Sorumluluk Ahlâkı

2 views
Skip to first unread message

Serdar bilge

unread,
May 4, 2026, 5:36:56 AM (3 days ago) May 4
to hasanser...@gmail.com
Her gün bir makalesini paylaşmak suretiyle, bir aylık süre zarfında o ayki sayısının tamamını beraberce okuduğumuz Yenidünya Dergisinin “Sorumluluk Ahlâkı” başlıklı Mayıs-2026 sayısına bu gün itibariyle başlıyoruz.
Editör Hasan Taha Dinç, bu sayıyı şöyle özetliyor:
“Değerli Okuyucularımız,
Yenidünya Dergisi’nin Mayıs sayısıyla huzurlarınızdayız. Bu sayımızda kapak dosyasında “Sorumluluk” konusunu ele aldık. Zîrâ içinde yaşadığımız çağda en çok konuşulan haklar olurken, en çok ihmâl edilen şey sorumluluk bilincidir.
Dergimizin başyazarı muhterem Ali Ramazan Dinç Efendi, sorumluluğun ancak kulluk bilinciyle anlam kazandığını ifâde ederek, insanın azamet-i İlâhî’yi idrâk ettikçe yükünün farkına varacağını hatırlatıyor. Prof. Dr. Ali Akpınar ise hayâtın bütünüyle bir imtihan olduğunu, her nimetin ve her külfetin bir sorumluluk alanı doğurduğunu ve insanın bunlardan hesâba çekileceğini vurguluyor.
Hüseyin Akın ise eğitim üzerinden önemli bir soruyu gündeme taşıyor: Bilgiyi hayâta dönüştüren mi yoksa sâdece başarıyı hedefleyen mi gerçekten ödülü hak eder?
Prof. Dr. Kadir Özköse, sorumluluğun temelinde duyarlılığın bulunduğunu ve insanın kolay olanı değil, doğru olanı tercîh etmesi gerektiğini ifâde ederken; Servet Yalçın emânet bilinci üzerinden yöneticiliğin sorumluluğuna dikkat çekiyor ve adâletin bu emânetin en temel gereği olduğunu hatırlatıyor.
Uzman Psikolog Kerem Gümüş, dijital çağda sorumluluk anlayışının dönüşümüne değinerek mahremiyetin yalnızca gizlemek değil, insanın kendine ait olanı koruyabilme irâdesi olduğunu ifâde ediyor. Psikolog Büşra Esenoğlu, çocuklarda sorumluluk bilincinin oluşumunda rol modelin önemine dikkat çekerken; Psikolojik Danışman Sena Anlar âile içinde sorumluluk paylaşımının bireyin hayâtına düzen ve güven kazandırdığını belirtiyor.
Kapak dosyamızın hâricinde Mayıs sayımız, her zamanki gibi kıymetli kalemlerin katkılarıyla dolu dolu bir muhtevâyla okuyucularımızla buluşuyor.
İnanıyoruz ki sorumluluk sâhibi bireyler olmadan sağlıklı bir toplum inşâ edilemez.”
Sorumluluk yük değil, insanı insan yapan en büyük değerdir.
Rabbimiz okuduğumuzu anlamayı, anladığımızı yaşamayı nasib eylesin.


Sorumluluk
Alemdar

Başıboş yaratılmadığımıza göre Halik’ımıza karşı sorumluyuz. Sorumluluk aklı olanlaradır. Aklıyla meleklerden üstün, hayvânî duygularıyla hayvandan da aşağıdır. Vahye dayalı akılla istenen seviyeye ulaşmalıdır insan. Allah Tealâ mü’minleri en üstün haber verirken, kuvvetli mü’min güçsüzden üstün buyurur Nebîler Nebîsi (sav)1. Üstünlüğü de takvâ olarak belirler Kitâb-ı Mecîd2. Habîb-i Kibriyâ (sav) mü’mini idâreci olarak tanımlar. Mevlâ-yı Müteal, müttakîlere imam olarak bildirir. Yeryüzünün idâresini sâlihlere verdik buyurur Rabb-i Zü’l-celâl3. Müşriklere neces tâbiri kullanırken4, mü’minlere izzet şeref tâbiri kullanır Halık-ı Zü’l-celâl5. Kadrini bilen sorumluluk duygusunu hiçbir zaman unutmaz. Mes’ûliyeti haber veren âyet-i celîle Sevgili Peygamberimiz’in (sav) mübârek saçlarını ağarttı ve yaşlandırdı.
Sorumluluk duygusunun oluşması, kulluk bilinciyle mümkündür. Azamet-i İlâhî’yi idrâk eden anlar bu teklîfi. “Benim bildiklerimi bilseydiniz az güler, çok ağlardınız... Allah'a feryât ederek yalvarırdınız."6
Kul itaat eder. “Peygamber size ne verirse onu alın, sizi neden menederse ondan geri durun; Allah'tan sakının, doğrusu Allah'ın cezâlandırması çetindir.”7
İnsan ferdî değil, toplumsal varlıktır. Allah (cc) tek, insan çifttir. İbâdetlerin çoğu cemâat hâlindedir, ibâdetlerin amacı da insanlığın hayrınadır. "İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır."8
Mes’ûliyet, merkezden muhîte doğru yayılır. “Ey îmân edenler! Kendinizi ve âilenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun.”9 Hz. Ömer (ra) ve onun yolunu tâkib edenler yatıp uyuyamaz sorumluluğun ağırlığından dolayı. Çağımız mesûliyeti daha da ağırlaştırmıştır. Gen, robotik, kuantum, biyoteknoloji, yapay zekâ, sosyal medyada facebook, twitter, telegram, whatsApp, youtube vs.
Haberleşmeler tebliğ ve dâveti içerir. Faydalı ve zararlı olanı ölçecek bir esâsa ihtiyaç vardır. Şaşmaz kaide ve esas şudur: “Ey îmân edenler! Allah’a itaat edin, peygambere itaat edin, sizden olan ûlû’l-emr’e de. Eğer bir hususta anlaşmazlığa düşerseniz -Allah’a ve âhirete gerçekten inanıyorsanız- onu, Allah’a ve peygambere götürün. Bu, elde edilecek sonuç bakımından hem hayırlıdır hem de en güzelidir.”10 En küçük bir hatâya düşmemek için, bizim tavırlarını örnek alacağımız ashâb-ı güzîn efendilerimiz “En iyi bilen Allah ve Resûlü’dür” derlerdi. Sevgili Peygamberimiz (sav)’in Vedâ hutbesindeki, “Burada bulunanlar bulunmayanlara duyursun”11 kelâm-ı Nebî’si, sosyal medyayı ve diğerlerini işâret ediyordu. En çok ezâ gördüğü Tâif seferinde bile tebliğde bulunuyordu. Hz. Ali (ra)’ın: "Çocuklarınızı kendi zamânınıza göre değil, onların yaşayacakları zamâna göre yetiştirin." sözü, çocukların, dünyânın teknolojisine uygun olarak eğitilmesi gerektiğini vurgular. Savunmada bile, düşmanlarınızın silâhından daha üstün silah üretin buyurur. “Allah’ın ve sizin düşmanlarınızı ve onların gerisinde olup sizin bilmediğiniz, ama Allah’ın bildiklerini korkutup caydırmak üzere, onlara karşı elinizden geldiği kadar güç ve savaş atları hazırlayın.”12 Silahlar, araç gereçler, savunma ve her türlü askerî güç ve imkânlar demektir. “İkra” oku, “Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” “De ki: Ey Rabbim! İlmimi artır.”13 âyetleri, “İlim tahsîl etmek için yolculuğa çıkan kimse, evine dönünceye kadar Allah yolundadır.”14 “Kim ilim tahsîl etmek için bir yola girerse, Allah o kişiye cennetin yolunu kolaylaştırır.”15 hadîs-i şerîfleri bizi hep ileriye taşır. Hz. Fatih 21 yaşındayken 29 Mayıs 1453'te İstanbul'u fethederek bin yıllık Bizans İmparatorluğu'na son verip Orta Çağ'ı kapatıp Yeni Çağ'ı başlatmıştır. Rabbimizin sağladığı bu imkânları İ′lâ-i Kelimetullah, Allah kelâmının, İslâm'ın yüceltilmesinde kullanmalıyız.
Dipnotlar
1 Müslim, Kader, 34.
2 Hucurât 49/13.
3 Bk. Enbiyâ, 21/105.
4 Tevbe, 9/28.
5 Bk. Münâfikûn, 63/8.
6 Buhârî, Küsûf, 2; Müslim, Salât, 112.
7 Haşr, 59/7.
8 Buhârî, Mağâzî, 35.
9 Tahrîm, 66/6.
10 Nisâ, 4/59.
11 Buhârî, İlim, 9.
12 Enfâl, 8/60.
13 Tâhâ, 20/114.
14 Tirmizî, İlim, 2.
15 Müslim, Zikir, 38.

Kaynak: Yenidünya Dergisi Mayıs 2026, sayı:391, sayfa:4-5
Hasebi
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages