ÖĞRETMENLERİN NÖBET ÇİLESİ
Bir lise öğretmeni olarak nöbet meselesini bu işi yapan biri olarak aktarmaya çalışak istiyorum.
Öncelikle liselerde ve muhtemelen ilköğretimlerde de nöbet tutmak bir öğretmen için çok zor bir görevdir. Ancak bu son derece -hem fiziki bakımdan hem de sorumluluk olarak- ağır görevin hiçbir ücretlendirmesi bulunmamaktadır. Son derece ağır olan bu görevi motive edici ücretlendirme olmaması, diğer bir çok memurluk sınıflarına ödenen nöbet ücretlerinin ödenmemesi hem doğru değil, hem de nöbet görevinin layıkı ile yerine getirilmesi noktasında bir engeldir. Yüzlerce öğrenciye göz kulak olmak, bunun yanında idari pek çok iş yapmak, hem de derslere girmek kanun koyucular için ek bir ücrete layık görülmemekte, demek ki basit sanılmaktadır.
Evet, nöbet ücretinin olmaması büyük bir haksızlıktır ancak nöbet uygulaması ve nöbetçi öğretmenlerin görevleri noktasında çok sıkıntılar vardır.
Nöbet ile ilgili düzenlemeyi “ortaöğretim kurumları yönetmeliği madde 80” de görmekteyiz,
Son derece eksik, yanlış ve yetersiz olduğunu düşündüğüm bu düzenlemeyi inceleyelim;
a) “Öğretmenlere, dersinin olmadığı veya en az bulunduğu gün veya günlerde nöbet görevi verilir.”
Diyelim benim Salı günü 2 dersim var ve yukardaki madde gereği bana Salı günü nöbet görevi verildi. Ve ben okulumuzun 3. katında nöbetçiyim, şu an bulunduğum okulda günde 8 ders var ve sabah 8:50 akşam 16:10 a kadar tam gün ders yapılıyor.
b) Birden fazla okul veya kurumda ders görevi bulunan öğretmenlere aylığını aldığı okulda, aylık aldığı okulda dersi yoksa en çok ders okuttuğu okulda nöbet görevi verilir.
Bu maddede herhangibir olumsuz durum yok idari bir tercih.
c) Bayan öğretmenlere, doğumuna üç ay kala ve doğumdan sonra bir yıl nöbet görevi verilmez.
Bu da gayet insani bir tercih.
ç) Nöbet görevi, ilk dersten 30 dakika önce başlar, son ders bitiminden 15 dakika sonra biter. İkili öğretimin yapıldığı kurumlarda öğretmenler, kendi devrelerinde nöbet tutarlar.
Dolayısı ile Salı günü benim görevim saat 8:20 de başlayıp 16:25 te bitecektir.
d) Nöbet görevine özürsüz olarak gelmeyen öğretmen hakkında derse özürsüz olarak gelmeyen öğretmen gibi işlem yapılır.
Şimdi burada karmaşa başlamaktadır. Derse özürsüz olarak gelmeyen öğretmen gibi nasıl hareket edilecek? Sonuçta derse öğretmen 40 dk gelmez ise bir ders gelmemiş sayılır. Buna göre işlem yapılır, ek dersi kesilir, gerekirse soruşturma açılır vs. ama nöbete gelmeme neye göre değerlendirilecek? Nöbet tüm gün sürüyor? Teneffüs olduğunda 4-5 dk nöbet yerine geç gelmesi mi kastediliyor? Ne kastediliyor? Tüm gün süren bir görev için 3-5 dk lık aksama veya 10 dk lık aksama veya yarım saatlik bir aksama tüm gün süren nöbet görevi yapılmamış anlamına mı geliyor? Bunlar belirsiz, açıklama yetersiz. Ayrıca yemek tuvalet gibi insani ihtiyaçlar için hiç ama hiç bir düzenleme yok? Ayrıca bir öğretmenin, yani işi eğitim olan, zorlu eğitim süreçlerinden geçen bir öğretmenin bütün gün bir katta, sandalyede ama çoğunlukla ayakta beklemesi nasıl bir uygulamadır? İnsani-vicdani değerlerle örtüşür mü? Yoksa nöbet sadece teneffüste mi tutulur? Ama hiçbir açıklama yok, eğer tüm gün sürer ise (ç maddesinden öyle anlaşılıyor) o zaman derslere nasıl girilebilyor? Hem ders hem nöbet olamaz??? Hiç ders olmasa sırf nöbet tutulsa bir öğretmenin bir katta bekçi gibi, hademe gibi tüm gün tutulması nasıl kabul edilebilir? Yoksa nöbet görevi sadece teneffüslerde ve öğle tatillerinde mi olmaktadır? Bu belirsizlikler daha da arttırılabilir. Söz konusu düzenleme üzerinde hiç düşünülmemiş, baştan savma, eksik, yanlış ve suistimale açık bir düzenlemedir.
e) Nöbetlerde uyulması gereken esaslar öğretmenler kurulunda görüşülür ve okul veya kurum yönetimince öğretmenlere yazılı olarak duyurulur.
Bu da çok muallak bir açıklama, bu maddelerin yeterince düşünülmediği, topun taca atıldığı görülmektedir. Benim bulunduğum okulda yazılı olarak eski müdür bizden boş derslerde bile nöbet yerinde durmamız gerektiği belirtmiştir. Hatta daha da ileri gidilerek sözlü olarak nöbetçi öğretmenlerin yemeğe gitmemesi, ayak üstü birşeyler atıştırması istenmiştir. Şimdi nöbetimize geri dönelim ben 12 yıllık bir matematik öğretmeniyim, bu şartlar altında 8:20 de 3. kata gelmem ve aralıksız nöbet görevini yerine getirmem gerekmektedir ve okul yemekhanesinde yemek bile yemem yasaktır. Ben şeker hastasıyım ve düzenli beslenmem gerkiyor, bırakın şeker hastalıgını her insanın düzenli ve sağlıklı beslenme hakkı var iken, nöbetçi öğretmenin bu şartlarda ne dinlenmesi, ne düzenli beslenmesi mümkün değildir. Uygulama yanlış, ilgili düzenleme eksik ve insani değildir, nöbet tanımının sil baştan yapılması gerekmektedir. Kimsenin sabah 8:20 den akşam üstü 16:25 e kadar sürekli çalıştırılmasını, öğle arasının bile olmamasını, doğru dürüst beslenememesi veya öğrenciler arasında ekmek arası yemesini istemeye hakkı olamaz ve bu insanlığa , vicdana sığmaz, hele hele ki en kutsal ve zor görevlerden birini yerine getiren öğretmenlerin bekçi gibi, ama daha agır şartlarda çalıştırılması, hem de hiçbir ücret ödenmemesi aklın alabileceği bir uygulama olamaz. Ama maalesef eksik düzenleme, eksik tarif bu durumlara yol açabiliyor zira ben böyle bir uygulama içindeyim. Nöbet günü akşamı eve gittiğimde elini kaldıracak halim kalmıyor, bir sonraki gün de bu derslere yansıyor.
Gelelim nöbette ne yapılacağına; bununla ilgili bir açıklama ben bulamadım, zaten yukarda bahsi geçen yönetmeliğe göre bu görev ve sorumluluklar açıkladığımız maddeler haricinde müdüre ve öğretmenler kuruluna bırakılmış durumda. Ancak pratikte tüm öğretmenlerin yaşadığı üzere, öğretmenin nöbet görevindeki en önemli etkinliği veya ondan beklenen sorumlu tutulan durum güvenliktir. Yani öğretmen güvenlikten sorumlu tutulmaktadır. Ama öğretmenin herhangibir güvenlik eğitimi veya fiziki ve sağlık noktasında yeterliliği yoktur?
Ben 3. katta nöbet tutarken o katın tümünden sorumluyum, orada bir olay olsa bir kavga çıksa ilk sorumlu benim, ama katta uzun bir koridor ve tam sekiz sınıf var ben dokuz yerde nasıl olabilirim? Olduğum yerde bir olay olsa bile bu tip olaylar birkaç saniyede olmaktadır nasıl engelleyebilirim, hadi hemen benim yanımda oldu 16,17 yaşlarında 4-5 genç birbirine girdi ben nasıl müdahele edebilirim? Nasıl müdahele edeceğimi bile bilmem veya müdahele edip kaş yaparken göz çıkarabilirim. Sonuç itibari ile hedeflenen güvenlik bu şekilde sağlanmaz.
Duyduğumuz ve nöbetçi öğretmenlerin ceza aldığını bildiğimiz uygulamalarda öğretmenlerin her türlü okul içi asayiş olayından sorumlu tutulduğunu ve ceza aldığını görmekteyiz. Okula bıçakla girip başkasını yaralama gibi olaylarda bile öğretmenler sorumlu tutulmaktadır. Peki öğretmen böyle bir durumda nasıl sorumlu olur?
Okula her girene üst araması mı yapması gerekir? Yönetmelikte böyle bir şey var mı?
Derse girdiği anda bıçaklı kişi okula girmiş ise öğretmen nasıl suçlu olur? Zira nöbetçi öğretmenlere ders görevi de verilmektedir.
Diyelim silahlı biri okula giriyor öğretmen de üst baş araması yapıyor, burada öğretmen güvenliğini nasıl sağlayacak? Herhangi bir silah vs taşımıyor , güvenlik eğitimi yok?
Bahçede nöbet tutan öğretmen kapıda bekçilik mi yapacak yoksa bahçeyi dolaşıp öğrencilere mi göz kulak olacak?
Her gün binlerce öğrenci okullara geliyor, bir çoğunun velisi de geliyor, mesela ilköğretimlerde, herkesin üst baş araması nasıl yaplacak? Kim yapacak? Pratikte bu mümkün mü? O zaman saatler sürmez mi? Gelişmiş ülkelerde girişlerde eletronik taramalar yapılıyor ama devlet okullarında böyle bir uygulama yok. Okula girmek isteyen birinin okulla ilgisi olup olmadıgını tespit edebilecek bir sistem yok, bir öğrencinin velisi mi değil mi? Öğretmenini görmek isteyen eski bir öğrenci mi, değil mi? Böyle bir sistem yok, zaten okula girmek isteyen kimligini gösteren birini içeri almama gibi bir kural, yönetmelik vs. de yok. Bilgi almak isteyebilir, öğretmenlere danışmak isteyebilir, zaten birçok sınava başvuru okullarda yapılıyor. Yukarda bahsettiğim bıçaklama olayında, zaten öğretmen bahçede ama içeriye bıçaklı şahısı aldığı için suçlanmış ve ceza almış ama kapıda beklese bahcede nöbet tutamaz , kapıda dursa içeri almayı engelleyecek bir kural vs de yok? Bıçaklı birini engelleyecek donanımı, eğitimi de yok peki o zaman nasıl suçlu?
Sonuç itibari ile akıl mantık almayacak durumlardan bile öğretmenler, bu eksik yanlış düzenlemeler ile sorumlu tutulmakta cezalandırılmaktadır, ama asıl cezalandırılması gerekenler bu eksik düzenlemelerin sorumlularıdır.
Evet nöbet durumu bu şekildedir maalesef, bu kadar önemli bir konu çok yanlış bir şekilde değerlendirilmekte ve uygulanmaktadır, okullarda güvenlik diye bir şey maalesef yoktur, her gün bunun örneklerini görmekteyiz. Halbuki en değerli varlıklarımızın, binlerce çocuğumuzun bir araya geldiği, yetiştirildiği okullarda güvenliğin akıllıca ve profesyonelce sağlanması gerekmektedir. Bunun için aşağıdaki önlemlerin alınması gerektiğini düşünmekteyim;
1. Okulların fiziki yapı gereği kaçak girişlere kapalı tasarlanması ve çevre duvarlarının ona göre yapılması, sadece kapılardan kontrollü girişlerin olması gerekmektedir. Bunu için profesyonel mimari gerekmektedir (halbuki şu an hemen hemen her okula kaçak girmek duvarından atlamak mümküdür).
2. Girişlerde profesyonel eğitim almış, bir eğitim kurumunda çalışabilecek şekilde eğitilmiş, gerekli teçhizatı olan, elinin altındaki bilgisayar ve ilgili program ile ziyaretçinin kimlik bilgisi le okuldaki bir öğrenci ile ilgil olup olmadığını tespit edebilecek, eğer bir öğretmeni veya idareciyi ziyarete geldi ise ona ulaşarak basit sitelerde bile olan kimlik teyitini yapabilecek sistem kurulmalıdır. Diğer konularda danışma , sınav başvurusu vs durumunda güvenlik ilgili birime danışıp, ziyaretçinin kimliğini alıp, silah taraması ile içeri almalıdır.
3. Veli ve öğrencilere elektronik bir kart verilip hızlıca içeri girmeleri sağlanabilir veya parmak izi kaydı yapılabilir bunu yapan okullar var, böylelikle kartın kopyalanması da olmaz. Kayıt esnasında veli ve öğrenci parmak izi kaydı yapılabilir veya konu üzerinde düşünülerek değişik teknolojik çözümler bulunabilir. Kaydı silinince ilgili veli ve öğrencinin de parmak izi silinecek bir yazılım basitçe yazılabilir.
4. Öğretmenlerin nöbetleri güvenlikle değil görevleri ile ilişkili olmalı, mesela ben matematik öğretmeni olarak çocukların takıldığı soruları çözebilir, anlamadıkları konuları anlatabilir, gelmeyen öğretmenlerin dersine girebilirim ama güvenlikten anlamam. Nasıl bir hakim nöbetinde dava bakıyorsa ve nasıl bir doktor nöbetinde hasta tedavi ediyor ise. Ayrıca öğretmenlerin nöbet görevlerine hakettikleri derecede ücret de tekabül ettirilmelidir.
5. Öğretmenlerin nöbet görevleri insani olmalı, yemek ve ihtiyaç molaları bulunmalı, nöbet görevlerinde ne yapacakları açık ve net bir şekilde belirtilmelidir.
Bora Arslantürk