1472/2020 18.06.2020
TTB PRATİSYEN HEKİMLİK KOLU YÜRÜTME KURULU’NA
Konu: Aile hekimlerinin üyeliğinin sonlandırılması için verdiği dilekçenin değerlendirilmesi hakkında.
Bilindiği gibi, aile hekimlerinin üyelikten ayrılma istemleri, 6023 sayılı Yasanın değerlendirilmesi ve sonrasında Hatay İdare Mahkemesi’nin kararının da gözetilmesiyle kabul edilmemiştir.
Zira 6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu’nun 7. maddesi, istisnai olarak üyelik mecburiyeti olmayan hekimleri, çalışma yerleri ile tanımlamıştır. Buna göre ancak “kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüslerinde asli ve sürekli görevlerde çalışanlar” isteğe bağlı olarak üye olabilecekler grubunda yer almaktadır. Diğer tüm hekimlerin ise üyelikleri zorunludur.
Devlet Personel Başkanlığı tarafından yazılan yazıda da açıkça ifade edildiği üzere, aile hekimlerinin görev yaptığı aile sağlığı merkezlerinin mevcut haliyle -6023 sayılı Yasanın üyelik bakımdan istisnai olduğunu belirttiği- kamu kurum ve kuruluşu olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Nitekim Hatay İdare Mahkemesi’nin kararı da bu doğrultudadır.
Ancak anılan Mahkemenin, aile hakimlerinin üyeliklerinin zorunlu olduğunu belirten 2014/47 E. 2015/741 K. sayılı kararı, Danıştay 8. Dairesi’nin 2015/14805 E. 2019/13293 K. sayılı kararı ile bozulmuştur. Bu kararda 6023 sayılı Yasanın üyeliği düzenleyen maddesi, mesleğin icra edildiği yer yönüyle değerlendirilmemiş, aile hekimlerinin diğer kamu görevlisi olmasına bağlanmıştır. Bu nedenle, tarafımızdan karar düzeltme yoluna başvurulmuştur. Başvurumuz henüz karara bağlanmamıştır.
Bununla birlikte bilinmesini isteriz ki bugüne kadar tarafımızdan, birinci basamak sağlık hizmetlerinin özelleştirilmesinin kabul edilemez olduğu ve aile hekimlerinin görev yaptığı sağlık kuruluşlarının “kamu kurumu” statüsüne kavuşturulması gerektiği bildirilmiş, Sağlık Bakanlığı’nca gerekli adımların atılması talebimiz dillendirilmiştir.
Türk Tabipleri Birliği olarak “zorunlu üyelik/ihtiyari üyelik” kavramlarına daralmış bir tartışma yapmak yerine, hızla tahrip edilen ve nitelikli sağlık hizmetinin ortadan kaldırıldığı bugünkü sağlık ortamında, çalışma koşulları günden güne ağırlaştırılan aile hekimi meslektaşlarımızla tabip odaları zemininde birlikte olmayı ve hep birlikte hekimlik/hekimlik ortamı yararına neler yapabileceğimizi konuşabilmeyi değerli görmekteyiz.
Bu bakış açısı ile tabip odası yönetim kurulu üyelerinin, Danıştay kararına dayalı olarak istifa dilekçesi veren aile hekimleri ile iletişim kurarak bu taleplerini gözden geçirmeye, yanı sıra bugüne kadar üye olmayan aile hekimlerini de üye olmaya davet edilmeleri, meslek kuruluşumuza güç kazandırmak için önemli bir adım olacaktır.
Tüm bu çabaya karşın istifa etmekte ısrar eden aile hekimlerinin istifalarının, Danıştay kararı sonrasında verdikleri güncel dilekçe tarihi itibariyle kabul edilebileceğini bilgilerinize sunar, çalışmalarınızda başarılar dileriz.
Saygılarımızla,
Dr. Bülent Nazım Yılmaz
TTB Merkez Konseyi
Genel Sekreteri
--