Aksoy’un
cenazesinde fotoğrafını taşıyan Mumcu’da 3 yıl sonra
katledilir.
Hukuk profesörü Muammer Aksoy, 31 Ocak 1990 günü Ankara
Bahçelievler’de evinin önünde susturucu takılmış tabancayla
uğradığı suikast sonucunda şehit olmuştu!
ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU yönetimi olarak Türk Devrimi
aydınlanmacısı Hukuk
profesörü Muammer
Aksoy'u sevgi
ve saygıyla anıyoruz.
31.1.2026 Cumartesi
O Türk Devrimi aydınlanmacısıdır!
· Çünkü: Atatürk’ün “Sizleri bir kıvılcım
olarak yolluyorum, alevler olarak geri dönmelisiniz” diyerek
yurtdışına gönderdiği ve alev olarak dönen bir genç bir
hukukçuydu. Hem de Zürih Hukuk ve Devlet Bilimleri
Fakültesi’ni birincilikle bitirmiş ve doktorasını da yaparak
yurduna dönmüştü.
· 27 Mayıs 1960 Devrimi’nden sonra Kurucu Meclis’te
sözcülüğünü yaptığı Anayasa Komisyonu’nda anayasanın Atatürk
ilke ve devrimlerine sonuna kadar bağlı olmasını ve anayasaya
“sosyal devlet” ilkesinin yerleştirilmesini savunur.
· TÖS ve İLK-SEN’in dört günlük(15-18 Aralık 1969) öğretmen
boykotunu temel alarak öğretmenlerin ve tüm kamu
çalışanlarının örgütlenme savaşımına unutulmaz destekleri
olur.
DÜŞÜNCELERİ:
· Türk toplumunun aydın ufuklara doğru
yol almasında Atatürkçü, devrimci öğretmenlerin büyük rolü
olmuştur; daha da olacaktır. Amaca ulaştıkça yeniden doğan
amaçlara ulaşıncaya kadar…Atatürk Cumhuriyeti ve
bağımsızlığı Türk gençliğine ve gençlerimizi de ülkücü,
inançlı ve bilinçli öğretmenlerimize emanet etmişti. Her
ikisinin gücünden ve yardımından faydalanamayan hiçbir
iktidar başarıya ulaşamayacak ve Türk toplumuna yararlı
olamayacaktır.
· Atatürkçülüğün, “onun sarı saçlarını, mavi gözlerini
övmek değil, ilkelerine sahip çıkmak olduğunu” belirterek
tüm sorunlarımızın “ ulusal bağımsızlık ile sıkı sıkıya
ilişkili” olduğunu savunur.
· “ Uygarlıktan yana olanlar, gerilikten yana olanlar kadar
yürekli ve özverili olmadıkça Türkiye’nin aydın ufuklara
doğru gidişi sürdürülemez, dahası ortaçağ karanlığına
gömülmesi önlenemez” sözleri iç unutulmamalı.
· “O sadece mazlum ulusların kurtuluş savaşlarının öncüsü
değil, aynı zamanda askeri ve siyasal bağımsızlığın ekonomik
bağımsızlığa dayanmadıkça fazla bir değer taşımayacağı
gerçeğini de tarihteki acı deneyleri göz önünde bulundurarak
ilk kez en açık biçimde haykıran büyük devlet adamıdır.”
ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ’NİN KURUCU GENEL BAŞKANI
· Şeriatın ülkemizde neler
yapabileceğini çarpıcı biçimde ortaya koyarak bu kaygısını
topluma aktarma düşüncesiyle Atatürkçü Düşünce Derneği’nin
kurulmasına öncülük yapar (19 Mayıs 1989) ve kurucu genel
başkanı seçilir.
· Laikliğe Çağrı adlı kitabında, Atatürk ve Atatürkçülerin
dinin değil din bezirgânlarının, vicdan özgürlüğünün değil,
başkalarının vicdan özgürlüğünü tanımayan, vicdanı ve inancı
tekellerine almak isteyen saldırganların karşısında olduğunu
vurgulayarak şöyle uyarır.
· Uygarlıktan yana olanlar, gerilikten yana olanlar kadar
yürekli ve özverili olmadıkça Türkiye’nin aydın ufuklara
doğru gidişi sürdürülemez, dahası ortaçağ karanlığına
gömülmesi önlenemez...
· Şu gerçeği artık herkesin görmesi gerekir ki irticanın
kitle halinde harekete geçmesi ve laiklik ilkesini yok etme
olasılığı, hiçbir dönemde bu kadar yakın, yaygın ve somut
olarak kendini göstermemiştir...
· Türkiye Cumhuriyeti bugüne kadar görülmemiş ölçüde ciddi
bir yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Bunu görmemenin
korkunç bir yanılgı, hatta gaflet olduğunu dile getirmeyi
görev sayıyoruz.
· Atatürk laikliği, yalnız uygarlığın, demokrasinin ve
özgürlüğün değil, aynı zamanda iç barışın (mezhepler ve
inançlar arasındaki düşüncelerini, mücadelesini,
öldürülmesini anlattı. barışın) ve ulusal birliğin de yolu
ve güvencesidir.
· İnanç ve ibadet alanı dışında kalan şeriat kurallarının
dahi toplumun yaşamında egemen olmasını isteyen dinsel
devlet doğrultusundaki çabalar ise aynı zamanda kardeş
kavgasının ve bölücülüğün tutumudur.
· Muammer Aksoy’dan üç yıl sonra katledilen gazeteci Uğur
Mumcu, “ Tek başına bir siyasi parti kadar etkilidir” dediği
hocasını, “ Kalpaksız Kuvayı Milliyeciler’in son
temsilcilerinden biriydi. İnançlı, dirençli, kararlı ve
mangal gibi yürekli… Hiç korkmadı; korkunun üstüne üstüne
yürüdü. Korkaklığın, yılgınlığın ve dönekliğin moda olduğu
günümüz Türkiye’sinde Aksoy adı, bir kişilik anıtı gibiydi”
sözleriyle tanımlar.
· Düşünceleri 36 yıl sonra da milletin yolunu aydınlatmaya
devam ediyor!
· Atatürk ve Kurucu Başkan Muammer Aksoy’un düşünceleriyle
mevcut ADD idaresinin düşünce, söylem ve eylemleri ne denli
örtüşmekte ? Okuyanlarım taktirine!
(BU YAZI DERLEMEDİR)