ISMAILAGA TARIKATI VE TARIKAT ICINDE ISLENEN CINAYETLER

440 views
Skip to first unread message

Coşkun İştip

unread,
Sep 14, 2006, 6:44:37 AM9/14/06
to aslik...@hotmail.com, alps...@mynet.com, ates...@hotmail.com, albatt...@gmail.com, ahmet...@ozelturkkoleji.com, a.sen...@keskinoglu.com.tr, altay...@teb.com.tr, atila...@yahoo.com, aslı kırıcı, drc...@hotmail.com, dbey...@mynet.com, fatihy...@gmail.com, foto...@gmail.com, gucluki...@cimbeton.cimentas.com, gamze...@hotmail.com, gulp...@hotmail.com, gok...@gmail.com, graf...@hotmail.com, hi_oz...@yahoo.com, kenanc...@gmail.com, i.y...@keskinoglu.com.tr, i...@akhisarbirlik.com, in...@sevincpastanesi.com.tr, id...@idealtarim.com, esman...@msn.com, esr...@garanti.com.tr, egi...@superonline.com, recep...@gmail.com, turgayak...@yahoo.com, tu...@tugik.org.tr, tobacco...@googlegroups.com, TKA...@coskunoz.com.tr, tol...@garanti.com.tr, tolga...@gmail.com, tunca...@marmarabirlik.com.tr, yasemi...@denizbank.com, yapra...@eutobacco.net, yilma...@mynet.com, onde...@yahoo.com, oab...@hotmail.com, orkun.c...@teb.com.tr, orf...@hotmail.com, oguz...@mailcity.com, orf...@gmail.com, piyad...@hotmail.com, zengin...@msn.com, ca...@doktas.com.tr, cerenbar...@mynet.com, cagata...@gmail.com, cerenbar...@hotmail.com, vak...@hotmail.com, vo...@mynet.com, burcu...@hotmail.com, burcut...@hotmail.com, burc...@hotmail.com, Ber...@garanti.com.tr, bbolu...@gmail.com, bulentc...@gmail.com, bsand...@hotmail.com, basin...@haberturk.com, nyild...@gmail.com, ne...@tureksfuar.com.tr, noyanba...@hotmail.com, Must...@garanti.com.tr, mrde...@tnn.net, mehme...@hotmail.com, medine...@gmail.com, must...@hotmail.com, muht...@hotmail.com, m.ban...@keskinoglu.com.tr, mehm...@ttnet.net.tr, makro...@gmail.com, muht...@garanti.com.tr, mesude...@ta.tekinacar.com.tr, makro...@mynet.com
 
 
ISMAILAGA TARIKATI VE TARIKAT ICINDE ISLENEN CINAYETLER
 
SAYGIN HABER OKURLARI ASAGIDAKI BIRBIRINI TAMAMLAYAN HABERLERI OKUDUGUNUZDA ORTALIGIN NE KADAR TOZ-DUMAN OLDUGUNU VE KONULARIN IC ICE GECTIGINI GOREREK DEHSETE DUSECEKSINIZ.
 
BU TARIKAT YAPILANMALARININ CUMHURIYET REJIMINE VE LAIKLIGE KARSI COK BUYUK TEHDITLER OLUSTURDUGUNU SOYLEMEK GEREK.
AKP HUKUMETI VE EMNIYET GUCLERININ UZERINE GITMEDIGI BU TARIKATLAR HER GECEN GUN DAHA DA GUCLENEREK RADIKAL ISLAM YAPILI BIR SISTEME ULKEYI GOTURMEYE CABALAMAKTADIRLAR ..
 
SAYGIN OKURLAR BU CINAYET HABERLERI ILE AMACIM POLISIYE HABERLER VERMEK DEGILDIR.
ULKEMIZDE GUCLENEN RADIKAL ISLAMIN , CUMHURIYET REJIMI VE TOPLUM UZERINDE  NE KADAR BUYUK TEHDIT UNSURU HALINE GELDIGINI VE IKTIDAR HUKUMETI "AKP" ILE EMNIYET GUCLERININ , SISTEM VE LAIKLIGI TEHDIT EDEN BU YAPILANMAYA KARSI VURDUM DUYMAZ TAVIRLARINI IRDELEMEK VE SIZE SUNMAKTIR.
 
KAYGILAR - KAPTAN
 
           
          GUZEL ULKEMDEN  FATIH - CARSAMBA 'DA ISMAIL AGA CAMII 
          ONUNDE 2006 SENESINDE BIR GORUNTU....
 
 
ONCE ISMAIL AGA OLARAK TANIMLANAN TARIKAT HAKKINDA BILGILER SUNUYORUM :

Aşırıların kaynağı tarikatlar
Türkiye'de radikal İslam'ı benimseyen örgütlerin ana kaynağı, kendi tutum ve davranışlarını nasıl ifade ederlerse etsinler, birinci derecede tarikatlar olmaktadır.
Tarikat öğretisi içinde yetişen ve 'şeriat' kurallarına uyumla eğitilen her yaştan binlerce kişi, doğal olarak radikal İslam'a sempati duymaktadır. Türkiye'de siyasal ya da radikal İslam anlamında gelişen hareketlere kaynaklık oluşturan etkili tarikatlar şunlardır:

 

Nakşibendi Tarikatı

Kökleri çok eskilere uzanan, dünyadaki en etkili tarikatlardan biridir. Şeyh Sait isyanı, Menemen olayları gibi kalkışmalarda tarikatın cumhuriyet devrimlerine karşı gösterdiği tepkiler etkili oldu. Daha sonra ortaya çıkan siyasal İslam arayışlarında yine Nakşilik rol oynadı. Bugün en etkin kanadı olan İskenderpaşa Cemaati'ni Şeyh Mehmet Zahit Kotku kurmuştur. Kotku'nun siyasal arayışları önce Milli Nizam Partisi, daha sonra 'Milli Görüş' olarak adlandırılacak olan siyasi tavrı şekillendirdi.
Nakşibendi şeyhlerinden Seyid Ahmet Arvasi de bugünkü radikal İslami örgütlerin en önemlilerinden olan İBDA-C'nin fikir babası Necip Fazıl Kısakürek'i etkilemiştir. Kısakürek, Arvasi'nin müridlerindendir. Kısakürek de İBDA hareketini oluşturan Salih Mirzabeyoğlu ve arkadaşlarını etkilemiştir. Mehmet Zahit Kotku'nun ölümü üzerine, damadı Hak-Yol Vakfı Başkanı Esat Coşan liderliğe geçti. Coşan'ın liderliği üzerine çıkan tartışmada tarikatın önde gelenlerinden olan Necmettin Erbakan, Kotku'dan aldığı icazet ile siyasi tavrını devam ettirdi. Tarikatın diğer önde gelen adları:

MAHMUT USTAOSMANAĞAOĞLU:

İsmail Ağa cemaati olarak tanınıyorlar. Adlarını, Ustaosmanağaoğlu'nun yıllardır imam olarak görev yaptığı camiden alıyorlar. İstanbul Fatih semtinde etkili olan cemaat, Çarşamba Mahallesi'nde topluca oturmaktadır. Sarık, şalvar, cüppe giyen cemaat üyeleri, radikal unsurlara karşı sıcak tavırlarıyla dikkat çekiyor. Özellikle İBDA-C ile olan bağları son derece güçlü. İBDA-C hareketinin lideri Salih Mirzabeyoğlu tarikat içinde söz sahibi.

Cemaat, geçmişte kendilerine karşı olduğu ileri sürülen eski Üsküdar Müftüsü'nü öldürmekle suçlandı. Zamanın Üsküdar Müftüsü Hasan Ali Ünal, Ustaosmanağaoğlu ile uğraşmaya başlayınca 4 Temmuz 1982'de öldürüldü. Daha sonraları kasetlerde yaptığı konuşmalarla adlarını duyuran ve tarikat içinden gelen İmdat Kaya ile Ahmet Vanlıoğlu cinayetle ilgili olarak yargılandı ve ceza aldı. Tarikat bu suçlamayı reddetti.

Ustaosmanağaoğlu'nun önde gelen yardımcılarından Çukurbostan Camii İmamı Hızır Ali Muratoğlu da 17 Mayıs 1998'de camide vurularak öldürüldü. Bu olayla ilgili olarak yapılan incelemelerden bir sonuç alınamadı. Muratoğlu'nun tarikat içi hesaplaşmalar yüzünden öldürüldüğü iddia edildi. Ancak daha sonra cinayetin adi bir vaka olduğu üzerinde duruldu. Olay halen aydınlatılabilmiş değil. 
TUNCAY OZKAN

 
 
İsmailağa şifresi


Nakşibendiler'in İsmailağa kolu ikinci kez esrarengiz bir cinayetle sarsıldı. İmam camide öldürüldü, katil linç edildi

İstanbul'un en tutucu semti Fatih Çarşamba'daki İsmailağa Camii'nde, her pazar sabahı, namaz sonrasında, cemaat lideri Mahmut Ustaosmanoğlu tarafından vaaz veriliyordu. Ancak dünkü vaazı, Mahmut Hoca'nın, "Sen benim ayaklı kütüphanemsin. Keşke senin gibi iki adamım daha olsa" dediği sağ kolu Bayram Ali Öztürk verdi. Mahmut Hoca'nın ölümünden sonra yerine geçeceği söylenen 54 yaşındaki emekli imam Öztürk, vaazında peygamberlere ve evliyalara yönelik saldırılardan, kötü davranışlardan söz etti. Ardından duaya başladı. Kısa bir süre sonra, dördüncü sıradan kalkan Mustafa Erdal isimli bir kişi, "Ben de dua istiyorum" diyerek, elinde kağıtla Öztürk'e yaklaştı.

ALLAH DİYE BAĞIRDI
Saldırgan, bu sırada, "Allah" diye bağırarak, cübbesinin içinden çıkarttığı bıçağı Bayram Ali Öztürk'ün kalbine sapladı. Mustafa Erdal, bıçağı bir kez daha saplamaya fırsat bulamadan, camii içerisinde bulunan cemaat üyeleri üzerine çullandı. Fatih'teki Medical Park Hastanesi'ne kaldırılan İmam Öztürk de katil Erdal da hayatını kaybetti.

MİHRABA VURDU
Olay sırasında camide bulunanlar, katilin linç edilidiğini söyledi. Hatta bazı cemaat üyeleri Mustafa Erdal'ın yanında olan iki kişinin saldırının ardından "Öldürün onu" diye bağırıp cemaati galeyana getirerek linç edilmesini sağladığını öne sürdü ve "Saldırı planıydı. Beraberindekiler, saldırganın ölmesini sağlayarak, yakalanıp sorgulanmasını engelledi" iddiasında bulundu. Ancak İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah'ın, 30 Ağustos törenleri sırasında Lübnan'a asker gönderilmesini protesto eden gençlere yönelik linç girişimini, "Vatandaş iyi yapmış" diye nitelemesinin ardından temkinli davranan İstanbul Emniyeti, zanlının kafasını mihraba vurarak kendini öldürdüğünü söyledi. Mahmut Hoca'nın damadı Hızır Ali Muratoğlu da, 17 Mayıs 1998'de aynı camiide kurşunlanarak öldürülmüştü. Saldırgan Ufuk Salih Hantal, son olayda olduğu gibi sohbet sırasında, cübbesinin altından çıkardığı silahla Hızır Ali Muratoğlu'nu öldürmüş, yalınayak kaçmıştı. Ustaosmanoğlu, kendisinden sonra cemaate liderlik için 2 isim seçmişti. Biri damadı Muratoğlu, diğeri de Cüppeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü'ydü... Muradoğlu öldü, Cüppeli Ahmet de "17 Ağustos
Deprem i'nin, günahkarlara Allah tarafından verilen bir ceza olduğunu" söyleyince 2 yıl 7 ay 3 gün hapis cezasına çarptırıldı. Cüppeli'nin böylesine deşifre olmasıyla da Mahmut hoca kendisine dün öldürülen İmam Öztürk'ü veliaht seçti.

BOĞULMUŞTUR
Olayın duyulmasının ardından yüzlerce cemaat üyesi, Medical Park Hastanesi önüne akın etti. Tekbir getiren kalabalığı Mahmut Hoca'nın amcasının oğlu Abdullah Ustaosmanoğlu yatıştırdı. Gazetecilere de açıklamayı Ustaosmanoğlu yaptı: "Sabah namazından sonraki sohbet sırasında cemaat içerisinden bir kişi hocayı bıçaklamış. Cemaat de daha fazla bıçak darbesi vurmasını engellemek için saldırganı engellemeye çalışmış. Çıkan kargaşada saldırgan da ölmüş. Sanırım kalabalıktan boğularak öldü. Saldırganı tanıyan yok. Fakat, daha önce buralarda geziyormuş. Emniyetten böyle bilgi geldi." İsmailağa Cemaati, İmam Öztürk'ün cenaze namazının öldürüldüğü camide kılınmasını istedi. Ancak İstanbul Emniyeti, "provokasyon olur" düşencesiyle buna karşı çıktı ve törenin Adapazarı'nda yapılmasını önerdi. Cemaat de bunu reddetti. Sonunda, cenaze namazının yarın Fatih Camii'nde kılınmasında uzlaşıldı.

İsmailağa koluna 'uzaklaş' mesajı mı?
75 yaşındaki Mahmut Ustaosmanoğlu'nun lideri olduğu İsmailağa cemaati, Nakşibendi Tarikatı'nın en radikal kesimi olarak biliniyor. Çarşamba'daki yaklaşık 30 binlik nüfusun neredeyse yarısını bu cemaat oluşturuyor. Cemaatin erkekleri cübbe, şalvar ve takke, kadınları ise sıklıkla çarşaf ya da vücut hatlarını belli etmeyen elbiseler giyiyor. 8 yıl arayla işlenen bu cinayetlerin, tarikatın kalbinde yani İsmail Ağa Camii'nde meydana gelmesi, cemaat üyeleri tarafından 'camiden uzaklaşın'mesajı olarak algılanıyor. Zira, İsmailağa Cemaati'nin, diğer tarikatlardan ayrıldığı en önemli nokta, "ders" adı verilen vaazların, toplantıların evlerde değil, halka açık camide yapılması. Bu da, toplantılara dışardan katılımı da sağlıyor. Mürit olmayanlar, sadece merakla bile olsa sohbetleri izleyebiliyor. Böylece cemaatin genişlemesi kolaylaşıyor. Camideki cinayet; bu hızlı yayılımın durması için, "Kamuoyuna rahat ulaşacak bu kanalı kapatın. Gidin evlerde toplanın" şeklinde yorumlanıyor.

Cemaata 'Cinayet aydınlanır' sözü
Çok sayıda Çevik Kuvvet polisi de hastane çevresinde yoğun güvenlik önlemi aldı. Cemaat üyeleri, hastaneye gelen İstanbul Emniyet Müdürü Celaleddin Cerrah'tan, olayın aydınlatılmasını ve arkasındaki güçlerin ortaya çıkartılmasını istediler. Gazetecilere bir açıklama yapmayan Cerrah, hastane önündeki cemaat üyelerine, bu olayın mutlaka aydınlatılacağı sözünü verdi.

Ruşen Çakır Analizi:

Provokasyon olabilir ama tutması imkansız
Bayram Ali Öztürk pekala siyasi olmayan nedenlerle öldürülmüş olabilir. Ama bu cinayeti Danıştay saldırısı gibi diğer terör olaylarıyla ilişkilendirenler de çıkacaktır. Öldürülen kişi, cinayetin yeri gibi hususlar her türden komplo teorisini haklı çıkaracak kadar simgesel anlamlara sahip.

Öztürk, Türkiye'nin en etkili tarikatlarından olan Nakşibendiliğin İsmailağa kolunun önde gelen isimlerinden biriydi. Onu Fatih Çarşamba'da ve İsmailağa Camii içinde, yani tarikatin kalbinde öldürdüler. Trabzon Çaykara doğumlu Mahmut Ustaosmanoğlu (86), 1960 yılında ölen Ahıskalı Ali Haydar Efendi'den devraldığı Nakşibendi şeyhliğini esas olarak bu camiden yürüttü. Genellikle alt ve alt-orta gruplara hitap eden Mahmut Hoca'nın çok sayıda müridinin dükkan açtığı veya evlerini taşıdığı Çarşamba yıllardır "İslamcılığın kurtarılmış bölgesi" muamelesi görüyor.

Her türden yeniliğe "biat" diye karşı çıkmaya çalışan İsmail Ağa Nakşileri daha ilk bakışta kılık kıyafetleriyle fark edilirler. Erkekler sarık, cübbe ve şalvar, kadınlarsa çarşaf tercih ederler. Bu nedenle, iç ve dış medyada yer alan "Türkiye'de irtica" fotoğraflarının çoğu Çarşamba'da çekilmiştir.

Türkiye'de bir çatışma ortamı yaratmak isteyenlerin gözünde, son derece yaygın, ama kendi içinde alabildiğine dayanışmacı olan bu cemaat iyi bir seçim olabilir. Ancak onları, tıpkı Türkiye'deki diğer cemaatlerin çoğu gibi, bir-iki cinayetle sokaklara dökmek pek mümkün değildir. Çünkü "paranoyak" tanımını hak edecek ölçüde bu türden provokasyonlara hazırlıklıdırlar. Zaten devletin zaafa düştüğü anarşi ortamlarından çok korkarlar. Hele epey sıcak baktıkları Recep
Tayyip Erdoğan 'ın liderliğindeki AKP iktidarını zora düşürmemek için daha dikkatli olacakları kesindir. Kaldı ki provokasyonlara karşılık vermeleri durumunda en ağır bedeli kendilerinin ödeyeceğini de bilirler.

Nitekim yine aynı camide sekiz yıl önce Mahmut Hoca'nın damadı Hızır Ali Muratoğlu öldürülmüştü. Zanlı Ufuk Şahin Hantal, "Onu üzerime cinlerini saldığı için öldürdüm" demiş ve olay da kapanmıştı. "Meczup" açıklaması cemaati asla tatmin etmedi, ama bağırlarına taş bastılar.

Kaynak:Vatan
 
 
 
ISMAIL AGA CEMIYETINDE ISLENMIS OLAN BIR ONCEKI CINAYET HABERI
 
 
Camide vahşet
18 Mayıs 1998, Pazartesi - HURRİYET

Fatih Çukurbostan Camii İmamı Hızır Ali Muratoğlu, İsmail Ağa Camii'nde vahşice öldürüldü. Kurşun yağdıran yeşil cübbeli saldırganın imamın yüzünü jiletle de kestiği iddia edildi. Saldırgan kaçarken, Muratoğlu'nun radikal Nakşi Şeyhi Mahmut Hoca'nın damadı olduğu öğrenildi.

Nakşibendi Şeyhlerinden Mahmut Ustaosmanoğlu'nun damadı ve Fatih Çukurbostan Camii İmamı Hızır Ali Muratoğlu, dün İsmail Ağa Camii'nde cemaatiyle fıkıh sohbeti yaparken uğradığı silahlı saldırıda öldürüldü. Muratoğlu'nu caminin ortasında kurşun yağmuruna tutan, 30-35 yaşlarında, sarı sakallı, yeşil cübbeli saldırgan, kaçmayı başardı.

Çukurbostan Camii İmamı 45 yaşındaki Hızır Ali Muratoğlu, Fatih Çarşamba'da İsmail Ağa Camii'nde öğrencilerine dersini tamamladıktan sonra içerde 6 kişi kaldı. Camide bulunanlardan yeşil cübbeli sarı sakallı bir şahıs, Hızır Ali Muratoğlu'na bir soru yöneltti. Muratoğlu konuşmasına başlarken, ayağa kalkıp cübbesinin altında gizlediği tabancayı çeken kimliği meçhul şahıs, 8 el ateş etti. Saldırganın, daha sonra Hızır Ali Muratoğlu'nun yanına gelerek yüzünü jiletlediği ileri sürüldü. Vücudunun 6 yerinden kurşun yarası alan Hızır Ali Muratoğlu, olay yerinde yaşamını yitirdi. Muratoğlu'nun İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi'ne getirilen cesedi otopsi için Adli Tıp Kurumu'na sevkedildi.

SALDIRGAN KAÇTI...

Hızır Ali Muratoğlu'na saldıran şahıs, olaydan sonra ayakkabılarını giymeden camiden kaçtı. Olayın siyasi yönünün olabileceği ihtimali nedeniyle, Asayiş Şubesi Cinayet Masası ekipleriyle birlikte Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'ne bağlı birimler, saldırganı yakalamak için geniş çaplı operasyon başlattı. Hızır Ali Muratoğlu'nun 'Mahmut Hoca' lakabıyla tanınan kayınpederi Mahmut Ustaoğlu,İsmail Ağa Camii'nin imamı. Adını Mahmut Hoca'nın imamlık yaptığı camiden alan cemaat, sakal, çarşaf, sarık, cübbe gibi ayrıntıları müritliğin şartları arasına koyarak, katı bir tekke disiplini uyguluyor.

En radikal Nakşi şeyhi

Dergahı İstanbul Fatih'te. Nakşibendi Tarikatı'nın önemli kollarından birinin şeyhi olarak biliniyor Mahmut Hoca. Nakşibendilerin en radikal kesimini temsil eder. Özelliklerinin içinde kadın müridlerine kara çarşaf giydirmesi vardır. Kadın müridlerin okumaması konusunda telkinlerde bulunan bir tarikat Bütün müridleri sarıklı ve cübbeli dolaşır.

 

VATAN GAZETESINDEN ; Binbaşı İhsan Güven ile eşi Sibel Güven'in oldurulmesine iliskin BASKA BIR HABERDEN BOLUM :

"Bayram Hoca'nın hesabı sorulacak"
İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen İBDA-C davasına da İsmailağa Camii'ndeki cinayet damgasını vurdu. Tuzla'da Dost Tarikatı lideri olarak tanınan Binbaşı İhsan Güven ile eşi Sibel Güven'i 2.5 yıl önce öldürdükleri iddiasıyla yargılanan Abdülselam Tutal, Burhanettin Yalçın, Burak Çileli, Selim Aydın ile Emin Koçan duruşma salonuna alınırken emekli imam Bayram Ali Öztürk'ü kastederek "Bayram Hoca'nın hesabı sorulacaktır. Bayram Hoca'yı unutmadık" diye slogan attı.

SIMDI DE IHSAN GUVEN CINAYETI HAKKINDA BILGILER SUNUYORUM :

Tarikat lideri ve eşine infaz

Dost Tarikatı'nın kurucusu İhsan Güven ile eşi Sibel Güven, Tuzla'daki evlerinde başlarına birer kurşun sıkılarak öldürülmüş bulundu

Beş gün önce işlenen cinayetler, felsefe öğretmeni Sibel Güven'in okula gelmemesi üzerine meraklanan arkadaşlarının polisi aramasıyla ortaya çıktı.

İKİ ADET BOŞ KOVAN
EVDE inceleme yapan polis, iki adet boş kovan buldu. Olayda susturucu kullanıldığı sanılıyor.

ŞARKICI ÇELİK'LE GÜNDEME GELDİ
EMEKLİ Binbaşı İhsan Güven'in Dost Tarikatı, 2. eşi Ayşe Ersoy'un iddialarıyla duyuldu. Ersoy, bestelerini çalmakla suçladığı Çelik'in de bu tarikata üye olduğunu öne sürmüştü.


***

'Dost'lara susturuculu infaz

Şarkıcı Çelik'in de üyeleri arasında yer aldığı Dost Tarikatı lideri İhsan Güven ve eşi Tuzla'daki evlerinde ölü bulundu Başlarına birer el ateş edilerek öldürülen çiftin, katil ya da katillerinin susturucu takılmış silah kullandıkları belirlendi.

Şarkıcı Çelik'in de üyeleri arasında bulunduğu Dost Tarikatı lideri İhsan Güven (80) ile öğretmen eşi Sibel Güven (41) Tuzla'- daki evlerinde silahla kafalarına birer el ateş edilerek öldürülmüş halde bulundu. Cinayetin yaklaşık 5 gün önce işlendiği tahmin ediliyor. Pendik İmam Hatip Lisesi'nde 7 yıldır felsefe öğretmeni olarak çalışan Sibel Güven, 5 gün boyunca okula gitmedi. Güven'i merak eden arkadaşları, telefonlarından kendisine ulaşmaya çalıştı. Ancak telefonla da Güven'e ulaşamayan arkadaşları, okul yönetimi aracılığıyla polise başvurdu. Dün akşam saatlerinde Sibel Güven'in eşi İhsan Güven ile birlikte yaşadığı Tuzla Havuzlu Sitesi B Blok'- taki evlerine gelen polis, kapıyı defalarca çaldı, ancak açan olmadı. Bunun üzerine çiftin komşuları ile görüşen polis, İhsan Güven ile eşinin yaklaşık 5 gündür ortalarda görünmediğini öğrendi. Bu gelişmeler üzerine nöbetçi savcının izni ile kapıyı kırarak içeri giren polis, çiftin kapının girişindeki cesetleriyle karşılaştı.

KATİL "TANIDIK BİRİ"
OLAY yerine gelen Cinayet Masası dedektifleri yaptıkları araştırmada, İhsan Güven ile eşi Sibel Güven'in susturucu takılmış bir silahla kafalarına birer el ateş edilerek öldürüldüklerini belirledi. Olay yerinde yapılan incelemede 2 adet 7.65 mm çapında boş kovan bulundu. Cinayet Masası dedektifleri, çiftin cesetlerinin kapı girişinde bulunması nedeniyle, kapının tanıdık birileri tarafından çalınmış olması olasığı üzerinde duruyor. Yetkililer, cinayetin yaklaşık 5 gün önce işlendiğinin tahmin edildiğini belirttiler. Olayla ilgili soruşturma başlatan polis, İhsan Güven'in arkadaşı olduğu belirlenen Cengiz ismindeki bir doktorun, ziyaret için eve geldiği, ancak kapıyı açan olmayınca kuşkulanarak, polise başvurduğu öğrenildi. Binbaşı rütbesiyle emekli olduktan sonra Tuzla'ya yerleşen İhsan Güven'in sosyete ve sanat dünyasında da ilgi gören fikirleri, Çelik'in tarikat üyesi olduğunun duyulmasıyla gündeme gelmişti. Cinayeti TV'den öğrenen Çelik'in büyük şok yaşadığı öğrenildi. Telefonlara çıkmayan Çelik, soruları yanıtsız bıraktı.

AYHAN ŞİMŞEK MERKEZ - SABAH GAZETESI

 
Dost Tarikatı cinayetinde Hablemitoğlu bağlantısı


Asım GÜNEŞ/İSTANBUL

Polis, 'Hablemitoğlu'nun kitabını İhsan Güven mi redakte etti?' sorusunun yanıtını arıyor. Emekli Binbaşı İhsan Güven'in kütüphanesinde araştırma yapan polis, özellikle 'Türkiye'nin iç ve dış düşmanları' başlığını taşıyan dosyalarla ilgileniyor.


Bu dosyalarda tıpkı Hablemitoğlu'nun kitaplarında da hedef gösterilen bazı tarikat ve yabancı vakıflar hakkında toplanan bilgiler yer alıyor.

Dost tarikatı lideri İhsan Güven ve eşi Sibel Güven'nin kurban gittiği ve İBDA/C tarafından üstlenilen cinayeti soruşturan polis, sürpriz bir ipucu yakaladı. İhsan Güven ile eşi Sibel Güven'in cinayete kurban gittikleri Tuzla'daki evlerinde Necip Hablemitoğlu'nun ölümünden sonra yayımlanan kitabının müsveddesi bulundu.

ANKARA'da 2002 yılı aralık ayında faili meçhul bir suikaste kurban giden Necip Hablemitoğlu'nun kaleme aldığı müsvedde üzerinde İhsan Güven'in bazı düzeltmelerine rastlandı. Polis, 'Hablemitoğlu'nun kitabını İhsan Güven mi redakte etti?' sorusunun yanıtını arıyor.

Polis cesetlerin bulunmasından saatler önce İBDA/C tarafından bir gazeteye yollanan elektronik posta üzerinde duruyor. Elektronik postada Güven'in başından, eşinin ise karnından vurulduğu bilgisinin doğruluğu, yollandığı adresin İBDA/C olduğunu gösteriyor. Ancak İBDA-C'nin bugüne kadar cinayetle sonuçlanan bir eyleminin olmadığını belirten polis, cinayetin işleniş tarzının İBDA-C'ye uymadığını söylediler.

Bu yönde de araştırma sürdürdüklerini belirten yetkililer, çifte cinayetin ortaya çıkartılması için evde bulunan not ve bilgisayar kayıtlarını Emniyet Müdürlüğü'ne getirip incelemeye aldı. Yapılan ilk incelemelerde Güven'in 'Türkiye'deki iç ve dış tehditler' ana başlığı altında geniş çaplı bir araştırma yaptığı ortaya çıktı. Araştırma konularının başlıklarının ise tıpkı Hablemitoğlu'nun kitaplarında da hedef gösterilen; masonlar, tarikatlar, aşiretler, yabancılar, ABD ve CİA olduğu iddia edildi.

PROPAGANDA CİNAYETİ

Üst düzey bir emniyet yetkilisi soruşturmada gelinen noktayı şöyle aktardı: 'Hablemitoğlu ve Güven aynı ulusalcı çizgiyi paylaşıyordu. Bu cinayeti aydınlattığımızda belki de Hablemitoğlu suikasti ile ilgili bazı bilgilere de ulaşacağız. Ancak hemen söylemek lazım, Hablemitoğlu suikastinde kullanılan mermiler bile özeldi. O cinayeti kimin işlediği karanlıkta kalsın istendi, Güven cinayeti ise zaten propaganda amaçlı.'

Cinayetin ipuçları İBDA-C lideri ERDİŞ'İN kitabında

İBDA-C'nin Dost tarikatı lideri İhsan Güven ile eşi Sibel Güven'in öldürülmesini üstlendiği mesajında örgütün lideri Salih İzzet Erdiş'in cezaevinde yazdığı 'Telegram-Zihin Kontrolü' kitabını işaret etmesi dikkatleri bu kitaba yöneltti. Kitapta 'Çağın en büyük gizli silahlarından biri' olarak sözedilen Telegram'ın, Erdiş üzerinde uygulanmasının amacı kendi ağzından şöyle anlatılıyor: 'Rezillerin en rezili insanların, aşağılığın en bayağısı tertiblerle beni yok etmek veya 'mankurt adam yapmak' istemeleri, aslında benim şahsımda davama duyulan korkudandır. Telegram zihin silme, yeni şahsiyet tipi meydana getirme, kontrole alma vesaire, çok eski devirlerden beri bilinenlerin günün verileri içinde yeni şekillerle tazelenmesidir. Telegram'da başrol oyuncusu, 'dost tarikatı' adıyla anılan sapık yapılanmanın başında yer alan İhsan Güven adlı emekli bir binbaşı. Sefillerin en sefili ve adîlerin en rezili olan bu adam, bana uygulanan Telegram işkencesinin mánáda ve belki de fiilî olarak başı ve insan ruhunu tahrib ederek teslim alma işinde zümresiyle beraber akla hayále gelmedik cinsî sapıklıkların şáhıdır.'

DERLEYEN KAPTAN



--
GENÇ KEMALİSTLER ORDUSU
COŞKUN İŞTİP 0 532 395 20 20
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages