Ahzab21

2 views
Skip to first unread message

Celal Çelik

unread,
Mar 25, 2026, 4:39:11 PM (2 days ago) Mar 25
to turk...@googlegroups.com, turk-ve-islam-aleminin-lide...@googlegroups.com, islamipa...@googlegroups.com, yeni...@googlegroups.com
'Resulullah'ta güzel bir örneklik vardır' cümlesinin rivayetlere yönlendirdiği düşüncesinin çürütülmesi üzerine

Rivayet geleneği Ahzab 21. ayeti kendileri için bir referans kabul eder. Ayetin klasik çevirisine bakalım:

Ant olsun ki, sizden Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı uman ve Allah'ı çokça zikredenler için, Allah'ın Resul'ünde güzel bir örneklik vardır.
Ahzab 21

Bu ayeti gelenek şöyle yorumlar, "Resul'deki güzel örneklik sünnet ve hadislerdir, bu ayet bizi doğrudan sünnet ve hadis külliyatına yönlendirir."

Bakalım gerçekten öyle mi, öncelikle usvetun hasenetun kalıbını incelemekle başlayalım.

Usvetun kelimesi ESV köküne dayanır, köken bir yarayı tedavi etmek, merhem sürmek, kırık bir kemiği onarmak fikrinden hareketle onararak teselli etmek ve üzüntüyü gidermek anlamlarına açılır. Asî kelimesi aynı köktür ve doktor, cerrah ve yarayı saran kişi anlamına gelir. Anlam sabiti iki şekilde oluşur,

Birincisi muhatap için:
Bir başkasının halini, tavrını ve duruşunu kendine 'tedavi ve çözüm' aracı kılarak onu takip etmek. Türkçe'deki sığ 'örneklik' kelimesi anlamı tam karşılamaz.

İkincisi uygulayıcı için:
Bozulmuş, üzüntü veren veya eksik kalmış bir durumu, sağlam ve ideal olan bir referansa eşitleyerek onarmak ve iyileştirmek.

Hasen ise güzel demektir.

Mekke toplumu hastalıklı bir toplumdur, tüm Resuller toplum hastalıklarının tedavileri için gönderilir ve bu hastalıklar toplumdan topluma değişkenlik gösterir. Şuayb bir takım ekonomik manipülasyonlar veya Lut bir takım cinsel sapkınlıkların tedavisi için gönderilmiştir. Mekke döneminin hakim hastalığı ise şirk ve dalalettir. Muhammed Resul de başta şirk hastalığı ile birlikte beraberinde ortaya çıkan pek çok komplikasyonu tedavi amaçlı bir misyon yüklenmiştir. Peki referans nedir? Neye göre tedavi uygulayacaktır? Tabi ki vahye göre.

Usve'nin belki de en doğru Türkçe karşılığı reçete'dir. Güzel bir tedavi reçetesi doğru anlam olabilir. Hasta olan bir toplumun veya bireyin, iyileşmesi için yani sağlam olanın yani Nebi'nin formunu kendi bünyesine tatbik etmesidir.

Ahzab 21 savaş ve kuşatma zamanında korku, kaygı ve iman zaafiyeti ile savaştan kaçış anını tasvir eden bir bloğun parçasıdır. Bütüne bakalım:

13. Onlardan bir topluluk: "Ey Yesrib halkı, sizin için burada duracak bir yer yok, hemen dönün! Yine onlardan bir grup da: "Evlerimiz gerçekten korumasızdır." diyerek Nebi'den izin istiyorlardı. Oysaki evleri korumasız değildi. Onlar, savaştan kaçmak için bahane arıyorlardı.
14. Fakat onların üzerlerine, her bir taraftan girilip kuşatılsalardı ve sonra da fitne çıkarmaları istenseydi, tereddüt etmeksizin bunu hemen yerine getirirlerdi.
15. Oysaki onlar, daha önce arkalarını dönüp kaçmayacaklarına dair Allah'a söz vermişlerdi. Allah'a verilen söz sorumluluktur.
16. De ki: "Eğer ölümden veya öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak asla size yarar sağlamaz. Öyle olsa bile çok az faydalanırsınız."
17. De ki: "Eğer Allah başınıza bir kötülük getirmeyi dilese sizi kim koruyabilir? Veya size bir rahmet dilese…" Onlar, kendileri için Allah'tan başka bir veli de bir yardımcı da bulamazlar.
18. Allah, sizden engel olmaya çalışanları ve kardeşlerine: "Bize gelin." diyenleri kesinlikle biliyor. Onların pek azı hariç savaşa gelmezler.
19. Size karşı çok isteksizdirler. Fakat korku gelince, ölümden dolayı baygınlık çökmüş kimse gibi gözleri dönmüş olarak sana baktıklarını görürsün. Sonra korkuyu savınca, hayra karşı kıskançlıkla sivri dilleriyle sizi incitirler. İşte onlar Mü'min değiller. Allah yaptıklarını boşa çıkardı. Bu Allah'a kolaydır.
20. Onlar, düşman birliklerinin gitmediğini sanıyorlardı. Eğer birlikler gelseler, çölde yaşayan Arapların arasına karışıp, ne halde bulunduğunuzu sormak isterler. Eğer sizin aranızda olsalardı, pek azı hariç, savaşmazlardı.
21. Ant olsun ki, sizden Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı uman ve Allah'ı çokça zikredenler için, Allah'ın Resul'ünde güzel bir örneklik vardır.

Yani savaş anında panik yapıp dağılmak sizin iman zaafiyeti hastalığınızdan ileri gelir, Resul nasıl dik duruyor ve size sağlam model oluyorsa siz de o duruşu kuşanıp reçeteyi uygulayarak kendinizi onarın. Maksat budur.

Usvetun hasenetun kalıbını bir başka ayette daha görmekteyiz. Mümtehine 4

İbrahim nebinin kavminin ana hastalığı putperestlik ve bu inancı zorbaca halkın tüm bireylerine dikte etmeleridir. İbrahim babası ile dahi çatışır ve ayrılığa düşer ama asla tavrından vazgeçmez. Peki ne olur?

Yakınlarınızla inanç ayrılığı yaşadığınızda duyduğunuz acıyı ve yarayı İbrahim'in tavrını yani reçetesini uygulayarak iyileştirin. Kastedilen budur. 

Eğer usvetun hasenetun rivayet külliyatına kapı açıyor ve oraya yönlendiriyorsa İbrahim'in rivayet külliyatı nerdedir ve biz nasıl o 'güzel örnekliği' öğrenip anlayacağız? Allah aklını kullananlar için misalleri detaylı ve çeşitli şekillerde tekrarlayarak verir. İbrahim'in örnekliği veya tedavi reçetesi Kuran'dadır. Tıpkı Resullullah'ın örneklik ve tedavi reçetesinin Kuran'da olması gibi.

Usve duruştur. Kelimenin tedavi kökü, üsvenin sakalın boyu, yemeğin sağ elle yenmesi, tuvalete sağ adımla girilmesi veya deveye binme şekli gibi sakil detaylar detaylar olmadığını gösterir. Usve kriz anlarında takınılması gereken, insanı selamete çıkaran ve hastalıklardan kurtaran sistemik tavır'dır.

Nasıl ki bir cerrah yarayı kapatırken rastgele hareket etmez, belli bir yasaya ve ana referansa yani tıp kurallarına uyarsa, Nebi de usve olarak rastgele davranmaz ve sadece Sünnetullah'a uyar. İbrahim'in usve'si Kuran'da anlatılan kıssası ve duruşu kadardır ve bu hasene olmak için yeterlidir. Muhammed Nebi'nin usve'si de Kuran'da anlatılan karakteri ve mücadelesidir.

Üsve kelimesinin içinde gizli olan müvasat yani eşitlenme anlamı, Nebi'nin ulaşılamaz, insanüstü bir varlık olmadığını, acıda ve mücadelede bizimle eşitlenen, bizim de onunla eşitlenmemiz gereken ve bize Kuran'ı merkez alarak yol gösteren bir elçi olduğunu kanıtlar.

Usve insanlığın şirk, zulüm, korku, dalalet, sapkınlık, şehvet, biriktirme hırsı, büyüklenme ve inkar yaralarını vahiyle donanmış elçilerin sağlam duruşlarını modelleyerek iyileştirme yani şifa sürecidir. Bu süreç rivayet kitaplarındaki dedikodularla refere edilmez, bizzat Kuran'daki tüm nebilerin nebevi duruş ilkeleriyle gerçekleşir.

Kuran ile aydınlanmamız dileği ile.


Sevgilerimle...
Celâl ÇELİK

Cep telefonumdan gönderdim...
   


Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages