sa nız
çek i yor lar sa
GELECEK ZAMAN T.1. Ben
T.2. Sen
T.3. O
Ç.1 Biz
Ç.2. Siz
Ç.3. Onlar ağla y acak tı m
ağla y acak tı n
ağla y acak tı
ağla y acak tı k
ağla y acak tı nız
ağla y acak lar dı kır acak mış ım
kır acak mış sın
kır acak mış
kır acak mış ız
kır acak mış sınız
kır acak lar mış söyle y ecek se m
söyle y ecek se n
söyle y ecek se
söyle y ecek se k
söyle y ecek se niz
söyle y ecek ler se
GENİŞ ZAMAN T.1. Ben
T.2. Sen
T.3. O
Ç.1 Biz
Ç.2. Siz
Ç.3. Onlar çık ar dı m
çık ar dı n
çık ar dı
çık ar dı k
çık ar dı nız
çık ar lar dı iç er miş im
iç er miş sin
iç er miş
iç er miş iz
iç er miş siniz
iç er ler miş dokun ur sa m
dokun ur sa n
dokun ur sa
dokun ur sa k
dokun ur sa nız
dokun ur lar sa
TASARLAMA KİPLERİ DİLEK-ŞART KİPİ T.1. Ben
T.2. Sen
T.3. O
Ç.1 Biz
Ç.2. Siz
Ç.3. Onlar git se y di m
git se y di n
git se y di
git se y di k
git se y di niz
git se ler di bırak sa y mış ım
bırak sa y mış sın
bırak sa y mış
bırak sa y mış ız
bırak sa y mış sınız
bırak sa y mış lar Kullanılmaz
İSTEK KİPİ T.1. Ben
T.2. Sen
T.3. O
Ç.1 Biz
Ç.2. Siz
Ç.3. Onlar bil e y di m
bil e y di n
bil e y di
bil e y di k
bil e y di niz
bil e ler di vur a y mış ım
vur a y mış sın
vur a y mış
vur a y mış ız
vur a y mış sınız
vur a lar mış Kullanılmaz
GEREKLİLİK KİPİ T.1. Ben
T.2. Sen
T.3. O
Ç.1 Biz
Ç.2. Siz
Ç.3. Onlar çalış malı y dı m
çalış malı y dı n
çalış malı y dı
çalış malı y dı k
çalış malı y dı nız
çalış malı y dı lar gör meli y miş im
gör meli y miş sin
gör meli y miş
gör meli y miş iz
gör meli y miş siniz
gör meli y miş ler bul malı y sa m
bul malı y sa n
bul malı y sa
bul malı y sa k
bul malı y sa nız
bul malı lar sa
EMİR KİPİ Kip eki kullanılmadığı için birleşik
zamanlı
çekimi yoktur.
Not: Çokluk 3. kişilerin çekiminde bazen kip eki kişi ekinden sonra
da gelebilir: bilseydiler - bilselerdi gibi.
SÖZÜN ÖZÜ
Kök: Bütün ekler ayrıldıktan sonra geride kalan, anlamlı en
küçük dil birimidir. Kelimenin son biçimiyle anlam ilgisi
kurulabilen bu en küçük birim mastar ekini (-mak, -mek) alıyorsa
fiil köküdür, almıyorsa isim köküdür. Türkçede kökler,
genellikle tek heceli olduğu için kökü ararken mümkün olduğu
kadar anlamlı en küçük birime kadar inilmelidir.
Gövde: Kelime köklerine getirilen yapım ekleriyle türetilmiş,
genişletilmiş köklerdir.
Ek: Kelimelerin yapısında yer alan, tek başına anlamı olmayan,
görevini ve anlamını getirildiği köke göre kazanan biçimdir.
Ekler, yeni kelimelerin türetilmesinde ve dile işleklik kazandırmada
çok önemli bir görevi yerine getirirler. Kelime türetmeye yarayan
ekler yapım eki, dile işleklik kazandıran, diğer kelimelerle ilgi
kuran, dili işleten, yürüten ekler çekim ekleridir. Yapım eki
önce, çekim eki sonra getirilir.
Yapım eklerini tespit etmek için kelimenin anlamlı en küçük
parçası bulunur. Bu kökün kelimenin son biçimiyle anlam ilgisi
olup olmadığına bakılır. İlgi varsa kök, doğru bulunmuştur. Bu
köke (ortak kökler dışında) -mak, -mek eki getirilir, kelime bu
eki alıyorsa fiil; almı- yorsa isim köküdür. Bu köke getirilen
yapım eklerinden sonra -mak, -mek getirilebiliyorsa fiil
yapılmıştır.
İster yapım eki, ister çekim eki olsun isme getirilen ek, fiile;
fiile getirilen ek, isme getirilmez. Yazılışları aynı olanlar
varsa da bunların adı ve görevleri farklıdır.
İşletme ekleri denen çekim ekleri, isim çekimi ekleri ve fiil
çekimi ekleri olmak üzere iki gruba ayrılır:
İsim çekimi ekleri
1. Çokluk eki (-lar, -ler) : deniz-ler, ev-ler, iyi gün-ler.
2. Soru eki ( mı, mi, mu, mü): Osman mı? Şiir mi? Soru mu? Tül
mü?
3. İyelik ekleri:
T.1. k. -m /-˚m anne-m, düşünce-m, okul-u-m.
T.2. k. -n /-˚n baba-n, defter-i-n, köy-ü-n.
T.3. k. -ı -i,-u,-ü şan-ı, ev-i, kol-u, söz-ü.
-sı -si, -su, -sü sıra-sı, bilgi-si, soru-su,
görgü-sü.
Ç.1. k. -m˚z / -˚m˚z dayı-mız, ev-i-miz, okul-u-muz,
söz-ü-müz
Ç.2. k. -n˚z / -˚n˚z saygı-nız, anne-niz, konu-nuz,
köy-ü-nüz.
Ç.3. k. -ları, -leri kitap-ları, düşünce-leri.
Aitlik eki (-ki): Ünlü uyumlarına uymaz: dışarıdaki, sizinki.
4. Hâl ekleri
HÂL EKİ İŞLEVİ ÖRNEKLER
Yalın ø özne, belirtisiz nesne şanlı, ordu, silgiler,
dersimiz
Belirtme -ı, -i, -u, -ü belirtme,verme, yükleme
dalı, eli, okulu,
gülü
sırayı, bilgiyi, konuyu, örtüyü
Yaklaşma -a, -e yönelme, yaklaşma başa, saça, söze,
şölene
suya, masaya, dereye
Bulunma -da, -de;-ta, -te bulunma, kalma damda, tahtada, köyde,
sizde
sokakta, kitapta, işte, Türkte
Ayrılma -dan,-den; -tan,-ten uzaklaşma, ayrılma,
çıkma Konya’dan, evden, senden,
ırmaktan, gençlikten
İlgi -˚n; -n˚n ilgi, tamlama senin, üzümün, pastanın
Fiil çekimi ekleri
1. Kişi ekleri: Fiili yapan kişiyi veya fiile konu olanı gösteren
eklerdir. Fiil çekiminde tedbir olarak önce kişilerin söylenmesi
hâlinde kişi eklerinin yanlış kullanılması önlenmiş olur: (ben)
oku-du-m, (siz) öğren-meli-siniz.
2. Biçim ve zaman ekleri:
BİÇİM ve ZAMAN EKLERİ (Kip ekleri)
BİLDİRME KİPLERİ EKİ TASARLAMA KİPLERİ EKİ
Görülen geçmiş z.
Öğrenilen geçmiş z.
Şimdiki zaman
Gelecek zaman
Geniş zaman -dı -di, -du, dü; -tı, ti, -tu, -tü
-mış -miş, -muş, -müş
-yor /-makta,-mekte/-mada,-mede
-acak, -ecek
-ar, er; -˚r Dilek- şart kipi
İstek kipi
Gereklilik kipi
Emir kipi -sa, -se
-a, -e
-malı, -meli
Kip eki yoktur.
Ekler bakımından çok zengin bir dil olan Türkçede, yapım
eklerinin kelimeye kattığı anlam, kullanım yerine göre daha açık
biçimde ortaya çıkacaktır. Aynı yapım ekinin kelimelere
yüklediği farklı anlam inceliklerine dikkat edilmelidir. Sınavlarda
Türkçeyi kullanma gücüyle ilgili soruların temelinde bu incelikler
yatmaktadır.
Son zamanlarda, özellikle batı dillerinden dilimize giren, yabancı
kelimeler için Türk Dil Kurumunca dilimizin kurallarına göre
türetilen ve önerilen kelimeleri incelemekte yarar vardır.
Kullandığımız yabancı bir kelimenin Türkçe karşılığı varsa
Türkçesini kullanmak dilimizin korunması bakımından önemlidir.
KAYNAKLAR
Atabay, Neşe, Orya; Sözcük Türleri, TDK Yay., Ankara, 1983.
Atalay, Besim; Türkçede Kelime Yapma Yolları, İstanbul, 1946.
Banguoğlu, Tahsin; Türkçenin Grameri, TDK Yay., Ankara, 1990.
Bilgegil, Kaya; Türkçe Dilbilgisi, Dergâh Yay., İstanbul, 1982.
Dizdaroğlu, Hikmet; Türkçede Sözcük Yapma Yolları, Ankara, 1962.
Ediskun, Haydar; Yeni Türk Dil Bilgisi, İstanbul, 1963.
Emre, Ahmet Cevat; Türk Dilbilgisi, İstanbul, 1945.
Ergin, Muharrem; Türk Dil Bilgisi, Boğaziçi Yay., İstanbul, 1982.
Gencan, Tahir Nejat; Dilbilgisi, İstanbul, 1971.
Gülsevin, Gürer; Eski Anadolu Türkçesinde Ekler, TDK Yay., Ankara,
1997.
Hacıeminoğlu, Necmettin; Türk Dilinde Edatlar, İstanbul, 1984.
_________; Türk Dilinde Yapı Bakımından Fiiller, Kültür
Bakanlığı Yay., Ankara, 1992.
Hatiboğlu, Vecihe; Türkçenin Ekleri, TDK Yay., Ankara, 1981.
Hengirmen, Mehmet; Türkçe Dilbilgisi, Engin Yay., Ankara, 1998.
Kononov, A. N.; Grammmatika Sovremennogo Turetskogo Literaturnogo
Yazıka, Moskva, 1956.
Korkmaz, Zeynep; Türkçede Eklerin Kullanılış Şekilleri ve Ek
Kalıplaşması Olayları, Ankara, 1994.
Türkçe Sözlük, TDK Yay., Ankara, 1998.
Türk Gramerinin Sorunları II, TDK Yay., Ankara, 1999.
Yabancı Kelimelere Karşılıklar, TDK Yay., Ankara, 1995.
Zülfikar, Hamza; Terim Sorunları ve Terim Yapma Yolları, TDK,
Ankara, 1991.
SORULAR
1. Bir kelimenin kökünü doğru tespit edebilmek için nelere dikkat
edilmelidir?
2. Sür – ü – de, sür – ü – dü örneklerinde altı
çizilen ekte olduğu gibi bir ekin hangi yapım eki olduğunu nasıl
tespit edersiniz?
3. Agresif (saldırgan) örneğindeki gibi batı dillerinden dilimize
giren bir kelimenin Türkçenin ses özelliklerine ve yapısına uygun
bir karşılığı dilimizde olduğu hâlde neden bunun gibi
kelimelerin Türkçesi kullanılmıyor? Tartışınız.
4. Dilimize başka dillerden kelimelerin girmesinde, yapım eklerinin
ve bunların kelime türetmedeki imkânlarının yeterince
bilinmemesinin etkisi olmuş mudur? Tartışınız.
5. “Savcılığındaki” kelimesinin yapım ve çekim eklerini
gösteriniz?
11. UYGULAMA
Adı soyadı :......................................
..../..../
20....
Numarası :......................................
Bölümü :......................................
Okulu :......................................
A. Aşağıdaki fiil köklerinden isimler türetiniz.
1. dur- :
.........................................................................................................
2. geç- :
........................................................................................................
3. gör- :
........................................................................................................
4. kaç- :
........................................................................................................
5. yaz- :
........................................................................................................
B. Aşağıdaki cümleleri, olumsuz soru cümlesine çeviriniz.
1. İhtiyacı olanlara yardım edelim.
................................................................................................................................
2. Bir bardak daha çay içeceğim.
................................................................................................................................
3. Türk müziğini seviyorduk.
................................................................................................................................
4. At, binenin; kılıç, kuşananın.
................................................................................................................................
5. Turgut Beyin kızı, doktordur.
................................................................................................................................
C. Aşağıdaki cümlede boş bırakılan yerlere uygun çekim eklerini
yazınız.
Dilinin zenginlik ve güzelliği..... farkın..... olmayan; dil
dağarcığını edebî geçmişi......, hatta çok yakın
geçmiş.......... eserleriyle, bu eserlerde..... kelime ve deyimlerle
doldurmayan; onlarda..... bin bir çeşit üslûbun tadına varamayan;
sadece sokak..... konuşulan dille yetinen insanlarımız.....;
uzay....... gelen ses ve görüntü dalgalarıyla, rengârenk elbiseler
için...... ve kendi kültür geçmişlerinin zengin
çağrışımlarıyla evlerimizin iç........ doluşan Avrupalı ve
Amerikalı yabancılar.... hayran bakışlarla bakmaların...... ve
onların kelimeleri..... özenmelerinden daha tabiî ne olabil.....?
Eğil dağlar eğil üstünden aşam
Yeni tâlim çıkmış varam alışam!
Ah bu türkü! Yirmi dört sene evvel hangi şehirden, hangi köyden,
hangi kulübeden birdenbire aksetti? Türküleri dâimâ şen olan
İzmir’den mi? Dâimâ kahramanca olan Aydın’dan mı? Yoksa
dâimâ bağrı yanık olan Edirne’den mi? Nereden? Güftesinin
üslûbu gibi bestesinin zevkinden de nereden çıktığı belli
değil; her türkünün iklîmi şîvesinden az çok belli olur, bunun
bilâkis menşei Rumeli midir? Anadolu mu anlaşılamıyor, o kadar
millî!...
(Y. Kemal, Eğil Dağlar)