Taş ve NAMAZ

3 views
Skip to first unread message

Celal Çelik

unread,
Feb 23, 2026, 5:17:43 PM (2 days ago) Feb 23
to turk...@googlegroups.com, turk-ve-islam-aleminin-lide...@googlegroups.com, islamipa...@googlegroups.com, yeni...@googlegroups.com
Bir kadın, oğlunun namazlarını düzenli bir şekilde camide kılması için onu teşvik ediyor, bunun için Allah’ın vereceği ecirden söz ediyor, elinden gelen gayreti de gösteriyormuş.

Ancak çocuk bir türlü annesinin istediğini yapmıyor, tembellik gösteriyormuş.

Nihayet gün olmuş; çocuk otuz yaşına gelmiş ve evlenmiş. Evliliğin üzerinden bir ay bile geçmeden oğul, eşinin de teşvikiyle namazlarını düzenli olarak camide kılmaya başlamış.

Çocuğunun namazlarını camide düzenli olarak kıldığını gören annesi, gelinine şöyle demiş:

“Seni tebrik ederim. Benim otuz yıldır başaramadığımı sen bir ayda başardın. Senin sayende oğlum artık namazlarını düzenli olarak camide kılıyor.”

Yeni gelin, kaynanasına: “Anneciğim, taş ve hazinenin hikâyesini biliyor musunuz?” diyerek anlatmaya başlamış.

“Bir zamanlar bir mahallede yolun orta yerinde kocaman bir kaya durur, gelip geçenleri rahatsız edermiş. O mahallede oturanlardan biri günün birinde ‘Bu kayayı buradan kaldırıp insanları rahatlatacağım.’ demiş ve eline kazmasını alarak kayaya darbeler indirmeye başlamış.

Kayaya doksan dokuz darbe indirdiği hâlde kaya kırılmamış. Adam yorulunca dinlenmek üzere oturmuş. O sırada oradan geçmekte olan biri adama: ‘Ver birkaç darbe de ben vurayım.’ diyerek elinden kazmayı almış. Bir darbe indirmiş ki kaya parçalanmış.

Kayanın içinden hazine dolu bir küp çıkmış. Son darbeyi indiren adam: ‘Kaya benim darbemle parçalandı, bu küpün içindekiler tamamen bana aittir.’ demiş.

İlk darbeleri vuran adam: ‘Benim de bu hazinede payım var.’ diye ısrar etmiş. Sonunda mahkemeye gitmişler. Kadı olayı dinledikten sonra:

‘Bu hazinenin yüzde doksan dokuzu, kayaya doksan dokuz darbe indiren ilk şahsa aittir; yüzde biri de son darbeyi indiren şahsa aittir.’ demiş.

Son darbeyi indiren şahıs: ‘Ama kayayı ben kırdım, ben olmasam kırılmayacaktı.’ deyince hâkim ona:

‘Diğer şahıs doksan dokuz darbe vurmasaydı o kaya senin bir darbenle kırılacak mıydı?’ demiş.”

Gelin bu hikâyeyi kaynanasına anlattıktan sonra şöyle demiş:

“Anneciğim, ben işte o son darbeyi indiren kişiyim. Hazineyi ben buldum ama senin doksan dokuz darben olmasa bu kaya kırılmazdı. Senin otuz yıllık emek ve ısrarın olmasaydı benim otuz günlük söylememle oğlun namaza başlamazdı.”

Evet, bizler iyi bildiğimiz şeyleri yapmaktan, söylemekten, teşvik etmekten asla vazgeçmemeliyiz. Karşı tarafın bundan etkilenmiyor gibi görünmesi bizi aldatmamalıdır. Bir yerlerde bir şeyler planlanıyor, hazırlanıyor, kıvama geliyor olabilir.

Ayrıca bir konuda bizim teşebbüslerimiz sonucunda bir başarı gerçekleştiğinde, bu başarının gerisinde bizim dışımızda başka emek sahiplerinin olabileceğini asla unutmamalı; bütün başarıyı kendimize yüklememeli, vefalı davranmalıyız.

Rabbimiz hayırlar için emek sarf etmeyi, başkalarının gayret ve emeklerini takdir etmeyi bizlere de nasip eylesin, inşallah.

Zekeriya EFİLOĞLU
Eğitimci-Yazar




Sevgilerimle...
Celâl ÇELİK

Cep telefonumdan gönderdim...
   
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages