CÜMLE BİLGİSİ.3

406 views
Skip to first unread message

aysup...@hotmail.com

unread,
Apr 15, 2006, 2:13:43 PM4/15/06
to turkdilikonuları
Bu cümle yükleminin yeri bakımından kurallı, anlamına göre
olumlu, yapısına göre bağımlı sıralı cümle, yükleminin
türüne göre fiil cümlesidir.

13. Sahipsiz olan memleketin batması haktır;
Sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır.
(Mehmet Âkif)
Beyitte iki cümle vardır. Birinci cümlenin ögeleri:
haktır: yüklem
sahipsiz olan memleketin batması: özne
Bu cümle yükleminin yeri bakımından kurallı, anlamına göre
olumlu, yapısına göre basit cümle, yükleminin türüne göre isim
cümlesidir.
İkinci cümlenin ögeleri:
batmayacaktır: yüklem
bu vatan: özne
sen sahip olursan: zarf tümleci
Yükleminin yeri bakımından kurallı; anlamına göre olumsuz,
yapısına göre şartlı birleşik cümle, yükleminin türüne göre
fiil cümlesidir.


14. Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce
(Orhan Veli Kanık)
(Dizeleri kurallı cümle hâline getirirsek: Bu derde düşmeden önce

şarkıların bu kadar güzel, kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
bilmezdim.)
bilmezdim: yüklem
(ben): gizli özne
şarkıların bu kadar güzel, kelimelerinse kifayetsiz olduğunu:
belirtili nesne
bu derde düşmeden önce: zarf tümleci
Bu cümle yükleminin yeri bakımından devrik, anlamına göre
olumsuz, yapısına göre basit cümle, yükleminin türüne göre fiil

cümlesidir.


15. Doğduğumdan beridir âşığım istiklâle,
Bana hiç tasmalık etmiş değil, altın lâle.
(Mehmet Âkif)
İki cümle vardır. Birinci cümlenin ögeleri:
âşığım: yüklem
(ben): gizli özne
istiklâle: dolaylı tümleç
doğduğumdan beridir: zarf tümleci
İkinci cümlenin ögeleri:
hiç tasmalık etmiş değil: yüklem
altın lâle: özne
bana: dolaylı tümleç
Birinci cümle yükleminin yeri bakımından devrik, anlamına göre
olumlu, yapısına göre basit cümle, yükleminin türüne göre isim
cümlesidir.
İkinci cümle yükleminin yeri bakımından devrik; anlamına göre
olumsuz, yapısına göre basit cümle, yükleminin türüne göre fiil

cümlesidir.
SÖZÜN ÖZÜ
Cümle bilgisi, cümleyi oluşturan kelime veya kelime gruplarının
yapısını, bunların cümlede sıralanışını, görevlerini ve
cümlenin yapısını inceleyen dil bilgisi dalıdır.
Kelime grubu, birden fazla kelimeden oluştuğu hâlde cümledeki
görevi bakımından bir kelimeden farksız olarak yerine göre bir
kelime gibi çekim eki alabilen, yapı ve anlam bakımından
bütünlük taşıyan dil birliğidir: bir içim su, kitap mitap, Kel
Ali, pahalı elbise, sen ve ben, sizin için, sora sora, yükte hafif,
Türkçe defteri, yün kazak vb.
Kelime gruplarından özellikle isim tamlamalarının doğru
kurulmasına dikkat edilmelidir. pastahane yıldız, Kütahya porselen,

Dilektepe Sokak, radyo üniversite, bayan giyim, cep telefon, abone no,

fırın kebap gibi kullanımlar yanlıştır. Doğrusu; Yıldız
pastahanesi, Kütahya porseleni, Dilektepe Sokağı, Üniversite
radyosu, bayan giyimi, cep telefonu, abone numarası, fırın kebabı
biçimindedir.
Cümle, bir duyguyu, bir düşünceyi, bir hareketi, bir olayı okuyan
veya dinleyende herhangi bir soruya meydan vermeyecek biçimde tam
olarak anlatmaya yarayan kelime veya kelimeler dizisidir. Cümleyi
oluşturan kelime veya kelime gruplarının birbirileriyle ilgileri
dilin kurallarına uygun olarak kurulmalıdır.
Cümlenin ögeleri; yüklem, özne, nesne, dolaylı tümleç ve zarf
tümleçleridir:
Yüklem; cümlenin ağırlığını, yükünü üzerine alan,
taşıyan, yüklenen ögedir. İş, oluş, hareket bildirir. Çekimli
bir fiil veya kendisine ek-fiilin bağlandığı isim soyundan bir
kelime olur: öğreniyordum, bilesin; çocuktur gibi.
Özne; yüklemin gösterdiği işi, oluşu, hareketi, durumu üzerine
alan, fiilden ayrılmayan ögedir. Cümlede yapanı veya olanı yalın
hâlde karşılar.
Nesne; cümlede yüklemin bildirdiği, öznenin yaptığı işten
etkilenen ögedir. Yüklemi geçişli fiil olan cümlelerde bulunur.
Belirtme hâli ekini (-ı, -i, -u, -ü) alan nesneler belirtili nesne;
belirtme hâli ekini almayan nesneler belirtisiz nesnedir.
Dolaylı tümleç; yüklemi yaklaşma, bulunma, ayrılma bildirerek
tamlayan ögedir. Dolaylı tümleç, yaklaşma hâli (-a, -e), bulunma
hâli (-da, -de; -ta, -te) ve ayrılma hâli (-dan, -den; -tan, -ten)
ekleriyle yükleme bağlanan kelime veya kelime grubudur. İsim veya
isim soylu bir kelime ya da kelime grubunun dolaylı tümleç
olabilmesi için bu hâl eklerinden birini mutlaka alması şarttır.
Zarf tümleçleri; yüklemi yer, yön, zaman, durum, miktar, vasıta,
şart ve soru yönüyle tamamlayan kelimeler cümlede zarf tümleci
olur.
Cümle çeşitleri
1. Yükleminin yerine göre cümleler
a) Kurallı cümle: Yüklemi sonda olan cümledir.
b) Devrik cümle: Yüklemi sonda olmayan cümle, devrik cümledir.
2. Yükleminin türüne göre cümleler
a) Fiil cümlesi: Yüklemi çekimli bir fiil veya fiil grubu olan
cümledir.
b) İsim cümlesi: Yüklemi ek-fiille çekimlenmiş bir isim veya isim
grubu olan cümledir. İsim cümleleri, genellikle özne ve yüklemden
oluşur. İsim cümlelerinin olumsuzunu yapmak için değil ve yok
kelimeleri kullanılır.
3. Anlamlarına göre cümleler
a) Olumlu cümle: Yargının gerçekleştiğini bildiren cümleler,
olumludur.
b) Olumsuz cümle: Yargının gerçekleşmediğini, yapılmadığını
bildiren cümleler, anlam bakımından olumsuzdur. Fiilden fiil yapan
-ma, -me olumsuzluk eki, değil edatı, ne......ne bağlama edatı ve
yok kelimesi cümleleri olumsuz yapan unsurlardır.
c) Soru cümlesi: Herhangi bir şeyi öğrenmek için soru
unsurlarıyla kurulan cümledir.
4. Yapılarına göre cümleler
a) Basit cümle: Tek yüklemi bulunan, tek yargı bildiren
cümlelerdir.
b) Birleşik cümle: İçinde birden fazla yargının bulunduğu
cümledir. Üç çeşit birleşik cümle vardır:
Şartlı birleşik cümle: İçinde şart kipi bulunan cümledir.
Ki'li birleşik cümle: ki bağlama edatıyla yapılan birleşik
cümledir.
İç içe birleşik cümle: Bir cümlenin herhangi bir görevle başka
bir cümlede yer almasıyla meydana gelen birleşik cümledir.
c) Bağlı cümle: Birden fazla cümlenin fakat, ama, ancak, lâkin,
ve, veya gibi edatlarla bir özneye bağlanarak oluşturduğu
cümledir.
ç) Sıralı cümle: Tek başına bağımsız yargı bildiren iki veya
daha fazla cümlenin bir anlam bütünlüğü içinde sıralanmasıyla
kurulan cümlelerdir. Aradaki ilginin ortak cümle ögeleriyle
sağlandığı sıralı cümleler bağımlı sıralı cümle; ilginin
sadece anlam yönüyle kurulduğu cümleler bağımsız sıralı
cümledir.


Cümle kurmada dikkat edilmesi gereken hususlar
1. Cümlenin özünü oluşturan yüklem, söylenmek isteneni
doğru ve
eksiksiz biçimde ifade eden kelime (veya kelime grubu) olmalı ve
yerinde kullanılmalıdır.
2. Özneyle yüklemin uyumuna dikkat edilmelidir.
3. Cümlenin ögeleri ve yan cümleler arasındaki ilgi doğru
eklerle
(veya kelimelerle) dilin yapısına uygun olarak kurulmalıdır.
4. Cümlede yapı ve anlam bozukluğu olmamasına özen
gösterilmelidir.
5. Cümlede düşüncenin genişliğine göre kim, ne, ne zaman,
nasıl, nerede, nereye gibi soruların cevapları -en azından
cümlenin doğru anlaşılmasına yetecek kadar- yer almalıdır.
6. Cümlenin sağlam bir cümlenin niteliklerini (mantık ve bilgi

bakımından doğruluk, dil bilgisi bakımından doğruluk, açıklık,

duruluk, yalınlık, akıcılık) taşıyıp taşımadığı kontrol
edil-melidir.
7. İmlâ kurallarına uyulmalı, noktalama işaretleri yerli
yerinde
kullanılmalıdır.
8. Söylenmek isteneni tam olarak ifade edecek kelimelerin
seçilmesine
özen gösterilmelidir. Cümlede mümkün olduğu kadar genel anlamlı
kelimeler yerine özel anlamlı kelimeler tercih edilmelidir.
9. Cümlede özellikle vurgulanmak istenen kelime veya kelime
grubunun
yükleme yakın olarak kullanılması gerektiği unutulmamalıdır.
10.Cümlede zarf olarak kullanılması gereken kelimelerin yanlış
yerde kullanılmamasına dikkat edilmelidir.
11.Cümlede söylenmek istenenler okuyanın veya dinleyenin
anlayışına göre değişecek şekilde değil, herkesin cümleden
aynı anlamı çıkaracağı biçimde düzenlenmelidir.


KAYNAKLAR
Atabay, Neşe, Orya; Türkiye Türkçesinin Sözdizimi, TDK Yay., Ank.
1981.
Banguoğlu, Tahsin; Türkçenin Grameri, TDK Yay., Ankara, 1990.
Beserek, A.; Türkçede Cümle Yapısı, MEB Öğretmen Kitapları,
İst. 1991.
Bilgegil, Kaya; Türkçe Dilbilgisi, Dergâh Yay., İstanbul, 1982.
Dizdaroğlu, Hikmet; Tümce Bilgisi, TDK Yay., Ankara, 1976.
Ediskun, Haydar; Yeni Türk Dil Bilgisi, İstanbul, 1963.
Emre, Ahmet Cevat; Türk Dilbilgisi, İstanbul, 1945.
Ergin, Muharrem; Türk Dil Bilgisi, Boğaziçi Yay., İstanbul, 1982.
Gencan, Tahir Nejat; Dilbilgisi, İstanbul, 1971.
Gülensoy, Tuncer; Türkçe El Kitabı, Akçağ Yay., Ankara, 2000.
Hatiboğlu, Vecihe; Türkçenin Sözdizimi, TDK Yay., Ankara, 1972.
Hengirmen, Mehmet; Türkçe Dilbilgisi, Ankara, 1998.
Karahan, Leyla; Türkçede Söz Dizimi, Ankara, 1991.
Karaörs, Metin; Türkçenin Sözdizimi ve Cümle Tahlilleri, Kayseri,
1993.
Kükey, Mazhar; Türkçenin Sözdizimi, Ankara, 1975.
Tansel, F. Abdullah; İyi ve Doğru Yazma Usûlleri, İstanbul, 1985.
Yavuz, K., Orya; Üniversite Türk Dili ve Kompozisyon Dersleri, İst.
1996.
Zülfikar, Hamza, Orya; Türkçede Cümle,Türk Dili ve Kompozisyon
Bilgi-leri, YÖK Yay., Ankara, 1990, s. 114- 147.


SORULAR
1. Belirtme grubu ile yargı grubu arasındaki farklar nelerdir?
2. Belirtisiz isim tamlamalarında, tamlayanla tamlananın
arasına
herhangi bir kelime veya kelime grubu girmeyeceğine göre devlet eski
bakanı, makine yüksek mühendisi, meslek yüksek okulu gibi yanlış

kullanımların olmasını nasıl açıklarsınız?
3. Takısız isim tamlamasını örneklemek için verilen kelime
gruplarının aslında sıfat tamlaması olduğunu nasıl
ispatlarsınız?
4. Özellikle, günlük konuşmalarda kısaltma gruplarının
sıkça
kullanılmasını Türkçenin hangi özelliğiyle açıklarsınız?
5. Cümlenen ögelerini bilmenin yazılı ve sözlü anlatımda
sağlayacağı kolaylıklar nelerdir?
6. Cümle düzeyinde anlama becerisini sorgulayan sınav
sorularını
yapabilmek için temel olarak nelerin bilinmesi gereklidir?
Tartışınız.
7. Türkçe ve edebiyat öğretmenlerinin hemen her sınavda
cümlenin
ögelerini buldurmaya yönelik sorular sormasındaki amaçları neler
olabilir? Tartışınız.
8. Söylemek istediklerinizi tam olarak anlatabildiğinizi
düşünüyor musunuz? Cevabınız hayır ise bu sorunun nelerden
kaynaklandığını tartışınız.


14. UYGULAMA
Adı soyadı :......................................
..../..../
20....
Numarası :......................................
Bölümü :......................................
Okulu :......................................
A. Aşağıdaki metinde geçen kelime gruplarını bulunuz ve grubun
adını yazınız.
Bugün Avrupa'da işçi olarak çalışan Türk köylüleri
arasında, her halde beş on saz şairi vardır. Akşamları fabrikadan

berhanelerine (berhane: büyük, harap, kullanışsız ev) yorgun
argın dönünce kendi kendilerine sazla veya sözle kim bilir neler
söylerler? Bir meraklısı çıksa da bunları toplasa ve neşretse,
Türk halkının psikolojik ve sosyal görüşü hakkında kıymetli
bilgiler edinirdik.
Büyük Alman şairi Goethe, bir milletin yabancı milletleri
tanımadan kendi kendisi hakkında bilgi edinemeyeceğini söyler.
Yabancı milletler mukayese yoluyla bize kendimizi daha iyi tanıtır.
Onların davranışlarını, örf ve âdetlerini, yaşayış
tarzlarını, şehirlerini, köylerini görünce "biz böyle
değiliz" deriz, eksiklerimize üzülür, üstün taraflarımızla
övünürüz. Avrupa'ya giden her Türk ister istemez böyle
mukayeseler yapar. Farklar bize kendi kendimizi tanıtır.
(Mehmet Kaplan, Edebiyatımızın İçinden)
...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

B. Aşağıda yarım bırakılan cümleleri sözün gelişine göre
uygun biçimde tamamlayınız.
1. Okuduğum kitaplar
arasında...................................................................­..

...........................................................................­.....................................................

2. Herkesin kendi görevini
...........................................................................

...........................................................................­.....................................................

3. Nihayet bu boş kalan
konakta..................................................................

...........................................................................­.....................................................

4. Gerçi, köye geldiğim ilk
günden...............................................................
...........................................................................­.....................................................

5. Gittikçe
tenhalaşan.................................................................­.................

...........................................................................­.....................................................

6. Belki de anlamadığı ve
bilmediği..............................................................

...........................................................................­.....................................................

7.
...........................................................................­........................................

...........................................................................­.....................................................

...............................................bize kendimizi,
insanlığımızın derecesini öğretir.
8.
...........................................................................­........................................

...........................................................................­ve

bu hâle düşmeğe başlamışlar.
9.
...........................................................................­........................................

...........................................................bir sosyal
tabaka ve kültür tezadı vardır.
10.
...........................................................................­......................................

...........................................................................­............bir

kere daha anlıyoruz.
11.
...........................................................................­......................................

.........................................ve hayatın sanat
aracılığıyla güzelleştiğini biliyordu.


15. UYGULAMA
Adı soyadı :......................................
..../..../
20....
Numarası :......................................
Bölümü :......................................
Okulu :......................................


A. Aşağıdaki metnin cümlelerini ögelerine ayırınız.
Şu cümlelere bakın: "İçimde on dört yaşımın hararetleri
yığılmağa ve uyku tepemden yıldırım gibi geçen
kırlangıçların kanadında yıldız yıldız olduğu zaman, yanımda

bir ayak sesi duydum." - "Kimse bu genç kızın içinden geçen
bayram arabalarını ve çıngıraklarını duymadı."...
"Ayşe'nin yüzünde ve saçında rüzgâr eser gibi bir hâl
vardı." ... "Kınalı bir mil uzakta, kocaman, hafif ışıklı
bir böcek, bir devâsa böcek halinde yanıyordu." - "Adaçayı,
kışların, sonbaharların, yağmurların, karların bir ilkbaharı
idi. İçinde sıcak bir iklim taşıyan, mavi ve kırmızı benekli,
beli kıvrak ve ince çay bardağı hafızama karşı bir mevlût
gecesi, bir ölümün kırkı, bir tekin değildir korkusu ile
tüter..." ilâh, ilâh ve bütün hikâyeleri dolduran, o küçük,
hiçten cümlelerin verdiği intibalar, en realistim diyen sanatkârın

sahifelerce gevezeliğinden daha canlı olarak, bize, insanları,
eşyayı ve tabiatı gözle görülür, içte duyulur bir hâle
getiriyorlar.
(Mehmet Kaplan, Edebiyatımızın İçinden)


B. Aşağıdaki paragrafın cümlelerini ögelerine ayırınız ve bu
cümleleri çeşitlerine göre inceleyiniz.


(1)Bilgisayarın açma düğmesine basılır basılmaz, bilgisayar
önce kendini test eder. (2)Bilgisayardaki bellek miktarı, disket ve
hard disk sürücüleri, klavye vb. aygıtlar veya diğer parçalar
kontrol edilir. (3)Bu kontrol sırasında bir hata veya arıza ile
karşılaşılması hâlinde, ekrana hata ile ilgili mesaj verilir.
(4)Söz konusu hata bilgisayarın çalışmasına engel olacak kadar
ciddî ise bilgisayar buradan öteye geçemez. (5)Bilgisayardaki
arızayı gidermek gerekir. (6)Karşılaşılan hata fazla önemli
değilse, bilgisayar hata veya sorunla ilgili bir mesajı ekrana
vermekle yetinir, işlemine devam eder.


1. cümle yükleminin yerine göre kurallı, anlamına göre olumlu,
yapısına göre basit cümle, yükleminin türüne göre fiil
cümlesidir.
2.
cümle......................................................................­...................................

...........................................................................­....................................................

3.
cümle......................................................................­...................................

...........................................................................­....................................................

4.
cümle......................................................................­...................................

...........................................................................­.....................................................

5.
cümle......................................................................­...................................

...........................................................................­....................................................

6.
cümle......................................................................­...................................

...........................................................................­.....................................................

16. UYGULAMA
Adı soyadı :......................................
..../..../
20....
Numarası :......................................
Bölümü :......................................
Okulu :......................................
A. Aşağıda hangi kelimelerin hangi biçimlerde cümlede öge olarak
yer alabileceği örneklenmiştir. Buradaki örneklerden veya bunlara
benzer başka kelimelerden yararlanarak farklı yapılarda cümleler
kurunuz. Cümlelerde mümkün olduğu kadar düşünce genişliği
olmasına dikkat ediniz.
Yüklem
Anlatacağım, çalışmalıydım, okudum, söyleyebiliriz gibi
fiillerin bütün çekimli biçimleri (seviniyordu, öğreneceklermiş,

üzülmüştü, çıkarmayacaktı, asılmıştı, özür diledi, akıl
danışmayacaktı); pahalıydı, gibiymiş, tembel değildi,
kitapmış, güzeldi, öğretmeniydi, akşam üstüymüş,
aşılamaktı, hayat doluydu, unutmaktır... gibi ek-fiille
çekimlenmiş isim soylu bütün kelimeler.
Özne
Buğra, İnci, Boğaziçi, Konya, öğrencilerini adam etmek için
uğraşan tecrübeli müdür, fakülte dekanı, en güzel
düşünceler, tekir kedi, tanıdığım ve her zaman saygı duyduğum
yaşlı adamlar, kapağı açılmayan kitaplar, beyaz iplikle
örülmüş el işi bir masa örtüsü, sokaktan gelen motor
gürültüsü, ömrünün en güzel yıllarını geçirdiği bu şirin
köy, beklemeğe tahammülü olmayan yolcu vb. gibi yalın hâlde
kullanılan kelime veya kelime grupları.
Nesne
kimi, neyi, ne sorularına cevap olabilecek, öznenin yaptığı işten

etkilenen kelimeler veya kelime grupları (dil ve edebiyatı, okuyanın

ufkunu aydınlatan kitapları, beyaz gömlekler, yurdunu, milletini,
devletini, bayrağını, dünyanın kaç bucak olduğunu, artık
modası geçmiş düşünceleri...)
Dolaylı tümleç (yer tamlayıcısı)
İsmin yaklaşma, bulunma veya ayrılma hâllerinden herhangi birinin
ekini alan ve kime, kimde, kimden; nereye, nerede, nereden sorularına
cevap olabilecek kelime veya kelime grupları (eve, kitapta,
Türkiye'den dünyaya, Çağatay'dan, gül yüzlü yârdan, son
günlerin önemli sorunlarından, el üstünde tutulmaya, araştırma
sonuçlarına, öğrenmekten, buğulu gözlerinde... )
Zarf tümleçleri
Zarf görevindeki kelime ve kelime grupları (şimdi, hemen, 21 martta,

bütün sorunlar çözüldükten sonra, kardeşiyle, çekinerek,
arabayla, çok fazla, yukarı, içeri, söylene söylene, birkaç gün
dinlenince, elinden geldiği kadar...)
...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

...........................................................................­.....................................................

17. UYGULAMA
Adı soyadı :......................................
. .../..../
20....
Numarası :......................................
Bölümü :......................................
Okulu :......................................
A. Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri özneyle yüklem
uygunluğuna dikkat ederek anlama uygun öznelerle doldurunuz.
........................... bütün sıkıntılarını,
yorgunluklarını Gülsüm hala ile Ömer efendinin yanında
unutuyordu. ............................... birdenbire onların
rahmetli Emine'lerinin boş ve yaralı kalplerindeki yerini
almıştı. ..... geldi geleli temiz örtülü minderleri, inik
perdeleriyle uykuda olan .......... uyanmış, renklenmiş ve
neşelenmişti. Şimdi pencerelerinde kırmızı, turuncu
............................. açıyor, köşe minderinin yanındaki
iskemlenin üzerinde .........................,
.................................. duruyor, ortada Aliye'nin yazı
yazdığı, fakat aynı zamanda yemek yedikleri,
............................................... duruyordu.
(Halide Edip, Vurun Kahpeye)
B. Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere anlama uygun
nesneler yazınız.
........................... açarak yavaşça içeri girdi.
.............................. hafifçe dayalı bıraktığı kapının

yanına koydu. .................................... cebinden
çıkardı. El fenerini sağa sola gezdirince köşede birkaç tane
................................. gördü. Almak için
............................ uzatınca
........................................... yere düşürdü.
....................................... hemen yerden kaldırdı ama ev
sahibi ........................... çoktan duymuştu.
............................. aldı. .............................
yakalamak için aşağı indi.
C. Aşağıdaki paragrafta boş bırakılan yerlere anlama uygun
dolaylı tümleçler (yer tamlayıcıları) yazınız. Dolaylı
tümlecin yaklaşma, bulunma, ayrılma hâli eklerinden alması
gerektiğini unutmayınız.
Hepsi dışarı çıkar çıkmaz,
....................................... bayağı yaşlar boşandı.
Sanki ........................................... duran eli bu
yaşları .......................... tutmuştu şimdiye kadar.
.................................. ağlamıyor,
................................... ağlıyordu. Ama hayır, acıdan ve

.................................... da ağlıyordu. Küçük
kardeşleri ................................. geldi mi,
............................... ağlıyordu ve bu yüzden onları
.................................... çalışıyordu. Çünkü
.......................... mutlu olmak istiyordu. İlbey, yarından
önce .................................. dönmeyecekti,
.............................................. ise üç gün vardı.
Ç. Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere anlama uygun zarf

tümleçleri yazınız. Zarfların fiili, fiil şekillerini veya
sıfatı anlamca sınırladığını, belirttiğini unutmayınız.
Açığma-Kün bir şey demedi. Büyülü gözlerle Burkay'a
............................ gülümsedi. Burkay'ın aklı başından
gitti. Az kaldı kımız gibi ............................ akacaktı,
Kıza yaklaşarak .............................. tuttu. Çiçek kokan
yüzünü öptü. Onu evine .................................. eş
edindi. Fakat bununla derdi bitmedi. Açığma-Kün'ü her gün
..........................................sevdi.
.............................. doymadı, .............................
kanmadı. Uçan kuştan kıskandı. Esintiden yüksündü. "Sen
insan değilsin, Peri Kan Katun'sun." dedi. Sevgisi durulmadı.
Arzusu kırılmadı. ..................................... kanmaz oldu.

Sevgisi dinmez oldu.
(H. Nihal Atsız, Ruh Adam)

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages