
Şeyda Gökten : Terörsüz Türkiye : Bir Devlet Aklının İnşası, Bir Millet Kararlılığının Belgesi
19.02.2026
***
Türkiye, yarım asrı aşan
bir terör parantezini kapatmaya doğru ilerlerken, bu yürüyüşün
adı artık nettir: Terörsüz Türkiye. Bu isim, bir temenniden
ibaret değildir; bir devlet politikası, bir milli hedef, bir
tarihsel iradedir. Bugün tamamlanan Terörsüz Türkiye Raporu,
işte bu iradenin kurumsal, hukuki ve toplumsal çerçevesini
ortaya koyan güçlü bir belgedir.
Bu sürecin başlangıcı, günübirlik politik hesaplara değil;
devlet aklına, sürekliliğe ve kararlılığa dayanmaktadır.
Terörle mücadelede güvenlik boyutunu kararlılıkla sürdüren
Türkiye, aynı zamanda toplumsal barışı tahkim edecek siyasal
ve hukuki zemini de adım adım inşa etmiştir. Bugün gelinen
nokta, bu çok boyutlu mücadelenin olgunlaşmış hâlidir.
Sürecin Başlangıcı: Taviz Değil, Teslimiyet Dayatan Bir
Kararlılık
Türkiye, terörle mücadelede ne masaya oturmuş ne de pazarlık
yapmıştır. Yapılan, silahı, şiddeti ve vesayeti reddeden bir
devlet duruşunun topluma, hukuka ve siyasete tahkim
edilmesidir. Bu duruşun mimarları arasında, devletin kırmızı
çizgilerini her şartta muhafaza eden Devlet Bahçeli’nin
tarihsel çağrıları ile yürütmenin sorumluluğunu taşıyan Recep
Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliği belirleyici olmuştur.
Bahçeli’nin yıllardır ısrarla vurguladığı “terörsüz bir
Türkiye’nin milli bekamız için zorunlu olduğu” yönündeki
yaklaşım, bu sürecin fikrî omurgasını oluşturmuştur.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ise bu fikrî zemini, devletin tüm
kurumlarını kapsayan uygulamalı bir stratejiye dönüştürmüştür.
Güvenlik güçlerinden diplomasiye, hukuktan sosyal politikalara
kadar geniş bir yelpazede sürdürülen kararlı mücadele, bugün
raporla somutlaşan bir aşamaya ulaşmıştır.
Komisyonun Rolü: Meclis Merkezli, Millet Odaklı Bir Çalışma
Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında oluşturulan
Terörsüz Türkiye Komisyonu, sürecin en kritik kurumsal
adımlarından biri olmuştur. Komisyon, yalnızca teknik bir
rapor hazırlamamış; siyasi partiler, akademisyenler,
hukukçular ve toplumun farklı kesimlerinin görüşlerini kayıt
altına alarak, meselenin çok boyutlu analizini yapmıştır.
Saatler süren toplantılar, binlerce sayfayı bulan tutanaklar
ve yoğun müzakereler sonucunda ortaya çıkan rapor;
Terörün hukuki sonuçlarını,
Toplumsal travmaların onarım
yollarını,
Demokratik siyasetin güçlendirilmesini,
Devletin üniter yapısının ve milli bütünlüğünün
korunmasını esas alan bir çerçeve sunmaktadır.
Altı çizilmesi gereken en önemli husus şudur: Bu rapor bir af
belgesi değildir. Aksine, terörü ve terörün ürettiği alanı
bütünüyle tasfiye etmeyi hedefleyen devlet merkezli bir yol
haritasıdır.
Hedef: Silahsız, Şiddetsiz, Vesayetsiz Bir Türkiye
Raporun temel hedefi açıktır:
Terörün, Türkiye’nin gündeminden kalıcı biçimde çıkarılması.
Bunun için önerilen adımlar, devletin egemenlik haklarından en
küçük bir taviz içermemektedir. Silahın tamamen devre dışı
bırakıldığı, demokratik siyasetin tek meşru zemin hâline
geldiği ve toplumsal birlik duygusunun güçlendirildiği bir
Türkiye tasavvuru ortaya konulmaktadır.
Bu hedef;
Güvenlik politikalarıyla,
Hukuki düzenlemelerle,
Sosyal ve ekonomik iyileştirmelerle,
Milli birlik ve kardeşlik vurgusuyla desteklenmektedir.
Özellikle genç kuşakların terör örgütlerinin propaganda
alanından koparılması, bölgesel eşitsizliklerin giderilmesi ve
devlet–vatandaş ilişkisinin güçlendirilmesi raporun dikkat
çeken başlıkları arasındadır.
Devlet Aklı ve Siyasi İrade Buluşması
Bugün gelinen noktada açıkça görülmektedir ki; Terörsüz
Türkiye, bir kişinin, bir partinin ya da bir dönemin projesi
değildir. Bu, devlet aklı ile siyasi iradenin buluştuğu,
milletin huzur ve güvenliğini merkeze alan uzun soluklu bir
yürüyüştür.
Bahçeli’nin stratejik uyarıları ve milli hassasiyeti,
Erdoğan’ın kararlı liderliği ve Meclis’in kurumsal katkısı;
Türkiye’yi terörle anılan değil, terörü tarihe gömen bir ülke
konumuna taşımaktadır.
Sonuç Yerine: Tarihe
Düşülen Bir Not
Bugün tamamlanan rapor, yarının Türkiye’sine bırakılmış
resmî bir devlet notudur. Bu notta; gözyaşıyla büyüyen
kuşakların bir daha aynı acıları yaşamaması, şehirlerin,
dağların ve zihinlerin terörden arındırılması
hedeflenmektedir.
Terörsüz bir Türkiye mümkündür.
Ve bugün, bu mümkünlüğün devlet ciddiyetiyle yazılmış
belgesi tamamlanmıştır.