
DR. ELVİN ABDURAHMANLI : Azerbaycan’ın İstiklal Mimari Mehmet Emin Resulzade 142 Yaşında
Yorumcalar
1 Şubat 2026
***
Resulzade Doktriniyle Kırılan Esaret Zincirleri…
Hürriyet aşkıyla yanan
yürekler için acaba tam bağımsızlık sadece hayal miydi? Bakü
topraklarından yükselen o devasa irade, Türk dünyasının makus
talihini kökten değiştirdi. Mehmet Emin Resulzade, sadece
siyasi figür değil, aynı zamanda modern devlet aklının kurucu
babasıdır. Nevhanı köyünde başlayan hayatı, tüm coğrafyaya
yayılan sönmez meşaleye dönüştü.
İstiklal Beyannamesi ile Doğu dünyasının ilk laik cumhuriyeti
resmen ilan edildi. Tiflis semalarında yankılanan o tarihi
karar, parlamenter sistemin en somut örneğidir. Hukuk devleti
kimliğiyle doğan Azerbaycan Halk Cumhuriyeti, dünya siyaset
tarihine altın harflerle kazındı. Resulzade liderliğindeki
Milli Şura, imkansızı başararak halkın kendi kaderini tayin
etmesini sağladı.
Üç Renkli Bayrağın Sarsılmaz Felsefesi
Mavi, kırmızı ve yeşil
renklerin derinliği aslında milletin genetik kodlarını temsil
etmektedir. Türklük şuurunu maviyle, muasırlaşmayı kırmızıyla,
manevi değerleri ise yeşille harmanlayan dahi zeka
karşımızdadır. Bayrak sadece kumaş parçası değil, devletin
varoluş felsefesidir. Resulzade, bu renklerle modern
Azerbaycan’ın sarsılmaz toplumsal ve siyasi DNA’sını bizzat
formüle etmiştir.
Milletçilik ilkesiyle egemenliği halka teslim eden sistem,
sınıfsız toplum idealini savundu. Kadınlara seçme hakkı
tanıyan öncü vizyon, Avrupa başkentlerinden çok daha önce
hayata geçirildi. Cumhuriyetçilik ve laiklik temelleri
üzerinde yükselen yapı, şahıs egemenliğini reddetti. Vicdan
hürriyetini esas alan doktrin, bireysel özgürlüğü ulusal
bağımsızlığın tam merkezine yerleştirerek devrim yaptı.

Modern Devlet Aygıtının Muazzam İnşası
Kısa sürede sıfırdan inşa
edilen kurumlar, asırlık kültürel prangaları tek hamlede
parçalayıp attı. Azerbaycan Türkçesi devlet dili ilan edilerek
milli kimlik resmiyet kazandı. Bakü Devlet Üniversitesi gibi
devasa eğitim hamleleri, entelektüel geleceği teminat altına
aldı. Ekonomik bağımsızlık için basılan milli paralar, yeni
devletin gücünü tüm dünyaya ve düşmanlara sertçe gösterdi.
Milli ordunun teşkili için yayımlanan kararnameler, vatan
topraklarını koruyacak disiplinli gücü yarattı. Paris Barış
Konferansı gibi uluslararası arenalarda yürütülen dahi
diplomasi, bağımsızlığın tanınmasını sağladı. Posta
teşkilatından adliye sistemine kadar her alanda yapılan
devrimler, modern dünyayla entegrasyonu kalıcı kıldı. Sürgün
yıllarında bile susmayan kalem, bağımsızlık düşüncesini
nesillere aktaran en büyük silahtır.
Karabağ Zaferiyle Taçlanan Kutsal Vasiyet
Yıllar sonra Şuşa
semalarında dalgalanan o bayrak, acaba Resulzade’nin ruhunu
şad etmeye yetti mi? “Bir kere yükselen bayrak, bir daha
inmez” sözü, bugün Karabağ topraklarında mutlak gerçeğe
dönüştü. KİAMP koordinatörlüğü, kutsal emaneti her platformda
en üst düzeyde temsil etmeyi milli vazife olarak görmektedir.
Zafer, Resulzade’nin ektiği hürriyet tohumlarının en görkemli
meyvesidir.
Tek millet iki devlet sarsılmazlığı, bölgedeki tüm dengeleri
değiştiren en stratejik güçtür. Azad edilen topraklar, büyük
liderin aziz hatırasını sonsuza dek yaşatacaktır. Müstakil ve
muzaffer Azerbaycan’ın istiklali, artık hiçbir gücün
sarsamayacağı kadar sağlam temellere oturmuştur. Milli
platformlar, tarihi mirası koruyarak geleceğin güçlü Türk
dünyasını inşa etmeye kararlılıkla devam etmektedir.
Türkiye Hattında Milli Güvenlik Boyutu
Anadolu ve Kafkasya
arasındaki kopmaz bağlar, bölgesel güvenlik stratejilerinin en
kritik noktasını oluşturur. Resulzade’nin fikirleri,
Türkiye’nin milli güvenlik doktriniyle tam uyum içinde direnç
kalkanı yaratmaktadır. Coğrafi bütünlük ve kültürel birlik,
emperyalist odakların oyunlarını bozan en büyük engeldir.
Azerbaycan’ın bağımsızlığı, Türkiye’nin doğu sınırlarının
güvenliği anlamına gelen hayati meseledir.
Milli savunma sanayisindeki işbirlikleri, Resulzade’nin hayal
ettiği güçlü Türk birliğinin somut yansımasıdır. Bölgedeki
enerji koridorları ve stratejik geçiş yolları, sarsılmaz
kardeşlik sayesinde güvence altına alınmıştır. Şüphe yok ki,
iki devletin ortak iradesi, Kafkasya’da barışın ve istikrarın
tek teminatıdır. Bu birliktelik, sadece geçmişe saygı değil,
geleceğin küresel güç dengelerini belirleyecek olan stratejik
zorunluluktur.
Ebedi İstiklal Yolunda Sarsılmaz İrade
Esaretin karanlık
dedikoduları arasında parlayan güneş, Türk dünyasının yolunu
aydınlatmaya devam ediyor. Resulzade’nin 142. yaş gününde,
onun fikirlerinin ne kadar taze ve yıkılmaz olduğu bir kez
daha kanıtlanmıştır. Modern Azerbaycan, onun çizdiği
muasırlaşma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir. Hiçbir güç,
halkın kalbine kazınmış olan hürriyet sevdasını söküp
atamayacak kadar zayıf ve çaresiz kalacaktır.
Sonuç olarak, büyük devlet adamının mirası sadece kitaplarda
değil, azad edilmiş topraklarda yaşamaktadır. Hür ve müstakil
yaşama iradesi, her türlü tehdide karşı en büyük direnç
kaynağımızdır. Dünya siyaset sahnesinde onurlu bir yer edinen
Azerbaycan, Resulzade’nin ruhuyla sonsuza dek var olacaktır.
Peki, bizler muazzam mirası gelecek nesillere aynı
kararlılıkla aktarmaya gerçekten hazır mıyız?
DR. ELVİN ABDURAHMANLI