Merhaba sevgili arkadaşlarım ve hocalarım,
Bu sefer pek bir ön bilgi vermemek daha doğru olur benim düşündüklerim net, son hali olduğu söylenemez ama neredeyse emin oldum gibi.
Fikirlerinizi bana atarsanız çok sevinirim ve kısa zamanda görüşmek üzere.
Cheers!
ISIMSIZ -
Abbasağa parkından aşağıya doğru giden yolda A.K yürümekteydi. Sağında park, solunda uzunca apartmanlar diziliydi. Yorgun ve sıkılmış görünmekteydi, takım elbisesi dağılmış kravatı açılmış ilerliyordu. Uzaktan yere sert basan koşan birinin ayak sesleri gelmeye başlar, A.K bir an arkasına dönüp bakar, son anında genç birinin apartmanlardan birinin girişine hızla girdiğini görür. Çok kısa bir zaman içinde o binadan çıkar ve bir yandaki apartmana dalıverir. A.K bu gencin ne yaptığına pek anlam veremez ve önüne dönüp yürümeye koyulur.
Kısa birkaç adımdan sonra ayak sesleri iyice yakındadır ve A.K yeniden yanına dönüp bakmak istediğinde az önce gördüğü gencin kan ter içinde önüne hayvan gibi çömelmiş harap ve bitap halde ona bakmakta olduğunu fark eder. Ondokuz yirmi yaşlarında ince ve canlı bir çocuktu bu, üzerinde kot pantolonu, spor ayakkabısı ve kol saati ile bir şekilde kendine dikkat eden biriydi heralde. Çocuğun konuşmaya başlamadan iki kere daha nefes alması gerekti.
Abi, bana yardım eder misin 2 dakka ya?
A.K çocuğun söyleyeceği şeyi merak edercesine ufak bir baş hareketi yaptı. Genç bu sırada cebinden telefonunu çıkarıp göstererek;
Abi ya, hayatımın aşkı bu sıradaki binalardan birinde oturuyor, şarjımda bitti gitmeden hemen bulmam lazım. Tek tek bakıyorum hemen her yere. Hadi be abi ne olur?
Genç heyecanlı ve çaresiz görünüyordu. A.K aslında aklında kararı hemen vermişti ama bir an soluklanma ihtiyacı duydu. Bu sırada çocuğun yüzüne, yorgunluğuna, terine baktı. Bir anda içinde bu çocuğa karşı bir saygı oluştu, “bunu kim durdurabilir ki yani?” diye aklından geçti.
Gözünü bir sonraki kırpışında çılgınlar gibi koşturuyor, ard arda zillere basıyorlardı. Birine basıyor cevap gelmezse diğerine cevap gelirse soruyor, kapıyı açarsa yukarı koşuyordu, olmazsa bir sonraki zil, sonraki zil, sonraki... bir yandan genç çocuk da aynı şekilde devam ediyordu. Beş altı dakika içinde dört apartmana komple girip çıkmışlardı ve ikiside kan ter içindeydi. Son dört yılda gördüğü ve konuştuğu insan sayısından fazla kişiyle muhatap olmuştu, hatta biri A.K'nin şirketinde çalışıyordu. Altıncı apartmandayken bir zilden tanıdık bir ses gibi geldi diye ümitlendiler ve yukarı genç çocuk önden çıktı ve gerçekten esas kızın evini buldular. Kapı açıldığında AK yeni o kata çıkıyordu. Kapı açıldığı gibi genç çocuk açan kadına heyecanla;
Merhaba Feryal Teyze ben Merve nin arkadaşıyım, (bu sırada kadın bu bitap düşmüş çocuğa ardından da merdiven çıkan bitap düşmüş AK ye büyük bir şaşkınlıkla bakıyordu) ya ne olur, hayatımın aşkı o çok önemli gittimi Merve? Ne olur ?
Feryal Teyze bir anda çocuğun fırtınasına kapılıp gitti ve onunkine yakın bir heyecanlı olayı bile irdelemeden, gayet kafası çalışan bir insan edasıyla,
Evladım ayy! Bilmem şey, Havalimanına gitti yarım saat evvel taksiyle!
Genç çocuk bir anda yıkılıyor gibi oldu. Feryal hanım böyle küt diye söylediğine pişman olmuş gibiydi, AK bunun üzerine hemen,
Oğlum, atla aşağıdan hemen sende bir tane taksiye yakalarsın hadi!
Genç çocuk ufak düşme anını bu sözlerden sonra kafasında milyonlarca yıl geriye attı ve fırtına gibi merdivenlerden inmeye başladı, giderken de;
Abi çok saol ya! , iyi akşamlar Feryal Teyze!
A.K kan ter içinde iş kıyafetiyle Feryal Teyze ile gözgöze geldi ve ufak bir “iyi akşamlar” tebessümüyle utanaraktan ikiside ayrıldı. AK yavaş yavaş merdivenleri inmeye koyuldu. Işık otomatiği kapandı, AK ışığı açıp merdivenlerde kayboldu.
AK apartmanın kapısından çıkarken kendine biraz daha gelmiş gibiydi, dış basamakları inerken o gencin biraz ileride bir taksiyi durdurmuş olduğunu gördü. Taksici belliki kenara çekmiş bir müşteriyi bekliyordu ve sigara içmekteydi. Genç Taksiciye bütün heyecanı ve hızıyla;
Abi ne olur hayatımın aşkı yarım saat evvel havalimanına gitmiş yakalamam lazım, yardım et ne olur?.
Taksici bütün meseleyi çözdüğü an yüzünü ciddi bir ifade aldı ve bütün kararlılığıyla;
Atla !
dedi.
Taksi adeta drag yarışında start alırmışcasına bir hız ve hareketle tozu dumana katıp köşede kayboldu.
Bu sırada elinde bavuluyla apartmandan çıkan bir adamda taksisinin önünden geçip gitmesine şaşkınlıkla baktı.
Rüzgarda uçuşan yapraklar, bir kedi, çöp konteyneri ve çöpçü kaldı sokakta. Çöpçü ardından da yukarıda camdan bakan Feryal Teyze ile kısa bir an gözleri buluştu ve aynı şeyleri düşündüklerine emin oldular. Daha sonra AK de yavaşça yolun karşısına geçip hergün yürüdüğü yolu yürüyerek eve yollandı.
PS:EXTRA SHOT: (Bunu ne olursa olsun çekeceğime eminim ama film tamamen başka birşey olacaktır tabi koymayabiliriz, emin olmam gerekiyor)
Kamera son planın shot ında 360 derece dönüp çöpçü-AK-Yolda yürüyen biri – daha sonra da bütün set ve çalışanların taksiyle az önce basıp gitmiş çocuğa şaşkın ama memnun bakıyor halini bize gösterir