Hocam elbette nota dökmezsiniz ama çocukların dünyası bambaşka hele
hele ilköğretimde. Neticede not verilmese de öğrenciler kıyaslanmış
oluyor ki hepsi iyi görünmek isteyecektir.
Benim bahsettiğim şey yeni sistemle iligli bir şey değil, insanların
velilerin, öğrencilerin, idarecilerin zihniyeti ile ilgiliydi. Toplum
olarak değişiyoruz bu değişimi tasvip etsek de etmesek de yaşıyoruz.
Bizler öğrencilik yıllarımızdaki insan modeliyle artık muhatap
değiliz. Yazdığım şey bu maksadı düşünerek dile getirdiğim şeylerdi.
Çalışkanlık ve fedakarlığınıza asla söz edemeyiz ama yöntemlerimizi
sadece kendi şartlarımızı gözeterek değil onları da düşünerek
uygulamak zorundayız. Nasıl ki öğrenciye dünya senin etrafında
dönmüyor hayatın gerçekleri zordur acıdır diyorsak, öğretmen
arkadaşlar dünyanın kendi etrafında döndüğünü sanıp çoluğa çocuğa
eziyet edip, kalkamayacağı yüklerle onları sık boğaz edip derslerden
soğutmaması gerektiğini söylüyoruz.
İnsan için en tehlikeli olan şey, kendisinin vazgeçilmez olduğunu
düşünmesi ve karşısındakilerin duygu - düşüncelerinden çok kendi duygu
ve düşünceleri doğrultusunda kararlar almasıdır. İnsan işini kendisi
için değil etrafındakiler için yapar, önemli olan kendimizin
memnuniyeti değil etrafımızdakilere ne kadar faydalı olabildiğimizdir.
Keşke çok şey yüklenip yarım yamalak iş yapacağımıza az iş üstlenip
adam akıllı iş çıkarabilsek. Keşke bir öğretmene 15-20 saat üstü ders
vermek yasak edilebilse...
Çok güzel bir fedakarlık yapıyorsunuz bu güzel ve takdir edilmelidir
ki ediyorum ama bu hatalarımızı makul göstermeye yetmez. Bizim
kaynaklanan küçücük bir dalga öğrenci dünyasında büyür ve büyük
tesirler oluşturur.
Bu yeni eğitim sisteminin dört dörtlük olduğunu kimsenin savunduğunu
şimdiye kadar görmüş değiliz ama mantık olarak kötü bir sistem değil,
günümüz şartları sistemi tam uygulamaya elverişli değil müfredat -
süre ilişkisi iyi düşünülmemiş olduğundan özellikle ilköğretim
bezdirici düzeyde ödev yoğunluğu içinde. Yapacakları çok etkinlik var
ama çoğu yapılamadığı için ödev olarak veriliyor. Tabii bir iki ders
olsa yine üstesinden gelinebilir ama tüm derslerde durum aynı olunca
işler çığrından çıkıyor. Ödev demek yapılanların unutulmamasını
sağlamak ve sınıf ortamındaki öğretilen bilgileri uygulamaya
dökmelerini sağlamak demektir. Hele bir de sağlıksız kontrol varsa bu
kontrol etmemekten daha kötüdür.
Son cümlenize katılıyorum hocam okumayan bir nesil var. Eğer biz her
anı buram buram iş güç, ödev, proje ile doldurup insanların sosyal
varlık olduğunu unutursak ne kitap okuyan, ne düşünen, ne de
yaptığından keyif alan bir nesile sahip olacağız. İnsanların
düşünmesini istemiyorsanız işini arttırın meşgul edin. Yani hintler
gibi gerekli gereksiz ne varsa ezberletin. :) Gerçi hintlerde buna
rağmen bir matematik dahisi çıkarmıştı unutmamak lazım. Neticede
toplum belki köreltildi ama dünyaca ünlü bir matematikçi çıkardılar.
En kötülerin de bile dahiler çıktıktan sonra böylesi bir sistemde
biraz daha fazla dahi çıkması olası.
Bu saatte yorgunluktan kaynaklanan sürcü lisnalar için af ola...