PENTAGON DOSYASI /// ÖMÜR ÇELİKDÖNMEZ : Pentagon savunma doktrinini yeniliyor : Merkezde ‘Homeland Defense’ var !!!

6 views
Skip to first unread message

Digi Security (İŞNET)

unread,
Jan 14, 2026, 1:10:04 PM (23 hours ago) Jan 14
to (122) - ATATÜRK MİLLİYETÇİLERİ, (122) - ÖZEL BÜRO (TÜRK BASINI İLETİŞİM LİSTESİ), (122) - TURAN ÇATLI MAIL GRUBU, (122) - TÜRK VE İSLAM ALEMİNİN LİDERİ TÜRKİYE, (122) ÖZEL BÜRO MAIL GRUBU (ÖZEL BÜRO), (122) ÖZEL BÜRO MAIL GRUBU (TÜRK SİYASET VE GÜVENLİK AKADEMİSİ), (122) ÖZEL BÜRO MAIL GRUBU (TÜRK STRATEJİ KURUMU), (122) TÜRKİYE İÇİN EL ELE MAIL GRUBU (122) TÜRKİYE İÇİN EL ELE MAIL GRUBU

ÖMÜR ÇELİKDÖNMEZ : Pentagon savunma doktrinini yeniliyor : Merkezde ‘Homeland Defense’ var !!!

14-01-2026

***

Dünyanın büyük savaş makinesi ABD Silahlı Kuvvetleri; kara, deniz, hava ve uzay kuvvetleri üzerinden örgütlenen, birbirini tamamlayan ve müşterek harekât anlayışıyla çalışan devasa bir askerî yapıya sahip. Neredeyse rakibi yok gibi.

ABD Silahlı Kuvvetleri'nin küresel ölçekte aynı anda birden fazla cephede yüksek yoğunluklu savaş yürütebilme ve bu operasyonları binlerce kilometre öteden kesintisiz lojistikle besleyebilme kabiliyeti, onu diğer bölgesel ordulardan ayıran temel bir güç projeksiyonu standardıdır.

Nükleer caydırıcılıktan siber uzaya, derin denizlerden yörüngedeki uydu takımlarına kadar uzanan bu "harekât bütünlüğü", Pentagon'un dünya genelindeki üs ağı sayesinde okyanusları ve kıtaları devasa birer intikal güzergâhına dönüştürmesini sağlıyor.

Sadece uçak gemileri üzerinden bir karşılaştırma…

ABD uçak gemileri, kapasite, menzil ve sürdürülebilir harp gücü açısından diğer tüm ülkelerden açık ara öndedir. ABD’nin 11 adet nükleer tahrikli uçak gemisi, her biri ortalama 70–90 sabit kanatlı savaş uçağı taşıyabilen, kesintisiz yıllarca yakıt ikmali gerektirmeden görev yapabilen platformlardır. Bu gemiler, yalnızca uçak taşımaz; bağımsız bir hava üssü, komuta-kontrol merkezi ve nükleer caydırıcılık unsuru olarak çalışır. Bir ABD uçak gemisi görev grubu, tek başına birçok ülkenin hava kuvvetine denk bir ateş gücü üretir.

Diğer ülkelerde tablo daha sınırlıdır. Çin’in 3 uçak gemisi, konvansiyonel tahriklidir ve uçak kapasiteleri ABD’ye kıyasla daha düşüktür. Birleşik Krallık ve Hindistan 2’şer uçak gemisine sahiptir; ancak bunlar daha az uçak taşır ve operasyon süreleri ABD gemileri kadar uzun değildir. Fransa’nın tek uçak gemisi bulunur ve bu gemi, Avrupa için stratejik olsa da küresel ölçekte ABD ile kıyaslanamaz. Japonya ve İtalya ise sınırlı sayıda, daha çok bölgesel caydırıcılık amaçlı uçak gemisi kapasitesine sahiptir.

Özetle; ABD uçak gemileri, küresel güç projeksiyonu için tasarlanmışken, diğer ülkelerin uçak gemileri ağırlıklı olarak bölgesel savunma ve sınırlı caydırıcılık işlevi görmektedir. ABD’nin farkı sayıdan çok, taşıdığı uçak sayısı, görev süresi ve bağımsız harekât kabiliyeti ile ortaya çıkmaktadır.

Pentagon'un kara, deniz, hava ve uzay unsurları…

Kara Kuvvetleri; yaklaşık 450 bin aktif personeliyle ABD’nin ana kara savunmasının ve kara hâkimiyetinin omurgasını oluşturur. Envanterinde M1A2 Abrams ana muharebe tankları, Bradley ve Stryker tipi zırhlı muharebe araçları, HIMARS ve MLRS gibi uzun menzilli roket ve topçu sistemleri ile Patriot ve THAAD hava–füze savunma unsurları yer alır. Kara Kuvvetleri aynı zamanda Apache, Black Hawk ve Chinook helikopterleriyle kendi hava hareket kabiliyetine sahiptir.

Deniz Kuvvetleri; ABD’nin denizaşırı caydırıcılık ve deniz hâkimiyeti stratejisinin temel aracıdır. Envanterinde 11 adet nükleer tahrikli uçak gemisi, yaklaşık 70 nükleer denizaltı ve yüzlerce destroyer, kruvazör ve diğer savaş gemisi bulunur. Denizaltı filosu; Trident II balistik füzeleriyle ABD’nin nükleer ikinci vuruş kapasitesinin deniz ayağını oluşturur. Amfibi çıkarma gemileri ise Deniz Piyadeleri’nin küresel ölçekte konuşlandırılmasını sağlar.

Hava Kuvvetleri; hava üstünlüğü ve küresel erişim kabiliyeti bakımından dünyanın en büyük askerî hava gücüdür. Envanterinde F-35, F-22, F-15 ve F-16 gibi savaş uçaklarının yanısıra B-52, B-1B ve B-2 stratejik bombardıman uçakları yer alır. Uzun menzilli nakliye ve havada yakıt ikmal uçakları sayesinde ABD, dünyanın herhangi bir noktasına kısa sürede askerî güç intikal ettirebilir. Ayrıca Minuteman III kıtalararası balistik füzeleriyle nükleer caydırıcılığın hava–kara birleşik ayağı bu kuvvet tarafından yürütülür.

Uzay Kuvvetleri ise ABD’nin en yeni askerî kuvveti olarak uzayı bir harp alanı kabul eden doktrinin ürünüdür. Erken uyarı uyduları, GPS sistemleri, askerî haberleşme ve istihbarat uyduları üzerinden hem küresel operasyonları destekler hem de balistik füze tehditlerine karşı ilk ikaz hattını oluşturur. Bu yönüyle Uzay Kuvvetleri, özellikle ana karanın savunulması bağlamında ABD’nin stratejik güvenlik mimarisinin vazgeçilmez unsurlarından biri hâline gelmiştir.

Genel tabloya bakıldığında, ABD ordusunun deniz ve hava unsurları, küresel güç projeksiyonunun, kara ve uzay unsurları ise giderek artan biçimde ana kara savunmasının ve çok alanlı caydırıcılığın temel dayanakları olarak öne çıkmaktadır. Bu denge, Pentagon’un son dönemde denizaşırı stratejilerden ziyade “Homeland Defense” odaklı bir askerî mimariye yöneldiğini göstermektedir.

ABD, küresel askeri duruşunu ulusal çıkarlar ekseninde yeniden konumlandırıyor…
Ancak günümüzde bu devasa savaş makinesi, doktrinsel bir makas değişikliğiyle küresel "polislik" rolünden daha korumacı bir "Homeland Defense" (Anavatan Savunması) stratejisine yönelmektedir. Pentagon’un güncel strateji belgelerinde somutlaşan bu yeni dönem, askeri enerjinin yerel çatışmalardan ziyade Amerikan kıtasını ve Batı Yarımküre’yi teknolojik bir kale haline getirmeye odaklandığını göstermektedir.

​Militer bir perspektifle bu değişim; Çin ve Rusya gibi rakiplerin hipersonik füzeler ve uzay tabanlı silahlarla Amerikan topraklarını doğrudan tehdit edebilir hale gelmesine karşı, "Golden Dome" gibi yeni nesil hava savunma sistemlerini önceliklendiren stratejik bir yanıttır.

Jeopolitik düzlemde ise bu durum, ABD'nin sınır güvenliğini askeri bir beka meselesi olarak tanımladığı, müttefiklerinden daha fazla sorumluluk beklediği ve küresel kuvvetlerini anavatan savunmasını tahkim edecek şekilde yeniden dizayn ettiği bir "seçici angajman" dönemine işaret etmektedir.

Homeland Defense/Anavatan Savunması…

"Homeland Defense" (Anavatan Savunması) ekseninde Pentagon’un attığı adımlar, ABD’nin küresel askeri stratejisinde köklü bir paradigma değişimini simgelemektedir. Bu yeni doktrin, geleneksel olarak denizaşırı operasyonlarla sınırları dışında güvenlik arayan ABD’nin, artık doğrudan kendi kıtasını ve kritik altyapısını korumayı öncelik haline getirdiğini göstermektedir.

Bu stratejik dönüşüm; Rusya ve Çin gibi akran rakiplerin geliştirdiği hipersonik silahlar, uzun menzilli hassas güdümlü füzeler ve siber saldırı kapasitelerinin ABD topraklarını doğrudan tehdit edebilir hale gelmesine verilmiş bir yanıttır. Pentagon, bu savunulması güç tehditlere karşı sadece fiziksel bir engel tesis etmekle kalmayıp, uzay tabanlı sensör ağlarından yapay zeka destekli erken uyarı sistemlerine kadar uzanan bütünleşik ve derinlikli bir savunma kalkanı inşa etmektedir. Tehdidi henüz kaynağında tespit eden uydular ile atmosfer dışı ve atmosfer içi imha sistemlerini tek bir dijital omurgada birleştiren bu eş güdümlü koruma şemsiyesi, anavatan güvenliğini askeri planlamanın en tepesine yerleştirmektedir.

Jeopolitik düzlemde ise "Homeland Defense" stratejisinin güçlendirilmesi, ABD'nin küresel bir çatışma durumunda "arka bahçesinin" güvende olduğundan emin olma arzusunu yansıtmaktadır; zira anavatanı savunmasız bir süper gücün, Hint-Pasifik veya Avrupa gibi uzak cephelerde sürdürülebilir bir askeri varlık göstermesi mümkün değildir.

Bu bağlamda, Kuzey Amerika Hava Savunma Komutanlığı'nın (NORAD) modernize edilmesi ve siber uzay ile uzayın birer savunma cephesi olarak tahkim edilmesi, Washington’ın "stratejik caydırıcılığı" yeniden tanımladığını ispatlamaktadır. Sonuç olarak Pentagon, dış dünyadaki askeri angajmanlarını sürdürürken, içerideki kırılganlıklarını asgariye indirerek rakiplerine "ABD topraklarına yönelik bir saldırının maliyetinin, elde edilecek kazançtan çok daha büyük olacağı" mesajını vermekte ve böylece küresel güç dengesini kendi lehine stabilize etmeye çalışmaktadır.

AFRICOM’un dönüşümü ve ABD’nin küresel rekabet stratejisi...
Pentagon, küresel askeri mimarisini "büyük güç rekabeti" ve "Anavatan Savunması" (Homeland Defense) ekseninde yeniden yapılandırarak asimetrik tehdit dönemini kapatmaktadır. Bu köklü dönüşüm kapsamında CENTCOM, EUCOM ve AFRICOM, "ABD Uluslararası Komutanlığı" bünyesinde birleştirilirken; NORTHCOM ve SOUTHCOM, Batı Yarımküre odaklı "Americas Command" çatısı altında toplanmıştır. Bu hamleyle Washington, bölgesel sorumluluk anlayışından ziyade kıtalar arası jeostratejik havzaları hedefleyen, merkezi ve daha hızlı karar alabilen bir komuta-kontrol (C2) modeline geçiş yapmıştır.

​Stratejik ağırlık merkezinin Hint-Pasifik ve Avrupa hattına kaydırılması, Çin’in deniz hakimiyetine ve Rusya’nın konvansiyonel tehditlerine karşı teknolojik olarak entegre bir "aktif çevreleme" stratejisinin parçasıdır. Bu denklemde AFRICOM, klasik bir savaş biriminden ziyade küresel rekabetin Afrika ayağını yöneten hibrit bir güç projeksiyon aracı işlevi görmektedir.

Washington; Çin’in ekonomik lojistik derinliğine ve Rusya’nın askerî esnekliğine karşı, AFRICOM üzerinden düşük yoğunluklu ama sürekli bir nüfuz mücadelesi yürütmektedir. Kıta, artık yalnızca terörle mücadele sahası değil; erişim engelleme (A2/AD) odaklı bir jeopolitik aşındırma alanıdır.

Militer perspektifle bu yapısal revizyon, personelden ziyade teknolojik üstünlüğe ve JADC2 vizyonuyla kara, hava, deniz, uzay ve siber alanların tek bir veri ağında birleştirilmesine dayanmaktadır. Sonuç olarak ABD, küresel lojistik hatlarını ve komuta hiyerarşisini akran rakiplerine karşı daha dayanıklı hale getirirken; dışarıdaki askeri varlığını "seçici angajman" ile optimize edip, teknolojik enerjisini doğrudan kendi ana karasının savunmasına odaklamaktadır.

Küresel saldırıdan karasal savunmaya geçiş…

“Delikli demir icat oldu, mertlik bozuldu" sözü, günümüzün yüksek teknolojili savaş sahasında ABD’nin geleneksel askeri üstünlüğünün sarsılmasını ve "Anavatan Savunması"na (Homeland Defense) çekilmek zorunda kalışını çarpıcı bir şekilde özetlemektedir.

Çin ve Rusya’nın ulaştığı hipersonik füze ve siber savaş kapasiteleri, ABD’yi küresel müdahale doktrininden feragat ederek ana karasını bir kaleye dönüştürmeye zorlamaktadır.

Pentagon'un bu yeni stratejisi; öncelikle "arka bahçesi" olan Batı Yarımküre’yi (AMERICOM) tahkim ederek dikensiz bir gül bahçesine dönüştürmeyi, eş zamanlı olarak da en büyük rakibi Çin’in enerji ve ham madde tedarik zincirlerini kritik deniz geçiş noktalarında bozarak Pekin'i içe kapatmayı hedeflemektedir.

Bu stratejik geri çekilme ve tahkimat süreci, Rusya’yı kendi coğrafyasında bitmek bilmeyen bölgesel çatışmalarla meşgul ederek enerjisini tüketmeyi ve Avrupa Birliği’ni ABD'nin geleneksel güvenlik şemsiyesinden mahrum bırakarak savunmasız bir konumda kendi kaderine terk etmeyi de içermektedir.

Böylece Washington, küresel jandarmalık yükünü üzerinden atarken rakiplerini bölgesel krizlerle çevrelemekte ve tüm teknolojik yatırımını anavatanını doğrudan tehdit eden unsurları bertaraf edecek derinlikli bir savunma kalkanına yoğunlaştırmaktadır.

Pentagon’un yeni doktrini ve Türkiye’ye yansımaları…

ABD'nin "Americas Command" (AMERICOM) çatısı altında Batı Yarımküre’yi bir savunma kalesi haline getirmesi, Türkiye ve yakın coğrafyamız üzerinde hem jeopolitik bir boşluk hem de stratejik bir sorumluluk değişimine kapı aralamaktadır. Bu yeni yapı, Washington’ın enerji ve kaynaklarını "Anavatan Savunması"na kaydırmasıyla sonuçlanırken, Suriye, Irak ve Doğu Akdeniz gibi bölgelerdeki Amerikan askeri varlığının "seçici angajman" düzeyine inmesine yol açacaktır.

Güvenlik şemsiyesinin bu şekilde daralması, Türkiye gibi bölgesel aktörlerin kendi güvenlik sahalarını kurmaları için daha geniş bir alan açmakta, ancak bölgedeki istikrarsızlıklara karşı ABD’nin doğrudan müdahale iştahının azalacağı bir dönemi başlatmaktadır. Yeni yapılanmada Avrupa ve Orta Doğu’nun tek bir uluslararası komuta yapısı altında birleştirilmesi ise Türkiye’yi iki kritik cephenin tam kesişim noktasına yerleştirerek Rusya’yı çevreleme görevinde Ankara’nın üzerindeki "sorumluluk paylaşımı" baskısını artırmaktadır.

Bu stratejik geri çekilme süreciyle birlikte ABD, Doğu Akdeniz ve Basra Körfezi gibi enerji güzergâhlarında "uzaktan dengeleme" stratejisine geçerek deniz hakimiyetini daha çok müttefikleri üzerinden yürütmeyi planlamaktadır. Bu durum Türkiye’nin Mavi Vatan ve enerji merkezi olma iddialarını güçlendirmesine imkan tanırken, aynı zamanda bölgede artan Rus ve Çin nüfuzuna karşı daha proaktif ve riskli bir denge politikası zorunluluğunu beraberinde getirmektedir.

Ayrıca ABD’nin "Golden Dome" ve JADC2 gibi yüksek teknolojili sistemlerle kendi ana karasını bir kalkan içine alması, müttefiklerine yönelik teknoloji transferinde daha korumacı davranmasına neden olabilir. Bu tablo, Türkiye'nin yerli savunma sanayisini ve stratejik özerkliğini geliştirmesinin önemini pekiştirmekte; Washington’ın kendi "arka bahçesini" tahkim ettiği bu yeni dönemde, Türkiye için hem bölgesel liderlik fırsatlarını hem de çok boyutlu tehditlerle tek başına yüzleşme risklerini içinde barındırmaktadır.

***

Ömür Çelikdönmez, dikGAZETE.com

омюр челикдёнмез, Дикгазете

***

Seçilmiş Kaynakça

LİNK : https://www.congress.gov/crs-product/IF13137

http://www.africom.mil/about-the-command/leadership/ambassador-christopher-dell

LİNK : https://www.whitehouse.gov/wp-content/uploads/2025/12/2025-National-Security-Strategy.pdf

LİNK : https://www.defensepriorities.org/explainers/aligning-global-military-posture-with-us-interests/

LİNK : https://www.dw.com/tr/abd-ordusunun-yurt-dışı-komutanlığı-yeniden-yapılandırılıyor/a-75190626

LİNK : https://www.lockheedmartin.com/en-us/capabilities/missile-defense/golden-dome-missile-defense.html

LİNK : https://www.csis.org/analysis/dods-shifting-homeland-defense-mission-could-undermine-militarys-lethality

LİNK : https://thecradleturkiye.com/articles/pentagondan-askeri-komuta-reformu-avrasya-geriliyor-americom-kuruluyor

LİNK : https://gazeteoksijen.com/dunya/abd-ordusunda-yeniden-yapilanma-plani-muharebe-komutanliklari-birlestiriliyor-259774

LİNK : https://smallwarsjournal.com/2025/12/17/pentagon-combatant-command-reorganization-americom-international-command/

LİNK : https://www.independent.co.uk/news/world/americas/us-politics/pete-hegseth-military-command-overhaul-europe-b2885452.html

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages