CHP DOSYASI /// İslam Özkan yazdı : TOMA’nın üzerindeki adam

4 views
Skip to first unread message

Digi Security (İŞNET)

unread,
Jun 4, 2026, 1:55:20 AM (4 days ago) Jun 4
to (122) - ATATÜRK MİLLİYETÇİLERİ, (122) - ÖZEL BÜRO (TÜRK BASINI İLETİŞİM LİSTESİ), (122) - TURAN ÇATLI MAIL GRUBU, (122) - TÜRK VE İSLAM ALEMİNİN LİDERİ TÜRKİYE, (122) ÖZEL BÜRO MAIL GRUBU (ÖZEL BÜRO), (122) ÖZEL BÜRO MAIL GRUBU (TÜRK SİYASET VE GÜVENLİK AKADEMİSİ), (122) ÖZEL BÜRO MAIL GRUBU (TÜRK STRATEJİ KURUMU), (122) TÜRKİYE İÇİN EL ELE MAIL GRUBU (122) TÜRKİYE İÇİN EL ELE MAIL GRUBU

İslam Özkan yazdı : TOMA’nın üzerindeki adam

26 Mayıs 2026

***

Bilindiği üzere siyaset özünde tanımlama ve sınıflandırma tekelini ele geçirme mücadelesidir. Sembollerin çatışması laf olsun diye yapılan bir yarış değildir; aksine, egemen olanın kendi dünya görüşünü diğer gruplara tek seçenek olarak kabul ettirmesidir. Buna sembolik şiddet de denir. Kamusal alanda hangi heykelin duracağı, hangi kıyafetin makbul sayılacağı veya terör, özgürlük, beka gibi kavramların nasıl tanımlanacağı üzerine yürüyen kavga, buna örnek verilebilir.

Kitleler büyük ölçüde nesnel gerçekliklerden ziyade sembolik kurgulara tepki verir. Siyasette çatışan taraflar, sürekli olarak imajlar yaratırlar. Tehdit ve kurtarıcılardan oluşan bu sembollerin çatışması, kitlelerin korkularını ve umutlarını kendi tarafına çekme yarışıdır. Bir liderin sade bir sofra fotoğrafı vermesi ile görkemli bir saray dekoru kullanması, iki farklı politik imgelemin sembolik rekabetidir.

CHP

Özellikle Pierre Bourdieu’nun geliştirdiği bu sembolik sermaye ya da sembolik şiddet teorisini son olaylara uygulayabiliriz. Buna göre son CHP’nin 38. Olağan Genel Kurultayı’yla ilgili istinafın verdiği “mutlak butlan” kararının topluma anlatılması meselesi tamamen tanımlama tekelini eline alma yarışıdır. Kararın hukuksuz olmasının bir önemi yoktur, önemli olan bunu öncelikle kendi tabanının ardından da toplumun kabul edebileceği bir şekilde anlatılmasıdır. Tabii burada toplum derken iktidarın aslında toplumun daha çok alt kesimlerini hedef aldığını söylemek gerekir. 

Bütün eleştirilere ve yaşadığı meşruiyet krizine rağmen AKP’nin, elinde tuttuğu devasa medya gücü sayesinde hâlâ rıza imalatı ve hikâye üretme gücü vardır. Bu rıza imalatının başında liderin karizmasını korumak gelmektedir. Bu yüzden de yargı sopasını kullanan iktidar, dikkat edin sosyal medyada başka eleştirilere daha toleranslı yaklaşırken, özellikle Eroğan’a yönelik herhangi bir saldırıya karşı aşırı tepki vermektedir.

Ancak demokrasilerde alt kesimlerin oy vermesi, onların gerçekten karar alıcı olduğu anlamına gelmez. Demokrasi, elitlerin en rahat hareket ettiği alandır. Üst kesim kitlelerin duygularını, inançlarını ve öfkelerini manipüle ederek onları kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirir. Alt kesim kendi iradesiyle karar verdiğini sanırken, aslında sadece önüne konulan elit ittifaklarından birini seçmektedir. Burası başka bir konu, biz esas anlatmak istediğimiz olguya dönelim…

CHP Genel Merkezi'ne polis müdahalesi: Özgür Özel Meclis'e yürüyor

Zira AKP’nin anlatısının ve sembolik şiddetinin temelinde Erdoğan yatmaktadır, bu ikonik imgelem korunduğu sürece kalenin düşme ihtimali zayıf, hatta imkansızdır. Muhalefetin rakibini alt edebilmesi ve iktidara geçebilmesi için yapması gereken, Erdoğan’ın toplumun alt kesimlerindeki insanlar tarafından benimsenen bu ikonik imgelemi aşındırmak hatta mümkünse tahrip etmektir. Erdoğan anlatısı ve imgelemi yıkılmadan herhangi bir siyasi ya da toplumsal muhalefetin başarı şansı yoktur. Ancak Metin Külünk’ün de dediği gibi son yıllarda Erdoğan sosyolojisi de erimekte ve sembolik sermayesini giderek kaybetmektedir.

AKP kendi kitlesine dahi anlatmakta zorlanacak

Ne kadar daha güçlü ve iktidarda da olsa süreç, AKP’nin aleyhine gelişmektedir. Zira iktidardaki parti, sadece işlediği hukuksuzluklar üzerinden değil; aynı zamanda CHP’nin eline yeni anlatılar ve ikonlar hediye ettiği için de sembolik sermayesini giderek tüketmektedir. CHP’nin Genel Merkezi’ne yönelik polis baskını milyonlarca insan tarafından izlendi. Ne kadar AKP kendi anlatısıyla tezini güçlendirmeye ve sembolik sermayesini konsolide etmeye çalışırsa çalışsın bir parti genel merkezine polis ve zırhlı araçlarla girilmesi demokrasilerde az rastlanan bir durumdur. AKP bunu kendi kitlesine dahi anlatmakta zorlanacaktır. 

CHP Genel Merkez müdahale

CHP Genel Merkez müdahale

Öte yandan parti genel merkezindeki direniş, sadece Türkiye tarihine değil, dünya tarihine geçecek imgelerle yüklü bir direnişti. Otoriter düşünme kalıplarıyla hareket eden iktidar akıllı davransa, muhalefet liderini ve en büyük rakibini tutuklamış bir iktidar olarak fazlasıyla yıprattığı imajının daha da tahrip edilmesine izin vermezdi.

Özgür Özel

Özellikle parti genel merkezi binasının kapısının kanırtılarak yıkılması, polisin cam çerçeve indirerek saldırıya geçmesi, içeridekilerin direnişi, Özgür Özel’in içeriden yayınladığı manifesto niteliğindeki açıklamalar ve son olarak dışarı çıkıp TOMA’nın üzerinde verdiği fotoğraf, uzun yıllar konuşulacak imgelemlerdi. 

Özetle bu son olay, AKP iktidarının giderek gaddarlaşan bir hegemon CHP’nin ise mağdur ve mazlum olduğunu insanların gözüne gözüne sokan olaylara dönüştü ve ana muhalefetin kendisini topluma anlatmak için yeni bir hikâyesi daha oldu.

Halkımız, genelde mağdur ve mazlumdan yanaysa bu, CHP’nin önümüzdeki dönem yükselen güç olacağı anlamına gelir. Bunun tek şartı, ahlaki üstünlüğünü sürdürüp karşı tarafın muazzam medya gücüne rağmen anlatıyı tanımlama tekelini rakibine kaptırmamasıdır. Kucaklayıcı bir siyaset de bunu pekiştirecektir. 

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages