Patriarkaya Karşı Kadın+, Sağlamcılığa Karşı Sakat: Direnişimiz Kesişimsel!

4 views
Skip to first unread message

Engelsiz Erişim Derneği

unread,
Mar 8, 2026, 10:31:22 AM (3 days ago) Mar 8
to engelsi...@googlegroups.com, betimlemet...@googlegroups.com, tekn...@googlegroups.com, temizp...@googlegroups.com, engelsiz...@googlegroups.com, gormeengell...@googlegroups.com
Engelsiz Erişim Derneği olarak, bu 8 Mart’ta da ayrımcılığın çok katmanlı yapısına karşı sesimizi yükseltiyoruz. Biz engelli kadın+lar; kadın+yı nesneleştiren patriarka (erkek egemen ideoloji) ile sakatlığı iradesizlik ve eksiklik sayan sağlamcılığın iş birliği yaptığı o alana sığmayı reddediyoruz. Bu iki sistemin ortaklaştığı temel nokta; engelli kadın+nın özneliğini, iradesini ve bedensel söz hakkını yok sayarak engelli kadın+yı bir yardım nesnesine indirgemektir.

Toplumun "iyilik" veya "yardımseverlik" olarak nitelendirdiği pek çok davranış, aslında engelli kadın+nın bedenine ve mahrem alanına yönelik ağır bir sınır ihlalidir. Sokakta, toplu taşımada veya kamusal alanda, rızamız dışında bedenimize uzanan eller, sormadan bastonumuza yapışan hamleler "yardım" değil; patriarkal tahakkümün ve sağlamcı kibrin bir yansımasıdır. Benzer biçimde otistik kadın+ların duyusal sınırları, iletişim biçimleri ve kişisel alanları da çoğu zaman “normalleştirme” adına ihlal edilmekte; bu müdahaleler rıza ve özerklik hakkını görmezden gelmektedir. Nörotipik olmaya zorlama otistik kadın+ların varoluşuna yönelik saldırıdır.

Biliyoruz ki; kadın+yı "korunmaya muhtaç" gören zihniyetle, engelliyi "kendi başına hareket edemeyen, yönlendirilmesi gereken bir nesne sanan zihniyet aynı karanlık kaynaktan besleniyor, patriarka… Bu zihniyet, nöroçeşitli kadın+ların karar alma kapasitesini, iletişim biçimlerini ve özne olarak varlığını da çoğu zaman görünmez kılar. Bu onaysız müdahaleler, bir kadın+nın "hayır" deme hakkını ve bedensel bütünlüğünü yok saydığı için açıkça tacizdir. Bizler, yardım maskesiyle meşrulaştırılan bu sınırsızlığa karşı haykırıyoruz: Onayımız ve rızamız esastır! Bedensel özerkliğimiz, kimsenin "iyi niyet" adı altındaki tacizine açık değildir.
Bizler; sakatlık deneyimimizi bir "trajedi" ya da "iyileştirilmesi gereken bir kusur" olarak değil; bir çeşitlilik, bir kimlik ve direnç alanı olarak görüyoruz. Bu perspektif, nöroçeşitliliği de insan çeşitliliğinin bir parçası olarak tanır ve otistik kadın+ların deneyimlerini patolojikleştirmeden, özne olarak kabul eder. Mücadelemiz sadece fiziksel, iletişimsel,duyusal ve bilişsel erişilemezliklerle değil, bu engelleri besleyen ideolojik duvarlarladır. Sağlam beden algısı her zaman patriakanın bir parçası olmuştur. İdeal ve ‘normal’ beden; beyaz cisheteronormatif sakat olmayan erkek bedeniydi. Patriaka ve sağlamcılığın el ele yarattığı bio-iktidar, engelli kadın+ların üzerinde bileşik hegomanya kurar iken kesişimsel mücadelemizi tüm var-oluşlarımızla kapsıyoruz. Sokakları erişilebilir kılmak için verdiğimiz kavga, aynı zamanda o sokaklarda güvenle, taciz edilmeden ve "yardım" adı altında sınırları ihlal edilmeden var olma kavgasıdır. Bu mücadele aynı zamanda duyusal olarak erişilebilir, nöroçeşitliliği tanıyan kamusal alanların da mücadelesidir. Patriarka bizi "ev"e, sağlamcılık ise "bağımlılığa" mahkûm etmek isterken; otistik kadın+lar ve diğer nöroçeşitli kadın+lar için gerekli destek hizmetlerine saygın ve hak temelli erişimin sağlanmaması ve duyu dostu kamusal alanların yokluğu, birçok kişiyi istemediği halde eve çekilmek zorunda bırakmaktadır. Bizler ise bağımsız yaşamın, destek hizmetlerine onurlu erişimin ve duyu dostu kamusal alanlarda özgürce var olmanın yollarını kendi irademizle örüyoruz.

Bastonumuza uzanan izinsiz elleri reddediyoruz çünkü o baston bizim bağımsızlığımızın, bedenimizin bir uzantısıdır. Stimlerimizi baskılayan nörotipik normlara karşı çıkıyoruz çünkü çırpınan ellerimiz bizim iletişimimiz ve özdenetimimizdir. Bize "yazık" diyen, bizi kahramanlaştıran ya da acınacak duruma düşüren o bakış açısını tanımıyoruz. Bedenimiz ve hayatımız üzerindeki tek karar vericinin, tek politika üreticisinin biz olduğumuzu bir kez daha hatırlatıyoruz. Bizim adımıza konuşanlara, bizi "temsil edilmesi gereken sessiz yığınlar" sananlara karşı sesimizi örgütlü gücümüzle çoğaltıyoruz. Otistik kadın+ların uzun yıllar görünmez bırakılması, birçok otistik kadının geç tanı alması ve toplumsal normlara uyum sağlayabilmek için maskelenmeye zorlanması; patriarka ile sağlamcılığın birlikte ürettiği bu yapısal sessizleştirmenin sonucudur.

8 Mart’ta ve her gün; patriarkaya karşı kadın+, sağlamcılığa karşı sakat, her türlü sömürüye karşı insan kalmaya; kendi sınırlarımızı kendimiz çizmeye devam edeceğiz.

Tüm yaşamı eşit, erişilebilir kılıncaya dek Mücadeleye Devam Edeceğiz!

 


--

        

Engelsiz Erişim Derneği

Bir gün, herkesle aynı anda, erişilebilir biçimde

Tüm yaşamı, eşit, erişilebilir, engelsiz kılıncaya dek

Mücadelemize devam edeceğiz.

 

Web: www.engelsizerisim.org

E-posta: ma...@engelsizerisim.com

Facebook: facebook.com/engelsizerisimdernegi

X: x.com/engelsizerisim

Instagram: instagram.com/engelsizerisimdernegi

YouTube: youtube.com/engelsizerisim

LinkedIn: linkedin.com/company/engelsizerisim

Telefon: +90 501 120 64 42

Adres: Mimar Sinan Mahallesi, Atlas Çıkmazı Sokak, Üsküdar Kapalıçarşı Pasajı, No: 13/1 C Blok 21 Üsküdar İstanbul

 

Engelsiz Erişim Derneği WhatsApp Duyuru Grubuna dahil olmak için tıklayınız

Engelsiz Erişim Derneği Dayanışma Grubu Katılım Formu için tıklayınız

Reply all
Reply to author
Forward
0 new messages