
BANU AVAR : “Yarının Köyleri” : Küresel Çetenin Zehri Bala Bulama Tekniği …
Yazar Banu Avar - 24 Nisan 2024
***
Bakmışlar ki dünyanın çeşitli ülkelerinde kırsal alan, köyler, kasabalar küresel pazarlamaya yeteri kadar para kaptırmıyor ayrıca sosyal hayat hala küresel rüzgârlara kapılmıyor, geleneksel yaşam süregidiyor, hemen yeni projelerle çalışmalara başlamışlar!
Son günlerde
televizyonlarda dönen “Yarının Köyleri” projesi, Birleşmiş
Milletler Kalkınma Programı yani UNDP’ye ait bir proje.
UNDP kendi internet sitesinde açıkça yazıyor:
“Küresel politikalar,
dijital uçurumu kapatmaya her zamankinden daha fazla
odaklanmaktadır.” Tercümesi şu: Kırsal yerlerde dijital
beceriler yeterince gelişmediği için e-ticaret eksik kalıyor
köylere yeterince satış yapılamıyor, nüfus, sosyal ve politik
olarak küresel rüzgârlardan yeterince etkilenmiyor. O nedenle
birçok ülkede kırsal alanlarda dijitalleşme eğitimi için
projeler devreye sokuluyor. Türkiye’de de Adana, Diyarbakır ve
İzmir’de üç pilot köy seçilmiş. Önümüzdeki beş yılda da toplam
on köyde dijital pazarlama tekniklerinin devreye sokulması ve
bu köylerin dönüştürülmesi planlanıyormuş.
UNDP Türkiye internet sitesinde tüm detayları okuyabilirsiniz.
Öncelikle “UNDP Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı” nedir
sorusuyla başlayalım. Kitaplarımızı okumuş olanlar özellikle
Balkanlar, Kafkaslar, Kıbrıs Ortadoğu’da ‘kalkınma’ adı
altında her taşın altından bu örgütün çıktığını bilirler.
UNDP (United Nations Development Programme) Birleşmiş
Milletler çatısı altında küresel çeteler için örgütlenmiş
onlarca örgütten sadece biridir.
Önce Birleşmiş Milletler dendiği zaman durmak gerekir. 80
yıldır bize her yaptığı doğrudur diye yutturulan bir örgütten
bahsediyoruz. Neyse ki Gazze, Irak, Afganistan, Ruanda için
aldıkları tavır gösterdi ki aslında her şey dünyayı yöneten
elittin elinde. Birleşmiş Milletler, 200 küsur devleti içinde
barındıran bir yapı ama aralarından 5 ülkenin karar alma
hakları var, diğerleri seyirci… İsrail, Birleşmiş
Milletlerdeki hâkim beşlinin altıncısıdır. Ve Birleşmiş
Milletlerin hâkim güçleri, İsrail’i tanıyarak çifte standardın
şahikasına çıkmışlardır. Dünyada sadece İsrail, sınırları
olmayan bir devlet olarak, Birleşmiş Milletler Örgütünce kabul
edilen bir ülkedir. Malum çete öyle uygun görmüştür.
Gelelim UNDP’ye!
Birleşmiş Milletlere bağlı onlarca alt örgüt vardır. Dünya
Sağlık Örgütünden Dünya Gıda Örgütüne, UNESCO’ya UNICEF’e
kadar tüm Birleşmiş Milletler bağlantılı örgütler küresel
efendilerin işlerine geldiği şekilde icraat yürütürler. UNDP
yani Kalkınma Programı zehri en kolay bala bulayanlardan
biridir.
Bu örgütler şifreli bir dille konuşur anlaşırlar. Çeşitli
ülkelerde devlet organları, hükümetler, üniversiteler, mali
kurumlarla iç içe çalışırlar. En sevdikleri kelimeler
‘demokrasi’, ‘sürdürülebilirlik’, ‘kalkınma’, ‘gelişim’,
‘yönetişim’, ‘kadın hakları’, ‘çevre’,‘iklim’ vs. O çevreden
olmayanlar, toplantılarda ya da makalelerde neden söz
edildiğini anlayamaz ama iyi bir şeylerden söz edildiğini
düşünür.
UNDP kendi sitesinde amacını şifreli bir biçimde şöyle ifade
etmiştir:
“Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) yoksulluğun
ortadan kaldırılması ve eşitsizliklerin ve dışlanmanın
azaltılması için çalışmaktadır. Ayrıca ülkelere sürdürülebilir
kalkınmanın sağlanması için politikalar, liderlik becerileri,
ortaklık yetenekleri geliştirme ve kurumsal kapasite inşa etme
konularında yardımcı olmayı amaçlamaktadır.”
Her bir cümle soru işaretidir. Kimler kimlerden nasıl
korunacak, eşitsizlik nasıl kaldırılacak, kimin kimden
dışlanması nasıl azaltılacak, kiminle ortaklık yeteneği
geliştirilecek, kalkınma nasıl sürdürülecek vs vs…
UNDP yani BM Kalkınma Örgütü 1965’den beri Türkiye’nin
damarları içinde. Son Türkiye temsilcisi Louisa Vinton adlı
bir hanım.
Mayıs 2021’de bu göreve
atanmış. Daha önce UNDP’nin Gürcistan Temsilcisi olarak görev
yapmış… 5 yıl Makedonya’da daha evvel de Hırvatistan’da
çalışmış… UNDP’nin Ermenistan, Azerbaycan, Belarus, Gürcistan,
Moldova, Rusya Federasyonu ve Ukrayna’daki çalışmalarında
aktif yer almış… Bence Louisa Vinton’un kimliğini en iyi
anlatan ayrıntı, 1988 ile 1994 yılları arasında Münih’teki
“Radio Free Europe / Radio Liberty, Inc.” için ‘Kıdemli
Araştırma Uzmanı’ olarak çalışmış olmasıdır. Malum, bu radyo
1950’lerde ABD tarafından kurulmuş ve CIA tarafından
antikomünist propaganda için kullanılmış, Doğu Avrupa
ülkelerindeki birçok ayaklanmada aktif rol oynamıştır.
Türkiye’de yerleşik memuru Louisa Vinton bir istihbaratçıdır.
Peki, patronu kim?
UNDP ‘nin en üst düzey son yöneticisi Alman asıllı Brezilya
doğumlu Achim Steiner. Steiner, Oxford Üniversitesi kadrosunda
bir akademisyendi. Afrika, Asya, Ortadoğu, Avrupa, Latin
Amerika ve Amerika Birleşik Devletleri’nde BM örgütleri içinde
çalışmalar yürütmüş, “Dünya Barajlar Komisyonu” Genel
Sekreterliğinden tutun da “İklim Değişikliğine Dayanıklılık”
ve “Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri” (bu ne demekse) gibi
konularda faaliyet göstermiş. BM jargonuyla ifade edersek
‘küresel liderlerden’ biri! Dünyanın her tarafında aktif
çalışma yürütüyorlar. Türkiye için amaçlarını şöyle
açıklıyorlar:
“Türkiye’nin kalkınma önceliklerine yönelik pratik çözümler
bulmak. Bu amaçla Türk Hükümeti ve diğer ortaklarıyla birlikte
projeler yürütmek.”
UNDP bu amacı Kosova, Makedonya, Irak, Filistin, Gürcistan,
KKTC ve yok olan Yugoslavya için de ifade etmişti. Belgeseller
çekerken devamlı onlarla karşılaşmıştık. Bu ülkelerdeki UNDP
faaliyetleri, daha çok farklı etnik grupların olduğu
bölgelerde istihbari çalışmalar yapmak, hibeler yoluyla
stratejik bölgelerde sosyal cepler yaratmak ve küresel elittin
sömürü mekanizmalarını en ücra köşelere taşımaktı.
Bu işler için Dünya Ekonomi Forumu, IMF Dünya Bankası gibi
örgütlerle işbirliği yaparak bir karneleme sistemi de
oluşturmuşlardı. Dünyanın kralı onlardı ya, belli ülkeleri
tehdit mekanizmaları vardı.
Aynı Freedom House veya Soros’un AçıkToplum’u gibi UNDP de
ülkelere karne veriyor. Örgüt her yıl “İnsani Gelişme Raporu”
adlı bir rapor hazırlıyor. Bir ülkeyi ‘insani olarak
gelişmemiş veya az gelişmiş’ bulurlarsa yardım isteyen
ülkelere ‘insani reformlar yap’ dayatmasında bulunuyor.
Türkiye’deki faaliyetleri Güneydoğu bölgesinde yoğunlaşıyor.
“Güneydoğu Anadolu’da Kadının Güçlendirilmesinde Yenilikler”
projesi ile tekstil atölyelerinde 5000 kişi istihdam edildiği
söyleniyor.
“Enerji Verimli Ürünlerin Piyasa Dönüşümü” projesiyle,
50.000’i aşkın ev aletleri satış personeline enerji
verimliliği eğitimi verildi” deniyor.
“Kamu savunuculuk kampanyalarıyla 9 milyonu aşkın insana
ulaşıldı.”deniyor.
Biz bu cümleler ve içeriğini anlayamıyoruz.
Zaten amaçları da o!
“Ev aletleri satış personeline enerji verimliliği eğitimi”
“Kamu savunuculuğu”
“Kapsayıcı ve Demokratik Yönetişim” dedikleri bir alan var ki
anlayabildiğimiz kadarıyla Türkiye hukuk sistemine müdahil
olmuşlar.
“Türkiye’de Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk ve Ceza Uyuşmazlıklarında Uzlaştırma Uygulamalarının Geliştirilmesine Destek” projesi kapsamında 120 avukata arabuluculuk eğitimi verilmiş…
En tüyler ürpertici olan
ise, UNDP, zorunlu askerlik hizmetini yapmakta olan 7.500
Mehmetçiğe insan hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın
hakları, çocuk hakları vs. gibi konularda eğitim vermiş!
İnsanımızı, askerimizi, çocuğumuzu Birleşmiş Milletler
Kalkınma Programı eğitiyor. Bizi yönetenler buna izin veriyor
bu örgütlere geçit veriyor. UNDP, “Mehmetçik için Yurttaşlık
Eğitimi” ile ordumuzun damarlarında geziyor.
Genç kardeşlerim, haberleri, reklamları, karşınıza çıkan
örgütleri derinlemesine sorgulayın… Soru sormaktan yılmayın!
Sizi kurtaracak doğruyu eğriden ayırmanızı sağlayacak tek
yöntem bu.
Küresel çete, 2. Paylaşım Savaşı’ndan beri ülkelere diş
geçirmiş kan emiyor. “Kimdir bu çete?” diye soruyor birileri.
Özetle, dünya kaynakları ve gelirlerin yüzde 70’ine sahip
olanlardır. Silah, ilaç ve petrol gelirlerini ellerinde
tutanlardır. Dünyayı kana bulayanlardır. Sonra da madde madde
iyilik ve güzellikleri kâğıtlara yazanlardır. Dünya Sağlık
Örgütü sağlığı yok eder, Dünya Gıda Örgütü halkı zehirler,
Dünya Ticaret Örgütü dünyayı sömürür…
UNDP gibi örgütler zehri bala bular ülkelerin damarlarında
dolaşır. İçten çürütür ve bunu yaparken de en sevdiklerimizi
kullanır. İnsani gelişme raporları yazanlar Irak’ta, Yemen’de,
Afganistan’da, GAZZE’de katliamı maç izler gibi seyreder.
Banu AVAR, 24.04.2024