14
Mart Tıp Bayramı ve Haftası’nın 116.yıldönümünde “Sağlığın
Karanlık Yüzü “ üstüne bazı hatırlatmalar..
Tıp Bayramı Neden 14 Mart’ta
kutlanıyor?
14 Mart, tıp mesleği ve mensuplarının bir gününden ibaret
değildir.
Belki ondan da güçlü olarak bir tarihsel semboldür.
Osmanlı’da modern tıp eğitiminin başlangıcı için Mekteb-i
Tıbbiye-i Şahane’nin 14 Mart 1827’de kuruluşu kabul edilmiş olsa
da günümüzde anlamını belirleyen asıl olay, 1919 tarihinde
İstanbul’un İtilaf Devletleri’nce işgalinde Mekteb-i Tıbbiye-i
Şahane’ye İngilizlerin el koyup derslik ve yatakhanelerine
İngiliz askerlerinin yerleşmesidir.
Bu işgale karşı hocalarının da desteğini alan Tıbbiyeli
öğrenciler okul yapısı kuleleri arasına çok büyük Türk bayrağı
asılmış ve protesto eylemleri yapar.
Bağımsızlık Savaşı ve Cumhuriyet devrinde hekimlik yalnızca
hastalık tedavi eden bir meslek değil; toplumun bağımsızlığı,
özgürlüğü ve sağlığı için sorumluluk taşıyan bir kamusal görev
olarak görülmüştür.
SAĞLIĞIN KARANLIK YÜZÜ
* Milli Cephe Hükümeti’nin yasa
tasarısının 24 Ocak 1980’de Mecliste onaylanmasıyla
yasalaşan “İktisadi Karalar”nın bir parçası olan “sağlığın “
Dünya Bankası programlarıyla kapsamında adım adım neoliberal
dönüşüme uğrar.
* Şu anda Türkiye’de uygulanan sağlık sistemi Dünya Bankası
tarafından kurulmuş ve yönetilmekte olan bir sistemdir.
* Bu hiçbir siyasi partinin karşı çıkmadığı, hemen hemen
hiçbir muhalefeti olmayan, bir saat gibi düzenli işleyen bir
ticari soygun sistemidir.
*Dünya Bankası hem de onun küresel aktörleri, işbirlikçileri
ve basını bu sistemi çok başarılı bulmaktadır.
* Ülkelerde uygulanacak sağlık sistemlerini belirleyen DTÖ,
Dünya Bankası, OECD, İMF gibi küresel örgütler ABD’nin
emperyalist küreselleşme stratejilerine uygun olarak karalar
üretmektedir.
*ABD’nin Küreselleşme denen bir Dünya düzeni hayâli vardır.
Bu hayâl neoliberal siyasetler olarak pazarlanmış ve tüm
ülkelere dayatılmıştır
* Küreselleşme, her ülkede devletin yaptığı bütün işlerin
özelleştirme ile tasfiye edilerek devletin veya ulus
devletin tasfiyesi demektir. Bu yöntemle sömürgeleşen
ülkeler küreselleşmeyi bir medeniyet projesi sanmaktadır.
*Sağlık sisteminin hiç de bilimsel ilkelere göre, hasta veya
insan yararına, kusursuz ve düzgün işleyen bir sistem
olmadığını aksine, arkasında Dünya Bankası gibi ABD’nin
küresel egemenlik örgütlerinin olduğu, her seviyede ilgili
kişilerin ve çalışanların bu kirli ilişkilerde kendilerine
verilen rolleri oynadıkları kirli, mafyatik, nitelikli
dolandırıcılık ve soygun sistemidir.
* Özelleştirme denen haraç mezat kamu varlıkların satılması
sürecinde özel hastaneler amip gibi çoğalır. Devlet sağlık
kurumları ihmal edilir.
*Sağlıkta Dönüşüm Programı, “herkese eşit sağlık” vaadiyle
performansa dayalı ücretlendirmeyi düzeni 2003’te yürürlüğe
girer. Sağlıkta Dönüşüm bunun sağlık alanında uygulamasıdır.
*Bu uygulama:
- Devletin sağlık alanında tasfiyesi ve
Devlete sadece düzenleyici görev verilmesi,
-Tıp kartelinin çıkarlarına uygun bir sağlık piyasası
oluşturulması,
-Sağlık kuruşlarının özelleştirilmesi ve bu iş
tamamlanıncaya kadar mülkiyeti Devlete ait olan sağlık
tesislerinin işletmesinin SGK sistemi vasıtası ile
oluşturulan sağlık piyasasına dâhil edilmesidir.
*Devletin elinde gibi görülen sağlık kuruluşlarına
(aslında)kartelin ürünlerinin daha fazla satılması ve
pazarlanması görevi verilmiştir.
*Bu amaca ulaşmak için tıbbi hizmet, tedavi, girişim, ürün
ve cihazların satılması ve pazarlanmasında diğer
komisyonculuk işlerinde olduğu gibi kâr payı
dağıtılmaktadır.
*Şehir hastaneleri adıyla yaşama geçirilen kamu-özel
ortaklığı modeli ise milletin sırtına bindirdiği yük sıradan
bir özel hastaneninkinden fazladır. Çünkü şehir
hastanelerinde hastaneye gelir ve kâr garantisi de
verilmektedir. Hastane belirlenen geliri sağlayamazsa
aradaki fark Orhangazi ve Çanakkale köprülerinde v.b gibi
olduğu gibi devlet tarafından ödenecektir.
* Koruyucu sağlık hizmetleri giderek zayıfladı. Toplum
sağlığı merkezleri işlevsizleşti. Yetersiz birinci basamak
hizmetleri daha da yertersizleşti.
*14 Mart Tıp Bayramı ve Haftası’nın 116.yıldönümünde
“Sağlığın Karanlık Yüzü “ üstüne bazı hatırlatmalar
konusunda katkı yapılması, özellikle sağlık alanında
çalışanlardan beklenmektedir.