
Abdulkadir Selvi : İmamoğlu savunamadı
E-POSTA : ase...@hurriyet.com.tr
Şubat 17, 2026
***
EKREM İmamoğlu’nun diplomasıyla ilgili davada yaptığı savunmayı dikkatli bir şekilde okudum.
Bazı bölümlerin altını
çizdim. Bazı bölümleri döndüm tekrar okudum. İmamoğlu’nun
yolsuzluk davalarıyla ilgili yaptığı savunmaları da takip
etmiştim.
Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptaline ilişkin olarak açtığı
dava reddedildiği için bu kez maddi delilleri ortaya koyan
esaslı bir savunma bekliyordum.
AYNI SAVUNMA
Şaşıracaksınız ama hangi dava olursa, neyle yargılanırsa
yargılansın, hakkındaki iddialar ne olursa olsun Ekrem
İmamoğlu aynı savunmayı yapıyor. Fotokopi gibi kes yapıştır
aynı sözler. İstanbul’da 3. kez seçim kazandığını,
dördüncüsünü de kazanacağını, 15.5 milyon insan tarafından
cumhurbaşkanı adayı gösterildiğini belirtiyor.
Hangi iddianame olursa olsun onu ‘çöp’ ilan ediyor. Önce
‘yargılanacaksınız’ diye mahkeme heyetini tehdit ediyor, sonra
hakkında haber yapan medya kuruluşlarını tehdit ediyor. “Sıçan
gibi kaçacaklar” diyor.
YÖK SON NOKTAYI KOYDU
Ben YÖK tarafından denkliği kabul edilmeyen Girne Amerikan
Üniversitesi’nden İstanbul Üniversitesi’ne yatay geçiş
yapmadım demiyor. Diyemiyor. Çünkü YÖK tarafından mahkemeye
gönderilen resmi yazıda o tarihte Kıbrıs’ta sadece Doğu
Akdeniz Üniversitesi’nin denkliğinin kabul edildiği, Girne
Amerikan Üniversitesi’nin denkliğinin olmadığı belirtiliyor.
Ekrem İmamoğlu uzun savunmasında her şeyi söylüyor ama bir
şeyi söylemiyor. ‘Girne Amerikan Üniversitesi’nin denkliği
vardı ben de o haktan yararlanarak yatay geçiş yaptım’
diyemiyor. Denkliği olmadığı halde Girne Amerikan
Üniversitesi’nden İstanbul Üniversitesi’ne nasıl yatay geçiş
yaptığını anlatmıyor. Savunma yapıyor ama Ekrem İmamoğlu da
yatay geçiş işini savunamıyor.
İSTANBUL’A GELEMİYOR
Adam İstanbul’da cinayet işlemiş, suçüstü yapılıp hâkim
karşısına çıkarılmış. Mahkeme başkanı, “Oğlum anlat bakalım bu
cinayeti neden işledin?” diye sormuş. Adam, “Trabzon’dan
çıktım yola, Samsun’da verdim mola” diye uzun uzun anlatmaya
başlamış. Hâkim, “İstanbul’a gel oğlum, İstanbul’a gel” diye
uyarınca, “Hâkim Bey İstanbul’a nasıl geleyim. Orada cinayet
işledim” demiş.
Ekrem İmamoğlu da bir türlü yatay geçiş işine gelemiyor.
Biliyor ki orada cinayet var.