Yazı yazmak bir sanattır. Ve her sanat gibi
bazı kurallara bağlanmıştır. Üstelik bu kuralları bizim zamanımızda orta okul
ikinci sınıfta öğretirlerdi.
Neyse, unutulmuş olabilir çünkü yazı yazmak pratik ister ve
zamanla körelebilir.
Öncelikle dilekçe yazmak için Word programını kullanmak
zorundasın çünkü en rahat yazı yazabileceğin program budur. Diğeri yani Wordpad
programı daktilo mantığıyla çalışıyor. Orada herşeyi sen kontrol etmek zorunda
kalırsın.
Şimdi dilekçe nasıl yazılıra gelince, kuralları şöyle:
Öncelikle hangi kuruma hitaben yazacaksan o kurumun ünvanını en
üste büyük harflerle yazacaksın. En sık yapılan yanlış bu ünvanın sayfaya
ortalanmasıdır ama başlık gibi ortalanmaz en sol kenara yaslayacaksın ve ünvanın
alt satırına kurumun bulunduğu ilin adını da yazacaksın.
Ardından kime hitap ediyorsan o hitap satırını yazacak ve bir
virgül koyup bir alt satıra ineceksin.
Sayın KARAGÜZEL,
gibi.
Ardından satırbaşından başlayarak ve mutlaka imla kurallarına
dikkat ederek meramını uzatmadan kısaca anlatacaksın.
Unutma hiçbir resmi kurum uzun uzun yazılmış dilekçeleri tam
anlamıyla okumaz.
Son olarak yazını bitirirken şu ifadelerden birini kullanarak
bitireceksin.
Gereğini ilgilerinizden önemle talep ederim.
Gereğini bilgilerinize arz ederim.
Bu arz etme meselesi biraz tartışılır zira arz etmek yalvarmak
gibi bir anlam taşır ve alt üst ilişkilerinde kullanılır.
Örneğin amir memurundan rica eder. Bu rica kelimesi senin
anladığın anlamda kullanılmamıştır zınnen emrederim anlamına gelir.
Memur ise amirine arz eder. Bu arz bir ezikliğin ifadesidir.
Herkes yerini bilsin anlamındadır.
Genellikle vatandaş bir resmi kurum memuruna dilekçe verirken
dilekçesini arz ederim diye bitirir. Bu devlet baba anlayışıdır. Çünkü devleti
temsil ettiğine inanan memur vatandaşı hala memuru ve hatta kulu gibi görür.
Bugün pekçok avukat mahkemeye dilekçe verirken arz ederim
yerine talep ederim ifadesini kullanmaktadır ki doğrusu da budur. Çünkü ast üst
ilişkisi yalnızca devlet memurları arasındaki bir hiyerarşik
düzendir.
Devlet ile vatandaşı arasında bir ast üst ilişkisi mevcut
değildir.
Buna rağmen herhangi bir devlet kurumundan gelen mektupların
altında bile memur vatandaşa hitaben “Bilgilenmenizi rica ederim” ifadesini
kullanmaktadır.
Bu hala vatandaşın alt olarak görüldüğü anlamını taşır. Öyleki
bazen vergi dairesine verilen dilekçenin sonuna arz ederim ifadesini koymazsanın
daire o dilekçeyi kabul etmiyor da olabiliyor. Bu durumda yasa gereği o dilekçe
hiç verilmemiş kabul ediliyor.
Bu hususlara dikkat et diye yazdım tüm bunları...
Neyse son olarak dilekçeyi şöyle bitireceksin.
Dilekçenin en alt sağ köşesini adresini alt alta yazacaksın.
Tam karşı köşesine de yani kağıdın sol alt köşesine de
sırasıyla önce günün tarihini alt satırına da adını soyadını ve bir alt satırada
TC numaranı yazıp onun da alt satırını imzalayacaksın.
Biraz karışık gibi oldu ama malesef böyle işte belki de sana
hazır bir dilekçe göndermek lazım onu inceleyip daha rahat bir kanaat
oluşturabilirsin.
Erdal Fikret AKSAN
AKSAN KAĞIT VE KIRTASİYE
SAN.
DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.
Silivrikapı Mah. Vidin Cad.
No: 15 / A
(34107)
Fatih / İstanbul
TEL : (0212) 586 22 99
FAKS : (0212) 529
45 63
GSM : (0533) 351 0 455
GSM : (0533) 375 59 57
E-Posta:
in...@aksanltd.comWEB :
www.aksanltd.com
From: Mert Karagüzel
Sent: Monday, February 10, 2014 2:07 PM
To: temizp...@googlegroups.com
Subject: "Temiz Paylaşım" DİLEKÇE YAZMAK