YÖRÜK ALİ EFE ..EGE'DE KUVA-YI MİLLİYE ..

233 views
Skip to first unread message

turan catli

unread,
Jun 5, 2009, 11:08:01 PM6/5/09
to turan...@googlegroups.com, turan...@googlegroups.com, eglenc...@googlegroups.com, ersin...@googlegroups.com, islami...@googlegroups.com, Tur...@googlegroups.com


Kimden: m.kose189 <


     HAZIRLAYAN: MUSTAFA KÖSE .. m.ko...@mynet.com - 05.06.2009 -
   EGE'DE KUVA-YI MİLLİYE ..
    KUVA-YI MİLLİYE OLMASAYDI !! ..
------------------------------------------------------------- 
HEY GİDİNİN EFESİ, EFESİ .. 
                            EFELERİN  SEÇMESİ ..
Yörük Ali Efe (ortada) kızanları ile birlikte çekilmiş bir fotoğrafı..
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
http://www.biyografi.net/kisiayrinti.asp?kisiid=501
Yörük Ali Efe . ( 1896)- (27.09.1951)

1896 yılında Aydın’da doğdu. Kurtuluş Savaşı sırasında 16 Haziran 1919'da Malgaç Baskını ile düşmana ilk darbeyi vurmak suretiyle Aydın yöresinde düşman kuvvetlerinin ilerlemesini durdurmuş olan Türk kahramanıdır.

Babası Sarıtekeli aşiretinden İbrahim oğlu Apti, annesi yine Yörüklerin Atmaca Aşireti'nden Fatma'dır.

Yörük Ali 19 yaşına geldiğinde, Aydın dağlarında dolaşan Alanyalı Molla Ahmet Efe'nin gurubuna katılmak istedi. Ağır bir sınavdan geçirilerek guruba alındı. Kısa zamanda Efe'nin ve tüm zeybeklerin güven ve sevgisini kazanarak grupta ikinci adam konumuna yükseldi. Alanyalı Molla Ahmet Efe'nin Bozdoğan Kavaklıdere baskınında ölmesi üzerine Yörük Ali Efe olarak gurubun başına geçti. Dört yıldan fazla dağlarda dolaşan Yörük Ali Efe, bu süre içinde daima ezilenin mağdur edilenin, güçsüzün yanında oldu. Haklı olarak halk tarafından sevildi, itibar ve destek gördü.  ...................        ............

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Yörük Ali Efe, Kurtuluş Savaşı yıllarında çekilmiş bir fotoğrafı..

---------------------------------------------------------------------------

Yörük Ali Efe, (d. 1895-Kavaklı, Sultanhisar, Aydın, ö. 23 Eylül 1951-Bursa), Kurtuluş Savaşı sırasında 16 Haziran 1919'da Malgaç Baskını ile düşmana ilk darbeyi vurmak suretiyle Aydın yöresinde düşman kuvvetlerinin ilerlemesini durdurmuş olan efe.

Babası Sarıtekeli aşiretinden İbrahim oğlu Abdi, annesi yine Yörüklerin Atmaca Aşireti'nden Fatma’dır.

Yörük Ali 19 yaşına geldiğinde, Aydın (il) dağlarında dolaşan Alanyalı Molla Ahmet Efe’nin gurubuna katılmak istedi. Ağır bir sınavdan geçirilerek guruba alındı. Kısa zamanda Efe’nin ve tüm zeybeklerin güven ve sevgisini kazanarak gurupta ikinci adam konumuna yükseldi. Alanyalı Molla Ahmet Efe’nin Bozdoğan Kavaklıdere baskınında ölmesi üzerine Yörük Ali Efe olarak gurubun başına geçti.

Dört yıldan fazla dağlarda dolaşan Yörük Ali Efe, bu süre içinde daima ezilenin mağdur edilenin, güçsüzün yanında oldu. Haklı olarak halk tarafından sevildi, itibar ve destek gördü.

Yörük Ali Efe 1919 senesinde dağdan indi. O sıralar düşman İzmir’i, ardından Aydın ve Nazilli’yi işgal etmişti.

Yörük Ali Efe, Kıllıoğlu Hüseyin Efe ve bazı arkadaşları, Aydın ilinin Çine ilçesi Yağcılar köyünde toplanarak, Yörük Ali Efe ve arkadaşlarının 16 Haziran 1919 tarihinde Sultanhisar ve Atça arasındaki Malgaç deresinin üstünden geçen Malgaç demiryolu köprüsü yanındaki Yunan karakoluna baskın yaptılar. Baskın sonunda karakol tümüyle imha edildi, cephane ve erzaklar ele geçirildi. Bu baskın Batı ve Güney Anadolu’da düzenli, bilinçli, ve milli şuurla işgalcilere yapılan ilk baskın olarak kabul edilmektedir. Bu önemli başarı halka ümit ve cesaret vermiş, düşmanın yurttan kovulabileceğine olan inancını arttırmış ve Yörük Ali Efe’nin liderliğini perçinlemiştir. Düşman beklemediği bu baskın karşısında paniğe kapılmış, Nazilli’deki kuvvetlerini Aydın istikametine çakmıştır. Ne yazık ki çevreyi yakarak, yıkarak, masum insanları öldürerek...

Daha sonra 7. Tümen kumandanı Şefik Aker’in başkanlığında kurulan halk meclisinde oy birliğince alınan karar uyarınca Aydın, Yörük Ali Efe emrindeki kuvvetler tarafından kurtarılmıştır. Ancak takviye kuvvetlerle güçlenen düşman ordusu Aydın’ı ikinci kez işgal etmiştir. Artık kanlı savaşlar başlamıştır. Köşk, Umurlu ve Dörtyol cephesi kurularak olağanüstü cesaretle, donanımlı ve sayıca çok fazla olan düşman kuvvetleri büyük kayıplara uğratılmıştır. Böylece düzenli ordu kurulana kadar yirmi aylık bir süre düşman kuvvetlerinin Aydın kanadından Anadolu içlerine ilerlemesi engellenmiştir.

Düzenli ordunun kurulması üzerine Yörük Ali Efe, emrindeki savaş deneyimi çok iyi olan büyük bir gurubu her ferdinin istek ve sevgisiyle orduyla bütünleştirmiştir. Kendisi de Milli Aydın Cephesi Komutanı olarak savaş sona erene kadar vatani görevini sürdürmüştür.

Yörük Ali Efe alçakgönüllü bir insandı. Kurtuluş Savaşı'ndaki rolü ile ilgili olarak yapılan övgülere verdiği şu cevabı her zaman hatırlanacaktır:

"Bazı kimseler savaş zamanında yapılan işlerin bir çoğunu bana ve başkalarına mal ederler. Bu yanlıştır. Bir kişinin, beş kişinin böyle büyük davalarda ne ehemmiyeti olur ki? Gönlünde vatan muhabbeti taşıyan her vatansever o günlerde bizim gibi düşünmüş, bizim gibi duymuş, ondan sonra da bizimle beraber olmuştur. Milli mukavemette aslan payını kendine ayırmakta hata vardır. Bir elin sesi olur mu ki?"

Cumhuriyet döneminde Yörük soyadını alan Ali Efe, Kurtuluş Savaşından sonra altı sene İzmir’de yaşadı, 1928 senesinde, Kurtuluş Savaşında bir süre karargahı olan Yenipazar’a taşındı. 1951 senesinde, İzmir'de geçirdiği talihsiz bir tramvay kazasında bacaklarını kaybetti. 1953 yılında tedavi için gittiği Bursa’da ölmüştür.

Yörük Ali Efe vasiyetinde Yenipazar’da toprağa verilmesini istedi. Ayrıca "Halkı iyidir, toprağı sever, toprağı seven insan sever. Ben orada rahat ederim dedi."

Kuvayı Milliye’nin bu değerli komutanı TBMM tarafından İstiklal Madalyası ile ödüllendirilmiştir. Ayrıca Türk halkı tarafından adına türkü yakılmıştır..

Yenipazar'daki evi devlet tarafından müze olarak düzenlenerek Yörük Ali Efe Müzesi adıyla ziyarete açılmıştır.

http://tr.wikipedia.org/wiki/Y%C3%B6r%C3%BCk_Ali_Efe

---------------------------------------------------------------------------------

Çifte silahlı Ayşe Efe!

Çifte
silahlı
Ayşe
Efe!

AYDIN (İHA)
Aydın'da 2. Ege ve Akdeniz Bölgesi Yörük Ali Efe ve Efeler Şenliği kapsamında belirlenecek olan Başefe adayları arasında bir bayanın bulunması erkek efeleri kızdırdı. Başefeliğe adaylığını açıklayan Aydın'ın dağ köylerinden Ambarcıklı Ayşe Tülü, erkek efelerin bayan olduğu gerekçesi ile kendisinin adaylığına karşı çıkmasına tepki gösterdi. Çifte silahla dolaşan 70 yaşındaki Ayşe nine, köyünde atış talimleri yapıyor. Daha önceki yıllarda Aydın İstasyon Meydanı'na dikilen Yörük Ali Efe'nin bıyıksız heykeli de 'Bıyıksız Efe mi olur' tepkisi nedeniyle kaldırılıp yerine yenisi dikilmişti. Ege ve Akdeniz Bölgesi Yörük Ali Efe ve Efeler Şenliği öncesinde baş efe olabilmek için adaylığını açıklayan 70 yaşındaki Ayşe Tülü, kadınlardan da baş efe olabileceğini belirterek "İmam Köylü Emir Ayşe Efe de bir kadındı. Düşmana karşı çok iyi görev yaptı" dedi. Milli günlerde elindeki bayrağı ve şalvarında sakladığı tabancası ile Aydın'ın simgesi haline gelen Ayşe Tülü, "Silahlarla aram çok iyi. Bugün beni silah altına laıp askere gönderseler seve seve giderim. Bu benim içimden gelen bir duygu" dedi. Ayşe Tülü, baş efelik yarışmalarında çifte silahı ile erkeklere meydan okuyor.

30.08.2008

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Yörük Ali Efe (1895 - 1951)

Sabahattin BURHAN ..

1895 yılında Aydın ili Sultanhisar ilçesi Kavaklı köyü Avlan Baba mevkinde dünyaya geldi. Sarı Tekeli Yörük aşiretinden Yörük Abdi’ nin oğlu olup anasının adı Fatma’ dır. Sarı Tekeli Yörük aşiretine mensup olduğundan ‘Yörük Ali’ lakabıyla tanınmıştır. Bir buçuk yaşına geldiği zaman babası Yörük Abdi Yavuz köylü Deli Mehmet tarafından vurulunca anası Fatma Kavaklı köyünden ‘Osmancık’ diye bilinen Kasap Osman’la evlenmiştir.

Osmancık Sultanhisar’ ın Türkmen Kahveleri’nde kebap pişirip satardı. Yörük Ali gündüzleri babalığına kebap işinde yardım etmişgeceleri de koyun ve keçiden karma sürüsünü gütmüştür. Yörük Ali 15 yaşına gelince Ayşe ve Zeliha halası Atmaca Yörüklerinden Nurcihan hanımla onu evlendirmişlerdir. Ali küçük olduğu için gelini attan indirememiş bunun üzerine ‘ Bir daha evleneceğim ’ demiştir. Çünkü Sarı Tekeli Yörük aşiretinin töresine göre; damat gelini attan indiremezse bir daha evlenirdi. Nitekim; aynı köyden Hacı Yusuf Efendi’nin kızı Feride Molla Hanım’la bir daha evlenmiştir. Bu arada Yörük Ali’nin köyde uğradığı bir iftira vardır ki; ömrü boyunca unutamamıştır. Yörük Ali 16 yaşında baba olmuş. Oğluna babasının adını vermiştir. Bundan sonra Yörük Ali askere gider. O zaman askere giden delikanlının 20 yaşında olması gerekmezdi. Vücudu gelişmiş olan gençler askere giderlerdi.

Fakat 5. depo alayında Ermeni bir subayın kendisini dövmesine tahammül edememiş arkadaşı Karatepe köyünden Hasan Ali Tahir’ le beraber firar etmiştir. Bu durumda köyde de duramayacağından Yanık Halil İbrahim Efe’ye kızan olmak istemiştir. Fakat Efe Yörük Ali’yi daha yaşı küçük ve cüssesi zayıf diye kızanlığa kabul etmemiştir.Bunun üzerine Yörük Ali Köse alanı köyünden Süleğin İbrahim’le o zaman en meşhur efe olan Alanyalı Molla Ahmet Efe’ye başvurur. Bu sefer onun kızanları da ; ‘Efe mektep mi açtık kızanlık böyle parmak emen çocuklara mı kaldı ? ’ demişlerdir. Oldukça ileri görüşlü kültürlü medrese mezunu ve şair ruhlu olan Alanyalı Molla Ahmet Efe ‘Ali benim yanımda kalacak. Şahin olacak bahadır olacak’ demiştir. Efelik kurallarına göre hiçbir kızanın efenin emrini reddetme yetkisi olmadığından Yörük Ali Alanyalı Molla Ahmet Efe’ ye böylece kızan olmuştur ve böylece dağ hayatına başlamıştır.

Kader arkadaşı ve kardeşliği Yağcılarlı Kıllıoğlu Hüseyin Efe’yle de ilk gece Alanyalı Molla Ahmet Efendi’nin yanında tanışmıştır. Yörük Ali Efe kısa zamanda Alanyalının yanında fikren yetişmiş olgunlaşmış görüş ufku genişlemiştir. Efesi Yörük Ali’nin yetişmesi için elinden geleni yapmıştır. Yörük Ali de cesareti mahareti zekası ve atıcılığıyla kızanların arasında seçkin yerini almış baş zeybekliğe yükselmiştir. O zaman Muğla’ya bağlı bir köy olan Kavaklıdere de Alanyalı Molla Ahmet Efe vurulunca Yörük Ali ‘Efe’ olmuş iki sene daha dağlarda gezdikten sonra affı şahaneyle düze inmiş Çine’nin Yağcılar köyüne (Sultananhisar’ dan sonra düşman gelince) yerleşmiş orada ev yaptırmıştır.

Bu arada Mondros Mütarekesi imzalanmış memleketimizin üzerine kara bulutlar çökmüştür. Ordularımız dağıtılmış askerlerimizin silahları ellerinden alınmıştır. Felaket bununla da bitmemiş vatanımız büyük devletler tarafından işgal edilmiştir. İşgalci güçlerden biri de Yunanlılardır.Yunanlılar 15 Mayıs 1919 da İzmir’i 27 Mayıs 1919 da Aydın’ı 3 Haziran 1919 da da Nazilli’yi işgal etmişlerdir. İzmir’e çıkar çıkmaz diğer işgalci kuvvetlerin gözleri önünde İzmir metropoliti Hırisostomos’un öncülüğünde Konak Meydanı’ nda büyük katliam yaptıklarından bu vahşetleri diğer illere duyulmuş aynı zulmü yaşamak istemeyen halk Menderes Nehri’nin güneyine göçmüş hatta Sarayköy ve Denizli’ye bile gitmişlerdir.

Denizli Müftüsü Hulusi Efendi işgalden 6 saat sonra cihat fetvası vermiş bununla da kalmamış talebelerini ve vatanseverleri toplamış Denizli Heyeti Milliye’ sini kurarak Denizli Gönüllüleri’ni hazırlamış onları cepheye sürmüştür. Ardı ardına gelen savaşlar memleketimizde genç bırakamadığı için bilhassa Çanakkale Savaşları gençlerimizi bitirdiği için topraklarımız ekilip biçilemez olmuş mevcut harmanları da Yunanlılar yakmışlardır. Sıtma salgın haldedir. Kıtlık başlamıştır.

Menderes’in kuzey sahilleri boşaldığından güney sahilleri muhacirlerle dolmuş 300 nüfuslu köylere 40000 muhacir gittiğinden ayrı dertler sıkıntılar meydana çıkmıştır. Bunca insanı küçücük köyde yedirmek yatırmak mümkün olmamıştır. Bebeklerin hepsi bakımsızlıktan ve gıdasızlıktan ölmüştür. Alhan ve Çulhan dan büyük bebek mezarlıkları o felaketli günlerin acı hatırasıdır. Hatta bazı analar ‘Bebeğim nasıl olsa ölecek diye yavrularını Menderes Nehri’ne atmışlardır. Atmışlardır ama arkasından da ana şefkatiyle dayanamayıp kendilerini de Menderes’e atmışlardır.
Yörük
Ali
Efe
-
3
Aydın askeri durumdan da çok zayıftır. Görünüşte 57.Fırka (tümen) vardır. Ama bu sözde bir fırkadır. Mevcudu 300’e düşmüştür. Tümenin kadroları boşalmıştır. Tümen komutanı Miralay Mehmet Şefik Bey (sonraları Aker soyadını almıştır) elindeki bu az kuvveti kırdırmamak için Menderes’in güneyine ‘Andon Ağa ’ adlı bir Rum’un çiftliğine çekmiştir. Çünkü bu 300 asker seyis ve mutfakta aşçı olarak çalışmış savaş görmemiş kişilerdir. O günlerin en kötü tarafı halkın ümitsizliğe düşmüş olmasıdır.

İşte bu kara günlerde Yörük Ali Efe dağlardan doğan bir güneş gibi meydana çıkmış vatanımızın işgali onu çok fazla endişelendirmiş ve gelişmeleri günü gününe takip ettiğinden Yenipazar’ın Donduran köyüne Bekir Beylerin evine çekilmiş etrafa haberler salarak toplamaya çalışmış sayıları 60 kişiye ulaşınca Yenipazar’a gelmişler Menderes Nehri’ni sallarla geçerek Sultanhisar’a ulaşmışlardır. Yörük Ali Efe’nin hedefi Malgaç Çayı’nın kenarındaki Çadırlı Yunan karakolunu basmaktır. Ve nitekim 15 Haziran 1919 da sabaha karşı Yunan karakolunu basmış ani bir yayılım ateş açmışlar 5 dk süren baskında Yunan kuvvetlerini tamamen imha etmişlerdir. Tam bir başarı sağlamışlardır.

Bu baskın İstiklal savaşımızda Yunan’a vurulan ilk darbe ve baskındır. Baskının tarihi önemi ve mahiyeti çok büyüktür; çünkü Kuva-yı Milliye’ nin doğuşunda ümitsiz olan millet ümitlenmiş ‘Nizami olmayan kuvvetlerle nizami kuvvetlere karşı gelinebilir’ anlayışı yerleşmiştir. Ümitsiz olan halk ümitlenmiş eline silah geçiren Yörük Ali Efe’nin peşine takılmıştır. (buna kadın ve kızlarımız da dahildir.) Hatta Aydın’ a bile hücum etmişlerdir. Üç gün üç gece Kepez’de Ovaeymir’ de Aydın’ın güneyinde aç susuz uykusuz destanlar yazarak 30 Haziran 1919 da güzel Aydın’ımıza girmişlerdir. Yani işgalden tam bir ay sonra Yunan kuvvetleri Malgaç baskınından sonra Aydın’da Yörük Ali Efe’yi karşılarında bulmuşlardır. Tabi bu kolay olmamış pek çok şehide mal olmuştur. (Bugün Aydın’da Bey Cami önünde onlar adına bir abide yükselir. Yolunuz düşerse ziyaret edin.)

Yörük Ali Efe’nin Aydın’ımıza girişi Bey Cami’nin minaresindeki Yunan mitralgözünü susturması vardır ki fevkalade bir olay tamamen bir destan konusudur. Bundan sonra Yörük Ali Efe’nin nüfuzu Kuva-yı Milli’ye üzerinde tamamen artmış 57 Tümen bile ona tabi olmuş gibidir. Üç gün üç gece savaşan Aydın’a giren milletimizin Yörük Ali Efe’nin bütün dünyaya; ‘ Beni dinle ’ diyen yüce milletimizin yüce hasletini bir daha gösteren akıllara sığmayan hamasi bir davranışı daha vardır. Çünkü Aydın’a girdikten sonra sırtında Yunan askeri üniforması bulunan yerli Rumları affetmiş Yunanlılarla beraber Aydın’ı yakan bir arada kendi evleri de yanan çıplak kalan Yunanlılarla kaçamayan yerli Rumları giydirmiş fırınları açtırarak ekmek çıkarttırmış aç olan yerli Rumları doyurmuştur.

Kaçan Yunanlılar takip edilmediğinden 4 gün sonra daha büyük bir kinle geri dönmüşler yapmadıkları zulmü bırakmamışlardır. Irza tecavüz etmişler insanları hayvanları öldürmüşler hatta ağaçları bile yakmışlardır.
Yörük Ali Efe bunun üzerine Umurlu’ nun doğusundan geçen Musluca Çayı’nın doğusuna Menderes Nehri’nden itibaren İstihkamlar kazdırmışlardır. İstihkamları Armut Seki tepesine Çanakçı tepesine Taşlı Gedik ve Dipçik tepesine Aydın’ın doğusuna ve üç yola kadar uzatarak Yunanlıların karşısında bir savunma hattı kurmuştur. ( Bu istihkamların uzunluğu 60 km’ dır.Temmuz ayında toprağa sivrinin bile işlemediği zamanda kazılmıştır. Merak edenler sözünü ettiğimiz mekanlara gidip istihkamları görebilirler. Oralara gidenler kalan çuvallarla boş kurşun kovanları kırık kundaklar dipçik süngü ve taraklarla karşılaşacaklardır.)

Savunma hattını kuran Yörük Ali Efe etrafa beyannameler göndermiş 48 saat içinde maiyetinde 2000 kişi toplanmıştır. (Bu o zaman devletin bile başaramadığı bir olaydır.) böylece gelen kuvvetlerden 2 tabur teşekkül ettirmiştir. Sonra gelen gönüllülerle 2 tabura bir tabur daha ilave ederek milli alayı kurmuştur. İstiklal savaşımızda Yörük Ali Efe’nin kurduğu bu ilk milli alayın adı ‘Milli Aydın Alayı’ dır. ( Bugün şanlı ordumuzun bünyesinde 35. Yörük Ali Efe Alayı olarak muhafaza edilir. )Alayın karargah binası Umurlu’ nun Çayyüzü köyünde Dönme Ali’nin evidir. (Ev hala durur merak edenler gidip bakabilir.)

Bu faaliyet İstiklal savaşımızda ‘Köşk Cephesi’ diye geçen cephemizin kuruluşudur. Yörük Ali Efe ‘Köşk Cephesi’ni kurduktan sonra sık sık Yunan karakollarını basmış onlara rahat yüzü göstermemiştir. Hatta bu arada bütün milislerin katıldığı Üç yol Savaşı’nı da yapmıştır. Yörük Ali Efe kurmuş olduğu ‘Köşk Cephesi’nde Milli Aydın Alayı’nın kuvvetleriyle Yunanlıları 13 ay 8 gün Musluca Çayı’ndan bir adım ileri attırmamış oyalamış böylece kurtarıcı ordumuz toplanma hazırlanma fırsatı bulmuştur. İşte Yörük Ali Efe’nin tarihi önemi ve rolünün yüksekliği buradadır.

Bu arada savaşırken cephelerde şehit düşenler için ilk defa Teğmen Zekai Bey’le beraber İstiklal Savaşı’nda ‘Çayyüzü Şehitliği’ni yaptırmış ilk defa şehitlerimiz adına abide diktirmiştir. (Şehitlik bugün ziyarete açıktır. ) Yörük Ali Efe düşman denize dökülürken o ilk İzmir’e girenler arasındadır.

Zaferden sonra önce Sultanhisar’a sonra İzmir – Buca’ya yerleşmiş İzmir’de geçirdiği elim bir kaza sonucu iki ayağını da kaybetmiş sonra Yenipazar’a yerleşmiştir. T.B.M.M. tarafından İstiklal Madalyası ve Albay rütbesiyle taltif edilmiştir. Silahlarını da ‘ T.C. subaylarına mahsustur ’ diye mühürleterek ömür boyu taşıma izni vermiştir. Yörük Ali Efe bundan sonraki ömrünü Yenipazar’da geçirmiştir. Her fani gibi 21 Eylül 1951 de Bursa da vefat etmiştir. 25 Eylül de Yenipazar’a getirilen naşı büyük bir kalabalıkla Yenipazar’ın Muslu Kuyu Mezarlığı’na defnedilmiştir. Evi müze haline getirilince naşı evinin bahçesine taşınmıştır.

Yörük Ali Efe’nin iki hanımından Abdi Zehra Faruk Cengiz Mehmet Ali Saniye Doğan Alparslan Meral isimli çocukları dünyaya gelmiştir. Sadece Cengiz Saniye Meral hayattadır. Yörük Ali Efe alçakgönüllü bir insandı. Kurtuluş Savaşı’nda ki başarıları ilk ilgili övgülere verdiği şu cevap onun karakterindeki büyüklüğü göstermektedir.

"Bazı kimseler savaş zamanında yapılan işlerin bir çoğunu bana ve bazılarına mal ederler. Bu yanlıştır. Bir kişinin beş kişinin böyle büyük davalarda ne ehemmiyeti olur ki ! gönlünde vatan muhabbeti taşıyan her vatansever o günlerde bizim gibi düşünmüş bizim gibi duymuş ondan sonra da beraber olmuştur. Milli mukavemetle aslan payını kendine ayırmakta hata vardır. Bir elin şamatası olur mu ki? "
T.B.M.M. onu İstiklal Madalyası ve ömür boyu Albay rütbesi ile ödüllendirip silahlarını ellerine verirken; Türk Milleti ise ona ‘ Efelerin Efesi’ unvanını vermiştir.
http://images.google.com.tr/imgres?imgurl=http://www.geocities.com/ssempati/yorukaliefe.jpg&imgrefurl=http://www.uslanmam.com/genel-tarih/33414-yoruk-ali-efe.html&usg=__zlTZ5TPbGRrVvItKhgnK-avojXA=&h=292&w=250&sz=33&hl=tr&start=16&sig2=WfwYfQOoWVQs6hnceKuMXA&um=1&tbnid=BlnqC6X0-v6yWM:&tbnh=115&tbnw=98&prev=/images%3Fq%3Dy%25C3%25B6r%25C3%25BCk%2Bali%2Befe%26hl%3Dtr%26sa%3DX%26um%3D1&ei=nhYpSuyqI8eQsAba_MDaCQ
Sabahattin BurhanYörük Ali EfeNesil yayınları 1999
----------------------------------------------------------------------------

Yörük Ali Efe Müzesi ..

Vikipedi, özgür ansiklopedi ..

Yörük Ali Efe Müzesi, Aydın'ın Yenipazar ilçesinde 2001'den bu yana hizmete açılmış bulunan müzedir. Bölge kahramanı Yörük Ali Efe'nin yaşatılması amacıyla kurulan müzenin bahçesinde Yörük Ali Efe'nin mezarı ve heykeli yer alır.


Müzenin oluşturulması ..

Aydın ili Yenipazar ilçesi, Yörük Ali Efe Caddesi üzerinde bulunan ve 19. yüzyıl sonunda yapıldığı tahmin edilen Yörük Ali Efe'ye ait ev 1980'li yıllarda çıkan bir yangınla tamamen yanmış, yangından sonra bina ve bahçesi kaderine terkedilmiştir.

1995 yılında Aydın İl Kültür Müdürü Özgen Karaca Başkanlığındaki Aydın Valiliği Kültür Komisyonu, Milli Mücadelede işgalci güçlere karşı silahlı direnişin Aydın'daki önderi Yörük Ali Efe'nin evinin restore edilip, Müze Ev olarak yeniden yaşama geçirilmesini ve gelecek kuşaklara aktarılmasını önermiştir. Bu öneri de Aydın Valiliği'nce Kültür Bakanlığı'na sunulmuştur.

Yörük Ali Efe'nin mirasçıları adına Kayhan Kavas'dan projenin gerçekleştirilmesi durumunda, söz konusu taşınmazın Kültür Bakanlığı'na bağışlanacağı sözü alınmış, 1997 yılında Evin Müze olarak kullanılmasına ilişkin Kültür Bakanlığı ve varisler arasında bir protokol yapılmıştır. Taşınmazın Kültür Bakanlığı'na tahsis işlemleri 1999 yılında gerçekleştirilmiştir. İzmir Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü rölöve, yeniden tasarımlama ve yenileme projelerini hazırlamış, tescil karar taşınmaza ait bu projeler İzmir 2 No'lu Kültür ve Tabiat Varlıkların Korunma Kurulu tarafından onanmıştır. 1999 yılı birim fiyatlarına göre yaklaşık 94 milyar TL 1.Keşif bedelli restorasyon işinin Aydın İli Ören yerleri gelirleri ile yaptırılması Bakanlıkça emredilmiş, 13.12.1999 tarihinde 1999–2000 yıllarına sari olarak Aydın Valiliği İl Daimi Encümenince ihale edilmiştir. Bu arada Yörük Ali Efe Evi bütününden daha önce ayrılan 7 parsel nolu taşınmaz da kamulaştırılarak bahçeye dahil edilmiş, sonradan yapılan bina ve sundurmalar yıkılarak bahçe eski özgün haline dönüştürülmüştür.

Bu iş kapsamında harap durumda olan bina ve bahçenin tamamı temizlenmiştir. Daha sonra temelden itibaren aslına uygun hazırlanan yenileme projesi ve restorasyon ilkeleri çerçevesinde bina yeniden yapılmıştır. Bahçede gişe, bekçi odası ve ziyaretçilere hizmet verecek tuvaletleri bulunduran ikinci bir yapı gerçekleştirilmiş, sığınak onarılmıştır. Eski bademlik evi olarak bilinen müştemilat binası da onarılıp kır kahvesine dönüştürülerek ziyaretçilere hizmet amacı güdülmüştür. Bir bölümü yıkılan bahçe duvarları onarılmış, yeniden yapılmış, bahçe tanzimi tamamlanmıştır. Yenipazar mezarlığında bulunan Merhum Yörük Ali Efe’nin mezarı ise Bakanlar Kurulu’nun 29.08.2000 tarih ve 2000/1252 sayılı kararları ile Müze Bahçesine nakledilmiştir.

Evin restorasyon çalışmalarının tamamlanmasından sonra Varislerine çağrı yapılarak Yörük Ali Efe’nin özel eşyalarının derlenmesine katkıda bulunmaları istenmiş, Aydın Müzesi Eser Kıymet Takdir Komisyonunca eser derlenerek tefriş ve donanım çalışmaları yapılmıştır. Kültür Bakanlığınca Prof. Dr. Tankut Öktem’e yaptırılan Yörük Ali Efe’nin heykeli de bahçedeki yerine konuşlandırılmıştır.

Yörük Ali Efe Evi Müzesi 8 Haziran 2001 tarihinde ziyarete açılmıştır.

-----------------------------------------------------------------------------------

Yörük Ali Türküsü ..

 

Şu Dalama'dan geçtin mi,
Soğuk da sular içtin mi
Efelerin içinde içinden
Yörük de Ali'yi seçtin mi?


Hey gidinin efesi, efesi
Efelerin efesi


Şu Dalama'nın çeşmesi
Ne hoş olur içmesi
Yörük de Ali'yi sorarsan
Efelerin seçmesi


Hey gidinin efesi efesi
Efelerin efesi


Cepkenimin kolları
Sayılmıyor pulları
Yörük te Ali geliyor
Açıl Aydın yolları


Hey gidinin efesi efesi
Efelerin efesi


Aydın Dağı'nı oymuşlar
İçine mavzer koymuşlar
Yörük de Ali'nin adını
Hazreti Ali koymuşlar


Hey gidinin efesi efesi
Efelerin efesi ..                

 (EK DOSYADA BALKANLARDAN BİR EFE TÜRKÜSÜ; DRAMA KÖPRÜSÜ ..)

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Kurtuluş Savaşına Dair Önemli Belgeler

Kurtuluş Savaşı'nın Önemli İsimlerinden Yörük Ali Efe'ye İlişkin Önemli Belgeler, Kuvayi Milliye'nin 90. Yılında İzmir'e Getirildi. 

 

Haber Yayın Tarihi: 05.06.2009 10:34


Haber:  Kurtuluş Savaşına Dair Önemli Belgeler
Halk kahramanı Yörük Ali Efe'nin 1919 ile 1922 yılları arasındaki Batı Anadolu Kuvay-i Milliyesi ve Mustafa Kemal ile olan yazışmalarını da içeren belgeler, Ege Bölgesi'nin Kurtuluş Savaşı'nda oynadığı rolü bir kere daha ortaya koydu. Ege Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sabri Sürgevil tarafından Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi'ne bağışlanan bin 854 adet yazışmadan oluşan belgeler, araştırmacılara önemli bir kaynak sunacak.

Söz konusu belgeler,
Yörük Ali Efe'nin torunu olan Uşak Valisi Kayhan Kavas tarafından 19 Kasım 1998'de Genelkurmay Askerî Tarih ve Stratejik Etüd Başkanlığı Arşivi (ATESE)'ne teslim edilmiş, tasnifleri yapıldıktan sonra Kavas'a iade edilmişti. Müzeye örnekleri teslim edilen belgeler, tasnif edilip Türkçe'ye çevrildikten sonra kitaplaştırılacak.

YÖRÜK ALİ EFE KİMDİR?

Aydın bölgesi yörüklerinden, Sarı Tekeli aşiretine mensup olan Yörük Ali Efe, 23 yaşında millî mücadeleye katılmış, Kıllıoğlu Hüseyin Efe'yle birlikte Batı Anadolu Bölgesi'nde işgalci Yunan ordusuna karşı baskınlar yapmıştı. Yörük Ali Efe'nin öncülüğünde Millî Aydın Alayı adını alan milis kuvvetleri, Kurtuluş Savaşı'nda çok büyük yararlılıklar göstererek Batı Anadolu'nun Yunan işgalinden kurtarılmasında büyük rol oynamıştı. (CİHAN)

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------
 İZMİR'E DOĞRU ..
------------------------------------------

200px-Yoruk_ali_efe4[1].jpg
502px-Yoruk_ali_efe5[1].jpg
images[27].jpg
40862[1].jpg
31634[1].jpg
48286_0[1].jpg
14beyaz+-+drama+köprüsü.mp3
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages