Formasyon - Ödev kontrolleri

114 views
Skip to first unread message

eky

unread,
Oct 12, 2009, 3:05:31 PM10/12/09
to Türkiye Matematik Öğretmenleri Zümresi - TMOZ
Hala dahi bu devirde ödev kontrolü için sınıftan bir öğrencinin
görevlendirilmesi ve üstelik bu işi öğrencinin dinlenme ve ihtiyaç
gidereceği on dakikalık tenefüste sıkıştırmak. Ödevini yaptığı halde
tenefüste ödevini göstermemiş öğrenciye kızarak sen eksiyi haketmişsin
diyebilecek kadar basiretsiz insanlara meslektaşım demek insana utanç
veriyor. Veliler binbir rica minnet ve zorlukla çocuğuna ödev
yaptırmaya uğraşırken nasıl oluyor da öğretmen arkadaşlarımız bu kadar
sorumsuz ve keyfi olabiliyorlar anlamakta zorluk çekiyorum. Öncelikli
olarak ben de bir veli olarak bu tür uygulamalarla çocuklarımıza ışık
olmaları gerekirken aksine onlardaki kıvılcımları söndüren
meslektaşlarımızı esefle kınıyor ve onlardan utanıyorum...
Hala böyle şeyleri duymak, görmek çok acı...

bora .

unread,
Oct 12, 2009, 3:09:01 PM10/12/09
to tm...@googlegroups.com

hayırdır hocam nerde olmuş bu olay?

Deniz Karadağ (öğretmen/denizli)

unread,
Oct 12, 2009, 3:09:17 PM10/12/09
to tm...@googlegroups.com
Eyüp hocam öğrencilere ödevi emri vaki kılmamak ama onlardan bu yönde bir iç disiplin sağlamak için neler yapıyorsunuz.Yukarıdaki örneğini verdiğiniz bir kategoriye girmemek için değil belki ama öğrencilere bunu aşılamak için izlenecek yol ne(ler)dir? Herkes mutlaka bir yol izliyordur.

Ayla Saydam-Öğretmen-

unread,
Oct 12, 2009, 3:32:19 PM10/12/09
to tm...@googlegroups.com
ilköğretimde hala uygulanıyor.............
ayla saydam
nuh mehmet baldöktü anadolu lisesi
kayseri

www.aylasaydam.com.tr


12 Ekim 2009 22:09 tarihinde Deniz Karadağ (öğretmen/denizli) <karada...@gmail.com> yazdı:

eky

unread,
Oct 12, 2009, 3:52:16 PM10/12/09
to Türkiye Matematik Öğretmenleri Zümresi - TMOZ
Abi benim çocuğa dersleri sevidirmek için evde göbeğim çatlıyor
akşamları işi gücü bırakıp ilgi göstermeye çalışıyoruz. Çocuk binbir
suratla eve geliyor hayırdır diye kurcalayınca insan duyduklarına
inanamıyor. Bu nasıl bir öğretmenlik anlayışı kafayı sıyırıcam :) Abi
çocuğumuza yol göstercez yoksa çalıştığımız yerden izin alıp gidip
hocalarla mı görüşeceğiz. Sanki hiç işimiz gücümüz kalmadı bir de
bunlarla uğraş.

Deniz hocam periyodik aralıklarla sınıf ortamında ödev kontrolü
yapması mümkün değildir. Benim ne yaptığımı sorduğunuz için önce ondan
bahsedeyim, öncelikle rastgele şeyleri ödev vermemeye özen
gösteriyorum. Öğrencilere en uygun soru bankasını hem ders esnasında
kullanıyorum hem de kalan kısmının evde çözülmesi gerektiğini
söylüyorum. Zaman zaman kitaplarınıza baktığımda işlediğimiz konulara
ait kalan soruların çözülüp çözülmeyeceğini kontrol edeceğimi
söylüyorum. Ev ödevi yapan öğrencileri ödüllendirmek için sınıfta
kullandığımız soru bankasındaki soruları değiştirmeden yazılıda aynen
soracağımı, yazılı çalışmasını bir geceye sıkıştırmanın neden faydalı
olmayacağını vs. bilgilendiriyorum. Çözemedikleri soruları sabah erken
saatte veya istiyorlarsa tenefüslerde veya akşam okul çıkışında veya
boş olduğum derslerde sorabileceklerini söylüyorum hal böyle olunca
benim defter toplayıp ödev kontrolü yapmam için zaman sıkıntısı
yaşıyorum. En iyi ödev kontrol sistemi boş derslerde teker teker
incelemek için defterleri toplamak ve o akşam evlerine giderken
öğrenciye geri vermek en sağlıklı kontrol sistemidir diye düşünüyorum.
Tabi bu fedakarlık ancak öğretmenin inisiyatifinde olabilecek
birşeydir böyle olmalıdır demek çok da doğru değildir. Çözülemeyen
sorularını herhangi bir nedenden dolayı soramayan öğrencilerimin
olacağını düşünerek bazı dersleri tamamen soru çözmeye ayırıyorum ki
her öğrencim çözemediği soruları sorabilsin. Ev ödevi alışkanlığı
kazandırmak öğrencinin dersi anlaması, ödevleri kendi başına
yapabileceği düzeyde olması çok önemli yani sınıfta kullanılacak
yardımcı kitap, çalışma kitabı öğrenciye uygun seçilmeli. Baştan seçim
yanlış yapılırsa ev ödevleri de işkence halini alır biz istediğimiz
kadar otorite kurmaya çalışalım hiçbir işe yaramıyor sıkışan öğrenci
bu sefer tenefüs aralarında birilerinden ödünç ödev transfer
edebiliyor dürüst davranmıyor. Her şeye rağmen yanlış bölüm seçen
öğrencilerinde olduğunu düşünerekten hiçbir yöntemden %100 verim
alacağımızı söyleyemeyiz ama tavrımızı öğrencinin yanında olduğumuzu
hissetirmeye çalışmakla bu başarıyı artırmamız mümkün olmaktadır.
Herşeyden önce öğretmen artık dersinin polisi değil, dersinin halkla
ilişkiler görevlisidir en azından bunun için çaba harcamak her
öğretmenin mesleki sorumluluğudur. Ülkemizde eğitim öğretim anlayışı
istesek de istemesek de değişmiştir. Veli, öğrenci, idareci profili
eskisi gibi de değil ki hala eski yöntemlerin işe yarayacağını
bekleyelim, eski yöntemlerle ders anlatmaya ve eski yöntem ve tutumlar
içinde olalım.

aylasaydam

unread,
Oct 12, 2009, 3:55:40 PM10/12/09
to Türkiye Matematik Öğretmenleri Zümresi - TMOZ
eky hocam
bu konuda yalnız değilsiniz
çocuğun ödevi olurda yetişmesi gerekirse ben strese giriyorum..
> > hayırdır hocam nerde olmuş bu olay?- Alıntıyı gizle -
>
> - Alıntıyı göster -

bora .

unread,
Oct 12, 2009, 4:00:36 PM10/12/09
to tm...@googlegroups.com
walla eky hocam çocugun kaça gidiyor bilmioyrum ama eğer küçükse, bu tip eğitimden soğumalar cocugun tüm hayatını etkileyebilir, bir an önce öğretmeni ile konusmak lazım muhtemelen çözülür,
 
tabi öğretmenlerin işi de zor (sanki ben degilmişim gibi:) )
 
tenefüs adı üzerinde bir ferahlama süresidir, bu zamanda  öğrencileri meşgul etmek yanlış

BAŞAK SALIK

unread,
Oct 12, 2009, 4:00:57 PM10/12/09
to tm...@googlegroups.com
okuldan soğutma yöntemleri diye ders alıyorlar sanırım...

12 Ekim 2009 21:55 tarihinde aylasaydam <aylas...@gmail.com> yazdı:

eky hocam
bu konuda yalnız değilsiniz
çocuğun ödevi olurda yetişmesi gerekirse ben strese giriyorum..

--
Başak Salık

eky

unread,
Oct 12, 2009, 4:02:02 PM10/12/09
to Türkiye Matematik Öğretmenleri Zümresi - TMOZ
Hocam müfredatlar bu kadar yüklü olunca hepimizin işi zorlaşıyor
ülkenin en iyi, en çalışkan öğrencilerine göre müfredat yazıyoruz.
Sonra bu memleketin eğitiminden dem vurup çare arıyoruz. Tabi bu işin
başka bir boyutu ama bu akşam çocuğu öyle bezgin görünce inanın
insanın kanına dokunuyor sinirleri alt üst oluyor. Bide o çocuğun
yaşadığı hayal kırıklığına ne demeli ! Yaptığı için takdir edilmesini
beklerken üstüne bir de fırça yemiş! Varmı böyle eğitimcilik anlayışı
aklım almıyor.
> > - Alıntıyı göster -- Alıntıyı gizle -
>
> - Alıntıyı göster -

ersoy acar

unread,
Oct 12, 2009, 4:03:07 PM10/12/09
to tm...@googlegroups.com
    Eyüp hocam söylediklerinize katılıyorum.
Dediğiniz onaylamadığınız sistem her zaman uygulama acısından kolay
ve yardım edecek hazırda öğrenci de vardır kontrolleri yapacak...
öğrenciye dersi sevdiremiyen,kendini kabul ettiremeyen, sevdirmek bi tarafa ..
eskilerden dedelerden gördüklerini uygulamaya calışanlar işin kolayına kaçanlar
işte ben şu kadar soru çözdürdüm diye çözdürdüğünü sanırlar.
     halbuki öğrenci kitabı veya defteri tenefüste arkadaşından alıp ne varsa aynen
kopya edilir bak ben yaptım olur. hele kitaplar yalancıktan karalamalar nasılsa
hoca hepsine bakmaz!!
   
     Bence bizler ödevleri yaptırmanın, soruları çözdürmenin yeni yollarını bulmalıyız.
bunda en önemlisi dersi mecburiyetten değil sevdiiği için yapabileceği için
yapmasıdır.
 
12 Ekim 2009 22:09 tarihinde Deniz Karadağ (u kadaöğretmen/denizli) <karada...@gmail.com> yazdı:
Eyüp hocam öğrencilere ödevi emri vaki kılmamak ama onlardan bu yönanabilirliide bir iç disiplin sağlamak için neler yapıyorsunuz.Yukarıdaki örneğini verdiğiniz bir kategoriye girmemek için değil belki ama öğrencilere bunu aşılamak için izlenecek yol ne(ler)dir? Herkes mutlaka bir yol izliyordur.




aylasaydam

unread,
Oct 12, 2009, 4:06:20 PM10/12/09
to Türkiye Matematik Öğretmenleri Zümresi - TMOZ
bilim teknoloji sınıfı olmayan bir okulda öğrenciye dolap kitaplık
yapılması için performans ödevi verilir sonra çocuğunuz evde yapmaya
çalışır ama öğretmen arkadaş marangozun yaptığına puan verir sizin
çocuğada seninki sağlam değil dağılır derse işte o zaman eky hocam
bugün sizin yaşadıklarınızı yaşamamak elde değil

oğuz özer

unread,
Oct 12, 2009, 4:17:43 PM10/12/09
to tm...@googlegroups.com
hocalarım hepinizin okullarını merak ettim şimdi ?
 
acaba hayal mi bu
 
ben daha tüm öğrencilere defter tutturamazken,
derste 5-10 dakikada bir dinle diye söylerken,
adam 0 almış umurunda olmazken,
..................................................
..................................................
sizin öğrencilerinizi merak ettim hakkaten?
 
eky hocam iyi sınıflarda mutlaka ödevi öğrencilere kontrol ettiriyorum
kontrol ettirmezsedm ödev yapılmıyor...
derste anladıkları bir süre sonra uçup gidiyor
ben ödevleri kontrol etsem zaman yetmez.....
konular yetişmiyor zaten
dersler bittikten sonra en az 1-2 saat okuldayım sorulan sorular için
bu arada okulda tek mat ci benim 33 saat dersim var
okulum ÇPL
 
hocam bide BASİRETSİZ olduk teşekkür ederim (sağolun)
 
(lütfen kendi öğrenci seviyenizdeki okullara göre konuşun) 

12 Ekim 2009 23:06 tarihinde aylasaydam <aylas...@gmail.com> yazdı:

aylasaydam

unread,
Oct 12, 2009, 4:22:11 PM10/12/09
to Türkiye Matematik Öğretmenleri Zümresi - TMOZ
oğuz hocam
ben kendi okulumdan bahsetmedim burada yanlış anlaşılma var eky
hocamın duygularını anne olarak paylaştım a okulu b okulu farketmez

On 12 Ekim, 23:17, oğuz özer <oguzoz...@gmail.com> wrote:
> hocalarım hepinizin okullarını merak ettim şimdi ?
>
> acaba hayal mi bu
>
> ben daha tüm öğrencilere defter tutturamazken,
> derste 5-10 dakikada bir dinle diye söylerken,
> adam 0 almış umurunda olmazken,
> ..................................................
> ..................................................
> sizin öğrencilerinizi merak ettim hakkaten?
>
> eky hocam iyi sınıflarda mutlaka ödevi öğrencilere kontrol ettiriyorum
> kontrol ettirmezsedm ödev yapılmıyor...
> derste anladıkları bir süre sonra uçup gidiyor
> ben ödevleri kontrol etsem zaman yetmez.....
> konular yetişmiyor zaten
> dersler bittikten sonra en az 1-2 saat okuldayım sorulan sorular için
> bu arada okulda tek mat ci benim 33 saat dersim var
> okulum ÇPL
>
> hocam bide BASİRETSİZ olduk teşekkür ederim (sağolun)
>
> (lütfen kendi öğrenci seviyenizdeki okullara göre konuşun)
>
> 12 Ekim 2009 23:06 tarihinde aylasaydam <aylasay...@gmail.com> yazdı:

Volkan KARAHAN (Öğretmen)

unread,
Oct 12, 2009, 4:23:11 PM10/12/09
to tm...@googlegroups.com
ben açıkçası ödev vermiyorum ama bir türlü öğrencilerin çözdükleri soru bankalarını inceliyorum yada derste tuttukları defterleri hissettirmeden kontrol ediyorum. zaten her öğrencinin en az 2 soru bankası var tabi okul türünün rahatlığıda var.

12 Ekim 2009 23:17 tarihinde oğuz özer <oguz...@gmail.com> yazdı:



--
Volkan KARAHAN
Giresun Fen Lisesi
Matematik Öğretmeni

V&V

Bilmelisin ki ...
Her problem kendi içinde bir fırsat saklar.
Ve problem, fırsatın yanında cüce kalır.

www.volkankarahan.com

bora.

unread,
Oct 12, 2009, 4:25:38 PM10/12/09
to Türkiye Matematik Öğretmenleri Zümresi - TMOZ
oguz hocam ödevi öğrenci nasıl kontrol eder?

kontrol edecek yetkisi ve yeterliliği var mıdır?

bu arada bir fikir,

ödevleri ayrı bir dosya kağıdına yaptırıp evde kontrol edemez misiniz?
ben öyle yapıyorum bazen,

ama son zamanlarda ödev kontrolü yerine eğitim bilinci ile, çalışmayı
öğrencinin kararı haline getirmeye çalışıyorum (daha basaramadım:) )

tabi herkes kendi ortamını bilir oğuz hocamın içindeki şartları
bilmeden sağlıklı yorum yapamayız, iyi bir niyetle yaptıgı ortada ama
rahat bir okulda, sorumlulugunu azaltmak isteyip yani kötü niyetli
yapanların da oldugunu düşünüyorum....

ÜNAL CANAL

unread,
Oct 12, 2009, 4:39:57 PM10/12/09
to tm...@googlegroups.com
İlköğretimde, ders kitabı ve çalışma kitabından, o gün işlenilen konu ile ilgili (D.K=23-26   Ç.K=12-14  sayfalardaki) alıştırmaları yapın diye ödev veriyorum.
Ertesi derste yapamadıkları sorular var ise (birçoğunu) derste yapıyorum.
Geçen yıllarda , ödev kontrolünü öğrencilerime vermiştim. Yaptım veya yapmadım şeklinde ödevi kontrol eden öğrenciye bildiriyorlardı. Ödev kontrolünden + veya - almanın sözlü notuna bir etkisi olmayacağını da öğrencilerime söylemiştim.
Öğretmenliğimin ilk yıllarında , ödev kontrolünü kendim yapıyordum. 40 dakikalık dersin 20 dakikası ödev kontrolüne gidebiliyordu.
Şimdi kontrolü falan bıraktım. SBS de sınavda başarılı olmak istiyorsanız başarılı olmalısınız diye telkin ediyorum. Ayrıca ders dışında, her öğrencinin istediği bir yayın evine ait Soru Bankasından, o gün işlenen konu ile ilgili bölümü çözmelerini sene başındaki konuşmalarımda bildirdim.Soru Bankası çözümlerinin yapılıp yapılmadığına göre de Performans görevi notu vereceğimi söyledim.
Şimdilik bir sıkıntı yok bakalım.
Her öğretmen arkadaş çevre şartlarına göre uygun çözümler üretebilir. (Benim çevremde - Soru Bankası - alamayacak öğrenci yok )  


12 Ekim 2009 23:25 tarihinde bora. <bora...@gmail.com> yazdı:



--
Ünal Canal
Matematik Öğretmeni_İstanbul

unalcanal.googlepages.com

BAŞAK SALIK

unread,
Oct 12, 2009, 4:40:02 PM10/12/09
to tm...@googlegroups.com
ben ödev vermiyorum.. onun yerine ders çalışmasının neden gerektiği hakkında konuşuyoruz. bilinç verilirse daha iyi olacağı kannatindeyim

12 Ekim 2009 22:25 tarihinde bora. <bora...@gmail.com> yazdı:



--
Başak Salık

Ali Osman (Muallim-ANKARA)

unread,
Oct 12, 2009, 4:46:27 PM10/12/09
to tm...@googlegroups.com
otokontrol yerleştirmek daha önemli


12 Ekim 2009 23:40 tarihinde BAŞAK SALIK <basak...@gmail.com> yazdı:



--
LOKMAN HEKİM DİYOR Kİ:
Ulemânın yanında dilini koru!
Evliyânın yanında gönlünü koru!
Namazdayken kalbini koru!
Yemekteyken mideni koru!
Başkasının evinde gözünü koru!
Halkın arasında dinini koru!

İki şeyi unutma:
Allah'ı ve ölümü!

İki şeyi unut:
Başkasına yaptığın iyiliği,
Başkasının sana yaptığı kötülüğü!



Matematik Öğretmeni - ANKARA
"GÜZELLİKLER DİYARINDA BULUŞMAK ÜZERE..."

eky

unread,
Oct 12, 2009, 4:56:04 PM10/12/09
to Türkiye Matematik Öğretmenleri Zümresi - TMOZ
Oğuz hocam, öğrenci ödev kontrolü yaptığında öğrenciler arasında ya
sürtüşmelere neden olursunuz veya bir öğrencinin diğer öğrenciler
üzerinde baskı yapmasına vesile olursunuz. Notunu bile umursamayan
öğrencilerin bulunduğu bir ortamdan bahsediyorsunuz böyle bir ortamda
ödev kontrolü için hiçbir öğrenciye güvenemezsiniz. Dersleriniz
oldukça fazla ve branşınızda üstelik teksiniz doğal olarak tüm
ödevleri sağlıklı kontrol etmeniz mümkün değildir. Kaldı ki ödev yaptı
diye haksız yere ödüllendirdiğiniz öğrencileri kolaya kaçmalarını
özendirip teşvik ediyorsunuz. Öğretmen hiçbir şey yapamıyorsa da ders
aralarında; öğrencilerin tahtadakileri deftere yazma esnasındaki veya
soru sorduğunuz boşluklarda tek tek olmasa bile ödev kontrolünü göz
ucuyla yapmanız diğer yöntemden çok çok daha sağlıklı bir yöntem
olacaktır. Benim oğlum henüz 6. sınıfta onların arkadaşlık ilişkileri
ve dünyaları hala çocuksu kaldıki liselerde böyle birşey çok daha kötü
neticelere gebe olur. Lisedeki öğrenci öğretmen zorluyor diye ödev
yapma zahmetine bile girmeyebilir ama ilköğretimde durum bu kadar
değildir, herşeye rağmen hala çocukturlar ve öğretmenlerini anne
babaya göre daha çok dikkate alırlar. Vel hasılı ister çocuk ister
yetişkin olsun ödev kontrolünün başka bir öğrenci tarafından
yapılmasının hiçbir tutarlılığı yoktur. Yoğunluğunuz buna bahane
olamaz daha doğrusu olmamalıdır. Ödevler zorla değil ancak
sevdirilerek yaptırılabilir siz mesleki bir okulda olduğunuzdan
öncelikle dersleri çok kolaya indirgeyip soruları da basit olan
güvender kolay geometri, ilk adım kitapları gibi kitaplardan ödevler
vermelisiniz. Tabii ki içlerinde daha iyi seviyede olan öğrencileriniz
olacaktır onlara da başka kitaplar da önermeniz uygun olacaktır. Keşke
sizin gibi yoğun derse giren öğretmen arkadaşlara yardımcı olmaları
için styerjer öğretmen eşlik edebilse yada üniversitelerdeki gibi
asistanlarımız olabilse ama madam böyle birşey olması imkansız o zaman
kendi şartlarımıza uygun yöntemler üretmek zorundayız. Kimse bu konuda
bize şöyle yapmalısınız diyemez deneyeceğiz ama yakıp yıkmadan en
uygun yolu kendimiz bulmaya gayret edeceğiz bu yüzdendir ki mesleki
tecrübe hemencecik bir kaç yılda olabilecek birşey değildir. Hala dahi
bir önceki eğitim öğretim metodlarımı eleştirdiğim olur aynı hataları
sonraki yıllarda yapmamak için çaba harcarız. Bu yüzden kendim için
hep; "öğretmenlik bitmeyen öğrenciliktir" derim.

oğuz özer

unread,
Oct 12, 2009, 5:14:41 PM10/12/09
to tm...@googlegroups.com
eyüp hocam,bora hocam benim söylemek istediğim ödev olmadan matematik unutulur
ödev de 10-15 soru
yani ödevi kontrol eden öğrencinin öyle bir baskı kurması mümkün değil
ödev yaptıysa + yapmadıysa - o gün yoksa 0
yani bunlar nota dökülmez hiçbir zaman (ama her zaman söylenir)
amaç işlenenin tekrar edilmesidir
 
yani hocam oradaki kelime beni rahatsız etti açıkçası
yani iyi okullardaki ödev kontrol etmeyen hocalar iyi diğerleri...... gibi oldu
 
zaten tembel olsak 33 saat niye alalım 21-24 alırız
son dersten sonra neden 1-2 saat soru çözümüne ayırayım
bu arada girdiğim dersler 9-10-11-12 mat, 9-10-11-12 geo, 12 A.geo 
haliyle kafa da bulanık oluyor yani
 
hocam anlayamadığım nokta yani eski sistemde okuyan bizler adam olmadık mı?
yeni sistem bu kadar mı mükemmel?
yada bizlerden seneler önce mezun olanlar
 
ben söyliyeyim kaybolan bir nesil var!!!
fikir yürütemeyen, yorum yapamayan
 
 
 
 

eky

unread,
Oct 12, 2009, 6:10:46 PM10/12/09
to Türkiye Matematik Öğretmenleri Zümresi - TMOZ
Hocam elbette nota dökmezsiniz ama çocukların dünyası bambaşka hele
hele ilköğretimde. Neticede not verilmese de öğrenciler kıyaslanmış
oluyor ki hepsi iyi görünmek isteyecektir.

Benim bahsettiğim şey yeni sistemle iligli bir şey değil, insanların
velilerin, öğrencilerin, idarecilerin zihniyeti ile ilgiliydi. Toplum
olarak değişiyoruz bu değişimi tasvip etsek de etmesek de yaşıyoruz.
Bizler öğrencilik yıllarımızdaki insan modeliyle artık muhatap
değiliz. Yazdığım şey bu maksadı düşünerek dile getirdiğim şeylerdi.
Çalışkanlık ve fedakarlığınıza asla söz edemeyiz ama yöntemlerimizi
sadece kendi şartlarımızı gözeterek değil onları da düşünerek
uygulamak zorundayız. Nasıl ki öğrenciye dünya senin etrafında
dönmüyor hayatın gerçekleri zordur acıdır diyorsak, öğretmen
arkadaşlar dünyanın kendi etrafında döndüğünü sanıp çoluğa çocuğa
eziyet edip, kalkamayacağı yüklerle onları sık boğaz edip derslerden
soğutmaması gerektiğini söylüyoruz.

İnsan için en tehlikeli olan şey, kendisinin vazgeçilmez olduğunu
düşünmesi ve karşısındakilerin duygu - düşüncelerinden çok kendi duygu
ve düşünceleri doğrultusunda kararlar almasıdır. İnsan işini kendisi
için değil etrafındakiler için yapar, önemli olan kendimizin
memnuniyeti değil etrafımızdakilere ne kadar faydalı olabildiğimizdir.
Keşke çok şey yüklenip yarım yamalak iş yapacağımıza az iş üstlenip
adam akıllı iş çıkarabilsek. Keşke bir öğretmene 15-20 saat üstü ders
vermek yasak edilebilse...

Çok güzel bir fedakarlık yapıyorsunuz bu güzel ve takdir edilmelidir
ki ediyorum ama bu hatalarımızı makul göstermeye yetmez. Bizim
kaynaklanan küçücük bir dalga öğrenci dünyasında büyür ve büyük
tesirler oluşturur.

Bu yeni eğitim sisteminin dört dörtlük olduğunu kimsenin savunduğunu
şimdiye kadar görmüş değiliz ama mantık olarak kötü bir sistem değil,
günümüz şartları sistemi tam uygulamaya elverişli değil müfredat -
süre ilişkisi iyi düşünülmemiş olduğundan özellikle ilköğretim
bezdirici düzeyde ödev yoğunluğu içinde. Yapacakları çok etkinlik var
ama çoğu yapılamadığı için ödev olarak veriliyor. Tabii bir iki ders
olsa yine üstesinden gelinebilir ama tüm derslerde durum aynı olunca
işler çığrından çıkıyor. Ödev demek yapılanların unutulmamasını
sağlamak ve sınıf ortamındaki öğretilen bilgileri uygulamaya
dökmelerini sağlamak demektir. Hele bir de sağlıksız kontrol varsa bu
kontrol etmemekten daha kötüdür.

Son cümlenize katılıyorum hocam okumayan bir nesil var. Eğer biz her
anı buram buram iş güç, ödev, proje ile doldurup insanların sosyal
varlık olduğunu unutursak ne kitap okuyan, ne düşünen, ne de
yaptığından keyif alan bir nesile sahip olacağız. İnsanların
düşünmesini istemiyorsanız işini arttırın meşgul edin. Yani hintler
gibi gerekli gereksiz ne varsa ezberletin. :) Gerçi hintlerde buna
rağmen bir matematik dahisi çıkarmıştı unutmamak lazım. Neticede
toplum belki köreltildi ama dünyaca ünlü bir matematikçi çıkardılar.
En kötülerin de bile dahiler çıktıktan sonra böylesi bir sistemde
biraz daha fazla dahi çıkması olası.

Bu saatte yorgunluktan kaynaklanan sürcü lisnalar için af ola...

sinan aşık

unread,
Oct 14, 2009, 4:07:59 PM10/14/09
to tm...@googlegroups.com
[s.a]

"Ben de benzer bir uygulama yapıyorum ama bayağı bir farklılıkla. Bir sınıfta genellikle 4 sıra grubu  oluyor. Bu 4 sıradan bir temsilci seçiyorum (En haşarı olanları seçiyorum). Onlara boş şablon veriyorum ama! kesinlikle ben söylemeden kimseye herhangi bir girdi yapmasına izin vermiyorum. (Ders sırasında aklı bende olsun diye). Dediğim gibi problem çıkaran öğrencilere sanal bir sorumluluk benimkisi.(problem çıkaran dediğim öğrencilerse, okulun atmamakta ısrar ettiği, dışarda torbacılık çetecilik vs... bilimum kötü alışkanlıkları benimsemiş öğrenciler).
Sonuçlarını ciddiye aldığım veriler değil bunlar. Sadece onlara sorumluluk verip dersin odağını bozmalarına izin vermemek.
      Eyüp hocamın  bahsettiği gibi; bunu normal öğrencilere uygulayıp hatta bunları not haline dönüştürmek, bu sorumluluğun verildiği öğrencilerin kaybı demektir. Hele de başarılı bir öğrenci ise, vazifesini tam yapabilmek için gözü derste değil sağa sola bakıp davranış bozukluğu olan öğrencilere eksi vermeye çalışmakla olacağından performans kaybı yaşayıp sönmesine sebep olan bir duruma düşecektir.
     ödev kontrolünü öğretmenin gözetiminde olması gereken bir uygulamayı içermelidir.Yalnız, öğretmen, "ödev yapmayı sevmenin, normal bir davranış olmadığı" bilgisi ve bilinciyle değerlendirmelidir öğrencilerini. Bu sebeple mümkün olduğunca konunun özünü kavratıcı az-öz ödevlerden vermelidir.
     Bir ilköğretim öğrencisi ile bir lise öğrencisi arasında davranış açısından çok büyük farklılıklar gözlenmektedir (en azından benim bakışımla). Lise öğrencisine sus! deyince susar ama ilköğretim öğrencisinde bunu sağlamak zor bir davranıştır. ilköğretim öğrencileri arasında da özel de olanlar la meb de olanlar arasında da farklılıklar vardır. Dolayısıyla genel bir uygulama yapmak yanlış olur düşüncesindeyim.
      Sonuç olarak; eyüp hocama katılıyorum. Uygulama, yukarıda da söylediğim gibi, (bir değerlendirme değeri olmayıp amacı tamamiyle uyumsuz, öğrencilere sanal bir sorumluluk vermek olan versiyonla uygulanırsa masum olur ancak ).
      Bir öğrenciyi verdiği bir sorumluluk sebebiyle azarlamak pedagojik değil/ (pata)gojik bir uygulama olsa gerek:) Birşey biliyormuş gibi yazdım.affınıza sığınarak.saygılarımla...

tt cet

unread,
Oct 14, 2009, 4:13:47 PM10/14/09
to tm...@googlegroups.com
ben bu konunun gerçekten biraz daha tartışılmasından yanayım. çünkü nerdeyse hepimizin ortak bir ızdırabı ödev konusu.Baştan söyleyim eğer kontrol etmeyeceksek ödev vermenin bir anlamı yok ve yine bi çok arkadaşın dediği gibi öğrenciye kontrol ettirmenin de hiç gereği yok ama bizim dersimiz için ödev vermedende olmuyo. peki ne yapmalıyız gerçekten dersten çalıp konuları yetiştirememeyi göze alıp kendimiz mi kontrol etmeliyiz?. bir öğrecinin diğerleri üzerine hüküm kurmasını görmezden gelip onlara mı kontrol ettirmeliyiz? ödev vermemelimiyiz? bi yayını önerip yazılıda ordan soru soracağımızımı söylemeliyiz?? (bu ne kadar doğru?) , otokontrolü nasıl sağlayacağız ? yoksa herşeyi kendi haline mi bırakacağız?
bu konuda arkadaşar kendi deneyimlerini ve görüşlerini paylaşsada bizde kitap örnek istekleri dışında bi kaç yararlı mail okusak!
13 Ekim 2009 01:10 tarihinde eky <eky....@gmail.com> yazdı:
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages