Birol Çetin
unread,May 9, 2011, 10:22:36 AM5/9/11Sign in to reply to author
Sign in to forward
You do not have permission to delete messages in this group
Either email addresses are anonymous for this group or you need the view member email addresses permission to view the original message
to teslimolan
Selam,aslın da yazmak zor bir iş,ama doğru bildiğim şeyleri asıl
kaynağından delillerle ısbat ederek yazıyor olmak,kaynağı bilmeyenler
için yeterli olmuyor.Dini konular da, herkes Kur'anı bildiği halde,
içeriğinden bihaber oldukları için yazdıklarımı anlamalarını
beklemiyorum.Anlayabilenleri tenzih ederim.
Çoğunluğun dünya telaşına düştüğü günümüz de,ya hu o kadar alim
var,sen de kim oluyorsun?Onlar anlamamış da sen mi anlıyorsun?Gibi
sorulara muhatap olduğum da, sorduğum şu soruya cevap alamayışım
inandığını söyleyen toplulukların ne kadar körü körüne teslim
olduklarının bir ısbatı olsa gerek!
Soru şu; O alimlerin hangisiyle oturup konuştun? Cevap hiçbirisi
aslında ama, soruyu sorduğum topluluk ya da şahıslar lafı gevelemeyi
tercih edip zamanımızdan birini söyleyerek silsile yoluyla söz konusu
olan alim kişiye ulaşmayı tercih ediyorlar.Yani asıl sözü söyleyenle
kimse muhatap olmamış!Ama anlatımlar sanki birebir o kişilerle
konuşulmuş gibi yapılarak,büyük bir aldatmanın için de olduklarını
anlamamakta ısrar ve kendi yaptıklarını en doğru görme yolunu tercih
ederek,yanlış yaptıklarını söyleyenleri de,sapıklık ve kafirlikle
itham etmeyi hiç bir delile dayanmadan rahatlıkla yapabilmekteler.
Kur'an dan deliller sunduğumuz zaman ise,karşımıza çıkan ilk itiraz O
nu kim yazmış? olmaktadır.Kur'an bile onların bulunduğu durumu
anlamalarına yeterli gelmemesi sanırım kalplerinin mühürlü
olmalarından kaynaklanıyor olsa gerektir.
Şahsım adına ben yine bu uyarıları yapmaya devam edeceğim,sözlü olarak
yaptığım bu uyarıları,daha kalıcı olacağını düşündüğüm için yazılı
olarak yapmayı uygun buldum ve son bir kaç aydır yazmaya başladım.Ama
şunu gördüm ki yazmak, anlatmaktan çok daha zor!
Konuşurken yakaladığım akıcılığı yazarken yakalayamıyorum,kendi
yazdığım yazıları okurken bunu daha iyi anlamam mümkün oldu.O yüzden
aklımdakini yazıya dökerken olabilecek hataları şimdiden kabul ediyor
ve onların düzeltilmesi de şahsıma aittir diyorum.
1978 yılın da Merhum İsmail Hakkı İzmir li Hocanın Mealini okuduğumdan
bu zamana kadar geçen 33 yıl çok şeyler öğretti, yaşayarak öğrenmek
insan da kalıcı ve silinmez izler bırakıyor.Safahat ı okuduğum zaman
ise atalarının dininin doğru olmadığını söyleyen bir Mehmet Akif
görmek ve sadece Kur'an diyerek çözüm yolunu gösteriyor olması,onların
göremediklerini görmemi sağladı.
Evet insan olarak benim de hata yapmam mümkündür,ama ben asıl kaynak
olan Kur'an Ayetlerini delil alarak düşündüğüm için, en azından
başkalarının yaptığı hataları tekrar etmekten uzağım.Kur'an Ayetlerini
yanlış anlamam da mümkündür,ama yine Kur'an Ayetleri ile yapılacak bir
uyarıya hiç bir zaman gözlerimi kapatarak sadece benim anladığım
doğrudur da demem hiç bir zaman söz konusu değildir.
Alemlerin Rabbi olan Allah,her insanın samimiyetine göre bir anlama
kabiliyeti vermiştir.Bu kabiliyet kadar Ayetleri anlamak mümkündür ve
Allah dilediği kimseye sınırsız anlama kabiliyeti vererek,o kabiliyete
sahip olmayanların anlamalarını da engelleyebilir.
Bana göre bu samimiyeti test etmenin en kolay yolu, maddi çıkarlarla
ölçülmesidir.kişinin ne kadar samimi olduğunu anlamak ancak o kişi ile
yapılacak maddi değerde olan bir alış verişle mümkün olur.
Örnek verecek olursam yakinen tanıdığım iki firma arasında ki bir alış
veriş sonunda A firması B firmasına olan borcunu kabul etmemektedir.B
firması A firmasının samimiyetine güvendiği için hiç bir resmi evrak
düzenlememiş ve alacağını kanunlar önünde ısbat edememektedir.Ancak
benim A firmasına olan yakınlığımı bilmektedir ve şahsımı da
tanımaktadır.Alacak 96 yılı rakamlarıyla 50 milyar civarında olduğu
için vazgeçilmesi de o an ve durum için söz konusu değildir.Mahkemeye
müracat eden B firması beni şahit göstermektedir.Hakim huzuruna
çıktığımız vakit B firmasından hiç bir menfeat ve çıkarım olmamasına
karşın A firması ortak çıkarlarımızın olduğu bir firma olmasına rağmen
sadece doğruyu söylemek kaydıyla!!! B firmasının alacağını almasını
sağladım ama A firması ile olan bütün bağlarımı koparmak zorun da
kalarak!
Sadece koparmakla da kalmadım kendi yakınlarım tarafından aforoz
edildim.Bu benim başımdan geçen gerçek yaşanmış ve tarafların halen
varlığını sürdürdüğü bir olaydır.İşte böyle bir olay karşısın da
herkes ne yapacağını bir düşünsün?Doğruyu söylemek,Hakkı
söylemektir,Hakkı gizlemek ise yalan söylemek olur.
Ben bunu yaptığım zaman gece gündüz ayık gezmez bir halde idim!Ama
Allaha hiç bir şeyi ortak koşmadan inanıyor ve bana doğruları
göstermesini diliyordum.Çünkü yaşadığımız toplum din olarak uydurulmuş
bir dine inanıyor ve Kur'ana göre ortak koşuyordu,bunu bilmek bende
öyle ağır bir travma oluşturdu ki kendimi alkole verdim.Bu durumdan
hiç hoşlanmıyordum ama alkolün günah olduğuna inanmış birisi olarak bu
durumun beni helak edeceğini ve bu durumdan kurtulmak gerektiğini
kendime ne kadar dikte etsemde bir türlü bu halimden kurtulmam mümkün
olmuyordu.
Derken cevabı yine Kur'an nın vereceğini düşünerek Kur'an üzerin de
daha detaylı incelemeler yapmaya başladım,Allahın Elçisine bir sürü
uydurma hadisle iftira atanlar Kur'an çevirileri üzerinde de bazı
oyunlar oynaya bilirdi!Kur'an da ki içki ile ilgili Ayetleri tek tek
incelediğim zaman bir travma daha geçirdim.Haram ve Helal emrini
verecek tek merci olan Allah bu nesnenin zararlarını bildiriyordu ama
hiç bir Ayette Haram demiyordu!!!
Bunun üzerine şunu da anladım ki sadece meal okumakla bu tam olarak
anlaşılacak bir durum değildi.!
Kur'an ın bilmediğim bir dil de olması,O nu daha iyi anlayabilmem için
üzerin de çalışmam gerektiğini,sedece meal okuyarak anlamanın meali
yazanla aynı doğrultu da anlamak demek olduğunu kavramam, beni Kur'an
üzerin de daha çok çalışmaya sevk etti ve çalıştım.Elhamdülüllah
anlamam gerekenleri anladım her ne kadar eksiklerim olsa da bütün
eksikliklerden münezzeh olan Allah,kapasitem kadar anlamayı nasib
etti.Ama gel gelelim anladıklarımı yazıya dökme işinde aynı başarıyı
göstemem için daha çok çalışmam gerektiğinin farkın da olarak yazmaya
başladım.Bütün eksikliklerden münezzeh olan Allaha kovulmuş şeytandan
sığınarak bu işi yapmaya azmettim.Kur'an Ayetleri ışığında gelecek her
türlü ikazı yapmaktan çekinmeyiniz.Kur'an Ayetleri ile hep birlikte
aydınlanmak dileğiyle. Birol Çetin