
METİN ATAMER : BAKARA
Çocukluğum ve ilk okul hayatım Ankara, Kurtuluş semtinde
geçmişti. Evimizin karşısında bir cami , diğer köşesinde ise
ilk okulumuz vardı. İlk Okula gitmeden evvel, ezan ve namazla
tanışmıştım. Arapça bilmediğim için bazı ayetleri okunduğu
şekli ile ezberlemiştim. Kimi zaman namaz vakti camiye gider
orada herkesle beraber yatar kalkar , el avuç açıp dua
ederdim. Ne için dua ederdim hiç hatırlamamaktayım. Beni
caminin hocası en ön sıraya alırdı, orada babam yerinde
adamlarla namaz kılardım.
Hele Cuma günleri cami çak kalabalık olurdu. Namaz sürecinde
bir ara, Cuma namazı farzından evvel, Caminin Hoca efendisi
minbere çıkıp hutbe okurdu. Daha sonra namaz bitiminde eller,
dua için yukarı kaldırılır , tanrıdan günahlardan arınma adına
af dileme şeklinde yalvarışa geçerdi, cemaat. Bende uyardım bu
cemaatin yaptıklarına. Şimdi düşünüyorum o yaşta benim ne
günahım olacaktı ki, tanrıdan tövbe dileyim.
Ancak cemaat her hafta aynı yüzlerden oluşmaktaydı ve her Cuma
bu insanlar, günahlarının tanrı tarafından af edilmesi için
dua etmekteydiler. Düşünürdüm, bir hafta boyunca günah işle ,
gel Cuma günü camiye , aç ellerini göğe , tanrıdan
günahlarının af edilmesi için dua et. Bana hep ters gelirdi.
Bu nedenle ilk okuldan sonra gittiğim yatılı okulda, Kuran-ı
Kerimi okumak istedim. Kütüphanemizde İngilizce M.PİTCKTHALL
‘ın kaleme aldığı ‘ The Glorious KURAN ‘ adlı kitap ilgimi
çekmişti. Okudum. Okurken ilgimi çeken önemli konular vardı.
Kuran, diğer semavi dinlerin kitaplarını dışlamaktan
çekindiğini görmekteydim. Ama çok önemli olan birkaç ayetler
vardı ki, yazıldığı dönemdeki yaşam konusunda, çok önemli
bilgileri kapsamaktaydı. Aslında Kuran-Kerim’in iskeletini
oluşturan önemli birkaç suresi beni çok etkilemişti.
Beni en fazla etkileyen ilk sure, BAKARA suresi. Bakara
aslında Arapça da SIĞIR, İNEK, veya DANA anlamına gelmektedir.
Bakara suresi 67. inci ayette ‘ Hani Musa kavmine ‘ Tanrı size
bir SIĞIR kesmenizi emrediyor ‘ demişti.‘ diye başlamakta. Ve
devam ederek 74 üncü ayete kadar olan ayetlerde de yine SIĞIR
dan bahsedildiği için mi BAKARA suresi olarak kayda geçmiş,
bundan emin değilim. Ancak toplum yaşamında önemli olan
iyilik veya kötülük yapma konusunu da işlemiş, Kuran-ı Kerim.
Bakara suresinde 81 inci ayette topluma emir verircesine bir
cümle bulunmakta ‘ Evet KÖTÜLÜK İŞLEYİP SUÇU , BENLİĞİNİ
KAPLAMIŞ OLAN KİMSELER VAR YA , İŞTE ONLAR CEHENNEMLİKLERDİR.’
demekte. Aslında Cehennem ve Cennet’in yaşam içinde olduğuna
inanırım.
Hele bir ayet var ki bütün dinler için geçerli olsa gerek. 84
üncü ayet şöyle der: ‘ Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz,
birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacaksınız,’ diye sizden söz
almıştık. ‘ demekte.
Bakara suresinin bir başka ayeti ise , 136, ‘ Kura-ın yanında
bütün dinlerin varlığını, İbrahim, Ishak, Yakub’a , Musa ve
İsa ya verilen kitaplara ve peygamberlere Rab’larından
verilene iman ettik. ‘ demekte. Şimdi bu kitapları kabul
ediyorsak, onun ibadethanelerine de saygı göstermek, kanımca
dini bir görev olsa gerek.
Çok önemli bir konu, AYASOFYA nın ekseni KIBLEYE dönük
değildir. Hatta 33 derecelik bir sapması bulunmaktadır .Tıpkı
DARENDE’deki ULUCAMİ nin ekseni gibi. Hani cami olarak
kullanılmasında zarar olmasa da, İslam alemine kazandırılmış
olmasında, İslam aleminin ne kazandığını hala anlamış değilim.
Ayasofya’yı gezen herkes, bir kiliseyi gezdiklerini bilmekte.
Kuran da sadece BAKARA suresi değil , bir çok sürede toplum
yaşamı konusunda ayetler bulmak mümkün, ancak bunlardan bir
tanesi ve en önemlisi bence ALAK SURESİ. İlk ayetinde ‘
Yaratan Rabbin adıyla OKU ‘. Daha sonraki diğer ayette ise ‘
OKU , İnsana bilmediklerini belleten , kalemle öğreten Rabbin
, en büyük kerem sahibidir. ‘ der.
Gelin soralım, öğrenmek için kaçımız okumaktayız ? Hele
bilhassa Sarayda oturanların kaçı okumakta, ve okuyorsa da ne
okumakta?
Hayran olduğum 13 yüzyılda yaşamış skolastik felsefeci Thomas
Aquinas ın bir sözü aklımdan hiç çıkmamakta. Aslında Hacettepe
Üniversitesi girişinde bir sütunun üzerinde yazılı idi.
Üzülerek öğrendim , bir işgüzar Rektör bu yazıyı kaldırtmış.
Kelimeler insanın beynine işlercesine açık ve seçik: TİMEO
HOMİNEM UNİUS LİBRİ’ Anlamı ‘ Tek Kitaplı İnsandan Korkarım’,
.
Dar pencereden bakan bir toplumun kalkınmasını, mümkün
görmediğimi ifade ederim , diye bir sözüm geldi söyledim, hem
nalına hem mıhına,
METİN ATAMER