Birol Çetin
unread,May 1, 2011, 11:17:04 AM5/1/11Sign in to reply to author
Sign in to forward
You do not have permission to delete messages in this group
Either email addresses are anonymous for this group or you need the view member email addresses permission to view the original message
to teslimolan
Bilidiği üzere Miladi Takvim bir yılı 365,25 gün kabul eder.Bir gün
ise 24 saattir,bir günün hesabı ise şöyle yapılır.Güneş ışınları dünya
üzerine 0(sıfır) meridyenine düştüğü vakit başlangıç olarak kabul
edilir ve dünya kendi etrafında bir tur atıp tekrar 0(sıfır)
meridyenine geldiği vakit bir günü tamamlamış olur ve bu süre 24
saattir.
Hicri Takvim ise 354 gün kabul edilir ve Miladi Takvim den 11 gün
eksik olduğu için Miladi Takvim sabit kaldığı halde Hicri Takvim her
yıl 11 gün önceye çekilerek günlerin ve ayların yerleri sürekli
değişir.Bunun ise iki takvim arasındaki gün farkından kaynaklandığı ve
Ramazan Orucunun bütün senenin günlerine yayılmasının rahmet olduğu
gibi bir söylemle üzeri kapatılır.
AMA BU BANA GÖRE BÖYLE DEĞİLDİR!!!
Çünkü gözden kaçırılan bir husus var,o da şudur.Bir miladi gün 24 saat
ama bir Hicri gün 24 saat 50 dakikadır.
İnsaflı bir şekilde oturup birlikte hesap edelim.
Bir dünya gününün nasıl hesaplandığını yukarıda anlattım,şimdi bir ay
gününün nasıl hesaplandığına bakalım.
Ay ışığı dünya üzerinde 0(sıfır) meridyenine düştüğü an başlangıç
kabul edilir.Dünya kendi etrafında dönüp aynı ay ışığının 0(sıfır)
meridyenine ışığı düştüğü an bir hicri gün olur.Bu süre ise 24 saat 50
dakikadır ,şimdi insaflıca kendinize şu soruyu sorun.'' 24 saat ile 24
saat 50 dakika eşitmi?''Elbette eşit değil,
Ama birbirine eşitmiş gibi kıyas yapılarak 11 günlük bir fark varmış
gibi gösterilmiyor mu?
Ayrıca ay hem kendi etrafında,hemde dünya etrafında 29.5 günde turunu
tamamlar.Her iki takvimde de esas olan dünyanın kendi etrafında dönüş
hesabıdır,birinde güneş esas alınır,birinde ay esas alınır.Burada
dünyanın güneşe göre 365 gün aya göre 354 günde dönüş hesabı sadece
matematiksel bir hatadan kaynaklanır.Bana göre bu hata kasıtlı
yapılmıştır,maksat Allahın emirlerini çiğnemektir.
Şimdi yukarıda ki bilgiler ışığında bu matematiksel hatayı tesbit
edelim.Bir hicri yıl 354 gün,ama bir hicri gün 24 saat 50 dakika,
354*24.8=8779,2 Bu rakam bir hicri yılın toplam saat sayısıdır.Miladi
ve Hicri takvimlerin günlerinin saatleri eşit değildi bunu eşitlemek
için miladi takvimin saatine bölelim.
8779,2:24=365.8 Miladi gün buluruz ki bu da her iki takvimin eşit
olduğunu gösterir.Ayrıca olaya başka bir açıdan bakmak gerekirse,ay ve
dünya birlikte hareket ederek güneş etrafında dönmekteler yani ikisi
birlikte aynı yörüngeyi takip ederek ve ay dünya etrafında dönerek bu
işlemi gerçekleştirmekteler.Sanki ay dünyadan 11 gün geriden geliyor
yada başka bir yörüngede 354 günde dönüyor gibi bir mantık doğru
değildir.
Burada üzerinde durulması gereken esas konu ise Haram Ayların
yerlerinin değiştirilmesinin KÜFÜR olduğudur.Tevbe Suresinin 36 ve
37.Ayetleri bu konu hakkında gayet açık ve nettir.Yani her yıl 11 gün
önceye alınan Hicri Takvim uygulaması rahmet değil küfürdür.
Hicri Takvim uygulamasındaki ilk başlangıç bile bana göre
şaibelidir.Kaynaklar hicretin ilk gününün Rebiul evvel Ayına denk
gelmesi üzerine bunu iki ay geriye alarak Muharrem ayının başına denk
getirmek suretiyle zaten baştan büyük bir hataya imza atmışlardır.16
Temmuz 622 yılında Hicret edildiği bilgisi eğer doğru ise 18 Aralık
624 yılında ilk Ramazan Orucunun tutulduğunu tahmin ediyorum.Bu da
demek oluyor ki her yıl Ramazan Ayını Aralık Ayı içinde aramamız
gerekiyor.
Benim dediğim tarih tam doğrudur demiyorum,konunun uzmanları net
tarihi bulurlar diye düşünüyorum.Ama şu bir gerçek, şu an uygulanan
sistem yanlıştır.Artık nasibi olan nasibince arasın.Benden uyarması...
Birol Çetin