Birol Çetin
unread,Apr 23, 2011, 9:21:27 AM4/23/11Sign in to reply to author
Sign in to forward
You do not have permission to delete messages in this group
Either email addresses are anonymous for this group or you need the view member email addresses permission to view the original message
to ANLADIKLARIM
Aytunç Altındal, Hristiyanlığa ait eski bir iddiayı yeniden gündeme
getiriyor
Yoksul Tanrı
Araştırmacı Aytunç Altındal, Hz. İsa'nın mucizelerinin asıl sahibi
olarak da tanınan Tyanalı Apollon'un aynı zamanda Arap kaynaklarındaki
tılsım ve büyü yeteneklerine sahip Balinus Efendi olduğunu söylüyor.
Altındal, bu iddiaya nisan ayında çıkacak 'Yoksul Tanrı' adlı
kitabında yer veriyor.
Araştırmacı yazar Aytunç Altındal, nisan ayında çıkacak 'Yoksul Tanrı'
adlı yeni kitabında, Hz. İsa'ya atfedilen mucizelerle ilgili olarak
farklı bir iddiaya yer verecek. Hikâye aslında eski olmasına karşın,
Hıristiyan dünyasında yine de gürültü koparacak gibi. Çünkü iddiaya
göre, İsa'nın kendisine atfedilen mucizeler, aslında bugünkü Niğde
Kemerhisar olan antik Tyana'da doğmuş Apollon'a ait. İddianın
temelinde ise İ.S. 325 yılında İznik'te toplanan ve İncillerin
sayısını dörde indirmesiyle bilinen konsül sırasında yapıldığı ileri
sürülen ve ucu Aziz Pavlus'a kadar uzanan bir intihal yatıyor.
Burada hemen Apollon'un kimliğini biraz daha açıklamak gerekiyor.
Apollon, bugünkü Niğde'nin Kemerhisar'ı olan ve o zamanki adıyla
Tyana'da Hz. İsa ile aynı çağda, zengin bir ailenin çocuğu olarak
doğmuş bir düşünür.
Yaklaşık 95 yıl yaşadığı sanılan Apollon, uzun boylu, mavi gözlü,
saçları uzun ve yakışıklı biri olarak tarif ediliyor. Aynı zamanda bir
Hermetist (büyü ile ilgili) olan Apollon'un Yeni Pisagorculardan
olduğu da biliniyor. Apollon, Hindistan'a kadar varan uzun yolculuklar
yapıyor ve bu sırada büyü, tılsım, nümeroloji gibi konularda
Pisagorculardan öğrendiği bilgileri geliştiriyor, kendini eğitiyor.
Yılın belli zamanında bir kuyunun dibinde yedi gün oruç tutan Apollon,
bilinçli bir şekilde vejetaryenliği seçmesiyle de tanınıyor.
Roma İmparatoru Septim Severe'nin (Septimius Severius) eşi Julia
Domna, tarafından ikinci yüzyıl sonlarında Atinalı tarihçi Flavio
Flastro'ya (Flavius Philostratus) araştırma yapması için verdiği görev
ve ortaya çıkan iki kitap, Apollon'la ilgili iddiaların ve bilgilerin
temelini oluşturuyor. Flastro'ya göre Apollon, bir tapınakta iken yok
olup göğe çekilmiş. Tabii Hz. İsa ile Apollon arasındaki benzerlik,
bununla bitmiyor. Ayrıca Roma Grek döneminde, Hıristiyan olmayanlar,
Apollon'u bir çeşit üstün insan ya da Hıristiyan olmayanların İsa'sı
saymışlar ve onun adına tapınaklar yaptırmışlar.
Flastro'nun kitabında yer alan ve sonradan yazılan 180'e yakın kitapta
tekrarlanan iddialara göre, Apollon'un doğaüstü birtakım güçleri de
var. Bu güçler, salgın dindirmekten ölü diriltmeye, başkalarına
görünmeye ve çeşitli tılsımlara kadar uzanıyor. Ancak bu mucizeler ilk
olarak Aziz Pavlus zamanında bir intihale uğruyor, ardından 325'teki
İznik Konsülü'nde tamamen Hz. İsa'ya atfediliyor.
Öte yandan, Altındal'ın 1973 yılından bu yana aralıklı olarak
araştırdığı ve sonunda nisan ayında yayımlatacağı 'Yoksul Tanrı' adlı
kitap piyasaya çıkmasa bile, özellikle 2006 yılından itibaren dünya,
bu konuyu bir hayli tartışacak. Çünkü Altındal'ın ifadesine göre,
dünyadaki çeşitli araştırmacılar tarafından yazılan 19 akademik
doktora tezinin bir bölümü bu yıldan itibaren bitmeye başlayacak.
Dolayısıyla 2006, Apollon' la Hz. İsa'nın karşı karşıya geldiği yıl
olacak.
Balinus Efendi, Apollon'mu?
Altındal'ın yazdığı kitapla konuya katkısı ise Apollon'la ilgili İslam
ve Arap kaynaklarında yaptığı çeşitli araştırmalar. Zira Altındal,
Arap kaynaklarında adı geçen ve nümeroloji, sihir, büyü, tılsım gibi
konularda eserleri incelenen 'Balinus Efendi'nin (Balinius) Apollon
olduğu konusundaki fikirlerin doğru olduğunu düşünüyor. Altındal
iddiasını şu görüşle destekliyor: "Apollon'la ilgili Hıristiyan
âleminde her şey yasaklanırken Araplar, bu adamın tüm çalışmalarını
alıp Arapça'ya çevirmişler, Arapça'nın ardından da İbranice'ye
çevrilmiş. Dolayısıyla Arap bilim adamları bu eserleri okudu.
Özellikle nümeroloji, tılsım ve muska bu adam tarafından ortaya
serilmiş ve Araplar tarafından geliştirmiş. Kaldı ki Apollon, Mısır
yolcululuğu sırasında bu gizli ilimler konusunda araştırmalar yapmış.
Mısır'da Cabirilerin arasına katılmış. Oradan Hindistan'a gönderilmiş
ve kendini geliştirmiş. Kaldı ki o dönemin inanışlarına göre,
Tanrı'nın seçkin kulları yeryüzünde büyü sanatını yapabiliyor. İnanış
bu."
Gelelim, başlarda değindiğimiz intihal ve bu konuda yazılmış kitaplar
ve Apollon'un destekçilerine. Aytunç Altındal'ın saptamalarına göre,
Apollon'un mucizelerinin intihale uğradığını iddia edenler Gnostik
Hıristiyanlar. İntihalciler ve Apollon'la ilgili kayıtları ortadan
kaldıranlar da kilise yanlısı Hıristiyanlar. Hatta Altındal'ın
ifadesine göre, Hıristiyanlığı yayan bir numaralı isim Aziz Pavlus
intihali başlatan kişi. Altındal bu iddiasını da şu sözlerle dile
getiriyor: "Aziz Pavlus Tarsuslu, Apollon Niğdeli. Arada 50 kilometre
var. Aziz Pavlus, esas olarak Apollon'un hayatını biliyor. Oysa Hz.
İsa ile hiç karşılaşmamış. Yalnızca bir vizyon görmüş Hz. İsa ile
ilgili olarak. Oysa Apollon'un da göründüğü kişiler, yani böyle bir
yeteneği var. Ama izler 325'ten sonra silinmeye çalışılıyor."
Silinen izlerin yeniden ortaya çıkış tarihi 16. yüzyıla tekabül
ediyor. 20. yüzyılın başından itibaren de araştırmalar yeniden
başlıyor. 1947 yılında Dr. Walter Seigmeister, ABD'de 'Nasıralı
Apollon' diye bir kitap yazıyor. Ancak kitap yasaklanıyor. Bundan önce
de teozofinin kurucusu sayılan Helena Petrovna Blavatsky'nin 'Gizli
Öğreti' adlı eserinde de Apollon'la ilgili bilgiler bulunuyor. Bundan
başka 1501 yılından başlamak üzere yazılmış 180'e yakın kitap var.
Aytunç Altındal'ın kitap adı olarak 'Yoksul Tanrı'yı seçmesi ve
Apollon'un başına gelenlerle ilgili olarak görüşleri ise şöyle:
"Yoksul Tanrı. Çünkü elinden her şeyi çalınmış. Bütün mucizelerin Hz.
İsa'ya atfedilmesinin nedeni Apollon'un bir örgütü ve arkasında bir
gücü olmaması. Yani onun görüşlerini yaymak için havarilere sahip
olmaması. Ama Hıristiyanlık yürüyor ve güçlü. Üstelik, aynı çağda
yaşamış olsalar bile mucizeleri Pisagorcu biri yapmış denirse olmaz."