TÜÇEB; İLK ETKİNLİĞİN ARDINDAN
Türkiye Çeviri Öğrencileri Birliği (TÜÇEB), Türkiye'deki tüm çeviri
öğrencilerini tek bir çatı altında toplama amacı ve hedefleri
doğrultusunda, 5-6 Mart 2011 tarihlerinde ortaklaşa düzenlenen
"Türkiye'de Çeviri Eğitimi - Çeviri Eğitiminde Müfredatlarının
Sorunsallaştırılması" başlıklı ilk etkinliğiyle kuruluşunu kutladı.
4 Mayıs 2010 tarihinde BÜÇEK (Beykent Üniversitesi Çeviri Kulübü)
tarafından düzenlenen "Çeviri mi, O da Ne?-Madalyonun Öteki Yüzü"
başlıklı Prof. Hans J. Vermeer'i anma etkinliğinde ilk defa bir araya
gelen çeviri öğrencileri, faaliyetlerine hız ve ivme kazandırarak
kurumsallaşma yolunda önemli adımlar attı. Geleceğin çevirmenlerinin,
henüz öğrencilik yıllarındayken alanın sorunları üzerine düşünmesi ve
bu sorunlara çözüm üretmesi gerektiğinin bilincindeki çeviri
bölümlerinde eğitim gören öğrenciler, aynı alanı paylaşacak
meslektaşlar olarak bir araya gelip sürekli iletişim halinde olmak
için bir "BİRLİK"e ihtiyaç duyuyorlardı. Her geçen gün gözle görülür
bir şekilde artan bu ihtiyaç TÜÇEB'in doğmasını sağladı. Hem
çeviribilime, hem çeviriye, hem çevirmenlik mesleğine, hem de çeviri
öğrencilerine büyük katkılar sağlayacağı konusunda fikir birliğine
varılarak oluşturulan birlikle TÜÇEB, öğrenci kimliğiyle, Türkiye'de
çevirmenlik mesleğini özgün bir meslek olarak kabul ettirmek,
çevirmenlerin yaşadığı sorunları kamuoyuyla paylaşmak, alana saygınlık
kazandırmak gibi konularda üzerine düşen sorumlulukları en nitelikli
şekilde göğüslemeyi hedefliyor.
Ulusal boyutta olup, İstanbul, Ankara, İzmir, Edirne, Sakarya, Mersin
gibi Türkiye'nin Mütercim-Tercümanlık/Çeviribilim Bölümü olan hemen
hemen her üniversiteden öğrencilerin katkı ve katılımıyla sürdürülen
"Türkiye'de Çeviri Eğitimi" başlıklı etkinliğin amacı, üniversitelerde
çeviri eğitimi veren akademisyenlerin ve eğitim kurumlarının dışında
çeviri alanına katkı sağlayan derneklerin ve sektör temsilcilerinin de
bu tema üzerinde ortak bir paydada buluşmasını sağlayıp sorunların
çözümüne dair tartışma ortamı yaratmaktı. Ana sorunsalları "Çeviri
Eğitiminde Müfredatın Sorunsallaştırılması" ve "Çeviri Eğitiminde
Kuram ve Uygulama İlişkisi" olarak belirlenen ve bu başlıklar altında
toplanan tartışmaların, çeviri alanına dair bütünlüklü bir bakış açısı
elde etmek amacıyla iki güne dağıtıldığı ve farklı kesimlerinden
isimler tarafından farklı açılardan ele alındığı etkinliğin ilk günü
İstanbul Arel Üniversitesi'nde gerçekleşti.
TÜÇEB'in kuruluş sürecinin ve üyelik sistemi gibi teknik konuları da
içeren TÜÇEB Tüzüğü'nün kısaca anlatıldığı panelin ilk kısmında,
TÜÇEB'in asıl misyonundan, uzun ve kısa vadeli hedeflerinden
bahsedildi. Sunumu yapan öğrenciler, asıl amacın tanışmak ve dayanışma
sağlamak, öğrencilerin birleşip ortak hareket ederek yaratacakları
enerjiyle "Çeviribilim" ve "Çevirmenlik" kavramları konusunda hem alan
içinde, hem kamuoyunda farkındalık yaratmak ve akademi/öğrenci, sektör/
öğrenci, akademi/sektör, kişi/ kurum ve kuruluşları arasında bir köprü
görevi üstlenmek olduğunu dile getirdiler. TÜÇEB'in hedefleri
arasında, mevcut sorunları betimleyerek, sorunlara öğrenci gözüyle
çözüm önerileri getirmenin ve çözüme yönelik mekanizmaları harekete
geçirmenin de bulunduğunun altı çizildi. TÜÇEB, bu hedeflerini
gerçekleştirmek için karşılaşılan sorunların tespiti ve betimlenmesi
için araştırma komisyonları oluşturma, istatiksel veriler üretme,
öğrenici çalıştayları düzenleme ve ulusal ve uluslararası kurumlarla
iletişim halinde olma gibi önerilerde bulundu.
Tanıtımın ardından öğrencilerin TÜÇEB üyelerine yönelttiği sorularla
birliğin planlanan işleyişi de daha anlaşılır hale geldi.
Öğretim görevlisi Senem Öner'in moderatörlüğüyle başlayan ikinci turda
çeviribilimci akademisyenlerle çeviri eğitimi üzerine konuşuldu. İlk
konuşmacı Prof. Dr. Sakine Eruz, kendisine yöneltilen "Türkiye'deki
çeviri eğitimini nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce en temel
eksiklikler ve çözülmesi gereken sorunlar nelerdir?" ve "Türkiye'de
çevirmenlik mevzuatının olmamasının çeviri eğitimine nasıl yansıyor?"
sorularına verdiği yanıtlarla, yan disiplinlerden gelen eğitmenlerle
daha emekleme evresinde olan çeviri eğitiminde, çeviri gerçeklerinden
hareket edememe sorunun söz konusu olduğundan bahsetti. Çeviri
eğitiminde bölüm tüzüğü ve Çevirmenlik Meslek Tüzüğü oluşturulması
konusunda Almanya'yı örnek veren Sakine Eruz, çevirmenliği özel kılan
bir yasanın olması ve çevirmenliğin özerk bir meslek haline
getirilmesi gerektiğini savundu. Çeviri eğitiminde ise bütünlüklü
algının eksikliğinden bahsederek altyapı ve üstyapı ilişkilerinin
anlaşılarak müfredatta düzenlemelere gidilebileceğini belirtti.
Çeviri eğitiminde, özellikle de sözlü çeviri eğitiminde gözlemlediği
sorunların kendisine sorulduğu ikinci konuşmacı Prof. Dr. Aymil Doğan,
zamanında başarılı öğrencileri Çeviribilim/Mütercim-Tercümanlık
bölümleri aldığı için bu bölümlerin kapatılması talebi karşısında
ettikleri mücadeleden bahsederken, bu emeğin bir sosyal bellek
oluşturmuş olduğuna değindi. Yine çevirmenin kimliği ve meslek
tanımıyla ilgili yanlış algılara, gerek özel işverenle, gerek kamu
sektöründe yaşanan sorunlara dikkat çeken Aymil Doğan, doğru temellere
oturtulması gereğinin de altını çizdi. Eğitim programlarındaki
hedeflerin, hedefle bütünleşik içeriğin, güncel ve/veya kapsayıcı
malzeme ve hedefe göre sınama durumları ile planlı denemecilik gibi
müfredatlardaki sorunları ele alarak, Sakine Eruz'un da konuşmasında
bahsettiği altyapıdaki sorunlarını da ÖYP (Öğretim Üyesi Yetiştirme
Programı)'ndaki aksaklıklar ile yetişmiş öğretim üyesi, yani kadro
eksikliği olarak koydu. Çeviri bölümü öğrencilerinin en çok dert
yandığı Sözlü Çeviri Yetkinlik Sınavının ise müfredatta yapılacak
farklı düzenlemelerle değiştirilebileceğini öngördü.
Üçüncü konuşmacı Doç. Dr. Ayşe Nihal Akbulut'a da bütün konuşmacılara
yöneltilen ilk soru yöneltilirken, özellikle çevirmen kimliği ve
çevirmen kimliğinin mevcut çeviri eğitimindeki yeri konusundaki
görüşleri alındı. Ayşe Nihal Akbulut, Sakine Eruz ve Aymil Doğan'ın
görüşlerini destekleyerek çeviri eğitiminin temelinde bir kaynak
sorunu olduğundan, bunun karşılanmaması durumunda ise eğitimin
aksadığından bahsetti. Bu kaynakları, araçlar (donanım), gereçler
(yazılım), insan kaynakları olarak sıralayan Ayşe Nihal Akbulut,
kaynakların eğitim kurumunun özgörevi ve özgörüşü, amaç ve hedefleri
doğrultusunda ve öğrenci profiline göre düzenlenmesi,
işlevselleştirilmesini öngördü. Merkezinde eğitimcinin, yakın çevrede
öğrencinin, çeperde ise iş dünyası ve bilim dünyasının olduğu bir tüm
dizgede eşgüdüm oluşturulduğu takdirde eğitimin başarılı olabileceğini
dile getirdi. Kuram/bilimsellik tanımları üzerinde durarak, çevirinin/
çevirmenin bir mekik gibi belli noktalar arasında gidip geldiğini
söyledi: kuram>uygulama; planlama>uygulama; eğtim/öğretim>uygulama;
betimleme>kuram; araştırma>kuram yani kuram çerçevesinde planlama,
uygulama, eleştiri, kuramda dönüşüm şeklindeki çeviri bölümlerinde
yeterince içselleştirilememiş olan konuları son derece net biçimde
ortaya koydu. Ayşe Nihal Akbulut ele aldığı bu birbiriyle iç içe
geçmiş konuları şu şekilde özetledi: "Çevirmen bilgili, bilinçli,
sorumluluk almaya yatkın ve hazır olan kişidir; çeviriye bir iş
gözüyle bakarak sorun çözücü ve yol gösterici olur. İletişim,
uzmanlık, yaratıcılık, dayanışma ve işbirliğini de öğrenme/öğretmedir
çeviri eğitimi. Eğitim belirsizlikleri yok etme çabasıdır; [...] eğitim,
eleştiri, insan gereksinmelerine yönelme ve insana özgürlük alanları
açma olarak da görülebilir. Bu yüzden, genel belirleyicilere, kuramın
çizdiği genel çerçeveye yaslanır."
Son konuşmacı Prof. Dr. Işın Bengi Öner'e ise çeviri eğitimindeki
uzmanlaşma sorunu ve üniversite-çeviri sektörü ilişkisi konusundaki
görüşleri soruldu. Ayşe Nihal Akbulut'un da bahsettiği çeviri
yetisinin, kültür konusunda duyarlılığın geliştirilmesi ve edinilen
bilgilerin soyutlama, karşılaştırma yoluyla uygulamaya konulabilmesi
olan kültür yetisini, metin alımlama ve üretimi konusunda bilinçlenme
olan metin yetisini ve bilgi toplama, kaynakları doğru ve hızlı
değerlendirebilme, elektronik veri bankaları, koşut metinler, çeviri
bellekleri, makine çevirisi sistemlerini verimli bir biçimde
kullanabilme olan araştırma yetilerini kapsadığını söyledi. Çeviri
müfredatları oluşturulurken kurum dışı, kurum içi koşullara ve
çevirinin özüne ilişkin saptamalara bakılması gerektiği görüşünü
destekleyen Işın Bengi Öner, çeviri eğitiminde yapılabilecek
düzenlemeler için daha çok kurum dışı koşullar üzerinde durdu. Günümüz
gereksinimlerini anlamak için sektörden iş tanımları örnekleri veren
Prof. Bengi Öner'in sunduğu bilgiler, eğitimde alan uzmanlığı ve
bilgisayar destekli çeviri teknolojilerine önem verilmesi gerektiğini
bir kez daha ortaya koydu. Günümüzde giderek daha çok ilgi gören
AB'den verdiği örneklerden de, IATE (Interactive Terminology for
Europe), EURAMIS Central Translation Memory, Makine Çevirisi: ECMT
(European Commission Machine Translation), ses ve dil tanıma
sistemleri, belge veritabanları ve Eur-Lex, DGTVista gibi konuların da
daha çok takip edilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldı.
Konuşmaların ardından verilen kısa arada, öğrencilerden yazılı olarak
alınan soruların konuşmacılar tarafından cevaplanmaya başlamasıyla
üçüncü oturuma geçildi. Toplum gözüyle çevirmenin yeri, çeviri
eğitimindeki donanım eksiklerinin nasıl giderileceği, terminoloji
çalışmaları konusundaki eksiklikler, uzmanlaşmaya önem verilmemesi,
sözlü çevirmen olmanın zorluğu, stajın çeviri eğitimindeki yeri ve
işlevi, akademisyen eksikliği sorunun nasıl çözüleceği gibi sorularla
öğrenciler akademi/piyasa/eğitim ekseninde yaşadıkları sorunlara çözüm
bulunmasını talep ettiler.
6 Mart 2011 tarihinde Pazar günü yapılan TÜÇEB'in 2. Gün etkinliği,
Boğaziçi Üniversitesi'nde yine büyük bir katılımla gerçekleşti.
Teması, "Dernek Temsilcileriyle Çeviri Eğitimi Üzerine" olarak
belirlenen 2. Gün etkinliğinde Çeviri İşletmeleri Derneği (ÇİD),
Çeviri Derneği, Çevirmenler Meslek Birliği(ÇEVBİR), Türkiye Konferans
Tercümanları Derneği(TKTD)'nden gelen temsilciler, Doç. Dr. Alev
Bulut'un moderatörlüğünde dernek tanıtımlarını yapıp, derneklerin
çeviri eğitiminden beklentilerinden bahsettiler.
İlk konuşmacı Çeviri İşletmeleri Derneği (ÇİD) Genel Sekreteri Mete
Özel, işletmelerin çevirmenden beklentilerinin dil becerileri ve
hizmet becerileri (erişilebilir olmak, her durumda ve koşulda
iletişim, referanslarla iletişim, standart formlarla iletişim)
olduğunu söylerken, işletmenin sağladığı geri beslemenin ve iş
tanımlamasının öneminden bahsetti. Çevirinin aslında, çeviri süreçleri
ve alt süreçlerinden sadece biri olduğunu belirten Mete Özel, çeviri
gündemindeki en önemli meselelerden biri olan "Çeviride Kalite
Yönetimi ve Standartlar (EN15038 ve ISO 9001:2008)"a da değinerek,
bunların çevirmen istihdamındaki ölçütlerle olan ilişkisinden
bahsetti. Mete Özel çevirmenler, çevirmen adaylarının yolun en başında
"çeviri işletmeleri" ile gerçek bir kazan-kazan ortaklığı içinde
olmalarının bilincinde olmaları gerektiğini, bu nedenle öğrencilerin
derneklerle hep iletişim halinde olmaları gerektiğini savundu.
Türkiye Konferans Tercümanları Derneği sözcüsü Tanyeli Demirer, sözlü
çevirmenlerin değişen çalışma koşullarına kısa sürede uyum
sağlayabilecek, tüm sözlü çeviri türlerini yapmak için hazırlıklı
olması gereken ama kendisini tanıyıp ancak yeterli donanıma sahipse
işi kabul eden, her çalışmada kendini yenilemeyi bilen, Türkiye ve
dünyada güncel haberleri sürekli takip eden, mesleki tecrübe ve
bilgisini paylaşmaya hazır çevirmenler olması gerektiğinden bahsetti.
Mesleki örgütlenmenin önemine de değinen Tanyeli Demirer
tktd.org
dışında
aiic.net/vega/ ve
www.emcinterpreting.org/ adreslerinden de
sözlü çevirmen olmak isteyen öğrencilerin ilke, hak ve
sorumluluklarını, yeni uygulamaları takip edebileceklerini bildirdi.
Yrd. Doç. Dr. Betül Parlak, Çevirmenler Birliği temsilcisi olarak
mektup gurubundan birliğe uzanan tarihçelerini anlattı. Kitap
çevirmenliğinin de telife dayalı bir iş olduğunun altını çizen Betül
Parlak, telife konu olan eser sahibi herkesin (kitap, makale, tiyatro,
film altyazı) birliğe üye olabileceğini belirtti. İnternet sitesinde
yayın evleriyle imzalanması gereken sözleşme örneği olduğunu da
söyleyen Betül Parlak, birliğin stajyer olarak öğrencileri beklediğine
de değindi.
Çevirmenler Derneğini temsil eden Prof. Dr. Turgay Kurultay ise
derneğin kuruluş ve çalışma ilkeleriyle ilgili bilgi verdikten sonra,
mesleki yeterliliğin tanımlanması sorununa değindi. Noter mevzuatının
çevirmenler için bir dezavantaj olduğunu söyleyen profesör,
öğrencilerden gelen sorulardan birine verdiği yanıtla, üniversitede
çeviri eğitimi almamış kişilerin mesleki yeterliğinin nasıl
tanımlanacağı sorusunun önemli olduğunu dile getirdi. Avrupa Birliği
mevzuatlarının da yavaş yavaş çeviri dünyasını etkileyeceğini ve bu
mevzuatların yorumlanmasının sağlıklı yapılmasını sağlamak gerektiğini
belirtti. Turgay Kurultay'ın göze çarpan bir tespiti de tüm
çevirmenleri kapsayacak bir derneğin olmayışıydı.
Toplantının sorular kısmında öğrenciler özellikle, aldıkları eğitimin
gelecek kaygılarını azaltmaya yetmediğini belirttiler. Piyasa
koşullarının nasıl iyileştirileceği, staj uygulamasının çeviri
eğitimindeki yeri ve işlevi, öğrencilerin var olan kaygılarının
çözümüne yönelik somut adımların nasıl atılacağı ve bunların çeviri
eğitimiyle nasıl çözülebileceği gibi sorularla geçen soru-cevap
kısmında öğrenciler bir kez daha sorunlarını dile getirme fırsatı
buldular.
TÜÇEB ÇÖZÜMÜN NERESİNDE YER ALACAK?
Yarattığı birlik ve dayanışma ortamıyla, çeviri bölümlerinde öğrenim
gören öğrenciler üzerindeki olumsuz havayı bir nebze olsun dağıtan
TÜÇEB, ilk etkinliğiyle sesini güçlü bir şekilde duyurdu. Farklı
üniversitelerden çeviri bölüm öğrencilerini bir araya getirerek
yükselttiği bilinç hareketiyle, üniversitelerde çeviri kulüp ve
toplulukları kurulmasına vesile olmasıyla TÜÇEB, bu somut başarısıyla
etkinliğe Türkiye'nin farklı şehirlerinden 18 üniversitenin ve birçok
akademisyenin katılmasını sağladı.
Katılımcı üniversiteler:
Arel Üniversitesi, Atılım Üniversitesi, Beykent Üniversitesi, Bilkent
Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Çankaya Üniversitesi, Dokuz Eylül
Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Haliç
Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, Kavram Üniversitesi, Marmara
Üniversitesi, Mersin Üniversitesi, Okan Üniversitesi, Sakarya
Üniversitesi, Trakya Üniversitesi, Yeditepe Üniversitesi.
İki günlük etkinliğin sonrasında TÜÇEB, oturumlarda bahsi geçen tüm
sorunlara ilişkin çalışmalar yapmak noktasında üzerine düşen tüm
sorumluluğu yerine getirmeye hazır. Özellikle de etkinlikle
sorunsallaştırdığı başlıkları bundan sonraki süreçte derinlemesine
irdelemeye gayret gösterecek olan TÜÇEB, yapacağı faaliyetlerle ve
oluşturacağı araştırma komisyonlarıyla sadece sorunsallaştırma
mekanizması olmadığını, aynı zamanda çözüm üreten bir yapıya sahip
olduğunu vurgulayacak.
Açılış etkinliğinde 'Türkiye'de Çeviri Eğitimini' sorunsallaştırarak,
öğrenci temelinde en büyük sorunlardan biri olarak göze çarpan noktaya
ışık tutan TÜÇEB, bundan sonraki süreçte ilk olarak sorunun merkezinde
yatan tüm faktörleri belirlemek üzere araştırma komisyonları
oluşturmayı planlamakta.
Hâlihazırdaki müfredatların öğrencilerin isteklerini karşılamadığını
gözlemleyen TÜÇEB, çeviri eğitimine direk ve dolaylı yollarla etkisi
ve/veya katkısı olan tüm aktörlerin (öğrenciler, akademisyenler,
sektör temsilcileri, kurumlar/kuruluşlar...) arzu, isteklerini ve
eleştirilerini gerek yapılacak araştırmalar, anketler, makaleler
yoluyla, gerekse konferans, seminer, çalıştay, kongre vb.
etkinliklerle dile getirmeyi amaçlamaktadır. Bir sonraki etkinliğini
bölgesel olarak gerçekleştirmeyi amaçlayan TÜÇEB, Ankara, İstanbul,
İzmir, Edirne, Sakarya ve Mersin gibi örgütlü olduğu illerde benzer
temalarda ve değişik konseptlerle etkinlikler düzenleyecek. Tüm
Türkiye geneline yayılan üye ağıyla gücünü öğrencilerden alan Birlik,
her çeviri öğrencisini bünyesine katmak ve her çeviri öğrencisinin
yapılan tartışmalardan faydalanmasını ve birliğe katkı sağlamasını
sağlamak amacıyla Nisan 2011 içerisinde bölgesel etkinliklerine
başlayacaktır.
TÜÇEB, bulunduğu konum itibariyle, alan içerisinde her türlü köprü
görevini üstlenmeyi kendisine vazife edinmiştir. Çıkışıyla, gelecek
neslin var olan sorunlar karşısında duyarsız olmadığını göstermek
adına her türlü inisiyatifi alacağını tüm kamuoyuna göstermiştir.
Çeviri öğrencileri, Hep Birlikte Güzel İşler Çevirecekler!
İletişim: www.tuceb.com-
tuce...@gmail.com
http://www.facebook.com/group.php?gid=111713658862690&ref=ts
Türkiye Çeviri Öğrencileri Birliği
TÜÇEB