
18
Mart 1915 Mutlu Deniz Utkusunun 111.yıldönümü
milletimize ve mazlum milletlere kutlu olsun
18 Mart 1915 Deniz Utkusunun 111. yıldönümü milletimize ve
mazlum milletlere kutlu olsun!
Bu kutlu ve mutlu günde:
Deniz şehitlerimize,
Balkan ve Birinci Dünya Savaşlarında,
Ve Bağımsızlık (istiklal) Savaşımızda,
Kıbrıs Barış Harekatında şehit olanlar ile ebediyete
intikal etmiş tüm gazilerimizin kutsal anıları önünde
saygı eğiliyorum.18.3.2026 Çarşamba.
***
18 MART 1915 TARİHİNE VARAN SÜREÇTE NE/LER OLMUŞTU?
Dünyanın üçüncü büyük deniz gücü düzeyindeki Osmanlı
donanmasını evhamlı padişah Abdülhamit'in 33 yıllık
iktidarı sürecinde (1876 /1909) Haliç'te çürütür.
Yine halktan toplanan bağışlarla parasının ödenmesine
karşın Osmanlı'ya teslim etmediği savaş gemileri Sultan
Osman-ı Evvel ve Reşadiye zırhlılarına İngiltere 2
Ağustos 1914'te el koyarak "Agincourt" ve "Erin" adlarıyla
donanmasına katar ve I. Dünya Savaşı'nda kullanılır.(*)
Günümüzde parası ödenmiş olan 6 adet F-35 savaş uçağını
ABD’nin Türkiye’ye teslim etmediği gibi.
Bunlara neden olan ve avuç açanların tarih önünde vebali
büyüktür.
Osmanlının deniz gücünün Haliç'te çürütüldüğünü bilen
emperyalist devletler donanmaları ile Çanakkale Boğazı’nı
geçme istemesinin iki amacı vardır.
· İstanbul’u işgal etmek ,
· İtilaf devletlerinin müttefiki olan Çarlık ordusuna
Karadeniz’den her çeşit destek sağlamaktır.
· Türkün, 18 Mart 1915 sabahı saat 10.00 gibi
Çanakkale Boğazı'na pervasızca giren emperyalist
armadanın(İngiliz-Fransız Birleşik Donanması) 18
gemisinden 3’ünü (Bouvet, Ocean, Irresistible) ve
irili ufaklı birçok küçük teknesini denize gömdüğü
gündür. Hem de deniz mayınları ile…
· Emperyalist armadanın saat 10.00 gibi Boğaz’a
girmesiyle başlayan deniz savaşı, saat 18.00 dolayında
sona erer. Yaklaşık 7-8 saat içinde kıyılardaki Türk
topçularının isabetli atışlarıyla ve Nusret Mayın
Gemisi’nin döşediği mayınlara çarpan düşman donanması
ağır hasar görüp geri çekilir.
ERENKÖY KOYU’NA MAYINLARLARIN DÖŞENMESİ
· Yüzbaşı Hakkı Bey
kumandasındaki Nusret, 8 Mart saat 05.00’ten itibaren
Erenköy Koyu’na kuzeydoğu-güneybatı yönünde ve Boğaz
mihverine paralel olarak 100 metre aralıklarla 26
mayın dökmüştü .
· Binbaşı Nazmi Bey günlüğünde mayın dökümünü şöyle
not eder:
“8 Mart 1915 Pazartesi Murahhaslık’tan alınan emir
üzerine 05.30’da Nusret Vapuru ile akıntı üzerinde ve
Paleo Kastro’dan başlayarak Erenköy’ü hizasında bitmek
üzere 26 karbonik mayın ile bir hat oluşturulmuş ve
yerleştirilmiştir. Düşman görememiştir. Mayınların
aralıkları 100 ile 150 metre; umkları (su yüzeyinden
derinlikleri) 4,5 metredir. Düşman istihkamları hafif
şekilde bombardıman etmiştir.” (Nazmi Bey’in Çanakkale
Deniz Savaşları Günlüğü 1914-192)
· 18 Mart 1915 sabahı Boğazı geçme teşebbüsü
öncesinde müttefik donanmasına ait üç muhriple yedi
arama-tarama gemisi 17-18 Mart gecesi Boğaz girişinden
Kepez’e kadar olan kısmın temiz olduğunu bildirmişti.
· 18 Mart 1915 sabahı boğaza giren İngiliz ve Fransız
filoları kara tabyalarını topa tutar.
· Cevat Paşa komutasındaki Müstahkem Mevki
Komutanlığı deniz yoluyla Boğaz’dan geçmeye kalkan
İngiliz-Fransız birleşik filosuna perişan eder.
· Atatürk’ün görevi Gelibolu Yarımadası’nın
ortalarında batı kıyısındaki Ece Limanı’ndan Boğaz’ın
girişindeki Morto Limanı’na kadar kıyı şeridini
savunmaktı.
· Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 18 Mart 1915 Çanakkale
Deniz Zaferi’ni, Ruşen Eşref (Ünaydın)’a şöyle
anlatmıştı:
“Bu tamamen bir deniz hareketidir. Sahil savunması Cevat
Paşa’nın emri altında bulunuyordu. Benim bu hareketle
alakam dolaylıdır….O gün sahil bataryalarımızda bulunan
askerler, subaylar ve kumandanlar, gerçekten takdire değer
bir fedakârlıkla; hani, cesaretin, tevekkülün, en üst
düzeyde, sonuna kadar toplarını kullanmışlar, görevlerini
yapmışlardır. Düşünün ki, birçok çökmeler, infilaklar,
yangınlar, kayıplar arasında, sürekli ateş karşısında,
yıkıcı atışlar altında bunlar hiç titremeden görevlerini
yapmışlardır.”
· Çanakkale Savaşları, 18 Mart 1915 Deniz Zaferi’nin
kazanılmasıyla bitmedi; tam tersine asıl kanlı muharebeler
(Çanakkale Kara Muharebeleri) deniz zaferinden bir ay
kadar sonra, 25 Nisan 1915’te Gelibolu Yarımadası’na
yapılan düşman çıkarmasıyla başlar. 9 Ocak 1916 tarihinde
düşman birliklerinin Gelibolu Yarımadası’ndan çekilmesine
kadar 9 ay kadar devam eder.
(* ) Türk denizcilik tarihine İngiltere'nin bir "gaspı"
olarak geçer. Gemiler için ödenen yaklaşık 3,5 milyon
Osmanlı lirası tutarındaki parayı iade etmemiştir. Osmanlı
Devleti parayı geri almak için diplomatik girişimlerde
bulunsa da sonuç alamamıştır
(BU YAZI DERLEMEDİR)
