Serdar Gözübüyük’ün hikâyesi, aynı zamanda toplumsal bir başarı hikâyesi.
Göçmen kökenli bir ailenin çocuğu olarak Avrupa futbolunun elit hakem listesinde kalıcı olabilmiş olması, gençler için güçlü bir rol model oluşturuyor.
Bu haberim, bir plaket töreninden çok daha fazlasını anlatıyor.
Bu, bir hakemlik sisteminin nasıl çalıştığını ve Türkiye’de neden aynı sonucun alınamadığını sorgulayan bir haber.
7 Dünya Şampiyonası, 7 Avrupa Şampiyonası, sayısız final maçları izlemiş bir gazeteci olarak iddia ediyorum: Baskı altında soğukkanlı kalabilen, futbolcuyla çatışmadan otorite kurabilen ve oyunun önüne geçmeyen bir hakem hep zirvede kalır.
UEFA’nın titizliği: 100 maçtan hiçbirinde Türk takımı yok.
(Analizin Hollandacası en altta
De Nederlandstalige analyse staat onderaan)
Okumak için alttaki linke tıklayınız: