
“Dönemeç”in eşsiz kahramanı Garip Tatar, 11
Nisan 1980 Cumartesi günü katledilmişti.
(Eşi Nurcan Hanım, 15 yaşındaki Ali Naki ve 13 yaşındaki Pınar
– Ümit Kaftancıoğlu)
Üstelik sabahı evinden işe gitmek üzere çıktığında, 13
yaşındaki kızı Pınar’ın gözleri önünde iki kişinin silahlı
saldırısı sonucunda, 45 yaşında yaşamını yitirir.
12 Nisan’da Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verilir.
İstanbul Radyosu önünde yapılması planlanan törene Sıkıyönetim
Komutanlığı’nca izin verilmez.
Nurcan Kaftancıoğlu, eşi için şunları söylemektedir:
“Böbreklerinde ciddi bir rahatsızlık
vardı. ‘Sen ölürsen biz ne yaparız, hiç olmazsa
çocukları düşün’ dediğimde, ‘Beni eserlerim yaşatacak,
çocuklarım benimle iftihar edecekler. Onlara bir şey
bırakmıyorum ama bir raf dolusu kitap bırakıyorum’
derdi.”
Yurdunu, milletini sevmekten gayrı
suçu olmayan öğretmen, yazar, derlemeci, radyo
programcısı Ümit Kaftancıoğlu (Garip Tatar)’nu, ölümünün
46. yıl dönümünde saygı ve sevgiyle anıyoruz.
11.04.2026
CİNAYETİN HUKUKİ SÜRECİ:
Kaftancıoğlu cinayeti, 1980 sürecine varan Gladio’nun tertibi
olduğu öne sürülen yoğun siyasi kutuplaşma ve bunalım
ortamında işlenen siyasi suikastlerden biridir.
Yakalanan zanlılardan Ahmet Mustafa Kıvılcım, polis sorgusunda
cinayeti “solcu olması” nedeniyle işlediğini; saldırıda
yanında İrfan Çakıcı ve Yusuf Teke’nin bulunduğunu ve emri
dönemin İstanbul Ülkücü Gençlik Derneği Başkanı Hasan
Küçük’ten aldıklarını beyan eder. Zanlı Kıvılcım, askeri
mahkemede ömür boyu hapse mahkûm edilir.
Bu karar Askerî Yargıtay tarafından bozulur ve Kıvılcım
yaklaşık 4 yıl tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakılır.
Diğer sanıklar ve azmettirici olduğu iddia edilen kişi
hakkında ise somut bir ceza uygulanamaz.
Cumhuriyet Savcısı Doğan Öz suikastı (24 Mart 1978) dava
süreci ile (11 Nisan 1980) Ümit Kaftancıoğlu suikastı dava
süreci arasında paralellik bulunması çok büyük bir tesadüf
olmalıdır.