Apo'yu idamdan gerçekten kimler kurtardı?

294 views
Skip to first unread message

ADNAN PELVANLAR

unread,
Aug 15, 2009, 4:43:55 AM8/15/09
to turkc...@googlegroups.com
Kendi kendimizi kandırmayalım.
 
Mahkeme Apo'yu idama mahkûm ettikten sonra, idam kararı dosyasının doğrudan Meclise sevki ve Mecliste onaylanması gerekiyordu. Fakat dosya bekletildi.
 
O tarihteki Hükümette M.H.P., DSP ve ANAP vardı.
 
En milliyetçi Bahçeli neden o dosyayı Meclise sevk ettirmedi. Dosya neden bekletildi. Hükümet ortağı olarak neden seyirci kaldı? Başbakan yardımcısı idi, bastırabilirdi.
 
Yok, efendim idam cezasının kaldırılmasındaki oylamada MHP "hayır" oyu kullanmışmış... Oy sayıları sonucu değiştirmeye yeter miydi? Hayır? Dostlar alşverişte görsün...Boş verin böyle boş laflara…
 
ABD, mahkeme dosyasının Meclise sevkini istemedi. En başta en milliyetçi Bahçeli bu emre uydu.
 
Bugünlere gelinmesinin baş sorumlularından bir Bahçeli'dir. Milliyetçi söylemlerine bakmayın, hepsi lafta...
 
Mesele bunlardan ibarettir.
 
Adnan Pelvanlar

Nureddin Cankaya

unread,
Aug 17, 2009, 3:43:23 AM8/17/09
to turkc...@googlegroups.com

Bir bilgi notu: (lütfen çok yönlü düşünelim) TBMM üyeleri yani Milletvekilleri 2 yıllık olunca emekli olabilme hakkı kazanır ve ayda 2000 TL emekli maaşını ömür boyu alıp diğer Milletvekili haklarından da yararlanırlar. Apo itinin dosyası teslim şartları nedeniyle Meclis'e sevkedilemezdi. bu biliniyor artık. Fakat MHP ve Sayın Bahçeli için de tek yol vardı; o da sine-i millete dönmek ve hükümeti düşürüp meclisi genel seçime götürmekti. İki yıl ise dolmamıştı osırada. İki yıl dolarken de idam cezası kalkıverdi. Bu defa da sine-i millete dönmek farketmezdi pek diye düşünülmüş olabilir mi bilmem ama şunu diyebilirim: Çok ucuza satıldı idam cezası çok. Değer miydi emekli maaşına?
Doç.Dr.Alpurungu


Yahoo! Türkiye açıldı!
Haber, Ekonomi, Videolar, Oyunlar hepsi Yahoo! Türkiye'de!
www.yahoo.com.tr

Zeynep Oruncak

unread,
Aug 17, 2009, 7:24:19 AM8/17/09
to turkc...@googlegroups.com

İşte temel sıkıntıları burada..

Üstüne oturduklarında, altlarına yapışan o kırmızı koltukların dayanılmaz cazibesi..

Kimse kusura bakmasın kullandığım kelimeler ve üslup için..

Artık birilerinin hamaset siyasetini bırakıp realist (gerçekçi) çözümleri ve yapılan bariz hataları konuşup yüzleşmek durumundadır..

Bugüne kadar çoğu partinin milletvekilleri, herhangi bir anlaşmazlık durumunda, vatandaşın hakkını alamadığında,  hiç bir zaman sine-i millete dönecek şerefli davranışı gösterememiştir..(Hatırlayamadığım kişi varsa lütfen düzeltin)

Bunun açıklamasını da "Ortamdan kaçıp gitmek çözüm getirmez, bize millet yetki verdi, biz milleti yok sayamayız" demişlerdir..

Oysa mesela MHP'ne oy veren vatandaşların hepsinin , "terörist liderinin asılmaması" durumuna evet diyen veya yeterli iradeyi gösteremeyen MHP'ye çok takdirle baktıklarını sanmıyorum ben..

MHP kendine gelmeli diyenlere ise MHP'den ziyade yönetenlerin kendine gelmesi gerektiğini şiddetle tavsiye ederim..

Bu tür eleştirilere veya ithamlara maruz kalmamak adına..

Yoksa şimdi olduğu gibi, meydanlardan avaz avaz bağırılan sözlerin hepsine karşı taraf gibi bende dahil sadece güler geçeriz..

Egemenliğimizin, bağımsızlığımızın, topraklarımızın , soyu sopu olamayan, ne idüğü belirsiz kişilerin ağzında tartışılıyor olmasının bedelini ödeyecek olan ilk kişiler buna seyirci kalanlar olacaktır..

Bu vatan, bu vatanın şerefli insanları, bu vatana inanan herkes bunların bugün bu hale gelmesinde sebebiyet verenleri, geldikleri yere göndermekle görevlidir..

Bana göre seyirci kalmakla vatana ihanet eşdeğerdir !

Saygılar

Zeynep Oruncak TÜRK

 

 

 


Mehmet Kilinc

unread,
Aug 17, 2009, 6:24:49 PM8/17/09
to turkc...@googlegroups.com
Bahçeli Ecevit'e direnemedi,saatlerce Aponun idam dosyasının meclise gönderilmesini Ecevit ve Yılmaz'la tartıştı;bunu bir hükümet meselesi haline getirebilirdi,yapmadı,
İdam cezasının kaldırılması konusunda da direnmedi;kanun tasarısının meclise getirilmesine karşı çıkmadı,bunu da hükümet meselesi haline getirebilirdi,yapmadı.İdam cezası MHP dışındaki partilerin (buna AKP ve FP'de dahil) oylarıyla kaldırıldı;böylece APO idam edilme korkusundan kurtuldu;saltanat sürdüğü İmralı'dan PKK'yı da rahatça yönlendirdi. MHP'nin ve bilhassa Bahçeli'nin bunda sorumluluğu vardır ama öteki partilerin günahını da MHP'ye yüklemek insafsızlık olur.
2009/8/17 Nureddin Cankaya <nureddin...@yahoo.com>

ADNAN PELVANLAR

unread,
Aug 17, 2009, 2:35:00 PM8/17/09
to turkc...@googlegroups.com
MHP'nin teslim şartında imzası mı vardı? Varsa daha kötü... İdam cezasını onaylayan mahkememize tiyatro mu oynatıldı... Teslim şartında imzası yok ise MHP neden kesin tavır almadı...
 
MHP'nin ikinci en büyük hatası veya kötülüğü erken seçim kararını alması olmuştur. Ülke 2001 ekonomik krizin şokunda iken, ekonomi için hiçbir şey yapılmamışken MHP'nin erken seçim AKP'yi tek başına iktidara taşımıştır. Böyle strateji mi olur? Buna strateji denmez, dense dense danışıklı dövüş denir.
 
Adnan Pelvanlar
 

Nureddin Cankaya

unread,
Aug 19, 2009, 3:22:12 AM8/19/09
to turkc...@googlegroups.com

NETİCE OLARAK YOKTUR BİRBİRİMİZDEN FARKIMIZ DERCESİNE
APO İTİNİN İDAMDAN KURTULMASI İÇİN ELBİRLİĞİ İLE ÇALIŞAN
O GÜNÜN PARTİLERİ VE MİLLETVEKİLLERİ, PARTİLERİN LİDERİ
TÜRK MİLLETİ'NE RAĞMEN BUNU YAPTILAR. HEPSİNE TAMAM
DİYELİM DE; BUNLARA BUNU YAPTIRAN GÜCE KARŞI DURACAK
TÜRKLÜK ŞUURU VE ŞAHSİYETİ NİYE BU KADAR AYAKLAR
ALTINA ALINABİLDİ? BU MİLLET BU ŞAHSİYETSİZ DURUŞA NEDEN
HALA OY VEREREK SÖZDE DEMOKRASİ OYUNU OYNANDI?
Merhum Türkçü deha H.Nihal Atsız 1944 olayları davasının savunmasını yaparken
Mahkeme Heyeti'ne "Çevredeki insanlar, sokaktaki insanlar bakıyorum;
herkes birbirinin gözünü oyuyor, içlerinde (vicdanlarında) yılanlar, çiyanlar
cirit atıyor. İnsanlardan nefret ediyorum o zaman.Yüce Mahkeme Heyeti! Ben işte o zaman İNSANLARI OLMAYAN Türk Milleti'ni çok seviyorum" diyor. Çok haklıymış H.Nihal ATSIZ. Milletvekilleri, Partileri ve parti liderleri olmayan Türkiye Cumhuriyeti'ni çok sevmek kalıyor elimizde.
Doç.Dr.Alpurungu

Zeynep Oruncak

unread,
Aug 19, 2009, 4:10:22 AM8/19/09
to turkc...@googlegroups.com

Devlet Bahçeli veya MHP'liler bu açıklamalardan rahatsız olacaktır ama işin doğrusu budur..
Aynen isteseydi buna tepki verebilir veya hukuki yollardan gündeme taşıyıp engelleyebilirdi..
Ama istemedi..Sine-i millete de dönemedi..Dönemezdi..
O demokrasiyi seçti..Bugünde mecliste renk cümbüşü yapmayı seçtiği gibi..
Artık kötünün iyileriyle avunma siyasetinden kurtulması lazım bu milletin..
MHP sevdalıları hiç gocunmasınlar..
İş bizim bildiğimiz gibi değilse, onlara göre "küçük aklımız almıyorsa",  bilmediğimiz nedir anlatsınlar bilelim..
İktidar ortağı iken "sadece ABD yi ziyaret etmemekle" olmuyor bu işler..

Verdiğim oyun hesabını istemek hakkım..
Saygılar
Zeynep Hoca


figen Özen

unread,
Aug 20, 2009, 3:41:49 AM8/20/09
to turkc...@googlegroups.com
Aslında doğruları dile getirdiğiniz yazınızdaki sorunun cevabı ortada...10-Kasım-1938'den bu yana saldırıda olan kültürel emperyalizm, ne yazık ki  çoğunluğun ulsal bilincini ve Türklük şuurunu yok etti. Dün ve bugün seyircilik görevini yerine getiren millete rağmen bazı şeyler yapılıyor ve yapılmaya devam edilecek.Kurtuluş ise ulusal benliğe ve milli şuura yeniden sahip çıkmakla yaşanır.. Saygılarımla ... Figen Özen

19 Ağustos 2009 10:22 tarihinde Nureddin Cankaya <nureddin...@yahoo.com> yazdı:



--
S. Figen Özen

Nafize Besler

unread,
Aug 20, 2009, 8:56:36 AM8/20/09
to turkc...@googlegroups.com
Devlet Bahçeli elinde imkan varken ipi elinde sallayıp millete işte meydan kararı siz verin diyemedi.Aradan yıllar geçti seçim meydanlarında şovalyelik yapıp başkalarına ip attı.Neremizle gülelim bu tavra bilmem.Bugün İmralıdaki kudurmuş yaşıyorsa ve idam cezası kaldırıldı ise sebebi bizim seçtiğimiz büyükbaşlardır.Herbiri teker teker cezalarını çekmeliler.Hiç haketmedikleri maaşalarını alırken azıcık düşünsünler bakalım o maaşı hakedecek ne yaptı.Alnı terledi mi hiç bu vatan bu millet için.Ne var şu ceylan derisi koltuklarda oturan yapışıp kalıyor... 
 

Date: Wed, 19 Aug 2009 11:10:22 +0300
To: turkc...@googlegroups.com
From: zey...@zeyneporuncak.net
Subject: Re[2]: Yan: [TÜRKÇÜ TAVIR] Apo'yu idamdan gerçekten kimler kurtardı?

Eyup YALCIN

unread,
Aug 18, 2009, 3:33:19 AM8/18/09
to turkc...@googlegroups.com
Emcet OLCAYTU'nun Devlet BAHçeli'nin Dokuz Sabıkası Kitabından alıntıdır !!!!
 

 

APO’YU ASACAĞIM VAADİYLE MİLLİYETÇİ TABANI KANDIRMAK VE OY AVCILIĞI

Abdullah Öcalan’ın Pkk’yı siyasallaştırmak üzere Türkiye’ye paketlenerek teslim edildiği ilk günden beri biliniyor. Pkk’nın siyasallaştırılabilmesi için ‘’ Apo’nun idam edilmemesi’’ gerekiyordu. 28 Mayıs’ta cumhurbaşkanı 57. hükümetin atamasını yaptı. ( Ecevit-Bahçeli-Yılmaz hükümeti ). 29 Mayıs’ta da Apo’nun yargılanmasına başlandı.  18 Haziran 1999 da anayasada ve 22 Haziran 1999 da  DGM yasası’ da değişiklik yapılarak ‘’ Askeri hakimlerin yerine sivil yargıçlar atanması’’ kabul edilmiştir.  Böylece askeri yargıçların Apo’yu asma yönünde vereceği karar engellenmiştir.

      Yargıtay 25 Kasım 1999 da idam kararını açıkladı. ABD planı ise Apo’nun idam edilmemesi gerektiği şeklinde idi. Devlet Bahçeli; ABD planına uygun olarak MİT müsteşarı Şenkal ATASAĞUN’un hazırladığı rapor doğrultusunda parti tabanını ikna etmek için 27 Kasım 1999 günü Büyük Sürmeli Oteli’nde basından gizli toplantı yaptı. Bahçeli bu toplantıda kitleleri ajite edecek açıklama ve davranışlardan uzak durulması konusunda telkinde bulunmayı da ihmal etmedi.

      Devlet Bahçeli 11 gün sonra AB aday üyeliği için ‘’ Helsinki Protokolüne’’ imzayı basarak Apo’ya rahat bir nefes aldırdı.

 

 

İKİZ SÖZLEŞMELERİ İMZALAMAK VE BU SUÇU ÜÇ YIL GİZLEMEK

1966 Yılında Birleşmiş Milletler bünyesinde hazırlanan ve 37 yıldır imzalamadığı İkiz Sözleşmeleri imzalama şerefi, Tayyib Erdoğan’lardan önce onlara nasip oldu. Bakanlar kurulunun ve Bahçeli’nin bu büyük suçu yine hükümetin kararı ile gizli tutuluyor, Bahçeli suçunu üç yıl gizliyor.

a- KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİ:

      Uluslararası ekonomik, sosyal ve kültürel haklar sözleşmesinde, Bahçelinin bugün eleştirdiği ‘’ Yabancılara emlak satışı’’nın yasallaştırılması, Katılım Ortaklığı Belgesi’nde yer almaktadır.  Özellikle Köy Kanunu’nda yer alan sınırlamalar, bu şekilde kaldırılmış olmaktadır. 

      Devlet Bahçeli; 14 Aralık 1999 günü MHP gurup toplantısında ‘’ Türkiye’nin AB’ye aday olmasının lütuf değil hak olduğunu’’ söylemiştir. Bahçeli’nin mantığına göre ‘’ Türkiye’nin talimat alması’’ da böylece bir hak olmaktadır.

b- ULUSAL PROĞRAM:

      Katılım Ortaklığı Belgesi’nde öngörülen talimatlara uygun olarak, ‘’  Uluslar arası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi ve Tercihli Protokolünün ve Uluslar arası Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesinin’’ imzalanacağı belirtilmiştir. Ne var ki, ‘’ Ulusal Program’’ 2001 Mart ayında açıklanmış olmasına rağmen bu tarihten sözleşmelere hükümetçe imza atıldığı halde bu husus saklanarak ‘’ İkiz İhanet Sözleşmeleri’’nin imzalandığı gizlenmiştir.

      ‘’Halkların Kendi Kaderlerini Tayin Hakkı ‘’ madde hükümleri tehlikeli iki oyunu içermektedir.

1-      Bütün halklar kendi kaderlerini tayin hakkına sahiptir. Bu haklar vasıtası ile halklar kendi siyasal statülerini serbestçe tayin edebilir ve ekonomik sosyal ve siyasal gelişmelerini serbestçe sürdürebilirler.

2-     Bütün halklar uluslar arası hukuka ve karşılıklı menfaat ilkesine dayanan uluslararası ekonomik işbirliği yükümlülüklerine zarar vermemek koşulu ile doğal kaynakları ve zenginlikleri üzerinde kendi yararına serbestçe tasarrufta bulunabilir. Petrol Yasası’nda yer alan petrol gelirinin % 50 oranında yerel yönetime devri bu maddeye dayanılarak çıkartılmak istenmektedir.

Sömürgeciler ve emperyalistler, bu kavramı çarpıtarak ‘’ kendi kaderini tayin ederek bağımsızlaşmış ya da bağımsızlaşmak yolundaki devletlerin etnik, dinsel ve benzeri farklılıklarını istismar ederek parçalamak için ‘’ kullanmaya çalışmaktadır.

      ABD başkanı Thomas Wilson 8 Ocak 1918 de 14 maddelik Wilson Prensipleri’ni açıklamıştır. Wilson Anadolu’da bir ‘’ Kürdistan’’ kurulmasını savunuyordu.

      Wilson’un planlarını Mustafa Kemal Atatürk’ün önderlik ettiği bağımsızlık savaşı ile Türkiye bozdu. Bunu örnek alan birçok ülke, sömürgecilere karşı bağımsızlık savaşlarına girişti ve dünyanın birçok bölgesinde ulus devletler kuruldu.

      Birleşmiş Milletlerin 1970 yılında kabul ettiği ‘’uluslar arası Hukuk İlkeleri Bildirge ‘sinde ‘’ Halkların Kendi Kaderini Tayin ‘’ ( Self Determinasyon ) hakkının ulus devletlerde kullanılmamasına ilişkin esasları düzenlemiş olduğunu gizlemektedir.  Bu bildirgeye göre rejimin demokrasi olmadığı ülkelerde bu hak kullanılabilecektir.  AB ülkeleri bu maddeyi devreye alabilmek için, Türkiye’de sık sık demokrasi olmadığını iddia etmektedirler.

     

1.      SABIKA

APO’YU ASACAĞIM VAADİYLE MİLLİYETÇİ TABANI KANDIRMAK VE OY AVCILIĞI

Abdullah Öcalan’ın Pkk’yı siyasallaştırmak üzere Türkiye’ye paketlenerek teslim edildiği ilk günden beri biliniyor. Pkk’nın siyasallaştırılabilmesi için ‘’ Apo’nun idam edilmemesi’’ gerekiyordu. 28 Mayıs’ta cumhurbaşkanı 57. hükümetin atamasını yaptı. ( Ecevit-Bahçeli-Yılmaz hükümeti ). 29 Mayıs’ta da Apo’nun yargılanmasına başlandı.  18 Haziran 1999 da anayasada ve 22 Haziran 1999 da  DGM yasası’ da değişiklik yapılarak ‘’ Askeri hakimlerin yerine sivil yargıçlar atanması’’ kabul edilmiştir.  Böylece askeri yargıçların Apo’yu asma yönünde vereceği karar engellenmiştir.

      Yargıtay 25 Kasım 1999 da idam kararını açıkladı. ABD planı ise Apo’nun idam edilmemesi gerektiği şeklinde idi. Devlet Bahçeli; ABD planına uygun olarak MİT müsteşarı Şenkal ATASAĞUN’un hazırladığı rapor doğrultusunda parti tabanını ikna etmek için 27 Kasım 1999 günü Büyük Sürmeli Oteli’nde basından gizli toplantı yaptı. Bahçeli bu toplantıda kitleleri ajite edecek açıklama ve davranışlardan uzak durulması konusunda telkinde bulunmayı da ihmal etmedi.

      Devlet Bahçeli 11 gün sonra AB aday üyeliği için ‘’ Helsinki Protokolüne’’ imzayı basarak Apo’ya rahat bir nefes aldırdı.

 

--- On Mon, 8/17/09, ADNAN PELVANLAR <adnanpe...@gmail.com> wrote:

Zeynep Oruncak

unread,
Aug 24, 2009, 5:00:42 AM8/24/09
to turkc...@googlegroups.com
Ve bütün bunlara Bahçeli'nin verecek cevabı yoktu...
Oyunun sonu..
Şimdi Bahçeliseverlere soruyorum..
Siz MHP 'ni mi yoksa Bahçeli'yi mi sevmektesiniz?
Her ikisini de derseniz bu olanların Türk milletinin neresine yaradığını izah edecek misiniz?
Saygılar..
Zeynep oruncak TÜRK


Saygılarımla..
ZEYNEP ORUNCAK TÜRK

Nerede bir Türk varsa orayı kalbinden seveceksin..
METEHAN

ahmet say

unread,
Aug 25, 2009, 9:59:24 AM8/25/09
to turkc...@googlegroups.com
Bravo kızım!
A.Say (doğ. 1935).

24 Ağustos 2009 12:00 tarihinde, Zeynep Oruncak
<zey...@zeyneporuncak.net> adlı kullanıcı şunu yazmış:
>> alşverişte görsün...Boş verin böyle boş laflara...

ADNAN PELVANLAR

unread,
Aug 14, 2009, 4:25:52 PM8/14/09
to turkc...@googlegroups.com, ne_mutlu_t...@googlegroups.com

Kendi kendimizi kandırmayalım.

 

Mahkeme Apo'yu idama mahkûm ettikten sonra, idam kararı dosyasının doğrudan Meclise sevki ve Mecliste onaylanması gerekiyordu. Fakat dosya bekletildi.

 

O tarihteki Hükümette M.H.P., DSP ve ANAP vardı.

 

En milliyetçi Bahçeli neden o dosyayı Meclise sevk ettirmedi. Dosya neden bekletildi. Hükümet ortağı olarak neden seyirci kaldı? Başbakan yardımcısı idi, bastırabilirdi.

 

Yok, efendim idam cezasının kaldırılmasındaki oylamada MHP "hayır" oyu kullanmışmış... Boş verin böyle boş laflara…

muharip

unread,
Aug 29, 2009, 2:19:58 PM8/29/09
to turkc...@googlegroups.com
En milliyetçi Bahçeli neden o dosyayı Meclise sevk ettirmedi. Dosya neden bekletildi. Hükümet ortağı olarak neden seyirci kaldı? Başbakan yardımcısı idi, bastırabilirdi.

Bahçeli o denli firasetli, şecaatli değilse bile, o kadar da asi ve de avel değildi herhalde...
Çünkü bu konuda ondan önce hüküm ve otorite sahibi olanların bulundugunu biliyordu...
Onu ABD-MOSSAD'dan ülkücüler mi teslim aldı, yoksa şimdi kimisi içerde olan askerler mi?
Askerler derken bir parti ismi mi veriyoruz, yoksa Ordunun yüksek yönetimi olan Genel Kurmay Başkanlığı'nı mı?
Onlar sağ salim getirip (teslim şartları icabı, ki bunda asmamak da hiç kuşkusuz vardı, yok, öyle olmasaydı, 
zaten tesil alır almaz kendileri de infaz ederlerdi, zira bu her halde ilk eylemleri de olmazdı) sonrasına ait
kararların sorumluluğunu ise hükümete bıraktılar... Bu arada bilhassa Bahçeliye özel telkin iletmediklerini
kim iddia edebilir ki...? Hem, Bahçeli'nin bir M.Yazıcıoğlu olmadığı da malum değilmiydi?
Her neyse, Bahçeli tarzı bir politikacı ve MHP liderinin yapabileceği ancak bu kadardı ve ötesi de
zaten beklenemezdi; bence... bir hatası varsa, o da o 57. hükümetten daha erken ayrılmaması idi;
bunda özgür olup, olmadığı da ayrı bir soru hem...


14 Ağustos 2009 23:25 tarihinde ADNAN PELVANLAR <adnanpe...@gmail.com> yazdı:
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages