Sayın Grup Üyeleri
Bundan birkaç ay önce gurubumuzda Dr. İsmail ALTINÖZ, İ.Ü Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Mustafa Selçuk Bey’in İngiliz Arşivi’nin işleyiş tarzı ile ilgili gözlemlerini paylaşmıştı. Ben, sayın Mustafa Selçuk Bey’in gözlemlerinden yola çıkarak Osmanlı Arşivi’ndeki araştırma salonundaki verilen hizmetleri karşılaştırdım. Saygılarımla,
1-İngiliz Arşivi; Salı’dan Cumartesi’ye her gün açık ve 9.00 – 17.00 saatleri arasında hizmet veriyor. Salı ve Perşembe günleri ise 19.00’a kadar açık.
-Osmanlı Arşivi Pazar hariç her gün 09.00-19 arası açık (yaz dönemi 09.00-19.00)
2-İngiliz Arşivi’nde, belge isteme zamanı sınırlaması diye bir şey yok. Sabah 9.00’dan itibaren üç gün 16.15; Salı-Perşembe ise 17.00’e kadar belge istenebilir.
-Osmanlı Arşivi’nde haftanın altı günü belge istenebilir. Pazartesi-Cuma günleri Sabah 9.00’dan itibaren 18.00’a kadar belge istenebilir. Cumartesi günleri ise bu saat dilimi 9.00-16.30 arasıdır.
3- İngiliz Aşivi’nde, en önemlisi her talepte üç belge/dosya isteyebilirsiniz. Yani belge dolabınıza geldiğinde tekrar talep ediliyor. Üzerinizde 21 adete kadar sistem izin veriyor. Dolayısıyla günlük sınırlama yok. İade ettikçe kontenjan artıyor. Bu sayı 40-50 dosyaya kadar çıkabilir. (belge için ise sizin performansına kalmış) Sadece çekim için bile bu kapasite zaten aşılamıyor.
-Osmanlı Arşivi’nde her talepte 35 adet gömlek/belge isteyebilirsiniz. Şayet üzerinizde 70 adetten az gömlek/belge varsa 70 limitini tamamlayana kadar belge isteyebilirsiniz. Bu rakam özetli belgeler içindir. Bunlarla beraber ayrıca Dosya Envanter Sistemine (DES) göre tasnifi yapılmış belgelerden de günde 4 dosyaya üstüne 5 defter istenebiliyor. Her bir DES dosyasında ortalama 100-150 gömlek/belge bulunduğunu da belirtmek lazım.
4- İngiliz Arşivi’nde belgeler size rezerve edilmiş dolaba geliyor. Görevli ile muhatap olmuyorsunuz.
-Osmanlı Arşivi’nde çalışanlarla interaktif ilişki kurulabiliyor. Her çalışan aynı zamanda araştırıcı için araştırma teknikleri ve belge okumaları hususunda bir danışmandır. Belgeler size bir görevli vasıtası ile sayıldıktan sonra imza karşılığı teslim ediliyor. Alınırken de benzer yöntemle teslim alınıyor. Teslim aldığınız belgeleri size rezerve edilmiş dolaplara siz yerleştiriyorsunuz. Dilediğinizde oradan kendiniz, dilediğiniz her hangi bir vakitte alıp araştırmanızı yapabiliyorsunuz. Belgeler araştırıcıda 15 gün defter serisi ise 1 ay kalabilir.
5-İngiliz Arşivi’nde Belgeler max. 40 dakika diyor ama çoğu zaman 25-30 dakika hatta mübalağasız sabah 10.30’a kadar 15 dakika içinde geliyor.
-Osmanlı Arşivinde depodan belge akışı günde 2 kez sağlanıyor. Talep edilen belge gelene kadar araştırıcılar dijital ortamdan özet taramalarına veya konusu ile ilgili belge görüntülerini incelemelerine devam edebiliyorlar. Dijital ortamdaki görüntü sayısı her yıl katlanarak artıyor. Bu yıl sonunda 3.000.000 belge görüntüsü daha sayısal ortama aktarma aşamasına getirileceği belirtiliyor. 2015 planlamasının ise 10.000.000 civarında olduğu söyleniyor. (Bu rakam mevcut görüntülere ilave edildiğinde İngiliz Arşivinin tamamından daha fazla oluyor)
6-BURADA HIZLI İŞLEMESİNİN EN BÜYÜK ROLÜ DEPO İLE ARAŞTIRMA SALONU ARASINDA RAYLI SİSTEM MEVCUT. HER KOMUT ONLİNE.
-Osmanlı Arşivi’nde Depo ve araştırma salonu arasında bütün işlemler online olarak gerçekleşiyor. Talepler anında depo görevlileri tarafından görülebiliyor. Depolar ve Araştırma salonu arasındaki belge akışı akülü araçlar ve bisikletli personel vasıtasıyla çok hızlı bir şekilde gerçekleşiyor.
7- İngiliz Arşivi Araştırma salonu çok büyük en az 80-100 masa fotoğraf çekimi için gerekli aparata sahip. Ayrıca harita gibi büyük belgeler için ayrı bir salon ve devasa masalar mevcut. En önemlisi her türlü belge için hiçbir sınırlama olmadan istediğiniz kadar, sıra beklemeden çekim yapabilirsiniz. Fotoğraf çekiminden ücret talep edilmemektedir.
-Osmanlı Arşivi’nde iki kata yayılmış araştırma salonları oldukça büyük, aynı anda yüzlerce araştırıcı çalışma yapabiliyor. Fotoğraf çekimi veya belge incelemesi sıkıntısız bir şekilde yapılabiliyor. Şayet kendiniz fotoğraf çekmeye zaman ayırmak istemiyorsanız sizin adınıza arşiv çalışmaları görüntü alıyor. Bu hizmet için 25 kr./belge talep ediliyor. Aynı gün içerisinde size teslim edilebiliyor. Kendi çekimlerinizden de aynı şekilde 25 kr./belge alınıyor. Bedel talebi tamamen bakanlar kurulu kararı gereği yapılıyor. Görüntüsü Osmanlı Arşivi Otomasyonunda (OAR) mevcut belge ve özellikle defter serilerinden ise araştırıcılar hiçbir sınırlamaya tabi tutulmadan istifade edebiliyorlar. Bunun için tahsis edilmiş olan üst salonda 100 civarında bilgisayar donanımlı masa bulunmaktadır. Osmanlı Arşivi’ndeki Araştırıcılar için tahsis edilmiş toplam masa sayısı ise 300 civarındadır. Otomasyonda mevcut belge görüntüleri önemli oranda araştırıcıları tatmin ediyor.Yukarıda da belirtildiği gibi arşiv yetkilileri 2014 senesinde 3.000.000 belgenin daha sayısal ortama aktarılacağını söylüyorlar. Sonraki zamanlarda bunun katlanarak artacağını taahhüt ediyorlar.
8-İngiliz arşivinde, 11 Milyon belge bulunuyor arşivde tüm belgelerin tasnifi yapılmış ve araştırmacıların hizmetine sunulmuştur.
-Osmanlı Arşivi yetkililerinin zaman zaman yaptıkları açıklamalardan öğrenildiğine göre Osmalı Arşivi’nde 95.000.000 belge, 376. 000 defter bulunmaktadır. Belgelerin % 60’ına yakının tasnifi tamamlanmış ve araştırıcıların istifadesine sunulmuş. % 40’nın ise tasnif çalışmaları devam ediyormuş. 15.000.000’a yakın belgenin ise hem özetleri yapılmış, hem de indeksi çıkartılmış ve otomasyona aktarılmış. 320. 000 defter de yine tasnifli olarak araştırmacılara takdim edilebiliyor.
9- Sayın Mustafa selçuk bey'in gözlemlerinde İngiliz Arşvi'nin sosyal imkanları yansıtılmamıştır.
-Geçen aylarda gündemde tutulan Osmanlı Arşivi binasına ulaşım sıkıntısı konusu üzerine Arşiv yönetimi belirli merkezlere ücretsiz minübüs servisleri tahsis etmiştir. Ancak hemen hemen hiç faydalanan olmadığı görülerek bu hizmet kaldırılmıştır. Osmanlı Arşivi binasında halihazırda sıkıntısız otopark hizmeti, çok ucuz çay ve sair kantin hizmetlerinin yanısıra yine çok ucuz öğle yemeği hizmeti verilmektedir. Akşam saat 19.00'da metrobüs ve Ataköy'e kadar e-5 güzergahında minibüs servisi vardır.
--
Bu mesajı şu gruba üye olduğunuz için aldınız: Google Grupları "turk-tarihciler" grubu.
Bu gruba posta göndermek için , mail atın : turk-ta...@googlegroups.com
Bu gruba üyeliğinizi sonlandırmak için şu adrese e-posta gönderin: turk-tarihcil...@googlegroups.com
Daha fazla seçenek için, http://groups.google.com.tr/group/turk-tarihciler
adresinde bu grubu ziyaret edin
---
Bu iletiyi Google Grupları'ndaki "turk-tarihciler" grubuna abone olduğunuz için aldınız.
Bu grubun aboneliğinden çıkmak ve bu gruptan artık e-posta almamak için turk-tarihcil...@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Daha fazla seçenek için https://groups.google.com/d/optout adresini ziyaret edin.
Herkese merhaba,
Bu platformda, kesintiler olmakla birlikte bir müddettir Osmanlı Arşivi’nin çalışma şartları tartışılmaktadır. Tartışmaların bir kısmını takip etme imkanı buldum. Görebildiklerimden çıkan sonuç şudur: Araştırmacılar, şartların iyileştirilmesi için arşiv idaresinden ihtiyaçtan doğan taleplerde bulunmaktadırlar. Arşiv çalışanlarının/yöneticilerinin bu taleplere reaksiyonu ise iki katagoride ele alınabilir: 1) Arşivde çalışma şartları oldukça iyidir, o nedenle ekstra talepler yersizdir/anlamsızdır 2) Arşivdeki çalışma şartlarının yeterli olmadığını kabul ediyoruz ve şahsen düzeltme yapılmasını arzu ediyoruz. Ancak bunun için ortak karara ulaşan bir irade ve daha da önemlisi bu değişiklikleri yapmaya müsait zemin (mevzuat müsaitsizliği) yoktur.
Arşivin taşınması sürecinde, yeni binanın fiziksel durumunun tartışıldığı dönemde, tartışmaları temelsiz bulan birkaç tarihçiden biri olarak yeni mekânda imkânların artacağını ve çalışma şartlarının ekstra avantajlarla güzelleşeceğini varsaymıştım. Ancak gelinen noktanın hayal kırıklığı ürettiğini söylemeliyim.
Bütün tartışmalardan hareketle Osmanlı Arşivi’nin bazı konularda avantajlı olduğu açık. Mesela dijital ortama aktarılan belge sayısı oldukça yüksek, bunları hızlı bir şekilde görebiliyorsunuz. Osmanlı Arşivi’ndeki toplam belge sayısı da oldukça yüksek (İngiliz Arşivi’nde belgeler ciltlendiği icin 100-200 belge bir defter, dolayısıyla bir belge olarak göründüğünden sayısal kıyaslama yersizdir). Calısma saatleri açısından da Osmanlı Arşivi bir gömlek daha ileri. Ancak bütün bu karşılaştırmalar araştırmacıların Osmanlı Arşivi’ne yönelik taleplerini karşılayan özellikler değil ne yazık ki.
Peki araştırmacılar Osmanlı Arşivi’nden talep ettikleriyle neyi amaçlamaktadırlar? Benim gördüğüm iki şey hedefleniyor: 1) Araştırmacıların çoğu uzaktan veya şehir dışından geldiği için mümkün olduğunca hızlı ve çok sayıda belgeye ulaşmak istiyorlar 2) Arşivde önüne gelen belgelerden işine yarayanların hızlı bir şekilde görüntüsünü alıp araştırma salonunda geçireceği vakti minimize etmek istiyorlar (İstanbul’da ve arşivde geçireceği her vaktin masraf olduğu bilinen bir araştırmacı için gayet masum talepler).
Bunlar, gayet tabii talepler ve imkânlar çerçevesinde karşılanması gerekir. Bunun için yapılması gereken iki şey var: 1) Arşivde günlük talep edilen belge/dosya/defter sayısını artırmak 2) Araştırmacıların mümkün olduğunca çok sayıda belgenin kopyasının teminine izin vermek
Burada birkaç itiraz noktası söz konusu olabilir:
Günlük istenen belge/defter/dosya sayısını artırmayı engelleyen zorluklar var denebilir (Personel yetersizliği vb. sorunlar bence aşılabilir problemlerdir. Bilmediğimiz başka zorluklar var mıdır?)
Belgelerin görüntülerinin alınması, belgelerin yıpranmasına neden olmaktadır. (Bu korumacı yaklaşımı önemsiyorum fakat hizmet verenle hizmet alanlar arasındaki problemleri çözmede kilitleyici rolüne de dikkat çekmek istiyorum. TSMA’daki eski arşiv görevlisinin durumunu ve yıllarca o arşivden yararlanamayan araştırmacıları hatırlarsak kasdım anlaşılacaktır.)
Araştırmacılar kısa sürede olağandan daha fazla belgeye ulaşmak ve kendi makineleriyle çektikleri görüntülere ücret ödememek istiyorlar. Bence bunlar karşılanabilir taleplerdir. Arşivin yeni kompleksinde günde iki seferden daha fazla belge getirilmesi neden zor olsun ki? Ya da bu iki seferde daha fazla belge verilmesinin önündeki engel nedir? Diğer taraftan fotoğraf çekimini kolaylaştıracak yeni masalar konulmasının önünde korumacı yaklaşım dışında bir engel var mıdır? (Mevzuatın uygun olmaması konusu, araştırmacının bizatihi fotoğraf çekmesi için de geçerlidir) Ben ayrıca dijital görüntülerden de ücret talep edilmemesi ve bu görüntülerin veritabanı haline getirilip üniversitelere kullandırılması gerektiğini düşünüyorum. Bildiğiniz gibi Türkiye, araştırma geliştirmeye ayırdığı payı % 0,7’den 1’e çıkardı. Önümüzdeki birkaç yılda bu pay %3’e ulaşacak. Bir yandan akademisyenlerin projelerine desteğini sürekli artıran devlet, diğer yandan akademisyenlerin araştırma imkânlarını kolaylaştıracak bu taleplere neden set çeksin?
Hizmet kalitesi ve kurumsallık açısından İngiliz Arşivi ile Osmanlı Arşivi’nin karşılaştırılması, birincisinin lehine sonuçlar doğurur. The National Archive’in en büyük avantajı, kısa sürede çok sayıda belgenin kopyasının, hem de bedelsiz alınabildiği bir yer olmasıdır. Bir seferde az belge alınabiliyor fakat sürekli sirküle olduğu için bizim arşivde bir haftada alabileceğimiz defteri/belgeyi orada bir günde görmek mümkün oluyor. Biz de kendi arşivimizi neden en azından orası kadar hızlı çalışan ve bedelsiz kopya verebilen bir arşiv haline getirmeyelim ki? İngiliz Arşivi örneği olmasa bile, biz neden kendi kurumumuzda imkânlar dahilinde düzeltme ve revizyona gitmeyelim?
Saygilarimla,
Arif Bilgin
--