2 Temmuz 1993
tarihinde Sivas Madımak Oteli’nde 37 yurttaşımızı ve üç
gün sonrada Erzincan Başbağlar Köyü’nde 33 yurttaşımız
Süper NATO taşeronlarınca öldürülmüştü.
Katliamın 23.yıldönümünde yurttaşlarını saygı ile anıyoruz.
5.7.2026 Pazar
***
GÜNÜMÜZDE OLANLARI ANLAMAK İÇİN GEÇMİŞİ UNUTMAMAK
· 1 Mayıs 1977’de Taksim’de
yapılan mitingde kalabalığın üzerine uzaktan yapılan
ateşle 30 yurttaşımız ölür.
· 24 Mart 1978’de sabahı Cumhuriyet Savcısı Doğan Öz
Ankara’da katledilir. ( Çünkü: (Sözde) sağ-sol
çatışmalarının arkasında kontrgerillanın (Özel Harp
Dairesi/Gadyo) olduğunu; kontrgerillanın CIA ve İsrail
gizli servisleri tarafından yönlendirildiği gerekçesiyle
dava açmaya hazırlanmaktadır. )
· 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas Madımak Oteli’nde 37
yurttaşımızı ve üç gün sonrada Erzincan Başbağlar
Köyü’nde 33 yurttaşımız öldürülür.
· 22 Ağustos 1993: 200 kişilik PKK’lı grup, Iğdır’ın
Aralık ilçesine bağlı Sultantopu Jandarma Karakolu’na
ağır silahlarla saldırması sonucunda 18 askerimiz şehit
edilir.
· 4 Ekim 1993: PKK saldırılarında asker ve sivil 42
vatandaşımız hayatını kaybeder.
· 5 Ekim 1993: Üç köyü basan PKK 36 yurttaşımızı
katleder.
· 2 Ekim 1993: PKK’nın Lice ilçesi baskınında
Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Bahtiyar
Aydın çatışma sırasında şehit olur.
· 25 Ekim 1993: Erzurum’un Çat ilçesine bağlı Yavi
beldesine saldıran PKK, 38 yurttaşımızı öldürür.
***
* Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı 9
Ağustos 1995 günlü yazısında:
-Tito, farklılıkları öne çıkardı, kurumlaştırdı.. Ve o
farklılıklar, sonunda toplumu “bir arada olmaz” hale
getirdi. Paramparça etti.
- Atatürk, benzedikleri öne çıkardı. kurumlaştırdı.. Ve o
benzerlikler, Güneydoğu’daki tüm yanlışlıklar ve
başarısızlıklara karşın, 24 etnik grubun “ bir arada olma”
istencini güçlendirdi. Yıllardır yaşanan bunca olumsuzluğa
karşın; “sorunlu” kesimlerin bu ölçüde ağırlıklı olduğu
bir araştırmada bile, “ayrılma” isteyenlerin oranı bu
ölçüde “ güdük ” kalabildi” demektedir.
***
* Ahmet Taner Kışlalı “Avrupalı
Türkler ve Atatürk” yazısında şunları yazmıştı:
- Tarih Lenin’i, Tito’yu değil, Atatürk’ü haklı çıkardı.
- Ulusçuluk ilkesinden laikliğe, halkçılıktan
cumhuriyetçiliğe, Kemalizmin haklılığı ve geçerliliği,
yaşanan tarih tarafından kanıtlanıyor… Kemalizmin ürünü
olan “ laik cumhuriyetçi” kimliğin evrenselliği, her geçen
gün biraz daha gün ışığına çıkıyor.
- Yurtdışında yaşarken çocuklarına onur verici bir kimlik
kazandırmak isteyen Türklerin bulunduğu her yerde
Atatürkçü düşünce dernekleri açılmalı!.. Aşırı dinci ve
aşırı milliyetçi kuruluşların karşısına, “çağdaş” bir
seçenekle çıkılmalı!
- Ya da gelecek kuşak Anadolu insanının, “Avrupa’nın
zencileri” olmasının utancını taşımayı şimdiden
kabullenmeli!..
- İki yıl kadar önce Tubingen Üniversitesi’nde verdiğim
bir konferansta, genç bir Türk çocuğu söz alıp şöyle
demişti: “Biz Avrupalı Türkleriz!” Güzel! Ama bunu
Avrupalılara da kabul ettirmenin tek bir yolu var: Atatürk
devriminin kimliği ve heyecanı ile karşılarına çıkmak!
Hanya’yı Konya’yı bilen olup bitenleri doğru anlayıp
yorumlarken örgütsüz yığınlaşmış kitleler daha çok tüketme
yarışına sokulmuşlardır. Varın var olduğu süreçte “var”ı yok
etmek için…
(BU YAZI DERLEMEDİR)