ATO'ya ait basın külliyatı ile ilgili bilgi talebimizi dikkate alarak gruba açıklamalarda bulunan bütün arkadaşlara içten teşekkür ediyorum. Sayın Kemal Arı'nın nihaî açıklamasına katılıyorum. Bu külliyatın ilmî hiç bir değeri yoktur. İlmî açıdan kullanılması mümkün değildir. Bu hususta sanırım maksat hasıl olmuş, çoğunluğun uzlaştığı bir anlayışa ulaşılmıştır. Gereksiz tartışmaları gündeme getirme ihtimaline karşı, bu konunun bitirilmesi bence de gereklidir. Saygılarımla.
Yücel Öztürk
> From:
kema...@deu.edu.tr> To:
turk-ta...@googlegroups.com> Subject: [turk-tarihciler] Re: Basın Müzesi ve Arşivi
> Date: Sat, 21 Mar 2009 20:33:33 +0200
>
>
> Ömer Sami Coşar'ın çalışmasının ATO tarafından biraz da acemice
> geliştirilerek bir külliyat oluşturulmuş olması, belki amatör kişiler için
> bir değer taşıyabilir; ancak profesyonel çalışmalar için asla bir kaynak
> özelliği taşımaz. Sanal bir kurgu, çoğu kez de yalnızca gazete
> taramalarından oluşmuyor; yazarın, sonuçları çok geç zamanlarda görülmüş
> olayları o gün olmuş gibi hayali olarak kurgulanmısından oluşan bu eserin;
> bir kaynak olarak görülmesi asla mümkün olamaz; bunu kimse ciddiye de almaz;
> almamalı
> Ancak amatörce hoş bir egzersiz sadece. Ve bana göre bu tartışmanın da
> bitmesi gerekir; bence tartışma yerini bulmuş, sonuç da alınmıştır.
> Ancak,Ben Sayın Çiçek'in yazısı üzerine bir öneride bulunmak istiyorum...
> Kurtuluş Savaşı Dönemi basını ve hatta ondan önce ve sonraki dönemlere
> ilişkin basın koleksiyonları ne yazık ki dağınık bir halde ve hangi
> kütüphane ya da hangi arşivde neyi bulmak mümkün, bu konuda derli toplu bir
> şey de yok... Çok şey tesadüflere bağlı olarak bulunuyor; ve kimi zaman hiç
> umulmadık birinin özel kütüphanesinde çok değerli bir koleksiyona
> rastlanabiliyor. Bana göre, ciddi bir araştırmaya dayanan, sağlam bir basın
> müzesinin yapılması gerekir. Dağınık olarak orada burada bulunan bu değerli
> koleksiyonlar derlenmeli; ve arşiv malzemesi olarak nitelendirilip,
> onarımları yapılmalı ve sanal kopyaları alınıp çoğaltılmalı... Tıpkı
> Başbakanlık Osmanlı Arşivi'nin arşiv belgeleri için yaptığı ç alışma türünde
> çalışmalar yapılıp, bir plan ve proje kapsamında gazete ve dergi
> koleksiyonları değerlendirilmeli... Otamasyon tarama yöntemi ile internet
> üzerinden araştırıcılar bu koleksiyonlara rahatlıkla ulaşabilmeliler.
> Araştırmak istedikleri döneme ait gazete koleksiyonları -elbette bunun
> Türkiye'nin ekonomik koşullarına uygun bir ücreti olabilir- araştırıcılara
> bu şekilde rahatça ulaştırılabilir. Bunun bir çok yararı olacaktır. Herhangi
> bir kütüphaneye ya da özel ya da resmi arşive gittiğiniz zaman, belli bir
> nem oranını yitirmiş, mukavemet gücünü yitirmiş gazete sayfaları, kendi
> ağırlığını bile taşımıyor. Hatta çokğu kez, duyarsız kişiler tarafından hiç
> bir duyarlılğa önem vermeden jiletle ya da yırtmak suretiyle kesilip, adeta
> bir tarih ve kültür kıyımı yapılabiliyor. Bu tür kişilerden utanmak bir
> yana; sonuçta bir kültür hazinesi yıkıma uğruyor. Bana göre, ilgili
> makamların, ki Türk Tarih Kurumu buna öncülük edebilir; böylece, Türkiye'de
> ciddi bir tarama yapılarak, hatta belli bir düzeyden sonra bu taramanının
> sürekliliği sağlanarak, ciddi bir gazete ve dergi koleksiyonu yaratılabilir.
> Bunun için sanırım bir yasal zemin de hazırlanmalı. Çünkü çok kişi ve kurum,
> böyle bir proje olduğunda buna direnç gösterip, katkıda bulunmak istemeyecek
> ya da en azından elindeki malzemeyi devretmeyecektir. Ancak bunun bir kültür
> hareketi olduğu asla unutulmamalı. Yani bütün ulusun geçmişini ve bana göre
> geleceğini de ilgilendiren bu değerli hazineyi basit bir bencillikle
> kimsenin hiç edemeyeceği aşikar. Unutmayalım ki, çok kereler tarihi konulara
> dayalı uluslararası güvenliğimiz ve saygınlığımızla ilgili savunmalarımızda
> bu malzemeye ihtiyacımız var. Ben tıpkı belgeliklerimiz gibi basını da
> geleceğimiz, ülkemizin bekası, milletimizin istikbali için çok gerekli bir
> hazine olarak görüyorum. Böylece, bu malzemenin kişilerin elinde
> bulundurması gibi bir şansı olamaz; en azından bir kurul tarafından
> onaylanmış kopyalarının olsun, önerilen müze ve arşive kazandırılması
> mutlaka gerekli...
> Üstelik bu arşiv ve müzenin tıpkı değerli müzelerimiz ve arşivlerimiz gibi
> çağdaş donanımları olmalı ve en önemlisi de örneğin Ankara ya da İstanbul
> gibi bir merkezde bulunmalı.... Bu öneriler geliştirilip, değişik ve daha
> özgün düşüncelerle elbette detaylandırılabilir.
> Değerli arkadaşlarım; bunun çok acil ve önemli bir iş olduğunu düşünüyorum.
> Bana göre aslında Türkiye'de geçmişe dönük ciddi bir basın malzemesi var;
> bundan yeteri ölçüde yararlanılabildiğini düşünmüyorum. Bu dağınıklığın
> ortadan kaldırılması ve kıyımın önüne geçilebilmesi için mutlaka bir şeyler
> yapılması gerekiyor. Türk Tarih Kurumu buna ne öncüde öncülük edebilir,
> bilmiyorum; imkanlır nedir; nasıl altından kalkılır, bir fikrim yok. Ama, en
> azından bu konuda bir bilinç gelişmeli ve sağlam bir proje hazırlanarak
> hayata geçirilmeli...
> En derin Saygılarımla...