
Muhammet
Binici : 5G ve
mikrodalga frekanslarının görünmeyen tehlikeleri ve
kenevirin dengeleyici gücü
15.12.2025
***
Mikrodalga Fırın, 5G ve Sessizce
Öldürülen Canlılık
Bugün Bursa’da, Uludağ Üniversitesi ev
sahipliğinde “2. Uluslararası Multidisipliner Çevre ve Kenevir
Kongresi” başlıyor. Kongre, Kongre Başkanı Prof. Dr. Ahmet
Karadağ öncülüğünde, farklı disiplinlerden bilim adamlarını ve
uzmanları bir araya getiriyor.
Son dönemde yasal düzenlemelerle birlikte
önemi giderek artan “Tıbbı Kenevir” konusu, kongrenin ana
gündem maddelerinden biri olarak öne çıkıyor. Bu kapsamda ben
de kongrede, “Tıbbı Kenevir Ekosisteminde Bilgi Yönetimi,
Kamuoyu Algısı ve Dijital Dönüşüm” başlıklı sunumumla yer
alacağım.
Teknoloji ilerliyor deniyor.
Ama kimse şu soruyu sormuyor: İlerleyen
ne, gerileyen ne?
Bugün mikrodalga fırını mutfağa koyduk.
Yarın 5G’yi cebimize, evimize, bedenimize
koyduk.
İkisi arasında sanıldığı kadar fark yok.
Çünkü mesele cihaz değil, frekans.
Mikrodalga Fırın Gerçekte Ne Yapar?
Mikrodalga fırın, yemeği “pişirmez”.
Öldürür.
Elektromanyetik dalgalar, gıdanın içindeki
su moleküllerini yüksek frekansta titreştirir.
Bu titreşim:
Ø Moleküler sürtünme oluşturur
Ø Isı üretir
Ø Hücresel yapıyı bozar
Sonuç ne olur?
Ø Mikroorganizmalar
ölür
Ø Enzimler parçalanır
Ø Vitamin ve mineral yapıları zarar
görür
Ø Gıda canlılığını kaybeder
Ortaya çıkan şey:
Besin değeri düşmüş,
enzimi ölmüş,
posa haline gelmiş “ölü ürün”dür.
Bu yüzden mikrodalga ile ısıtılan yemek:
Ø Tok tutar ama
beslemez
Ø Mideyi doldurur ama hücreyi doyurmaz
Biz farkında olmadan ölü gıdalarla
besleniyoruz.
Peki 5G Ne Yapıyor?
5G de elektromanyetik dalga üretir.
Daha yüksek frekans, daha kısa dalga boyu,
daha yoğun etkileşim.
Savunma hep aynı:
“Isıtacak kadar güçlü değil.”
Mesele zaten bu değil.
Asıl mesele şudur:
Ø İnsan vücudu %70 sudur
Ø Hücreler elektriksel sinyallerle
çalışır
Ø Sinir sistemi frekans temellidir
5G sinyalleri:
Ø Deriden geçer
Ø Dokuya nüfuz eder
Ø Hücre içi sıvılarla etkileşime girer
Düşük dozda ama sürekli.
Mikrodalga fırın yemeği birkaç dakika
etkiler.
5G, insanı günde 24 saat.
Benzerlik Burada Başlar
Mikrodalga fırın:
Ø Suyla etkileşir
Ø Moleküler titreşim üretir
Ø Canlı yapıyı bozar
5G:
Ø Suyla etkileşir
Ø Hücresel düzeyde titreşim oluşturur
Ø Uzun vadeli biyolojik etkilere açıktır
Bu sadece insan için geçerli değil.
Etkilenen Sadece İnsan Değil
Bu frekanslar:
Ø Ağaçları
Ø Bitkileri
Ø Toprağın içindeki mikroorganizmaları
Ø Arıları
Ø Hayvanları
Ø Fotosentez yapan tüm canlıları
etkiler.
Çünkü canlılık:
Ø Suya
Ø İyon dengesine
Ø Doğal frekanslara
bağımlıdır.
Doğaya yapay frekans yüklediğinizde sadece
insan değil, yaşam ağı etkilenir.
Bugün kuruyan ağaçlar, yönünü şaşıran
hayvanlar, azalan böcekler “tesadüf” değildir diyen namuslu
ahlaklı bilim adamları var.
Ama bu sesler, rantın gürültüsünde
kayboluyor.
“Kanıt Yok” Masalı
Bir zamanlar:
Ø Asbest zararsızdı
Ø Sigara sağlıklıydı
Ø Kurşunlu benzin güvenliydi
Sonra ne oldu?
“Zararın kanıtı yok” söylemi,
masum bir bilimsel tespit değil;
minareyi çalmak için kılıf üretmenin
sistematik halidir.
Risk görmezden gelinir, uygulama
yaygınlaştırılır,
fatura ise yıllar sonra insanlığa kesilir.
Bilimde adı vardır:
Önlem ilkesi.
Risk varsa, tedbir alınır.
Ne Yapmalı?
Teknolojiyi reddetmek değil mesele.
Maruziyeti azaltmak.
Ø Telefonu kulağa
dayayıp uzun konuşmamak
Ø Kulaklık veya hoparlör kullanmak
Ø Çocukları frekanslardan uzak tutmak
Ø Ev ve iş yerlerinde bilinçli kullanım
Ve evet…
Doğal kalkanlara yönelmek:
Ø Kenevir bazlı EMF
koruyucu tekstiller
Ø Doğal yapı malzemeleri
Ø Toprakla temas
Ø Canlı gıda, canlı su
Çünkü canlı, canlıyı korur.
Mikrodalga fırının kapağını kapatıyoruz.
Ama 5G’nin kapağı dahi yok.
Bu yüzden hücrelerimizin içinden geçen
yıkıcı ve kalıcı etkisi var.
Bugün ölü gıdalarla beslediriliyoruz.
Yarın öldüren frekanslarla yaşamaya
zorlanıyoruz.
Asıl soru şu:
Bu bedeli ödemeye gerçekten hazır mıyız?
Çözüm Kapının Önünde: Kenevir
Sorunları saymak kolay.
Asıl mesele, çözümü görmek.
Bugün 5G ve elektromanyetik kirlilik
konuşuluyorsa, bunun karşısında duran doğal bir dengeleyici de
var: Kenevir.
Kenevir sıradan bir bitki değildir.
Binlerce yıldır insanla birlikte
evrimleşmiş, doğanın sunduğu en güçlü biyolojik
düzenleyicilerden biridir.
Kenevir ve Elektromanyetik Koruma
Kenevir lifleri:
Ø Elektromanyetik
frekansları absorbe edebilir
Ø Dağıtabilir
Ø Dengeleyici bir kalkan görevi
görebilir
Bu yüzden:
Ø Kenevir kumaşları
Ø Kenevir bazlı yapı malzemeleri
Ø Kenevir katkılı boyalar
elektromanyetik maruziyeti pasif olarak
azaltır.
Bu bilim kurgu değil.
Bugün askeri, havacılık ve ileri tekstil
alanlarında bu çalışmalar zaten yapılıyor.
5Gnin Zararları, Hastalıklar ve Kenevirin
Tıbbi Rolü
Alzheimer, kanser, kronik ağrı, nörolojik
bozukluklar…
Bu hastalıkların tamamı:
Ø Sinir sistemi
Ø Hücresel iletişim
Ø Enflamasyon
ile doğrudan ilişkilidir.
Kenevir bazlı doğru uygulamalar:
Ø Sinir sistemini
yatıştırır
Ø Hücresel stresi azaltır
Ø Ağrıyı baskılar
Ama altını çizelim:
Bu iş simsar işi değil, ilaç işidir.
Doz, form, kalite ve ahlaki ilkeler
olmadan fayda değil, zarar gelir.
Yanan Ormanlar ve Kenevir Gerçeği
Bir orman yandığında:
Ø Oksijen kaybolur
Ø Toprak ölür
Ø Ekosistem çöker
25 yılda olgunlaşan bir ağaçtan aldığımız
kağıdı, kenevirle 4–5 kat
verimle elde etmek mümkündür.
Üstelik:
Ø Kenevir 5 ayda hasat edilir
Ø Aynı toprağa tekrar tekrar ekilebilir
Ø Daha fazla oksijen üretir
Ø Toprağı iyileştirir
Yanan alanlara kenevir ekmek:
Ø Doğaya yük değil
Ø Doğaya destektir
Kağıt, Endüstri ve Gerçek
Sürdürülebilirlik
Bugün “geri dönüşüm” deniyor ama:
Ø Ağaç kesiliyor
Ø Kimyasal kullanılıyor
Ø Doğa yine zarar görüyor
Kenevir ise:
Ø Daha az su ister
Ø Daha az kimyasal ister
Ø Daha kısa sürede yenilenir
Gerçek sürdürülebilirlik budur.
Ezcümle
Bunlar kafaya koydular. Bu gidişle 5G’yi
durdurmak zor.
Ama etkisini dengelemek mümkün.
Kenevir:
Ø İnsan için
Ø Doğa için
Ø Gelecek için
bir lüks değil, zorunluluktur.
Sorun teknoloji değil.
Sorun, doğru dengeyi bilmemek.
Ve doğa, dengeyi çoktan yazmıştır.
Ey insanoğlu;
ürettiklerinle övünme, gücünle kibirlenme.
Eğer evrende dengeyi gözetmezsen,
denge sessiz kalmaz;
vakti geldiğinde gelir senden intikam
alır.
İşte bu dengeyi yeniden düşünmek ve
birlikte tartışmak için, bugün
Bursa’da, Uludağ Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen “2. Uluslararası Multidisipliner Çevre ve
Kenevir Kongresi”ne tüm
okurlarımı ve ilgilileri davet ediyorum.