|
Pek Kıymettar Ehl-i Kemalat,Aziz Dost ve Arkadaşlarım,Çok Değerli Yeğenlerim,
Kadir Gecesi münasebetiyle şimdiye kadar şahsıma intikal eden maillerden yaptığım bir derlemeyi bilgilerinize arz eder bu geceyi ihya ederken dualarınızı beklerim.Kısa bir dua:"Ya Rabbi zidna ilmen ve amelen salihen(Ya Rabbi ilmimizi ve salih amellerimizi arttır)" (Taha Suresi;20-114 den iktibasen)
Kadir gecesinin alametleri konusunda meşhur olan görüş Ubey bin Kab'ın Hz. Peygamber (a.s.)'dan rivayet ettiği hadis şudur: "Kadir gecesinin sabahı Güneş ışınsız beyaz olarak doğar." Bazı hadislerde "Tas gibi bembeyaz" ifadesi yer almaktadır. Yine Hz. Peygamber (a.s.)'den şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: '"Kadir gecesinin alametleri şunlardır: Gece saf, berraktır, bu gecede sanki ay ortaya çıkmış olup saf ve açık bir gecedir. Hava sakin ve hareketsizdir, ne soğuk ne sıcaktır. Bu gecede hiç bir yıldızın düşmesi helal değildir. Bu gecenin alametlerinden biri, sabahleyin güneş, ayın ondördü gibi ışınsız olarak doğar. O gün şeytanın Güneş ile beraber çıkması helal olmaz."
Ahmed bin Hanbel , Ubade bin Samit'den şu hadisi rivayet etmiştir: "Kadir gecesinde sıcaklık da soğukluk da yoktur. Bu gece sakin ve açıktır, o gecede ay parlaktır." Kadir gecesinin alametleri konusunda birçok hadisler gelmiştir.İbni Ebu Şeybe nezdinde Cabir bin Semure'den, İbni Huzeyme nezdinde Cabir bin Abdullah'tan Ebu Hureyre'den , yine İbni Ebu Şeybe nezdinde İbni Mesud'dan rivayet edilen hadisleri burada zikredebiliriz. Kadir Gecesinin alametlerini özetlersek; 1)Sabahleyin güneş ışınsız, tas gibi bembeyaz doğar 3)Sanki ay ortaya çıkmış olup geceleyin ay parlaktır. |
Kadir Gecesi hakkında...
Kadir gecesinin hangi gece olduğu konusunda İslam büyükleri epeyce mesai harcamışlar ve pek çok görüş üretmişlerdir. Bunların bir kısmını temel kaynak olan "Mefatih-ül Ğayb" den naklediyoruz:
"Kadir gecesinin hangi gece olduğu hususunda da ihtilâf edilmiştir. 8(Sekiz) farklı görüş ileri sürülmüştür. Bunlar: İbn-i Rezin, Kadir gecesinin, Ramazan ayının ilk gecesi olduğunu söylerken, Hasan el Basri 27(yirmi yedinci) gecesi olduğunu söylemiştir. Enes`ten de "merfu" olarak, bu gecenin 29(yirmi dokuzuncu) gece olduğu rivayet edilmiştir. Muhammed ibn İshak, 21(yirmi birinci) gece; İbn-i Abbas, 23(yirmi üçüncü); İbn-i Mes`ud 24(yirmi dördüncü); Ebu Zer el Gıfari, 25(yirmi beşinci); Ubeyy ibn Ka`b ile bir grup sahabe, yirmi 27(yedinci) ve bazıları da 29(yirmi dokuzuncu) gece olduğunu söylemişlerdir.
Kadir gecesinin, Ramazan ayının ilk gecesi olduğunu ileri sürenler şöyle bir gerekçe getirmektedirler: Vehb, İbrahim peygamberin Suhuf`unun, Ramazan`ın ilk gecesinde, Tevrat`ın da İbrahim peygamberin Suhuf`undan yedi yüz yıl sonra Ramazan`ın altıncı gecesinde, Davud`a inen Zebur`un Tevrat`tan beş yüz yıl sonra Ramazan`ın on ikinci gecesinde, İsa`ya indirilen İncil`in de Zebur`dan altı yüz yirmi yıl sonra Ramazan`ın on sekizinde nazil olduğunu, Kur`an`ın ise, Peygamber`e, bir seneden diğer seneye kadar olan her Kadir gecesinde indiğini, Cebrail`in Kur`an`ı Beyt-ül Izze`den, yedinci kat gökten, en yakın semaya indirdiğini, böylece de Yüce Allah`ın, Kur`an`ı yirmi yıl, yirmi ayda indirdiğini rivayet etmiştir. Şimdi Ramazan ayı, bu kadar yüce şeylerin kendisinde meydana geldiği bir ay olunca, hiç şüphesiz ki bu ay, son derece kıymetli, şerefli ve muazzam olmuş olur. Dolayısıyla da, bunun ilk gecesi Kadir gecesi olmuş olur.
Hasan el Basrî`ye gelince, o, bu gecenin sabahında, Bedir Savaşı olup bittiği (meydana geldiği) için, bu gecenin Ramazan ayının 27(yirmi yedinci) gecesi olduğunu söylemiştir.
Bu gecenin, Ramazan`ın 19(on dokuzuncu) gecesi olmasına gelince, bu, Enes`in bu konu hakkında bir hadis rivayet etmesinden dolayıdır.
Bu gecenin 27(yirmi yedinci) gece oluşuna gelince Şafii, `su ve çamur` (Adem, su ile çamur arası bir şey iken, Peygamberin Nebi olması....) hadisinden dolayı bu görüşe meyletmiştir.
Büyük bir kısım ise, bu gecenin, Ramazan`ın 27(yirmi yedinci) gecesi olduğu kanaatindedirler. Bunlar bu hususta zayıf bir takım şu ipuçlarını ileri sürmüşlerdir:
Bir hadiste İbn-i Abbas, `Bu sure(Kadir Suresi), 30(otuz) kelimedir. " هى hiye(o)" kelimesi ise 27(yirmi yedinci) kelimeyi teşkil etmektedir` demiştir.
Rivayet olunduğuna göre, Ömer, bu meseleyi sahabeye sormuş, sonra da İbn-i Abbas`a dönerek, `Ey ilimler dalgıcı, bu konuya bir gir, bir dalıver` demiş, bunun üzerine de Zeyd ibn Sabit `Muhacirlerin çocukları burada bulunduruldu da, bizim çocuklarımız burada bulundurulmadı` deyince de Ömer, `Sen bu sözünle, İbn-i Abbas`ın bir çocuk olduğunu söylemek istiyorsun, ama ne var ki, onda bulunan ilim sizde yoktur` demiş. Bunun üzerine İbn-i Abbas söze şöyle girmiş: `Allah`a en sevimli sayı, tek olan sayıdır. Tek olan sayıların en sevimlisi ise yedidir. İşte bundan dolayı O, yedi kat göğü, yedi kat yeri, yedi günden oluşan haftaları, yedi tabakalı cehennemi, sayısı yedi olan tavafı, yedi uzvu zikretmiştir. Böylece bu, bu gecenin Ramazan ayının yirmiyedinci gecesi olduğuna delalet eder.` (!)
İbn-i Abbas`ın şöyle dediği de nakledilmiştir: ` ليلة القدر leyletülkadr (Kadir gecesi) Arapça olarak 9(dokuz) harftir. Bu tamlama bu surede 3(üç) defa geçmektedir. Binaenaleyh, (çarpma işlemi yapıldığında =3 x 9=27) yirmi yedi olmuş olur.`
Osman İbn Ebi-l As`ın bir kölesi vardı. Bunun üzerine o köle, `Ey efendimiz, denizin suyu, bu ayın bir gecesinde tatlılaşıyor` deyince, Osman, `O gece olduğunda beni haberdar et...` dedi. Bir de ne görsünler, bu gece Ramazan`ın 27(yirmi yedinci) gecesiydi. (Denemesi bedava! Halep ordaysa arşın burada!)
Bu gecenin Ramazan`ın en son gecesi olduğunu söyleyenler ise şöyle demektedirler: Çünkü bu gece, bu aya ait taatların kendisinde tamamlandığı bir gecedir. Daha doğrusu, Ramazan`ın bu işi, tıpkı Adem, sonu da tıpkı Muhammed gibidir. (!) İşte bundan ötürü, bir hadiste, `Ramazanın sonunda, başından itibaren bu güne kadar, cehennemden azat edilen nefisler sayısınca, sadece, bu gecede azat edilir…` buyrulmuştur. Daha doğrusu Ramazanın ilk gecesi, bir oğlu olan kimse gibidir. Binaenaleyh bu gece, şükür gecesidir. En son gecesi de bir çocuğu ölen gibi, ayrılık gecesidir. Binaenaleyh bu son gece de, sabır gecesidir. Şimdi sen, herhalde sabırla şükür arasındaki farkı anlamış bulunuyorsun."
Saydığımız görüşler muhteremlerin kendi görüşleridir. Peygamberimiz ile uzaktan yakından alâkası yoktur. Modern araçlar ile geçmiş tespit edilebilecek olsa (ki inşallah olacak), en doğrusu o zaman ortaya çıkacaktır.
Kesin olarak biliyoruz ki Kadir gecesi, Kur`an`ın inmeye başladığı ilk gecedir. Bu, tarihte sadece bir kez yaşanmıştır. Her yıl tekrardan yeni bir Kadir gecesi yaşanmaz. Yani Kur`an her sene yeniden inmez. Sadece onun yıl dönümleri olur. Tıpkı doğum günü ve evlilik günü gibi. İnsan her sene doğmaz ve her sene evlenmez. Sadece yıldönümlerini kutlar.
Tüm bunların yanında bir kalbin içersinde alemlerin gizlendiğini düşünürsek afakın enfüs içersinde olduğunu öğrenebilsek, görebilirsek o zaman bu gözle baktığımızda ancak Kadir gecesini farkedip idrak edebiliriz. Bu nedenle kadir gecesi mutlaka yaşanacak ya siz bu geceyi görecek şekilde gönlün gözünüzü açtınız mı?
Eleştiri değil sadece bir uyanışa vesile olması ümidi ile...
Pek Kıymettar Ehl-i Kemalat,Aziz Dost ve Arkadaşlarım,Çok Değerli Yeğenlerim,
Diyanet İşleri Başkanlığına ait internet sitesine tevcih ettiğim "Kadir Gecesinin Alametlerine" dair sualime verilen cevap ile 18.Eyl.2008 14:29 da sizlere yolladığım Hadislerle "Kadir Gecesinin" alametleri (1) mailini aşağıda bilgilerinize arz eder dualarınızı beklerim.
"Kadîr" güç yetirmek, hüküm, kaza, takdir, şeref, azamet ve tazyik; leyle-i kadîr ise takdir, hüküm, şeref, azamet ve tazyik gecesi demektir.
Kadîr gecesinin Ramazan ayının 27. gecesinde olduğu (Müslim, Sıyâm, 207) genel kabul görmüş olmakla birlikte Ramazanın son yedi gecesinde aranması ile ilgili hadisler de vardır (Müslim, Sıyâm, 219; Buhârî, Leyletü'l-Kadr, 3. Tirmizî, Savm, 72). Ancak asırlardır bütün İslâm ülkelerinde Kadîr Gecesi Ramazanın 27. gecesinde kutlanmaktadır.Kur'an'ın Ramazan ayında (Bakara, 2/185) ve Kadîr gecesinde indirildiği âyetle sabittir (Kadîr, 97/1). Dolayısıyla Kadîr Gecesinin Ramazan ayında olduğu kesindir.
Kadir gecesinin hangi gün olduğuyla ilgili farklı sahih rivayetler vardır. Sorunuzdaki belirtiye cevap olabilecek bir hadis şöyledir: Zirr İbnu Hubeyş anlatıyor: "Ubey İbnu Ka'b (radıyallahu anh)'a dedim ki, "İbnu Mes'ud (radıyallahu anh): "Bütün sene geceleri kalkan kimse Kadir gecesine tesadüf edebilir diyormuş (ne dersiniz?)." Bana şu cevabı verdi: "Kendisinden başka ilâh olmayan Zat-ı Zülcelâl'e yemin olsun, Kadir gecesi Ramazan ayındadır. Ve o gece, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın bize kalkmamızı emrettiği gecedir, o da yirmi yedinci gecedir. Bunun emâresi, o gecenin sabahında güneşin beyaz ve ışınsız olarak doğmasıdır."(Müslim, Müsâfırîn 179)
Kadir gecesinin hangi gün olduğu kesin olarak bilinmemesindeki hikmet ve maksat bu gecelerin tümünün ibadet, taat ve hayır hasenatla değerlendirilmesini sağlamaktır.
Değerli Dost, arkadaş ve kardeşlerim,
İnşallah, kuvvetli bir ihtimalle, bu gece "KADİR GECESİ" olması sebebiyle; hepinizin bu çok faziletli, hayırlı, sevaplı, mübarek ve rahmet dolu gecesini ve akabinde gelecek olan RAMAZAN BAYRAMINI tebrik ederim.
Ayni zamanda bu Kutsal gece ve müjdeli, sürurlu Ramazan bayramının, Kainatta ki tüm varlıklarla, İnsanlık Alemine, bu gece ve bayramın sahibi olan İslam dünyasına, özellikle sahib-i hakiki olan Yüce ALLAH'ın (c.c.) Mümin ve makbul kullarına, pek tabiidir ki size, ailenize, akraba ve yakınlarınıza; huzur, sağlık ve afiyet, saadet, rızkınıza zenginlik ve bereket, barış, dostluk, muvaffakiyet, iman-ı kamil, muhabbet, hoşgörü ve hayırlar getirmesini CENAB-I HAK' tan temenni ve niyaz ediyorum.
|
Leyle-i Kadir ( Kadir Gecesi)
بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمنِ الرَّحيمِ
اِنَّا اَنْزَلْنَاهُ فى لَيْلَةِ الْقَدْرِ (1) وَمَا اَدْريكَ مَالَيْلَةُ الْقَدْرِ (2) لَيْلَةُ الْقَدْرِ خَيْرٌ مِنْ اَلْفِ شَهْرٍ (3) تَنَزَّلُ الْمَلئِكَةُ وَالرُّوحُ فيهَا بِاِذْنِ رَبِّهِمْ مِنْ كُلِّ اَمْرٍ (4) سَلَامٌ هِىَ حَتّى مَطْلَعِ الْفَجْرِ (5 Bismillâhirrahmânirrahîm (1) Biz onu (Kur'an'ı) Kadir gecesinde indirdik. (2) Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin? (3) Kadir gecesi, bin aydan hayırlıdır. (4) O gecede, Rablerinin izniyle melekler ve Ruh her iş için iner dururlar. (5) O gece, esenlik doludur. Ta fecrin doğuşuna kadar. In the name of Allah, the Beneficent, the Merciful
Lo! We revealed it on the Night of Power. (1) Ah, what will convey unto thee what the Night of Power is! (2) The Night of Power is better than a thousand months. (3) The angels and the Spirit descend therein, by the permission of their Lord, with all decrees. (4) (The night is) Peace until the rising of the dawn. (5)
In the name of Allah, the Most Gracious, the Most Merciful
Verily, We have sent it(this Qur'an) down in the Night of Al-Quadr(Decree). (1) And, what will make you know what the Night of Al-Quadre(Decree) is? (2) The Night of Al-Quadr(Decree) is better than a thousand months(i.e. worshipping Allah in that night is better than worshipping Him a thousand months i.e, 83 years and 4 months).(3) Therein descend The angels and the Spirit(Jibril (Gabriel) ), by Allah's permission with all decrees. (4) (All That night), there is Peace (and Goodness from Allah to His believing slaves) until the apperance of dawn. (5)
Aziz, sıddık kardeşlerim! Evvelâ: Yarın gece Leyle-i Kadir olmak ihtimali çok kuvvetli olmasından bir kısım müçtehidler o geceye Leyle-i Kadr'i tahsis etmişler. Hakikî olmasa da, madem ümmet o geceye o nazarla bakıyor. İnşâallah hakikî hükmünde kabule mazhar olur. Şualar * * * * * * Aziz, sıddık kardeşlerim! Mübarek Ramazan'ın Leyle-i Kadir sırrıyla, 83(seksenüç) sene bir ömr-ü manevî kazandırması sırr-ı hikmetiyle ve Risale-i Nur'un şakirdlerindeki sırr-ı ihlasla tesanüd ve iştirak-i a'mal-i uhrevî düsturuyla herbir sadık şakird, o fevkalâde manevî kazancı elde edeceğine gayet kuvvetli bir delili budur ki: Bu daire içinde kırkbin, belki yüzbin hâlis, hakikî mü'minlerin içinde hakikat-ı Leyle-i Kadr'i elde edecek bir-iki, on-yirmi değil, belki yüzlerin elde etmesi ihtimali kavîdir. Sırr-ı ihlasla ve iştirak-i a'mal-i uhrevî düsturunun sırrıyla biz ve siz bu hakikate müteveccihen, bu Ramazan-ı Şerif'te her birimiz umumun hesabına ve umum arkadaşları içinde kendini farz edip, nun-u mütekellim-i maalgayr, yani daima اَجِرْنَا اِرْحَمْنَا وَاغْفِرْلَنَا وَوَفِّقْنَا وَاهْدِنَاوَاجْعَلْ لَيْلَةَ الْقَدْرِ فِى هذَا الرَّمَضَانَ خَيْرًا فِى حَقِّنَا مِنْ اَلْفِ شَهْرٍ gibi kelimelerde (نَا) içinde umum kardeşlerini niyet etmektir. Ve bilhassa en zaîf olan bu kardeşinizi, ağır vazifesinde o hususî niyetle yardım etmektir. Kastamonu L. * * * Aziz sıddık kardeşlerim! Evvelâ: Sizin Leyle-i Berat'ınızı ve gelecek Ramazanınızı tebrik eder ve bu gelecek Leyle-i Kadr'i hakkınızda ve hakkımızda bin aydan daha hayırlı olmasını ve defter-i a'malimize böyle geçmesini Cenab-ı Hak'tan niyaz ediyoruz ve böylece, bayrama kadar اَللَّهُمَّ اجْعَلْ لَيْلَةَ قَدْرِنَا فِى هذَا الرَّمَضَانَ خَيْراً مِنْ اَلْفِ شَهْرٍ لَنَا وَ لِطَلَبَةِ الرَّسَائِلِ النُّورِ الصَّادِقِينَ duasını etmeye niyet ettik. (Kastamonu L.) * * * Aziz, sıddık kardeşlerim! Evvelâ: Hadîs-i şerifin sırrıyla Ramazan-ı Şerif'in nısf-ı âhirinde, hususan aşr-ı âhirde, hususan tek gecelerde, hususan 27(yirmiyedisinde); seksen küsur sene bir ibadet ömrünü kazandırabilen Leyle-i Kadr'in ihyasına ve her biriniz umum Nur talebeleriyle beraber, hususan bu bîçare çok kusurlu, hasta, zaîf kardeşinizi hissedar etmenizi ve her birinizin dualarınızın binler manevî âmînlerin teyidiyle dergâh-ı İlahîde kabul olmasını rahmet-i İlahiyeden niyaz ediyoruz. Umum kardeş ve hemşirelerimin mübarek Ramazanlarını ve umum gecelerini, manevî Leyle-i Kadir'lerini tebrik ile selâm ve dua ve dualarını rica ediyoruz. Emirdağ L. * * * Evet bir tek Ramazan, seksen sene bir ömür semeratını kazandırabilir. Leyle-i Kadir ise, nass-ı Kur'an ile bin aydan daha hayırlı olduğu bu sırra bir hüccet-i katıadır. Evet nasılki bir padişah, müddet-i saltanatında belki her senede, ya cülûs-u hümayûn namıyla veyahut başka bir şaşaalı cilve-i saltanatına mazhar bazı günleri bayram yapar. Raiyetini, o günde umumî kanunlar dairesinde değil; belki hususî ihsanatına ve perdesiz huzuruna ve has iltifatına ve fevkalâde icraatına ve doğrudan doğruya lâyık ve sadık milletini, has teveccühüne mazhar eder. Öyle de: Ezel ve Ebed Sultanı olan onsekiz bin âlemin Padişah-ı Zülcelal'i; o onsekiz bin âleme bakan, teveccüh eden ferman-ı âlîşanı olan Kur'an-ı Hakîm'i Ramazan-ı Şerifte inzal eylemiş. Elbette o Ramazan, mahsus bir bayram-ı İlahî ve bir meşher-i Rabbanî ve bir meclis-i ruhanî hükmüne geçmek, mukteza-yı hikmettir. Madem Ramazan o bayramdır; elbette bir derece, süflî ve hayvanî meşağilden insanları çekmek için oruca emredilecek. Mektubat * * * İşte o kudsî defterin en mükemmeli; kırk vecihle mu'cize ve her dakikada hiç olmazsa yüz milyonun dillerinde gezen, nur serpen ve her bir harfinde asgari olarak 10(on) sevap ve 10(on) hasene ve bazan 10.000(on bin) ve bazan Leyle-i Kadir sırrıyla 1(bir) harfine 30.000(otuz bin) hasene ve meyve-i Cennet ve nur-u berzah veren Kur'an-ı Mu'ciz-ül Beyan'dır. Bu makamda ona rekabet edecek kâinatta hiçbir kitap yoktur ve hiçbir kimse gösteremez. Madem bu elimizdeki Kur'an, Semavat ve Arz'ın Hâlık-ı Zülcelalinin rububiyet-i mutlakası noktasından ve azamet-i uluhiyeti cihetinden ve ihata-i rahmeti canibinden gelen kelâmıdır, fermanıdır; bir maden-i rahmetidir. Ona yapış. Her derde bir deva, her zulmete bir ziya, her ye'se bir rica, içinde vardır. İşte bu ebedî hazinenin anahtarı imandır ve teslimdir ve onu dinleyip kabul etmek ve okumaktır. Lem'alar * * * Kur'an-ı Hakîm'in herbir harfinin 1(bir) sevabı var, 1(bir) hasenedir. Fazl-ı İlahîden o harflerin sevabı sünbüllenir, bazan 10(on) tane verir, bazan 70(yetmiş), bazan 700(yedi yüz) (Âyet-ül Kürsî harfleri gibi), bazan 1500(bin beşyüz) (Sure-i İhlas'ın harfleri gibi), bazan 10.000(on bin) (Leyle-i Berat'ta okunan âyetler ve makbul vakitlere tesadüf edenler gibi) ve bazan 30.000(otuz bin) (meselâ haşhaş tohumunun kesreti misillü, Leyle-i Kadir'de okunan âyetler gibi). Ve o gece 1000(bin) aya mukabil işaretiyle, 1(bir) harfinin o gecede 30.000(otuz bin) sevabı olur anlaşılır. İşte Kur'an-ı Hakîm, tezauf-u sevabıyla beraber elbette müvazeneye gelmez ve gelemiyor. Belki asıl sevap ile bazı surelerle müvazeneye gelebilir. Sözler * * * بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ Aziz, sıddık kardeşlerim! Bugün manevî bir ihtar ile sizin hesabınıza bir telaş, bir hüzün bana geldi. Çabuk çıkmak isteyen ve derd-i maişet için endişe eden kardeşlerimizin hakikaten beni müteellim ve mahzun ettiği aynı dakikada bir mübarek hatıra ile bir hakikat ve bir müjde kalbe geldi ki: 5(Beş) günden sonra çok mübarek ve çok sevaplı ibadet ayları olan şuhur-u selâse gelecekler. Her hasenenin sevabı başka vakitte 10(on) ise, Receb-i Şerifte 100(yüz) den geçer, Şaban-ı Muazzamda 300(üçyüz? den ziyade ve Ramazan-ı Mübarekte 1000(bin) e çıkar ve Cuma gecelerinde binlere ve Leyle-i Kadir'de 30.000(otuz bine) çıkar. Bu pek çok uhrevî faideleri kazandıran ticaret-i uhreviyenin bir kutsi pazarı ve ehl-i hakikat ve ibadet için mümtaz bir meşheri ve 3(üç) ayda seksen sene bir ömrü ehl-i imana temin eden şuhur-u selâseyi böyle 1(bir) e 10(on) kâr veren Medrese-i Yusufiye'de geçirmek, elbette büyük bir kârdır. Ne kadar zahmet çekilse ayn-ı rahmettir. İbadet cihetinde böyle olduğu gibi, Nur hizmeti dahi nisbeten -kemmiyet değilse de keyfiyet itibariyle- bire beştir. Çünkü bu misafirhanede mütemadiyen giren ve çıkanlar, Nur'un derslerinin intişarına bir vasıtadır. Bazan 1(bir) adamın ihlası, 20(yirmi) adam kadar faide verir. Hem Nur'un sırr-ı ihlası; siyasetkârane kahramanlık damarını taşıyan, Nur'un tesellilerine pek çok muhtaç bulunan mahpus bîçareler içinde intişarı için bir parça zahmet ve sıkıntı olsa da, ehemmiyeti yok. Derd-i maişet ciheti ise: Zâten bu üç ay âhiret pazarı olmasından her biriniz çok şakirtlerin bedeline, hattâ bazınız bin adamın yerinde buraya girdiğinden, elbette sizin haricî işlerinize yardımları olur diye tamamıyla ferahlandım ve bayrama kadar burada bulunmak büyük bir nimettir bildim. Şualar * * * بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلاَّ يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَ رَحْمَةُ اللّهِ وَ بَرَكَاتُهُ اَبَدًا دَائِمًا Aziz, sıddık kardeşlerim! Âlem-i İslâm'da Leyle-i Kadir telakki edilen bu Ramazan-ı Şerifin 27(yirmi yedinci) gecesinde bir nevi tesemmüm ile şiddetli bir mide hastalığı içinde sinirlerimi ve vicdan ve kalbimi istilâ eder gibi bir diğer dehşetli hastalık hissettim. Bu maddî ve manevî iki dehşetli hastalık içerisinde şefkat hissi ile bütün zîhayatların elemleri hatıra geldi. Şahsî hastalığımdan daha ziyade elîm bir halet-i ruhiyeyi hissettim. Bununla beraber seksen küsur seneye varan ömrümün sonunda seksen sene manevî bir ibadeti kazandıran en son Leyle-i Kadre lâyık çalışamıyacağım diye, sâbık iki dehşetli hastalıktan daha şiddetli hazîn bir me'yusiyet içinde asaba gelen ve nefs-i emmarenin vazifesini gören bir elîm his beni ezdiği aynı zamanda Âyet-i Hasbiyenin bir sırrı imdadıma yetişti. Bu üç hastalığı izale edip Cenab-ı Hakk'a hadsiz şükür olsun ki, hilaf-ı me'mul bir tarzda dayandım. Bu üç hastalığıma da böyle üç merhem sürüldü: Maddî hastalığım -Hastalar Risalesi'nde isbat edildiği gibi- bir saat hastalık, sâbir ve mütevekkil insanlara, hiç olmazsa on saat ibadet ve Leyle-i Kadir'de ise daha ziyade ibadet hükmüne geçtiği gibi, benim de bu Leyle-i Kadir'deki hastalığım, iktidarsızlığımla yapamadığım Leyle-i Kadir'deki hizmetin yerine geçmesi ile, tam şifa verici bir merhem oldu. Ve bütün zîhayatın hastalık ve elemlerinden şefkat sırrı ile bana gelen teellüm marazını birden rahîmiyet-i İlahiyenin tecellisi ile yani mahlukları yaratanın şefkat ve rahîmiyeti ve rahmeti tam kâfi olmasından onların elemlerini, onlar için bir nevi lezzete veya mükâfata çevirdiğinden o rahmet-i İlahiyeden daha ileri şefkati sürmek manasız ve haksız olduğundan ve şefkatten gelen elemi, bir manevî sürura ve lezzete çevirdi. Yalnız merhem değil, belki şifa da verdi. Ve en son ömrümde en ziyade kıymetdar manevî bir hazineyi kaybetmekteki manevî eleme karşı, Nur'un has şakirdlerinin her birisi şirket-i maneviye sırrı ile umum namına dahi dua ile ve amel-i sâlih ile çalıştıklarından hem El-Hüccet-üz Zehra'da, hem Nur Anahtarı'nda izah edilen teşehhüdde ve Fatiha'da bütün mevcudat ve zîhayat cemaatinin dualarına ve tevhiddeki davalarına iştirak suretiyle, hususan toprak, hava, su ve nur unsurları birer dil olmasıyla topraktan çıkan bütün hayat hediyeleri ve sudan mübarekât ve tebrikât ve havadan şükür ve ibadetin temessülleri ve Nur unsurundan maddî ve manevî tayyibatlar, güzellikler tarzında, teşehhüdde ve Fatiha'da kâinattaki bütün nimetlerden gelen şükürler ve hamdler ve bütün mahlukatın hususan zîhayatların küllî ibadetleri ve bütün istianeleri ve doğru yolda giden bütün ehl-i hakikata ve ehl-i imanın yolundan gidenlere manevî refakat etmekle onların dualarına ve davalarına tasdik suretinde âmînlerle iştirak ederek, âmîn demekle hissedar olmanın küllî sırrı o gece imdadıma geldi. Gayet hasta, zayıf, me'yus bir halde cüz'î bir hizmet edememekteki manevî elîm hastalığıma öyle bir tiryak oldu ki; ben hakikaten en sağlam hallerimde ve en genç zamanlarımda, en zevkli ve lezzetli evradımda bulamadığım bir manevî süruru hissettim. Ve hadsiz şükür edip, o dehşetli hastalığıma razı oldum. "Elhamdülillahi biadedi âşirati dekaik-ı şehr-i Ramazane fî külli zaman" dedim. Emirdağ L. * * * Râbian: Şu mübarek Şehr-i Ramazan, Leyle-i Kadr'i ihata ettiği için, kendisi de ömür içinde bir leyle-i kadirdir ki, muvaffak olanın ömrüne bin ömür katar. Dakikası 1(bir) gündür. Saati 2(iki) ay, günü birkaç sene hükmünde bir ömr-ü bâkidir. Barla L.- 282 * * * Cenab-ı Hak, onların ve bizlerin hakkımızda bu Ramazan'daki Leyle-i Kadrimizi bin aydan hayırlı ve bin ay kadar medar-ı sevab eylesin, ümmet-i Muhammediyeye saadet ve selâmet versin, âmîn! Emirdağ L. * * * بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلاَّ يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَ رَحْمَةُ اللَّهِ وَ بَرَكَاتُهُ بِعَدَدِ حَاصِلِ ضَرْبِ عَاشِرَاتِ دَقَآئِقِ رَمَضَانَ فِى حُرُوفِ مَا كَتَبْتُمْ مِنَ الرَّسَآئِلِ Aziz, Sıddık Kardeşlerim! Hem mübarek Ramazanınızı, hem inşâallah hakkınızda bin ay kadar meyvedar Leyle-i Kadrinizi, hem saadetli bayramınızı, hem çok kıymetdar hizmetinizi bütün ruhumla tebrik ve tes'id ederim. Kastamonu L. *Kadir Gecesi, nasıl ihya edilir? *
İhya, hayat kelimesinden gelir. Yani, Kadir Gecesi nasıl canlandırılabilir? Kadir Gecesi'nde yapılacak en önemli ibadet, günahlara tövbe etmektir. Günahlarımızın bütününe tövbe edemiyorsak, hiç değilse bir tanesine tövbe etmeliyiz. Bana göre bir şahıs, "Allah'ım, bu mübarek gecenin hürmetine sigara içmemeye karar verdim, içtiklerime de tövbe ettim" dese, işte o şahıs Kadir Gecesi'ni en güzel şekilde ihya etti... Türkiye'de hemen her evde Kur'an vardır. Kullanılmayan reçete gibi durmaktadır. Okunup tatbik edilmeyen reçete... Ezberlenip, muhtevasından haberdar olunmayan reçete... Halbuki Kadir Gecesi'nde, insanın dünya ve Garabetin bu da bir nevidir ki insanlar, Arar hakikati bir başka yolda yürür. Eskaza bir gün karşılaşsalar, Hakikat onlara, onlar hakikate tükürür. Dünle bugün aynıysa gelen giden yok demektir... * Kadir Gecesinin Hangi gece olduğu hakkında bilgiler... Başka bir hadiste ise İbn Ömer (r.a) şöyle nakletmiştir: Sahabelerden bazı kimselere, rüyalarında, Kadir gecesinin, (Ramazan'ın) son 7(yedi) günü içinde olduğu gösterildi. Resulullah (s.a.v) onlara: "Görüyorum ki rüyalarınız *Gizli Olmasının Sebebi Cuma günü içerisinde duanın kabul olacağı saat; beş vakit içerisinde Salât-i vusta; ilahi isimler içerisinde İsm-i Azam; bütün taatlar ve ibadetler içerisinde rizay-i ilahi; zaman içerisinde kıyamet ve hayat içerisinde ölümdür. Bunların gizli tutulmasından maksat (Allah'u alem) müminlerin uyanık, dikkatli ve devamlı Allah'a ibadet ve taat içerisinde olmalarını sağlamaktır. Müminler bu geceyi gaflet içerisinde geçirmemeli, ibadet ve taatla değerlendirmelidir. Ebu Hureyre (r.a)'ın rivayet etmiş olduğu hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur: "Kim Kadir gecesini, faziletine inanarak ve alacağı sevabı Allah'tan bekleyerek ibadet ve taatla geçirirse geçmiş günahları bağışlanır" (Buhari).* |