Kazakistan'da gerceklesmekte olan AGIT toplantisinda Ukrayna'nin Stalin doneminde 1932-1933 yillarinda meydana gelen ve Ukrayna'nin nufusunun yaklasik % 25'lik bolumunun kirilmasina yol acan aclik felaketinin bir soykirim olarak kabul edimesini onerdigi bildirildi.
Ukrayna ve Kazakistan Stalin doneminde suni aclik felaketiyle yuz yuze gelmis iki ulkedir. 15 cumhuriyetten olusan Sovyetler Birligi'nde sadece Ukrayna ve Kazakistan'da boyle bir felaketin gelmesi tesaduf mudur?
Yoksa kitle katilaminda bir deha olan Stalin'in yigit bu iki ulke halklarini sindirmek icin uygulamaya koydugu ustaca planlanmis bir soykirim midir?
Ukrayna Parlamentosu Rada 28 Kasim 2006 yilinda kabul ettigi bir kararla bunun bir tesaduf olmadigini, bir soykirim oldugunu kabul etti ve dunyaya da kabul ettirmek icin ugrasiyor.
Oysa, bu felaket Ukrayna'ya gore Kazakistan'da iki misli daha vahsice uygulanmistir. Ukrayna'da nufusun % 25'i kirilirken, Kazakistan'da bu rakam % 50 civarindadir. Demek ki, Ukrayna bunun soykirim oldugunu soyluyorsa, Kazaklar bunu iki misli gur sesle soylemelidir.
Ancak, Ukrayna gibi Kazakistan Parlamentosundan boyle bir karar kabul etmesini beklemek yersiz olur. Cunku bu kararlar dis politika ile yakindan ilgilidir. Ukrayna Devlet Baskani Viktor Yuscenko'nun Rusya karsiti Bati yanlisi politika izlemesi sebebiyle, bir soykirim karari onun dis politikasi ile ortusmektedir.
Kazakistan ise dis politikada Rusya ile stratejik partner olarak yakin iliskiler icindedir. Dolayisiyla, Kazakistan Parlamentosunun boyle bir karar almasi bu sebeple mumkun degildir.
Fakat bu durum Kazakistan'da 1932-1933 yillarinda meydana gelen ve nufusun yarisini olusturan iki bucuk milyona yakin insanin ve Kazakistan'da mevcut 40 milyan bas hayvanin % 90'nini olusturan 36 milyonun kirilmasinin bir tesaduf degil, Stalin'in kasitli uygulamalarinin sonucunda ortaya cikan bir soykirim oldugu gercegini degistirmez.
Bu konuda Aralik 2003'te Marmara Universitesinde gerceklesen "Stalinizm ve Turk Dunyasi" isimli uluslararasi sempozyuma sundugumuz "Stalin Doneminde Kazakistan'da Kolektiflestirme Siyaseti ve Aclik Felaketi" ismli bildirimizi bu vesileyle bir daha ilgilenenler icin yayinlamayi faydali goruyoruz.
Saygilarimizla, Istanbul, Abdulvahap Kara
-------------------------
Stalin Doneminde Kazakistan’da Kolektiflestirme Siyaseti ve Aclik Felaketi
Bir Tarihe Duyarlilik Ornegi19 yasindaki Rus kizi Tatyana Nevadoskaya, doktor olan babasi ile birlikte 1930’li yillarin baslarinda Almati’dadir. Bu sebeple, Almati sokaklarinda acliktan kivranarak olen insanlara sahit oldu. Bir taraftan gucu yettiginde onlara yardim etmeye calisti. Diger taraftan o korkunc gunleri gunlugune not etti, kara kalemle resmetti ve hatta bu trajik olaylardan etkilenerek uzunca acikli bir siiri de kaleme aldi. Babasinin gorevi sona erince Rusya’ya dondu.
Nevadoskaya, aradan 47 yil gectikten sonra, 1990’da Almati’ya geldi ve 1933’de Almati’da tuttugu gunlugunu, yazdigi siirini ve resimleri Kazakistan Devlet Arsivi’ne teslim etti. Teslim ederken su notu vermeyi de ihmal etmedi:
“O kis bizim icin, ozellikle yerli halk icin kelimelerle ifade edilemeyecek siddette bir kis oldu. Ben cok genc ve cok hassastim. Bu yuzden cok acikli ve tuyleri diken diken edici korkunc olayi, yani aclik ile yoklugu, o zamanlar zavalli ve cahil olan halkin durumunu dusunerek cok istirap cektim. Kazaklarin bugunku nesilleri acliktan olen insanlar, cocuklar ve ihtiyarlari, yeryuzunden tamamen silinen ve bos kalan koyleri, bozkirda donanlari ve hastalananlari unutmasinlar, diyorum.”
Bu olaydan cikaracagimiz dersler vardir. Nevadoskaya, bir Rus olmasina ragmen, 47 yil sonra, Rusya’dan hic usenmeden kalkip Almatiya geliyor ve tarihin gelecek nesillere aktarilarak ders alinmasini saglamak icin kendi capinda bir katkiyi, hem de en yetkili kuruma yapmaktadir. Bu sorumluluk ve bilinc keske bizim insanlarimizda da olsa!
Kazakistan’daki Kolektiflestirmenin SebepleriNevadoskaya’nin sahit oldugu olaylar, gercekten de insanlik tarihin en korkunc olaylarindan birisidir. 1920-1933 yillari arasinda suni bir sekilde yaratilan aclik felaketi sebebiyle, Kazaklarin % 49’i, yani 2.230.000 kisi ve besi hayvanlarinin % 90’i yani 36.000.000 hayvan kirildi.
Bu felaket Komunist Partisi’nin Kazaklari gocebe ve yari gocebe hayattan yerlesik hayata gecirme kararinin uygulanmasinin sonucudur. Kazak tarihcisi Manas Kozibayev, bu felaketi Kazak Turklerinin tarih boyunca maruz kaldigi felaketlerin en korkuncu ve en istirap vericisi olarak nitelendirmektedir.
Kremlin icin Kazaklarin yerlesik duzene gecmesi cok onemliydi. Cunku, Kazaklarin hemen hepsi gocebe olarak yasamaktaydi. 1920’lerin sonunda 4.836.000 olan toplam Kazak nufusunun sadece 600.000 bini sehirlerde ve kolhozlarda yerlik hayat surdurmekteydi. Bu durum ise Kazaklarin Sovyet sistemine adaptasyonunu ve kontrol altinda tutulmasini guclestiriyordu.
Kazaklar genis bozkirlarda yuzyillardan beri gelen bir sekilde, yayla ve kislalar arasinda dolasarak ozgur bir hayat surmekteydi. Sovyet rejimi onlarin hayatina etki edememekteydi. 1925 yilinda Kazakistan KP I. sekreterligine secilen Filip Goloscekin’in su sozleri bu durumu acik secik ortaya koymaktadir: “... (Kazak) koylerinde (avulunda) gercekte Sovyet Hukumeti yok, zenginlerin yonetimi ve kabilelerin hakimiyeti var.”
Kazakistan’da “Kucuk Ekim Devrimi”Bu sebeple Kazaklarin Sovyetlestirilmesi onem arz etmekteydi. Kazaklar uzerine arastirmalariyla taninan Amerikali arastirmaci Olcott, Kazak topraklarinin muazzam tarim potansiyeli ve Rusya ile uzun sinira sahip olmasi Kazaklarin mutlak Sovyet kontrolune gecmesini gerekli kildigina isaret etmektedir. Boylece, Kazakistan KP Aralik 1925’teki V. Kurultayinda, Merkezin istegine paralel olarak, Kazak koylerinin Sovyetlestirilmesini kararlastirildi. Zaten Stalin bu politikanin uygulanmaya konmasi icin Filip Isayevic Goloscekin’i Eylul 1925’te Kazakistan’da KP I. Sekreteri olarak sectirmis bulunuyordu.
Goloscekin, Kazakistan’de yeni bir Ekim devrimi gerceklestirecegi iddiasiyla goreve basladi. Bir konusmasinda “Koylerde Ekim devriminin belirtileri yok. Sinif mucadelesi fark edilmiyor. Yoksullar Komitesi, zenginlerin mal-mulklerini devletlestirme yok ve hatta koylerde komunist olmus kimseler bile yok.” diyordu. Bu sebeple, Goloscekin’e gore Kazak koylerinde “Kucuk Ekim” devrimini gerceklestirmek gerekliydi.
Goloscekin Kazakistan’da uygulayacagi olaganustu politikalari icin Stalin’den destek istemek uzere gonderdigi raporunda “Kazaklarin vahsi kultursuz bir halk oldugunu, bozkirda rasgele oraya buraya goc ederek yasayan bu halki bir araya toplayacagini, onlara catal, kasik ve bicak kullanmasini, temiz elbiseler giymesini ve evlerine pencere, baca takmasini ogretecegini” yazdi. Stalin de ona tam destek verdi.
Zenginlerin Mallarina El KoyulmasiBoylece Kazakistan’da uygulayacagi olaganustu politikalara destek alan Goloscekin, Kazakistan’daki Ekim Devrimini zenginlerin mal-mulklerini devletlestirmeyle baslatacagini ilan etti. Kazak Komunist Partisi’nin 15-23 Kasim 1927 tarihindeki, VI. Kurultayinda Kazak zenginlerinin mallarinin devletlestirilmesi kabul edildi. Ancak, bu karari Stalin bilinmeyen bir sebeple 9 aylik gecikmeyle onayladi ve devletlestirilmenin 20 Eylul’de baslayip 1 Kasimda bitirilmesini istedi.
KP’nin kararina gore, 400’den fazla iri bas hayvani olanlar zengin sayilacakti. Boyle varligi sahip olanlar gocebe bolgelerde 700, yari gocebe bolgelerde 300 ve yerlesik bolgelerde 150 olarak tespit edildi. Uygulamada bu tespitlerde bazi hatalar oldugu goruldu ve 696 zengin mali devletlestirildi. 619 aile yerinden ve yurdundan edildi. Bu esnada 146.000 hayvan devletlestirildi. Rakamlardan anlasildigi uzere, Kazakistan’da o donemde 40 milyon civarinda besi hayvani oldugu da goz onune alinirsa, devletlestirmenin kapsami pek buyuk degildir. Ancak bu uygulamanin ulkedeki olumsuz etkileri cok buyuk oldu.
Devletlestirmeden yoksullar ne maddi ve ne de manevi olarak hicbir sey kazanmadilar. Aksine yoksul koyler daha da fakirlesmesine ve hayvan sayisinin daha da azalmasina sebep oldu. Halkin Sovyet rejimine olan inanci zayifladi. Ancak, bu uygulama kolektiflestirmenin baslangicini teskil etti. Burada elde edilen tecrubelerden, bu kolektiflestirmede yararlanildi.
Kolektiflestirmenin UygulanmasiKazakistan’da avullarin yogun bir bicimde kolektiflestirilmesi, Stalin’in Kasim 1929’de yayinlanan “Buyuk Degisim Yili” isimli makalesiyle basladi. Stalin makalesinde, cok sayidaki koylunun kitleler halinde kolhozlarda guc biriktirmesinin ardindan koylerde buyuk islerin basarilacagina isaret ediyordu.
Kazakistan KP 6 Kasim 1929’da Kazaklarin yerlesik duzene gecirilmesi konusunu gorusmek uzere toplandi. Bu toplantinin sonunda, 1929-1930 yillarinda gocebe Kazak ailelerinin % 12’sinin yerlesik duzene gecirilip kolektiflestirilmesi kararlastirildi. 1929’da Kazakistan’da 708.000 bin aile gocebe hayat yasamaktaydi. Bunun % 12’si 84 bin aile tekabul ediyordu. Ayrica, kararda yerlesik duzene gecirmenin onemli hedeflerinden birinin Kazaklarin milli gelenek ve gorenekleriyle yasam tarzini degistirmek oldugu da ifade edildi. Kararda, Kazaklarin bu hayat tarziyla sosyalist duzene uyum saglamayacagi da belirtildi.
Boylece, Kazaklarin gocebe hayati, sosyalizm ile karsi karsiya getirildi. Bununla toplumda, geleneksel hayata karsi dusmanca bir tutum olusturulmaya calisildi. Gocebe hayat vahsilik, cehalet ve kulturel gerilik olarak nitelendirildi.
SSCB KP Birlik icinde yapilacak kolektiflestirme calismalarini uc bolgeye ayirdi. I. bolge 1931 baharina kadar, II. bolge 1932 baharina ve III. Bolge 1933 yilinin sonuna kadar tamamen kolektiflestirilecekti. Kazakistan’in tarimla ugrasan kesimleri ikinci grupta, kalan kesimleri ise Sovyetlerin geri kalmis dogu, kuzey ve Sibirya bolgeleriyle birlikte ucuncu gruba dahil edilmisti. Kazakistan KP kolektiflestirme konusundaki karari mahalli idarelere 1930 Martinda gonderdi. Ancak, kolektiflestirme calismalari bazi mahalli idareciler Ocak-Subat aylarinda baslatmis bulunmaktaydi.
Moskova, Kazakistan’daki kolektiflestirme calismalari icin butceden 1.400.000 ruble odenek ayirdi. Kazakistan Halk Komiserleri Meclisi 8 Mart 1930’da yerlesik hayata gecen Kazaklarin olusturdugu kolhozlara ev ve hayvanlara barinak yapmak uzere 8 yil vadeli faizsiz kredi verilmesini kararlastirdi. Sovyetler Birligi’nin diger bolgelerine gore cok hizli bir bicimde uygulamaya konan kolektiflestirme ilk aylarindan itibaren buyuk kayiplara sebep oldu. Daha 1930 yilinin baharinda Kazakistan’daki besi hayvanlarinin % 50’sinin telef oldugu goruldu. Bunda kolektiflestirmenin yani sira, 1928-1929 yilinda merkeze et ve tahil urunlerini haddinden fazla sevk edilmesi ve devletlestirmenin uygulamasinin da rolu vardi.
Kolektiflestirmenin Korkunc SonuclariAncak bu kayiplari Goloscekin hic umursamadi. Cunku, ona gore, normaldi. Gocebe bir halkin sosyalizm yoluyla kalkinmasi kurbansiz olmazdi. Ancak, Kazaklarin sosyalist modelde kalkinma icin verdigi kurban haddinden fazlaydi. 1930 yilindan baslayip 1933 yilina kadar suren kolektiflestirme sebebiyle, Kazaklarin geleneksel gocebe hayati alt ust oldu. Sovyet yonetimi kendi ekonomik duzenini kurmak icin, yerel ozellikleri dikkate almadan uygulamaya koymaya calistigi degisiklikler, geleneksel hayvancilik sistemini cokertti.
Boylece, ulkedeki yaklasik 40 milyon hayvanin neredeyse tamamina yakini, 36 milyonu telef oldu. Bununla birlikte hayvanlari musadere edilerek kolektif kamplarina toplanan Kazaklara yeterli barinak ve gida temin edilemedi. Gerekli tarim aletleri ve gerecleri, daha da onemlisi ekilebilir tarim alanlari saglanamadi. Kolektif kamplara direnen Kazaklar ise yerini yurdunu terk etmek zorunda kaldi. Bunlarin bir kismi Kazakistan icinde mekan degistirirken, kalan kismi Ozbekistan, Rusya, Sibirya, Turkmenistan, Kirgizistan ve Cin gibi komsu ulkelere goc etmek zorunda kaldi. Yoksullasan, hayvancilik ve tarim yapma olanaklarini kaybeden Kazaklar, arasinda aclik ve hastalik bas gosterdi. Ozellikle cocuk olumleri yayginlasti. Demiryollari ve buyuk yerlesim birimlerinin cevreleri yardim bekleyen Kazaklarla doldu tasti. Ancak bunlarin buyuk bir cogunlugu hicbir yerden yardim goremedi ve acliktan kirildi.
Insan Kaybinin Inanilmaz BoyutlariBu felakette ne kadar Kazak’in kirildigi konusunda son yillara kadar, 1.5 milyon ile 4 milyon arasinda cesitli rakamlar telaffuz edildi. Bu konuda net bir rakam soylemek mumkun degildi. Cunku, Sovyet doneminde aclik felaketinin arastirilmasi ve yayinlanmasi yasak oldugundan, arastirmacilar bu konudaki Sovyet belge ve bilgilerine ulasamadilar.
Kazakistan’in bagimsizligini kazanmasindan sonra, arsivler acildi ve bu konudaki belge ve bilgilere ulasildi. Bu konuda arastirmalar yapan Prof. Dr. Talas Omarbekov, 1997’de arsiv belgelerine dayali olarak yayinladigi arastirmasinda, insan kaybi konusundaki tartismalara son noktayi koydu. Calismasinda Kazakistan Tarim ve Hayvancilik Istatistik Dairesinin her yilin Haziran ayinda hazirladigi raporlari kullanan Omarbekov, bu kaybi 2.230.300 olarak acikladi.
Kazaklarda, “orak pen balga, olim men sorga”, yani “orak ile cekic, olum ile cile icin” seklinde deyim olustu. Bu da insanlarin rejimden ne kadar bezdigini gostermektedir. 2.230.300 rakami Kazaklar icin muazzam bir kayiptir. O zamanki nufusun % 49’una yani yarisina tekabul etmektedir. Kazak yazar Smagul Eluvbayev, bu kayiplar olmamis olsaydi, 1897’de Carlik devrinde yapilan nufus sayiminda 4.084.000 olan Kazaklarin 1990’larda 32 milyon civarinda olacagini, oysa nufusun 10 milyonda kaldigini soylemektedir.
Merhametsiz Bir Siyasetci Portresi: GoloscekinProf Dr. Mehmet Saray, Kazaklarin Stalin donemindeki suni aclik felaketindeki kayiplari icin sunu soylemektedir: “Bir taraftan sosyalist bir ekonomi duzeni olusturmak, diger taraftan da geleneksel Kazak toplumunu yok etmek icin planlanan bu operasyonda yapilan hatalar ve ihtimaller o kadar cok ve acik idi ki, bunlari insanin havsalasinin kabul etmesi mumkun degil. Halkina esitlik ve iyi gelecek vaat eden bir rejimin yoneticileri vatandasi olan insanlara bu kadar acimasiz ve kaba nasil davranabilir?”
Gercekten de Kazakistan’daki soykirimin uygulanisi ve boyutlari insan aklinin almayacagi bir korkuncluktadir. Moskova’da Stalin gibi zalim bir diktator bulunsa bile, boyle bir politikanin Kazakistan’da uygulanabilmesi icin Kazakistan’da da en az Stalin kadar acimasiz birinin olmasi gerekirdi. Kazakistan KP. I. Sekreteri Goloscekin iste bu vasiflara sahip birisiydi. Gercekten de o bu isi en iyi yapabilecek kapasitededir. Sovyet devriminin en basindan beri Lenin ve Stalin gibi liderlerle yanyana mucadele eden Goloscekin cevresinde merhametsizligiyle taninan biriydi. Rus yazari Igor Nepein, acimasizligin Goloscekin’in kanina islemis oldugunu soylemektedir.
Onun acimasizliginin boyutlarini, Carligin son hanedani Romanovlarin oldurulmesi olayindan acikca gormek mumkundur. Goloscekin, 17 Temmuz 1918’de hanedan mensuplarinin Ural’da hunharca oldurulmesinin bas sorumlusuydu. Kizil Ordu’nun Ural Bolgesi Askeri Komiseri olan Goloscekin katliam emrini verdi. Ancak, hanedanin oldurulerek mezara gomulmesi onu tatmin etmedi. Cesetleri mezardan cikarttirarak parcalatti ve benzin dokerek yaktirdi. Ayrica, olaylarin delili olmak uzere, Moskava’ya giderken hanedan mensuplarinin kesik baslarini yaninda goturuyordu.
Rus arastirmaci Yu. Atlantov, Goloscekin’in intellektuel dusunceye sahip biri olmadigini, en buyuk ozelliginin tepeden verilen emirleri harfiyen yerine getirmek oldugunu soylemektedir. Iste boyle hem acimasiz ve hem de mukemmel bir ast olma ozelliklerine sahip olan Goloscekin, Stalin icin Kazakistan’daki en korkunc politikalari uygulatmak bicilmis kaftandi. Ancak Goloscekin’in kendisi de, ugruna ellerini milyonlarin kanina buladigi Stalin’in kurbanlari arasinda yer almaktan kurtulamadi. 28 Ekim 1941’de Kuybisev’de uluslar arasi emperyalizmin hesabina casusluk yapmakla suclanarak kursuna dizildi.
SonucSonuc olarak, Stalin’in kolektiflestirme uygulamasinda, Kazaklar tarihinin en agir felaketine ugramistir. Ucsuz bucaksiz bozkirlarda at ustunde Moskova’nin sosyalist ideolojilerini umursamaz bir bicimde gocebe yasam suren Kazaklari, Stalin kolektiflestirme yoluyla yerlesik hayata gecirmek ve boylece Moskova’nin ustunlugune boyun egdirmek ugruna yariya yakinini kirarak bir soykirim uygulamistir.
Abdulvahap Kara
|