şaşırtan varsayımlar

5 views
Skip to first unread message

SEDA

unread,
Jan 15, 2009, 9:09:31 AM1/15/09
to TIPteorisyenleri
Merhabalar.Sizlerle basit görünümlü ancak bir o kadar da karmaşık
bazı düşünceleri paylaşmak istiyorum.Geçenlerde babamla bir kahvaltı
sofrasında ilginç bir tartışma yaşadık.Babam,küçükken kardeşlerimin
çok pekmez yediklerinden benim de yemekle aramın olmayışından
bahsederek bu konuyu ten renklerimizle bağladı.Kardeşlerimin koyu
tenli oluşu benimse beyaz oluşum bununla ilişkiliymiş söylediğine
göre.Bu fikir beni çok güldürdü.Hatta bir espiriyle gelecekte insan
neslinin büyük çoğunluğunun kola içmeleri nedeniyle zenci olacağını
söyledim(!)Tartışma, bizleri konunun ayrıntısına ve anlamına
sürükledi.Bu konuda okuduğum bir araştırmadan bahsettim:Domatesin
içeriğinde ona kırmızı rengini veren likopen maddesi bol miktarda
bulunuyor.Yapılan araştırmaya göre likopen insan cildinin renk
değişiminde de dolaylı yoldan etkili bir madde.Şöyle ki;domates veya
içeriğinde yüksek oranda likopen bulunan besinleri
yediğimizde,bunların içerdiği likopen vücudumuzda üretilen melanin
pigment salgısının miktarını etkiliyor.Melanin cildimizin güneş
ışığını absorbe etme ölçüsünü belirleyen bir pigment.Sizleri sıkmadan
sonuca geleyim; domatesten zengin beslenip bol likopen aldığımızda
cildimiz, özellikle yazın yakıcı güneş ışınlarından korunuyor.Ve
cildimizin yanma miktarı büyük ölçüde azalıyor çünkü bizler için
zararlı olan dalga boyundaki ışınlardan kısmi olarak korunmuş
oluyoruz.
Konuşmanın gidişatı babamla temelde aynı düşüncede olduğumuzu
gösterdi.Besinler ve renk konusu dolaylı da olsa
ilişkiliydi.”Yediğimiz tüm besinler, vücudumuzun tüm sistemlerinin
işleyişinde doğrudan veya dolaylı olarak etkili”diyerek de daha geniş
bir sonuca vardık.Aslında oldukça tümevarımsal bir varsayı bu.Ve uzun
süreli çalışmalara açık.Bu etki birbirine bağımlı birçok karmaşık
denklemin olduğunu gösteriyor.İlmin tek bir nokta olduğuna inanan biri
olarak bu denklemlerin nasıl bir yöntemle sadeleştirilip tek bir
sonuca varılacağı aklımı hep kurcalamıştır.Şimdi konu hakkında siz
saygıdeğer grup üyelerinin de görüşlerini almak istiyorum.Ben duruma
yüzeysel bir bakış açısıyla baktım, sizlerin de birikimlerini almak
merakımı biraz olsun yatıştıracaktır umarım…

Sinan Canan

unread,
Jan 15, 2009, 10:12:33 AM1/15/09
to tipteori...@googlegroups.com
Seda merhaba,
Öncelikle evde böyle bir mesele üzerinde muhabbet edebilecek bir ailen olduğu için sana gıpta ettiğimi belirtmeliyim.. İnşallah ileride bizler de böyle aile babaları olabiliriz :))

Beslenme uzmanı değilim; dolayısıyla meselenin bilimsel yönüne yönelik bir iki değinme ancak yapabileceğim.

Besinler vücudumuzu doğrudan etkilerler; bunda şüphe yok. Fakat besinlerle etkileşimimiz düşündüğümüzden çok daha karmaşıktır. Örneğin; senin de mesajında belirttiğin gibi likopen maddesi domates içinde en önemli bileşenlerdendir. Kan akışkanlığını ayarladığı; göz ve görme sistemine yararlı olduğu, kan pıhtılaşma faktörlerini düzenlediği ve melanin sentezini artırdığı gibi bir çok marifeti biliniyor bu gün. Bunlar kısmi doğrular olmakla birlikte, çoğu zaman domatesle ilgili büyük bir gerçeği bizden gizliyorlar: Domates, bir bütün olarak vücudumuza faydalıdır; çünkü: Domates bitkisinin içindeki tüm maddesel bileşenler, domatesin canlı vücudu içerisinde olması gereken miktar ve terkiplerdedir. Ayrıca tüm bileşenleri, (taze tüketildiği oranda) canlı ve hayat kaynağıdır. Siz bir domates yediğinizde bu maddelerin hepsini aynı anda ve o terkipte alırsınız. Böylece vücudun o maddelerden yararlanım düzeyi en uygun (optimum) düzeyde olur.

Domates, tadı, kokusu, kıvamı, rengi ve diğer tüm fiziksel özellikleri ile bizim vücudumuza bazı sinyaller yollar. Koku ve rengi doğrudan beynimizin hipotalamus bölgesine etkiyerek bizi iştaha getirir; tadı yine üst beyin merkezlerini (insula-limbik sistem, hipotalamus vs vs) anında uyararak, domatesin vücuda girişini tüm sisteme haber verir ve -muhtemelen- bütün metabolzimayı bu yeni besin girdisine göre hazırlar. Hatta bizi "mutlu" eder (belki de en öenmli ksımı burasıdır; kimbilir?). Dahası da var; yiyecekten alınan tüm duyguyu o tatla eşleştirerek; bundan sonra o besinin eksikliğini bize hissettirir (o besini canımız ister mesela). Hamilelikteki "aşerme" olgusunun da bebeğin hızlı gelişimi için gereken besinleri sağlamaya yönelik paradoksal bir tepki olduğunu bilirsiniz.

Demek ki örneğimizde domates bir bütün olarak önemlidir. Örneğin, derimizi güneşten korumak için likopen maddesini farmakolojik olarak izole edip vücuda verirsek, likopenin diğer etkilerinin yanı sıra, domatesin tamamından elde edilecek bütüncül etki ortadan kalktığı için, muhtemelen uzun dönemde zararlı ve denge bozucu bir iş yapmış olabiliriz. Çoğu doğal formüllerden elde edilen ilaçların bir çok yan etkisi olması da bundandır. Canlıdaki bileşenlerle birlikte ve uygun dozlamada verilmediğinde, bizim için fayda yerine zarar getirme olasalığı daha yüksektir. Bilinmeyen muhtemelen onlarca maddenin etkilerini ise varın siz tahayyül edin...

Gelelim işin bilimsel olarak nasıl çalışılacağına: Net cevabım şu: Bilmiyorum; fakat bazı fikirlerim var. Biraz önce yukarıda, domatesin tek tek parçalarının toplamından daha fazla bir şey olduğuna dair bir örnek verdim. Etrafımızdaki hemen her şey, özellikle canlı varlıklar; parçalarının toplamından daha fazla özelliklere sahiptrler. Ve hatta anlam ve işlevleri içinde bulundukları bağlama göre değişir (bir insanın vücuduna girmiş domates, doğada tek başına bir domatesten farklı işlevler yürütür artık). Dolayısıyla etken maddeler üzerinden düşünüp onlarıne tkilerini tanımlamaya yönelik farmakolojik yaklaşım, bana çok doğru gelmiyor. Onun yerine tabiattaki diğer canlıları gözlemlemek; insanların bu bitki veya besinlerle olan ilişkilerine bakmak vs vs "yeni" (aslında doğrusu: eskimemiş) bilimsel yöntemler olarak önerilebilir belki? O kısmı bilmiyorum ama, holistik etkileşimler, indirgemeci veya anazlici bakış açısı ile anlaşılamaz kanaatindeyim. İşte burada da işin içine örneğin kaos ve karmaşıklık bilimleri girer. Ve daha neler neler.. :))

Şimdili konuya şöyle bir dokunmuş olalım; sonra açarız yavaş yavaş..
Fakat vardığınız yer bana göre doğrudur; hülasa onu diyeyim :))
Selam ve sevgiler :))
--
Dr. Sinan Canan
Başkent Üniv. Tıp Fakültesi Fizyoloji A.D.
Bağlıca-Ankara
http://www.baskent.edu.tr/~scanan
http://sinancanan.net
http:/fraktaldusunceler.net
____________________
Ofis/Ders saatlerim için:
http://www.google.com/calendar/embed?src=sinan...@gmail.com

15 Ocak 2009 Perşembe 16:09 tarihinde SEDA <sedali...@hotmail.com> yazdı:



--
Dr. Sinan Canan
Başkent Üniv. Tıp Fakültesi Fizyoloji A.D.
Bağlıca-Ankara
http://www.baskent.edu.tr/~scanan
http://sinancanan.net
http:/fraktaldusunceler.net
____________________
Ofis/Ders saatlerim için:
http://www.google.com/calendar/embed?src=sinan...@gmail.com

ismail yigit

unread,
Jan 28, 2009, 6:41:22 AM1/28/09
to TIPteorisyenleri
http://galeri.internethaber.com/gallery.php?id=2952&no=9

Flamingolarin pembe rengi, yedikleri alglere baglanmis. Ilgili
olabilir konuyla diye aktarayim dedim.

Saglicakla

ismail
> Bağlıca-Ankarahttp://www.baskent.edu.tr/~scanan<http://www.baskent.edu.tr/%7Escanan>http://sinancanan.net
> http:/fraktaldusunceler.net
> ____________________
> Ofis/Ders saatlerim için:
> http://www.google.com/calendar/embed?src=sinanca...@gmail.com
>
> 15 Ocak 2009 Perşembe 16:09 tarihinde SEDA <sedaliman_...@hotmail.com>yazdı:
> Bağlıca-Ankarahttp://www.baskent.edu.tr/~scananhttp://sinancanan.net
> http:/fraktaldusunceler.net
> ____________________
> Ofis/Ders saatlerim için:
> http://www.google.com/calendar/embed?src=sinanca...@gmail.com- Alıntıyı gizle -
>
> - Alıntıyı göster -
Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages