PKK'dan Taraf Olanlar
Neval Kavcar
E-Posta:
26 Şubat 2008 00:01
Kara harekâtı ile birlikte şehit haberleri duyulmaya başladı. Binlerce kişinin kıldığı cenaze namazı görüntülerinde, şehit eşinin kıyafeti ile son görevini
yapanlar var. "Vatan sağ olsun" derken, "Ağlayarak düşmanlarımızı sevindirmeyeceğiz" diye de ekliyorlar. PKK terörü ile mücadelede Türk Silahlı Kuvvetlerinin
sonuna kadar arkasında Türk Milleti. Sinsi sinsi bekleyen bir kısım zat-ı şahanelerde "Ne yapsak da bu harekâtı TSK ni için hezimete çevirsek. Şehit cenazeleri
ve ülkenin ekonomik tablosunu onların üzerine yüklesek" planları içindeler.
Geçtiğimiz mayıs ayında yapılan bir şehir cenazesinde töreni yöneten asker ile halkın nasıl tek yürek olduğunu gördüm. Türk Milletinin güvenini kaybetmeyen
tek kurum olma özelliğini taşıyan TSK inin, Irak sınırları içinde ki harekâtının tabanda ki yankısı," sonsuz güven"dir.
Kahvede, öğretmenler odasında, yolda bu konuda neler düşünüldüğüne örnek vermek istiyorum. Neler konuşuyorlar iletmekle yükümlü hissediyorum kendimi.
Başbakan Erdoğan'ın İstanbul'da AKP Gençlik kongresinde okuduğu şiire takılmış insanlar. "Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker" diye başlayan satırları
huşu içinde okumak yerine, "Çürük raporu" almış oğluna 2. bir muayene yaptırsın diyorlar. Bunu da DTP Genel Başkanının aldığı "çürük raporunun çürük" çıkması
ile ilişkilendiriyorlar.
Bu rapor doğrulanabilir, mümkündür ama "GATA'da" diyorlar. Başbakan Erdoğan oğlunun bu raporunu doğrulatmadığı sürece, "Çürük raporu" kuşkulu görüntüsünü
sürdürecektir. "Testis Kanseri Raporu" ile askere gitmeyen bir oğul nasıl olup da evleniyor diye merak ediyorlar açıkçası. Ben aracıyım, elçiye zeval olmazmış
diyorum.
Amerikancı Tarafgirler ise bakın Harekât'a hangi gözle bakıyorlar. Başlığı "!27 İnsan Öldürüldü" diyerek atan tarafgirlerin hesabı şöyle: 25 Mehmetçik
+ 112 PKK = 127. Bu haberi ise İnternet Haber, " Gazete atığı manşet ile tarafsız olduğunu ortaya koydu."diyerek duyurmuş, kendi taraflarını göstererek.
Türkiye'yi parçalayarak, Kürdistan kurmak isteyen PKK lılar ile Türkiye'nin toprak bütünlüğü için can veren Mehmetçiklere aynı gözle bakmak mümkün müdür?
"Taraf tutmuyoruz" diyerek "PKK safında" olmanın başka bir izahı olur mu? Taraf Gazetesininki "Tarafsızlık" değil, PKK yandaşı oldukları Kandil ziyareti
sonra ki yayınlarında da görmüştük. PKK nın Türkiye'den isteklerini ilk ağızdan yazmaya bir ad konulacaksa olsa olsa, "PKK nın yayın organı" olmak denilebilir.
Washington'un Sesi Yasemin Çongar ve "Vatanı bir kadın memesine satarım" diyen Ahmet Altan'ın çıkaracağı gazete ile Türk Milletinden taraf olacağını zaten
beklemiyorduk. Fakat gözümüzün içine bakarak kara harekâtı sürerken, evlere ateş düşerken PKK leşleri ile Mehmetçiklerimizin şehadetini aynı gösterme gayretine
girmelerini "tarafsızlık" değil, bu yasalarla bu kadarını yapabiliyoruz anlamını yakalıyorum. "Yazıklar olsun" demek bile yazık bu insanlara.
İstiklâl Savaşında işgalcilerin işbirlikçisi vardı, tarafgirleri ve şakşakçılarını da onların uzantısı olarak görmek gerekir. Bu işler hep böyle gitmez
diyebilirim sadece. Tarihe her şey not düşülüyor. Geçmişten ders almayan Türk Milleti ne yazık ki bugün yine geçmişe dönmüş durumda.
AKP nin gazetesi olarak bilinen ve seçim öncesi marketlerde bedavaya dağıtılan Bugün gazetesi vardı. Bugünün yazarı Gülay Göktürk "Harekatlardan siyasi
çözüme hiç sıra gelmeyecek mi?" başlıklı yazısında, aslında AKP nin gündeminde olan konuya da açıklık getirmiş oluyor. Göktürk'e göre bu harekât yerine
direk "siyasi harekât" de yapılmalı. Bakın bu işe hangi yönden bakıyor:
"Hem Ordu nicedir yapmak istediği harekâtı yapmış olur, hem de aylardır harekât diye tutturan milliyetçi kanadın "gazı alınmış" olur, böylece de belki
hükümetin artık asıl yapması gerekenleri yapmaya girişmek için eli güçlenir." ( 25 Şubat 2008- Bugün- Haber7 )
AKP nin gazetesinin yazarı böyle diyor. Onu bunları yazması ve toplumu bu yönde şartlandırması için orada konuşlandırmışlar öz olarak.
Bakın AKP nin gazetesinin yazarı asıl beklentiyi nasıl ifade ediyor:
"Bütünsel bir siyasi proje derken, içinde dağdakileri indirip topluma kazandırmayı sağlayabilecek yasal düzenlemeleri de içeren; Kürt kimliğine ilişkin
her türlü kısıtlamayı kaldıran; yerel yönetim reformu gibi yeni düzenlemelerle yerel yönetimlerin güçlendirilmesini hedefleyen; bölge halkının savaş sırasında
uğradığı haksızlıkları ve zararları (zorunlu göç ve köylerin imhası gibi)….daha birçok boyutu da olan, geniş kapsamlı bir projeden söz ediyoruz."
Bunların yapılmasına karşı çıkanlara da ; "Merkel'in bizimkileri asimile ettiğine kızmayın o zaman" diyor.
Türkiye'de PKK binlerce vatandaşımızı öldürerek ekonomik olarak çöküntüye sebebiyet verirken, Batı destekli Kürt projelerinin de temelini atmıştır. Bugün
gazete köşelerinde ki taciz ateşinin anlamı işte budur. AKP nin diyetini ödemesi bekleniyor. Seçim öncesi onun reklâmını yapmış ve halen sınırsızca bunu
sürdüren bir kesimin asıl gayesi "Siyasi Çözüm" adı altında "Türkiye'nin Kürt Gerçeğini Kabulü" ve "Kürt Federalizminin" önünün açılması.
Bu konuda tek söz geçiremedikleri kesim ise Türk Silahlı Kuvvetleri. Harekâtı bitirsin ardından "Kürt Realitesini" tanımada sıra hesabını yapıyorlar. Bu
hesap onların değil elbette. Ceplerine para dolduran stratejik dostlarının.
Yanlış hesap bir gün bir yerden mutlaka dönecek de, bu zevat ne yapacak o zaman onu merak ediyorum. Akdeniz açıklarına bir transatlantik yanaşırsa belki
tamamı anca sığar diye de düşünmüyor değilim.