TÜBİTAK başkanına açık mektup!

107 views
Skip to first unread message

mustafa yagci

unread,
Jun 9, 2010, 3:12:37 PM6/9/10
to tmoz, TMOZ OZEL

TÜBİTAK Başkanı Sayın Prof. Dr. Nüket Yetiş’e Açık Mektup

 

Ali Nesin

İstanbul, 7 Haziran 2010

 

Sayın Prof. Dr. Nüket Yetiş,

Sorumlusu olduğunuz TÜBİTAK’tan şikâyetçiyim. Sadece ben değil, matematikçi ya da değil, tanıdığım herkes şikâyetçi. Ben kendi dertlerimi size anlatmak istiyorum. Eğer isterseniz diğerlerinin dertlerini kendilerine sorup dinlersiniz.

 

Sayın Prof. Dr. Nüket Yetiş,

Basından mutlaka takip etmişsinizdir: 2007 yılında Şirince’de dağ başında, Nesin Vakfı bünyesinde bir “Matematik Köyü” kurduk. Kereste, taş, çamur ve samandan yapılmış geleneksel tarzda evleriyle, taş kaplanmış avluları ve daracık serin sokaklarıyla, çardakları, amfitiyatrosu, sadeliği ve içtenliğiyle, herkesin ilk bakışta âşık olduğu dünya güzeli yemyeşil bir köy oldu.

Halkımızın maddi katkısı ve emeğiyle kurduk bu köyü. Çoluk çocuk ve gönüllüler çalıştı inşaatında. Tam bir imece ürünü. Başka türlüsü de olamazdı zaten, biz günü gününe yaşayan mütevazı bir vakıfız.

Hiçbir maddi çıkar gütmeden bireysel çabalarımla 1998’ten beri her yaz düzenlediğim matematik yazokullarını artık Matematik Köyü’nde yapıyorum. Her yaz 500 dolayında liseli ve üniversiteli genç Matematik Köyü’nde dünya çapında matematikçilerle ve olağanüstü bir matematikle tanışıyor. Söylemeye gerek var mı? Bu öğrencilerin büyük çoğunluğu dar gelirli ya da yoksul.

Dünyanın her yerinde böyle bir girişim devlet tarafından desteklenir. Biz de projelerimizi desteklemesi için doğal olarak TÜBİTAK’a başvuruyoruz. Bu yıl da 11 yazokulu projemizin 7’sine maddi destek vermesi için TÜBİTAK’a başvurduk. Tüm projelerimizi desteklemeyeceğini deneyimle bildiğimizden, sunduğumuz projelerin iki ya da üçünü desteklerse, bu destekle diğer projelerimizi de yürütebileceğimizi düşündük.

TÜBİTAK, 7 projemizin 7’sini de reddetti!

 

Sayın Prof. Dr. Nüket Yetiş,

İzin verirseniz devam etmeden önce TÜBİTAK’la ilgili bir anımı aktarmak istiyorum.

Bundan bir iki yıl önceydi. Matematik Köyü’nde liseliler için bir proje tasarlayıp TÜBİTAK’a sunmuştuk.

Bir zaman sonra bir yazı geldi TÜBİTAK’tan. Ankara’ya gelip projeyi panelistler, yani hakemler önünde anlatmamı istiyorlardı.

“Herhalde bu herkese yollanan bir yazı, panelistler proje sunan, ama tanımadıkları, güvenmedikleri lise öğretmenlerini yakından tanımak için böyle yapıyorlar, herhalde bu davet bana yönelik değildir,” diye geçirdim içimden.

Gene de emin olamayıp TÜBİTAK’a telefonla sordum. Benim de projemi panel önünde anlatmam gerekiyormuş... Projede her şey anlaşılmazmış...

Oysa projemizde her şey yazıyordu, ne eksik olabilirdi ki, nesi anlaşılmayabilirdi ki?

Randevu verilen gün ve saatte bir işimin olup olmadığı da sorulmamıştı. Gitmek zorundaydım. Yol parasını da ödemiyorlardı. İşimi gücümü bırakıp İstanbul’dan Ankara’ya, TÜBİTAK’a gittim. Bekleme odasında bir süre bekledikten sonra panelin önüne çıktım.

Başkan ortayaşlı bir hanımdı. İkinci başkan, ya da panelin ikinci etkili ismi Darwin skandalında da adı geçen Sayın Çiğdem Atakuman’dı. Diğer beş panelist 20’li yaşlarda gencecik insanlardı. Elli yaşında bir profesörü İstanbul’dan Ankara’ya getirterek huzurlarına çağırmakta hiçbir beis görmemişlerdi.

Başkan sözü aldı:

-          Ali Bey, dedi, ben projeleri önceden okumam. Bana projenizi anlatır mısınız?

Biliyorum inanılır gibi değil ama aynen böyle söyledi. Sayın Çiğdem Atakuman o günü anımsar sanıyorum, kendisine de sorabilirsiniz. Dayanamayıp bunun nedenini sordum.

-          Çünkü projelerden habersiz geldiğimde çok ilginç sorular soruyorum, başkalarının hiç dikkatini çekmeyen şeyleri görüyorum... Öyle değil mi arkadaşlar? diye sorup etrafındaki gençlere baktı onay bekleyerek.

Diğerleri, nerdeyse tek bir ağızdan,

-          Evet efendim, öyle efendim, dediler, çok ilginç sorular soruyorsunuz...

Neden çağrıldığımı anlamıştım. Bu saygısızlık karşısında bana sadece susmak düşüyordu.

Projeyi anlatmam istendi. Anlattım. Başkan,

-          Ali Bey, dedi, derslerinizde soracağınız sorulardan birkaçını rica edebilir miyim?

En ilginç bulduğum birkaç soruyu söyledim. Kısa bir sessizlik oldu. Başkan etrafına bakındı. Herhalde kendisinden soruların yanıtlarını beklediğimi sanmış olmalı ki, sinirli sinirli gülümseyerek,

-          Eskiden olsaydı bunların hepsine şıp diye cevap verirdim, dedi, ama unuttum bu konuları şimdi...

Oysa sorularımın hepsi değme matematikçiyi zorlayacak sorulardı. Kendim uydurduğum bu soruların bazılarının yanıtını bulmak için günlerce düşünmüştüm. Bazılarınınkini de hiç bulamamıştım... Ben sadece “ne kadar güzel sorular değil mi, güzel olduklarını teyit edin, heyecanımı paylaşın” anlamına bakmıştım panelistlerin yüzüne. Oysa onlar soruları bile anlamamışlardı.

Başkan devam etti konuşmasına:

-          Ali Bey, dedi, biz sizi araştırmacı olarak çok iyi biliyoruz, tanınmış bir araştırmacısınız ve konunuzda belli ki çok iyisiniz, ama eğitimci olarak biz sizi hiç tanımıyoruz. İyi bir araştırmacı olmak demek illa iyi bir eğitimci olmak anlamına gelmez... Bu projede başarılı olacağınızı nasıl bilebiliriz ki?..

Bu aşamada projemi reddetmeye niyetli olduklarını anlamıştım. Son bir umutla kendimi savundum:

-          Ama ben 5 yıldır liselilere yönelik Matematik Dünyası diye bir dergi çıkarıyorum... Derginin her sayısı on bin satıyor...

Etrafına bakınıp,

-          Öyle mi? Bilmiyordum... dedi.

Diğerleri “evet öyle” anlamına baş salladılar.

-          Ayrıca, diye ekledim, 20 küsur yıldır onlarca kez basılmış 5-6 tane popüler matematik kitabım var...

Gene etrafına sorgulayıcı bakışlar attı.

Diğer panelistler gene “evet öyle” anlamına başlarını salladılar.

-          Ayrıca haftada en az bir kez bir ilkokula, bir liseye konuşma vermeye giderim...

Başkan konuyu değiştirdi:

-          Ali Bey, dedi, bizim konseptimiz daha çok eğlence ve oyun içeren projeler...

-          Olabilir... Benim konseptim de böyle... Farklılık güzel şeydir...

-          Ama biz bu tür projelere destek vermiyoruz, bizim konseptimize uymuyor...

-          Afedersiniz ama burası sizin konseptinizi destekleme derneği değil. Sizin konseptiniz yazmıyor şartnamede.

-          Üzgünüz...

Ayağa kalktım, kapıya doğru yönelirken,

-          Destekleseniz de desteklemeseniz de bu proje gerçekleşecek, dedim sinirli sinirli. Bu projeyi desteklemek sizin için ancak bir onur olabilir...

 

Projem desteklenmedi elbet. Ama hiç olmazsa bu vesileyle bir panelist grubunuzla tanışma fırsatım oldu.

Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da TÜBİTAK’a sunduğumuz tüm lise ve lisans yazokulu projelerimiz reddedildi.

Geçen yıl hiçbir red gerekçesi gösterilmemişti. Bu yıl ısrarlarımız ve konunun basına yansıması karşısında red gerekçeleri sunuldu.

Gerekçelerin bir kısmı yersiz, bir kısmı dayanaktan yoksun, bir başka deyişle her biri aslında bir bahane.

Örneğin gerekçelerden biri, derslerin günün hangi saatinde yapılacağının belirtilmemesi. Alay gibi! Şartnamede olsaydı onu da yazardık ama yazmıyordu. Aklımıza da gelmedi doğrusu.

Bir başkası, ve bana en ağır geleni, Matematik Köyü’nü benim kurmuş olmam ve yönetmem ve orada yapılacak ve benim de yer aldığım bir projenin desteklenmesinin etik olmadığı!

 

Sayın Prof. Dr. Nüket Yetiş,

Projelerimizin desteklenmesi için, Matematik Köyü’nde matematik öğretmemem gerekiyormuş!

Hayatımın iki yılını ve varım yoğum her şeyimi verdim bu Köy’ü kurmak için. Başıma gelmedik bela da kalmadı. TÜBİTAK bu çabalarımdan dolayı beni kutlamak yerine, Köy’de yapılacak olan ve benim de yer aldığım projelere destek vermenin etik olmadığını söylüyor...

Hayatını matematiğe ve matematik eğitimine adamış biri Matematik Köyü yerine tatil köyü ya da dersane mi kurmalıydı? Panelistler Türkiye’de nasıl para kazanılacağını bilmiyorlar mı?

 

Sayın Prof. Dr. Nüket Yetiş,

Kurumunuzun reddettiği projelerin her biri birer mücevher değerindedir. Sadece Türkiye’de değil, dünyada bu projelere eşdeğer bir proje kolay kolay bulunamaz. Özür dileyerek söylüyorum, ama gerçek bu: Bu projeleri haklı ya da haksız gerekçelerle reddetmek kimsenin haddi değildir. TÜBİTAK’ın bu projeleri öpüp başına koyması, destekleyecek bütçesi yoksa, başbakana, cumhurbaşkanına çıkıp örtülü ödenekten yalvar yakar para istemesi gerekir!

Reddedilen projelerimizin değerini anlayacak kadar matematik bilmiyorsunuzdur muhtemelen, zaten bilmek zorunda da değilsiniz. Herkesin konusu ayrı. Bana inanmayın ve lütfen bir bilene, bir anlayana sorun. Konuyla hiçbir ilgisi olmayan ya da yönlendirilmiş panelistlerinize değil ama.

Son olarak Sayın Prof. Dr. Nüket Yetiş, tüm içtenliğimle şunu söylemek istiyorum: TÜBİTAK’tan destek almamamıza değil, TÜBİTAK’ın destek vermemesine üzülüyorum!

Saygılarımla,

Ali Nesin


Hüdai Burak Yalçın (Öğretmen)

unread,
Jun 9, 2010, 3:33:17 PM6/9/10
to tm...@googlegroups.com
Elinize yüreğinize sağlık....zaten son sansür olayından sonra neye ve kimlere destek verdikleri gayet açıktı...


--
Dünyayı Güzellik Kurtaracak...

Murat ÖZTÜRK

unread,
Jun 9, 2010, 4:13:08 PM6/9/10
to tm...@googlegroups.com
tübitak bile bu hallerde ise artık vay ki vay halimize..

09 Haziran 2010 22:33 tarihinde Hüdai Burak Yalçın (Öğretmen) <hbura...@gmail.com> yazdı:
Elinize yüreğinize sağlık....zaten son sansür olayından sonra neye ve kimlere destek verdikleri gayet açıktı...


--
Dünyayı Güzellik Kurtaracak...

--
* Tmoz üyeliği için gmail kullanmanız önerilmektedir.
* Kitap yazarları veya yayın sorumlusu arkadaşların piyasaya çıkardıkları yeni kitaplarını tmozda duyurmasından memnun oluruz. Aynı yayının sık sık afişe edilmemesi gerekmektedir.
* Kitap doküman istekleri için kişisel bilgilerinizi guruba göndermeyiniz. İlgili kişiye özelden bildiriniz.
* Soru veya çözümler için jpg, gif, png gibi sıkıştırılmış resim formatları kullanmalısınız. Özellikle soru için pdf, bm p, doc, ppt, gibi yer kaplayan dosyalar kullanmayınız.
* Haklı veya haksız hiçbir nedenle kişisel hakaretlerde bulunmayınız.
* Sorumluluğunu almayacağınız hiçbir mesaj göndermeyiniz.
* Konu başlığına sadece içerik tanımlayıcı kısa bir ifade yazınız. Küçük harf kullanmaya özen gösteriniz.
* Aynı mesajı defalarca göndermeyiniz.
* Spam mail gönderen adresler google tarasından yasaklanmaktadır.



--
Murat ÖZTÜRK

karaf

unread,
Jun 9, 2010, 4:39:32 PM6/9/10
to TMOZ
Yazık, çok yazık.
Türkiye Bilim kurumunun en tepesinde oturan kişilerin bu derece bir
gaflet içinde olmaları inanılır gibi değil.

ÜNAL CANAL

unread,
Jun 9, 2010, 5:15:50 PM6/9/10
to tm...@googlegroups.com
Bir solukta okudum hepsini.

Ali bey ne kadar içten yazmış,
Mesleğine gönül vermiş insanları küstürmek mi istiyorlar ?





--
Ünal Canal
Matematik Öğretmeni_İstanbul

unalcanal.googlepages.com

ibrahim Kuscuoglu(ogretmen)

unread,
Jun 9, 2010, 5:47:37 PM6/9/10
to tm...@googlegroups.com
aLİ NESİN ntv DE CANLI YAYINDA

10 Haziran 2010 00:15 tarihinde ÜNAL CANAL <unalc...@gmail.com> yazdı:

--
* Tmoz üyeliği için gmail kullanmanız önerilmektedir.
* Kitap yazarları veya yayın sorumlusu arkadaşların piyasaya çıkardıkları yeni kitaplarını tmozda duyurmasından memnun oluruz. Aynı yayının sık sık afişe edilmemesi gerekmektedir.
* Kitap doküman istekleri için kişisel bilgilerinizi guruba göndermeyiniz. İlgili kişiye özelden bildiriniz.
* Soru veya çözümler için jpg, gif, png gibi sıkıştırılmış resim formatları kullanmalısınız. Özellikle soru için pdf, bm p, doc, ppt, gibi yer kaplayan dosyalar kullanmayınız.
* Haklı veya haksız hiçbir nedenle kişisel hakaretlerde bulunmayınız.
* Sorumluluğunu almayacağınız hiçbir mesaj göndermeyiniz.
* Konu başlığına sadece içerik tanımlayıcı kısa bir ifade yazınız. Küçük harf kullanmaya özen gösteriniz.
* Aynı mesajı defalarca göndermeyiniz.
* Spam mail gönderen adresler google tarasından yasaklanmaktadır.



--
Matematik gerçeği değil sadece gerçeğin bir resmini yapar.

DNZKRDG

unread,
Jun 10, 2010, 3:48:50 AM6/10/10
to tm...@googlegroups.com

izleyemedim :( tekrar izlemek için ntv sitesinde bir bölüm var mı?

h.yaşayacak(savaş kubaş anadolu lisesi öğretmen ESKİŞEHİR)

unread,
Jun 10, 2010, 7:09:22 AM6/10/10
to tm...@googlegroups.com
hocam sansür olayını yorumlama şekliniz yanlış... kime neye hizmet veriyora bağlamanız dahada yanlış... TÜBİTAK bilimsel bir kurum... ve o dosya TÜBİTAK a göre bilimsel olmayan bir dosya... bilim kurulu inceleyip bilimsel değil diyorsa öyledir zaten...  tüm dünyada geçerliliği kalmamış bir hipoteze ket vurup yayınlamamak size göre ne kadar yanlışsa bana görede o kadar doğrudur...

09 Haziran 2010 22:33 tarihinde Hüdai Burak Yalçın (Öğretmen) <hbura...@gmail.com> yazdı:
Elinize yüreğinize sağlık....zaten son sansür olayından sonra neye ve kimlere destek verdikleri gayet açıktı...


--
Dünyayı Güzellik Kurtaracak...

--
* Tmoz üyeliği için gmail kullanmanız önerilmektedir.
* Kitap yazarları veya yayın sorumlusu arkadaşların piyasaya çıkardıkları yeni kitaplarını tmozda duyurmasından memnun oluruz. Aynı yayının sık sık afişe edilmemesi gerekmektedir.
* Kitap doküman istekleri için kişisel bilgilerinizi guruba göndermeyiniz. İlgili kişiye özelden bildiriniz.
* Soru veya çözümler için jpg, gif, png gibi sıkıştırılmış resim formatları kullanmalısınız. Özellikle soru için pdf, bm p, doc, ppt, gibi yer kaplayan dosyalar kullanmayınız.
* Haklı veya haksız hiçbir nedenle kişisel hakaretlerde bulunmayınız.
* Sorumluluğunu almayacağınız hiçbir mesaj göndermeyiniz.
* Konu başlığına sadece içerik tanımlayıcı kısa bir ifade yazınız. Küçük harf kullanmaya özen gösteriniz.
* Aynı mesajı defalarca göndermeyiniz.
* Spam mail gönderen adresler google tarasından yasaklanmaktadır.



--
Farkli Olmak İstiyorsan FARKLİ Ol...

Hüdai Burak Yalçın (Öğretmen)

unread,
Jun 10, 2010, 8:07:59 AM6/10/10
to tm...@googlegroups.com
demek ki bilimselliği anlama şeklimiz farklı ...:))    (ne demekse)

10 Haziran 2010 14:09 tarihinde h.yaşayacak(savaş kubaş anadolu lisesi öğretmen ESKİŞEHİR) <yasa...@gmail.com> yazdı:



--
Dünyayı Güzellik Kurtaracak...

Ahmet Elmas

unread,
Jun 10, 2010, 8:59:51 AM6/10/10
to tm...@googlegroups.com
Adem ile Havva BİLİMSEL, DARWİN dogma...  :)))

10 Haziran 2010 15:07 tarihinde Hüdai Burak Yalçın (Öğretmen) <hbura...@gmail.com> yazdı:



--
http://ahmetelmas.wordpress.com/

www.ahmetelmas.com

ahmetelmas.blogspot.com
matematikdefteri.blogspot.com
http://ahmetelmas-geo-geo-antonio.blogspot.com/

Önemli olan birşeyleri nereden aldığın değil, nereye götürdüğündür.
                         Jean-Luc Godart

Sevmek yetmez, sevdirmek gerek !
Bilmek yetmez, öğretmek gerek !





h.yaşayacak(savaş kubaş anadolu lisesi öğretmen ESKİŞEHİR)

unread,
Jun 10, 2010, 10:09:44 AM6/10/10
to tm...@googlegroups.com
zaten sorunun temelide o... bilimselliği herkes kafasına göre yorumluyor... "bilimselliği anlama şeklinin farklı olmas"ı diye bir kavramda bu anlamda anlam ifade etmiyor... bilimselliğin bir tanımı var.. ve bu tanıma uymayana bilimsel değil diyoruz... Ahmet hocam ironinizde güzelmiş..:)
Darvin doğma değil... ortaya attığı hipotezi defalarca çürütülmüş... desteklemek için türlü dalavereler çevrilmiş... hepsindede bu dalavereler ortaya çıkmış.. ama nedense bir kesim tarafından sürekli" bilmin özgürlüğü" adı altında deşilmiş bir hipotezdir... bence bunları biz değil bu dalda uzmanlar tartışsın... (yıllardır tartışıyorlar ama maksat bağcıyı dövmek olunca bişey değişmiyor...)
10 Haziran 2010 15:07 tarihinde Hüdai Burak Yalçın (Öğretmen) <hbura...@gmail.com> yazdı:

kakut

unread,
Jun 10, 2010, 12:25:48 PM6/10/10
to TMOZ
imzamı attım bile

RC

unread,
Jun 10, 2010, 12:56:23 PM6/10/10
to TMOZ
matematik köyünde olimpiyatlara hazırlık için bulundum.teorik bilgiler
anlatılıyordu.olimpiyatlarla pek alakası olmayan bilgiler.
Ali hocamı tebrik ediyorum çok büyük uğraşlar vermiş köy için.ancak
2-3 yere içki dolapları koymuş.odalarda duş yeri yok.hamamlar var kız
erkek hamamları aynı koridorda.lise öğrencilerin bulunacağı bir mekan
hiç değil.bir mescit yok.benim çocuğum olsa asla
gönderemezdim.yetişkinler yine bir nebze idare edebilir.katıldığımız
projeyi tübitak desteklemişti.
fen liseleri öğretmenlerine yönelik.arkadaşların çoğu hemen ayrıldı ve
tübitak 'a şikayet ettiler.
On 10 Haziran, 19:25, kakut <ozdall...@gmail.com> wrote:
> mzamı attım bile

Hüseyin Atıcı <<hatici71@gmail.com >>

unread,
Jun 10, 2010, 2:52:34 PM6/10/10
to tm...@googlegroups.com
öncelikle ali NESİN hocamı tebrik ediyorum matematiğe katkılarından dolayı.ama şunu anlamadım geçen sene projelerine destek verilmiş ses seda yokken busene destek verilmedi diye tübitak ı eleştirmek ne kadar doğru.ayrıca bir önceki mesaj içinde geçen
2-3 yere içki dolapları koymuş ben içki içen içmeyen ayrımı yapan biri değilim.içen içer içmeyen içmez.ama söz konusu olan yer matematik eğitimi verilen bir yer ise bu düşündürücü....
10 Haziran 2010 19:56 tarihinde RC <cers...@gmail.com> yazdı:
--
* Tmoz üyeliği için gmail kullanmanız önerilmektedir.
* Kitap yazarları veya yayın sorumlusu arkadaşların piyasaya çıkardıkları yeni kitaplarını tmozda duyurmasından memnun oluruz. Aynı yayının sık sık afişe edilmemesi gerekmektedir.
* Kitap doküman istekleri için kişisel bilgilerinizi guruba göndermeyiniz. İlgili kişiye özelden bildiriniz.
* Soru veya çözümler için jpg, gif, png gibi sıkıştırılmış resim formatları kullanmalısınız. Özellikle soru için pdf, bm p, doc, ppt, gibi yer kaplayan dosyalar kullanmayınız.
* Haklı veya haksız hiçbir nedenle kişisel hakaretlerde bulunmayınız.
* Sorumluluğunu almayacağınız hiçbir mesaj göndermeyiniz.
* Konu başlığına sadece içerik tanımlayıcı kısa bir ifade yazınız. Küçük harf kullanmaya özen gösteriniz.
* Aynı mesajı defalarca göndermeyiniz.
* Spam mail gönderen adresler google tarasından yasaklanmaktadır.



--
hüseyin ATICI
20 MAYIS VAKFI
TURGUT ÖZAL LİSESİ  
matematik öğretmeni
MALATYA

ibrahim şahin

unread,
Jun 10, 2010, 2:56:13 PM6/10/10
to tm...@googlegroups.com
dervişin fikri neyse zikri de odur. içkiyle bilim arasında ters orantı vardı tmoz mu açıklamıyor saygılar

10 Haziran 2010 19:56 tarihinde RC <cers...@gmail.com> yazdı:
matematik köyünde olimpiyatlara hazırlık için bulundum.teorik bilgiler
360.gif

Ahmet Elmas

unread,
Jun 10, 2010, 3:09:37 PM6/10/10
to tm...@googlegroups.com
teorik bilgiler anlatılıyordu.olimpiyatlarla pek alakası olmayan bilgiler...
ancak 2-3 yere içki dolapları koymuş...
odalarda duş yeri yok.hamamlar var kız erkek hamamları aynı koridorda...
bir mescit yok.....
fen liseleri öğretmenlerine yönelik.arkadaşların çoğu hemen ayrıldı...

HER ŞEYDEN ÖNCE ORADA MATEMATİK ANLATILIYOR....

veee    Ali NESİN   var...

Tehlikeli şeyler!!!



10 Haziran 2010 21:56 tarihinde ibrahim şahin <iboro...@gmail.com> yazdı:
360.gif

RASİM.ZENCİR-DENİZLİ

unread,
Jun 10, 2010, 4:26:03 PM6/10/10
to tm...@googlegroups.com
Bilim adamı olmak zor. hem bilim adamı alacaksın hem de siyasi mücadele vereceksin.
her yiğidin harcı değil.

 

Kolay gelsin Ali NESİN hocam.
 
 

RASİM ZENCİR

EVRENİN MEYVASI BEYİN,
BEYNİN MEYVASIDIR
MATEMATİK.


10 Haziran 2010 22:09 tarihinde Ahmet Elmas <ahmetel...@gmail.com> yazdı:
360.gif

Alaattin ŞEKER

unread,
Jun 10, 2010, 5:07:44 PM6/10/10
to tm...@googlegroups.com

Yine yok sayma zihniyeti yine benden değil ki zaten yine seninkide laf mı.....
Biz başka olmayı seviyoruz ve benimki en doğru diyoruz inatla. Biz neyiz ve ne olmak istiyoruzun cevabını veremiyoruz. MAğdur olanı dinleyen yok.Ne güzel bir tablo herkes mağduriyetinden şikayetçi ve hiçkimse muhatab bulamıyor yine.Ezelim gitsin zihniyeti hortlamış yine.....
Beyler ağlayana kulak verelim inatla ağlayan bizi duysun demeyelim.
Bilim insanına gereken saygı verilirken onu dinlemek isteyen anlamadığı yerde saygısını yitirmeden ben anlayamadım diyebilmeli.Yani ikiside bizim düşüncesi ne olursa olsun ikisinide seviyoruz.Bizim özümüz bu bunu kabullenmemeye çlışmakla geçmiş yıllar halada aynısını devam ettiriyoruz.
 
Eğer haddimi aştıysam veya yanlış anlaşılacak bişey yazdıysam özür dilerim.Saygılarımla....

RASİM.ZENCİR-DENİZLİ

unread,
Jun 10, 2010, 5:37:18 PM6/10/10
to tm...@googlegroups.com
Alaattin Hocam,
durumu çok güzel anlatmışsınız. Dilinize sağlık. size katılıyorum.

RASİM ZENCİR
EVRENİN MEYVASI BEYİN,
BEYNİN MEYVASIDIR
MATEMATİK.


11 Haziran 2010 00:07 tarihinde Alaattin ŞEKER <03mat...@gmail.com> yazdı:
--

mahmut

unread,
Jun 10, 2010, 6:35:36 PM6/10/10
to TMOZ
TÜBİTAK Dediğiniz ne ki artık.SAdece İsminde Bilim yazan fakat içinde
bilimi anlamaktan yapmaktan yoksun tamamiyle sistem ve de yürütme
organı oyuncağı olmuş ( oldurulmuş) İnsancıklar topluluğu maalesef.
Sayın Ali Nesin Hocama tek bir kelime söyleyeyim.Aslında Tübitak denen
tabela derneğinin vermeye cesaret edemediği ama hepimizin taa en içten
verdiği yanıt.Siz Bilim yapmaya çalışıyorsunuz gencecik içi umut dolu
fakirlikten yokluktan başka birşey görmemiş gençlerimize farklı birşey
gösteremezsiniz.Onlar önce lisede sınıflandırılıp dersane önlerine yem
olarak atılacak birer canlı öncelikle.Sonrada İnsanoğlunun en doğal
ikinci hakkı olan eğitim için Üniversite kuyruğunda bekleyecek.Tepeden
tırnağa kendi bilgi ve de birikimlerinden şüphe ettiğim bir kurul
tarafından lisede ezberletilen birkaç konu ile ilgili sorulara yanıt
veremediği için üniversiteye giremeyip işsiz ordusunun neferi
cahilliğin dibine çekilmemek için çırpınan birer güvercin onlar.
Olmaz sayın hocam olmaz.
bu ülkede nice insan daha okumak nedir bilmez iken siz nasıl kalkıp
matematik köyü diye bir yer kurarsınız.Sırf bunu yaptınız diye bile
reddedilirsiniz.bu ülkede ( bazılarını tenzih ediyorum) Nice lakabı
olan akademik insanların nasıl bu lakaplara ullaştığını nasıl tez
makale vb şey yazıp başkasından icazet alarak koltuklarda oturmaya can
attıklarını biliriz.
Bu ülkede Rektörlük seçiminde 3. 4. olupta birileri tarafından 1 ye
tercih edilip cumhurbaşkanına rektör bu olsun diye sunulan insanlar bu
bana bir hakarettir 1 olan arkadaşıma ayrıca bir hakarettir deyip
reddetmedikçe,Ve de seçimleri bile kabul etmeyip siz kimsiniz bunu 1
seçiyorsunuz olmaz ben 4 olanı istiyorum diyen kurulcuk kaldıkça ,ah
be hocam tübitak bunların arasında hangi sıraya gelir ben bile sayamam
şimdilik.
Fakat olsun be hocam siz yinede sizsiniz.yıllarca takip ettiğimiz sırf
bayide bulunsun birileri istediğimi görsün diye abone olmadığım tek
tek her ay gidip bayilere sorduğum matematik dünyasını çıkarmışsınız.
Hocam kusura bakmasın kimse ama o dergide yazanları kaç tübitak
elemanı anlar o bile şüpheli artık.
İnsanlar hata yaparlar.yanlış fikirlere kapılırlar.Fakat düşünmemezlik
etmezler ,edemezler.Bu insan yapısına aykırıdır hocam.eee düşünmeyen
canlıları hepimiz biliriz.yukardan icazet gelmedikçe değil sizin
projenizi tübitak tanıtım projesini bile reddederler.
Söylemek istemiyordum ama içim kötü heralde söyliyeyim.Soyadınızı
biliyorlar değil mi hocam bu kuruldaki icazetçiler.
Eh anladı herkes hocam anladı
Biz matematiği günlük hayatta diye tanıtmaya çalışıyoruz siz matematik
köyü kurmuşsunuz
Ne diyeyim.Yüreklerinize sağlık
Boşverin hocam.DEĞMEZ

Sercan KOÇAK -- Öğretmen Ankara

unread,
Jun 10, 2010, 6:38:55 PM6/10/10
to TMOZ
Bu ülkede en zor olan şey eğitim gönüllüsü olmak.. Her türlü işkenceyi
zorluğu yaşatırlar insana...
> ...
>
> tamamını oku »

barbaros gur

unread,
Jun 10, 2010, 6:46:06 PM6/10/10
to tm...@googlegroups.com
 
 
küçük bir çocuğa bile şunu yapmamalısın dendiğinde gerekçe gösterilmesi icabeder, en azından pedagojik yaklaşım budur.
 
her nedense bir takım konular bir takım idarecilerin ellerine yüzlerine bulaşıyor,..yapılacak şey gayet basit, red ettim şu şu gerekçelerle denilecek, konu kapanacak..tatmin edici açıklama olmayınca hepten karışıyor.
 
reddeilen projelerin Türkiyenin en saygın (genel kanı) okullarından olması, hatta birinin altında bir dönem tübitak başkanlığı yapmış hocamızın imzası bulunması da ilginç..art niyet aramıyorum..ama keyfilik zarar verir düşüncesindeyim
 
saygılarımla

11 Haziran 2010 01:38 tarihinde Sercan KOÇAK -- Öğretmen Ankara <serca...@gmail.com> yazdı:
--
* Tmoz üyeliği için gmail kullanmanız önerilmektedir.
* Kitap yazarları veya yayın sorumlusu arkadaşların piyasaya çıkardıkları yeni kitaplarını tmozda duyurmasından memnun oluruz. Aynı yayının sık sık afişe edilmemesi gerekmektedir.
* Kitap doküman istekleri için kişisel bilgilerinizi guruba göndermeyiniz. İlgili kişiye özelden bildiriniz.
* Soru veya çözümler için jpg, gif, png gibi sıkıştırılmış resim formatları kullanmalısınız. Özellikle soru için pdf, bm p, doc, ppt, gibi yer kaplayan dosyalar kullanmayınız.
* Haklı veya haksız hiçbir nedenle kişisel hakaretlerde bulunmayınız.
* Sorumluluğunu almayacağınız hiçbir mesaj göndermeyiniz.
* Konu başlığına sadece içerik tanımlayıcı kısa bir ifade yazınız. Küçük harf kullanmaya özen gösteriniz.
* Aynı mesajı defalarca göndermeyiniz.
* Spam mail gönderen adresler google tarasından yasaklanmaktadır.



--
İradene hakim, vicdanına mahkum ol...

Gokhan Kececi

unread,
Jun 10, 2010, 6:55:28 PM6/10/10
to tm...@googlegroups.com


tubitak ın ne olduğuna karar vermek size bana düşmez tubitak ı en iyi anlatabilecek kişi tmoza reel olarak üye olmayan fakat kalbi bizle olan malfatti problemine bilindiği üzere tek gerçeği birkeç çözümden birini üreten mustafa töngemen hocaya düşer size bir anlatsın neler yaşadığını filmi çekilir bugün Ali nesin bir laf etti bu eğitim sisteminde olmasına imkan yok ama fen liselerinden bir ömğrenciler geliyor inanamıyorum bu kadar mantıklı cevap veren bu kadar dahice cevaplar duymadım diye bir arkadaş eleştirmiş köyü kızlar ile erkekler aynı koridorda duş alıyor diye burası köylüler tarafından kuruldu devlet desteksiz onlar istemez mi 5 yıldızlı otel konforunda matematik eğitimi vermek bu şartlarda bu imkanlarda bu kadar oluyor alkol bulunan 3 dolap varmış bende biliyorum gizli gizli orada bu işler yapılıyor ama sadece kendileri için varmı bir örnek öğrenciler için burada biz onbinlere ulaşıyoruz kim neler yapıyor insanlar buraya 0 tatil yapıp eğitim için birşeyler sunmak için geliyorlar bu insanlar gece alkol alıyorlarmış bu kime ne öğrenciler için böyle bir şey söz konusu bile değil bunu bildiğiniz güvendiğiniz tmoz üyeleri tarafından teyit ederek yazıyorum onlarca üniversiteden öğretim görevlisi geliyor buralara yabancı onlarıdamı engelleyeksiniz amaç burada neki dogmalarla öğrencileri eğitmek mi bilim mi vermek ha tamam şunu demekte haklıısnız geçen sene desteklenmiş bu sene desteklenmemiş niye eleştiriyorlar bunda haklısınız demiyorum haklı sayılabilirsiniz ama bu iki doneyi unutmayınız peki neden geçen sene desteklendi bu sene desteklenmiyor iki varmı yapabildiğiniz daha iyisi bilim adına ne yaptık hangi devlet okulu projemiz dereceyi girdi yabancı platformda özeller hariç insanları alkol alıyor yada öğrenciler aynı koridorda duş alıyor diye eleştirmeyiniz dogmalarınızı buralara taşımayınız unutmayınız amacımız tmozunda bence birincil sebebi ülke matematiğini bir üst seviyeye getirmek sakın ama sakın bu payideyi unutmayınız bu payidede buluşabildiğim her insan ile isterse rejim düşmanı olsun isterse con con olsun(bakınız conconun anlamına) matematik anlamında yaptıklarının altına imzamı atarım çünkü ben matematiği uyku hariç günün geri kalanında yaşayan bir insanım çünkü ben bir matematikçiyim

RC

unread,
Jun 11, 2010, 4:35:13 AM6/11/10
to TMOZ
matematik köyüne 60 öğretmenle katıldık.o ortamdan memnun olupta son
güne kadar kalan 5 öğretmen gösteremezsiniz.diğer branştaki
arkadaşlarımız 5 yıldızlı otellerde kalmışlardı.yani tübitak 5
yıldızlı otel parası vermişti.Ali NESİN hocamın kişiliğine bir şey
dediğim yok.gayet mütevazi ve iyi bir insan.ama lise öğrencilerini
yazın oraya toplayıp,her türlü ortamı hazırlayıp parasını devletten
almak matematik yapmak değildir.Tübitak daha önce bu projeleri
desteklemişti.gerekli verimi alamayınca bu sene iptal etti.

RC

unread,
Jun 11, 2010, 4:36:38 AM6/11/10
to TMOZ
AHLAKİ DEĞERLERİN OLMADIĞI YERDE MATEMATİK OLMAZ.

Savaş Tekin

unread,
Jun 10, 2010, 10:46:34 AM6/10/10
to tm...@googlegroups.com
aynı zihniyet şuan öğretmenler için aylıkla ödüllendirmede kendini ortaya koyuyor.ödül için eğitimsenli olmamanız yeterli.kendi ilimdekileri
geçenyıl alanlari inceledim.komisyondakileri bilmeniz yeterli.
09 Haziran 2010 22:12 tarihinde mustafa yagci <yagcim...@yahoo.com> yazdı:

Savaş Tekin

unread,
Jun 10, 2010, 1:16:03 PM6/10/10
to tm...@googlegroups.com
siz değil hocam yanlış anladınız.

10 Haziran 2010 19:25 tarihinde kakut <ozda...@gmail.com> yazdı:
imzamı attım bile

oktay

unread,
Jun 11, 2010, 5:35:34 AM6/11/10
to TMOZ
Merhaba arkadaşlar
Bence Matematik dünyası dergisi çok güzel bir dergi
ve Matematik Köyü de harika bir fikir.
Bu yaz etkinliklerinden birine katılacağım için de şimdiden büyük bir
heyecen içindeyim.
ve belkide hayatım boyunca sınav kaygısı vs olmadan sırf zevkine
matematik çalışacağım.
Matematiği bilen ve anlatmaktan heyecan duyan matematikçileri dinleme
fırsatı bulucağım için çok mutluyum.
Lüks bir yer bende beklemiyorum.Amaç bilinen anlamda tatil yapmak
değil elbette.
Akşamlarıda bilim tarihinde çok önemli bir bilim adamı olan Darwin
şerefine bira içeceğim.

RC

unread,
Jun 11, 2010, 6:19:42 AM6/11/10
to TMOZ
TÜBİTAK ta sizi destekler oktey bey.

.

mehmet arslan

unread,
Jun 11, 2010, 7:03:16 AM6/11/10
to tm...@googlegroups.com
ve okadar öğrenciye de güzel örnek olacağınız için takdir de alırsınız oktay bey...kurulan cümleleri okudukça kanım donuyor..hayır şerefine bira içtiğiniz şahısda şahıs olsa gene içim yanmayacak:)))

11 Haziran 2010 13:19 tarihinde RC <cers...@gmail.com> yazdı:
TÜBİTAK ta sizi destekler oktey bey.

.

mahmut

unread,
Jun 11, 2010, 7:50:40 AM6/11/10
to TMOZ
Selam Hocam
Ortamdan memnun olup olmamaya kimse birşey diyemez kişisel
tercihlerdir.Saygımız sonsuz Fakat '' lise öğrencilerini
yazın oraya toplayıp,her türlü ortamı hazırlayıp parasını devletten
almak matematik yapmak değildir.'' Sözünüze katılmıyorum hemde hiçbir
şekilde.Bu devletin yani bizim cebimizden neler için para çıkmadı ki
çıkmıyor ki? bu şekilde eleştirmek yerine keşke nasıl olması gerektiği
ile ilgili birrşeyler yazsaydınız.Yani ortamdan memnun olmak devletin
para vermesi için neler yapmak gerekir? Bunu Ali Nesin ile paylaştınız
mı acaba?Bunun için hehangi bir projeniz var mı?
Bu milletin cebinden meclis komisyonu araştırma gezileri,yurtdışı
araştırma fonları akademik komisyon çalışma grupları adı altında neler
neler harcanıyor biliyor musunuz.Yapılan iş organizasyon eksik hatalı
olabilir fakat bu düşüncenin yanlış olduğu anlamına gelmez.Aksine
madem Tübitak sunulana onay vermiyor,neden kendisi de alternatif
fikirlerle şöyle yapalım ya da bakın biz böyle düşünelim şu şekilde
ekleme yapalım demiyor ki?Haa yetkisi yok vs bunlar laf tabi.Ali Nesin
hocanın yazdıklarında bir eksik yok ve anlattığı gibi olmuştur buna
inanıyorum.
Eğer siz de katıldım diyorsanız eksiklikleri yanlış gördüğünüz ne
varsa ileterek gerçek anlamda bir katkı yapmış olmaz mısınız?Tabi
iletmiş olduğunuzu da düşünmek istiyorum.Amaç üzüm yemek ise bağcı ile
işimiz yok.Bakın 4 yıl önce yurtdışında ( hollanda da ) tatil için
bulundum.Orada arkadaşlarım vasıtasıyla bir öğretmen ile
tanıştım.Evinde misafir etti.Ve de devletten aldığı plaketleri falan
görünce dayanamadım sordum.Cevap kısa ve de net.Burada fizik alanında
deneyleri daha iyi anlayabilmek ,daha karmaşık daha büyük ortamlarda
yapılan deneyleri görmek göstermek için öğrencilerini hep
üniversitelerin fizik bölümlerine götürüyormuş.Özellikle bu alanda
başarılı olan öğrencilerin temelden destek almalıarı için önemli imiş.
1-2almanya belçika seyehati ve de Ünlü CERN deney yeri gezisi
yapılmış.Devlet bunun karşılığında ona plaketler vermiş ve de
söylediğine göre devam ettirmesi halinde bunların bir çok masrafının
devlet tarafından karşılanabilmesi için onlara haber vemesi istenmiş.
Mantalite-anlayış ve de düşünce farkı.
Ali Nesin hocamın düşüncesine karşı yaklaşım sorgulanıyor bu
mektupta.Ki
Bir alt mesajınızda büyük harflerle açıklama yapmadan 'Ahlaki
değerlerin olmadığı yerde matematik olmaz'demişsiniz.Bu şekilde yazıp
bırakmanız bir çok anlam taşır.
Ahlak toplumsal bir bakıştır kişiden kişiye değişiklik gösterebilir ki
bunun başı ve de sonu yok.Ama matematik ve de ahlak yan yana nasıl
gelir açıkçası çok merak ediyotum.
Bilim saftır,hiçbir toplumsal ya da sınıfsal literatür gelenek bakış
açısıyla karşılaştırılamaz.
Bence ne demek istediğinizi açıklamanız gerekiyor hocam.
yoksa bir çok şeyi ve de kişiyi bir çok töhmetin altında bırakmış
olursunuz.Ki bu bir öğremene yakışan bir ifade olmaz olamaz.Aksini
düşünmek bile istemiyorum.
Eksiklikleri, olması gerekenleri ,yapılan yanlışları yazmanız
gerekiyordu.İnsanların ahlaki değerleri kendilerini ilgilendirir.Kimse
kimseye bir şey dikte edemez.
en azından dersine girdiğimiz öğrencilerin ahlakını sorgulamıyoruz
değil mi hocam matematik için? Ya da neyi sorgulayalım sizce
İyi günler

mahmut

unread,
Jun 11, 2010, 7:59:29 AM6/11/10
to TMOZ
Selam
Gökhan hocam.Diline yüreğine sağlık hocam
Mustafa Töngemen hocanın ne çektiğini bizim gibi yüreğini eğitime
adanmışlar biliyor.Ancak hala bilimi,yaşamın dışında iş olarak gören
insanların varlığı bile aslında uykularımızı kaçırmaya yeter.Ne zaman
bir yerlerde bir çiçek açmaya kalksa sorgulanmadık şeyi
kalmıyor.Ezmeye çalışılıyor
Oysa biz bilmiyor muyuz bazı çevrelerde abi abla adı altında
insanların nasıl sınıflara ayrıştırıldığını nasıl
kutuplaştırıldıklarını.Velhasıl hocam ne diyeyim.Çamuru at izi
kalsın.Oldu olacak hepimiz birer birer kredi çekelim 5 yıldızlı otel
yapalım matematik köyüne.Devlet nasılsa birilerine gemicik,Birilerine
ihale,Bir öğretmene sürgün,Birilerine koltuk,Birilerine araştırma
gezisi fonu ayırmaktan fakirleşti zaten.Onu da yapalım tam
olsun.Seneye mustafa hocaya ve de ali hocaya söyleyelim kırmızı halı
olayı da yapalım.Bilim, papyon takıp takım elbise ile puro ve de viski
eşliğinde lüks otellerde yapılır ya.!
Diline sağlık hocam boşver.
Bu anadolu ona edilen herşeyin cezasını kesmiştir.Kesmeye de devam
edecektir.doğanın kanunu bu.
Şairim demiş zaten'' anadoluyum ben ne fatih takmışım ne de..''
İyi günler

On 11 Haziran, 01:55, Gokhan Kececi <gokhankec...@gmail.com> wrote:

mahmut

unread,
Jun 11, 2010, 8:04:14 AM6/11/10
to TMOZ
Ahmet hocam
ŞŞŞŞt.yapma bak sen kendin söylüyorsun.Matematik, Ali
nesin ,bilim ,yanyana gelmez ,gelemez, gelmemeli,Hiç olur mu? şşşşş
aman ha duymasın kimse!!!!
Valla sonra matematik yapmayı yasaklayıverirler orda burda yapamzsınız
derler.Hepimiz evde grantuvalet masaya oturmuyor muyuz hocam.Aman
hocam şşşş.Bu şekilde matematik yaptığımızı kimse duymasın

On 10 Haziran, 22:09, Ahmet Elmas <ahmetelmas2...@gmail.com> wrote:
> teorik bilgiler anlatılıyordu.olimpiyatlarla pek alakası olmayan bilgiler...
> ancak 2-3 yere içki dolapları koymuş...
> odalarda duş yeri yok.hamamlar var kız erkek hamamları aynı koridorda...
> bir mescit yok.....
> fen liseleri öğretmenlerine yönelik.arkadaşların çoğu hemen ayrıldı...
>
> HER ŞEYDEN ÖNCE ORADA *MATEMATİK* ANLATILIYOR....
>
> veee    Ali NESİN   var...
>
> Tehlikeli şeyler!!!
>
> 10 Haziran 2010 21:56 tarihinde ibrahim şahin <iborott...@gmail.com> yazdı:
>
>
>
>
>
> > dervişin fikri neyse zikri de odur.[?] içkiyle bilim arasında ters orantı
> > vardı tmoz mu açıklamıyor saygılar
>
> > 10 Haziran 2010 19:56 tarihinde RC <cersoy...@gmail.com> yazdı:
> matematikdefteri.blogspot.comhttp://ahmetelmas-geo-geo-antonio.blogspot.com/
>
> Önemli olan birşeyleri nereden aldığın değil, nereye götürdüğündür.
>                          Jean-Luc Godart
>
> Sevmek yetmez, sevdirmek gerek !
> Bilmek yetmez, öğretmek gerek !
>
>  360.gif
> < 1KGörüntüleİndir- Alıntıyı gizle -
>
> - Alıntıyı göster -

mahmut

unread,
Jun 11, 2010, 8:18:16 AM6/11/10
to TMOZ
Matematik ile ahlak ne alaka
Nerden çıkardınız.Ne yani oarda gidenler bu köyü kuranlar ahlaksız
mı.Ne biçim bir anlayış bu.Nerde yaşıyorsunuz siz.Neye dayanarak bu
sözü söylüyorsunuz.Bir yerde mescit yoksa ahlaksızlık mı var
demek.Dünyanın her yerinde cami ve de mescit var.Ama ahlaksızlık diz
boyu.nasıl ilşkilendirirsiniz.Ancak bu kadar dar bir görüş olur.
En azından kendinize biraz saygınız varsa ya bu sözünüzün altını
doldurulursunuz ya da özür dilersiniz.TMOZ bu tür düşüncelerin yeri
değildir.Matematiği bundan sonra nasıl yapacağımızı da açıklayın hangi
otelde hangi tip mescitlerin olduğu yerde yapalım.Bilim ile insanın
dinancını nasıl bir araya getirebiliyorsunuz ki siz bir öğretmen
olacaksınız.Ya açıklayın ya da özür dileyin.
Bu tür açıklamalrın yeri yok burada , olmamalı.Sizin ki bir düşünce
değil tamamiyle bir karalama.
Devlet oraya para ayırıp desteklemek güzel yerler yapmak yerine kendi
adamlarına gemicikler araştırma ve de gezi fonları ayırmakla
meşgul.Bunları görüp yazacağınıza ne yazmışsınız.Rahmetli Aziz Nesin
de bu tip düşüncelerle yakılmak istendi yapamadılar ama 33 canı 33
karanfili yaktılar o gün.Hangi ahlaktan bahsediyorsunuz.Sizin
kendinize veya etrafınıza güveniniz yoksa suçu başkasında aramayın.bu
durum niye böyle diye itham ediyorsunuz.Hem de mesnetsiz öylesine.
kınıyorum sizi de sizin gibi düşünenleri de ve de tmoz da uımarım bu
tür yorumlar olmaz artık.
Ne kadar karanlık düşünceler yahu.
Arkadaş ben tuvalette iken matematik yapıyorum.
bilim benim yaşam biçimim
Acilen açıklama ya da özür
kimseyi karalmaya hakkınız yok.Bir de eğitimci olacaksınız.
> > bir insanım çünkü ben bir matematikçiyim- Alıntıyı gizle -
>
> - Alıntıyı göster -

mahmut

unread,
Jun 11, 2010, 8:20:41 AM6/11/10
to TMOZ
Diline sağlık hocam diline sağlık.
Ali Nesin ve matematik ve ya sadece matematikveeeya bilim olmaz hocam
olmaz olamıyor bu memlekette.Biz ancak başka şeyler için toplanır fon
ayırır konferanslar veririz.
Heyhayt.Şairim demiş.'' Anadoluyum ben.Ne fatih takmışım ne
de..'Anadolu ona yapılan her haksızlığı er geç ödetmiştir ödetmeye de
devam edecektir

On 11 Haziran, 01:55, Gokhan Kececi <gokhankec...@gmail.com> wrote:

h.yaşayacak(savaş kubaş anadolu lisesi öğretmen ESKİŞEHİR)

unread,
Jun 11, 2010, 8:42:57 AM6/11/10
to tm...@googlegroups.com
çok heyacanlanmayın hocam... hayal kırıklığıda yaşayabilirsiniz... sınav kaygınız olacak kaygısız olmacaksınız... ayrıca "Akşamlarıda bilim tarihinde çok önemli bir bilim adamı olan Darwin şerefine bira içeceğim." gibi provakatif cümlelerinde yeri burası hiç değil...


11 Haziran 2010 12:35 tarihinde oktay <bektas...@hotmail.com> yazdı:
--
* Tmoz üyeliği için gmail kullanmanız önerilmektedir.
* Kitap yazarları veya yayın sorumlusu arkadaşların piyasaya çıkardıkları yeni kitaplarını tmozda duyurmasından memnun oluruz. Aynı yayının sık sık afişe edilmemesi gerekmektedir.
* Kitap doküman istekleri için kişisel bilgilerinizi guruba göndermeyiniz. İlgili kişiye özelden bildiriniz.
* Soru veya çözümler için jpg, gif, png gibi sıkıştırılmış resim formatları kullanmalısınız. Özellikle soru için pdf, bm p, doc, ppt, gibi yer kaplayan dosyalar kullanmayınız.
* Haklı veya haksız hiçbir nedenle kişisel hakaretlerde bulunmayınız.
* Sorumluluğunu almayacağınız hiçbir mesaj göndermeyiniz.
* Konu başlığına sadece içerik tanımlayıcı kısa bir ifade yazınız. Küçük harf kullanmaya özen gösteriniz.
* Aynı mesajı defalarca göndermeyiniz.
* Spam mail gönderen adresler google tarasından yasaklanmaktadır.



--

h.yaşayacak(savaş kubaş anadolu lisesi öğretmen ESKİŞEHİR)

unread,
Jun 11, 2010, 8:53:11 AM6/11/10
to tm...@googlegroups.com
mahmut hocam "TMOZ bu tür düşüncelerin yeri değildir." demişsiniz ama içinizde ne varsada kusmussunuz... ahmet arif' in şiirininde aslını bozmayınız...

RC

unread,
Jun 11, 2010, 8:58:09 AM6/11/10
to TMOZ
TMOZDA LÜTFEN SİYASET YAPMAYINIZ.SENDİKACILIK YAPMAYINIZ.İNANCA SAYGI
DUYUNUZ.
sevgili hocalarım
tmozdaki arkadaşların çok şiddetli siyaset yaptıklarını
görüyorum.sendikacılık yaptıklarını,hükümete laf attıklarını esefle
takip ediyorum.burası siyasi bir klup değilidr.bilimsel açıklamalar
yaparken insanların dünya görüşünü küçümsemeyin.yoksa
küçülürsünüz.benim matematik dergisine veya Ali nesin hocama bir lafım
yok.
Ama 15 yaşındaki lise öğrencilerine serbest bir ortam oluşturup,kızlar
ile erkekleri rahat bir ortamda biraraya getirmek matematik yapmak
demek değildir.eğer herkesin inancına dünya görüşüne saygı duyuluyorsa
birde insanların namaz kılacakları bir ortam oluştursunlar.demek ki
sen matematik köyünde her kesime hitap etmiyorsun.Tübitak ta sadece
bir kesime hizmet edecek bir projeye tabiki destek vermez.karma eğitim
başlı başına bir sorun iken bir de uygun ortamlar hazırlamak apayrı
bir sorundur.
Devlet okullarındaki kötü gidişe çözüm arayan ABD hükümeti, karma
eğitimi masaya yatırdı. Çeşitli dönemlerde yapılan araştırmalarla
öğrenciler, öğretmenler ve okul idarecileri dinlendi.Karma eğitimin
birçok soruna yol açtığını tespit eden yönetim, kız ve erkek
öğrencilere ayrı sınıflar açılmasını teşvik ediyor. Uygulamanın
eğitimde kaliteyi yükselttiğini gören pek çok devlet okulu da ayrı
sınıf açmaya başladı. 1995 yılında 3 devlet okulunda yürütülen ayrı
eğitim uygulaması, günümüzde 253 okula çıktı. 51 okula ise tamamen kız
ya da erkek öğrenciler alınıyor. 200 okulun daha kız-erkek ayrı eğitim
yapmak için başvuruda bulunduğu öğrenildi.Yapılan araştırmalar, kız ve
erkeklerin ayrı sınıflarda bulunmasının getirdiği faydaları gözler
önüne serdi. Öğrencileri meşgul eden eğlence, kavga, suç işleme, vakti
boşa harcama, taciz ve gebelik gibi olumsuzlukların ayrı eğitim veren
okullarda en aza indiği gözlendi. New York Harlem'de 2003'te yapılan
bir çalışma dikkat çekici sonuçlar ortaya çıkardı. Buna göre, ergenlik
çağındaki çocuklarda hamile kalma oranı sadece kızların okuduğu
okullarda 40'ta 1 iken, karma eğitim veren yerlerde 3'te 1. Karma
okullara giden kızlar nasıl göründükleriyle, sadece kız okuluna
gidenler ise kim oldukları ile daha çok ilgileniyor. Ayrı okula
gidenlerin kendine güven oranları da yüksek. Amerika genelinde kız
okullarına giden öğrenci oranı yüzde 2. ABD Senatosu ve kongredeki
kadınların yüzde 20'si sadece kızların gittikleri okullardan mezun
olmuş. Öğrencilerın aldığı test sonuçları ve gözde üniversitelere
yerleşme oranları da ayrı eğitimin yapıldığı okullardaki başarı
oranının yüksek olduğunu gösteriyor. Uygulamanın hem öğretmenleri hem
de velileri rahatlattığı belirtiliyor. Özel okulların yüzde 7'sinde
kız-erkek ayrı eğitim verildiğine de işaret eden eğitim uzmanları, 20
yıl içinde karma eğitim yerine kız-erkek ayrı eğitim veren okul
sayısının 5 bini bulabileceğini dile getiriyor. New York'ta 9 devlet
okulu tamamen kız-erkek ayrı eğitim veriyor. Chicago, Dallas, Seattle
ve Washington DC'de kız-erkek ayrı sınıfların bulunduğu devlet
okulları var. Gelecek yıl, Miami, Atlanta ve Cleveland'da da bu
uygulamaya geçilmesi planlanıyor. Wisconsin eyaletinde kız-erkek ayrı
sınıfları olan 3 okul bulunurken, velilerden gelen talep üzerine bu
sayının artırılacağı kaydediliyor. Amerika'da şimdiye kadar ayrı sınıf
uygulamasına sadece beden eğitimi ve cinsel eğitim derslerinde izin
veriliyordu. Yeni kurallar getirilerek bu alan genişletildi. Okul
yönetimi, öğrencinin başarısını olumlu etkileyeceğini düşündüğünde,
istediği derslerde kız-erkek ayrı eğitim verilmesine karar
verebilecek. Kız ve erkek sınıflarına kayıt çocuğun isteğine göre
yapılıyor. Bu sınıfa kayıt yaptırmayıp karışık sınıflarda okuyan
öğrencilere de aynı şekilde eğitim verilmesi zorunlu kılınıyor. Kız-
erkek öğrenme farkı
Bilim adamları kız ve erkek öğrenciler arasında öğrenme
farklılıkları olduğuna dikkat çekiyor. Yapılan araştırmalar, öğrenmede
değişik adımlarda ilerleyen iki grubu yan yana getirmenin çok akıllıca
olmadığını gösteriyor. Bir araştırmaya göre (Non-academic -or extra-
academic- benefits of single-sex education) erkek öğrenciler dersi
hareketli işlemeyi, derste aktivite olmasını isterken, kız öğrenciler
kendilerini sakin bir ortamda ifade etmeyi tercih ediyor.Kız
öğrenciler etrafta erkek öğrenciler olduğunda utangaç bir tavır
sergiliyor ve yanlış yapmaktan çekiniyor. Bilim adamları, erkek ve
kadın beyin yapısının da farklılık gösterdiğini söylüyor. Bu konuda
yapılan çalışmalar kızların dil öğrenimine ve sözlü iletişime,
erkeklerin ise el becerisi ve hesaplamaya daha yatkın olduğunu
gösteriyor. Okullarda ayrı sınıfların açılmasını eleştirenler ise bu
uygulamanın yerine eğitimi geliştiren değişik metotların bulunmasını
istiyor. Asıl problemlerin gözden kaçırıldığını, eğitimde kalitenin
yükselebilmesi için fiziki şartların düzeltilmesi gerektiğini
savunuyor.Öğretmenlerin sorunu: Motivasyon
Atlanta Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırma,
öğretmenlerin okulda en çok zorlandıkları üç şeyi; öğrenci motivasyonu-
davranışı, sınıf yönetimi-disiplin ve idari işler olarak sıralıyor.
Öğrencinin dersi anlaması için motivasyonun önemi üzerinde duran
eğitimciler, kız-erkek ayrı sınıf uygulamasının motivasyonu sağlamada
önemli bir uygulama olduğunu belirtiyor.Valiye göre New York'ta eğitim
iflasın eşiğinde
New York Valisi Eliot Spitzer, 2008 bütçesinin 120,6 milyar dolar
olduğunu açıkladı. Bütçeden okullara ayrılan payı 1,4 milyar dolar
artıran Vali Spitzer, buna rağmen eyaletin eğitim sisteminin iflasın
eşiğinde olduğunu kaydetti. Eyaletin her kamu okul öğrencisi için
yıllık 13 bin 500 dolar harcadığını kaydeden Spitzer, buna rağmen
öğrencilerin sadece yüzde 61'inin mezun olduğuna dikkat
çekti.Chicago'daki okul müdürlerine not
Chicago devlet okullarının müdürleri 2003 yılında yürürlüğe giren
yasa ile mercek altında tutuluyor. Yetersiz olduğu belirlenen
müdürlere bir sene boyunca danışmanlık hizmeti verilerek, kendilerini
geliştirmeleri isteniyor. Danışmanlık konuları; okul personeli
alımından velilerle iletişime, engelli öğrencilerin gereksinimlerini
karşılamaktan bütçe planlamaya kadar çok değişik yelpazede olabiliyor.
( Zaman :12/02/2007 )



BATIDA KARMA EĞİTİM MECBURİYETİ
KALKTI BİZDE DE KALKMALI
Karma eğitim, yıllardır okullarımızda uygulanıyor. Milli Eğitim eski
Bakanı Metin Bostancıoğlu, dünyada tam da karma eğitim sorgulanırken,
bütün okul ve hatta kurslara karma eğitim mecburiyeti getirdi. El
Mersin'e giderken bizde tersine gitme kararı verildi. Karma eğitim,
bizde hiçbir zaman araştırma konusu olmadı. Âdeta bir tabu. Kadınların
toplumun üst kademelerine yükselememesi, başarısız olması
önemsenmiyor, okullarda kızların cinsel tacize uğraması görmezden
geliniyor. Çünkü ideolojik bir eğitim anlayışı söz konusu.Pragmatist
bir anlayışa sahip olan batıda, her tabu gibi, karma eğitim
sorgulanıyor ve son on yıldır ayrılma trendi yaşanıyor. Uzun yıllar
Almanya'da kalan ve eğitim konusunda incelemeler yapan Ali Erkan
Kavaklı, Yüzyılın Pedagojik Yanlışı Karma Eğitim isimli bir kitap
yayınladı. Kavaklı'nın kitabında Karma Eğitim'in batıda nasıl
sorgulandığı ve tartışmalardan çıkan sonuçlar ele alınıyor.

AVRUPA VE AMERİKA'DA
KARMA EĞİTİM TARTIŞMALARI
Karma eğitimin Avrupa ve Amerika'da 90'lı yıllardan beri masaya
yatırıldı; tartışıldı ve şimdi öğrencileri ayırma trendi
yaşanıyor.Yüzyılın Büyük Pedagojik Yanlışı Karma Eğitim adlı kitap;
batıda yıldır sorgulanan karma eğitim tartışmalarını Türkiye'ye
taşımak ve karma eğitimin kızların gelişmesini nasıl engellediğini ve
onları başarısızlığa ittiğini gözler önüne seriyor.
Ülkemizde kamuoyu, batıdaki karma eğitim tartışmalarından habersiz.
MEB, karma eğitim, kusursuzmuş ve özellikle kızların yetişmesine zarar
vermiyormuş gibi davranmaktadır. Halbuki karma eğitim, 1960'lı
yıllarda toplumda kadın-erkek eşitliğini sağlayacak bir reform olarak
sunulmuştu. Aradan geçen bunca yıla rağmen toplumda kariyer yapma ve
para kazanma konularında kadın-erkek eşitliği sağlanmadı, aksine
arttı. Yeni araştırmalar, karma eğitimin kadınların yetişmesine zarar
verdiğini ortaya koydu.

ALMANLARIN MEŞHUR DER SPİEGEL
DERGİSİ: EN BÜYÜK PEDAGOJİK YANLIŞ

Bir nesil 20 senedir. Bir sosyal program; toplumda 20 sene içinde
netice verir. 1960'lı yıllarda batıda, özellikle devlet okullarına
karma eğitim mecburiyeti getirildi. 1980'li yılların sonuna
gelindiğinde toplumda kadın-erkek eşitliğinin sağlanmadığı görüldü.
Bunun üzerine karma eğitim, sorgulanmaya başladı ve bu araştırmalarla
ilgili bir çok yayın yapıldı, yapılıyor. Almanya'nın beş milyon
civarında satan, etkili, haftalık dergisi Der Spiegel, karma eğitimle
ilgili olarak şunları yazdı:

"Karma eğitim, 60'lı yılların sonunda büyük bir reform olarak
kutlandı. Yanlış o zaman yapıldı. O zaman öğretmenler, bilim adamları
ve politikacılar karma sınıfların otomatik olarak toplumda kadın erkek
eşitliğini sağlayacağına inanıyorlardı. Araştırmalar daha net
gösteriyor ki, reform düşüncesi, son yüz yılın en büyük pedagojik
yanlışı idi. Kızlar, eğitimde eşit şans yakalamak bir yana, eskiden
olduğu gibi dezavantaj sahibi oldular. Eşitlik tartışmaları hiç
yapılmamış gibi rol klişeleri sürüyor."

Batıda karma eğitim, özellikle resmi okullara tatbik edildi. Kilise
okulları ve özel okullar, istisna kabul edildi. Batıda her zaman kız
okulları bulundu.

Karma eğitim projesinin uygulamaya konmasından 20 sene sonra, yani
1980'li yılların sonuna gelindiğinde manzara şöyle idi:

1. Toplumda kadın-erkek eşitliği sağlanamadı.

2. Kadınlar toplumun üst kademesinde erkekler kadar yer almadı.

3. Kadın ve erkek arasındaki ücret farkı ortadan kalkmadı. Aynı
işi yapmalarına rağmen kadınlar daha az ücret alıyor ve daha çok işsiz
kalıyor.

4. Okullarda ve toplumda cinsel taciz önlenemedi.


EN ÇOK
TEPKİ FEMİNİSTLERDEN GELİYOR
Karma eğitime en çok tepki feministlerden geldi. Çünkü onlar
kadının toplum içinde önemli mevkilerde yer almasını ve haksızlığa
uğramamasını istiyor. Karma eğitimle ilgili araştırmaları yapanlar,
genellikle kadın akademisyenler. Araştırma sonuçları yayınlandıktan
sonra politikacıların, eğitimcilerin ve pedagogların, karma eğitime
bakış açısı değişti. Kuzey Rheinwestafalen eyaletinin sosyal demokrat
Eğitim ve Bilim Bakanı Gabriele Behler, 2000-2001 öğretim yılı
başında, bizim Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu'nun bütün
okullara ve kurslara karma eğitim mecburiyeti getirdiği sene, okullara
birer yazı göndererek, imkânları ölçüsünde ve kademeli olarak ayrı
eğitime geçmelerini emretti. Bakan şöyle diyor:

"70'li yıllarda hepimiz, karma eğitimin erkeklerle kızlar arasında
şans eşitliği sağlayacağına inandık. Meğer bu, aşırı iyimser bir bakış
açısı imiş. Sınıflardaki erkek hegemonyasına karşı savaşıyorum."

Der Spiegel, araştırma neticelerini ortaya koyan şu cümleyi manşet
yaptı: "Yüz yılın en büyük pedagojik yanlışı karma eğitim karaya
oturdu."


İSTATİSTİKLER, KARMA EĞİTİMİN
EŞİTLİK SAĞLAMADIĞINI SÖYLÜYOR

Araştırmaların hepsi, karma eğitimin toplumda kadın erkek eşitliğine
hizmet etmediğini, kadınların ezilmesini ve horlanmasını önlemediğini,
aksine sistematik hale getirdiğini gösteriyor. Meselâ:

Almanya üniversitelerinde elektro teknik alanında öğrenim gören
kızların oranı % 4.

Federal Almanya'da, kadınların sadece % 7'si mühendis.

Akademisyenler arasında kadınlar, erkeklere göre daha fazla işsiz
kalıyor.

Bilim adamları arasında kadınların oranı sadece % 6.

Almanya'da çeşitli meslek dallarındaki "kadın doçent"lerin erkeklere
oranı şöyle:

"İnşaat yüksek mühendisi kadın doçent % 1.6.

Kimya doçenti % 4.5

Hukuk doçenti % 6.5

Tıp doçenti % 8.3

Felsefe doçenti % 9.3

Tarih doçenti % 10.4

Roman dilleri doçenti % 19.1

Eğitim Bilimleri doçenti % 23.5"

Fizik alanında:

35 erkek profesör kürsü sahibi,

sadece 3 kadın profesör kürsü sahibi. (Der Spiegel,sayı 2, 2001)

Halbuki yüksek öğretimde kız öğrencilerin erkeklere oranı neredeyse %
50'yi buluyor.

Ama yüksek kademelere ve toplumun tepe noktalarına gelme yarışında
kadınlar geride kalıyor. Kadınların fizik, kimya, bilgisayar
mühendisliği gibi çok para kazandıran mesleklerde başarısızlığı,
onları dezavantaj sahibi yapıyor.

Toplumun tepe noktalarına gelen kadın oranı çok az. Hem de karma
eğitimi, reform olarak görenlerin yüzünü kızartacak kadar az. Size
birkaç istatistik sonucu sunmak isterim:


ZİRVEDEKİLER

1980 1985
1990 1995 1999

Yüksek okul öğrencisi: % 47.5 % 49 % 49.5 %
53.4 % 54.8

Yüksek okul bitiren: % 34.1 % 36.8 % 36.5 %
40.7 % 43.5

Doktora yapan: % 19.6 % 24.1 % 27.8 %
31.5 % 33.4

Doçent: % 5.4 % 7.2 %
10 % 13.8 % 17.7

Profesör: % 5.2 % 5.1 %
5.5 % 4.8 % 6.3


Kuzey Rheinwestfalen Eyaletinde lise bitirme dersi olarak kızlar:

Fizik % 12

Kimya % 35

Resim % 71

Almanca % 69 oranında seçiyor. (Karma Eğitim, sh.48)

ÜST DÜZEY YÖNETİCİ KADIN:
Türkiye % 4

ABD % 2.4

Almanya % 3

İngiltere % 2

Japonya % 1 (Hürriyet, 9 Eylül 2001)


MECLİSTE KADIN
İsveç % 40

Güney Afrika % 25

Mozambik % 25

Uganda % 17.4

Meksika % 14

Polonya % 13

Türkiye % 2.4 ( Vakit, 8 Mart 2002)


NOBEL ÖDÜLÜ
2001 yılına kadar 690 erkek, 29 kadın Nobel ödülü aldı. (Der
Spiegel, sayı 42, sh. 72, 2001)


TÜRKİYE'DE KADIN OLMAK
Eğitimde karnemiz hiç iyi değil. Özellikle kadınların eğitimi
konusunda oldukça kötü bir karneye sahibiz. Kadınların durumunu
yansıtan bir istatistik, yolun neresinde olduğumuzu çok net olarak
ortaya koyuyor.

Kadınlarımızın:

% 1.9 üniversite mezunu

% 6'sı lise mezunu

% 28'i okuma yazma bilmez

% 25'i ailesi tarafından okula gönderilmemiş.

Eğitim görenlerin:

% 28.6'sı teknik alanda

% 65'i dil ve edebiyat alanında eğitim görmüş.

% 29.6'sı dayak yiyor.

% 50'si haklı sebepler olursa dayak yenebileceğini savunuyor.

(Türkiye'de Kadın Olmak, 25. 4. 2002, Internet bilgisi)

Kadınlarımız, özellikle daha iyi para kazandıran bilgisayar,
matematik, kimya ve fizik mühendisliği gibi alanlarda yoklar. Bu
alanlarda erkek hakimiyeti var.


TÜRKİYE'DE ÇOCUKLARIN EĞİTİM
DURUMU
Kızlar, okullarda fizik, kimya, matematik, spor, el işi, bilgisayar
alanlarında genel olarak erkeklerle yarışmayı göze almıyor. Yarış
olduğunda geri çekiliyorlar ve hakimiyet erkeklere geçiyor. Halbuki
kız okullarında öğrencilerin bu dersleri kendi aralarında yarışırken
başarılı olduğunu gösteriyor. Bizde yönlendirme bir tarafa çocuk
eğitimden sınıfta kalmış durumdayız.

Bir araştırmaya göre çocukların:

% 29 okula gitmiyor.

% 38'i cinsel istismara uğruyor.

% 21'i okuma yazma bilmiyor.

20 bin çocuk sokakta.

Her yıl 125 bin çocuk okuma yazma öğrenmeden zorunlu eğitim çağının
dışına çıkıyor.

6 milyon çocuk çalışıyor. (Karma Eğitim. S. 150.)


YEDİ TEPE ÜNİVERSİTESİ ARAŞTIRMASINA GÖRE
CİNSEL TACİZ
Karma eğitim, okullarda cinsel tacizlere de yol açıyor. Bu konuda
ülkemizde de yapılan araştırmalar var.

17-27 yaşları arasındaki 532 üniversiteli kız öğrenci üzerinde yapılan
araştırmalara göre kızların:

% 32'si tecavüze uğramış. Oran 1/3. (Zaman, 6.01.2002)

Almanya'da bu oran, % 25. ( 10.01.2002 tarihli Spiegel Online)

Ülkemizde kadınlar, % 34 oranında fiziksel tacize uğruyor.

Fransa bu oran % 95.

Amerika'da ise bir yılda 4 bin kadın dövülerek hayatını kaybediyor.

4 milyon kadın eşinden dayak yiyor.

Her 15 dakikada 1 kadın tecavüze uğruyor. ( Vakit, 8 Mart 2002)


AMERİKA'DA A. E CASEY Vakfı Araştırması:

İlkokul ikiden lise sona kadar 4.200 öğrenci üzerinde yapılan
araştıramaya göre kızlar:

% 39 oranında her gün tacize uğruyor.

% 29'u en az haftada bir taciz görüyor.

% 89 oranında kız öğrenci, lâf veya geriden hareketle okulda tacize
uğruyor.

13-19 yaş grubu arasında bekar kızların doğum oranında % 16 artış
olmuş.

İdareye şikâyet halinde takip oranı % 55. (Vakit, 12 Mart 2001)


ERKEK ÖĞRENCİ GİREMEZ:

Batıda eğitime yaklaşma biçimi ideolojik değil, pragmatik. Karma
eğitime bir dizi tepki var. Orada zaten özel okullar ve kilise
okulları ayrı eğitim veriyor.

Meselâ, Amerika'daki Wellesley Kız Üniversitesi ve diğer kız okulları,
bu araştırmalardan sonra öğrenci akınına uğradı. Bu üniversitede
Amerika'nın eski First Lady'si Hillary Clinton ve ABD dışişleri eski
bakanı Madeleine Korbel Albright, ünlü artist Ali McGraw gibi ünlüler
öğrenim görmüş.

Wellesley Kolejinin, Amerika'nın Harvard ve Yale gibi diğer süper
üniversiteleri arasındaki tek bir fark var:

"Wellesley'e erkek öğrenci giremez. Kolej, bir bayanlar üniversitesi."

Amerika'da bugün 84 bayan üniversitesi bulunuyor. Şu sıralar bu
okullar, öğrenci akınına uğruyor.

Çelik şehri Pittsburg'da bulunan Chatham Koleji'ne bu yıl müthiş bir
akın var, öğrenci sayısı geçen yıla oranla % 30 arttı.

Federal Devlet North Carolina'da bulunan Salem Coleji'ne 1990 yılına
oranla % 70 oranında daha fazla kız öğrenci baş vurdu.

Aralarında Wellesley'in bulunduğu, geleneksel zenginlikleri bulunan
"Yedi Kardeşler Kız Üniversiteleri"ne baş vuran öğrenci sayısı, genel
olarak iki kat arttı. Bu okullarda aşağı yukarı 20 bin öğrenci okuyor.


KIZ OKULLARI DAHA
BAŞARILI

Wellesley Üniversitesinde bir araştırma yapan Alman Prof. Dr. Sigrid
Metz-Göckel, şu tespitlerde bulunuyor:

1. Üniversitenin mezunları toplum hayatında oldukça başarılı. 1990'lı
yıllarda Amerika'da 10. sıralarda yer alan Wellesley Üniversitesi,
1998'lerde 3. sıraya yükselmiş.

2. Mezunların 3/4'ü meslek sahibi.

3. Mezunların % 50'si, erkek egemen mesleklerde çalışıyor ve iyi para
kazanıyor.

4. Mezunların % 80'i üniversiteyi bitirdikten sonra master, doktora,
kurs görüyor ve kariyer yapıyor.

5. Okulları ile hayat boyunca ilgileniyorlar, cömertçe bağışta
bulunuyorlar ve böylece üniversite, diğer üniversitelerle yarışma
şansı elde ediyor.

6. Kadınların entelektüel büyümesi ve enstitüler kurması, sosyal
aktiviteleri artırıyor.

7. Üniversite, öğrencilerini yönetici olmaya, kariyer yapmaya ve
sorumluluk almaya yönlendiriyor.

8. Üniversitede parlamento var, bakanlar var, komisyonlar kurulmuş.
Öğrenciler buralarda görev alıyor ve hayata hazırlanıyor. Cesaretleri
artıyor, kendilerine güven kazanıyor, yardım alıyor ve başkalarına
yardım ediyorlar.

KİLİSE OKULLARI
KARMA DEĞİL

Batıda, özel okullar ve kilise okullarına hiçbir zaman karma eğitim
mecburiyeti getirilmemiş. Onlar, velilerin isteği doğrultusunda ayrı
eğitim vermeye devam etmiş ve ediyor. Bugün, bu okullar öğrenci
akınına uğruyor. Devlet de bu doğrultudaki velilerin taleplerine cevap
vermek için Almanya'da karma eğitim mecburiyetini kaldırdı, resmi kız
ve erkek okulları yeniden açılmaya başlandı.

Bayern eyaleti Kültür Bakanlığı tarafından çıkarılan Schule Aktüel
dergisi bize şu bilgiyi veriyor:

Eyaletteki 398 gymnasiumdan (bizdeki Anadolu ve Fen Liseleri karşılığı
okullar) 45 tanesi Katolik, 5 tanesi Protestan Kilisesine ait. Yani bu
okulların 1/8'i özel ve kiliselere ait.

Realschulelerin(10.sınıfa kadar olan lise) %20'si, özel meslek
liselerinin %50'si kilisenin.

Bu okullardaki öğrencilerin büyük çoğunluğu kız. Devlet ve şehir
okulları, istisnalar dışında karma eğitime geçince, kız öğrenciler
kızların ayrı okuduğu kilise okullarını seçiyor. Kiliseye bağlı
gymnasiumlardaki öğrencilerin 1/3'ini Realschulelerin 2/3'sini kız
öğrenciler oluşturuyor.

Amerika'daki 84 kız üniversitesinin hepsi özel.

Bunların %50'si kilise ve dinî cemaatlara ait.



BATIDA NELER DEĞİŞTİ?

Almanya'da bir araştırma yapan ve araştırmalarını kitaplaştıran bilim
kadını Doç. Dr. İlse Brehmer, radikal çözüm, kız ve erkeklerin ayrı
eğitim görmesidir, diyor. Karma okulların ise mutlaka reforma tabi
tutulmasını öneriyor.

Araştırmaların ürkütücü sonuçları ortaya çıktıktan sonra batıda epey
yenilikler yaşandı ve şunlar oldu:

1. Kız okulları öğrenci akınına uğradı. Güç kazandı.

2. Almanya'da yönetmelikler değişti. Okulların karma olma
mecburiyeti kaldırıldı. Devlet, çocuklarına ayrı eğitim yaptırmak
isteyen velilerin taleplerine cevap verme kararı aldı.

3. Almanya'da Kuzey Rheinwestfalen eğitim bakanı 2000-2001 öğretim
yılında okullara yazı göndererek en azından fizik, kimya, matematik,
elişi, spor ve bilgisayar derslerinin ayrı yapılmasını istedi.

4. Bütün eyaletlerde kısmi de olsa ayrı eğitim teşvik ediliyor.

5. Karma eğitimin zararlı olduğu kabul edildi ve karma okullar
reforma tabi tutuluyor.

6. Amerika'da devlet okullarının karma olmaktan çıkarılması içen
Senatör Hilary Clinton ve Texas Sentörü Kay Bailey Hutchison yasa
tasarısı hazırladı. Gerekçe, ayrı eğitim yapan özel okullara öğrenci
akını olmasıydı. Böyle bir talebi devlet okulları da karşılamalıydı.


Yüzyılın Büyük Pedagojik Yanlışı Karma Eğitim'i yazan Ali Erkan
Kavaklı şunları söylüyor:

"Altı Almanya'da kalmasaydım ve Avrupa ve Amerika'daki karma eğitim
tartışmalarını takip etmeseydim böyle bir kitabı yazamazdım. Kitabın
başlığı bile Der Spiegel'den iktibas. Batılıların kafasında tabu yok.
Her şeyi araştırıyorlar. Biz de ise tartışılmaz tabular var. Bu yüzden
karma eğitim, bunca zararına rağmen, biz de henüz tartışılmıyor. Ama
tartışılmalı ve reforma tabi tutulmalı."


SONUÇ:
1.Milli Eğitim Bakanlığı, yeni gelişmeleri mutlaka takip etmeli ve
karma eğitim zorunluluğu kaldırılmalı.
2. Çocuğuna ayrı eğitim aldırmak isteyen velinin isteği yerine
getirilmeli.
3. Veliler, eğitime dahil olmalı, eğitimde onlar da söz sahibi olmalı.

Ali Erkan Kavaklı Bey'e Teşekkür Ediyoruz (Karma Eğitim :Nesil
Yay.)


The Times: "Sadece kız öğrencilerin bulunduğu
okuldaki başarı grafiği yükseliyor"
Kuzey Londra'da eğitim faaliyetinde bulunan Kuzey Londra Kız Yüksek
Okulu'nda öğrencilerin diğer okullara göre olan başarı grafiğinin
gittikçe yükselmesi The Times gazetesine haber konusu oldu. Sadece kız
öğrencilerin eğitim aldığı okulun başarı grafiği, devlet okulları ve
diğer karma okullara göre daha yüksek ve bu grafik gittikçe arayı
açıyor. Bu durumun kız ve erkek öğrencilerin ayrı ortamlarda eğitim
almasının haklılığını ispatladığını yazan The Times gazetesi, eğitim
tablosunda kız okulunun en yüksek dereceler almaya devam ettiklerini
vurguladı. Bu durumun nedenlerini The Times gazetesine açıklayan okul
müdürü Bernice McCabe, "Kızlar erkeklerden ayrı ortamlarda eğitim
almalarının faydasını görüyor. Bu ortamda kendilerine her şekilde
güven duyabiliyorlar. Etrafında erkekler olmadığı için bir davranışta
bulunacaklarında erkekler tarafından etkilenmeyeceklerinin
farkındalar. Erkeklerin olmadığı bir ortamda kızlar zeki ve kendine
güvenmeleri için daha serbest bir ortam yakalıyorlar." görüşlerini
dile getirdi. Sadece erkek öğrencilerin alındığı Royal Grammar Okulu
Genel Müdürü Jon Cox da konu hakkındaki görüşlerini aktarmış. Cox,
"Kızların olmadığı bir ortamda erkeklerin dikkati dağılmıyor ve
derslerine daha fazla odaklanıyorlar. Kızların olduğu bir ortamda dışa
açılmaları ve sınıfta söz almaları daha da azalıyor ve söz
aldıklarında 'acaba kızlar ne düşünür?' kompleksine kapılabiliyorlar."
diye konuştu. Bağımsız Eğitim Konseyi'nin okulların başarı grafiğini
ve sınav sonuçlarını dikkate alarak yaptığı sıralamada ilk on okul
içinde 2 erkek okulu ve 1 karma okul bulunuyor. Bunun dışındaki
okullar kız ve yatılı okullardan oluşuyor. (29.08.2009)





Karma
okullar daha başarIsIz
Bir kesimi yerinden hoplatacak bir sonuç, biliyorum! Kız
çocuklarıyla erkeklerin birlikte okumasını savunan, genç insanların
sağlıklı gelişimi için karma eğitim modelinin şart olduğunu düşünen
herkesi şaşırtacak bir yazıya rastladım. İngiliz The Times'da
yayınlanan habere göre, kız ve erkek okullarının başarı oranı, karma
eğitim yapan okullara göre daha yüksek. Karşılaştırma, İngiltere'de
liseyi tamamlama sınavı olan A level ve GCSE sonuçlarına bakarak
yapılmış. A level, bizim üniversite sınavına tekabül ediyor denebilir,
çünkü öğrenciler bu sınavda aldıkları puanla üniversitelere
başvuruyor. Bu listeye göre ilk üçe giren okulların hepsi özel! St.
Paul's Girls School'un birinci, Perse School for Girls'ün ikinci
olması, özel kız okullarının fark attığının da kanıtı. Genel olarak
kızların başarısı göze çarpıyor: İlk 50'ye giren liseden, 27'si kız,
14'ü erkek okulu. Sadece yedi tanesi karma eğitim yapıyor!
Anlayacağınız, Türkiye'de çağdaşlığın gereği olarak düşünülen karma
okul, belki de sanıldığı kadar başarılı bir model değil.
Peki bizim okullarımızın kaç tanesi karma, kaç tanesi sadece erkek
veya kız okulu? Milli Eğitim'in Strateji Geliştirme Başkanlığı'na
danıştım, böyle bir çalışma yokmuş. Okullar sadece genel, özel ve
meslek lisesi olarak sınıflandırılıyor. Ayrıca adı kız veya erkek
lisesi olan pek çok okul, karma eğitime geçti. Dershanelerin ise karma
eğitim vermesi zorunlu. Ancak bizde kızlarla erkeklerin ayrı okullarda
okuması, muhafazarlığın bir göstergesi olarak görüldüğü için konuyu
tartışmak bile başlı başına sorun. Doğruya doğru: Dindar kesim, kız
çocuklarının ayrı okulda eğitim görmesini, başarı çıtasını yükseltmek
için savunmuyor. Öncelikli kaygıları, kızların 'namus'unu korumak (*)
Ortaöğretimdeki kız öğrenci sayısının erkeklerden daha düşük olduğu,
kız okutmanın pek çok aile için sorun olduğu ülkemizde, belki de bazı
önyargıları bir kenara bırakmakta fayda var.
Eğer amaç, daha fazla kız çocuğunun okuması, üniversiteye girmesi ve
kendi ayaklarının üzerinde durmasını sağlamak... Ve yerlerde sürünen
ÖSS başarı grafiğini yükseltmenin bir çaresini bulmaksa... Karma
eğitimin artısını eksisini yeniden gözden geçirmekte belki de fayda
var. Avustralya'dan ABD'ye, karma okullarla ilgili pek çok araştırma
yapıldı. ABD'de 2008 yılında Stetson Üniversitesi'nin yürüttüğü dört
yıllık pilot araştırmanın sonuçları çarpıcı: Karma okulda okuyan
erkeklerin yüzde 55'i sınavı başarıyla verdi. Buna karşılık sadece
erkeklerin okuduğu okulda, aynı sınavdaki başarı oranı yüzde 85'ti.
Üstelik demografik yapı, sınıftaki öğrenci sayısı ve müfredat
bakımından iki okul tamamen birbirinin aynıydı!
* Yazar " ben onlardan değilim" mesajı vermek zorunda hissetmiş
kendini :) Ama sonuç aynı...!

Mehveş Evin 16 Ocak 2010





Bilim ve ahlak, insanla birlikte var olmaya ve insanın da bu ikiliye
ihtiyacı devam ettiği müddetçe birbirinden asla ayrılmayarak, insanın
kemâlâtına hizmet eden iki önemli araç olarak görevlerine devam
etmelidir. Bilim ve ahlak, insan, sistem ve yönetim kalitesinin
arttırılmasına hizmet etmelidir. İnsan kalitesine, insanın daha
yakından anlaşılması ve bireysel gelişimin önünü açarak yardımcı
olurken, sistem kalitesine, insan hak ve hürriyetlerinin açık ve
şeffaf bir şekilde yaşanmasıyla destekleyerek, buradan yönetim
kalitesine, yani hukuk sisteminin yerleşmesini de desteklemiş
olacaktır. Böylece bilim ve ahlak, insan ve sistem kalitesini
birleştirerek yaşamda mükemmelliği sonuç verecek bir hizmet sunabilir


hasanhoca(öğretmen)

unread,
Jun 11, 2010, 10:01:52 AM6/11/10
to tm...@googlegroups.com
birbirinizi kırmayın arkadaşlar, dünyada ölümden başkası yalan.

11 Haziran 2010 15:58 tarihinde RC <cers...@gmail.com> yazdı:
--
* Tmoz üyeliği için gmail kullanmanız önerilmektedir.
* Kitap yazarları veya yayın sorumlusu arkadaşların piyasaya çıkardıkları yeni kitaplarını tmozda duyurmasından memnun oluruz. Aynı yayının sık sık afişe edilmemesi gerekmektedir.
* Kitap doküman istekleri için kişisel bilgilerinizi guruba göndermeyiniz. İlgili kişiye özelden bildiriniz.
* Soru veya çözümler için jpg, gif, png gibi sıkıştırılmış resim formatları kullanmalısınız. Özellikle soru için pdf, bm p, doc, ppt, gibi yer kaplayan dosyalar kullanmayınız.
* Haklı veya haksız hiçbir nedenle kişisel hakaretlerde bulunmayınız.
* Sorumluluğunu almayacağınız hiçbir mesaj göndermeyiniz.
* Konu başlığına sadece içerik tanımlayıcı kısa bir ifade yazınız. Küçük harf kullanmaya özen gösteriniz.
* Aynı mesajı defalarca göndermeyiniz.
* Spam mail gönderen adresler google tarasından yasaklanmaktadır.



--
Göl AÖL/KASTAMONU

Savaş Tekin

unread,
Jun 11, 2010, 10:31:29 AM6/11/10
to tm...@googlegroups.com
namz kılınırsa her şey bitecekmi.?hüseyin üzmez de 5 vakit kılıyordu
toplumdaki ahlaki çöküntüyü din ile temizlemeyi düşünüyorsanız boşuna
benim okulumda beş vakit namaz arkadaş da var.an fazla ayrımı yapan dersleri boş geçiren kurs yapmadığı halde parasını alan....gene bu insanlar.Eğitimdeki kaliteyi yükseltmedikçebu iş olmaz.ben üç defa aylıkla ödüllendirilmeye aday gösterildim.komisyondakiler ne hikmetse tek ortak yanları siyasi görüşleri aynı olan bu insanları seçtiler okul idarem muhafazakar bu yıl beni tekrar önerdiklerini söylediler benim yanımda başka bir arkadaşı önerdiler eminim bu seferde o alacak.bu pisliği bu ahlaksızlığı nasıl temizleyeceksiniz.teşekkür ederim.:(1 tübitak projem,okulu geliştirme anlamında çok ciddi somut çalışmarın var.)hafta sonları ücretsiz matematik kursu veriyorum.2 yıldır.


 
11 Haziran 2010 15:58 tarihinde RC <cers...@gmail.com> yazdı:
TMOZDA LÜTFEN SİYASET YAPMAYINIZ.SENDİKACILIK YAPMAYINIZ.İNANCA SAYGI

RC

unread,
Jun 11, 2010, 10:59:44 AM6/11/10
to TMOZ
elbetteki namaz kılmakla bu iş bitmez.meseleyi niye siyasetleştirdiniz
ben anlamıyorum.okul müdürlükleri,aylıkla ödüllendirme gibi ödüllerin
her hükümet döneminde aynı insanların aldığını görüyoruz.hükümetler
değişiyor ama ihaleyi alan değişmiyor.ben kendi ilçemde gönüllü
matematikçi arkadaşlarla ÇELİKHAN/ADIYAMAN
da ücretsiz matematik bahçesi projesi yürütüyorum.ben de kendi
okulumda görüyorum namaz kılıp derse geç giren ama namaz kılmayıp
derse hiç girmeyen de gördüm.meseleye böyle bakılmaz.demek istediğim
tübitak açısından matematik köyünün liseliler için uygun olmadığını
düşünüyorum..



ayrıca tüm arkadşlarımızı 1 temmuzda matematik bahçemize
bekliyoruz.kaymakamlık destikliyor.

çelikhan/adıyaman

serhat yaman

unread,
Jun 11, 2010, 11:06:51 AM6/11/10
to tm...@googlegroups.com
      Sn Savaş hocam meyvelerin içinden bir iki tane çürük çıktı diye koca bir çuval sanırım atılmaz.
Ayrıca arkadaşlar bu forumu sadece öğretmenler değil öğrenciler de takip ediyor unutmayalım. Burada matematik paylaşımı yaparken öğrencileri de belli düşüncelere itip kutuplaşma yapmayalım. Daha önce kutlu doğum ile ilgili bir mesajımda da aynı şeyleri yazmıştım. Bu kadar mı birbirimize karşı duyarsızlaştık, bizim öğretmen olarak böyle davranmamız gerekiyor. Bir arkadaş düşüncelerini dile getirdi diye bu kadar ağır eleştirmek yanlış. Her görüşe önce saygı duyup sonra saygı çerçevesinde tartışabilmeliyiz.
      Biraz daha sakin ve kırıcı olmadan birbirimizi eleştirelim.

11 Haziran 2010 17:31 tarihinde Savaş Tekin <muci...@gmail.com> yazdı:



--
Bir gün dünyaya ait bir derdin olursa Rabbine dönüp "Benim büyük bir derdim var!" deme, derdine dönüp "benim büyük bir Rabbim var!" de.

bora.

unread,
Jun 11, 2010, 11:16:45 AM6/11/10
to TMOZ
"adam namaz kılınacak yer ayarlansın" demiş "siz namaz kılmakla herşey
bitecek mi" demişsiniz??? olay hüseyin üzmeze gitmiş? nasıl bir alaka
kurdunuz??? çok merak ettim
bence matematik köyü yetkilileri bu talebi dikkate almalı,
lise öğrencileirnin de geldigi amacı bilim olan bir yerde de içki vs
kesinlikle olmamalı, biz de duyduk birşeyler öğrencilerimizi
göndermedik, orası tatil köyü degil matematik köyü, orada içki
içilmesi demekle bir okulda içki içmek bence eşdeğer,
ha içki içiyorsundur dozunda, gidersin dısarda başka biryerde sarhoş
olmayacak derecede içersin o ayrı şey tabi ki,
bir de bu içki miçki olayları basına bir yansırsa artık kimse gitmez
oraya, en azından lise öğrencileirni kimse göndermez
niyet güzel ama ayrıntılara önem vermek lazım

mahmut

unread,
Jun 11, 2010, 2:29:02 PM6/11/10
to TMOZ
Evet içimde ne varsa yazdım.Kimseden gizlim saklım yok hocam.Ahmet
arif hocanın şiirininde aslıyla ilgili bir sorunum yok.Sadece o an
aklıma çat pat ne geldiyse yazdım.
Hala bu devirde bu tür düşüncelerin olması insanın kanına dokunuyor.O
köye benim çok yakın öğrencilerim ve de akrabalık bağı olan yakınlarım
katıldı.Kimse kusura bakmasın.Ahlak ve de namus insanın beyninde yer
alır.Tabi beyin yerine makarna yoksa.
Eğer tmoz da hala bu tür düşüncesizlikler yayınlanıyorsa ( ki herkesin
var olan düşüncelerine insanlığımız gereği sonsuz)
kimse kusura bakmasın düşüncelerimi yazarım.Bu ülke hala 80 yıllık
öfkenin kurbanı 23 devriminin öfkesini taşıyor bir çok canlı.
En azından ben açık açık düşüncemi fikrimi söylüyorum.
İstemeden kırmışsam birilerini özür tabi kıracak bir şey yazdıysam
Yazdıklarımın sonuna kadar arkasındayım.Ya olanlar anlatılır( olan
birşey varsa) ya da özür diilenir
Kimse kimsenin ahlak bekçisi kesilmesin.Benim öğrencim ve de
yakınlarımın ahlakından şüphe edemez kimse hatta kimsenin ahlakı
sorulmaz.Bilim ile ahlakı mescidi vb şeyleri yan yana koymak asıl
ahlaksızlıktır.oradaki gencecik beyinleri itham etmek ahlaksızlıktır.
Yazık sadece
TMOZ a giriş yapmamız ya da yapmamamız sorun olmaz benim için.Ben hala
matematik yapmaya insanları insan oldukları için sevmeye devam
edeceğim.Böyle nice öğretmenim olduğunu da biliyorum zaten
Gerisi boş
Yazık çok yazık
Bu düşüncelerin altında eğitim almaya çalışan beyinlere yazık


On 11 Haziran, 15:53, h.yaşayacak(savaş kubaş anadolu lisesi öğretmen

h.yaşayacak(savaş kubaş anadolu lisesi öğretmen ESKİŞEHİR)

unread,
Jun 11, 2010, 2:44:04 PM6/11/10
to tm...@googlegroups.com
evet militan yetiştirecek bu zihniyet.. gelecek hepimizi kesecek... aman dikkat edelim...

11 Haziran 2010 21:29 tarihinde mahmut <batlam...@mynet.com> yazdı:
--
* Tmoz üyeliği için gmail kullanmanız önerilmektedir.
* Kitap yazarları veya yayın sorumlusu arkadaşların piyasaya çıkardıkları yeni kitaplarını tmozda duyurmasından memnun oluruz. Aynı yayının sık sık afişe edilmemesi gerekmektedir.
* Kitap doküman istekleri için kişisel bilgilerinizi guruba göndermeyiniz. İlgili kişiye özelden bildiriniz.
* Soru veya çözümler için jpg, gif, png gibi sıkıştırılmış resim formatları kullanmalısınız. Özellikle soru için pdf, bm p, doc, ppt, gibi yer kaplayan dosyalar kullanmayınız.
* Haklı veya haksız hiçbir nedenle kişisel hakaretlerde bulunmayınız.
* Sorumluluğunu almayacağınız hiçbir mesaj göndermeyiniz.
* Konu başlığına sadece içerik tanımlayıcı kısa bir ifade yazınız. Küçük harf kullanmaya özen gösteriniz.
* Aynı mesajı defalarca göndermeyiniz.
* Spam mail gönderen adresler google tarasından yasaklanmaktadır.

mahmut

unread,
Jun 11, 2010, 2:45:45 PM6/11/10
to TMOZ
Haklısınız
TMOZ da siyaset yapılmamalı hele hele insanları ahlaksızlıkla suçlamak
hiç olmamalı
Sendikacılık olsa mesele bu kadar şeyi yazmazdınız.Meseleyi karma
eğitime vb bir sürü tartışmalı şeye getiriyorsunuz.Onlar adı üstünde
tartışılır bir sürü şey konuşulur.AMAA KİMSEYİ AHLAKSIZ YAPMAZ KARMA
EĞİTİM
FEN BİLİMLERİ DOĞA BİLİMLERİ SOSYAL BİLİMLERİ YA DA KISACA BİLİM
YAPMAYI HANGİ TÜR AHLAKLA BAĞLIYORSUNUZ.SİZ ÖNCE NE SÖYLEDİĞİNİZİ
BİLİN.
yA ÖZÜR DİLEYİN YA DA AÇIKLAYIN DEDİM NELER YAZMIŞSINIZ.
Sendikacılık yapacak olsaydık yapacağımız çok yer olurdu.Ama burda
yapmazdık.Ki bu forumun ilk aşamalarını biliriz siz de bilirsiniz
belki.İsmail erciyesleri mustafa yağcıları eyüp kamil yeşilyurtları
daha niceleri.Kimsenin ne sendikası ne siyasi görüşü ne de başka
birşeyi tartışılmadı burada.Kimse bırakın birini bir topluluğu
ahlaksızlıkla suçlamadı.Mesajınızda yazdıklarınız o sözünüzün üstünü
kapatmaz.

''sevgili hocalarım
> tmozdaki arkadaşların çok şiddetli siyaset yaptıklarını
> görüyorum.sendikacılık yaptıklarını,hükümete laf attıklarını esefle
> takip ediyorum.burası siyasi bir klup değilidr.bilimsel açıklamalar
> yaparken insanların dünya görüşünü küçümsemeyin.yoksa
> küçülürsünüz.benim matematik dergisine veya Ali nesin hocama bir lafım
> yok.
> Ama 15 yaşındaki lise öğrencilerine serbest bir ortam oluşturup,kızlar
> ile erkekleri rahat bir ortamda biraraya getirmek matematik yapmak
> demek değildir.eğer herkesin inancına dünya görüşüne saygı duyuluyorsa
> birde insanların namaz kılacakları bir ortam oluştursunlar.demek ki
> sen matematik köyünde her kesime hitap etmiyorsun.Tübitak ta sadece
> bir kesime hizmet edecek bir projeye tabiki destek vermez.karma eğitim
> başlı başına bir sorun iken bir de uygun ortamlar hazırlamak apayrı
> bir sorundur.''
Yukarıda yazdıklarınızı tekrar bir okuyun bakalım.Bilimin yanında
mescit olmaz.Mescitin yanında da bilim.Hz.Peygamber deve üstünde
kılardı namazını bilmez misiniz.İnsanın içinden okuduğu dualar
namazdır.Bilmez misiniz.Herşeyi din mescit eksenine
dönüştürüyorsunuz.Sizin için herşey din ayrımcılık.
15 yaşındaki insnları kapatalım o zaman belki ahlakları
gelişir.Parklara gitmesinler orda bir sürü insan var.caddede de
yürümesinler,çıkmasınlar bir yere oh hem matematik öğrenirler hem de
ahlak

Bu yazdıklarınızdan ben utandım arkadaş.Sizinle aynı mesleği icra
etmenin de utanç olduğunu söyleyeyim.

Sizin matematik dehası bile olmanız ne fayda artık.
Hiç boşuna siyaseti yapmayın avrupalı şunu dedi yok şunu tartıştı
diye.Asıl siyaseti dini bilime siz sokuyorsunuz.Kendi kendinize itiraf
etmişsiniz işte.
TMOZ da sizin gibiler varken biz yokuz arkadaş.Benim öğrencilerim,
tanıdıklarım vb kimse olmaz.Kötü söz sahibinindir.

(Yukarıda yazdıklarınıza dayanarak ayrımcılığı da savunamazsınız hele
bu topraklarda asla.Eğitim adı altında kızlarımızı erkeklerimizi
ayırıyorsunuz.Daha derine inelim bir bir ayıralım herkese özel eğitim
verelim.Oraya gelinceye kadar tartışılacak çok şey var ayrıca.Kendi
kişisel görüşümdür sadece beni bağlar)
> eşitliğini sağlayacağına inanıyorlardı. Araştırmalar daha net ...
>
> tamamını oku »

iskender tökel

unread,
Jun 11, 2010, 3:39:49 PM6/11/10
to tm...@googlegroups.com
"Bilim ile ahlakı mescidi vb şeyleri yan yana koymak asıl ahlaksızlıktır."

Ben 1 yıl gibi kısa sayılacak bir süre önce bu grubun üye olmuş olsamda, bilen bilir bu gibi konulara yorum yapmam.Bana ve muhattabıma hiçbirşey kazandırmayacağına inandığımdan ama yukarıdaki cümleyi anlayamadım. Kendimi tutamadım.

Bazı büyüklerimiz "arkadaşlar tartışmalarınızı birbirinize özel mail atarak devam ettirin" diyecekler. Ki haklılarda, ama madem bu düşünce herkese açık bir şekilde dile getirilmiş, şu soruyu sormakda nacizane benim hakkım
"Hangi felsefenin sonucudur bu yargı"

burda kastedilen nedir?

oktay

unread,
Jun 11, 2010, 4:01:31 PM6/11/10
to TMOZ
merhaba arkadaşlar
amacım provakatif olmak falan değil
fakat bazı arkadaşlar darwin in teorisi için "tüm dünyada
geçerliliğini kalmamış *hipotez*
ve "ortaya attığı hipotez defalarca çürütülmüş " ifadeleri kullanılmış
ki bunların hiçbiri doğru değil.
bu cümleler beni provake etti. yok öyle birşey

Ayrına cami konusunda ali nesin ile görüşseniz büyük bir ihtimalle
hadi birlikte bir cami yapalım derdi diye düşünüyorum

ben kendi açımdan bira içmeyi de olumsuz davranış olarak
görmüyorum.öğrencilerin
ise benden çok etkilenip bira içeceklerini tahmin etmiyorum.

Mustafa Gürbüz

unread,
Jun 11, 2010, 4:59:44 PM6/11/10
to tm...@googlegroups.com
KEŞKE BÜTÜN BU DİYALOGLARI GÖRMESEYDİM..YİNE DE TÜM HOCALARIMA MATEMATİK ÖĞRETTİKLERİ İÇİN SAYGILAR..
TÜRKİYE MATEMATİK ÖĞRETMENLERİ ZÜMRESİ GRUBUNA SEVGİLERLE..(GRUBUMUZUN ADINI BİR HATIRLATAYIM DEDİM İ KELİMELERIN ALTINI ÇİZEREK; GALİBA HEPİMİZ UNUTMAYA BAŞLADIK...)

Hasan Günveren (Öğretmen)

unread,
Jun 11, 2010, 5:53:04 PM6/11/10
to tm...@googlegroups.com
Bu gibi tartışmaların bizi bir yere götürdüğü yok...Defalarca
görüldü....Bence burada matematik ortak paydasında buluşup
birbirimizi kırmamalıyız...Farklılıklarımız güzelliklerimizdir...

Selamlar saygılar TMOZ un değerli öğretmenleri ....Birbirimizi bu
ve benzeri msj larla kırıp birlikteliğimizi bozmayalım derim
nacizane....

11 Haziran 2010 23:59 tarihinde Mustafa Gürbüz <gurbuz...@gmail.com> yazdı:

tahir yıl

unread,
Jun 11, 2010, 6:10:33 PM6/11/10
to tm...@googlegroups.com
Matemetik köyüne giBtmedim ama orada içki satışının olması ve mescit olmamasımı orayı kötü bir yer yapıp tübitaktan onay almamasını haklı sayan bir zihniyet geliştirilmesini sağlamakta.darvinden girlmiş hipotezleri çürütülmüş bu kadar basitmiydide 200 yıldır insanlar bunu tartışıyor.İdeolojilerine göremi bu köyü kötülüyorsunuz onuda anlamıyorum..Ben içki içen bir matematik öğretmeniysem kötü bir matematikçimiyim,yapmayın allah aşkına yaşam hakkı tanıyın kendiniz gibi olmayanlara...

12 Haziran 2010 00:53 tarihinde Hasan Günveren (Öğretmen) <hasang...@gmail.com> yazdı:

yavuz demirdöğen (öğretmem)

unread,
Jun 11, 2010, 6:56:57 PM6/11/10
to TMOZ
arkadaşlar
ekabirden ses seda çıkmadı hala
onlardan bir tepki bekledim
bari ben yazayım
bu tip tartışmalar için uygun bir tmoz-özelimiz var
lütfen yazacaklarınız oraya yazınız
herkes eminim iyi örnek olmak ister
ama bu kadar paylaşımı gerçekleştirebilmiş
ve herhangi bir çıkar paydasından buluşmamış
bu kadar (bence) değerli arkadaşların biribrlerine kızarken
öğrencilerinin
öğrencilerimizin karşısında
ya da matematiği seven ama möğretmen olmayan diğer arkadaşların önünde
birbirlerini kırması hiç güzel olmuyor
biz inançlarımızdan düşüncelerimizden dolayı en sert tartışmaları
yapıp kapıdan çıkarken kolkola girebilecek kadar
saygı sahibi insanlarız diye biliyorum
hayatımda oturmadığım muhabbet masasına sırf buradan çooook değer
verdiğim birisi için oturdum ve hiç de rahatsız olmadım
o da benden olmadı(seviyorum seni ihtiyar::::D)
bu saygıyı en azından diğerlerine gösterin
taylanım
şu başlığı alabiliyorsan t-özele al ya da oluyorsa kilitle lütfen
saygılarımla
yavuz demirdöğen

On 11 Haziran, 11:36, RC <cersoy...@gmail.com> wrote:
> AHLAKİ DEĞERLERİN OLMADIĞI YERDE MATEMATİK OLMAZ.
>

ŞENCAN

unread,
Jun 12, 2010, 4:03:24 AM6/12/10
to tm...@googlegroups.com
TMOZ'un çivisi çıkmış. İnsanlar matematikle örttükleri kinlerini militanist fikirlerini matematiği ortadan kaldırarak ortalığa kusmuş hemde bunu matematik adına yaptığını söylemiş. Böyle matematik yapacaksanız lütfen başkalarının üzerine sıçratmayın.

2010/6/12 yavuz demirdöğen (öğretmem) <yavuz...@gmail.com>
--
* Tmoz üyeliği için gmail kullanmanız önerilmektedir.
* Kitap yazarları veya yayın sorumlusu arkadaşların piyasaya çıkardıkları yeni kitaplarını tmozda duyurmasından memnun oluruz. Aynı yayının sık sık afişe edilmemesi gerekmektedir.
* Kitap doküman istekleri için kişisel bilgilerinizi guruba göndermeyiniz. İlgili kişiye özelden bildiriniz.
* Soru veya çözümler için jpg, gif, png gibi sıkıştırılmış resim formatları kullanmalısınız. Özellikle soru için pdf, bm p, doc, ppt, gibi yer kaplayan dosyalar kullanmayınız.
* Haklı veya haksız hiçbir nedenle kişisel hakaretlerde bulunmayınız.
* Sorumluluğunu almayacağınız hiçbir mesaj göndermeyiniz.
* Konu başlığına sadece içerik tanımlayıcı kısa bir ifade yazınız. Küçük harf kullanmaya özen gösteriniz.
* Aynı mesajı defalarca göndermeyiniz.
* Spam mail gönderen adresler google tarasından yasaklanmaktadır.



--
Orhan Çalış Çok Programlı Lise
Göynük(Diyar-ıAkşemseddin) / Bolu

http://yasarsencan.blogspot.com/

Benden anlamadın şiirden anla

Senin gülüşünle yaşadığımı

Akşamı ettiğim senden kalanla

Sabaha seninle başladığımı

Benden anlamadın şiirden anla

m fethı gungor[İlmin kölesi]

unread,
Jun 12, 2010, 4:36:15 AM6/12/10
to tm...@googlegroups.com
arkadaşlar bu meseleyi artık kapatınız gereksiz kin ve garez gütmeyin ve bizleride meşgul etmeyin hepinize teşekkür ederim

2010/6/12 ŞENCAN <quass...@gmail.com>

h.yaşayacak(savaş kubaş anadolu lisesi öğretmen ESKİŞEHİR)

unread,
Jun 12, 2010, 12:24:00 PM6/12/10
to tm...@googlegroups.com
o söylediğiniz cümlelerin hepsini ben söyledim... bransım biyoloji olmadıgı için detaya girmedim... cok merak ediyorsanız onlarca kitap var... lakin sizde diyeceksiniz ki o kitapların hepsi saçmalamış.. çünkü inanmak istediğinizin kitapları doğrudur mantığı anladığım kadarıyla dimağınızı kaplamış... belki aynı durum hocam sizin içinde geçerli  diye düsünebilirsiniz... ama emin olun bunu düşünmediğim bir gün dahi yok... ve sonuç olarak sığ bakışımla defalarca çürütülmüş, bir hipotezden öteye artık gitmeyen ve tüm dünyada geçerliliği kalmamış bir teoridir artık...

11 Haziran 2010 23:01 tarihinde oktay <bektas...@hotmail.com> yazdı:
--
* Tmoz üyeliği için gmail kullanmanız önerilmektedir.
* Kitap yazarları veya yayın sorumlusu arkadaşların piyasaya çıkardıkları yeni kitaplarını tmozda duyurmasından memnun oluruz. Aynı yayının sık sık afişe edilmemesi gerekmektedir.
* Kitap doküman istekleri için kişisel bilgilerinizi guruba göndermeyiniz. İlgili kişiye özelden bildiriniz.
* Soru veya çözümler için jpg, gif, png gibi sıkıştırılmış resim formatları kullanmalısınız. Özellikle soru için pdf, bm p, doc, ppt, gibi yer kaplayan dosyalar kullanmayınız.
* Haklı veya haksız hiçbir nedenle kişisel hakaretlerde bulunmayınız.
* Sorumluluğunu almayacağınız hiçbir mesaj göndermeyiniz.
* Konu başlığına sadece içerik tanımlayıcı kısa bir ifade yazınız. Küçük harf kullanmaya özen gösteriniz.
* Aynı mesajı defalarca göndermeyiniz.
* Spam mail gönderen adresler google tarasından yasaklanmaktadır.



--

Gokhan Kececi

unread,
Jun 12, 2010, 4:44:35 PM6/12/10
to tm...@googlegroups.com


tmozun çivisi çıktığı falan yok 6 sene öncede yahoo grup da aynı tartışmayı bulman mümkün yazdığın militarist kin kusma lafını üstüme alınmadım yada öyle ise yazdığımı okumadın oraya yazdığım rejim düşmanı da olsa concon da olsa diye yazdım demek istediğim uç örneklerdi burada ikisinin de olmadığını bilerek bilmek isteyerek bir yazı yazdım içten yada olsada biizm tek amacımıızn matematik olması gerektiğini yazdım tek eleştirdiğim nokta şu bu mailler arasında AHLAKIN OLMADIĞI YERDE MATEMATİK OLMAZ ben yeğnimi gönderdim matematik köyüne buradaki insanlar ahlaksız ben ahlaksızım yeğenim ahlaksız göndermeyen ahlaklı gitmeyen ahlaklı  ama hala oradakiler ahlaksız bunu düşünceyi aşacağız yada her zamanki gibi konuşmamaya devam edeceğiz başka birşey konuşmak istemiyorum uzadıkça uzuyor ne olur özelime fikirlerinizi gönderiniz konuşmak istememekle birlikte her fikri duymak istiyorum tmoz yıpranmasın

gariban hoca

unread,
Jun 12, 2010, 5:41:39 PM6/12/10
to TMOZ
ARKADAŞIM ÇOK GÜZEL ANLATMIS. BEN BİR GENEL LİSEDE MATEMATİK
ÖĞRETMENİYİM ÖĞRENCİLERİN MATEMATİK VE GEOMETRİ ÜZERİNE
YAZIRLADIKLARI PROJELERİ TÜBİTAKA GÖNDERİYORUM VE HİÇ BİR SONUÇ
ÇIKMIYOR..ANLADIMKİ BOŞUNA GÖNDERİYORUZ...ŞİMDİ BRANŞTAŞLARIMA
SESLENİYORUM..BU KURUMA MATEMATİK VEYA GEOMETRİ PROJESİ
GÖNDERMEYELİM SALLAYIN GİTSİN.ZATEN HEP DERECELERE SOSYOLOJİK
PROJELER ALINIYOR...

ayhan küçükyörü(öğretmen)

unread,
Jun 12, 2010, 6:41:44 PM6/12/10
to TMOZ
Çok değerli arkadaşlarım.
Şu güne kadar gelmiş geçmiş matematikcilerin öz geçmişlerine
baktığımızda hangisinin içiki içtiği veya hangisinin dini vecibelerini
yaptığı hakkında bil bilgi varmıdır.Ancak bizler şu teoreme göre
diye ... soruları çözmeye başlıyoruz.
Ama bizler hala bu belirtilen tartışılan işlerle uğraşıyoruz.
Bırakın kim nasıl isterse öyle yaşasın.
Şimdi ben akşam bi duble rakı aldım diye ahlaksız veya bi rekat namaz
kıldım diye yobaz mı oluyorum.
Bunların tartışılmasına gerek yok.
Matematik köyü için ise düşüncem şu.
Bence devletin bir eksiğini kapatmak için kişilerin özveri ile
kurdukları ve yaşatma mücadelesi verdikleri bir kuruluş. Bunun için
devletin kurumlarından yardım istemeleride normaldir. Eğer bu dilek
red edilmiş ise red edilme gerekceleri belirtilmelidir. Diğer türlü
bazı kesimlere destek sana gelince yokk olmaz.
Bu olayları yaşam içinde görüyoruz. Bu olayları genişletirsek siyasi
tartışmaya girmek gerekir.O da bizim işimiz değil.
Hepinize bol matematik li günler dilerim.

taner kalyoncu

unread,
Jun 13, 2010, 4:13:42 AM6/13/10
to tm...@googlegroups.com
Bu sene hazırladığımız proje bölgeden çıkarak Ankarada ki finallere katıldı.Biz Ordu'da 2 yıllık bir Anadolu lisesiyiz.Orda çok deneyimli okullar var.Hak edenin yanında hak etmeyenede ödüller verildi.Ankara'da çok enterasan bir şeyle karşılaştım.Hangi bölgeye ait bilmiyorum ama Gaziantep'den Sunguroğlu diye bir kolej 3 projeyle finallere katılmış.Koskoca bölgede başka bir okul yokmuş gibi .Yani 1 okuldan 3 proje finale gelmiş.Ben burada o okulun hangi grubun okulu olduğunu söylemiyorum ve aynı okul bir 2.lik ve bir 3. lük aldı.1. de samanyolu .Ben Tübitağın derecelendirme anlamında bu gibi şeyleri göz önüne alacağını düşünemiyorum.Eğer böyle bir şey varsa bizim bu gibi çalışmalara katılmamıza gerçekten gerek yok.O projeler bilimsel anlamda çok güzel olabilir.Ama böyle bir eğilimin olması düşündürücü. 

13 Haziran 2010 01:41 tarihinde ayhan küçükyörü(öğretmen) <ayhanku...@gmail.com> yazdı:
--
* Tmoz üyeliği için gmail kullanmanız önerilmektedir.
* Kitap yazarları veya yayın sorumlusu arkadaşların piyasaya çıkardıkları yeni kitaplarını tmozda duyurmasından memnun oluruz. Aynı yayının sık sık afişe edilmemesi gerekmektedir.
* Kitap doküman istekleri için kişisel bilgilerinizi guruba göndermeyiniz. İlgili kişiye özelden bildiriniz.
* Soru veya çözümler için jpg, gif, png gibi sıkıştırılmış resim formatları kullanmalısınız. Özellikle soru için pdf, bm p, doc, ppt, gibi yer kaplayan dosyalar kullanmayınız.
* Haklı veya haksız hiçbir nedenle kişisel hakaretlerde bulunmayınız.
* Sorumluluğunu almayacağınız hiçbir mesaj göndermeyiniz.
* Konu başlığına sadece içerik tanımlayıcı kısa bir ifade yazınız. Küçük harf kullanmaya özen gösteriniz.
* Aynı mesajı defalarca göndermeyiniz.
* Spam mail gönderen adresler google tarasından yasaklanmaktadır.



--
Ey kör! Bu yer,bu gök,bu yıldızlar boştur boş
Bırak onu bunu da gönlünü hoş tut hoş!
Şu durmadan kurulup dağılan evrende
Bir nefestir alacağın ,o da boştur boş!
                                  HAYYAM

murat yalcin(öğretmen)

unread,
Jun 13, 2010, 5:04:28 AM6/13/10
to tm...@googlegroups.com
döndunuz dolastınz olayı bize yamadınız helal olsun:):):) hiçde mudahil olmadıgı(m)mız halde:):(:):))

13 Haziran 2010 11:13 tarihinde taner kalyoncu <tanerk...@gmail.com> yazdı:



--

........Dünyanın lezzetleri, zevkleri ve zinetleri Halıkımızı, Mâlikimizi ve Mevlamızı bilmediğimiz takdirde Cennet de olsa Cehennemdir..........

Ümit Barış Köse

unread,
Jun 13, 2010, 5:15:52 AM6/13/10
to tm...@googlegroups.com
Saygılar Ali Nesin hocam,

Bu sayfalara yoğunluktan dolayı her zaman giremiyorum. Tesadüfen girdim ve yazınızı okudum. Şu anda çok heyecanlıyım, hücrelerim titriyor... vede çok sinirlendim...
siz hiç üzülmeyin, yaşadığınız olay gibi binlercesini yaşıyanlar var...
siz bir bilim adamısınız, akademisyensiniz, inanın yaşadığınız hiç birşey. Maalesef muhatap olduğunuz kişiler sizin gibi değerli bir bilim adamını bu durumlara düşürmekten zevk almışlar...
...................
babam köy enstütüsü mezunu ömrünü insanlığa adamış bir öğretmendi ve buna benzer durumlara üzüntüden yıllar önce 47 yaşında kalp krizi geçirdi ve kaybettik....Yıllar geçmesine rağmen öğrencileri, köylüleri unutmaz ve anarlar...
Ondan sonra, ona üzüntüden ölen arkadaş ve öğrencileride olmuştu....
kusura bakmayın şu anda cümleleri kurmakta zorlanıyorum... Çok doluyum. Ben sizlere göre basit ama işimi seven öğretmenim... çok kısıtlı imkanlarla babasız okudum, iyi bir eğitimde alamadım ama kendimi iyi yetiştirdim. Ellerinizden öperler 2 başarılı çocuğum var lisede. biri önümüzdeki yıl üniversiteye başlıyacak... İyi eğitim alamadım ama çalışma hayatımda ciddi projelerim oldu. 
Bugün bunların hiçbir değeri yok...
Bende bir köyde rahatsızlık yaşadım...
sizinki birşey değil, ben güvenlik görevlilerini çağırmama rağmen onların yanında bana ve eşime 20 kişi taş ve sopalarla saldırdılar, ölümle tehdit ettiler...
.................... savcı bey dinledi...dinledi...beni öldürecekler yazlığıma gidemiyorum dedim... sende onları öldür dedi...
bende beni öldüreceklerini bilsem ben onları öldüremem çünkü 25 sene insanları eğitmek için uğraştım, gözlerinin içine sevgi ile baktım, ben onları öldüreceğime onlar beni öldürsün dedim ve ayrıldım... 2 yıl olmasına rağmen halen aynı yere ailemle tedirgin giderim.. 
Size göre küçük bir eğitimciyim ama, çok savcılar, subaylar, doktorlar yetiştirdim...çok... çok...

<<
   ben bir bahçe suluyorum gönlümden,
   kimse bilmez, anlamaz halimden
   ne güller fışkırır çilelerimden....
  .......................
>>
ben yine bahçemi sulamaya devam edeceğim...

onun için siz hiç üzülmeyin kıymetli hocam, sizin değerinizi bilenlerde vardır... olacaktırda...
saygılar duyuyorum...


09 Haziran 2010 22:12 tarihinde mustafa yagci <yagcim...@yahoo.com> yazdı:

TÜBİTAK Başkanı Sayın Prof. Dr. Nüket Yetiş’e Açık Mektup

 

Ali Nesin

İstanbul, 7 Haziran 2010

 

Sayın Prof. Dr. Nüket Yetiş,

Sorumlusu olduğunuz TÜBİTAK’tan şikâyetçiyim. Sadece ben değil, matematikçi ya da değil, tanıdığım herkes şikâyetçi. Ben kendi dertlerimi size anlatmak istiyorum. Eğer isterseniz diğerlerinin dertlerini kendilerine sorup dinlersiniz.

 

Sayın Prof. Dr. Nüket Yetiş,

Basından mutlaka takip etmişsinizdir: 2007 yılında Şirince’de dağ başında, Nesin Vakfı bünyesinde bir “Matematik Köyü” kurduk. Kereste, taş, çamur ve samandan yapılmış geleneksel tarzda evleriyle, taş kaplanmış avluları ve daracık serin sokaklarıyla, çardakları, amfitiyatrosu, sadeliği ve içtenliğiyle, herkesin ilk bakışta âşık olduğu dünya güzeli yemyeşil bir köy oldu.

Halkımızın maddi katkısı ve emeğiyle kurduk bu köyü. Çoluk çocuk ve gönüllüler çalıştı inşaatında. Tam bir imece ürünü. Başka türlüsü de olamazdı zaten, biz günü gününe yaşayan mütevazı bir vakıfız.

Hiçbir maddi çıkar gütmeden bireysel çabalarımla 1998’ten beri her yaz düzenlediğim matematik yazokullarını artık Matematik Köyü’nde yapıyorum. Her yaz 500 dolayında liseli ve üniversiteli genç Matematik Köyü’nde dünya çapında matematikçilerle ve olağanüstü bir matematikle tanışıyor. Söylemeye gerek var mı? Bu öğrencilerin büyük çoğunluğu dar gelirli ya da yoksul.

Dünyanın her yerinde böyle bir girişim devlet tarafından desteklenir. Biz de projelerimizi desteklemesi için doğal olarak TÜBİTAK’a başvuruyoruz. Bu yıl da 11 yazokulu projemizin 7’sine maddi destek vermesi için TÜBİTAK’a başvurduk. Tüm projelerimizi desteklemeyeceğini deneyimle bildiğimizden, sunduğumuz projelerin iki ya da üçünü desteklerse, bu destekle diğer projelerimizi de yürütebileceğimizi düşündük.

TÜBİTAK, 7 projemizin 7’sini de reddetti!

 

Sayın Prof. Dr. Nüket Yetiş,

İzin verirseniz devam etmeden önce TÜBİTAK’la ilgili bir anımı aktarmak istiyorum.

Bundan bir iki yıl önceydi. Matematik Köyü’nde liseliler için bir proje tasarlayıp TÜBİTAK’a sunmuştuk.

Bir zaman sonra bir yazı geldi TÜBİTAK’tan. Ankara’ya gelip projeyi panelistler, yani hakemler önünde anlatmamı istiyorlardı.

“Herhalde bu herkese yollanan bir yazı, panelistler proje sunan, ama tanımadıkları, güvenmedikleri lise öğretmenlerini yakından tanımak için böyle yapıyorlar, herhalde bu davet bana yönelik değildir,” diye geçirdim içimden.

Gene de emin olamayıp TÜBİTAK’a telefonla sordum. Benim de projemi panel önünde anlatmam gerekiyormuş... Projede her şey anlaşılmazmış...

Oysa projemizde her şey yazıyordu, ne eksik olabilirdi ki, nesi anlaşılmayabilirdi ki?

Randevu verilen gün ve saatte bir işimin olup olmadığı da sorulmamıştı. Gitmek zorundaydım. Yol parasını da ödemiyorlardı. İşimi gücümü bırakıp İstanbul’dan Ankara’ya, TÜBİTAK’a gittim. Bekleme odasında bir süre bekledikten sonra panelin önüne çıktım.

Başkan ortayaşlı bir hanımdı. İkinci başkan, ya da panelin ikinci etkili ismi Darwin skandalında da adı geçen Sayın Çiğdem Atakuman’dı. Diğer beş panelist 20’li yaşlarda gencecik insanlardı. Elli yaşında bir profesörü İstanbul’dan Ankara’ya getirterek huzurlarına çağırmakta hiçbir beis görmemişlerdi.

Başkan sözü aldı:

-          Ali Bey, dedi, ben projeleri önceden okumam. Bana projenizi anlatır mısınız?

Biliyorum inanılır gibi değil ama aynen böyle söyledi. Sayın Çiğdem Atakuman o günü anımsar sanıyorum, kendisine de sorabilirsiniz. Dayanamayıp bunun nedenini sordum.

-          Çünkü projelerden habersiz geldiğimde çok ilginç sorular soruyorum, başkalarının hiç dikkatini çekmeyen şeyleri görüyorum... Öyle değil mi arkadaşlar? diye sorup etrafındaki gençlere baktı onay bekleyerek.

Diğerleri, nerdeyse tek bir ağızdan,

-          Evet efendim, öyle efendim, dediler, çok ilginç sorular soruyorsunuz...

Neden çağrıldığımı anlamıştım. Bu saygısızlık karşısında bana sadece susmak düşüyordu.

Projeyi anlatmam istendi. Anlattım. Başkan,

-          Ali Bey, dedi, derslerinizde soracağınız sorulardan birkaçını rica edebilir miyim?

En ilginç bulduğum birkaç soruyu söyledim. Kısa bir sessizlik oldu. Başkan etrafına bakındı. Herhalde kendisinden soruların yanıtlarını beklediğimi sanmış olmalı ki, sinirli sinirli gülümseyerek,

-          Eskiden olsaydı bunların hepsine şıp diye cevap verirdim, dedi, ama unuttum bu konuları şimdi...

Oysa sorularımın hepsi değme matematikçiyi zorlayacak sorulardı. Kendim uydurduğum bu soruların bazılarının yanıtını bulmak için günlerce düşünmüştüm. Bazılarınınkini de hiç bulamamıştım... Ben sadece “ne kadar güzel sorular değil mi, güzel olduklarını teyit edin, heyecanımı paylaşın” anlamına bakmıştım panelistlerin yüzüne. Oysa onlar soruları bile anlamamışlardı.

Başkan devam etti konuşmasına:

-          Ali Bey, dedi, biz sizi araştırmacı olarak çok iyi biliyoruz, tanınmış bir araştırmacısınız ve konunuzda belli ki çok iyisiniz, ama eğitimci olarak biz sizi hiç tanımıyoruz. İyi bir araştırmacı olmak demek illa iyi bir eğitimci olmak anlamına gelmez... Bu projede başarılı olacağınızı nasıl bilebiliriz ki?..

Bu aşamada projemi reddetmeye niyetli olduklarını anlamıştım. Son bir umutla kendimi savundum:

-          Ama ben 5 yıldır liselilere yönelik Matematik Dünyası diye bir dergi çıkarıyorum... Derginin her sayısı on bin satıyor...

Etrafına bakınıp,

-          Öyle mi? Bilmiyordum... dedi.

Diğerleri “evet öyle” anlamına baş salladılar.

-          Ayrıca, diye ekledim, 20 küsur yıldır onlarca kez basılmış 5-6 tane popüler matematik kitabım var...

Gene etrafına sorgulayıcı bakışlar attı.

Diğer panelistler gene “evet öyle” anlamına başlarını salladılar.

-          Ayrıca haftada en az bir kez bir ilkokula, bir liseye konuşma vermeye giderim...

Başkan konuyu değiştirdi:

-          Ali Bey, dedi, bizim konseptimiz daha çok eğlence ve oyun içeren projeler...

-          Olabilir... Benim konseptim de böyle... Farklılık güzel şeydir...

-          Ama biz bu tür projelere destek vermiyoruz, bizim konseptimize uymuyor...

-          Afedersiniz ama burası sizin konseptinizi destekleme derneği değil. Sizin konseptiniz yazmıyor şartnamede.

-          Üzgünüz...

Ayağa kalktım, kapıya doğru yönelirken,

-          Destekleseniz de desteklemeseniz de bu proje gerçekleşecek, dedim sinirli sinirli. Bu projeyi desteklemek sizin için ancak bir onur olabilir...

 

Projem desteklenmedi elbet. Ama hiç olmazsa bu vesileyle bir panelist grubunuzla tanışma fırsatım oldu.

Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da TÜBİTAK’a sunduğumuz tüm lise ve lisans yazokulu projelerimiz reddedildi.

Geçen yıl hiçbir red gerekçesi gösterilmemişti. Bu yıl ısrarlarımız ve konunun basına yansıması karşısında red gerekçeleri sunuldu.

Gerekçelerin bir kısmı yersiz, bir kısmı dayanaktan yoksun, bir başka deyişle her biri aslında bir bahane.

Örneğin gerekçelerden biri, derslerin günün hangi saatinde yapılacağının belirtilmemesi. Alay gibi! Şartnamede olsaydı onu da yazardık ama yazmıyordu. Aklımıza da gelmedi doğrusu.

Bir başkası, ve bana en ağır geleni, Matematik Köyü’nü benim kurmuş olmam ve yönetmem ve orada yapılacak ve benim de yer aldığım bir projenin desteklenmesinin etik olmadığı!

 

Sayın Prof. Dr. Nüket Yetiş,

Projelerimizin desteklenmesi için, Matematik Köyü’nde matematik öğretmemem gerekiyormuş!

Hayatımın iki yılını ve varım yoğum her şeyimi verdim bu Köy’ü kurmak için. Başıma gelmedik bela da kalmadı. TÜBİTAK bu çabalarımdan dolayı beni kutlamak yerine, Köy’de yapılacak olan ve benim de yer aldığım projelere destek vermenin etik olmadığını söylüyor...

Hayatını matematiğe ve matematik eğitimine adamış biri Matematik Köyü yerine tatil köyü ya da dersane mi kurmalıydı? Panelistler Türkiye’de nasıl para kazanılacağını bilmiyorlar mı?

 

Sayın Prof. Dr. Nüket Yetiş,

Kurumunuzun reddettiği projelerin her biri birer mücevher değerindedir. Sadece Türkiye’de değil, dünyada bu projelere eşdeğer bir proje kolay kolay bulunamaz. Özür dileyerek söylüyorum, ama gerçek bu: Bu projeleri haklı ya da haksız gerekçelerle reddetmek kimsenin haddi değildir. TÜBİTAK’ın bu projeleri öpüp başına koyması, destekleyecek bütçesi yoksa, başbakana, cumhurbaşkanına çıkıp örtülü ödenekten yalvar yakar para istemesi gerekir!

Reddedilen projelerimizin değerini anlayacak kadar matematik bilmiyorsunuzdur muhtemelen, zaten bilmek zorunda da değilsiniz. Herkesin konusu ayrı. Bana inanmayın ve lütfen bir bilene, bir anlayana sorun. Konuyla hiçbir ilgisi olmayan ya da yönlendirilmiş panelistlerinize değil ama.

Son olarak Sayın Prof. Dr. Nüket Yetiş, tüm içtenliğimle şunu söylemek istiyorum: TÜBİTAK’tan destek almamamıza değil, TÜBİTAK’ın destek vermemesine üzülüyorum!

Saygılarımla,

Ali Nesin


yavuz demirdöğen (öğretmem)

unread,
Jun 13, 2010, 4:43:36 PM6/13/10
to TMOZ
taner hocam
kıyasınız da söyleminiz de hem çok yanlış hem de çok taraflı..
sene 1998 de samanyolu kolejinden havayla çalışan araba projesi
gitmişti ve
sırf yanlılıktan dolayı incelenmedi bile..
1992 yılında (yanlış hatırlıyor olabilirim)
ilk derecelerini aldılar
her sene o okullar
sadece yurt içinde değil yurt dışındaki okullarıyla
proje hazırlamaya
çok ciddi kaynak emek ve insan ayırmaktalar
hiçbir devlet okulu o kadar kaynak emek ve insan ayırmaz ya da
ayıramaz
bunda oranın özel okul olması ve kendi başarısını gösterme zorunluluğu
da etkendir
yoksa hiçkimse hele de eğitim söz konusu olunca
kara kaşına kara gözüne çocuğunu emanet etmez
güzel bir söz: eğitim sadece eş dost olmaktan başka özelliği olmayan
eşe dosta emanet edilemeyecek kadar
ciddi bir iştir
evet siz 3 projenin aynı okuldan gelmesini öyle görebilirsiniz
ben de 3 tane sağlam proje çıkarabilecek kadar uğraşmışlar diye
görürüm
sizin bölgenizde de çok fazla okulları var
bunun yanında öğrenci kalitesini çok iyi bildiğim ordu fen lisesi ve
trabzon yomra fen lisesi var
ama siz çıktınız
demek ki bu yanlılık değil hakkaniyettir
kısacası bu nederen baktığınıza bağlı
ister inkar edin ister kabul edin
eğitimi şu an en iyi şekilde hakkını vererek ve her yere yayarak onlar
yapıyor
bu sizce şuanda tübitakın desteğini aldığını düşündüğünüzden dolayı
mıdır?
yıllardır ankarada maltepenin öğrenci sayısı 15000 den aşağı hiç
düşmedi
belki daha fazladır
insanlar bir keramet görmese yönelmezler hocam
en sert eleştirilerin olduğu dönemlerde bile
üstelik hiç inancı olmayan insanların, ona karşı olan
askerlerin(kısmen)
çocuklarını oraya gönderdiğine şahit olduk
lütfen bu tip mesajları atmayalım konuyu uzatmayalım
burada o kesimin kurumlarında çalışan ve çalışmış birçok hoca var
insanların canına dokunur
not: ben hiç çalışmadım ondan bu kadar rahat yazabiliyorum
yanlı demeyeceğiniz bir konumdayım
> 09 Haziran 2010 22:12 tarihinde mustafa yagci <yagcimust...@yahoo.com>yazdı:
> ...
>
> tamamını oku »- Alıntıyı gizle -
>
> - Alıntıyı göster -

taner kalyoncu

unread,
Jun 13, 2010, 4:46:46 PM6/13/10
to tm...@googlegroups.com
tamam yavuz hocam ben yanlış anlaşıldım.siz haklısınız.doğru çalışmak lazım hem de daha çok..

13 Haziran 2010 23:43 tarihinde yavuz demirdöğen (öğretmem) <yavuz...@gmail.com> yazdı:
--
* Tmoz üyeliği için gmail kullanmanız önerilmektedir.
* Kitap yazarları veya yayın sorumlusu arkadaşların piyasaya çıkardıkları yeni kitaplarını tmozda duyurmasından memnun oluruz. Aynı yayının sık sık afişe edilmemesi gerekmektedir.
* Kitap doküman istekleri için kişisel bilgilerinizi guruba göndermeyiniz. İlgili kişiye özelden bildiriniz.
* Soru veya çözümler için jpg, gif, png gibi sıkıştırılmış resim formatları kullanmalısınız. Özellikle soru için pdf, bm p, doc, ppt, gibi yer kaplayan dosyalar kullanmayınız.
* Haklı veya haksız hiçbir nedenle kişisel hakaretlerde bulunmayınız.
* Sorumluluğunu almayacağınız hiçbir mesaj göndermeyiniz.
* Konu başlığına sadece içerik tanımlayıcı kısa bir ifade yazınız. Küçük harf kullanmaya özen gösteriniz.
* Aynı mesajı defalarca göndermeyiniz.
* Spam mail gönderen adresler google tarasından yasaklanmaktadır.

Gürhan Murat Aydın

unread,
Jun 13, 2010, 5:37:30 PM6/13/10
to tm...@googlegroups.com
ben matematik köyünde bulundum 1 hafta, gene gideceğim.
matematik öğrenmek - çalışmak  isteyen biri orada gayet memnun olur. 

ama sanmayınki orası 5 yıldızlı bir otel! değil! adı üstünde orası gelişen bir köy!
 doğal bir ortam, dersler açık havada yapılıyor, yemekler açıkhavada yeniyor, ödevler -çalışmalar açıkhavada yapılıyor... hava çok güzel, sessiz... ( kapalı mekanda var )
 sıcak bir ortam.
mescit yok! evet ama kılmak isteyene engelde yok! (yakındaki köyde mutlaka bir cami vardır illede camide kılmak isteyene) köyde kimse neden kılıyorsun da demiyor, neden kımıyorsunda,


 ben gittim yakındaki köyden aldım içtim bira , iyide bundan başkasına ne!

 18 yaşından küçük birisinin bira içtiğini görseydim elinden alırdım haddim olamayarak belkide. ama onuda görmedim. zaten orada sorumlular var bu gibi durumlara engel olmak için, 


 fen lisesinde çalıştığını söyleyen biri var,  ama adını bile söyleyemiyor, yazamıyor!
yazık ki ne yazık, 
sanki konuyu kendi  açmış gibii bide her mesaja cevap yazıyor.
allah alah.
 neymiş efendim kendisi orada bir hafta bile kalamamışlar... vay vay vay..
neymiş orada bira içenleri görmüşmüş... bak bak .
iyide efendim 18 yaşından büyük birinin içki içmnesinden size ne? 
ancak benim kafamı kurcalayan bir şey var,

oraya gittiği için yoluk, harcırah falanda almıştır arkadaş değil mi?...
kendisi  kalmadığı günleri geri vermeyi unutmamıştır işallah... ahlak sadece namazla olmuyor!
ayrıca oraya gidipte üstüne para alan arkadaşlar ( ben oraya para verip gittim) unutmasınlar, oraya insanların dini görüşlerini , kaldığınız otellerin yıldız sayısını eleştirin diye değil, öğrencilerinize öğretmeniz için bir şeyler öğrenin diye gönderildiniz, yani oraya bir şeyler öğrenmek için görevli olarak gittiniz!!! malesef esas amacınız olan öğretmenliği unuttunuz galiba. 
acaba sonrasında sizden istenen rapora ne yazdınız çok merak ediyorum.
 
yazık çok yazık. 

bu konu çok uzadı ancak son bi şey söylemek istiyorum,
bırakında insanlar  iyi bir şey yapsınlar, destek olmuyorsunuz, bari köstek olmayın.
konu matematik eğitimi olunca bu konuda dahada destek olmalıyız.
orada gelişmekte olan bir şey var.
selamlar


aman adını yazamayan FL öğretmeni bana cevap yazma


13 Haziran 2010 23:46 tarihinde taner kalyoncu <tanerk...@gmail.com> yazdı:

yavuz demirdöğen (öğretmem)

unread,
Jun 13, 2010, 6:11:43 PM6/13/10
to TMOZ
gürhan hocam olmadı ki şimdi
kapatalım diyoruz uzadı gereksiz yerler gidiyor diyoruz
siz sinirle birşeyler yazıyorsunuz
haklı olabilirsiniz
haklı olabilirler
haklıyı aramıyoruz bulamayız zaten
burada ne kadar yazsak nafile
ali nesin hocama destek mi vermek istiyorsunuz
kendisine güzel bir mail atsanız
"hocam bu da benden karınca misali destek" diyip hesap numarası
isteyip kendisine
"hocam okuldan 15 tane de abone buldum"
deyip jest yapsanız buraya yazacağınız satırlar dolusu cümlelerden -
eminim- daha fazla faydası olurdu
şimdi tartışma olacak ve boş yere uzayıp gidecek
hazır kapanmak üzereyken:((((
> 13 Haziran 2010 23:46 tarihinde taner kalyoncu <tanerkalyo...@gmail.com>yazdı:
>
>
>
> > tamam yavuz hocam ben yanlış anlaşıldım.siz haklısınız.doğru çalışmak lazım
> > hem de daha çok..
>
> > 13 Haziran 2010 23:43 tarihinde yavuz demirdöğen (öğretmem) <
> > yavuzdem...@gmail.com> yazdı:

tahir yıl

unread,
Jun 13, 2010, 6:34:22 PM6/13/10
to tm...@googlegroups.com
yavuz demirdöğen sizene milletin birasından mescit olmayışından uzatmayın artık,bu zihniyetlemi derse giriyorsunuz,namaz kılan öğrenci içen öğrenci ayırmımı yapıyorsunuz..bence yapıyorsunuz besebelli.ama ben yapmıyorum umrumdada değil...kim nasıl yaşamak isterse yaşasın ama siz yaşam hakkı tanımıyorsunuz..uzatmayın daha fazla sihniyetinizle bizi baskıcı ortaçağlara taşımayınız..

14 Haziran 2010 01:11 tarihinde yavuz demirdöğen (öğretmem) <yavuz...@gmail.com> yazdı:

Gürhan Murat Aydın

unread,
Jun 13, 2010, 6:37:35 PM6/13/10
to tm...@googlegroups.com
kusura bakmayın yavuz hocam,
ve eğer başka kimsenin kalbini kırdıysam, özür dilerim


14 Haziran 2010 01:34 tarihinde tahir yıl <tahi...@gmail.com> yazdı:

tahir yıl

unread,
Jun 13, 2010, 7:00:54 PM6/13/10
to tm...@googlegroups.com
İçen öğrenci kelimesi yanlışlık oldu,18 yaşından küçüklerin ve öğrencilerin içmemesi gerekir..

14 Haziran 2010 01:37 tarihinde Gürhan Murat Aydın <geome...@gmail.com> yazdı:

yavuz demirdöğen (öğretmem)

unread,
Jun 13, 2010, 7:38:16 PM6/13/10
to TMOZ
estağfirullah gürhan hocam
biraz da olsa nazımın geçeceğini düşünerek yazmıştım
ama görünen o ki bazı arkadaşlara hala niyetimizi açık edememişiz
muhabbet ve saygıyla selamlıyorum hocam:))
On 14 Haziran, 02:00, tahir yıl <tahir4...@gmail.com> wrote:
> İçen öğrenci kelimesi yanlışlık oldu,18 yaşından küçüklerin ve öğrencilerin
> içmemesi gerekir..
>
> 14 Haziran 2010 01:37 tarihinde Gürhan Murat Aydın <geometr...@gmail.com>yazdı:
>
>
>
> > kusura bakmayın yavuz hocam,
> > ve eğer başka kimsenin kalbini kırdıysam, özür dilerim
>
> > 14 Haziran 2010 01:34 tarihinde tahir yıl <tahir4...@gmail.com> yazdı:
>
> >>  yavuz demirdöğen sizene milletin birasından mescit olmayışından
> >> uzatmayın artık,bu zihniyetlemi derse giriyorsunuz,namaz kılan öğrenci içen
> >> öğrenci ayırmımı yapıyorsunuz..bence yapıyorsunuz besebelli.ama ben
> >> yapmıyorum umrumdada değil...kim nasıl yaşamak isterse yaşasın ama siz yaşam
> >> hakkı tanımıyorsunuz..uzatmayın daha fazla sihniyetinizle bizi baskıcı
> >> ortaçağlara taşımayınız..
>
> >> 14 Haziran 2010 01:11 tarihinde yavuz demirdöğen (öğretmem) <
> >> yavuzdem...@gmail.com> yazdı:

eky

unread,
Jun 13, 2010, 8:07:09 PM6/13/10
to TMOZ
Bir öğretmeni ilgilendiren herşey konuşalım, yeterki uslüp doğru
olsun, yeterki kendini tekrar eden mesajlarla sıkıcı olmasın...

Matematikte bile salt doğru tartışılır olmuşken, ictimai hayatın
doğruları da göreceli olacak. Ne ifrat, ne tefrit, en iyisi orta
kararlı olunacak.
TMOZ da (veya tmoz özelde) matematikçileri ilgilendiren
tartışılmayacak, konuşulmayacak hiçbir mesele kalmamalıdır. Neticede
insanların görüşlerini paylaşması herkes için faydalıdır. Faydalı
olmayan tek şey küçümseme ile ortamı, tartışılamayacak kadar
germektir.

Hepimiz matematiği seven insanlarız, insanlara matematik sevdirmeye
çalışanların arkasında olmak da güzel bir şey olsa gerek. Faydalı ve
güzel şeylerin daha da kaliteli olması için aksaklıkları, eksikleri
uygun bir lisan ile dile getirmek de faydalıdır. Tabi karşınızda bir
muhatap varsa öneri veya şikayetlerin ilgili makama yapılması en
doğrusudur fakat karşınızda bir muhatap bulamıyorsanız işte o zaman
tmoz veya basın gibi kamuoyu olan yerler kaçınılmazdır.

Elbette yetkili olanların kaliteyi arttırmak için eleştirilere de
gereksinimleri vardır. Bu hem Tübitak hem de Matematik Köyünün
yetkilileri için geçerli olsa gerek. Belli ki Tübitak'ta iletişim
bozukluğu var. Muhataplarına yeterli bilgilendirme yapmamışlar.

Olayın buraya taşınmış olmasını, şahsen kendi adıma faydalı buldum.
Yalnız, Tübitak bile açıklama yapmazken, bazı arkadaşların yorum
yapması hele de ithamlarla yargılamasını şahsen yadırgadım. Ali Nesin
bey insanlardan uzak biri değil, maillere cevap verdiğine şahsen
tecrübe ettim. Matematik Köyünü eleştireceklerin öncelikle M. Köyünün
yetkilisine mesaj göndermesi gerekir, eğer siz de doyurucu bir cevap
almamışsanız o zaman bilgi ve düşüncelerinizi samimiyetle böylesi
yerlerde paylaşabilirsiniz. Yoksa yanlışın tam merkezinde durmakla
kimseyi aydınlatamazsınız. Bin düşün, bir yaz. Düşünmeden yazma ki
sonra yazacaklarının kıymeti olsun...

h.yaşayacak(savaş kubaş anadolu lisesi öğretmen ESKİŞEHİR)

unread,
Jun 14, 2010, 3:44:35 AM6/14/10
to tm...@googlegroups.com
hocalarım devlet okullarının proje ve olimpiyatlarda başarılı olabilmesi için üstün bir gayret, fedakarlık ve yetenek gerekiyor. matematikten bir grup hazırlıyorsanız diğer dersleri birazda olsa öğrenci ihmal etmeli... ama özel okullarda lise1 de 1 yıl sadece matematik çalışıyor öğrenci... muhtemelen ilköğretim geçmişide oluyor... kayıt sırasında üste para vereni bile var :)) yıl sonu sınavlar gelince hocaları kendileri dolduruyor kağıtları... "başarı reklamdır, reklam paradır" düsturuyla hareket ediyorlar... daha başarılı olmalarıda doğal değilmi... bizim 3-4 katımız boş zamanları var... öğrencinin matematiğe 3-4 kat fazla motivasyonu var... neden altında bişeyler aranıyorki? eskişehirden Osman EKİZ hocam var... kendisi tübitaktan dereceler almış birisi.. ama öğrencileri hazırlama aşamasında hangi sıkıntılara göğüs gerdiğini bir kendisine sorun... :) geçen haftada trafik kazası geçirdi, şükür sadece maddi hasarla atlattı... bu vesile ile sevenlerine duyurmuş olalım... saygılar...
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages