Bahçeli, Eskişehir’in Tarihi Odunpazarı Meydanı'nda partililere
seslendi. Bahçeli, burada yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,
Başbakan Ahmet Davutoğlu’nu sert bir dille eleştirdi, ülkede yaşanan sıkıntılara
dikkat çekti. 'Doğrular sizsiniz, yanlışlar, yalanlar onlar' diyen Bahçeli, AKP
iktidarına sert sözlerle tepki gösterdi. Bahçeli, şöyle konuştu: “Doğrular
sizsiniz, çalanlar onlar. Hırsızlıkta ustalaşanlar onlar, huzur arayan sizsiniz.
Emek veren sizsiniz, emeğinizi çalanlar onlar. Vatan diyen sizsiniz, vatanı
satanlar ise onlar. Onlar zulmü size hep reva gördü. Sefa sürmek onların işi.”
Başbakan Davutoğlu’na tepki gösteren Bahçeli, “Başbakan diyor, ‘eski
Türkiye partilerinden oluşan 4 yanlış bir tek AKP’yi hedef alıyormuş. Yani tek
doğru AKP imiş. Bu sakat mantık tutar mı? Bu marazi hesap kabul görür mü?” diye
konuştu.
Asıl AKP'nin yanlışta olduğunu vurgulayan Bahçeli, şöyle konuştu:
“Hukuktan kaçan hükümet yanlış yapmıştır. İlkesiz kadrolar yanlıştadır. İmralı
canisi ile masaya oturan şerefsizler yanlıştadır. Başbakan eğer yanlış arıyorsa
ya saraya bakmalı, ya da aynadaki akislerine başını çevirmeli. Başbakan yanlışı
arıyorsa kaçak ve karanlık saraya sığınanlara bakmalı. Harama inançlara alet
etmiş ve yanlış yapmıştır. Bitmeyen hukukun çivisini çıkarmış. Ahlaki operasyon
yapmış yanlışa gömülmüştür. 17-25’de Erdoğan yanlıştı. Serok Ahmet ise her
şeyiyle yanlış isimdir. AKP 12 yıl 6 aydır yanlıştır. İktidar da olması ise
tamamen talihsizliktir.”
‘BAKANLARIN ÇOCUKLARI İLE PİSLİK ÇUKURLARI OLUŞTURDULAR’
“Doğru olan iktidar adalet terazisini bozar mı, adaletten kaçar mı,
hırsızları korur mu, ihanete ortak olur mu.” diye soran Bahçeli, “Yoksulluk
ortadan kalktı mı, her sene katlanarak arttı. Bakanların çocukları ile pislik
çukurları oluşturmuştu. Birileri elbette zenginleşti. AKP'nin şebekeleri
haramlarına haram ekledi. Çalınan sizin malınız, çalan onlar. Azalan sizin
malınız artan onların malı. Baskılardan hepsi nasibini almıştır. Suçsuz günahsız
insanlar tahkikata girmiştir. 12 yıl 6 ayda teröristler özgürleştiler. Müzakere
masasına oturdular. bölücülerin önündeki yasaklar bir bir kaldırıldı. Sizin
üzerinizdeki yasak baskılar arttı.” ifadesini kullandı.
AKP’li seçmenlere de seslenen Bahçeli, şöyle devam etti: “Ülke kötüye
gidiyor. AKP’lilerin oyları kötüye gidiyor. Ülke enkaza gidiyor. Hey AKP’li
kardeşlerim bunlarda huzur yoktur, gelecek yoktur. Gelin bu defa da bizimle
yürüyün. Boşuna zaman kaybetmeyin. Teröre karşı, açlığa, susuzluğa karşı bizimle
yürüyün. Başkanlık düşünen 17-25 Aralıkçılara karşı birlikte yürüyelim.”
MHP Lideri Bahçeli Eskişehir Mitinginde konuştu.
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli,"Bunlara karşılık
yaşanacak Türkiye iddiasında olanlar, Türkiye'nin yaşaması için destek
çıkmadılar. Yüzyılın projesi tantanasıyla üretimi dışladılar,
vizyonsuzluklarının kurbanı oldular, AKP'ye kol kanat gerdiler. Türkiye'yi
lojistik merkez yapma ve Anadolu'da mega kentler kurma hayaliyle durumu
kurtarmanın, bir şey yapıyor imajı vermenin arayışına girdiler."dedi.
Bahçeli'nin konuşması şu şekilde:
Aziz Eskişehirliler,
Değerli Vatandaşlarım,
Muhterem Dava Arkadaşlarım
Saygıdeğer Hanımefendiler, Beyefendiler,
Hepinizi sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.
Kardeşlik şehri, hoşgörü şehri, dostluk şehir Eskişehir’de olmanın
kıvancını yaşıyorum.
Türk Dünyası’na kültür başkentliği yapan bu aziz ve kadim şehrimizle
iftihar ediyorum.
Odunpazarı Meydanı’nı dolduran siz muhterem Eskişehirlileri kucaklıyor,
hepinize şükranlarımı sunuyorum.
Buradan Alpu’ya, Beylikova’ya Günyüzü’ne, Çifteler’e, Han’a, İnönü’ye,
Mahmudiye’ye, Odunpazarı’na Sarıkaya’ya, Mihalgazi’ye, Mihalıççık’a,
Seyitgazi’ye, Sivrihisar’a, Tepebaşı’na sevgi ve selamlarımı gönderiyorum.
Milli bir kucaklaşma ruhuyla burada toplanan Eskişehirli kardeşlerime
teşekkür ediyorum.
Bu açık hava toplantımızın gerçekleşmesinde emeği geçen, katkısı bulunan
her dava arkadaşımı kutluyorum.
18 gün sonra yapılacak 25’nci Dönem Milletvekilliği Genel Seçimleri’nin
ülkemizin birliğine, milletimizin dirliğine, insanımızın refahına en üst düzeyde
katkılar sağlamasını Allah’tan niyaz ediyorum.
Seçimlerin barış, huzur, güven ve demokratik yarış içinde geçmesini ümit
ediyor, siyasi partilere ve milletvekili adaylarımıza başarılar diliyorum.
Ve hepinize hoş geldiniz diyorum.
Muhterem Eskişehirliler,
Eskişehir Yunus’un yurdudur.
Eskişehir sevdanın, barışın ve sadakatin şehridir.
Ne güzel de söylemiş büyük Türk ozanı Yunus:
“Hoştur bana senden gelen. Ya gonca gül, yahut diken. Ya hayattır, yahut
kefen. Narın da hoş, nurun da hoş. Kahrın da hoş, lütfun da hoş.”
Nitekim Eskişehir’in her şeyi hoştur.
Eskişehir’in her değer ve mirası bizim güzelliğimizdir.
Biz gelmedik kavga için, bizim işimiz sevgi için. Dostun evi gönüllerdir,
gönüller yapmaya geldik.
Yine diyor ki Yunus; “Kırma dostun kalbini, onaracak ustası yok. Soldurma
gönül çiçeğini, sulamaya ibrik yok.”
Kalpleri kazanmak için buradayız.
Vicdanlara girmek için huzurunuzdayız.
Ümitleri canlandırmak için Eskişehir’e elimizi uzatıyoruz.
Birlikte yürümek için Eskişehir’i davet ediyoruz.
Çağrım genç kardeşlerimedir.
Çağrım yeter artık diyen mazlumlaradır.
Çağrım iş arayan, çaresiz bırakılan mağdur evlatlarımızadır.
Çağrım milli yürekleredir.
Çağrım huzur arayan, güvenlik isteyen, sükûnet özleyen herkesedir.
Çağrım Eskişehir’in tamamınadır.
Gelin birlikte yürüyelim, gelin Türkiye’nin kurtuluşuna birlikte imza
atalım.
Gelin AKP yanlışını silelim, doğruda buluşalım.
Gelin kötülüğü defedelim, iyilikte doğalım.
Gelin birlikte yürüyelim, güçlü Türkiye’ye ulaşalım.
Gelin canlar bir olalım, iri olalım, diri duralım.
Ayrılıkta hayır yoktur.
Bölünmede gelecek yoktur.
Kavgada dirlik yoktur.
Seyit Battal Gazi’nin mirasına sahip çıkmak zorundayız.
Şeyh Edebali’nin hatırasına leke sürdürmemek mecburiyetindeyiz.
Hoca Nasrettin’in düşündürürken güldüren mizahını karartmamak
durumundayız.
Eskişehir’in umutlarını kırmaya çalışanlara karşı birlikte yürüyelim.
Eskişehir’in talihini kapatmaya çalışanlara karşı beraber yürüyelim.
Sanayinin belini doğrultmak, üniversite şehri Eskişehir’i diriltmek için
demokratik refleks ve tepkimizi gösterelim.
Şimdi soruyorum;
√ Vatana sahip çıkıp bizimle yürüyecek misiniz? (Evet)
√ Türk milletine sahip çıkıp bizimle yürüyecek misiniz? (Evet)
√ Bayrağa sahip çıkıp bizimle yürüyecek misiniz? (Evet)
√ Eskişehir’e sahip çıkıp Milliyetçi Hareket’e destek verecek misiniz?
(Evet)
Çok şükür, Eskişehir her zaman doğrunun yanında yürümüştür.
Eskişehir her daim bağımsızlığın, onurun ve şerefin izinden
yürümüştür.
Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri’nin hemşerilerine yakışacak olan da
budur.
Dava ve demokrasi şehitlerimizin hemşerileri vakur ve asil bir tavırla
Türkiye’nin büyümesi, yükselmesi, küresel güç olması için sorumluluk
üstlenmiştir.
Oyalanacak vakit yoktur.
Boşa harcayacak zaman kalmamıştır.
Önümüz engebelerle doludur.
Tehditler her yerdedir.
Tehlikeler kol gezmektedir.
Eskişehir huzur cellatlarından çok çekmiştir.
Eskişehir milli birlik ve kardeşlik hasımlarından bıkmıştır.
Tutulmayan sözlerin kurbanıdır Eskişehir.
İhmaller zincirinin mağdurudur Eskişehir.
Eskişehir üretmektedir, yatırım yapmaktadır; ama yine işsiz, yine
ümitsizdir.
Eskişehir milli gelire destek vermektedir, fabrika bacalarını
tüttürmektedir; fakat yine yoksul, yine buhrandadır.
Doğrudur; sokaklarınız güzelleşiyor, Eskişehir kabuk değiştiriyor, günden
güne Eskişehir farklı bir çehreye bürünüyor.
Gelin görün ki her şey yüzeyde kalıyor, şekilden öteye geçemiyor.
Mahalle aralarında hüzün vardır.
Hanelerde hüzün hâkimdir.
Çünkü işsizlik vardır.
Çünkü ağır borç vardır.
Çünkü sefalet hüküm sürmektedir.
Çünkü gelir dağılımındaki adalet fecaat boyuttadır.
Bir yanda tren hızlanırken, diğer yanda ekonomik refahınız
yavaşlamaktadır.
Bir yanda caddeler gelişip Eskişehir örnek bir kent olurken, diğer yanda
yokluk, muhtaçlık içten içe derinleşmektedir.
Eskişehir’in bir görünen, bir de görünmeyen yüzü vardır.
Görünen yüzünde her şey iyidir. Her şey yolundadır.
Görünmeyen yüzünde ise ekmek dilim dilim azalmaktadır.
Haksızlık, hukuksuzluk, usulsüzlük yaygınlaşmaktadır.
Eskişehir sürekli kan kaybetmektedir.
İç Anadolu’nun bu parlayan kenti çelişkilere teslimdir.
Eskişehirli fedakârlık yapmaktadır, birileri fenalıkları sizlere layık
görmektedir.
Eskişehirli çalışmakta, çabalamakta, çırpınmaktadır; birileri yattığı yerde
devlet imkânlarını ceplerine indirmektedir.
Eskişehirli sabahın erken saatlerinden akşamın geç saatlerine kadar ekmek
parası için mücadele verirken; birileri hortumu hazineye bağlamış, devletin
kasasına üşüşmüştür.
Yorulan sizsiniz, yolsuzluk yapanlar onlardır.
Rahata muhtaç olan sizsiniz, rüşvet alıp veren onlardır.
Huzur arayan sizsiniz, hırsızlıkta ustalaşanlar onlardır.
Emek veren sizsiniz, emeğinizi çalan onlardır.
Aç gezen sizsiniz, aşıran, yürüten, götüren onlardır.
Vatan diyen sizsiniz, vatan satan, vatan topraklarını bırakıp kaçan
onlardır.
Onlar size hep eziyet etti.
Onlar size hep zulmü reva gördü.
Baskı size, saldırı size, hayat pahalılığı size; saltanat sürmek, israfa
batmak, keyif çatmak onlaradır.
Bu haksızlık değil midir?
Bu yanlış değil midir?
Başbakan diyor ki, eski Türkiye partilerinden oluşan dört yanlış tek bir
doğru olan AKP’yi hedef alıyormuş.
Yani tek doğru AKP’ymiş.
Bu sakat mantık Eskişehir’de tutar mı?
Bu marazi hesap Eskişehir’de kabul görür mü?
Oysaki AKP baştan ayağa yanlıştır, yanlıştadır. Bunu en iyi sizler
biliyorsunuz.
Yönetemeyen iktidar yanlıştadır.
Teslimiyetçi yönetim yanlıştadır.
Hukuktan kaçan hükümet yanlış yapmıştır.
Seviyesizlik ve ilkesiz kadrolar yanlışta yarıştadır.
Sıfır sorundan herkesle soruna dönen dış politika yanlış çakılmıştır.
Müslüman zulmüne taşeronluk yapan BOP eş başkanı yanlışa düşmüştür.
İmralı canisi ile pazarlık yapan şerefsizler yanlışın ve yozlaşmanın
kucağındadır.
Hülasa, AKP’nin her şeyi yanlış, her sözü aldatmadır.
Davutoğlu yanlış arıyorsa ya saraya bakmalı, ya da aynadaki akislerine
başını çevirmelidir.
Davutoğlu dört yanlış görmek istiyorsa, kaçak ve karanlık saraya sığınan
rüşvetçi bakanlara odaklanmalıdır.
AKP 4 bin 568 günlük iktidarında her şeyi eline yüzüne gözüne
bulaştırmıştır.
Bölücülüğü meşrulaştırmış, yanlış yapmıştır.
Açılım kılıfıyla yıkımı maskelemiş, yanlış yapmıştır.
Helal bahanesiyle yolsuzluğu örtmüş, yanlış yapmıştır.
Harama inançlarımızı alet etmiş, yanlış yapmıştır.
Bitmeyen kalkınma masalları anlatmış, yanlış yapmıştır.
Hukukun çivisini çıkarmış, yanlış yapmıştır.
Ahlaka operasyon yapmış, yanlışa gömülmüştür.
Çözüm diye çözülmeyi savunmuş, yanlışa düşmüştür.
Devleti kilitlemiş, demokrasiyi zedelemiş, özgürlükleri zayıflatmış
yanlışın dibine oturmuştur.
Kaldı ki 17-25 Erdoğan yanlıştır.
Serok Ahmet ise her şeyiyle yanlış bir isimdir.
AKP 12 yıl 6 ay 4 gündür yanlış yoldadır.
Bu partinin bir defa varlığı yanlış, iktidarda olması tamamen
talihsizliktir.
Eskişehirli kardeşlerimin de içinde olduğu bugünkü Türkiye
gerçeğinde;
44 milyon insanımız iki günde bir kap et yemeği yiyemiyor.
26 milyon insanımız kendine yeni bir elbise alamıyor, eskilerle idare
ediyor.
58 milyon insanımız evinde mobilyasını değiştiremiyor.
61 milyon insanımız konut masraflarının altında eziliyor.
42 milyon insanımız borçlarını ödemekte zorlanıyor.
63 milyon insanımız evinden uzakta bir hafta tatil yapamıyor.
Her doğan çocuk dünyaya borçla gözünü açıyor.
Vatandaşlarımız kredi kartı batağında feryat ediyor.
Mutfaklarda tencere kaynamıyor.
Gençlerimiz işsizlikten kırılıyor, kadına şiddet, uyuşturucu, boşanmalar,
ödenemeyen çekler, senetlerdeki patlamalar Eskişehir’in önünü kapatıyor.
Türkiye’de doğru olan ne bırakılmıştır ki, Davutoğlu AKP’nin doğruluğundan
bahsetmektedir?
Doğru olan bir iktidar havuzculara sahip çıkar mı?
Doğru olan bir iktidar rüşvetçileri kollar mı?
Doğru olan bir iktidar soygunculara hayırsever der mi?
Doğru olan bir iktidar adalet terazisini bozar mı?
Doğru olan bir iktidar mahkemeden kaçar mı?
Doğru olan bir iktidar hırsızlık yaparken suçüstü basılır mı, ihanete ortak
olur mu?
Muhterem Eskişehirliler,
Tüm bu yanlışlar görülmesin istediler.
Tüm bu utanmazlıklar duyulmasın dediler.
Hak arama yollarını engellediler.
Her muhalif ve demokratik tepkiye darbe çamuru attılar.
Dış güçler, karanlık odaklar, milli irade düşmanları var diyerek algı
operasyonu yaptılar.
Haşhaşi ilan ettikleriyle yıllarca paralel hareket ettiler, işbirliği
yaptılar.
Devlete, millete, vatana, bayrağa en ağır hücum ve husumeti özendirdiler,
teşvik ettiler.
Durmadılar, yediler.
Durmadılar, yalan söylediler.
Durmadılar, çalmakta ustalık dönemi yaşadılar.
Bunlara karşılık yaşanacak Türkiye iddiasında olanlar, Türkiye’nin yaşaması
için destek çıkmadılar.
Yüzyılın projesi tantanasıyla üretimi dışladılar, vizyonsuzluklarının
kurbanı oldular, AKP’ye kol kanat gerdiler.
Türkiye’yi lojistik merkez yapma ve Anadolu’da mega kentler kurma hayaliyle
durumu kurtarmanın, bir şey yapıyor imajı vermenin arayışına girdiler.
Her şey ortadadır:
AKP, bundan 12 yıl 6 ay 4 gün önce iktidara geldiğinde 3 Y ile; yani
yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklarla mücadele edeceğini söylemişti.
Soruyorum sizlere bugün geldiğimiz zaman diliminde yolsuzluklar ortadan
kalkmış mıdır?
Elbette ki hayır.
Bırakınız ortadan kalkmasını, her sene katlanarak büyümüştür.
Başbakan ve bakanlarının çocuklarıyla birlikte içinde çırpındıkları pislik
çukurları oluşmuştur.
AKP’nin vaad ettiği ikinci konu yoksulluktu.
Sözüm ona istihdam oluşturacaklardı, işsizliğe son vereceklerdi.
Kaymakamların kapı kapı gezerek AKP etiketli çuvallarla kömür, un ve bulgur
dağıtmasından başka akıllarda ne kalmıştır?
Bunu da soruyorum sizlere;
Yoksulluk sona erdi mi?
Yoksullar iş ve aş buldu mu?
Buna da elbette hayır diyorsunuz ve haklısınız.
Yoksul sayısı aradan geçen yıllar içinde azalmadığı gibi, yüzbinlerce
vatandaşımız da yoksulluk sınırına geldi dayandı.
Ama sizler de biliyorsunuz ki birileri elbette ki zenginleşti.
AKP’nin soygun şebekeleri varlıklarına varlık kattı.
Erdoğan’ın çevreleri, bakanların çocukları haramlarına haram ekledi.
Çalınan sizin malınız, çalan onlardır.
Azalan sizin geliriniz, artan onların malları, mülkleri, paralarıdır.
AKP’nin 2002’de ortadan kaldırmayı vaat ettiği üçüncü husus ise
“yasaklar”dı.
Sözüm ona toplumu baskı altına alan bütün engeller kalkacaktı.
Toplum özgürlüklerle tanışacaktı. Yasaklar son bulacaktı. İddiaları
buydu.
Ne var ki, ortaya darbe dönemlerindeki bir baskı ve dayatma rejimi
çıkmıştır.
Bu baskılardan herkes nasibini almıştır.
Kadınlar, analar, gençler, babalar, çocuklar, esnaf, işçi, işsiz, memur,
işveren hepsi bu çarka dahil edilmiştir.
Masumlar hakaretlere maruz kalmışlardır.
Suçsuz günahsız kardeşlerimiz takibatlarla yıldırılmıştır.
Eleştirilerin adı devlet büyüklerine hakaret olmuştur.
Cop, gaz, kelepçe, mahkeme ve dayak AKP’nin sembolü haline gelmiştir.
Ama haklarını yemeyelim AKP hükümetleri dönemlerinde özgürleşen ve
yasakları kaldırılanlar da oldu.
Bu 12 yıl 6 ay 4 günde teröristler özgürleştiler, AKP ile müzakere masasına
oturabildiler.
Bu 12 yıl 6 ay 4 günde bölücülerin önündeki yasaklar AKP tarafından birer
birer kaldırıldı, bölücüler kendi zabıta ve maliye teşkilatlarını bile
kurdular.
Yol kestiler, haraç topladılar, asker kaçırdılar, trafik kontrolü yapıp
kimliklere baktılar.
Sizin üzerinizde baskılar ve yasaklar artarken AKP’nin haramzadeleri
üzerindeki özgürlükler alabildiğine fazlalaştı.
Çaldıkları paraları yakalanma kaygısı olmadan evlerindeki kasalarda
sakladılar.
Yatak odalarındaki ayakkabı kutularında tuttular.
Kimileri adına vakıf denilen soygun ve rüşvet merkezleri açarak tüyü
bitmemiş yetimin hakkına el uzatmakta bir sakınca görmedi, bir utanma
duymadı.
Allah korkusu zaten yoktu bunlarda, kuldan utanma da kalmamıştı.
Yasa takibini de Meclisteki çoğunluğu kullanarak engelleyince, meydan
hırsızlara kalmış oldu.
Şimdi de kefen siyaseti yapıyorlar.
Ölmekten, şehadetten bahsediyorlar.
Kaybedeceklerini anlayınca, yeni bir mağduriyet yoluna sapıyorlar.
Ve yine yanlış yapıyorlar, yine çuvallıyorlar.
Ne var ki, mağdur olan ne Erdoğan, ne Davutoğlu, ne de AKP
kadrolarıdır.
Mağdur Türkiye’dir, mağdur aziz milletimizdir, hakkı yenilen
Eskişehir’dir.
Eskişehir tuzağa düşmez.
Eskişehir oyuna gelmez.
Türkiye’yi kefenlemeye çalışan, inançlarımıza, kültürümüze, kardeşliğimize
idam fermanı yazan işbirlikçilerin kefen edebiyatına asla kanmaz.
Eskişehirli AKP zihniyetinin kendisini uçuruma götüreceğini artık fark
etmiştir.
Bilesin ki, Eskişehirli kardeşim çaren vardır ve çok yakınındadır:
Bilesin ki, Eskişehirli yalnız değilsin, yardım eli çok yakındadır.
Elinizden tutacak ve yükseltecek bir kudret yanı başındadır.
Ve yalnız başına, tek başına MHP Eskişehir’in ve Türkiye’nin
hizmetindedir.
Çaresizliğe karşı MHP,
Yoksulluğa karşı MHP,
Yolsuzluğa karşı bir tek MHP vardır, buradadır ve sizlerin
huzurundadır.
Bu muhteşem kalabalık bunun eseridir.
Eskişehirli artık uyanmıştır.
Ve Eskişehirli artık yeter demektedir.
Buradan Türk milliyetçilerinin kararını bir kez daha vurguluyorum:
Kargaşa ve cepheleşmenin, gerilim ve kutuplaşmanın tarafı olmayan
Milliyetçi Hareket, kucaklaşma, uzlaşma, beraberlik, istikrar ve huzurun
adresidir.
Milliyetçi Hareket, devletle millet kaynaşmasının, milli değerlerimizin ve
bin yıllık kardeşliğimizin teminatıdır.
Milliyetçi Hareket, Türkiye’nin bölünmesine, değerlerimizin yok edilmesine
ve milletimizin kardeş kavgasına sürüklenmesine hiçbir şart altında izin
vermeyecektir.
Karşımıza çıkacak her engeli tek başımıza aşarız.
Yeter ki Eskişehirliler bizimle yürüsün, yeter ki bize destek versin.
Aziz kardeşlerim, buradan hepinize soruyorum:
Bizimle yürümeye var mısınız? (Evet)
Bizimle yürümeye söz veriyor musunuz? (Evet)
O halde bunun yolu, tam 18 gün sonra, tertemiz ellerinizle sandıkta üç
hilale vuracağınız evet mühründen geçmektedir.
AKP’ye oy veren kardeşim, ülkemiz kötüye gidiyor.
AKP, aldığı oyları kötüye kullanmış, Türkiye’yi enkaza çevirmiştir.
AKP’ye destek veren kardeşim; ülken için, milletin için, vatanın için,
geleceğin için bu defa birlikte yürüyelim.
Bunlarda hayır yoktur, bunlarda ümit yoktur, bunlarla huzur yoktur.
CHP’ye oy veren vatandaşlarım, çağrım sizleredir; bu defa bizimle
yürüyün.
Kararsız duran, tercihini henüz yapmamış kardeşim; boşuna zaman kaybetme,
MHP bil ki seninle, senin yanında.
Teröre karşı, bölünmeye karşı, hırsızlara karşı, rüşvetçilere karşı bizimle
yürü Eskişehir.
Refah ve mutluluksa aradığınız; iş ve aşsa istediğiniz bizimle
yürüyün.
Yürüyüşümüz, korkaklara karşı cesurların yürüyüşüdür.
Yürüyüşümüz, ahlaksızlığa karşı namusluların yürüyüşüdür.
Yürüyüşümüz Türkiye’nin istiklal ve istikbal yürüyüşüdür.
Zalime karşı beraber miyiz? Haine karşı birlikte miyiz? Başkanlık sistemi
düşleyen 17-25 Aralık çetesine, PKK’yla yeni Anayasa planlayan zorbalara karşı
aynı safta mıyız? (Evet)
İşte Eskişehir’in cevabı budur.
İşte Eskişehir’in sedası bu kadar samimi, bu kadar içtendir.
Allah hepinizden razı olsun, Allah hepinizi gözetsin, inşallah rahmetiyle
bereketlendirsin.
Muhterem Eskişehirliler,
Seçim Beyannamemizi Toplumsal Onarım ve Huzurlu Gelecek adıyla 3 Mayıs günü
açıkladık.
Türk milleti söz ve hedeflerimizi heyecanla karşıladı.
Beş ana projemizle milletimizin tüm sıkıntılarını çözmek için yola
koyulduk.
Yoksullukla savaşacağız, yolsuzlukla ve terörle mücadele edeceğiz.
Devlet ve yönetim reformuyla çürümenin önüne geçeceğiz.
Ahlak ve kalitenin tesisiyle çöküşü engelleyeceğiz.
Üreten Ekonomi Programımızla sanayinin, işadamlarımızın, aç ve açıkta kalan
milyonlarca masum vatandaşımızın sorunlarını gidereceğiz.
Ekonomi büyüyecek, insanımız refah ve zenginliğe ulaşacaktır.
Türkiye, MHP iktidarıyla, milli varlığına, tarihi misyonuna sahip çıkarak
bugün içinde bulunduğu ataletten kurtulacaktır.
Ülkemizi 2023’de bölgesel güç ve küresel aktör, 2053’te de küresel güç
mertebesine çıkaracağız.
Hedeflerimiz büyük, ülkülerimiz berrak ve herkesi kapsamaktadır.
Kaynaklarını hesaplayarak açıkladığımız plan ve projelerimiz bir yönüyle
iktidar programıdır.
Emeklilerimize sesleniyorum, Mart ayında 1400 ve Eylül ayında 1400 lira
olmak üzere yılda toplam 2800 lira Emekli Destek Ödeneği almak için bizimle
yürüyün.
Emeklilerimizin banka promosyonu alabilmeleri, esnaflarımızın emekli
aylıklarından kesilen sosyal güvenlik destek priminin kaldırılması için hevesle
yürüyoruz.
Emekli aylıkları arasındaki eşitsizliği gidereceğiz, emekli aylığı
hesabındaki refah payını yükselteceğiz.
Kamu çalışanlarımızın çeşitli isimler altında ödenen tüm ek ödeneklerini
emekli aylıklarına yansıtacağız.
Emeklilikte yaşa ve prim gün sayısına takılan vatandaşlarımızın
mağduriyetlerini çözeceğiz.
Çiftçilerimizin belini büken mazotu 1 lira 75 kuruşa indireceğiz.
Tarımı canlandırmak, çiftçimizi, hayvan üreticimizi borçtan dertten
kurtarmak için bizimle yürüyecek misiniz?
Kim ne derse desin, asgari ücreti net 1400 liraya çıkaracağız.
Asgari ücretten vergi almayacağız, ücretlilerin asgari ücret kadar gelirini
vergi dışı bırakacağız.
İmamsız ve müezzinsiz cami bırakmayacağız.
Cemevi gerçeğini siyasi kaygılardan uzak bir şekilde kabul edecek ve devlet
yardımının önünü açacağız.
Alevi inanç önderlerinin akademik seviyede eğitilmesi için İlahiyat
Fakültelerinde “Tasavvuf İlimleri Bölümü” kuracağız.
Köy ve mahalle muhtar maaşlarının en az asgari ücret kadar yükselmesi, yani
en az 1400 lira olması için gereğini yapacağız.
Köy ve mahalle ihtiyar heyetinde görev alan kardeşlerimin her ay 150 lira
huzur hakkı alması için lazım gelen tedbirleri alacağız.
Esnaf ve sanatkâr kardeşim, yeni işyeri açtıysan beş yıl süreyle gelir
vergisinden seni muaf tutacağız.
İlave olarak, kendi adına ödediğin sigorta primlerinin yarısı beş yıl
süreyle devlet tarafından karşılanacaktır.
Şoför esnafımızın aldığı yeni ticari araçtan 10 yıl kullanmak kaydıyla KDV
ve ÖTV almayacağız. Hayırlı olsun.
Kamyon, otobüs, dolmuş ve taksi şoförlerimiz; çalışma sürelerinin her 4
yılı için bir yıl fiili hizmet zammı alacaklardır. Kutlu olsun.
Esnaf, Bağ-Kur emeklilerimizin aylıklarını iyileştireceğiz. Gerçek manada
intibak düzenlemesi yapacağız. Emekli aylıkları arasındaki eşitsizlikleri
gidereceğiz. Herkesin gözü aydın olsun.
Bizimle yürümeye söz veriyor musunuz?
İşsiz kardeşlerim üzülmeyin, Üreten Ekonomi Programımızla her yıl 700 bin
insanımıza iş sağlayacağız, sorunlarınızı bitireceğiz.
Yoksul kardeşim, 18 gün daha sabret, senin sorunlarını tamamen
bitireceğiz.
Bugüne kadar kim, hangi ad altında, hangi tutar ve miktarda yardım alırsa
alsın, anasının ak sütü gibi helali olan sosyal yardım ve desteklerden
kesinlikle mahrum bırakılmayacaktır.
Ve de bu yardımları refah artışı kapsamında yükseltip yüzleri
güldüreceğiz.
Muhtaç durumda olan ailelerimizin en az bir ferdine iş vereceğiz. Uğurlu
olsun.
İş sağlanana kadar, asgari ücretin yarısı kadar, yani 700 lira “Aile
Desteği” adı altında ödeme yapacağız.
Kamuya ait atıl arazileri yoksullarımıza tahsis etmekle kalmayacak,
istihdam oluşturmak amacıyla, büyük ya da küçükbaş hayvanları bedelsiz
dağıtacağız.
Evi olmayan muhtaç ailelerimize sosyal konut sağlayacağız. Veya 250 lira
kira yardımı yapacağız.
İlköğretime ve ortaöğretime devam eden evlatlarımızın annelerine muhtaçlık
durumlarını dikkate alarak en az 50 lira vereceğiz.
Aylık 200 kilowatsaatin altında elektrik tüketen ve ödeme gücü olmayan
vatandaşlarımıza yüzde 75 indirim yapacağız. Hayırlı olmasını diliyorum.
18 yaşını doldurmuş ve başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam
ettiremeyen engellilerimizin aylıklarını 600 liraya, 18 yaş altı engelli
aylığını ise 400 liraya çıkaracağız.
Muhtaç durumdaki ailelere aylık temel ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri
Hilalkart uygulamasına geçeceğiz. Güle güle harcayınız.
Aylık almayan, annesi ya da babası veya her ikisi de vefat etmiş
evlatlarımıza her ay 100 lira vereceğiz.
Öğretmenlerimizin 3600 ek göstergeden yararlanmalarının önünü
açacağız.
Yuva kuracak gençlerimize 10 bin lira tutarında, iki yıl vadeli, faizsiz
kredi imkânı sağlayacağız.
Devletin asli ve sürekli hizmetlerinde çalıştırılan taşeron işçilere kadro
vereceğiz.
Kapatılan belde belediyeleri, özel idareleri ve köyleri yeniden
kuracağız.
Kamuda sözleşmeli, geçici, 4/B’li, 4/C’li, vekil ve benzeri şekilde
istihdam edilenlerin alayını kadrolu yapacağız.
Bölücülüğün ve terörün kökünü kazıyacağız.
Milli birliğimizi ve kardeşliğimizi güçlendirecek yeni bir anayasayı
milletimize hediye edeceğiz.
Temiz siyaset, dürüst yönetim için Bizimle Yürü Eskişehir.
Dik baş, tok karın, mutlu yarın için Bizimle Yürü Eskişehir.
7 Haziran’da MHP’ye oy verecek misiniz? (Evet)
7 Haziran’da vatana, millete ve geleceğinize sahip çıkacak mısınız?
(Evet)
Genel seçimler, büyük milletimizi tıpkı asırlar öncesinde olduğu gibi lider
ülke Türkiye ülküsüne götürecek yolun başlangıcı olacaktır.
Sizleri bir kez daha sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.
Yolunuz, bahtınız, alnınız açık olsun diyorum.
Hepinizi Cenab-ı Allah’a emanet ediyorum.
Sağ olun, var olun.
Bizimle Yürü Eskişehir.
Bizimle Yürü Türkiye.
Ne mutlu Türküm Diyene.