ESKİ DİLDE MATEMATİK NASILDI?

148 views
Skip to first unread message

Oraj POYRAZ

unread,
Feb 7, 2021, 5:44:17 PM2/7/21
to turan...@googlegroups.com

ESKİ DİLDE MATEMATİK NASILDI?

SİNAN İPEKGüncelleme 02/10/2020

Osmanlı Devletinde geometri dersine giren öğrenciler aşağıdaki cümleler duyuyorlardı.

Bir mustatîlin mesâha-i sathiyyesi ufkî kaaidesi ile şâkulî dılısının darpıdır.

Osmanlıca olan bu ifadenin Türkçeye çevirisi: Bir dikdörtgenin alanı eni ile boyunun çarpımıdır.

Ya şuna ne dersiniz? Bir müselles-i mütesâviyü’ssâkeynin kaaide-i zaviyeleri müsavidir.

Çevirisi: Bir ikizkenar üçgenin taban açıları eşittir.

Matematik derslerinde kullanılan birçok terim Mustafa Kemal Atatürk tarafından Türkçeleştirilmiştir. Bunlara örnek olarak artı eksi çarpı bölü üçgen çokgen koşut gibi sözcükleri gösterebiliriz. Söz konusu sözcükler Atatürk’ün yazdığı “Geometri adlı kitapta tanımlanmıştır. Esasında bu kitap bir Matematik kitabı olmaktan çok birterimler sözlüğü”dür.

Girişimin başarısı malumdur. Bugün bu sözcükleri ne kadar çok kullandığımızı düşününce bu çalışmasından dolayı kendimizi M. Kemal’e teşekkür etmeye zorunlu hissediyoruz.

Özellikle de bir Matematik öğretmeni olarak bu sözcüklerin işimizi ne kadar kolaylaştırdığına birinci elden tanıklık etmekteyim. Başka konuları bir yana bırakalım sırf Türk diline ve Türk eğitim sistemine yaptığı katkılardan dolayı bu insan saygıyla anılmayı hak etmektedir.

Eskiden bu sözcüklerin Arapçası kullanılmaktaydı ve bu da zaten öğrencilerin zorlandığı bir ders olan matematiği gereksiz derecede karmaşık hale getirmekteydi. Bu sözcükler yerine kullanılan eski sözcüklere baktığımızda durumu daha iyi anlarız.

Aşağıdaki liste biraz uzun ama sonuna kadar okumanızı öneririm. Böylece terimlerin Türkçeleştirilmesinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anlamış oluruz.

mustatîl / dikdörtgen

murabba / kare

müselles / üçgen

taksim / bölme

çıkarma / tarh

aşar aşari / ondalık

Bu’ud / boyut

kaaide / taban

seviye / düzey

mekan / uzay

ufkî / yatay

mukavves / eğri

satıh / yüzey

şâkulî / düşey

hat / çizgi

Kutur / çap

amûd / dikey

faraziye / varsayım

nısf-ı kutur / yarıçap

va’zîyet / konum

mahrut / koni

kavis / yay

müsavi / eşit

muhit-i daire / çember

muhammes / beşgen

müştak / türev

mecmû / toplam

mesâha-i sathiyye / alan

zâviye / açı

nisbet / oran

tenasüb / orantı

re’sen mütekabil zâviyeler / ters açılar

zâviyetân-ı mütevâfıkatân / yöndeş açılar

kaim zaviyeli müselles / dik üçgen

şibh-i münharif / yamuk

müselles-i mütesâviyü’l-adlâ’ / eşkenar üçgen

müselles-i mütesâviyü’ssâkeyn / ikizkenar üçgen

dılı / kenar

menşur / prizma

hattı mail / eğik

veter / kiriş

re’s / köşe

zaviyei hadde / dar açı

hattı munassıf / açıortay

muhit / çevre

koşut muvazi / paralelkenar

bölen / –

çarpan / –

çarpı / –

Bugün bu sözcüklerin eski dildeki karşılığını hiç bir yerde bulamamaktayız; bu da Atatürk tarafından hedefin tam on ikiden vurulduğunu göstermektedir. Terimlerin Türkçe karşılığı öylesine cuk oturmuş halk tarafından öylesine benimsenmiştir ki adeta bu sözcükler zamanın başından beri bizimleymiş gibi hissederiz oysa öyle değildir bu sözcükler bizzat Mustafa Kemal tarafından önerilmiştir.

Yazdığı “Geometri adlı kitabın bir diğer özelliği de Atatürk’ün kitabınısözlük” formatında yazmamış olmasıdır. Atatürk terimlerin Arapçasına hiç değinmeden direk olarak Türkçelerini vermekte ve gerekli tanımları yapmaktadır. Konuyu anlatırken oldukça açık ve sade bir yaklaşımı benimsemiştir.

Bir Matematik öğretmeni olarak Matematik dersinde kullandığımız kimi terimlerin hiç Türkçeleştirilmemesinden ya da yanlış Türkçeleştirilmesinden her zaman rahatsızlık duydum. Sözcüklerin yabancı olması kimi zaman işlerimizi gereksiz yere zorlaştırmakta öğrencinin kavramasını geciktirmektedir. Bu terimlerden bazılarının yerine daha pedagojik daha anlamlı olduğunu düşündüğüm bir takım öneriler getirmek istiyorum.

Kere: “Kere yerinetane denmesi özellikle ilköğretimde çok yararlı olacaktır. Tane sözcüğü kullanıldığında çarpmanın altındaki sayı sayma mantığı öğrenciler tarafından daha çabuk kavranacaktır. Örneğin:Dört kere beş yirmidir yerineDört tane beş yirmidir ” demek pedagojik olarak daha anlamlıdır.

Başka bir örnek verelim. “2x + 3x = 5x matematiksel cümlesi şöyle okunabilir:İki tane x ile 3 tane x’in toplamı beş tane x’tir. ” Böylece öğrencilerin harfli ifadeleri daha çabuk kavraması sağlanabilir.

Gerçel Sayı: İlköğretimin çeşitli kademelerinde İngilizce “Real Numbersın karşılığı olarakGerçel sayılar denmektedir. Bu terim kafa karışıklığına yol açmaktadır. Bunun yerinegerçek sayılar denmesi çok daha faydalı olacaktır. ZatenReal numbers ifadesinin Türkçe’ye tam çevirisigerçek sayılardır. O halde nedengerçek yerinegerçel diyoruz?Gerçel ifadesigerçekten türemiş bir şey” gibi anlaşılıyor. Bu da öğrencinin kavramasını güçleştiriyor.

Permutasyon ve Kombinasyon: Bu iki sözcük Türkçe’ye adamakıllı yerleştiğinden yerine başka bir sözcüğü oturtmak zordur. Yine de benim önerim kombinasyon yerine “seçki ve permutasyon yerine dedizilim ya dasıralı seçki ifadeleri kullanılmasıdır. Bu iki sözcük Türkçeleşmemekte inat ediyorlar üstelikkombine atak vekombinezon” gibi bir iki örnek dışında günlük hayatta hiç kullanılmamaktadırlar. n elemanlı bir kümenin r elemanlı alt kümelerinin sayısına matematikte n’nin r’li kombinasyonları deriz. Ancak birçok insan bu tanımdan hiç bir şey anlamayacaktır. Esasında çok basit bir anlamı olmasına rağmen yabancı bir kavrammış gibi algılanmaktadır.

Çok elemanlı bir kümeden yapılan seçimlerin sayısı anlamında kombinasyon yerine “seçki sözcüğünün kullanılması daha doğrudur. Tıpkışiir seçkisi” kullanımında olduğu gibi… Bu kullanım terimin matematiksel anlamına oldukça yakındır ve kanımca kombinasyon sözcüğünü iyi karşılamaktadır.

Örnek verelim: “Bir fabrikaya memur olarak beş kişi alınacaktır. İşe baş vuranların sayısı yirmi olduğuna göre bu seçim kaç farklı şekilde yapılabilir? sorusunun yanıtıyirminin beşli seçkilerinin sayısı kadardır ” olur.

Benzer şekilde permütasyon sözcüğü de değiştirilmelidir. Permütasyon sıralı kombinasyon demektir. Yani permutasyon da bir seçkidir ancak sıralıdır. Yani permütasyon aslında bir “dizilim”dir.

Örnek verecek olursak: “Beş kişinin katıldığı bir yarışmada ilk üç kaç farklı şekilde belirlenebilir? sorusunun yanıtıBeşin üçlü dizilimlerinin sayısı kadardır ya dabeşin üçlü sıralı seçkileri kadardır” olabilir.

Karmaşık Sayı: Karmaşık sayı hem yanlış hem de yanıltıcı bir ifadedir. Doğru çeviri “bileşik sayı olmalıydı. İngilizceComplex Number ifadesiniKarmaşık Sayı diye çevirmek hatalıdır. Üstelik bu ifade konunun öğrenci tarafından olumsuz algılanmasına neden olmaktadır. Ne yazık ki bu yanlış çeviri dilimize yerleşmiş kitaplara da girmiştir. Üstelikbileşik sayı ifadesi konu hakkında öğrenciye iyi bir fikir vermektedir. Bileşik birden fazla parçadan oluşan çok parçalı anlamına gelir. Kimyada birden fazla elementten oluşmuş saf maddeye bileşik denmesi gibi… Aynı şekilde Matematikte birden büyük kesirlerebileşik kesir” diyoruz çünkü bu kesirler bir tam kısım ile bir basit kesrin toplamı yani bileşimidir.

Bileşik sayıların “gerçek vesanal” olmak üzere iki kısmı vardır. Her bileşik sayı kısımlarının toplamıdır. Örneğin: z bir bileşik sayı olsun buna göre z = a + bi biçiminde yazılır. Burada a sayının gerçek kısmı b ise sanal kısmıdır ve z de bu ikisinin bileşimidir.

Fizikte vektörler konusunda toplama anlamında “bileşke sözcüğü kullanılıyor ve vektörü oluşturan parçalarabileşenler” deniyor. Her karmaşık sayı da düzlemde bir vektör olarak düşünülebileceğine göre a ve b karmaşık sayının bileşenleridir. Buna göre karmaşık sayıya bileşik sayı denmesi bilimin diğer alanları ile de tutarlıdır.

Vektör: Bu sözcük yerine benim önerim “ok denmesi. Ok bilindiği gibi en eski Türkçe sözcüklerden biridir hatta Orhun Alfabesinde bir harftir. Ok sözcüğüyön vedoğrultu” kavramlarını doğal olarak içermektedir. O halde vektör yerine ok kullanılması oldukça uygundur.

Richard Feynmann adlı ünlü fizikçi Kuantum Elektrodinamiğini halka anlatmak için yazdığı kitabında (KEDİ: Kuantum Elektrodinamiği) vektör yerine “ok/arrow” sözcüğünü kullanmıştır.

Buna göre örneğin “hız vektörü yerinehız oku ya dakuvvet vektörü yerinekuvvet oku” demeliyiz.

Grafik: Bu sözcüğün yerine “çizim ya daresim kullanılabilir. Burada amaç tamamıyla öğrencilerin konuyu kavramasını kolaylaştırmak olmalıdır. Örnek verelim:Bu fonksiyonun grafiğini çizelim yerinebu fonksiyonun çizimini yapalım ya dabu fonksiyonun resmini çizelim ” demek çok daha anlaşılır olacaktır.

Determinant: Matematikte bir matrisin ölçüsü olan determinant sözcüğü dilimizde kalan bir başka yabancı sözcüktür ve anlamı “belirteçtir. O halde biz de bu sözcük yerine belirteç diyebiliriz. ÖrneğinA matrisinin determinantı yerineA matrisinin belirteci” denebilir.

Diskriminant: Diskiriminant lise sınıflarında ikinci dereceden denklemlerin çözümü sırasında karşımıza çıkan ve Delta harfi ile gösterilen değerdir. Ayraç anlamına gelmektedir. Determinant negatif ise o ikinci dereceden denklemin çözümü yoktur. Bu anlamda “ayraç sözcüğü kastedilen anlamı karşılamaktadır. Örneğin bu denklemin diskriminantı negatiftir demek yerinebu denklemin ayracı sıfırdan küçüktür” denebilir.

Bunun gibi başka sözcüklerin de Türkçeleştirilmesinde çocuklarımızın eğitimi açısında sonsuz yarar vardır.

Sinan İpek

Matematiksel

Yazar çizer düşünür öğrenir ve öğretmeye çalışır. Temel ilgi alanı Bilimkurgu yazarlığıdır. Bunun dışında Matematik bilim teknoloji Astronomi Fizik Suluboya Resim sanat Edebiyat gibi konulara ilgisi vardır. Ara sıra sentezlediklerini yazı halinde evrene yollar. ODTÜ Matematik Bölümü mezunudur ve aşağıdaki başarılarıyla gurur duyar:TBD Bilimkurgu Öykü yarışmasında iki kez birincilik 2. Engelliler Öykü yarışmasında birincilik Ya Sonra Öykü Yarışması'nda finalist Mimarlık Öyküleri Yarışması'nda finalist 44. Antalya Altın Portakal Belgesel Film Yarışmasında finalist. Ithaki yayınları Pangea serisinin 5. üyesi "Beyin Kırıcı" adlı bir romanı var. https://www.ilknokta.com/sinan-ipek/beyin-kirici.htm

https://www.matematiksel.org/eski-dilde-matematik-nasildi/

==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==    ==
"Ben namussuz bir ateist görmedim, namussuz dinci gördüm.

Türkiye'nin en büyük açığı namuslu adam açığıdır."
-Yaşar Nuri Öztürk / Allah İle Aldatmak-
Aramızdan ayrılışının 5. Yılında saygı ve özlemle🙏🌹

Turuncu Kutu - Bilim Düşmanlarına Reddiye - Semih Dikkatli

Soner Yalçın bir kitap yazdı. ‘Kara Kutu’…

Her bir satırında, kaynakçasında, dipnotunda yanlış olmayan cümlesi yok gibi… Tarih, tıp, eğitim alanlarında yanlışlar ve hatta Atatürk’ün yol arkadaşları hakkında iftiralarla dolu, modern tıp için “Çağımızın vebası” diyen bir yığından bahsediyoruz.

‘Kara Kutu’daki yanlışları göz önüne sermek ve düzeltmek için onlarca kitap yazmak gerekir. Psikiyatrist Dr. Semih Dikkatli ise kendi uzmanlık alanından sadece ‘antidepresanlar’ hakkında yazılan kırk sayfa ve Atatürk’ün yol arkadaşları hakkında yazılmış on sayfalık bölüm için yüzlerce sayfadan oluşan bir reddiye kaleme aldı.

Elinizde tuttuğunuz bu kitap bilim düşmanlığına, Kara Kutu Lobisi’ne, Kelle/ Paça/Herbal Şifa Lobisi’ne, bilim felsefesini reddedenlere karşı bilimsel kaynaklarla, bilimsel kanıtlarla, bilimsel düşünceyle emek verilerek yazılmış cevap niteliğinde bir kaynak kitaptır.

Bilimsel verilerle ama herkesin rahatça anlayabileceği bir dil ile yazılmış bu kitabın içinde aynı zamanda “Depresyon Nedir? Sebepleri Nelerdir? Tanı ve Tedavi Süreci Nasıldır? Antidepresanların Kullanım Alanları Hangileridir? Aşı ve İlaç Faz Çalışmaları Nasıl Yapılmaktadır?” sorularına yanıt bulacak ve “Ünlü Okul Katliamları” hakkında ayrıntılı bölümler de okuyacaksınız.

ŞİMDİ YÜZLEŞME VAKTİ…

                                                                                                PROF. DR. ARİF VERİMLİ

<<<<<

Arkadaşlar bu kitabimiz tam da bu doga katliamini anlatiyor.
Kazdaglari, Erzincan Kemah, Ordu/Fatsa altin madenlerinin yedikleri herzeler detaylandiriliyor.
Kitap protestolarsa sessiz okuma eylemlerinde de okunuyor...

FETÖ’nün TSK’deki yapılanmasını tek tek isimlerle anlatan efsane kitap 30’ncu baskıda kalmış ve tükenmişti. Mustafa Önsel’in “Ağacın Kurdu TSK’de Şakirtlerin İşgali Fetullahın Askerleri” 31’nci yeni baskısı ile fakat bu sefer

genişletilmiş güncellenmiş gözden geçirilmiş olarak ve gizlisiz saklısız açık isimlerle okuyucu ile tekrar buluşuyor. İlk 30 baskı okuyucuyu da şok etkisi yaratmıştı yeni 31’inci baskıyla hayret katlanacak ağızlar açık kalacak… 15 Temmuz sonrası ortaya çıkan yeni bağlantılar olaylar ve isimler “Yok artık!” dedirtecek…

Neler var kitap da…

Kimlermiş bakalım “Zındık Komitesi”nin üç reisi?

Kitabının Harp Akademisinde zorunlu okutulduğu Fetullahçı Örgütün Aksiyon Dergisinin yazar kadrosundaki Başbakan…

Fetullah Gülen’in otomobilinde yakalanan Doktor Üsteğmen 12 Mart 1971 muhtırasının güçlü isimlerinden Orgeneral Faruk Gürler’in nesi oluyor?

12 Eylül öncesi Harbiye’de yaşanan “Devrimci” “Ülkücü” ayrışması…

Zaman Gazetesi yazarına Balyoz Davası ile ilgili “Dik durun!” diyen yüksek rütbeli subay…

Bektaşi olduğu bilinen/sanılan askerlerin fişlendiği flash belleğe ne yapıldı?

Şakirt kime denir?

Artık şakirt olmayan askeri okullara giremez” diyen yüksek rütbeli subay…

Harbiye’de korkunç yıllar (2008-2014) işkenceler ölümler intiharlar…

Reina saldırısını gerçekleştiren teröristin telefon rehberindeki yüzbaşı…

İstihareye yatan kalkışmacı generalin gördüğü rüya…

Hava Kuvvetleri İstihbarat Başkanlığı sorgu odasından çıkıp intihar eden subay…

Gay Tayfa” iftiralarıyla başlayan süreç ve Deniz Kuvvetlerine yapılan saldırılar…

GATA’da ve Askeri Yargıda Fetullahçı yapılanmanın boyutları…

Beyin Cerrahından veteriner olur mu?

SAT komando Birliğini lağv etmeye kalkan doktor…

Fetullahçı örgüt için Askeri Yargı ve Askeri Tıbbiyenin önemi…

Genelkurmay Erdoğan’a darbe yapar mı?

Necdet Özel casusluktan yargılanır mı?


Ve daha birçok can alıcı konu…



Gerçeklerle yüzleşmeye hazır mısınız?
--        --        --        --        --        --        --        --        --        --        --        --        --        --        --        --        --        --        --        --        --

Metastaz , Barış Pehlivan , Barış Terkoğlu

KIRMIZI KEDİ YAYINEVİ

○ Menzilci polisler ilk kez göreceğiniz fotoğraflarında ne yapıyordu?

AKP’li Bakan’ın tarikat şeyhinden özel ricası neydi?

○ Devlette FETÖ’den boşalan koltuklara hangi tarikat nasıl yerleşti?

○ Nedir bu hüsn-ü şehadet ve FETÖ borsası?

○ Hangi cemaat kim için Cumhurbaşkanı’na mektup yazarak kefil oldu?

○ Genelkurmay Başkanı’nın “sahip çıkın” dediği isimler neden tutuklandı?

○ “Kurda kuşa yem etmeyin” denilen işadamı nasıl hapisten çıktı?

FETÖ operasyonlarından çıkarılan "imtiyazlı ortaklar" kim?

○ Hâkim rüşvet alırken gizli bir operasyonla nasıl yakalandı?

○ Hangi gazeteci kendisini MİT’çi diye tanıtıp dolandırıcılık yaptı?

○ Çektirdiği fotoğrafları davaları etkilemek için kullanan ismin arkasında kimler var?

FETÖ operasyonu yapan savcının odasını AKP’liler mi bastı?

○ Erdoğan'ın tehdit edildiği toplantıdan yara almadan çıkan ünlüler kim?

○ Üstü kapatılan telefon görüşmelerinde neler konuşuldu?

İlk kez yazılan gerçeklerle tabular yıkılıyor...

Barış Pehlivan ve Barış Terkoğlu METASTAZ ile devleti esir alan kanserli hücrelere ışık tutuyor.


Metastaz 2: Cendere Barış Pehlivan Barış Terkoğlu

KIRMIZI KEDİ YAYINEVİ

Okuduğumuz kitap bir yumruk gibi tepemize inip bizi uyandırmadıktan sonra neye yarar?”

Franz Kafka

CHP’li Belediye Başkanları İmamoğlu ve Çerçioğlu için yapılan ahlaksız teklifin arkasında hangi AKP’li Bakan vardı?

○ Pelikancılar AKP içinde hangi operasyonları yaptı ve kimleri fişledi?

○ Yargının arka odalarında hangi ses kayıtları dolaşıyor?

○ Holding patronu cinayetinin üstü hangi yollarla kapatılmak istendi?

○ Hakimler ve savcılar gizlenen skandalları ilk kez nasıl anlattı?

○ Adliyeye getirilen ve içinde 260 bin dolar olan çantanın sırrı neydi?

○ Nurcular devlet içinde nasıl bir ağ kurdu?

○ Yargıdaki Pelikan-Hakyol mücadelesinin perde arkasında ne vardı?

FETÖ borsasının belgesinde neler yazıyordu?

AKP’li bakanlar arasındaki kavganın bilinmeyen nedeni ne?

○ Diyanet’in gizli tarikatlar raporu nasıl sızdı?

○ Öldürülen AKP yöneticisinin eşi sessizliğini bozup neler anlattı?

15 Temmuz raporu aslında neden basılmadı?

○ Kartal İmam Hatip mezunu olmak devlette hangi kapıları açıyor?

○ Erdoğan’ın yakınını hayata döndüren ismin başına neler geldi?

Barış Terkoğlu ve Barış Pehlivan devlette yaratılan çürümeyi ve herkesin hissettiği cendereyi belgeliyor. “Metastaz 2: CENDERE” çarpıcı bir gazetecilik araştırması olarak tarihe geçecek.



- - - - - - - - - - - - -
a45UyF587661
- - - - - - - - - - - - -
Muallimler!
Yeni nesli Cumhuriyetin fedakr ogretmen ve egiticileri sizler yetistireceksiniz yeni nesil sizin eseriniz olacaktir.
Eserin kiymeti sizin maharetiniz ve fedakrliginiz derecesiyle mutenasip bulunacaktir.

Gazi Mustafa Kemal ATATURK

- - - - - - - - - - - - -
JEAN MESLIER : SAGDUYU TANRISIZLIGIN ILMIHALI

153. GUNAHLARIN AFFI INANCI, RAHIPLERIN CIKARI ICIN ICAT EDILMISTIR

Bir insan, gunah islemeye siddetli bir arzu duydugunda, Allah'ini hemen hic dusunmez. Bundan baska, isledigi cinayet ne kadar kotu, vahsice olursa olsun, hakkinda verilecek cezanin siddetinin, bu Allah'in, olgun lutuf ve merhametinden dolayi hafifleyecegi dusuncesiyle hep ovunur.

Hicbir insan, yaratilisinin, yani eylem ve davranislarinin kendisini mahkum edecegine ve cehennem azabina neden olacagina ciddi olarak inanmaz. Cogu kez kendisini titreten muthis bir Allah'tan her ne kadar korksa da, insan, siddetli bir sekilde ihtiras egilimi ortaya ciktiginda, inancini terk eder ve hemen, kendisini guvenceye alacak ve rahatlatacak "bagislayan Allah" fikrinden baska bir sey gormez olur. Kotuluk mu yapiyor? Bu kotulugu onarmak icin zamani olacagini umit eder ve bir gun bundan pisman olup Tanridan sucunun bagislanmasini dileyecegini kendi kendine vaat eder. Din eczanesinde, vicdanlarin acisini dindirmeye yarayan sasmaz receteler, ilaclar vardir. Her ulkede, rahipler, Allah'in gazabini gidermenin ala sirlarini bilirler. Bununla birlikte, eger tanrisalligin dualarla, adaklarla, kurbanlarla, kefaretlerle dindirildigi, bu araclarin kullanilmasiyla Allah'in ofkesinin giderildigi dogruysa; insanlarin yoldan cikmalarina, kotuluk, suc, gunah islemelerine, dinin bir engel olusturmadigini soylemekle, insan hakli olur. Insanlar once gunah isler, sonra Allah'in gazabini dindirme carelerini ararlar. Suclarin affini ve bagislanmasini vaat eden her din, birkac kisinin cinayet islemesini engellerse, buyuk cogunlugu kotuluk yapmaya cesaretlendirir.

Hareketsizligine ragmen Allah, dunyanin butun dinlerinde gercek bir Protee'dir* Rahipler onu, kah sertlik, kabalik ve siddetle silahlanmis, kah yavaslik ve yumusaklikla dolu; kah zalim ve tasyurekli; bazen de gunahkarlarin pismanliklari ve gozyaslariyla kolayca merhamete gelir olarak gosterirler. Sonunda insanlar tanrisalligi ancak en cok o anki cikarlarina uygun gelen yonuyle benimser hale gelirler. Hep ofkeli bir Allah, kendisine ibadet edenleri biktirabilir, ya da onlari umitsizlige, eleme dusurebilirdi; insanlar icin hiddetlenen ve hiddeti gecen bir Allah gereklidir. Eger hiddeti bazi korkak ruhlari korkutursa, er gec tanrisallikla uyusmak aracina basvurmak fikrinde olan yaratilislari itibariyle kotu adamlari da kotuluk yapmaya, tanrisalligin bagislayiciligi yureklendirir, gayrete getirir. Zaten huylari geregi kotulukten cekinen ve kotuluk yapmaya egilimi olmayan bazi korkak sofulara Allah'in hukumleri korku verirse, ilahi affetme hazinesi, bu hazineden tumuyle otekiler gibi nimetleneceklerini umit edebilen en buyuk canileri bile, "Tanrinin, bagislayiciligindan da buyuk mu gercegim?" diye cinayetler islemeye, her naneyi yemeye cesaretlendirir.

* Tavirlarini ve fikirlerini cok cabuk degistiren "bukalemun", "yarim sahis" demektir. Masallarin

Protee'sinden alinmistir. Protee bir ilahtir ki, Neptun'un ogludur; cogu kez sorulan sorulara cevap vermekten, konusmaktan kacinmakla ve soru soranlardan kurtulmak icin aniden bicim ve gorunusunu degistirmekle taninir. (A. C. )

- - - - - - - - - - - - -
Zekilik kadar aptallik da gerekliydi.
Ama aptalca davranmak da zekice davranmak kadar zordu.

George OrwellHayvan Ciftligi

- - - - - - - - - - - - -
Kadin, dine buyuk saygi duyan, iyi bir Hiristiyandi, ama elbette bunlarin hicbirinin dogru olduguna inanmiyordu.

O'CONNOR, FLANNERY (1925-1964) ABD'li yazar.
Ateistin Kutsal Kitabi - Aforizmalar - Derleyen Joan Konner

- - - - - - - - - - - - -
TCK Madde 103 Cocuklarin cinsel istismari

Degisik 18 6 2014-6545 59 md. 1 1 Yeniden duzenlenen birinci ve ikinci cumle 24 11 2016-6763 13 md. Cocugu cinsel yonden istismar eden kisi sekiz yildan on bes yila kadar hapis cezasi ile cezalandirilir. Cinsel istismarin sarkintilik duzeyinde kalmasi halinde uc yildan sekiz yila kadar hapis cezasina hukmolunur. Ek cumle 24 11 2016-6763 13 md. Magdurun on iki yasini tamamlamamis olmasi halinde verilecek ceza istismar durumunda on yildan sarkintilik durumunda bes yildan az olamaz.
Sarkintilik duzeyinde kalmis sucun failinin cocuk olmasi halinde sorusturma ve kovusturma yapilmasi magdurun velisinin veya vasisinin sikayetine baglidir. Cinsel istismar deyiminden 1 a On bes yasini tamamlamamis veya tamamlamis olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuclarini algilama yetenegi gelismemis olan cocuklara karsi gerceklestirilen her turlu cinsel davranis
b Diger cocuklara karsi sadece cebir tehdit hile veya iradeyi etkileyen baska bir nedene dayali olarak gerceklestirilen cinsel davranislar
anlasilir.
2) Yeniden duzenleme 24 11 2016-6763 13 md. Cinsel istismarin vucuda organ veya sair bir cisim sokulmasi suretiyle gerceklestirilmesi durumunda on alti yildan asagi olmamak uzere hapis cezasina hukmolunur. Magdurun on iki yasini tamamlamamis olmasi halinde verilecek ceza on sekiz yildan az olamaz.
______________ 1 Bu maddenin 1 numarali fikrasinin a bendinde yer alan ‘…tamamlamamis… sozcugu yonunden 1 numarali fikranin birinci ve ikinci cumleleri Anayasa Mahkemesi nin 26 5 2016 tarihli ve E. 2015 108 K. 2016 46 sayili Karari ile iptal edilmis olup Kararin Resmi Gazete de yayimlandigi 13 7 2016 tarihinden baslayarak alti ay sonra yururluge girmesi hukum altina alinmistir.8994-1
3) Sucun
a Birden fazla kisi tarafindan birlikte
b Insanlarin toplu olarak bir arada yasama zorunlulugunda bulundugu ortamlarin sagladigi kolayliktan faydalanmak suretiyle
c Ucuncu derece dahil kan veya kayin hisimligi iliskisi icinde bulunan bir kisiye karsi ya da uvey baba uvey ana
uvey kardes veya evlat edinen tarafindan
d Vasi egitici ogretici bakici koruyucu aile veya saglik hizmeti veren ya da koruma bakim veya gozetim yukumlulugu bulunan kisiler tarafindan
e Kamu gorevinin veya hizmet iliskisinin sagladigi nufuz kotuye kullanilmak suretiyle
islenmesi halinde yukaridaki fikralara gore verilecek ceza yari oraninda artirilir.
4) Cinsel istismarin birinci fikranin a bendindeki cocuklara karsi cebir veya tehditle ya da b bendindeki cocuklara karsi silah kullanmak suretiyle gerceklestirilmesi halinde yukaridaki fikralara gore verilecek ceza yari oraninda artirilir.
5) Cinsel istismar icin basvurulan cebir ve siddetin kasten yaralama sucunun agir neticelerine neden olmasi halinde
ayrica kasten yaralama sucuna iliskin hukumler uygulanir.
6) Suc sonucu magdurun bitkisel hayata girmesi veya olumu halinde agirlastirilmis muebbet hapis cezasina hukmolunur.


- - - - - - - - - - - - -



Grup eposta komutlari ve adresleri :
Gruba mesaj gondermek icin : ozgur-...@googlegroups.com
Gruba uye olmak icin : ozgur-gunde...@googlegroups.com
Grup kurucusuna yazmak icin : 0raj....@neomailbox.net  /  oraj....@openmail.cc
Grup Sayfamiz : https://groups.google.com/g/ozgur-gundem/
Arzu ederseniz bloguma da goz atabilirsiniz : http://orajpoyraz.blogspot.com/
Özgürlük adam, henüz yeni kurdum.

Siyasi iktidarın sürekli yasakladığı, polisiye önlemler ile gizlemeye çalıştığı şeyleri burada biriktireceğim.

Videolar, resimler, makaleler falan.
:
http://insulaelibertatis.com/
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages