ACELE KARAR VERMEK bütün türkishlere atfolunur (bu mail paylaşım amacıyla yaklaşık 500 adrese gönderildi...)
0 views
Skip to first unread message
Eryuksel, Kurtul
unread,
Jan 9, 2009, 5:05:31 AM1/9/09
Reply to author
Sign in to reply to author
Forward
Sign in to forward
Delete
You do not have permission to delete messages in this group
Copy link
Report message
Show original message
Either email addresses are anonymous for this group or you need the view member email addresses permission to view the original message
to thyke-okum...@googlegroups.com
belki çok dolaşmış,
bildik bir mesajdır fakat ben sizlere de göndermek istedim, şu sıkıntılı
günlerde belki biraz işe yarar sevgili
arkadaşlar..
sevgiler,
kurtul
Çin düşünürü Lao Tzu'nun
öyküsü........
Köyün birinde bir yaşlı adam varmış. Çok
fakirmiş ama Kral bile onu kıskanırmış... Öyle dillere destan bir beyaz atı
varmış ki, Kral bu at için ihtiyara nerdeyse hazinesinin tamamını teklif
etmiş ama adam satmaya yanaşmamış.. 'Bu at, bir at değil benim için; bir
dost, insan dostunu satar mı' dermiş hep. Bir sabah kalkmışlar ki, at
yok. Köylü ihtiyarın başına toplanmış: 'Seni ihtiyar bunak, bu atı sana
bırakmayacakları, çalacakları belliydi. Krala satsaydın, ömrünün sonuna
kadar beyler gibi yaşardın. Şimdi ne paran var, ne de atın'
demişler...
İhtiyar: 'Karar vermek için acele etmeyin' demiş. 'Sadece
at kayıp' deyin, 'Çünkü gerçek bu. Ondan ötesi sizin yorumunuz ve verdiğiniz
karar. Atımın kaybolması, bir talihsizlik mi, yoksa bir şans mı? Bunu
henüz bilmiyoruz. Çünkü bu olay henüz bir başlangıç. Arkasının nasıl
geleceğini kimse bilemez.' Köylüler ihtiyar bunağa kahkahalarla
gülmüşler. Aradan 15 gün geçmeden at, bir gece ansızın dönmüş... Meğer
çalınmamış, dağlara gitmiş kendi kendine. Dönerken de, vadideki 12 vahşi atı
peşine takıp getirmiş. Bunu gören köylüler toplanıp ithiyardan özür
dilemişler. 'Babalık' demişler, 'Sen haklı çıktın. Atının kaybolması bir
talihsizlik değil adeta bir devlet kuşu oldu senin için, şimdi bir at sürün
var..' 'Karar vermek için gene acele ediyorsunuz' demiş ihtiyar. 'Sadece
atın geri döndüğünü söyleyin. Bilinen gerçek sadece bu. Ondan ötesinin ne
getireceğini henüz bilmiyoruz. Bu daha başlangıç. Birinci cümlenin
birinci kelimesini okur okumaz kitap hakkında nasıl fikir yürütebilirsiniz?'
Köylüler bu defa açıkçn ihtiyarla dalga geçmemişler ama içlerinden 'Bu
herif sahiden gerzek' diye geçirmişler... Bir hafta geçmeden, vahşi atları
terbiye etmeye çalışan ihtiyarın tek oğlu attan düşmüş ve ayağını kırmış.
Evin geçimini temin eden oğul şimdi uzun zaman yatakta kalacakmış.
Köylüler gene gelmişler ihtiyara. 'Bir kez daha haklı çıktın' demişler.
'Bu atlar yüzünden tek oğlun, bacağını uzun süre kullanamayacak. Oysa
sana bakacak başkası da yok. Şimdi eskisinden daha fakir, daha zavallı
olacaksın' demişler. İhtiyar 'Siz erken karar verme hastalığına
tutulmuşsunuz' diye cevap vermiş. 'O kadar acele etmeyin. Oğlum bacağını
kırdı. Gerçek bu. Ötesi sizin verdiğiniz karar. Ama acaba ne kadar
doğru. Hayat böyle küçük parçalar halinde gelir ve ondan sonra neler olacağı
size asla bildirilmez.'
Birkaç hafta sonra, düşmanlar kat kat büyük bir
ordu ile saldırmış. Kral son bir ümitle eli silah tutan bütün gençleri
askere çağırmış. Köye gelen görevliler, ihtiyarın kırık bacaklı oğlu dışında
bütün gençleri askere almışlar. Köyü matem sarmış. Çünkü
savaşın kazanılmasına imkân yokmuş, giden gençlerin ya öleceğini ya da
esir düşeceğini herkes biliyormuş. Köylüler, gene ihtiyara gelmişler...
'Gene haklı olduğun kanıtlandı' demişler. 'Oğlunun bacağı kırık ama hiç
değilse yanında. Oysa bizimkiler, belki asla köye dönemeyecekler. Oğlunun
bacağının kırılması, talihsizlik değil, şansmış meğer...' 'Siz erken
karar vermeye devam edin' demiş, ihtiyar. 'Oysa ne olacağını kimseler
bilemez. Bilinen bir tek gerçek var. Benim oğlum yanımda, sizinkiler
askerde... Ama bunların hangisinin talih, hangisinin şnssızlık olduğunu
sadece Allah biliyor.'
Lao Tzu,
öyküsünü şu nasihatla tamamlamış:
'Acele karar vermeyin.
Hayatın küçük bir dilimine bakıp tamamı hakkında karar vermekten
kaçının. Karar; aklın durması halidir. Karar verdiniz mi, akıl
düşünmeyi, dolayısı ile gelişmeyi durdurur. Buna rağmen akıl, insanı
daima karara zorlar. Çünkü gelişme halinde olmak tehlikelidir ve insanı
huzursuz yapar. Oysa gezi asla sona ermez. Bir yol biterken yenisi
başlar. Bir kapı kapanırken, başkası açılır. Bir hedefe ulaşırsınız ve
daha yüksek bir hedefin hemen oracıkta olduğunu
görürsünüz.' Lao
Tzu
ici
unread,
Jan 9, 2009, 5:28:33 AM1/9/09
Reply to author
Sign in to reply to author
Forward
Sign in to forward
Delete
You do not have permission to delete messages in this group
Copy link
Report message
Show original message
Either email addresses are anonymous for this group or you need the view member email addresses permission to view the original message
to thyke-okum...@googlegroups.com
ben ilk defa okudum bu metni Kurtul'um.
Çok güzelmiş, ileten ellerine sağlık tatlım :)
From: "Eryuksel, Kurtul" <kurtul....@citi.com> To:thyke-okum...@googlegroups.com Sent: Friday, January 9, 2009 12:05:31 PM Subject: ACELE KARAR VERMEK bütün türkishlere atfolunur (bu mail paylaşım amacıyla yaklaşık 500 adrese gönderildi...)
Eryuksel, Kurtul
unread,
Jan 9, 2009, 7:07:02 AM1/9/09
Reply to author
Sign in to reply to author
Forward
Sign in to forward
Delete
You do not have permission to delete messages in this group
Copy link
Report message
Show original message
Either email addresses are anonymous for this group or you need the view member email addresses permission to view the original message
to thyke-okum...@googlegroups.com
h e p i n i z i ç o k s e v i y o
r u m....hiç birinize kötü bir şey olmasın, hiçbirinizin canı
sıkılmasın...