BÜYÜK VURGUN

0 views
Skip to first unread message

Mahmure ÇEK

unread,
Apr 2, 2009, 1:19:45 PM4/2/09
to
 

 
Çek... ile işleri olanlara duyurulur.
Ticaretle uğraşanların burada yazılanların doğruluğunu incelemelerinde fayda var.
 

BANKALARIN BÜYÜK ÇEK VURGUNU

Ekonomik krizi fırsata dönüştürmek lazım…
Bu cümle özellikle bu günlerde ekonomik krizden bihaber olup da kriz konusunda ahkam kesen herkesin klasik söylemi. Bu söylemi, bankalar çok büyük bir vurguna çevirmeye başladılar. Kriz nedeniyle karşılıksız çeklerde çok büyük bir artış var. Neredeyse verilen her 100 çekden 50'sinin arkası yazılmaya başlandı. Bu çeklerin çoğu daha önce sahipleri tarafından ödenen çeklerdi. Ancak çek yasasının ilgili maddeleri gereğince çeki veren banka, çekin karşılığı olsun ya da olmasın, her çek yaprağı için 410 YTL yi ödemekle yükümlü. Bu yükümlülük bankaların kanuni sorumluluğu. Yani sizin elinizde bir çek var, bankaya gidiyorsunuz ve çek bedeli müsait değil, çekin arkası yazılsın ya da yazılmasın banka, çek tutarının miktarına bakılmaksızın, ibraz edilen çek için size 410 YTL yi ödemek zorunda. Peki hakikaten bankalar bu kanuni yükümlülüklerini yerine getirerek size bu parayı ödüyorlar mı..?
HAYIR… İşte devletin gözü önünde kanunları hiçe sayarak, bankaların vurgunu şimdi başlıyor. Bu vurgunu devlet biliyor, hakim ve savcılar biliyor, hükümet biliyor, medya biliyor ama en ufak bir müdahale yok. Çünkü TC gerçek anlamda bir hukuk devleti değil; güçlü her zaman güçsüzü ezer, devleti yönetenlerin genel mantığı bu.
Bu nedenle değil mi ki, bankalar kredileri geri çağırıyorlar. Hükümeti, Başbakan Sn.. Erdoğan'ı bile kale almıyorlar. Medya ise bu konuyu haber yapmıyor, çünkü bu soygunu haber yaptıkları takdirde bankaların kendilerine reklam vermeyeceklerini düşünüyorlar.  Bankaların yaptığı bu kanunsuz büyük soygun bakın nasıl gerçekleşiyor. Dikkatle okuyunuz; 

Elinizde 5000 YTL tutarında bir çek var ve bu çeki size veren kişi ya da firma ödeyememiş, çekin arkası yazılmış. Ya da çeki tahsil etmek için bankaya gittiniz ve baktınız ki çekin karşılığı yok. Kanuna göre banka size ibraz ettiğiniz her çek yaprağı için 410 YTL ödeme yapabileceğini ve bu parayı isteyip istemediğinizi size söylemek zorunda. Ve en azından 410 YTL'yi alıp çekin arkasına bu kanuni tutarın ödendiğini yazmak zorunda. Ancak bankalar kesinlikle sizin böyle bir hakkınız olduğunu size söylemiyorlar. Bunun yerine çekin arkasına bir kaşe basıyorlar, bu kaşede aynen şöyle yazıyor, "kanunen bankanın sorumlu olduğu tutarı almak istemiyorum.."  Vurgunun daniskası işte burada başlıyor. Çünkü önce banka memuru sizden çekin karşılığı olup olmadığına bakmak için elinizden çeki alıyor, Çekin karşılığı yoksa arkasına bilmediğiniz bir kaşe basıyor. Bu arada söz konusu kaşede yukarıdaki ibarenin yazdığını size söylemiyor. Bu işlemlerim hepsi size bilgi vermeden bankanın banko arkasında yapılıyor. Çeki elinize aldığınızda sizden kaşe yanına imza atmanız isteniyor. Kaşeyi okumadan imzaladığınız işte o an zokayı yuttunuz. Banka sizi bir güzel ketenpereye getirdi ve artık size ödemekle yükümlü olduğu 410 YTL'yi sizin kabul etmediğinizi imza altına almış oldu. Ve bir güzel bu parayı size ödemekten kurtuldu. Yani bu para artık bankanın… 
Ama siz biraz dikkatli ve hakkını arayan bir kişisiniz diyelim. Banka görevlisinden bu kaşenin altına imza atmayacağınızı söylediniz. Ve kanuni hakkınız olan parayı talep ettiniz. Daha henüz sevinmeyin bankaların B planı var… Bu durumda çek daha önce arkası yazılmış bir çek ise size hemen şunu söyleyecektir. "410 YTL'yi 10 gün içinde talep etmeniz gerekirdi, bu nedenle size ödeme yapamayız.." Aslında böyle bir uygulama yok banka her ahvalde bu parayı size ödemek zorunda. Bu konuda bir sürü mahkeme ve Yargıtay kararları var. 
 
Banka baktı ki siz bu konuyu biliyorsunuz ve bilinçli bir vatandaşsınız. Yani ödemeden kurtuluş yok. Bu takdirde C planını devreye sokuyor.  Size parayı ödeyeceğiz ancak çek bizim olacaktır. Size bir fotokopisini verebiliriz, diyorlar. Bu şu anlama geliyor: Banka sizin elinizdeki 5000 YTL'lik çeki alıp, kalan 4600 YTL civarındaki hakkınız olan alacağınızı alabilmenizin önünü tıkamış oluyor. Çünkü bu çekin 410 YTL'sini aldıktan sonra kalan kısmı için kanuni takip yapabilmeniz için icra dairesine gittiğinizde, ilgili icra müdürlüğü sizden çek aslını isteyecektir. Yani çekin fotokopisi ile işlem yapabilmeniz mümkün değil. 
 
Cambazlığa bakın. Banka bu durumda sizin alacağınızı almanızı engellemek yolu ile size ödeme yapmaktan imtina ediyor. Siz bankaya haklı olarak kalan alacağınız için çek aslının gerektiğini söylediğinizde ise size verilen cevap hazır. Hemen bankanın D planı devreye giriyor. Siz fotokopisi ile icra dairesine başvurun, icra dairesi bizden yazı ile çeki istediğinde biz göndeririz. Şimdi bir düşünün, kalan alacağınızı tahsil edebilmek için önce icraya gideceksiniz, çekin fotokopisini vereceksiniz, icra dairesi çekin aslını istediğinde bankadan siz resmi yazı ile çeki isteyecekmişsiniz diyeceksiniz. (Tabi bu arada banka çeki kaybetmiş ise hiç şansınız yok) Bir an için icra dairesinin kabul ettiğini düşünün. Şu dönemde bir icra dairesinin o çekin aslını istemesi ve gelince işlem yapması demek en azından 4-6 ay geçmesi anlamına geliyor. Kısaca siz ağzınızla kuş tutsanız bile banka bu çek yaprağı için sorgusuz sualsiz ödemekle yükümlü olduğu 410 YTL'yi ödememek için size her türlü cambazlığı yapacak. Ve siz de ver kardeşim çeki deyip, bankadan beş kuruş almadan çıkacaksınız.
 
Şimdi gelelim vurguna, sadece Ocak 2009 ayında merkez bankasına bildirilen karşılıksız çek sayısı 195.825 adet. Bu vurgunun hesabını gelin birlikte yapalım. 195.825 x 410 YTL = 80.288.250 YTL yanlış okumuyorsunuz 80 Trilyon……. 
Bankalarımızın sadece Ocak 2009 ayı karşılıksız çek sayısı itibariyle Türk halkına ödemekle yükümlü olduğu ama ödemediği rakam 80 trilyon. Bu rakamı 12 ay ile çarparsanız. Bankalar 2009 yılı içinde sadece karşılıksız çekler vasıtasıyla halkı 960 Trilyon çarpacaklar. 
 
Şimdi bu yazıyı okuyacak, tüm siyasetçi, hukukçu, hakim, savcı, bürokrat, bankacı her kimse elini vicdanına koyup bize söylesin bu vurgun mu değil mi..?  İşte Türkiye'nin açmazı bu. Siz Ergenekon, laiklik, kuran kursu, çarşaf, TV'lerde de eş bulma programları, sosyal yardımlar, kömür-beyaz eşya dağıtımı ile haşır neşir olurken, birileri her yıl bir katrilyona dayanan vurgun ve kanunsuzluk yapıyorlar, kimsenin gıkı çıkmıyor. 
Hadi bakalım biri çıksın da bu yazılanlar doğru değil desin isteyene her türlü belge ve bilgiyi vermeye hazırız. Buyursunlar birlikte bankaya gidelim, kendi gözleri ile görsünler kulakları ile duysunlar. Boşuna dememişler, yapacaksan büyük hırsızlık  yapacaksın. Yoksa eline ayağına dolanır. Bu ülkenin hala tam anlamıyla hukuk devleti olduğunu düşünenlere ve her zaman vatandaşın yanında olduklarını söyleyenlere ithaf olunur.
 


 

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages