Ben bu grubu tesadüfen yahoo dayken bulmuştum, ilk başta tam olarak nedir
anlamadım. Bir de bir sürü mail geliyor diye rahatsız olmuştum. Ama şimdi
evdekiler okuldakiler bile yeter artık diyor. Kendi adıma şunu diyebilirim:
bu grupta bazılarımız buluştu tanıştı ki -bu çok güzeldi ve bunun tekrarları
olsun- birbirinden iyi arkadaşlar edindim ve bu böyle devam etmesi
temennimdir.
Burada tmoz matematik içerir olması sadece soru çözme anlaşılmaması gerekir
ama şu dönemde genelde soru ağırlıklı oluyor.
Bilim sergilerinde matematik stantlarıyla ilgili www.ahmath.com adresinde
sergi fotoğrafları var çok güzel hazırlanmış, yanılmıyorsam Ahmet arduç
hocanın sayfası...
Birde ben okul için matematik oyunlarını alayım dedim sürat ten fiyat
teklifi bi geldi amma da pahalıymış dedim ve yarım kaldı o iş. Eğer okulun
bütçesi iyi ise bu setlerden alınması matematik standını şenliğe çevirecek
oyuncaklar resmen. Benim tavsiyem bu kadar amma da yazmışım.
Bir de aşağıdaki adreste bizim gibi bir grup ama hiç bize benzemiyorlar
belki izlemek istersiniz diye düşündüm.. iyi geceler hepinize
http://groups.google.com.tr/group/sci.math?lnk=lr&hl=tr
Yorumları sırasıyla şöyle;
Matematiğin günlük yaşamda kullanılmaktan öte giyilir.
Etrafta potansiyel doğru demetleri dolaşır.
Matematik hayatı açıklamada en becerikli bilimdir.
(Felsefe hocası duymasın matematiğe BİLİMdir demiş. Matematikle hayatı
güzel açıklamış ama eksiklik var! cümle "mutlak problem" olacaktı.)
Cahit hocam stresli bir günü mesajınızı okuyunca keyifle kapattım, hemen
aklıma gelen, bu keyifli araştırma ödevini paylaşmak istedim...
sinan aşık yazmış:
> cahit hocamın yorumu da hoş:)
> >
>
> ------------------------------------------------------------------------
>
>
Biz Hollanda da ogrencilere soldan baslayip isleme soldan saga dogru
devam etmesini soyluyoruz.Yani oyle belirsizlik falan yok burda;)).
ingiltereye ait elimde birkac derskitabi var o da oyle yapmis, ustelik
Hollanda da matematik ogretmenligi okurken bize
eskiden bu kuralin boyle olmadigi(farkli bir siralama oldugu) ama 1992
den itibaren yeni ogretim sistemi adi altinda uluslararasi yeni bir
kabul yapildigi ve matematik egitimine yeni standartlar getirildigi
soylenmisti.O yuzden ben burada ogrencilerime arada parantez yoksa
isleme daima soldan baslamalarini soyluyorum. Turkiye de de farkli
oldugunu sanmiyorum. Olimpiyat sorulari her ulke icin soruluyor ne de
olsa.
Daha once bana yorum yazan birkac kisiye verdikleri bilgilerden dolayi
tesekkur ederim.
Ogrencilerin matematigi sevmemesi, "kabuller var deniyor olmasindan"
dolayi denmis bunu kabul etmiyorum. Benim kabul olarak bahsettigim
uluslararsi standartlardi.
Bence ogrencilerin % 70 inin( bu sizin soylediginiz rakam , elimde bu
konuda bir veri yok) matematigi sevmemesi ancak matematigin somut bir
metodla veriliyor olmasindan kaynaklanmaktadir. Turkiye de 16 sene
egitim gordum 4 sene de ogretmen olarak calistim. Derslerin %80 inin
soru cozulerek ogretildigini ve egitimin tamamen OYS ye (sinav
sistemine) yonelik verildigini dusunursek, ogrenciye az birsey
anlatip,ardindan formul ezzberleten bir sisitemin cocuklari olarak
onlarin matematik, fizik ,kimya gibi dersleri cok sevmesini
bekleyemeyiz. Ogrenciden beklenen sey cok, sure az. O yuzden formul
ustune formul veriyorduko zaman.Sorarim size kac tane lise ogrencisi
(fen lisesi
ogrencilerini bunun disinda tutuyorum),ucgenin ic acilarinin 180 derece
oldugunu ISPATLAYABILIR. Hepsi 180 dereceyi biliyor ama kimse sormuyor
nasil oluyor
diye. halbuki ispati iki satir bisey, ama merak duygusu arastirma
duygusu birakmiyoruz ogrencide.O yuzden kimse bana ogrenciler boyle
deniyor diye matematige onyargili yaklasiyor ve sevmiyor bu dersi
demesin, BIZLER OGRENCILERI BOYLE YETISTIRMEK ZORUNDA KALDIGIMIZ ICIN,
ogrenciler matematigi sevmiyor.
Sistem tamamen yenilenmedikce de bu boyle kalacaktir.
Bu konuda baska yapilacak yorumlara cevap vermeyi dusunmuyorum. Bu
site, benim Turkiye deki matematik egitiminden uzaklasmami sagliyor.O
yuzden yakindan
takip etmeye calisiyorum, ama vaktim de cok sinirli oldugu icin her
zaman cevap yazamiyorum.
Hepinize saygilar ve sevgiler yolluyorum
Sebnem
Çocuklar öğrettiğim konuların gerçek hayatta ne işe
yarıyacaklarını sorduklarında,
Öğrencilerime derim ki:
Küçük çocukları boncuklu, ışıklı, ses veren vb objelerle
anneler kendilerine doğru çekmeye çalışır.
Bebek kendinin o ilginç şeye doğru koştuğunu zanneder. Hedefi
şekerdir bazen. Asıl amacın farkında değildir ama. Halbuki kasıt
bebeğin emeklemesi ve yürümesine yöneliktir.
Siz de şu an basit havuz problemleriyle, işlemlerle uğraşıyor
görünüyorsunuz ama arka planda beyninizin düşünme stili, yöntemi
değişiyor. Siz mat. çalıştıkça; farkına varmadan yetişkin
hayatınız, iş hayatınız için inanılmaz sağlam bir
beceri/yürütme altyapısı kazanıyorsunuz, vs vs.
Haliyle ben pek çok konunun aslında ne işe yaradığını reel
hayata dayalı önekleri ile anlatabilirim.
Ama içime sinmeyen bir konu var. Polinomlar. Çokta rahat bir bölüm.
Ama hala ne işe yarar, tam olarak anlamadım. Vermek isteyebileceği
mantığı, işlem yeteneğini ve diğer alışkanlıkları diğer pek
çok konudan zaten fazlasıyla alıyoruz. Polinom bilmeden de
sorularını pek ala çözebiliriz. Sadece ünv. yıllarında mat.
bölümünde okuyacak öğrencilerein işine yarar gibi geliyor bana.
Haa, bir de sayesinde konu başlığımız artıyor gelirimize paralel
olarak.
Kafa karışıklığımı düzeltirseniz sevinirim.
(*) Hedef kitle hakkında bilgi edinmek, onların psikolojisini,
muhakeme, algılama, kavrama gücünü ölçmek, eğlence ve espiri
anlayışlarını anlamaya çalışmak yeri geldiğinde enpati ile yeri
geldiğinde böyle paylaşımlarla materyalleri çeşitlendirmenin iyi
olabileceğini düşünmekle hata yapmışım özür dilerim...
Başlığın genişliğinden içeriğin darlığını fark edememişim,
yine özür dilerim... Bilmediğim düşünmediğim şeyler olduğunu
sezinliyor projenizi paylaşmanızı temenni ediyorum.
SOKRATES Şimdi, söyle bana genç dostum, matematiğin nesnesi nedir? Bir matematikçi neyi araştırır?
HİPPOKRATES Theaitetos'a aynı soruyu sordum. Cevap olarak matematikçinin sayıları ve geometrik formları araştırdığını söyledi.
SOKRATES Güzel, cevap doğru. Fakat, bu şeylerin var olduğunu söyleyebilir misin?
HİPPOKRATES Elbette. Var olmasalardı, onlar hakkında nasıl konuşabilirdik?
SOKRATES O zaman söyle bana, matematikçiler var olmasalardı, asal sayılar var olacaklar mıydı? Eğer var olacaklarsa, nerede var olacaklardı?
(Matematik Üzerine Diyaloglar Alfred Renyi sayfa:13)
Yeniden merabalar;
ancak bakabiliyorum ve cevaplayabiliyorum kusura bakmayın.İlk olarak reel hayatta gruptaki kimseyi tanımadığımı belirtmeliyim neden mi çünkü kimse ile çok samimi bir dostluğum veya çok hasedi(olsa gerek kelime) bir ilişkim
yok.Grupta hiçkimsenin benden ne eksik ne de fazla blgi sahibi olduğuna inanıyorum.Bunları düşünerek yazılarımı yazdığımda hoşuma gidenleri aldım eksikleri sadece bildirdim,yargılamak ve birilerine "birşeyler ima etmek" haddim olmadığı gibi hiç bir yazımda böyle birşey
yapmadım.Buna rağmen yanlış anlamalar olabilir.Yanlış anlamaları önlemek amcı ile yinelemliyim ki "isme-cisme-kimseye değil fikirlere bakıyorum"
Grup üyelerinden bu anlamda özür dileyerek tekrarlamalıyım:yukardaki yazılarımda kimseyi ima etmedim!
"Malum bizim kültürümüze yeni bir "işi gırgıra vurma" sokulmaya
çalışıyor.Sizlerin böyle bir şey yaptığınızı değil matematik hakkında yazmak-düşünmek işinin değişerek "matematiği sevdirmek için yeni bir şeyler
üretme" ye yöneldiğini anlatmaya çalışıyorum. "ile bunu anlatmak istemiştim.Seviye olarak üye olduğum Türkçe gruplar içinde 1. sırada olduğunu düşündüğümde bu grubun,üyelerine de ayrı bir değer ve seviye verdiğimi de söylemeliyim.
Yazımı yazdıktan sonra sebnem hanımın yazısını okudum ve eksik bir fikir olarak öğrencilerin matematiği sevmemesi ve matematiğin günlük yaşamdaki yeri konusundaki yeri noktasında bir nokta hatırladım:Öğrencilerimize matematiği sevdiremiyorduk!Bu bir gerçek!Bunun sebepleri çokdur ama bir gerçek vardı:sevdiremiyorduk!Ve bunun çözümünü matematiğin basitleştirilmesinde(!) bulduk!Oysa bunda da dengeye koyamıyoruz diye düşünüyorum.6. sınıf müfredatını görmedim ancak görenlerin bu yöndeki fikirleri aleni.
Biliyorum uzunca bir yazı oluyor oyüzden biraz mola vererek size basit proje sunuyorum;
sihirli kare veya kart diye aratınca google da "Her doğal sayının 2nin kuvveti şeklinde yazılması ile başlayan bir teorem ve günlük hayattaki uygulamasını bulabilirsiniz.Çocukluğumun hangi evresinde ve hangi kaynaktan elde ettiğimi hatırlamadığım bir şey geldi bunları okuyunca:
Sihirli iller dedi bu projeye ilk kez 2004-2005 e.ö.yılında "Matematik Sergisi-1" de sunduk öğrencilerimle.Sihirli kartlardaki sayıların yerine il plaka kodlarından illeri yazıyoruz.Örneğin:66 yazan kartlarda 66ları silip YOZGAT yazıyoruz.Biraz üslü ifade bilgisi kazanan örencilerim bunu yaptılar ve misafirlerin tuttukları illeri biraz üs bulma biraz toplama ve biraz da plaka kodu ezberi (veya tablosu da olur) bildiler.
Sadece gülmedik sevinmedik eğlenmedik ayrıca MATEMATİK YAPTIK!
Cahit hocam alıntı yazımdaki son noktada görüş belirtmiş.Ben o yazıdaki fikirlerin çoğuna katılıyorum.Hatta sistemin değişmesi fikrine şu soruyu sorarak katılıyorum:
Önümüzde bir OKS-ÖSS sınavı (baskısı) olmadan matematik dersi işlemek nasıl olurdu?
Matematiğin her şeyini derinlemesine öğrencilerle paylaştığımız..
Bundan soru çıkmamış diyerek (Türk bayrağı konusu mesela) konuları iteklemeden tüm konuların geniş anlamda işlendiği dersler...
Çok güzel açıklamışsınız ama şöyle düşünüyorum ki sistemler gerçekten önemlidir sizin fikirlerinize katıldığımı da bu cümleye şunu ilave ederek bitiryorum
ama fertlerden(veya ...) önemli değildir.
Sinan hocama not: www.e-dergim.net te son sayıda bir yazımı yayınlamış arkadaşlar o yazının ilk cümlesini okumanızı tavsiye ederim.
Okuyamayanlara
abbasbeg hocamın yukarıdaki yazısından çok hoşuma giden bir bölümü sunuyorum:
Küçük çocukları boncuklu, ışıklı, ses veren vb objelerle anneler kendilerine doğru çekmeye çalışır.Bebek kendinin o ilginç şeye doğru koştuğunu zanneder. Hedefi şekerdir bazen. Asıl amacın farkında değildir ama. Halbuki kasıt bebeğin emeklemesi ve yürümesine yöneliktir.